
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, resmi temaslarda bulunmak üzere Tahran’a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile bir araya geldi. Görüşmede, bölgesel gelişmeler, ateşkes süreci ve iki ülke arasındaki ilişkiler ele alındı. Pakistan’ın ateşkesin sağlanmasına yönelik rolüne değinen Pezeşkiyan, arabuluculuk sürecindeki katkıları dolayısıyla Pakistan’a teşekkür ederek, İran’ın bölgede kalıcı barış, istikrar ve kardeşlik ilişkilerinden yana olduğunu, İran halkının haklarının ise uluslararası hukuk çerçevesinde korunması gerektiğini ifade etti.
İslam dünyasında birliğin önemine dikkat çeken Pezeşkiyan, "İran, tüm İslam ülkelerini kardeş olarak görmektedir. Bölgede yaşanan savaş ve istikrarsızlıkların temelinde Siyonist rejimin İslam ülkeleri arasında ayrışma oluşturma girişimleri bulunmaktadır. Bu nedenle İslam ümmeti birlik ve iş birliği içinde hareket etmeli, Müslüman topraklarının Müslümanlara karşı kullanılmasına izin vermemelidir" dedi.
Pezeşkiyan, İslam ülkeleri arasında birlik sağlanması halinde bölgenin savaşa sürüklenmesinin önüne geçileceğini belirterek, "İslam ümmetinin birliği, bölgedeki krizlerin çözümünde belirleyici olacaktır. Bu kapsamda Pakistan’ın sorumlu ve kararlı çabaları memnuniyet vericidir. Diğer İslam ülkeleri de benzer bir yaklaşım benimsemelidir" ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değinen Pezeşkiyan, "Bu saldırılar sonucunda yüce liderimizin şehit edilmesi, okulların ve hastanelerin yıkılması, masum çocukların ve halkımızın katledilmesi hangi gerekçeyle ve hangi hukukla açıklanabilir? Daha göreve geldiğimiz ilk günden itibaren ABD ve Siyonist rejim tarafından düşmanca ve kışkırtıcı adımlar atılmıştır. Buna rağmen İran, bölgede istikrarsızlık peşinde değildir ve komşu ülkelerle kardeşçe ilişkilerin geliştirilmesini istemektedir" ifadelerini kullandı.
İran’ın uluslararası hukuk çerçevesine bağlı olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, savaşın sona ermesinin ardından bölge ülkelerinin iş birliğini artırarak kalıcı barış ve güvenliği tesis etmesi gerektiğini belirtti. Pezeşkiyan, "Neden bölge ülkeleri kendi güvenliklerini bağımsız şekilde sağlayamasın? Avrupa, NATO gibi mekanizmalarla güvenliğini sağlarken, İslam ülkeleri de ortak değerler temelinde kolektif iş birliğiyle sorunlarını çözebilir" dedi.
ABD’ye yönelik güvensizliğe de değinen Pezeşkiyan, "İran halkı, defalarca taahhütlerin ihlal edilmesi, müzakereler sürerken saldırılar düzenlenmesi ve yetkililere yönelik suikastlar gerçekleştirilmesi nedeniyle ABD’ye güvenmemektedir. Ancak buna rağmen İran, başta Pakistan olmak üzere dost ülkeler aracılığıyla temaslarını sürdürmekte ve milli çıkarlarını kararlılıkla savunmaktadır. Bu savaş hiçbir tarafın yararına olmayacaktır. ABD bu çatışmada galip gelmeyecek, aksine bölge ülkeleri ve dünya ağır bedeller ödeyecektir. Bu süreçten çıkar sağlamaya çalışan tek taraf ise Siyonist rejimdir" şeklinde konuştu.
Munir ise Pezeşkiyan ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İran’ın ve İran halkının misafirperverliğinden dolayı teşekkür etti. Görüşmede bölgedeki gelişmelere değinen Munir, "Her ne kadar bu savaş sona erecek olsa da bölge eski haline dönmeyecektir. Bu nedenle tüm ülkelerin bölgenin yeniden inşası, istikrarı ve huzuru için ortak hareket etmesi gerekmektedir" dedi. Munir, Çin, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye’nin bu kriz sürecinde diplomatik girişimlere verdiği desteğe işaret ederek, "Bu iş birliklerinin sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır. Ülkeler arasındaki ilişkilerin önemi, kriz ve savaş dönemlerinde barış zamanlarına kıyasla daha belirgin hale gelmektedir" ifadelerini kullandı.
Ayrıca müzakerelerin seyrine ilişkin bilgi veren Munir, yakın bir zamanda anlaşmaya varılması ve savaşın sona ermesi yönündeki beklentisini dile getirerek, "Kısa sürede bir anlaşmaya varabileceğimize inanıyoruz. Bu savaşın yıkım ve kayıptan başka bir sonucu olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

