Son dakika: Trump'tan İran'a operasyon açıklaması! İran'dan Trump'a çağrı: Aynı hatayı tekrarlamayın
Güncelleme Tarihi:
ABD merkezli sivil toplum örgütü İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA) protestoların bilançosuna dair yeni açıklama yaptı.
HRA’nın paylaştığı verilere göre; gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı en az 2 bin 615’e yükseldi. Ölenlerin 2 bin 435’inin protestocu, 13’ünün 18 yaş altı çocuk olduğu aktarılırken, protestocu olmayan tarafsız 14 sivilin de hayatını kaybettiği kaydedildi. Ayrıca toplam 153 güvenlik gücü personeli ile sivil hükümet destekçisinin öldüğü ifade edildi. HRA’nın 882 harici ölüm vakası ile ilgili incelemeyi sürdürdüğü belirtilirken, en az 2 bin 54 kişinin de ciddi şekilde yaralandığı aktarıldı. 31 eyaletteki 187 şehre yayılan 617 protesto gösterisinde 18 bin 470 kişinin tutuklandığı bilgisi paylaşıldı.
ÖLÜ VE YARALI SAYISI ARTIYOR
HRA’dan dün yapılan açıklamada, protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 2 bin 571, tutuklananların sayısı ise 18 bin 434 olarak açıklanmıştı. Yaralı sayısının ise bin 134 olduğu kaydedilmişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD merkezli Fox News kanalındaki bir programa bağlanarak ülkesindeki protesto gösterileri hakkında açıklamalarda bulundu.
"3 GÜN BOYUNCA PROTESTOCULARLA DEĞİL, TERÖRİSTLERLE SAVAŞTIK"
Protesto gösterilerinin dışarıdan kışkırtıldığına ve terör eylemlerine evrildiğine işaret eden Arakçi, "Dışarıdan yönlendirilen terörist unsurlar bu protestolara katılarak polise ve diğer güvenlik güçlerine ateş açmaya başladı. 3 gün boyunca protestocularla değil, teröristlerle savaştık" dedi.
"BU TAM OLARAK BİR İSRAİL KOMPLOSUYDU"
Bu süreçte İsrail’in rol oynadığını vurgulayan Arakçi, "Bu tam olarak bir İsrail komplosuydu" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın "İnsanları öldürmeye devam ederlerse, müdahale edeceğiz" şeklindeki sözlerini hatırlatan Arakçi, "(Terörist unsurların) İnsanları hedef almaya başlamalarının nedeni, ABD başkanını bu çatışmaya çekmek istemeleriydi. Bu yüzden, sıradan insanları ve polis memurlarını hedef alarak ölü sayısını artırmaya çalıştılar" diye konuştu.
"3 GÜN, BİZE DAYATILAN 12 GÜNLÜK SAVAŞIN DEVAMIYDI"
İran yönetiminin neden ABD’yi suçlayan bir dil kullandığı yönündeki soruya yanıt veren Arakçi, "Bize karşı başlatılan bir savaşın ortasındaydık ve bu tür söylemler her savaşta oldukça normaldir" değerlendirmesini yaptı. Trump, ABD’li yetkililer ve Avrupalılardan İran'daki olaylar hakkında tehdit içerikli birçok mesaj aldıklarını hatırlatan Arakçi, "Bu nedenle, 8 Ocak'tan 10 Ocak'a kadar büyük bir terör operasyonu ile karşı karşıya kaldığımız 3 günü, İsrailliler ve Amerikalılar tarafından bize dayatılan 12 günlük savaşın devamı olarak görüyoruz. Yani savaşın 13. günü 8 Ocak'tı. Bu, savaşın devamıydı. Yani savaşın ortasındaydık" dedi. Şiddet olaylarına evrilen protestolardan terörist unsurların sorumlu olduğunu yineleyen Arakçi, "3 gün süren terör eylemlerinin ardından, sükunet hakim. Tüm kontrol bizde. Ve umalım ki, bilgelik galip gelsin ve herkes için felaket olabilecek bir yüksek gerginlik dönemine girmeyelim" şeklinde konuştu.
"ÖLÜ SAYISI BİRKAÇ YÜZ, İDAM PLANI ASLA YOK"
2 bini aştığı ifade edilen ölü sayısının "dezenformasyon kampanyası" olduğunu savunan Arakçi, terörist unsurların ölü sayısını artırmaya çalışmasına rağmen bu sayının "birkaç yüz" olduğunu ifade etti. Bir soru üzerine rejimin protestoculara yönelik herhangi bir idam kararı uygulamayacağını söyleyen Arakçi, "Bugün ya da yarın herhangi bir idam olmayacak. Size şunu güvenle söyleyebilirim ki, idam gibi bir plan kesinlikle yok" dedi.
ARAKÇİ’DEN TRUMP’A: "HAZİRAN AYINDA YAPTIĞINIZ HATAYI TEKRARLAMAYIN"
Arakçi, "ABD Başkanı Donald Trump’a bir mesajınız var mı?" sorusu üzerine ise, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine gerçekleştirdiği saldırıları hatırlattı. Trump’a, "Haziran ayında yaptığınız hatayı tekrarlamayın" sözleriyle seslenen Arakçi, "Bilirsiniz ki, başarısız bir girişimi tekrarlayarak aynı sonucu alırsınız" değerlendirmesinde bulundu. Muhtemel saldırıların İran’ı hedeflerinden caydıramayacağının altını çizen Arakçi, "Haziran ayında nükleer tesisleri yok ettiniz, ancak teknoloji ve kararlılık bombalanamaz" yorumunu yaptı.
"İRAN DİPLOMASİYE VE MÜZAKEREYE HAZIR OLDUĞUNU KANITLADI"
İran’ın savaştan yana değil, diplomasiden yana olduğunu vurgulayan Arakçi, "İran müzakereye ve diplomasiye hazır olduğunu kanıtladı. Son 20 yılda, 2025'te, her seferinde bunu kanıtladık. Ancak diplomasiyi her zaman terk eden, savaştan sonra diplomasiyi kesen ABD oldu. Mesajım şudur: Savaş ve diplomasi arasında seçim yapmak gerekirse, diplomasi daha iyi bir yoldur. Bu konuda ABD ile olumlu bir deneyimimiz olmasa da, yine de diplomasi savaştan çok daha iyidir" ifadelerini kullandı.

