Son dakika... ABD-İran müzakerelerinde üçüncü tur sona erdi, sonraki görüşmenin adresi Viyana... ABD'nin füze stoğu tükenme noktasında! Pezeşkiyan'dan nükleer açıklaması
Güncelleme Tarihi:
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile müzakerelerde ilerleme sağlandığını, bazı konularda anlaşmaya yakın olduklarını ancak bazı konularda farklılıkların devam ettiğini bildirdi. Erakçi, ABD ile Cenevre'de yapılan müzakerelerin sona ermesinin ardından İran devlet televizyonuna açıklama yaptı. Bu müzakere turunda oldukça ciddi konuların ele alındığını aktaran Erakçi, "Bugün, en ciddi ve en uzun müzakerelerimizden birinin gerçekleştiğini söyleyebilirim. Görüşme sabah yaklaşık dört saat, akşam ise iki saat sürdü. Genel olarak, bu uzun ve çok yoğun saatler boyunca iyi ilerleme kaydedildi ve hem nükleer alanda hem de yaptırımlar alanında bir anlaşmanın unsurlarının ciddi bir şekilde incelenmesine başlandı." diye konuştu.
GÖRÜŞMELER PAZARTESİ GÜNÜ
Erakçi, "Bazı konularda, anlaşmaya çok yaklaşıldı. Elbette, doğal olarak hala görüş ayrılıkları mevcut ancak her iki taraf da müzakere yoluyla bir çözüme ulaşmak konusunda geçmişe kıyasla daha ciddi bir yaklaşım sergiliyor." ifadelerini kullandı. Viyana'da pazartesi gününden itibaren teknik düzeyde görüşmelerin yapılmasının kararlaştırıldığını belirten Erakçi, "Bir sonraki müzakere turunun yakın gelecekte muhtemelen bir haftadan kısa bir süre içinde yapılacağına karar verildi." dedi.

İran-ABD müzakerelerine aracılık yapan Umman'ın Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, Cenevre'de yapılan görüşmelerde önemli ilerlemeler sağlandığını ve tarafların ülkeleriyle istişarelerden sonra yeniden bir araya geleceğini bildirdi.
Busaidi, "ABD ve İran arasındaki müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydedildikten sonra günü tamamladık. İlgili başkentlerde yapılacak istişarelerin ardından kısa süre içinde görüşmelere devam edeceğiz. Teknik düzeydeki görüşmeler önümüzdeki hafta Viyana'da gerçekleşecek. Müzakerecilere, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na ve ev sahibimiz İsviçre hükümetine emekleri için teşekkür ederim." ifadelerini kullandı.

ABD ile İran arasında, Tahran'ın nükleer çalışmalarının engellenmesi amacıyla yürütülen görüşmelerde, tarafların savaşı önleyecek bir müzakere ortamından "hala çok uzak" oldukları iddia edildi. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, ABD ile İran arasında Cenevre'de başlayan nükleer müzakerelerden önce yayımlanan haberinde, tarafların, mevcut açıklamaları ışığında, bir barışa ne kadar yakın olup olmadıkları değerlendirildi. Haberde, ABD'deki "şahin kanadın" İran'ın uranyum zenginleştirme konusunda hiç taviz vermemekte ısrar ettiği ancak ABD'li yetkililere göre müzakere ekibinin İran'ın "tıbbi amaçlar için çok düşük miktarda zenginleştirme yapabilen" bir nükleer reaktörü Tahran'da yeniden çalıştırmasına izin vermeye açık olabileceği değerlendirmesi yapıldı. Bu düzeydeki bir tavizin bile ABD yönetimindeki İran karşıtı şahinlerden ve Cumhuriyetçi Kongre üyelerinden "yoğun baskı" gördüğüne işaret edilen haberde, savaşı önleyecek bir müzakereden "hala çok uzak" olunduğuna vurgu yapıldı.