İsrail ile Lübnan arasında ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi.
Lübnan ile İsrail arasında 10 gün süreyle geçerli olacak ateşkes, Lübnan yerel saatiyle 00.00 itibarıyla başladı.
ABD Başkanı Trump, tarafların 10 günlük ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini belirterek, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini ifade etmişti.

Trump, İran'la görüşmelerin yoğun ve verimli şekilde sürdüğüne işaret ederek, yakın zamanda anlaşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
ABD Başkanı, "İran'la bir anlaşma yapmaya çok yakınız. İran'la bir sonraki doğrudan görüşme bu hafta sonu olabilir. İran'la birçok anlaşma yapıyoruz ve bence yakında çok olumlu gelişmeler olacak." ifadelerini kullandı.
İran'daki yeni liderlerle çok iyi anlaştıklarını vurgulayan Trump, Tahran'la yapmayı umdukları anlaşmanın "nükleer silaha sahip olmamayı" da kapsadığını ileri sürdü.
Trump, "İran'ın nükleer silaha sahip olmaması son derece önemli ve onlar da bunu kabul ettiler. İran bunu kabul etti, üstelik çok kesin bir şekilde. Yer altında kalan nükleer kalıntıları bize iade etmeyi de kabul ettiler. Dolayısıyla İran'la pek çok konuda mutabakat sağladık." şeklinde konuştu.
Pakistan'ın bu süreçte ABD ile İran arasında çok önemli bir arabuluculuk rolü oynadığına dikkati çeken Trump, Pakistan yönetimine teşekkür ederek, "Anlaşma İslamabad'da imzalanırsa oraya gidebilirim." dedi.
Anlaşma olmazsa savaş devam eder
İran'la anlaşmaya çok yakın olduklarını birkaç kez yineleyen ABD Başkanı Trump, aynı zamanda Tahran'a yönelik "tehdit" mesajlarına da devam etti.
"Anlaşma olmazsa savaş devam eder." diye konuşan Trump, İranlı yeni liderlerin öncekilerden farklı ve anlaşmaya daha yatkın olduklarını savundu.
Türkiye ve bölge ülkeleriyle İran temasları
ABD Başkanı Trump, İran gündemini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer bölge liderleriyle ne şekilde görüştüklerine yönelik soruya, "Bölgedeki tüm liderlerle konuşuyoruz, birçok başlığı görüşüyoruz, İran'la bir anlaşma yapmaya yakınız." yanıtını verdi.
İsrail-Lübnan anlaşmasına Hizbullah da dahil olacak
Öte yandan Trump, İsrail ile Lübnan arasında bu gece yarısı başlaması beklenen 10 günlük geçici ateşkes konusuna da değindi.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile çok iyi birer telefon görüşmesi yaptığını anlatan Trump, "İsrail ile Lübnan (liderleri) gelecek hafta ya da sonraki hafta Beyaz Saray’da bir araya gelecek, bence bir anlaşma yapmaya çok yakınız. Bu anlaşmada Hizbullah ile ilgili konular da ele alınacak." değerlendirmesini yaptı.
Trump, Hizbullah'ın ateşkesin bir parçası olup olmadığıyla ilgili soruya net bir ifadeyle, "İsrail-Lübnan ateşkes anlaşması Hizbullah'ı da kapsayacak. Onların da anlaşmaya uyacaklarını düşünüyorum." yanıtını verdi.
Doğru bir zamanda Lübnan'ı ziyaret edeceğini dile getiren ABD Başkanı, bugüne kadar 9 savaşı sona erdirdiğini ve İsrail-Lübnan savaşı ile bu sayının 10 olacağını savundu.