İran, 14-15 Ocak'ta ülkenin hava sahasını kapattığını bildiren NOTAM (Havacılara Bildiri) yayınladı.
NOTAM'da "Tahran uçuş bilgi bölgesi sivil geliş-gidiş uçuşları hariç tüm uçuşlara kapalıdır. Tahran uçuş bilgi bölgesindeki uçuşlar için İran Sivil Havacılık Kurumu'ndan önceden uçuş izni alınması gerekmektedir." bilgisi verildi.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da başkanlık kararnamelerine imza attığı bir törende İran'daki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Trump, "Bize, İran'da infazların durdurulduğu bildirildi. Şu anda bir infaz planı ya da idam yok. Eğer böyle bir şey olursa hepimiz üzülürüz. Ancak bana ulaşan bilgilere göre infazlar durmuş. İnfaz yapmayacaklar." şeklinde konuştu.
ABD Başkanı ayrıca, İran'da protestocuların öldürülmesinin ilgili yetkililer tarafından soruşturulacağını da sözlerine ekledi.
Trump, basın mensuplarının 'İran’a operasyon olacak mı?' sorusuna ise "Şu anda durumu izliyoruz. Şimdi kimsenin idam edilmeyeceği söyleniyor" şeklinde cevap verdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'daki protestocuları koruma gerekçesiyle ülkeye askeri müdahalede bulunabileceği uyarısının ardından bölgede hareketlilik yaşanıyor.
ABD ordusunun, Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’nde görev yapan bazı personeli tedbir amacıyla tahliye etmeye başladığı bildirildi.
ABD gazetesi Wall Street Journal'de yer alan haberde, söz konusu adımın, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası bir askeri müdahaleyi değerlendirdiği bir dönemde atıldığı belirtildi.

İran'daki gösterilerde hayatını kaybeden 100 emniyet görevlisi için başkent Tahran'da cenaze töreni düzenlendi.
Törende, ABD ve İsrail aleyhinde pankartlar taşındı, sloganlar atıldı.
İran devlet televizyonuna göre, Tahran Üniversitesi önünde düzenlenen törene binlerce kişi katıldı.

