
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın direncini hafife almadığını, ancak isterse İran'ın altyapısını "iki günde yok edebileceklerini" iddia etti. Çin ziyaretinin yansımaları devam eden ABD Başkanı Trump, Fox News kanalına verdiği röportajda İran gündemini değerlendirdi. İran'ın direncinin farkında olduğunu ve hiçbir şeyi hafife almadığını vurgulayan Trump, yine de istemesi halinde İran'a kısa süre içinde büyük zarar verebileceklerini savundu. İran'ın tüm altyapısına zarar vermediğini ifade eden Trump, "Her şeyi iki günde yok edebiliriz." dedi.
ABD Başkanı, İran ile diplomaside tekrarlanan aksaklıklara atıfta bulunarak, "Tahran'ın müzakerelerde güvenilmez ve öngörülemez" olduğunu savundu. Trump, "Bize istediğimiz her şeyi vereceklerdi, ama her anlaşma yaptıklarında, ertesi gün sanki o konuşmayı hiç yapmamışız gibi davranıyorlar. Bu herhalde beş kez oldu. Onlarda bir sorun var." dedi. Trump ayrıca olası bir çözümün askeri veya diplomatik olabileceğini ve bunun İran'ın tutumuna bağlı olacağını kaydederek, "Ya şiddetli olacak ya da şiddet içermeyecek, ben şiddet içermeyenini tercih ederim." diye konuştu.

Lübnan heyeti, ABD'de İsrail ile yürütülen müzakerelerde ülke lehine somut diplomatik ilerleme sağlandığını açıkladı. Lübnan heyetinden Washington'da 2 gündür süren İsrail-Lübnan 3. tur doğrudan müzakereleriyle ilgili yazılı açıklama yapıldı.
Müzakerelerde Lübnan lehine somut diplomatik bir ilerleme sağlandığı kaydedilen açıklamada, ateşkesin 45 gün daha uzatılmasının vatandaşların "nefes almasını" sağlayacağı ve kalıcı istikrara doğru siyasi bir yol açacağı vurgulandı.
Lübnan heyetinin pozisyonunun temel unsurlarına ilişkin de bilgi verilen açıklamada, bu unsurların "devletin tüm ülke topraklarında egemenliğini geri kazanması, sınırların korunması, yerinden edilenlerin güvenli bir şekilde geri dönüşünün sağlanması ve yeniden imar, alıkonan Lübnanlıların serbest bırakılması ve cenazelerin iade edilmesinden" oluştuğu belirtildi.

İsrail ordusu, ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Lübnan sınırına doğru uzanan kıyı şeridini "kapalı askeri bölge" ilan etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan sınırındaki sahil bölgesinin "kapalı askeri bölge" kararının perşembe akşamı yapılan durum değerlendirmesinin ardından alındığı bildirildi. Açıklamada, söz konusu bölgenin İsrail'in kuzey sınırındaki Roş Hanikra ile Akşif yerleşimleri arasında uzanan 5,7 kilometrelik (3,5 mil) sahil şeridini kapsadığı belirtildi.
İsrail ordusunun kapalı askeri bölge ilanının, Roş Hanikra yerleşiminde 3 İsraillinin yaralanmasıyla sonuçlanan Hizbullah'ın perşembe sabah saatlerinde düzenlediği insansız hava aracı saldırısından sonra gelmesi dikkati çekti.

İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinin merkezine düzenlediği hava saldırısında yaralananların olduğu bildirildi.
İsrail ordusu, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu Sur kentinin merkezini hava saldırısıyla hedef aldı.
Sivil savunma ekipleri olay yerine sevk edilirken, saldırıda yaralananlar hastanelere kaldırıldı.
İsrail ordusu, akşam saatlerinde Sur kentinin merkezindeki 2 bina için saldırı tehdidinde bulunmuştu.
- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana ateşkes ilanına rağmen devam eden İsrail saldırılarında 2 bin 950'den fazla kişi hayatını kaybetti.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.