İran ile ABD arasında Umman aracılığında İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan nükleer müzakerelerin üçüncü turu kapsamındaki görüşmeler verilen aranın ardından devam ediyor. İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran ile ABD arasında Umman aracılığında Cenevre'de mesaj alışverişiyle dolaylı görüşmeler kaldığı yerden devam ediyor. Heyetler, bu sabah başlayan ve yaklaşık 3 saat süren görüşmenin ardından açıklama yapmadan Umman Büyükelçiliği rezidansından ayrılmıştı.

İran ile ABD arasında Umman aracılığında İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan nükleer müzakerelerin üçüncü turu kapsamındaki görüşmelere ara verildi. İran ile ABD arasında Umman aracılığında Cenevre'de mesaj alışverişiyle dolaylı görüşmeler gerçekleştirildi. ABD heyeti, yaklaşık 3 saat süren görüşmenin ardından açıklama yapmadan Umman Büyükelçiliği rezidansından ayrıldı. İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre görüşmeler, birkaç saatlik aranın ardından yeniden başlayacak.

İsrail basınından İ24 News'e konuşan kaynaklar, ABD ile İran arasındaki görüşmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Kaynaklar, ABD-İran görüşmelerinde taraflar arasındaki farkın önemli ölçüde kapanmaması halinde, “Trump'ın saldırı emri vermekten başka seçeneği kalmayacağını” ifade etti.
Israel sources assess in conversation with i24NEWS if gaps in US-Iran talks aren’t narrowed significantly, ‘no choice left for Trump rather than order a strike’; Hezbollah expect potential strike within 72 hours. @MatthiasInbar
— i24NEWS English (@i24NEWS_EN) February 26, 2026
Öte yandan Hizbullah cephesinden de dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
İ24 News'e göre Hizbullah, olası bir saldırının 72 saat içinde gerçekleşebileceğini öngördüğünü aktardı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran-ABD arasında Cenevre'de yapılan ve yaklaşık bir saat önce ara verilen görüşmelerin devam edeceğini bildirdi.
İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, görüşmelerin yoğun ve ciddi şekilde sürdüğünü ifade etti.
Her iki heyetin de görüşme yerinden ayrılmasının üzerinden yaklaşık bir saat geçtiğini aktaran Bekayi, "Her iki heyetin de kendi başkentleriyle istişarede bulunması gerekiyordu. Görüşmeler yerel saatle 17.30 (TSİ 19.30) civarında devam edecek. Nükleer alanda ve yaptırımların kaldırılması konusunda çok önemli ve operasyonel öneriler sunuldu ve her iki taraf da görüşmeleri ciddiyetle sürdürdü." dedi.

Umman Dışişleri Bakanı El-Busaidi, ABD ve İran heyetlerinin görüşmelere ara verdiğini ve müzakerelerin bugün daha sonra yeniden başlayacağını kaydetti. Busaidi, görüşmelerde "daha fazla ilerleme kaydetmeyi umduklarını" sözlerine ekledi.

İran ile ABD arasında Umman aracılığında İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan nükleer müzakerelerin üçüncü turu kapsamındaki görüşmelere ara verildi.
İran ile ABD arasında Umman aracılığında Cenevre'de mesaj alışverişiyle dolaylı görüşmeler gerçekleştirildi.
ABD heyeti, yaklaşık 3 saat süren görüşmenin ardından açıklama yapmadan Umman Büyükelçiliği rezidansından ayrıldı.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre görüşmeler, birkaç saatlik aranın ardından yeniden başlayacak.
Cenevre polisi, delegasyonların ayrıldığı sırada rezidansın bulunduğu caddede geniş güvenlik önlemleri alarak bölgeyi trafiğe kapattı.

