Son dakika... İsrail'den skandal Filistin tasarısı: İlk onay mecliste kabul edildi
Güncelleme Tarihi:
Filistin Esirler Cemiyetinden yapılan açıklamada, Filistinli tutuklulara idam cezası verilmesini öngören yasa tasarısının İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesince kabul edilmesinin ardından yazılı açıklama yaptı.
İsrail güçlerinin Filistinlilere yönelik yasadışı idamları durdurmadığı; gözaltı veya sorgulama sırasındaki kasıtlı infazlara, suikast ya da ölümcül tıbbi ihmallere devam ettiği vurgulandı.
Bugün yaşanan gelişmelerin "var olan ve onlarca yıllardır devam eden bir suçun kalıcı hale getirilmesi için atılan ek bir adım" olduğu, bunun da yasalar, mevzuatlar ve askeri emirler aracılığıyla meşrulaştırarak yapıldığı ifade edildi.
Açıklamada, Ekim 2023'ten bu yana İsrail hapishanelerinde 81 Filistinlinin hayatını kaybettiği, bu rakamın sadece açıklananlar olduğu belirtildi.
İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi, Filistinli tutukluların idam cezasına çarptırılmasını öngören yasa tasarısını kabul ederek Mecliste oylanmasının önünü açtı.

İsrail Meclisi (Knesset) Ulusal Güvenlik Komitesi, Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, partisinin sunduğu İsrail mahkemesinin bir İsrailliyi "milliyetçi nedenlerle" öldürenlere idam cezası verebilmesini öngören yasa tasarısını görüştü. İsrail Meclisi (Knesset) Ulusal Güvenlik Komitesi, Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, partisinin sunduğu İsrail mahkemesinin bir İsrailliyi "milliyetçi nedenlerle" öldürenlere idam cezası verebilmesini öngören yasa tasarısını görüştü.
Ulusal Güvenlik Komitesi, aynı zamanda Filistinli tutuklularının da idam cezasına çarptırılmasının önünü açan yasa tasarısının Knesset’te ilk oylamaya sunulmasını onayladı.
Oturumda konuşan Esirler ve Kayıplar Koordinatörü Gal Hirsch, oturumdan önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile kısa bir görüşme gerçekleştirdiğini ve Netanyahu’nun da yasa tasarısına destek verdiğini ifade etti.
Yasa tasarısı kapsamında, idam cezası bir Filistinliyi öldüren İsrail vatandaşı için geçerli olmayacak. Yasa tasarısının çarşamba günü Knesset Genel Kurulu’nda oylanması bekleniyor. Yasa tasarısının yürürlüğe girebilmesi için Knesset’te üç oylamadan da geçmesi gerekiyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen toplantıya, Endonezya, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanlarının yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Katar'ın temsilcileri katıldı.
Toplantı öncesinde Fidan, Endonezya Dışişleri Bakanı Sugiono, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ve BAE ile Katar'ın temsilcileriyle aile fotoğrafı çektirdi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre toplantıda Gazze'deki ateşkesle ilgili son gelişmeler ve insani durum ele alınacak.
Bakan Fidan'ın toplantıda İsrail'in ateşkesi sona erdirmek için bahaneler ürettiğine dikkati çekmesi ve provokatif eylemlerine karşı uluslararası toplumun kararlı duruş sergilemesi gerektiğine değinmesi bekleniyor.
Ateşkesin kalıcı barışa evrilmesi için Müslüman ülkelerin eş güdüm içinde hareket etmesinin önemini vurgulayacak Fidan'ın, Gazze'ye giren insani yardımın yetersiz olduğunu, bu hususta İsrail'in yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirtmesi öngörülüyor.
Bakan Fidan'ın yeterli miktarda insani yardımın kesintisiz biçimde Gazze'ye ulaştırılmasının insani ve hukuki zorunluluk olduğunu kaydetmesi ve bu hususta İsrail'e baskı uygulanması gerektiğine dikkati çekmesi, Gazze'nin güvenliğinin ve idaresinin Filistinliler tarafından üstlenilmesini sağlayacak düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini aktarması bekleniyor.
Filistin halkının meşru haklarının ve iki devletli çözüm vizyonunun muhafaza edilmesinin önemine değinecek Fidan'ın, Birleşmiş Milletler (BM) platformlarında atılacak adımlara dair istişarelerin ve yakın eş güdümün sürdürülmesinin önemini vurgulaması öngörülüyor.

Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail ordusuna ait insansız hava uçaklarının (İHA) Han Yunus'un doğusundaki Beni Suheyla beldesine düzenlediği saldırıda bir grup Filistinli yaralandı.
Kentin doğusundaki Abasan Kebir beldesi ve çevresi ile Hansa Okulu top atışlarıyla hedef alındı.
Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan Nusayrat Mülteci Kampı sahilinde ise İsrail askerleri bazı kayıkları vurdu.

İsrail gazetesi Maariv, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde yapılacak Gazze konulu toplantıyı “Gazze’de ateşkes: Netanyahu’yu köşeye sıkıştıracak kritik toplantı İstanbul’da.” başlığıyla duyurdu.
Maariv’de yer alan haberde, İsrail ordusunun son dönemdeki ateşkes ihlallerine rağmen Gazze için yoğun bir diplomasi trafiğinin sürdüğü belirtildi. Bu çabaların, İstanbul’da yapılacak toplantı öncesinde hız kazandığı ifade edildi.

Gazete, toplantının amacının “İsrail’i ateşkesi korumaya ve Gazze’ye uluslararası istikrar gücü konuşlandırılmasını hızlandırmaya zorlamak” olduğunu yazdı. Haberde ayrıca, toplantıda ABD yönetiminden, Netanyahu’nun ateşkesin önüne çıkardığı engelleri kaldırması için baskı yapmasının isteneceği aktarıldı.
Toplantının hem ateşkesin kalıcı hale getirilmesi hem de Gazze’nin yeniden inşası sürecinin şekillenmesi açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı. Maariv, “İstanbul görüşmesi, İsrail üzerinde artan uluslararası baskının yeni bir aşamasını başlatabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, Bakan Hakan Fidan’ın ev sahipliği yapacağı toplantı; Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilecek.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, dün akşam teslim edilen 3 cenazenin kimlik tespit çalışmalarının tamamlandığı belirtildi.
Yapılan DNA çalışması sonucu 3 cenazenin İsrailli esirler albay Asaf Hamami, yüzbaşı Omer Neutra ve başçavuş Oz Daniel'e ait olduğu ifade edildi.
Hamami, Neutra ve Daniel'in 7 Ekim 2023'teki çatışmalarda öldürüldüğü ve cenazelerinin aynı gün Gazze'ye götürüldüğü belirtiliyor.
Bu gelişmenin ardından Gazze'de cenazesinin bulunduğu belirtilen İsrailli esir sayısı 8'e düştü.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda görüştüğü bildirildi.
Almanya Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Şansölye Friedrich Merz’in dün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, Gazze’deki ateşkesin istikrara kavuşturulması için neler yapılabileceğinin ele alındığı kaydedildi.
Açıklamada, iki liderin insani yardımın Gazze halkına güvenli ve yeterli bir şekilde ulaşması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.

ABD merkezli “Wall Street Journal (WSJ)” gazetesi, savaş sonrası Gazze’nin yönetimine ilişkin dikkat çeken bir haber yayımladı.
WSJ’nin Amerikalı, Avrupalı ve Ortadoğulu yetkililerle yaptığı görüşmelere dayandırdığı haberinde, barış gücü planının Hamas faktörü nedeniyle karmaşıklaştığı iddia edildi.

“Hamas’ın savaş sonrası Gazze’deki etkisini sürdürdüğü” kaydedilen haberde, bölgeye asker göndermesi beklenen ülkelerin, Hamas’la olası bir çatışmadan çekindiği öne sürüldü.
Habere göre Hamas, Mısır istihbaratıyla yaptığı son görüşmede, kendileriyle çatışmayacak bir barış gücüne izin verme konusunda niyetli olduğunu dile getirdi.
KAHİRE’NİN BARIŞ GÜCÜNE LİDERLİK ETMESİ BEKLENİYOR
Mısır’ın barış gücüne liderlik etmesinin beklendiğini aktaran gazete, ABD tarafından Mısır ve Ürdün’de eğitilecek Filistinlilerin, yabancı askerlerle koordinasyon içinde Gazze’de görev yapmasının planlandığını aktardı.
Bu kapsamda, Washington yönetiminin planın güvenlik boyutunu yakından takip ettiği kaydedildi.
TÜRKİYE’NİN DE ARALARINDA OLDUĞU ÜLKELER MASADA
WSJ’nin diplomatik kaynaklardan aktardığı bilgiye göre, Mısır’la birlikte barış gücüne katılması muhtemel ülkeler arasında Türkiye, Azerbaycan, Endonezya ve Pakistan da yer alıyor.
Haberde, bu ülkelerin bölgesel dengeler açısından “hem Müslüman kimliği hem de diplomatik etkisiyle önemli bir rol üstlenebileceği” değerlendirmesi yapıldı.

