Son dakika... Gazze'deki ateşkeste tedirgin eden gelişme: İsrail evlerine dönmeye çalışan sivilleri hedef aldı
Güncelleme Tarihi:
Times Of Israel gazetesinin haberinde, Gazze'de ateşkes anlaşması gereğince yarın açılması gereken Refah Sınır Kapısı'nın İsrail tarafından kapalı tutulacağı aktarıldı.
İsrail'in Refah Sınır Kapısı'nı açmamaya gerekçe olarak, Hamas'ın elindeki tüm ölü İsrailli esirlerin cenazelerinin teslimindeki gecikmeyi gösterdiği açıklandı.
İsrailli esirlerin cesetlerin yerlerinin belli olmaması nedeniyle teslimi gecikirken, İsrail'in bu duruma karşılık Refah Sınır Kapısı'nı açmayarak Hamas'a "yaptırım uyguladığı" ifade edildi.
İsrail'in sözkonusu yaptırımlar kapsamında, Gazze'ye yardımları da sınırlandıracağı kaydedildi.

İsrail ordusunun Şifa Hastanesi’ne Mart 2024'te düzenlediği baskın sırasında alıkoyduğu Filistinli İyad Afane, Gazze'deki ateşkes ve esir takası mutabakatı kapsamında dün İsrail hapishanelerindeki esaretten kurtuldu.
İsrail hapishanelerinde 19 ay boyunca işkence ve zorlu koşullardan geçen Afane, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde yer alan Nasır Hastanesi yakınlarında Filistinli diğer esirlerle birlikte coşkuyla karşılandı.
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı’ndan gelen ailesiyle kavuştuğu anlarda gözyaşlarını tutamayan Afane, İsrail hapishanelerinde yaşadıklarını ve özgürlüğüne kavuşma anlarını anlattı.
ESARETTEN KURTULMA SEVİNCİ
İsrail hapishanelerinden kurtularak ailesiyle buluştuğu için Allah'a şükreden Afane, "Öncelikle Allah'a şükürler olsun ki bize şu anları yaşattı. Hapishanede çektiğimiz acılar tarif edilemez." dedi.
Şu anda özgürlük ve esaretten kurtulma anlarını yaşadıklarını ve duyguları anlatmanın imkansız olduğunu dile getiren Afane, "Ben diyebilirim ki: Bugün benim için yeni bir hayatın başlangıcı oldu." diye konuştu.
Kardeşi Cihad'ın İsrail hapishanelerinden kurtulamadığı için sevincini buruk yaşayan Afane, kardeşinin de diğer Filistinliler gibi hiçbir gerekçe gösterilmeden alıkonulduğuna işaret etti.
7 EKİM'DEN SONRA ESİR ALINANLARA YÖNELİK İŞKENCELER
İsrail güçlerinin 7 Ekim 2023'ten sonra Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu Filistinlilere daha ağır işkenceler uyguladığını anlatan Afane, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ekim 2023'ten sonra alıkonulan Filistinli esirler en korkunç işkencelere maruz kalıyorlardı. Her gün yüzlerce kere ölüyorduk, çok zor koşullardan geçtik. Ne soran vardı ne de sorulan. Hiçbir kuruluş da yoktu, Filistinli esirleri soran kimse olmadı."
Afane, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirler için uluslararası kuruluşların harekete geçmesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:
"Allah'tan temennimiz de İsrail hapishanelerinde kalan Filistinli esir kardeşlerimizin en kısa sürede kurtulmalarıdır. Geride kalanlardan biri de kardeşim Cihad ve çok zor koşullardadır. İsrail hapishanelerindeki esirler çok kötü ve zor koşullardan geçiyorlar."
Afane, "İnsan hakları ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi başta olmak üzere herkesin şu anda İsrail hapishanelerinde tutulan 7 Ekim 2023 sonrası esirlerin yaşadıkları zor koşulları ve işkenceleri yerinde görmelerini istiyorum." ifadelerini kullandı.
İSRAİL HAPİSHANELERİNDEKİ TIBBİ İHMAL
İsrail'in hapishanelerde tuttuğu Filistinlilere karşı uyguladığı tıbbi ihmale dikkati çeken Afane, "Esirler çok zor koşullardan geçiyor. Sağlık konusunda hiçbir hizmet alamıyorlar, tıbbi ihmale maruz kalıyorlar. Filistinli esir hastalanıp düştüğünde kendi halinde ölüyor." diye konuştu.
Uluslararası kuruluşların İsrail hapishanelerine yönelmeleri ve geride kalan Filistinli esirlerin takipçisi olmaları çağrısında bulunan Afane, "Durumları zor, gerçekten çok çok kötü durumdalar." dedi.