İran'da devam eden protestolar sırasında gözaltına alınan 26 yaşındaki Erfan Soltani'nin durumu merak konusu. İranlı yetkililer, ailesine Sofani'nin 14 Ocak'ta (bugün) idam edileceğini bildirmişti.
İran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditlerine rağmen tutumunu değiştirmedi. Hükümet karşıtı gösterilere yönelik sert müdahalelerin sürdüğü ülkede, 18 bin protestocunun gözaltına alınmasının ardından yargı süreçlerinin hızlandırılacağı ve idam cezalarının daha kısa sürede uygulanacağı yönünde açıklamalar yapıldı.
Trump ise dün gece yaptığı açıklamada, İranlı yetkililere doğrudan mesaj vererek, yakalanan protestocuların idam edilmesi halinde bunun karşılıksız kalmayacağını söylemiş, "Eğer onları asarlarsa, bir şeyler göreceksiniz" ifadelerini kullanmıştı.
Bu çıkış, geçen hafta perşembe günü bir gösteriye katıldığı gerekçesiyle yargılanan ve bugün idam edilmesi beklenen 26 yaşındaki İranlı esnaf Erfan Soltani ile ilgili haberlerin ardından gelmişti.
BBC'nin haberine göre, Soltani'nin geçen Perşembe günü tutuklanmasının ardından aileye 14 Ocak'ta idam edileceğinin bildirildiğini aktardı. Soltani'nin ailesi, yetkililerin 4 gün önce 14 Ocak'ta Soltani'yi idam edeceklerini bildirdiğini duyurdu. İran Yargı Erki Başkanı Gulamhossein Mohseni-Ejei'nin, protestocuların hızla yargılanacağı açıklaması, endişeleri artırdı.
Erfan Soltani, Kaynak: Sosyal medya
AİLESİ KURTARMAYA ÇALIŞTI
Soltani'nin ailesi, dün gece son bir umutla harekete geçti. Genç adamın ailesi, tek kişilik hücrede tutulduğu Karaj'daki Ghezel Hesar Hapishanesi önünde protesto düzenledi.
Hengaw İnsan Hakları Örgütü üyesi Arina Moradi, Daily Mail'e yaptığı açıklamada, "Hengaw olarak, Erfan Soltani'nin bugün idam edilip edilmediğini bağımsız şekilde teyit edemedik. İnternet ve telekomünikasyonun neredeyse tamamen kesilmesi nedeniyle, gelişmeleri gerçek zamanlı doğrulayamıyoruz" ifadelerini kullandı.
Moradi, aileye yakın bir kaynaktan dün gece aile üyelerinin hapishaneye doğru yola çıktığı bilgisini aldıklarını fakat daha sonra Soltani'den haber alınamadığını kaydetti.
AİLEDE ŞOK VE UMUTSUZLUK
Soltani ailesinin bu "benzeri görülmemiş" durum karşısında şokta ve umutsuz olduğunu dile getiren Moradi, "Oğulları hiçbir zaman siyasi bir aktivist olmadı, sadece İran'daki mevcut duruma karşı protesto eden genç kuşağın bir parçasıydı" dedi.
Moradi, yetkililerin aileyi arayarak idamın yaklaştığını bildirdiği günlere kadar kendisinden haber alınamadığını sözlerine ekledi. Hengaw Örgütü'ne göre, Soltani'nin idam cezası aldığı, tutuklanmasından sadece 4 gün sonra ailesine bildirildi.

İran Yargı Erki Başkanı Gulamhossein Mohseni-Ejei, protestolarla bağlantılı olarak gözaltına alınan kişiler hakkında yargı sürecinin gecikmeden işletileceğini duyurdu. Ejei, tutukluların bulunduğu bir cezaevini ziyaretinde, ağır suç isnatları bulunan dosyaların süratle sonuçlandırılması gerektiğini belirtti. Yargılamaların kamuoyuna açık şekilde yapılması gerektiğini dile getiren Ejei, durumu yerinde incelemek amacıyla Tahran’daki bir cezaevinde saatlerce kaldığını belirtti.
Öte yandan insan hakları kuruluşları, ülke genelinde binlerce kişinin protestolar nedeniyle tutuklandığını ve yargı sürecinde idam cezasının yaygın biçimde uygulanabileceğine dair ciddi kaygılar taşıdıklarını belirtti.