İtalya'nın, ABD/İsrail-İran savaşında ateşkesin kesinleşip barışın sağlanması durumunda Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin tesis edilmesi amacıyla oluşturulması muhtemel uluslararası bir misyonda hızlı şekilde göreve başlanabilmesi için donanmaya ait 2 mayın avlama gemisini bölgeye yakın konuşlandırmak üzere yola çıkardığı bildirildi.
İtalyan ANSA ajansının kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İtalyan donanması, ABD ve İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı ve halihazırda geçici ateşkes durumunda bulunan savaşta ateşkesin kesinleşmesi halinde Hürmüz Boğazı’nda mayın arama faaliyetleri icra edebilecek mayın avlama gemilerini hareket ettirdi.
"Crotone" ve "Rimini" isimli mayın avlama gemileri, Hürmüz Boğazı yakınlarına gitmek üzere Sicilya Adası’ndaki Augusta Limanı’ndan ayrılırken, mayın gemileri ilk aşamada Süveyş Kanalı'ndan Kızıldeniz’e geçerek Cibuti’ye gidecek.
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, 13 Mayıs’ta parlamentonun üst kanadı Senato'nun dışişleri ve savunma komisyonlarının ortak toplantısında, bölgede barış sağlanması halinde Hürmüz Boğazı’na ve Körfez bölgesine gemileri göndermenin 1 ay gibi bir zaman alacağını belirterek, "Önlem amacıyla 2 mayın avlama gemisini Boğaz’a nispeten daha yakın konuşlandırmaya hazırlanıyoruz." demişti.
Diğer taraftan, İtalyan hükümetinin, Hürmüz Boğazı'na yönelik muhtemel uluslararası askeri bir misyonda İtalyan ordusunu görevlendirebilmesi için parlamentodan onay alması gerekiyor.

İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Haruf beldesinde bir sağlık merkezine düzenlediği hava saldırısında 3 sağlık görevlisi hayatını kaybetti, 1 sağlık görevlisi ağır yaralandı. İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları bugün öğleden sonra Nebatiye vilayetine bağlı Haruf beldesindeki bir sağlık merkezini 2 hava saldırısıyla hedef aldı.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail saldırısında 3 sağlık görevlisinin yaşamını yitirdiği, 1 sağlık görevlisinin ağır yaralandığı ve merkezin tamamen yıkıldığı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin 2-3 Haziran'da İsrail-Lübnan siyasi görüşmelerini yeniden başlatacağını ve 29 Mayıs'ta Pentagon öncülüğünde ateşkes görüşmelerine başlayacağını açıkladı.

BAE Dışişleri Bakanlığı tarafından, BAE Devlet Bakanı Halife bin Şahin el-Merir'in Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'deki BRICS ülkelerinin dışişleri bakanlarının katıldığı zirvede yaptığı konuşma hakkında yazılı açıklama yapıldı. Açıklamaya göre, Bakan Merir, toplantıda yaptığı konuşmada, İran’ın BAE ve bölgedeki bazı ülkelere yönelik saldırılarının Birleşmiş Milletler Şartı, uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilkelerinin açık ihlali olduğunu söyledi. Merir, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta BAE'nin "aktif rol aldığına" yönelik tüm iddia ve tehditleri kesin şekilde reddettiklerini belirterek, ülkesinin her türlü tehdide karşı egemenlik haklarını koruma konusunda gerekli diplomatik, hukuki ve askeri haklara sahip olduğunu vurguladı.