İsrail hapishanelerinden kurtulmanın sevincini, "Benim bugün doğum tarihim yeniden yazıldı, ben bugün yeniden doğdum." sözleriyle dillendiren Afane, hapishanedeki esaretten kurtulduktan sonra yıkılan evleri yeniden imar etmenin kolay olacağını ifade etti.

Katar merkezli televizyon kanalı Al Jazeera'nın sağlık yetkililerine dayandırdığı haberine göre, İsrail, 45 Filistinli mahkumun cenazesini Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) teslim etti. Haberde, cenazelere ölüm nedenlerinin belirlenmesi için otopsi yapılacağı aktarıldı. Cenazelerin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Nasır Hastanesi'ne getirildiği öğrenildi.
İsrail ile Hamas, dün ateşkes anlaşması kapsamında esir takası yapmıştı. Hamas'ın 20 canlı esiri serbest bırakmasının ardından İsrail de bin 968 Filistinli mahkumu serbest bırakmıştı.

Gazze'deki Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Basal, İsrail'in 2 yıl süren saldırıları nedeniyle Gazze Şeridi'nde 10 binden fazla Filistinlinin cenazesinin enkaz altında olduğunu ancak bu naaşları çıkarmak için yeterli imkanlarının olmadığını belirtti.
İsrail'in 2 yıl süren saldırılarından geriye kalan patlayıcılara dikkati çeken Basal, bu patlayıcıların Gazze'deki Filistinliler için büyük tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Basal, 10 Ekim'de yürürlüğe giren ateşkesin ardından Gazze'de bir kısmı sokaklarda kalanlar olmak üzere 250'den fazla Filistinlinin cenazesine ulaştıklarını dile getirdi.
Gazze'de İsrail saldırılarında hayatını kaybeden 10 binden fazla Filistinlinin cenazelerinin enkaz altında olduğuna işaret eden ve ekipman sıkıntılarına değinen Basal, "Enkaz altındaki 10 binden fazla kişinin cenazesini çıkaracak imkanımız yok" ifadelerini kullandı.

Hamas, Gazze Şeridi’ndeki 7 kişinin hayatını kaybettiği saldırıların, İsrail ordusunun birkaç gün önce yürürlüğe giren ateşkesi ihlali olarak değerlendirdi.
Hamas Sözcüsü Hazim Kasım konuyla ilgili açıklama yaptı.
"İşgal ordusunun bu sabah Gazze halkından birkaç kişiyi bombardıman ve ateş açarak öldürmesinin, ateşkes anlaşmasının ihlali anlamına geldiğini" ifade eden ve hayatını kaybedenlerin sayısını açıklamayan Kasım, "çeşitli taraflara işgalcilerin davranışlarını izlemeleri ve (İsrail'in) Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme konusunda arabulucular karşısında söz verdiği yükümlülüklerinden kaçmasına izin vermemeleri" çağrısında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'deki savaşın sona ermesinin ardından İsrail ve Mısır’ı ziyaret etti. Ateşkes anlaşmasının mimarı olarak karşılanan Trump, bölge turunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Gazze’de yaşanan katliama rağmen seyahetleri boyunca sevinç ifadeleri kullanan Trump, yaklaşık 68 bin Filistinlinin hayatını kaybetmesine neden olan İsrail'e desteğini sürdürdü.
Al Jazeera'da yer alan habere göre, Orta Doğu’da barışçıl bir dönemin başlangıcı olduğunu söyleyen Trump'ın açıklamalarından öne çıkan beş başlık:
"YENİ BİR ORTA DOĞU BAŞLIYOR"
Trump, Orta Doğu'nun köklü bir dönüşümden geçtiğini belirtti ve "Bu, İsrail ve yakında gerçekten muhteşem bir bölge haline gelecek olan tüm uluslar için büyük bir uyum ve kalıcı barışın başlangıcıdır. Buna yürekten inanıyorum. Bu, yeni bir Orta Doğu'nun tarihi şafağıdır” dedi.
Trump, Gazze’deki anlaşmayı bölgesel sorunlara kapsamlı bir çözüm olarak nitelendirdi.
NETANYAHU’YA “AFFETME” ÇAĞRISI
Trump, Gazze'de soykırım gerçekleştiren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu övdü ve yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanan lideri destekledi.
Daha önce Netanyahu hakkındaki davaların düşürülmesini isteyen Trump, bu kez İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’a başbakanı affetme çağrısında bulundu.
İSRAİL'E GELEN TEPKİLERİ ENGELLEMEYE ÇALIŞTI
Trump, Gazze’deki yıkım nedeniyle küresel kamuoyunun İsrail’e tepkili olduğunu kabul etti ancak uluslararası baskının önemine değindi.
Netanyahu’yu savaşı uzatmak yerine ateşkese yöneldiği için tebrik eden Trump, “Dünya İsrail’i yeniden seviyor” ifadelerini kullandı.