Diplomatik kaynaklar, İran ve ABD arasındaki tansiyonun artmasının ardından Türkiye'nin diplomasi girişiminde bulunduğunu duyurdu.
Diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin İranlı yetkililerle yapılan temaslara ek olarak ABD'li makamlarla da görüşme yürüttüğünü bildirdi.

İran’da yetkililer tarafından ülke genelinde uygulanan internet kesintisinin 132 saati aşkın süredir devam ettiği bildirildi. Aktivistler, kesintinin protestolara yönelik baskının gerçek boyutunun gizlenmesi amacıyla uygulandığını savundu.
AFP'de yer alan habere göre, internet trafiğini takip eden kuruluş NetBlocks, İran’daki dijital kesintinin sürdüğünü duyurdu.
NetBlocks, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Veriler, İran’ın bir başka güne dijital karanlıkla uyandığını ve ülke genelinde internetin hâlâ kapalı olduğunu gösteriyor.”

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, başkent Tahran’da bazı cezaevlerini ziyaret ederek, gösterilerle ilişkisi olduğu değerlendirilen ve emniyet güçleri tarafından yakalanan zanlıların dosyalarını inceledi.
Yargılamalarda yasal çerçeveye dikkat edeceklerini ifade eden Ejei, “Son olayların bazı faillerinin yargılamalarının kamuya açık şekilde gerçekleştirilmesini amaçlıyoruz ve konuya ilişkin çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.
Ejei, silah veya patlayıcı maddelerle birlikte yakalanan ve kamu güvenliğini tehlikeye atan zanlıların öncelikli olarak yargılanacağını kaydetti.
Öte yandan İran Genel Başsavcısı Muhammed Muvahhidi de emniyet güçlerinden, olaylar sırasında yakalanan ve “terörist” olarak nitelendirdiği kişilere ait mal varlıklarının tespit edilmesi ve bunların bildirilmesini istedi.
Muvahhidi ayrıca, “teröristlere ve onları destekleyenlere” karşı ibret verici işlem yapılabilmesi için olaylar sırasında maddi zarara uğrayanların belge ve kanıtlarını teslim etmelerini talep etti.

Devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu olan sürgündeki Rıza Pehlevi, sosyal medya hesabından yeni bir video mesaj yayınladı. İranlı göstericilere seslenen Pehlevi, dünyanın protestocuların cesaretini ve sesini görüp duymakla kalmayıp harekete geçtiğini belirterek, "Muhtemelen ABD Başkanı Donald Trump’ın mesajını duymuşsunuzdur. Yardım yolda" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un geçtiğimiz hafta gizlice görüştüğü iddia edilen Pehlevi, göstericilere mücadeleye devam etme çağrısında bulundu.
Pehlevi, "Bu rejimin olayları normalleştirmesine izin vermeyin. Tüm bu katliamlardan sonra bizimle bu rejim arasında bir kan denizi var. Bu suçluların isimlerini not edin. Bir gün yaptıklarının cezasını çekecekler" şeklinde konuştu. Mesajının sonunda İran askerlerine seslenen Pehlevi, "Sizler İran’ın ulusal ordususunuz, İran İslam Cumhuriyeti ordusu değil. Vatandaşlarınızın canlarını koruma göreviniz var. Çok az zamanınız kaldı. En kısa sürede halkın safına katılın" diye konuştu.