New York Times’ın ABD'li yetkililerle uzmanlara dayandırdığı haberinde, İran’ın nükleer ve füze tesislerini hedef alabilecek saldırının "tam neyi başarmak istediği"nin net olmadığı belirtildi. ABD yönetimindeki bazı yetkililerin, askeri saldırının İran’ı nükleer zenginleştirme programından vazgeçmeye zorlayabileceğini düşündükleri, bazılarının ise bundan şüphe duydukları bildirildi.
Haberde, anlaşma yapmaya hazır olduklarından şüphe duyan yetkililerin, "hedefli saldırı stratejisinin, İranlı liderleri taviz vermeye zorlama amacını taşıyabileceği" görüşünde oldukları ifade edildi. İsrail için en kritik tehdidin "İran’ın füzeleri" olduğuna işaret edilerek, bunların imhası durumunda İran’ın İsrail ve ABD üslerine karşı misilleme yeteneğinin sınırlanacağı kaydedildi.
ABD İRAN'I MÜZAKEREYE ZORLAMAK İSTİYOR
Haberde, İran'ın "zayıf konumda olduğu ancak nükleer programına yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında diplomatik anlaşmaya varmasının pek olası görünmediği" savunuldu. ABD'nin İran'ın füze ve nükleer tesislerine yönelik "hedefli ve sınırlı saldırıyı tercih ediyor göründüğü" ve füze stoklarına verilecek zararla "İranlıları müzakereye zorlamayı" hedeflediği belirtildi.

İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, İran ile ABD arasındaki müzakerelerde acil bir anlaşmaya varmanın mümkün olduğunu belirtti. Cenevre’de devam eden İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelere ilişkin Şemhani, görüşmelerde asıl konunun ülkesinin nükleer silah sahibi olmaması ise bunun, İran lideri Ali Hamaney'in de fetvasıyla uyumlu olduğunu belirtti.
Şemhani, "Bu durumda acil bir anlaşmaya varmak da mümkündür. Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi anlaşmaya varmak için gerekli desteğe ve yetkiye sahiptir." ifadelerini kullandı.

Yunan basınında yer alan haberlere göre dünyanın en büyük uçak gemisi olarak bilinen "USS Gerald R. Ford", bulunduğu üsten Akdeniz'de doğuya doğru hareket etti.
Dev gemi, bu hafta başında tedarik eksiklerini tamamlamak üzere Suda Deniz Üssü'ne gelmişti.

Görüşmelerde arabulucu rolü üstlenen Umman, ABD ile İran hükümeti arasında yürütülen temaslarda tarafların "yeni ve yaratıcı fikirlere" açık olduğunu bildirdi. Umman Dışişleri Bakanı Badr el-Busaidi’nin Cenevre’de ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile bir araya geldiği kaydedildi.
Umman devlet medyasına göre, taraflar çözüm arayışında alışılmışın dışında bir esneklik gösteriyor. ABD ve İran'ın, anlaşma için farklı önerilere açık oldukları ifade edildi.
3. tur müzakerelerde, İran hükümetinin sunduğu öneriler ile ABD tarafının nükleer programa ilişkin değerlendirmeleri ele alınıyor. Ayrıca olası bir anlaşmaya varılabilmesi için ihtiyaç duyulan mekanizmaların da detaylı biçimde tartışıldığı belirtildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran yönetiminin görüş ve önerilerini Ummanlı arabulucular aracılığıyla ABD tarafına ilettiğini açıkladı. Washington ile yürütülen dolaylı temasların üçüncü turu için Cenevre’de bulunan Bekayi, sürecin Çarşamba günü geç saatlerde İran ve Umman dışişleri bakanları arasında yapılan toplantıyla başladığını bildirdi. Bekayi ayrıca, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi'nin de görüşmelere katılacağını belirtti.
Bekayi, İran heyetinin bu turda ABD tarafının açıklamalarını dikkatle takip edeceğini, tarafların pozisyonlarını medya üzerinden değil doğrudan müzakere masasında ele alması gerektiğini vurguladı. "Ulusal çıkarları korumak" amacıyla uzmanlardan oluşan kapsamlı bir ekiple görüşmelere katıldıklarını ifade eden Bekayi, temasların odağında yaptırımların hafifletilmesi ile nükleer dosyanın bulunduğunu kaydetti.