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Amir Said İravani, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukası girişiminin hukuka aykırı açık bir saldırganlık eylemi olduğunu söyledi.
İravani, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü sağlanmasına ilişkin karar tasarısının 7 Nisan'da BM Güvenlik Konseyinde veto edilmesini tartışmak için toplanan BM Genel Kurulu'nda konuştu.
Rusya ve Çin'in Hürmüz Boğazı için hazırlanan karar tasarısını BMGK oylamasında veto etmesine ilişkin "Haklı ve gerekliydi." yorumunu yapan İravani, tasarının, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı saldırıları göz ardı ettiğine işaret etti.
İravani, "Bu metnin kabul edilmesi tehlikeli bir emsal teşkil edecekti, kıyı devletlerinin egemenlik haklarını aşındıracak, BM Şartı'nı zayıflatacak ve (savaşın) tırmanma riskini artıracaktı." dedi.
İran'ın, uluslararası hukuka uygun olarak, askeri amaçlı kullanımı önlemek için Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerle ilgili tedbirleri uygulamaya koyduğunu savunan İravani, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukası girişimini de hukuka aykırı olarak nitelendirdi.
İravani, "ABD tarafından ilan edilen deniz ablukası, İran'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ciddi bir ihlalini oluşturmaktadır. Bu, BM Şartı ve uluslararası hukuk uyarınca açık bir saldırganlık eylemi teşkil etmektedir." diye konuştu.
ABD’nin, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe etkisi de dahil olmak üzere bu ablukasının tüm sonuçlarından tam olarak sorumlu tutulması gerektiği çağrısı yapan İravani, Hürmüz Boğazı'nda ve bölgede sürdürülebilir istikrarın ancak saldırganlığın sona ermesi ve İran'ın meşru hak ve çıkarlarına tam saygı gösterilmesiyle sağlanabileceğine işaret etti.
İravani, bölgedeki savaşın sona erdirilmesi için her türlü diplomatik çabayı da desteklediklerini ifade ederek, bu konuda Pakistan, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra Çin ve Rusya'nın çabalarını da memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti.
"ABD'nin diplomasiye defalarca ihanet etmesinden kaynaklanan derin güvensizliğimize rağmen, yine de iyi niyetle müzakerelere girdik ve temkinli bir iyimserlik içindeyiz." diyen İravani, bölgede saldırganlıktan uzak, adil ve kalıcı bir barış tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
İravani, "ABD'nin rasyonel ve yapıcı bir yaklaşım benimsemesi ve uluslararası hukuka aykırı taleplerde bulunmaktan kaçınması halinde, bu müzakerelerin anlamlı bir sonuca ulaşabileceğine inanıyoruz." ifadesini kullandı.