Gazze’deki hükümetin medya ofisi, 10-31 Ekim tarihlerinde Gazze’ye sadece 3 bin 203 TIR’ın giriş yapabildiğini duyurdu. Bunlardan 639’u ticariydi, 2 bin 564’ü ise insani yardım taşıyordu. Açlığın hâlâ kol gezdiği Gazze’de insani şartların düzeltilmesi için Başkan Trump’tan İsrail’e baskı yapması istendi.
ANLAŞMA 600 DİYORDU GÜNDE 145 YARDIM KAMYONU ULAŞTI
Hamas’ı ateşkes anlaşmasını ihlalle suçlayarak Gazze’ye saldırılar için bahane arayan İsrail, ateşkes anlaşmasının öngördüğü insani yardım miktarını kısıtlamaya devam ediyor. Gazze’deki hükümetin medya ofisi 10-31 Ekim tarihlerinde Gazze’ye sadece 3 bin 203 tırın giriş yaptığı, bunlardan 639’unun ticari olduğu, 2 bin 564’ünün insani yardım taşıdığı bildirildi. Tırlardan 84’ünde yakıt ve 31’inde LPG (yemeklik gaz) olduğunu açıkladı. Ateşkese göre günlük 600 tır girişinin olması gerekirken, bu sayının 145 ile sınırlı kaldığı, bunun, üzerinde anlaşma sağlanan sayının sadece yüzde 24’üne tekabül ettiği kaydedildi. Bu bilgilerin paylaşılmasıyla Gazze’deki insani durumla ilgili kamuoyunun bilgilendirilmesinin ve ateşkesin maddelerinin uygulanıp uygulanmadığının takip edilmesinin amaçlandığı ifade edildi. Açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın garantör ülkeleri ve ara buluculardan, İsrail’i, başta insani yardım girişleri olmak üzere anlaşmanın maddelerini uygulamaya zorlaması istendi.

ABD Başkanı Donald Trump, 60 Dakika adlı televizyon programına verdiği röportajda gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Gazze’de sağlanan ateşkes hakkında da konuşan Trump, ateşkesin "kırılgan değil, çok sağlam olduğunu" vurguladı. Konu ateşkese geldiğinde herkesin Hamas’tan söz ettiğini hatırlatan Trump, "Hamas uslu durmazsa hemen ortadan kaldırılabilir. Bunu biliyorlar. Uslu durmazlarsa hemen ortadan kaldırılacaklar" dedi. Trump, "Hamas'ın silahsızlanmasını nasıl sağlayacaksınız?" şeklindeki soruya da, "Eğer onların silahsızlanmasını istersem, bunu çok hızlı bir şekilde sağlarım" yanıtını verdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya Gazze’deki ateşkeste olduğu gibi "Filistin devletini tanıma konusunda da zorlayıp zorlamayacağı" sorusunu da yanıtlayan Trump, "Evet, onu bazı konularda biraz zorlamam gerekiyordu, bunu yaptım. Onunla çok iyi çalıştım ama yaptığı belli şeylerden de hoşlanmadım ve bu konuda neler yaptığımı gördün." şeklinde konuştu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'de ateşkes planının uygulanmasına ilişkin ABD'li heyetten brifing aldığı bildirildi.
Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Başbakan’ın Kudüs’ün batısındaki ofisinde, Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, ekonomik normalleşme konularından sorumlu Büyükelçi Aryeh Lightstone ve Beyaz Saray kıdemli danışmanı Josh Greenbaum ile bir araya geldiği belirtildi.
Açıklamada, heyetin, Trump’ın 20 maddelik ateşkes planının uygulanmasına ilişkin güncel bir bilgilendirme yaptığı kaydedildi.
GAZZE'DE ATEŞKES VE ESİR TAKASI ANLAŞMASI
ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim'de Mısır'da devam eden müzakerelerde İsrail ile Hamas'ın Gazze'de ateşkes planının ilk aşamasını onayladığını duyurmuştu.
Anlaşma, müzakerelerin yapıldığı Mısır'da imzalanmış, İsrail hükümetinin onayıyla 10 Ekim'de devreye girmişti.
İsrail ordusunun anlaşmada belirtildiği üzere "sarı hat"ta çekilmesinin ardından Gazze Şeridi'nde ateşkesin aynı gün 12.00 itibarıyla yürürlüğe girdiği açıklanmıştı.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde varılan ateşkese rağmen ara ara çeşitli iddialarla Filistinlilere yönelik saldırılarda bulunuyor.
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ateşkesin başlamasından bu yana İsrail'in saldırılarında 226 kişi hayatını kaybetti.