İran ile ABD arasında İran’ın nükleer programına ilişkin yürütülen dolaylı müzakerelerin üçüncü turu, İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran yönetiminin nükleer silah edinme amacı taşımadığını yineledi. Pezeşkiyan, ülkenin nükleer politikasının, dini lider Ali Hamaney tarafından belirlenen çerçeveye uygun şekilde yürütüldüğünü vurguladı.
Pezeşkiyan, İran lideri Ali Hamaney'in nükleer programla ilgili sözlerine işaret ederek "Toplumun lideri, siyasetçiler gibi yalan söylemez, nükleer silahımız olmayacağını söylediğinde gerçekten olmayacak demektir." dedi.
'ZATEN DEFALARCA AÇIKLADIK'
Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın "İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağını ilan etmesi gerekiyor" şeklindeki açıklamasına dair ise “Bunu zaten defalarca açıkladık." diye konuştu.
Pezeşkiyan, Tahran yönetiminin resmi politikasının değişmediğini bildirerek, "Böyle bir yola girmek istesem dahi bunu yapamazdım; inanç ve doktrinimiz buna izin vermez" diye konuştu.

Associated Press (AP) ile NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezinin yaptığı ankette, ABD Başkanı Trump'ın, "düşmanlarıyla ilişkilerine ve ülke dışında askeri güç kullanmasına güven"in düşük olduğu tespit edildi. Katılımcıların yüzde 56'sı Başkan Donald Trump'ın ülke dışında askeri güç kullanımı konusunda doğru karar alıp almayacağından şüphe duyuyor. Buna göre, Trump'ın ABD dışında askeri güç kullanımında doğru kararı alacağına ilişkin soruya katılımcıların yüzde 56'sı "oldukça az" güvendiklerini veya "hiç" güvenmediklerini belirtirken yalnızca yüzde 27'si epey güvendiklerini ifade etti.
Trump'ın "düşmanlarıyla ilişkilerinde doğru kararı alacağına" güvenmeyenlerin oranının yüzde 55, güvenenlerin oranının ise yüzde 28 olduğu ortaya konuldu. Ankete göre, katılımcıların yüzde 48'i İran'ın nükleer programının ABD'ye "doğrudan tehdit olup olmadığı konusunda" son derece endişeli olduklarını ifade ederken yüzde 31'i "kısmen endişeli" ve yüzde 19'u "hiç endişeli olmadıkları" görüşünü paylaştı. Ayrıca ABD'lilerin yüzde 61'i "İran'ın ABD'nin düşmanı" olduğu görüşünde. Bu oranın, AP-NORC'un Eylül 2023'te yüzde 53 olduğu görülüyor.

Politico'nun bildirdiğine göre, Pentagon yetkilileri ve Kongre üyeleri, İran’a yönelik olası uzun süreli bir askeri harekatın ABD'nin savunma stoklarını kritik seviyede tüketebileceği uyarısında bulundu. Yetkililer, İran ve bölgedeki müttefiklerine karşı yürütülen operasyonların halihazırda önemli miktarda hava savunma füzesi stoğunun erimesine neden olduğunu belirtti. Bu durumun, ABD askerlerini risk altına sokabileceği ve ülkeyi dış tehditlere karşı daha savunmasız hale getirebileceği kaydedildi.
ABD, YENİ FÜZELER ÜRETMEKTE ZORLANIYOR
Trump yönetimi, Venezuela'nın eski lideri Nicolas Maduro'ya yönelik operasyonlardan Yemen'deki Husi hedeflerini vurmaya kadar pek çok dış politika hedefinde Pentagon'a güvenirken, bu operasyonlar Standard Missile-3, THAAD ve Patriot gibi önleyici füzelerin stoklarını ciddi oranda azalttı. ABD savunma sanayisinin, üretim karmaşıklığı ve yavaş üretim hızı nedeniyle kritik savunma sistemlerini yenilemekte yıllardır zorlandığı ifade edildi.
ABD ASKERLERİ KORUMASIZ KALABİLİR
ABD'li yetkililer, olası bir İran misillemesinin zaten zayıflamış olan hava savunma ağını tamamen çökertebileceği endişesini dile getirdi. Bu senaryoda, bölgede görev yapan on binlerce ABD askerinin Tahran yönetiminin füze saldırılarına karşı korumasız kalabileceği vurgulandı.
'ÜRETİM HIZI DÜŞÜK'
Demokrat Senatör Richard Blumenthal, Ukrayna ve Orta Doğu'daki ihtiyaçların karşılanmasında yaşanan zorluklara dikkat çekerek, savunma sanayisindeki üretim kapasitesinin yetersizliğini eleştirdi. Blumenthal, savunma sanayisinin Lockheed Martin'in Patriot önleme füzelerini ve RTX'in Tomahawk uzun menzilli füzelerini yeterince hızlı üretmediğini savundu.