NBC News'ün haberine göre, İsrail ve bazı Arap ülkelerinden yetkililerin, ABD yönetimine İran’a yönelik geniş çaplı askeri saldırıların ertelenmesini tavsiye ettiği kaydedildi. Ülkeler, İran rejiminin henüz dış askeri müdahaleyle devrilecek ölçüde zayıflamadığı yönündeki değerlendirmelerini Beyaz Saray'a iletti. İsrailli yetkililerin, rejimin iç baskı ve protestolar nedeniyle daha fazla gerilmesini beklemenin daha etkili olabileceğini savunduğu belirtildi.
Arap yetkililer ise mevcut durumda İran’a yönelik bir ABD askeri müdahalesine bölge ülkelerinden yeterli destek bulunamayacağını söyledi. Bazı kaynaklar, İsrail ya da ABD’den gelecek doğrudan saldırıların İran toplumunda "bayrak etrafında kenetlenme" etkisi yaratabileceği endişesinin paylaşıldığını ifade etti.
İsrail tarafının, rejim değişikliğini desteklemekle birlikte, protestocuların başlattığı sürecin dış askeri müdahaleyle tamamlanamayabileceği kanaatini Washington’a aktardığı ve bunun yerine iletişim imkanlarının artırılması, yaptırımların güçlendirilmesi, siber saldırılar ve "sınırlı hedefli operasyonlar" gibi seçeneklerin önerildiği bildirildi.

CBS News'e röportaj veren Trump, daha önce "kendisini durdurabilecek tek şeyin kendi ahlakı olduğu, uluslararası hukuk olmadığı" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı. Ben ahlaklı bir insanım. Ölüm görmekten hoşlanmam. İnsanlarımızın zarar görmesini istemem. Karşı taraftakilerin zarar görmesini de istemem." dedi.
'AHLAK ANLAYIŞIM ÇOK YÜKSEK'
ABD'nin Venezuela’da gerçekleştirdiği askeri operasyonda "karşı tarafta" insanların öldürülmesinden hoşnut olmadığını dile getiren Trump, "Bu benim ahlakımla sınırlı ve benim ahlak anlayışım çok yüksek. Dolayısıyla bu şekilde sınırlandırılmış durumda." ifadelerini kullandı.
Yetkisinin anayasa ya da mahkemelerle sınırlı olup olmadığı yönündeki soruyu Trump, "Asla mahkemelere gelmeyeceğiz. Anayasa'ya da başvurmayacağız. Çünkü ben ülkemiz için neyin iyi olduğunu görmek istiyorum ve mahkemeler de bunu görmek ister." diye yanıtladı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki protestoculara destek mesajı verse de, analizler mevcut koşullarda askeri müdahalenin başarı şansının düşük olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, bölgedeki askeri varlığın azalması ve olası bir müdahalenin rejimi güçlendirme riski gibi faktörlere dikkat çekti. Beyaz Saray kaynakları, Trump'ın İran'a karşı güç kullanmaktan çekinmeyebileceğini belirtse de somut seçeneklerin kısıtlı olduğu ifade edildi.
ASKERİ MÜDAHALE
ABD, İsrail'in Gazze'de soykırımı sürdürdüğü 2 yıl boyunca Orta Doğu'da neredeyse sürekli bir uçak gemisi varlığı bulundurdu. Fakat ekim ayından bu yana bölgede hiçbir uçak gemisi konuşlandırılmıyor. USS Gerald R Ford yaz aylarında Karayipler'e, USS Nimitz ise sonbaharda ABD'nin batı kıyısındaki bir limana taşındı. Bu şartlar altında, olası bir hava ya da füze saldırısının, Orta Doğu'daki ABD ve müttefik hava üslerinden veya uzun menzilli bombardıman uçaklarıyla gerçekleştirilmesi gerekecek.
HAMANEY'E SUİKAST OLASILIĞI
ABD için bir diğer seçenek, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'e yönelik doğrudan bir suikast girişimi olabilir. Askeri açıdan, Venezuela'daki gibi bir yakalama operasyonundan daha uygulanabilir görünse bile, böyle bir hareket ciddi sonuçlar doğurabilir. Başka bir ülkenin liderini öldürmek, uluslararası hukukta büyük sorunlar oluşturur ve öngörülemeyen, uzun vadeli bir askeri gerilimi tetikleyebilir.
Böyle bir hamlenin rejim değişikliğiyle sonuçlanacağı da garantili değil. Hamaney'in, haziran ayındaki İsrail saldırılarından sağ çıkmayı başardığı ve ölmesi durumunda yerine geçecek kişileri belirlediği biliniyor.
ASKERİ DARBE
Bazı uzmanlar, en olası sonucun İran Devrim Muhafızları liderliğinde bir darbe olacağını öne sürdü. Ancak İsrail'in haziran ayında onlarca İranlı komutanı ve üst düzey isimleri öldürmesine rağmen rejim yapısı ayakta kaldı. Olası bir ABD saldırısının rejimi kökten değiştirmesi beklenmiyor.
SİBER SALDIRI
Askeri müdahalenin zorlukları, alternatif yöntemleri gündeme getirdi. Bunların başında hedefli siber operasyonlar geliyor. Trump, Maduro'nun yakalanmasının ardından, operasyonu kolaylaştırmak için Caracas'taki elektriği kestiklerini iddia etmişti. İran'da ise benzer bir senaryonun ancak doğrudan askeri bir harekatla birlikte işe yarayabileceği değerlendiriliyor.
Birleşik Krallık Ulusal Siber Güvenlik Merkezi'nin eski başkanı Ciaran Martin, bu tür seçeneklerin etkinliğini sorgulayarak, "İşe yarayabilecek bir şey görmek zor. Elektrik gibi devlet hizmetlerini aksatmak muhtemelen sivilleri daha çok etkileyecek" dedi.