Hizbullah, Lübnan'ın güneyindeki Bayada kasabası semalarında bir İsrail helikopterini karadan havaya füze ile etkisiz hale getirdiklerini ve geri çekilmeye zorlandığını bildirdi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin'den dönüş yolculuğu sırasında telefon görüşmesi yaptığını söyledi.
Merz, Trump'ın da İran'ın "şimdi müzakere masasına oturması gerektiği" ve Tahran'ın "nükleer silahlara sahip olmasına izin verilmemesi gerektiği" konusunda hemfikir olduklarını belirtti.
Merz ayrıca Trump'a, İran'ın "Hürmüz Boğazı'nı açması" gerektiğini söyledi.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait insansız hava aracı (İHA), Nebatiye kent merkezinde bir otomobili iki füzeyle hedef aldı. Saldırıda 2 kişi yaşamını yitirirken, 1 kişi yaralandı. Bölgeye insani yardım götürmek için geldikleri belirtilen kişilerin hedef alındığı saldırıda, Nebatiye Acil Yardım ekiplerine ait 3 ambulansın da hasar gördüğü, ambulanslardan birinin tamamen kullanılamaz hale geldiği kaydedildi.
İsrail savaş uçaklarının gece saatlerinde Nebatiye'ye bağlı Haruf beldesinde bir evi hedef aldığı saldırıda da 4 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump, "İran'ın nükleer programını 20 yıl süreyle askıya almasına karşı çıkmıyorum ancak ortada 'gerçek' bir taahhüt olmalı" açıklamasını yaptı.
Trump, Çin ziyaretinin ardından Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’a yönelik yeni bir operasyon ihtimaline işaret etti.
'BİRAZ TEMİZLİK İŞİ YAPMAK ZORUNDA KALABİLİRİZ'
ABD Başkanı, İran’ın askeri kapasitesine büyük zarar verdiklerini savunarak, “Onların silahlı kuvvetlerini esasen ortadan kaldırdık. Sanırım bir aylık ateşkes dediğiniz şey olduğu için, biraz temizlik işi yapmak zorunda kalabiliriz” dedi.
Trump, ateşkes kararının büyük ölçüde diğer ülkelerin talepleri doğrultusunda alındığını ifade etti. Özellikle Pakistan’ın ateşkes için devreye girdiğini belirten Trump, “Aslında bunu (ateşkesi) pek desteklemiyordum ancak Pakistan'a bir iyilik olarak yaptık” diye konuştu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ikinci gününde Hindistan basınına önemli açıklamalarda bulundu.
“ABD VE İSRAİL İRAN’I İKİ KEZ TEST ETTİ”
Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’ı en az iki kez “test ettiğini” belirterek, “Askeri bir çözüm yolu yok ve ABD bu gerçeği anlamalı. Askeri eylemlerle hedeflerine ulaşamazlar, ancak diplomasi yolu izlenirse sonuç farklı olur.” ifadelerini kullandı.
Arakçi, müzakere sürecindeki en temel sorunun ABD’li yetkililerin çelişkili açıklamaları olduğunu da vurguladı.
Arakçi, İran’ın saldırıya uğrayan taraf olduğunu belirterek, meşru müdafaa hakkı çerçevesinde hareket ettiklerini ifade etti.
“HÜRMÜZ BOĞAZI DOST ÜLKELERE AÇIK”
Hürmüz Boğazı’na ilişkin değerlendirmede bulunan Arakçi, geçişlerin belirli kurallarla sürdüğünü söyledi:
“Hürmüz Boğazı dost ülkelere kapalı değil. Sınırlamalar düşman gemileri içindir. Önceki günlerde birçok gemi deniz kuvvetlerimizin yardımıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçti ve bu süreç devam edecek. Tek çözüm saldırgan savaşın tamamen sona ermesidir.”
“AMERİKALILARA GÜVENMİYORUZ"
İranlı bakan ayrıca, ABD’ye güven duymadıklarını ve bunun diplomatik süreci zorlaştırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Amerikalılara güvenmiyoruz ve bu, her türlü diplomatik çabanın önündeki en büyük engel. Diplomatik çabalara alan açmak için kırılganlığına rağmen ateşkesi sürdürüyoruz. Karşı taraf ciddi olursa müzakere olur. Nükleer programımız barışçıldır ve bunu teyit etmeye hazırız. Ancak saldırganlık sona ermeden kalıcı bir çözüm mümkün değildir.”

Tehran Times gazetesinin haberine göre, ABD yönetimi, savaşın sona erdirilmesine ilişkin İran'ın Pakistan üzerinde ABD'ye ilettiği yazılı teklife yanıt verdi.
İran'ın teklifinin iki aşamalı bir müzakere sürecine dayandığının aktarıldığı haberde, "Bu süreçte ilk aşama, tüm cephelerde savaşın sona ermesine yol açacak. İran'ın şartları karşılandığı takdirde ise nükleer meseleyle ilgili müzakerelerin ikinci aşaması başlayacaktır." ifadelerine yer verildi.
ABD'nin ise İran'ın teklifini reddettiği ve özellikle nükleer konuda "baskıcı tutumunu" sürdürdüğü kaydedildi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), Hürmüz Boğazı'nı baypas eden ve 2027'de faaliyete geçmesi planlanan yeni "Batı-Doğu Boru Hattı" projesini hızlandırma kararı aldı.
Halihazırda inşa aşamasında olan ve 2027'de faaliyete geçmesi beklenen hatta ilişkin Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, ADNOC'un küresel talebi karşılamak için dünya çapında proje gerçekleştirmesi nedeniyle projenin hızlandırılması talimatını verdi. BAE'nin Batı-Doğu Boru Hattı olarak da bilinen "Habshan–Fuceyra Boru Hattı", Hürmüz Boğazı'nı baypas ederek petrol ihracatı imkanı sağlıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği temasların yankıları sürerken, Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan Pekin yönetiminin İran konusundaki tutumuna ilişkin açıklama yapıldı. Trump ve Şi’nin İran meselesini ele aldığına dair haberlerin kamuoyuna yansıdığı hatırlatılan açıklamada, "Çin’in İran’daki duruma ilişkin tutumu oldukça nettir. Çatışma hem İran halkına hem de bölgedeki diğer ülkelere ciddi zararlar vermiştir" denildi.
Çatışmanın olumsuz küresel etkilerinin sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, "Çatışmanın yayılmaya devam eden etkileri; küresel ekonomik büyüme, tedarik zincirleri, uluslararası ticaret düzeni ve küresel enerji arzının istikrarı üzerinde büyük bir baskı oluşturarak uluslararası toplumun ortak çıkarlarına zarar vermektedir. Esasen hiç yaşanmaması gereken bu çatışmayı sürdürmenin hiçbir anlamı yoktur. Mevcut durumu çözüme kavuşturacak erken bir yol bulmak, sadece ABD ve İran’ın değil, aynı zamanda bölge ülkelerinin ve tüm dünyanın çıkarınadır" ifadelerine yer verildi.