Aralarında uluslararası insan hakları kuruluşları, insani yardım örgütleri ve sendikaların da bulunduğu 64 kuruluş, Avrupa Birliği (AB) yönetimine hitaben ortak mektup yayımladı.
Mektupta, İsrail ile ilişkiler konusunda somut adımlar atılması istenirken, yaptırımların gecikmeden uygulanması çağrısı yapıldı.Aralarında uluslararası insan hakları kuruluşları, insani yardım örgütleri ve sendikaların da bulunduğu 64 kuruluş, Avrupa Birliği (AB) yönetimine hitaben ortak mektup yayımladı.
Mektupta, İsrail ile ilişkiler konusunda somut adımlar atılması istenirken, yaptırımların gecikmeden uygulanması çağrısı yapıldı.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile üye ülkelerin dışişleri bakanlarına gönderilen mektup, Brüksel’de yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
YAPTIRIM ÇAĞRISI GELDİ
Kuruluşlar, AB’nin Eylül 2025’te gündeme gelen ancak henüz uygulanmayan yaptırımları hayata geçirmesini talep etti. Bu kapsamda, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması, İsrail’e yönelik silah transferleri ile transit geçişlerin durdurulması çağrısı yapıldı.
Mektupta, Haziran 2025’te AB’nin İsrail’in anlaşmanın 2. maddesini ihlal ettiğini tespit ettiği hatırlatıldı. Söz konusu maddede insan hakları ve demokratik ilkelerin anlaşmanın temel unsurları arasında yer aldığı vurgulandı.
GAZZE VE LÜBNAN VURGUSU
Mektupta, İsrail’in Gazze’de uluslararası yargı kararlarına uymadığı savunuldu. Bölgede ağır ihlallerin sürdüğü belirtilirken, ilan edilen ateşkese rağmen can kayıplarının devam ettiği ve insani yardım kuruluşlarının faaliyet alanlarının kısıtlandığı ifade edildi.
Lübnan’da ise İsrail’in askeri operasyonları nedeniyle geniş çaplı yerinden edilmelerin yaşandığı, sivil altyapı ile sağlık tesislerinin hedef alındığı öne sürüldü.
“AB AÇIKLAMALARI SONUÇ VERMEDİ”
Kuruluşlar, AB’nin uzun süredir İsrail politikalarına ilişkin yaptığı açıklamaların somut sonuç doğurmadığını belirtti. Bazı üye ülkelerin kısıtlama girişimlerine rağmen ortak karar mekanizmasının işlemediği savunuldu.
AB Konseyi’nde, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın ticari hükümlerinin askıya alınmasına yönelik gerekli çoğunluğun sağlanamadığına dikkat çekildi.
“HUKUKİ YÜKÜMLÜLÜK” MESAJI
Mektupta, İsrail’e yönelik silah, mühimmat, ekipman ve çift kullanımlı ürün transferlerinin derhal askıya alınması gerektiği belirtildi. Bunun siyasi tercih değil, uluslararası hukuk ve AB düzenlemeleri kapsamında bir yükümlülük olduğu ifade edildi.
Toplam 15 uluslararası ve 49 ülke bazlı kuruluşun imza attığı mektup, AB içinde İsrail politikasına ilişkin baskının arttığını ortaya koydu.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'a yönelik ablukaya ilişkin, "Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı sürdüreceğiz. İran yanlış bir tercih yaparsa enerji tesislerini vuracağız" dedi.
Hegseth, donanmanın Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği kontrol ettiğini ve gücünün 'yüz 10’undan azını' kullanarak ablukayı uyguladığını söyledi. İran’ın Dini Lideri Hamaney’in hayatta olduğu ancak yaralandığına inanıldığını iddia eden Hegseth, ateşkesin 22 Nisan'da sona erecek olması nedeniyle İran'ın ‘ateşkesi sürdürme motivasyonunun çok yüksek’ olduğunu belirtti.
ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ise ablukanın milliyetine bakılmaksızın İran limanlarına gelen ve giden tüm gemiler için geçerli olduğunu dile getirdi. Caine, ordunun İran petrolü taşıyan ya da İran'a destek sağlayan gemileri 'aktif olarak takip edeceğini' vurguladı.


ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırıda varılan ateşkes kapsamında İslamabad’da ilk turu yapılan müzakerelerin ikinci turunun ne zaman yapılacağı bilinmezliğini koruyor. ABD ve İran arasındaki müzakerelerin bu hafta yapılması beklenirken, Pakistan'dan görüşmelere ilişkin açıklama geldi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD ve İran tarafının kısa süre içinde görüşme niyetinde olduğu ifade edilerek, "İkinci tur görüşmelerin yeri veya tarihi konusunda henüz bir bilgi yok" denildi.

İsrail, Lübnan'ın Lübnan'a şiddetli saldırılarını sürdürüyor. İsrail Savunma Kuvvetlerinden (IDF) yapılan açıklamada, Bint Jbeil'de dün komando birliklerinin düzenlediği baskının ardından Hizbullah'ın kullandığı iddiasıyla 1 dakika içinde 70 noktanın imha edildiği belirtildi.

İsrail ordusu, Güney Lübnan'ı ülkenin geri kalanına bağlayan son geçiş noktası olan Kasımiye Köprüsü'nü hedef aldı. Köprünün tamamen yıkıldığı bildirildi.
Köprü, Lübnanlı siviller ve sağlık görevlileri için kritik önemdeydi. Yaralı sivillerin ülkenin kuzeyine tahliyesi için kullanılan Kasımiye Köprüsü, İsrail saldırıları altındaki bölgeye insani yardım ulaştırılmasına da olanak tanıyordu.

Lübnan Meclis Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Lübnanlı mevkidaşı Nebih Berri, telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki saldırıları ile bölgedeki son gelişmeleri ele alan Kalibaf ile Berri, ABD ve İran arasındaki ateşkesin öncelikli olarak Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini vurguladı.

İran Ordusu İcra Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Alirıza Şeyh, ülkesinin savunma kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“İnsansız hava aracı (İHA) üretimi (İsrail'le) on iki günlük savaştan sonra on katına çıktı.” diyen Şeyh, ülkesinin ABD ve İsrail ile yaşanan son savaşta yürüttüğü operasyonlara ilişkin planlamaların, saldırılarda hayatını kaybeden eski Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi tarafından önceden belirlendiğini ve ilgili askeri kuvvetlere iletildiğini kaydetti.
İran devlet televizyonuna göre Şeyh, “düşmanlarının” (ABD-İsrail) bir kez daha İran’a saldırması durumunda önceden belirlenen stratejiler doğrultusunda karşılık verileceğini ifade etti.