İsrail’in Kanal 14 televizyonu, İsrail Hava Kuvvetlerinde 7 Ekim 2023 saldırısına ilişkin yürütülen, ancak daha sonra askıya alınan iç soruşturmanın sonuçlarını haberleştirdi.
Haberde, soruşturmanın Hava Kuvvetlerinde farklı rütbelerdeki subayların Hamas’ın Gazze Şeridi içindeki hareketliliğinden önceden haberdar olduğunu, ancak Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Tomer Bar'ın bu gelişmelerden bilgilendirilmediğini ortaya çıkardığı belirtildi.
Saldırıdan kısa süre sonra başlatılan soruşturmaya göre hava gözetleme birimlerinin Hamas’a ait saldırı amaçlı insansız hava araçlarında olağan dışı hareketlilik tespit ettiği aktarılan haberde, ancak bu bilgilerin kuvvetin kendi birimleri içinde kaldığı ve ne Genelkurmay Başkanlığına ne de Genelkurmay Başkanı’na iletildiği kaydedildi.

Hamas, İsrail hapishanesinde tutulan işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin ilinden Filistinli esir Muhammed Hüseyin Muhammed Gavadira'nın hayatını kaybetmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Gavadira'nın İsrail hapishanelerinde hayatını kaybetmesinin İsrail'in Filistinli esirler aleyhinde işlediği kara siciline eklenen yeni bir suç olduğu, bunun, cezaevi idaresinin, tutukluların iradesini ve direncini kırmayı amaçlayan sistematik politikası çerçevesinde uyguladığı kasıtlı tıbbi ihmal, işkence ve vahşi uygulamalar gölgesinde gerçekleştiği aktarıldı.
Filistinli esirin ölümünün tüm sorumluluğunun İsrail makamlarına ait olduğu kaydedilen açıklamada, Filistinlilere, esirlerin yanında yer almak için mümkün olan tüm çabayı göstermeleri, hürriyetlerine kavuşana kadar onlara destek olmaları çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, uluslararası hukuk kuruluşlarından, süregelen ihlaller karşısında etik ve yasal sorumluluklarını üstlenmeleri, İsrail'in işlediği suçlar konusunda hesap sorulması ve yargılanması için çaba sarf edilmesi istendi.

Filistin Esirler Cemiyeti Müdürü Emced Neccar, İspanya'nın başkenti Madrid'de başlayan "Gazze ve Filistinli Esirleri Desteklemek İçin Uluslararası Forumu"nda konuşma yaptı.
İsrail cezaevi yönetiminin Filistinliler aleyhindeki suçlarına devam ettiğine dikkati çeken Neccar, "İsrail hapishanelerindeki durum felaket ve eşi benzeri görülmemiş düzeyde." dedi.
Neccar, "faşist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, intikam politikalarını tırmandırdığını; Filistinli esirlerin öldürülmesi, idam edilmesi konusundaki açık provokasyonlarını sürdürdüğünü, Filistinli tutuklulara karşı soykırım yürüttüğünü" aktardı.
İsrail hapishanelerinde Filistinli esirler aleyhinde yapılanların uluslararası toplumun ivedilikle harekete geçmesini gerektiren bir savaş suçu, insanlık suçu niteliğinde olduğunu vurgulayan Neccar, "hapishanelerde gerçekleştirilen işkence ve öldürmelerden sorumlu İsrailli savaş suçlularını evrensel yargı yetkisi ilkesine göre soruşturmak ve yargılamak üzere Avrupa'daki ulusal mahkemelerin etkinleştirilmesi" çağrısında bulundu.
Neccar ayrıca İsrail hapishanelerini ziyaret etmek ve özellikle Ben-Gvir'in idam edilmelerine ilişkin açık tehditlerinin ardından tutuklular aleyhinde devam eden ihlalleri soruşturmak için Birleşmiş Milletler (BM) denetiminde tarafsız uluslararası komitelerin kurulmasını istedi.