Lübnan Ulusal Bilimsel Araştırma Konseyi Başkanı Chadi Abdallah, İsrail’in ateşkesten bu yana düzenlediği saldırılarda, 10 binden fazla evin yıkıldığını veya hasar aldığını açıkladı. Abdallah, "Mevcut ateşkesin başlamasından bu yana 5 bin 386 konutun tamamen yıkıldığını ve 5 bin 246 konutun hasar gördüğünü tespit ettik" dedi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı ise, 17 Nisan’dan beri 380 kişinin hayatını kaybettiğini, bin 122 kişinin de yaralandığını açıkladı.
Lübnan’da çatışmaların yeniden başladığı 2 Mart'tan bu yana ise İsrail saldırılarında 2 bin 896 kişi öldü, 8 bin 824 kişi de yaralandı.

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyinde yer alan Sur kentinin çevresindeki çok sayıda köy ve beldeye saldırı tehdidinde bulundu. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki yerleşim alanlarını yeni saldırılarla hedef alacaklarını belirtti. Adraee, Sur kentine bağlı Şabriha, Hamadiye, Zakuk Mefdi, Maşuk ve el-Havş beldelerinin hava saldırılarına maruz kalacakları için acil tahliyelerini ve bu beldelerdeki Lübnanlılardan yaşadıkları yerlerden en az 1 kilometre uzaklaşmalarını istedi.

ABD merkezli Axios haber platformuna konuşan adı açıklanmayan İsrailli yetkili, Trump'ın İran'a saldırıları yeniden başlatma kararı alması halinde bunun İsrail ordusuyla koordineli gerçekleştirileceğini belirtti. Trump'ın, Çin ziyaretinin ardından İran'a saldırıları yeniden başlatma olasılığı nedeniyle İsrail yönetimi ve ordu komuta kademesinin hafta sonu yüksek alarm durumunda olacağı öne sürüldü.
İSRAİL ATEŞKESİN SONA ERMESİNİ TALEP ETTİ
İsrail devlet televizyonu KAN'ın ismi açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile geçen hafta görüşen İsrailli üst düzey askeri yetkililer, Tel Aviv yönetiminin İran'a saldırıların yeniden başlatılmasını istediği mesajını iletti.
Haaretz'e konuşan İsrailli yetkililer ise Tel Aviv'de olağanüstü alarm durumu olmamasına rağmen gelecek günlerde saldırıların yeniden başlaması olasılığının bulunduğunu savundu.
"TRUMP'IN 2 SEÇENEĞİ BULUNUYOR"
Görüşmelerde İran'ın özellikle yakıt ve enerji tesislerine saldırı ihtimalinin de ele alındığı belirtilen haberde, saldırılarla İran'ın müzakerelerde nükleer programını sonlandırmayı kabul etmesinin hedeflendiği kaydedildi.
İsrail'de bu senaryoya ilişkin özellikle İran'da olası misillemelere karşı hazırlıkların yapıldığı bildirildi. Çin ziyareti sonrası İran'a ilişkin karar vermesi beklenen Trump’ın önünde yeniden saldırı veya Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ticari gemilerin çıkarılmasına ilişkin "Özgürlük Projesi"ni yeniden başlatmak olmak üzere iki seçeneğin bulunduğu öne sürüldü.

Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan haberde, İsrail'in gece saatlerinden sabah saatlerine kadar güneydeki Sur ve Nebatiye kentlerine bağlı beldelere yönelik saldırıları sürdürdüğü belirtildi. İsrail ordusunun Sur kentine bağlı Kana, el-Kleyle, es-Sultaniye, Tebnin, Şuhur ve Debal beldelerini hava saldırılarıyla bombaladığı aktarılan haberde, İsrail'in ayrıca Sur kentinde bir evi insansız hava aracıyla (İHA) hedef aldığı ifade edildi.
Vurulan evde yangın çıktığı ve yaralıların olduğu paylaşılan haberde, İsrail ordusunun ayrıca Nebatiye kentine bağlı Bint Cubeyl ilçesindeki köyleri de topçu atışlarıyla hedef aldığı kaydedildi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki çatışmalarda Golani Tugayı'ndan çavuş rütbesinde bir askerin öldüğü belirtildi. Açıklamada, ölen askerin 20 yaşındaki Negev Dagan olduğu ifade edildi. İsrail ordusunun Lübnan'a yönelik saldırılarını genişlettiği 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da ölen İsrail askerlerinin sayısı 19'a yükseldi.
HİZBULLAH MİSİLLEMEYİ DUYURDU
Öte yandan Hizbullah'tan yapılan açıklamalarda, Lübnan'ın güneyindeki el-Beyyada, et-Taybe beldelerinde İsrail güçlerini bir dizi roketle hedef aldıkları belirtildi. İsrail güçlerinin doğrudan vurdukları bilgisine yer verildi.

Fox News'e demeç veren ABD Başkanı Donald Trump, İran ile süren müzakerelerde sabrının tükenmek üzere olduğunu belirterek, “Artık daha fazla sabırlı olamayacağım. Hayır, olamayacağım. Anlaşma yapmalılar” dedi.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in de diplomatik bir anlaşma istediğini kaydeden Trump “Başkan Şi bir anlaşma yapılmasını istiyor. Hürmüz Boğazı'nın açılmasını istiyor” diye konuştu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrasında İran basınına açıklamalarda bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşı yeniden başlatma yönündeki tehditlerinin sorulması üzerine Arakçi, "Bu tehditlere alışkınız. Uzun zamandır çeşitli şekillerde ve yöntemlerle tehditlerini tekrarlıyorlar, ancak kendileri de bu tehditlerden veya başlattıkları savaştan hiçbir sonuç alamayacaklarını biliyorlar." ifadelerini kullandı.
Meselenin askeri yöntemlerle çözülmesinin mümkün olmadığını söyleyen Arakçi, "40 gün boyunca bizimle savaştılar ve sonucu gördüler. İran'a saygılı bir şekilde konuşanlar aynı dilde karşılık alacaklardır. Umarım bu retoriği bir kenara bırakıp mantığa yönelirler. Her ne kadar mantığa yönelecekleri umulmasa da sorunlara askeri alan dışında çözüm aramaları gerektiğini bilmeliler çünkü bu yoldan hiçbir sonuç elde edemeyecekler." dedi.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE), ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında saldırgan taraflara topraklarını ve hava sahasını kullandırdığını ve bu konuda kesin delillere sahip olduklarını kaydeden Arakçi, "Birleşik Arap Emirlikleri, bu savaşta ABD'nin yanındaydı ve mağdur rolü oynayıp topraklarına saldırıldığını söyleyemez. İran yalnızca Emirlikler topraklarındaki Amerikan hedeflerine saldırdı. Bu konuyu da BRICS toplantısında dile getirdim." diye konuştu.
İranlı Bakan, "Biz ve Birleşik Arap Emirlikleri komşuyuz, geçmişte birlikte yaşadık ve gelecekte de birlikte yaşamalıyız. Bu nedenle bakış açımızı değiştirmeli ve güvenliği yabancı ülkelerle değil, birbirimizle işbirliğinde görmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Çin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, Fox News kanalından Sean Hannity'ye verdiği röportajda, Şi ile görüşmesini değerlendirdi.
Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'nin, hem İran'la anlaşmanın sağlanması hem de Hürmüz Boğazı'ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasını umduğunu söylediğini aktardı.
ABD Başkanı, "Devlet Başkanı Şi, (İran'la) bir anlaşma yapılmasını istiyor. Kendisi bir teklifte de bulundu, 'Eğer herhangi bir şekilde yardımcı olabilirsem, yardımcı olmak isterim.' dedi. Kendisi, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını istiyor, bu kadar çok petrol satın alan herkesin onlarla (İranlılarla) bir tür ilişkisi olduğu açıktır ancak o, herhangi bir şekilde yardımcı olabilirse olmak istediğini belirtti." ifadelerini kullandı.