İran Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, tüm eğitim kademelerinde uzaktan eğitim sisteminin ikinci bir duyuruya kadar uzatıldığını açıkladı.
Bakanlık Sözcüsü Ali Ferhadi, ülke genelindeki tüm okulların 21 Nisan'dan itibaren ikinci bir bilgilendirmeye kadar uzaktan eğitime geçeceğini ve uzaktan eğitim için gerekli tüm şartların sağlandığını duyurdu.
Bu kararın, ülke genelindeki tüm eğitim seviyelerini ve kademelerini kapsayacağını belirten Ferhadi, kararın gerekçesine dair detaylı açıklama yapmadı.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ve başkanlığındaki üst düzey Pakistan heyeti, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile ABD'den İran'a bir mesaj iletmek ve iki ülke arasında ikinci tur görüşmeleri planlamak üzere Tahran'da görüştü.
Al Jazeera'ye konuşan Pakistan güvenlik kaynakları, Genelkurmay Başkanı Münir ve heyetinin, arabuluculuk temasları için ABD'ye gideceğini söyledi.
Kaynaklara göre heyetin ABD seyahati, İran ziyaretinin ardından yarın gerçekleşecek.

Axios haber sitesine konuşan ABD'li bir yetkili, "ABD, İsrail'den Lübnan'da ateşkes talep etmedi ve bu konu İran'la barış müzakerelerin bir parçası değil." ifadesini kullandı.
Öte yandan yetkili, ABD Başkanı Trump'ın İsrail ile Lübnan arasındaki olası bir anlaşma kapsamında çatışmaların sona ermesini memnuniyetle karşılayacağını öne sürdü. Ayrıca yetkili, taraflar arasında ABD arabuluculuğunda Washington'da yapılan görüşmede gündeme getirilen teklifin iki taraf için "güven artırıcı önlemler" içerdiğini iddia etti.

İsrail İnovasyon, Bilim ve Teknoloji Bakanı Gila Gamliel, Başbakan Binyamin Netanyahu ile Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn arasında bir görüşme olacağını öne sürdü.

ABD merkezli Axios haber platformunun, ulaştığı önerge taslağına dayandırdığı habere göre, ABD Temsilciler Meclisinin Demokrat üyeleri, savaş suçları ve görevi kötüye kullanma gibi gerekçelerle ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in azli için önerge sunacak. Söz konusu azil önergesini Kongredeki ilk İran kökenli Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Yassamin Ansari'nin sunacağı bildirildi.
Önergenin ilk maddesinde, Hegseth'in görev yeminini ihlal ederek İran'a karşı "yetkisiz bir savaş yürüttüğü" ve ABD askerlerini tehlikeye attığı kaydedildi. Hegseth'in sivillerin hedef alınması ve silahlı çatışma kurallarının ihlal edilmesi nedeniyle savaş suçu işlediği belirtilen önergede, ayrıca hassas bilgilerin yanlış kullanıldığı belirtildi.

İsrail hava saldırısında Lübnan'ın güneyindeki Tibnin kasabasına yakın bir noktanın vurulduğu bildirildi. Bölgedeki bir hastanenin saldırıdan etkilendiği kaydedildi.
Öte yandan, Bint Jbeil'de İsrail ve Hizbullah arasındaki çatışmaların sürdüğü açıklandı.

Al Jazeera'nın haberine göre, Lübnanlı yetkililer İsrail ile bir görüşme yapılacağını doğrulamadı. ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerin bir araya geleceğini duyurmasına karşın, gazeteye bilgi veren resmi kaynaklar, liderlerin ya da büyükelçilerin görüşmesine ilişkin bir plan yapılmadığını ifade etti.
Haberde, ABD'nin Lübnan'daki savaşı İran cephesinden ayırmak için yoğun çaba sarf ettiği yorumuna yer verildi. Washington'da çarşamba günü gerçekleştirilen İsrail-Lübnan görüşmesinin, fotoğraf vermek ve Hizbullah'ın zayıflamasını sağlamak için düzenlendiği kaydedildi.