İran ve ABD heyetleri, bugün İsviçre'nin Cenevre kentinde dolaylı görüşmeler gerçekleştirecek. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, müzakerelere katılmak üzere dün beraberindeki heyetle İsviçre'nin Cenevre kentine hareket etti.
Müzakerelerde, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ve yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları ele alınıyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray’da düzenlenen bir bilgilendirme toplantısında İran konusunda sorulan bir soruya yanıt verdi.
İran ile ilgili önemli duyuruları ABD Başkanı Donald Trump’ın yapacağını vurgulayan Vance, Tahran yönetimi ile yürütülen müzakerelere atıfta bulunarak, "Başkan, mümkün olan en iyi anlaşmayı sağlamak amacıyla yarın Cenevre’ye en iyi iki müzakerecisini gönderiyor. Ancak temel ilke basit: İran nükleer silaha sahip olamaz" dedi.
'KANITLAR GÖRDÜK'
İran’ın nükleer silah kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışmasının ABD açısından sorun teşkil ettiğinin altını çizen Vance, "Fakat, tam olarak bunu yapmaya çalıştıklarına dair kanıtlar gördük" değerlendirmesinde bulundu.
ABD Başkanı Trump’ın İran meselesini diplomasi yoluyla çözmek istediğini aktaran Vance, "Ancak, elbette Başkan'ın başka seçenekleri de mevcut" hatırlatmasını yaptı.

CNN International'ın haberine göre, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, Başkan Donald Trump ile doğrudan bir gerilim yaşamaktan kaçınırken, İran’a yönelik olası bir askeri harekat için seçenekler üzerinde çalışıyor. İran’a dönük muhtemel saldırı planlarının taslağı hazırlanırken, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri’nden üst düzey isimlerin Caine’in ofisine çağrıldığı bildirildi.
PENTAGON’DA GİZLİ TOPLANTILAR
Hassas operasyonların genellikle Pentagon’da "Tank" olarak bilinen yüksek güvenlikli salonda ele alındığı biliniyor. Ancak sızıntıları önlemeye odaklanan mevcut yönetim anlayışı nedeniyle Caine’in, dikkat çekmemek için toplantıları daha dar kapsamlı ve kısa süreli gerçekleştirdiği belirtildi.
Pentagon’daki görüşmelerde Caine’in, İran’ı hedef alan geniş çaplı bir operasyonun risklerine dikkat çektiği, böyle bir girişimin ölçeği, karmaşıklığı ve olası ABD kayıpları konusunda çekincelerini dile getirdiği kaydedildi. Buna karşın Trump’ın, ABD ordusunun hızlı ve net bir başarı elde edebileceği yönündeki iyimser yaklaşımının Beyaz Saray çevrelerinde öne çıktığı ifade edildi.
TRUMP İLE İNCE DENGE
Caine’in, selefi Mark Milley döneminde yaşanan tartışmalardan ders çıkararak daha temkinli bir iletişim stratejisi izlediği kaydedildi. Trump’ın en üst düzey askeri danışmanı olarak görev yaptığı süre boyunca, hem profesyonel askeri değerlendirmelerini sunmaya hem de doğrudan çatışmadan kaçınmaya çalıştığı öne sürüldü.
Caine’in yaklaşımına aşina bazı kaynaklar, Beyaz Saray’daki temaslarında daha ölçülü bir üslup benimsediğini, askeri liderlerle yaptığı kapalı toplantılarda ise görüşlerini daha açık dile getirdiğini iddia etti.