The Guardian'ın analizine göre, bölgede düzenlenecek herhangi bir askeri harekatın önünde lojistiğe ilişkin büyük engeller bulunuyor. ABD'nin; Katar, Bahreyn, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Suudi Arabistan'daki üsleri kullanmak için izin alması ve bu tesisleri olası İran misillemelerine karşı koruması gerekecek. İran liderleri, ülkelerine saldırı olması durumunda bölgedeki ABD üslerine ve gemilerine karşılık vereceklerini bildirdi. İran'ın askeri kabiliyetleri, İsrail ile yaşanan 12 Günlük Savaş'ta zayıflamış olsa da, Tahran'ın balistik füze stoğunun büyük kısmını koruduğu tahmin ediliyor.
Daha temel bir soru ise ABD'nin nereyi hedef alacağı yönünde. Protestolar ve rejim baskısı ülke geneline yayılmış durumda. Askeri ve sivil kullanım amaçlı yerleri tespit etmek mümkün olsa da, hedefleme hataları ve kentsel alanlarda sivillerin hayatını kaybetme riski belirgin bir endişe kaynağı.

İran'da geçtiğimiz 28 Aralık’ta hayat pahalılığına tepki olarak başlayan ve hükümet karşıtı protestolara dönüşen kitlesel gösterilerin bilançosu ağırlaşmaya devam ediyor. ABD merkezli sivil toplum örgütü İran İnsan Hakları Aktivistleri’nden (HRA) yapılan son açıklamada, gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 571’e yükseldiği öne sürüldü. Ölenlerin 2,403’ünün protestocu, 12’sinin 18 yaş altı çocuk olduğu aktarılırken, protestocu olmayan tarafsız 9 sivilin de hayatını kaybettiği kaydedildi.
Hükümet destekçisi 5 sivil ile 142 güvenlik gücü personelinin öldüğü ifade edildi. HRA’nın 779 ölüm vakası ile ilgili incelemeyi sürdürdüğü belirtilirken, en az bin 134 kişinin de ciddi şekilde yaralandığı aktarıldı. 31 eyaletteki 187 şehre yayılan 614 protesto gösterisinde en az 18 bin 434 kişinin tutuklandığı bilgisi paylaşıldı.
İran'daki resmi rakamlara göre ise olaylarda şu ana kadar yaklaşık 650 kişi yaşamını yitirdi. İran hükümeti, MOSSAD ve farklı yabancı istihbarat servislerine çalışan silahlı şahısların sivillere ateş açtığını iddia ediyor.

İran yönetiminden, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkede devam protesto gösterilerine verdiği açık desteğe tepki geldi. İran'ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İravani, BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını şikayet etti.
Mektubunda Trump’ın "İranlı vatanseverler protestolara devam edin. Kurumları ele geçirin. Yardım yolda" ifadelerini hatırlatan İravani, "Bu pervasız açıklama, siyasi istikrarsızlığı açıkça teşvik etmekte, şiddeti kışkırtmakta ve davet etmekte; İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve ulusal güvenliğini tehdit etmektedir. Açıklama, BM Şartı’nda yer alan uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlalidir" değerlendirmesinde bulundu.