ABD Senatosu, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı askeri güç kullanma yetkisini sınırlandırmaya yönelik bir savaş yetkileri tasarısını daha reddetti. Demokrat Partili siyasetçilerin savaşın başından bu yana oylamaya götürdüğü dördüncü savaş yetkileri tasarısı, Senato’da çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçi Partililer tarafından engellendi.
Senato’daki oylamada, Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlar için Kongre onayı almasını şart koşan yasa tasarısı 47’ye karşı 52 oyla reddedildi. Oylaması sırasında Kentucky temsilcisi Rand Paul haricindeki bütün Cumhuriyetçi senatörler, tasarıya "hayır" oyu kullanırken, Demokrat Partililerden tek "hayır" oyu ise Pennsylvania Senatörü John Fetterman’dan geldi.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), bu sabah erken saatlerde Bint Jbeil kasabasında Hizbullah güçleri ile İsrail askerleri arasında şiddetli çatışmaların çıktığını duyurdu. NNA’ya göre İsrail ordusu çatışmalar sırasında bölgeye savaş uçakları ve helikopterler gönderdi. Kasabada aralıklı çatışmalar sürüyor
İsrail güçleri ayrıca şehrin Büyük Pazar girişindeki birkaç evi yıktı. İsrail jetlerinin Tebnine kasabasına hava saldırısı düzenlediği ve yerel hastanede önemli hasara yol açtığı bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ve Lübnan liderlerinin perşembe günü 34 yıldır ilk kez birbirleriyle doğrudan görüşeceklerini söyledi.
Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da "İsrail ile Lübnan arasında biraz nefes alma alanı yaratmaya çalışıyoruz. İki liderin konuşmasının üzerinden uzun bir süre geçti, yaklaşık 34 yıl. Bu görüşme yarın gerçekleşecek" açıklamasını yaptı.

İran'da Düzenin Maslahatını Koruma Konseyi üyesi Muhsin Rızayi, ABD ile yapılan ateşkesin uzamasının İran'ın lehine olmadığını söyledi.
Bunun kesin bir ateşkes değil, "askeri sessizlik" olduğunu dile getiren Rızayi, "Ateşkesin uzatılması kesinlikle bizim lehimize değil. Bu benim kişisel görüşümdür. Baskılar ciddi şekilde artırılmalı. Fırlatıcılarımız şu anda düşman gemilerine kilitlenmiş durumda ve hepsini batırırız." dedi.
Eski Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Rızayi, ateşkesin anlam kazanmasının, tüm anlaşmalar ve İran'ın haklarının yerine getirilmesi ve bu konuda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne bir bildiri sunulmasıyla mümkün olacağını kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Çinli mevkidaşı Vang Yi ve Japon mevkidaşı Toshimitsu Motegi ile bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.
Çin Dışişleri Bakanı Vang'la görüşmesinde Arakçi, ABD'yle ateşkesin sağlanmasının ardından bölgedeki son gelişmeleri değerlendirerek, Washington yönetiminin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki kışkırtıcı tutum ve eylemlerinin bölgedeki durumu daha karmaşık hale getirebilecek tehlikeli sonuçları olabileceğini ifade etti.
İranlı bakan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde sunulan tasarıya karşı Çin ve Rusya'nın aldığı sorumlu tutumu takdir ederek, bu yaklaşımın gerilimin tırmanmasını önlemede etkili olduğunu belirtti.
Çin Dışişleri Bakanı Vang ise konuşmasında, savaş döneminde İran halkının direnişinden övgüyle söz ederek, Pekin'in diplomasiyi ilerletme ve savaşın sona erdirilmesine yardımcı olma konusunda hazır olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın aktardığına göre bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şerif, Cidde’de bir araya geldi. Görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı verilmedi.
Pakistan Başbakanı Şerif’in liderliğindeki heyet, ABD ile İran arasında yürütülen müzakere çabaları kapsamında dün akşam saatlerinde Suudi Arabistan’a gelmişti.
Pakistan Başbakanı Şerif, bölgedeki diplomatik temasları çerçevesinde Suudi Arabistan’ın ardından Katar ve Türkiye’yi de kapsayan dört günlük bir tur gerçekleştiriyor.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir başkanlığındaki üst düzey bir heyet de İran’ın başkenti Tahran’da temaslarda bulundu.
Pakistanlı yetkililerin bölge ülkelerine yönelik yoğun diplomasi trafiğinin, ABD ile İran arasında planlanan yeni müzakere turu öncesine denk gelmesi dikkati çekti.