ABD basınına göre, Rubio, Karayip ülkesi Saint Kitts ve Nevis ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, İran'ın ABD'yi bölgedeki üslerini ve ortaklarını tehdit eden, özellikle kısa menzilli olmak üzere çok sayıda balistik füzeye sahip olduğunu, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Bahreyn'deki tüm üslerinin bu kapsama girdiğini kaydetti.
Ayrıca deniz taşımacılığını ve ABD Donanması'nı tehdit etmeye çalışan deniz unsurlarına da sahip olduğunu öne süren Rubio, "Bu nedenle, herkesin şunu anlamasını istiyorum. Nükleer programın ötesinde, yalnızca Amerika'ya ve Amerikalılara saldırmak için tasarlanmış bu konvansiyonel silahlara da sahipler." diye konuştu.
ODAK NÜKLEER PROGRAMDA
Rubio, bu konuların ele alınması gerektiğini ve yapılacak müzakereler ile görüşmelerin büyük ölçüde nükleer programa odaklanacağını belirterek, şunları dile getirdi:
"İlerleme kaydedilebileceğini umuyoruz çünkü Başkan'ın tercihi diplomatik alanda ilerleme sağlamak ancak şunu da unutmamak önemli, İran balistik füzeler hakkında bizimle veya herhangi kimseyle konuşmayı reddediyor ve bu büyük bir sorun."

Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, ABD'nin İran'ı İsrail saldırısıyla savaşa çekmek istediği iddialarıyla ilgili yorum talebi üzerine, "Medya başkanın düşünceleri hakkında spekülasyon yapmayı sürdürse de, Başkan Trump'ın ne yapıp ne yapmayacağını yalnızca kendisi bilir" açıklamasında bulundu.
Washington'daki İsrail Büyükelçiliği ise konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.

Muhtemel bir harekatın kapsamının belirsiz olduğunu ve potansiyel risklerin göz önüne alındığını vurgulayan kaynaklar, ABD’nin askeri kapasitesinin büyük bölümünü İran saldırısı için kullanmasının, Çin'i Tayvan'ı işgal etme konusunda cesaretlendirebileceğine dikkat çekti.
Bir kaynağın "Eğer rejim değişikliği hedefleyen bir saldırıdan bahsediyorsak, İran'ın elindeki her şeyle misilleme yapması çok muhtemel. Bölgede çok sayıda varlığımız var ve bunların her biri potansiyel bir hedef. Ayrıca ‘Demir Kubbe’ koruması altında değiller. Bu nedenle Amerika’nın kayıplarının olma ihtimali yüksek. Ve bu da çok fazla siyasi risk içeriyor" dediği açıklandı.

ABD basınına demeç veren bir kaynak, "Yönetim içinde ve çevresinde, İsrail'in önce tek başına harekete geçmesinin ve İran'ın bize karşı misilleme yaparak, bize harekete geçmek için daha fazla neden vermesinin siyasi açıdan çok daha iyi olacağı düşüncesi hakim" açıklamasını yaptı.
ABD'li yetkililerin İran’a karşı ortak bir ABD-İsrail operasyonunu muhtemel gördüğü kaydedilirken, Trump'a en yakın kişilerin İran’a saldırıya kesin gözüyle baktığı bildirildi.

ABD ve İran arasındaki nükleer müzakereler gündemdeki tazeliğini korurken, ABD merkezli haber sitesi Politico’dan dikkat çeken bir iddia geldi. Politico’nun adını gizli tutan 2 hükümet kaynağına dayandırdığı habere göre; ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlarının, İran’a ilk saldırıyı İsrail’in yapmasından yana olduğu belirtildi.
İran’ı misillemeye sevk edecek bir İsrail saldırısının mantıklı görüldüğü ve bunun muhtemel bir askeri harekat için ABD kamuoyunda destek oluşturmaya yardımcı olacağı ifade edildi.