FİLİSTİNLİLERE “YENİDEN İNŞA” ÇAĞRISI
Trump, Knesset konuşmasında Filistinlilere “istikrar, güvenlik, haysiyet ve ekonomik kalkınmaya odaklanmaları” çağrısında bulundu. Ancak Trump, İsrail’in apartheid politikalarına, işgale ve yerinden edilmelere hiç değinmedi.
Filistin’in bağımsız bir devlet olmasına ilişkin açıklama yapmayan Trump, Gazze'deki Filistinlilere "yeniden inşa" çağrısı yaptı.
İRAN’A KARIŞIK MESAJLAR
Trump, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine düzenlediği saldırıların ülkenin programını yok ettiğini yineledi.
Ayrıca, İranlı komutanların ve nükleer bilim insanlarının öldürülmesi nedeniyle İsrail’i tebrik etti.
Trump “İran’a saldırmasaydık Gazze anlaşması gerçekleşmezdi. Artık Gazze ve İran bahanemiz yok” dedi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Filistin Özel Temsilcisi Jaco Cilliers, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak değerlendirmelerde bulundu.
Gazze'de şok edici bir yıkımın yaşandığını belirten Cilliers, buna rağmen Gazzelilerin direncinin inanılmaz ve Gazze Şeridi'ni yeniden inşa etme kararlılıklarının ise çok yüksek olduğunu söyledi.
Cilliers, UNDP olarak tüm tarafların Gazze'de varılan ateşkese saygı duyması gerektiğini vurgulayarak, bunun, Gazze'deki uzun vadeli istikrar ve toparlanma için de önemli olduğunun altını çizdi.
UNDP olarak halihazırda yaklaşık 81 bin ton moloz kaldırdıklarını aktaran Cilliers, bunun da yaklaşık 3 bin 100 kamyon dolusu moloza tekabül ettiğini dile getirdi.
Cilliers, "Enkaz kaldırma çalışmalarının büyük bir kısmı şu anda insani yardım aktörlerinin erişimini sağlamak için yapılıyor. Böylece Gazze halkına çok ihtiyaç duyulan yardım ve desteği sağlayabiliyor. Ayrıca enkazdan temizlenmesi gereken hastanelere ve diğer sosyal hizmetlere de yardımcı oluyoruz." ifadesini kullandı.
"GAZZE'NİN YENİDEN İNŞASI İÇİN YAKLAŞIK 70 MİLYAR DOLARA İHTİYAÇ DUYULACAĞI TAHMİN EDİLİYOR"
Gazze'de yeniden inşa çalışmalarının maliyetinin ne kadar olacağına dair bir tahminde bulunmak için BM, Avrupa Birliği (AB) ve Dünya Bankası tarafından ortaklaşa yürütülen Geçici Hızlı Hasar ve İhtiyaç Değerlendirmesinin (IRDNA), Gazze'nin yeniden inşası için yaklaşık 70 milyar dolara ihtiyaç duyulacağını tahmin ettiğini aktaran Cilliers, "Bu, önümüzdeki 3 yılda da yaklaşık 20 milyar dolara ihtiyaç duyulacağı anlamına geliyor. Ayrıca Gazze'deki yeniden inşa ve erken iyileştirme çalışmalarını ele almak için fırsatlar sağlamak üzere çok ihtiyaç duyulan erişim için de çağrıda bulunuyoruz. Bu, restorasyon ve hasarların onarımı ile yeniden inşa çalışmalarına yardımcı olması gereken çok ihtiyaç duyulan ağır ekipmanları da içeriyor." diye konuştu.
Cilliers, Gazze'nin yeniden toparlanması için genel olarak bağışçı fonlarının yanı sıra özel sektörün de finansman sağlayabileceğini belirterek, özel sektörün, bu çalışmaları için finansmanın yaklaşık yüzde 50'sini de temin edebileceğini söyledi.
Gazze'de kaldırılmayı bekleyen enkaz miktarının 55 milyon ton civarında olduğunu vurgulayan Cilliers, bunun artmaya devam ettiğine işaret etti.
UNDP'nin her zaman Gazze'de çalışmaya, kalmaya ve hizmet vermeye devam ettiğine işaret eden Cilliers, insani yardımlar, erken iyileşme ve kalkınma dahil her alanda faaliyet gösterdiklerini bildirdi.
Cilliers, "Önümüzde uzun bir yol olduğu açık ancak BM ortakları, diğer uluslararası ve ulusal aktörlerin desteğiyle iyileştirme çalışmalarının mümkün olan en kısa sürede başlayabileceğini umuyoruz." dedi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde, İsrail ordusunun şehir ve köylerden çekilmesinin ardından Filistinliler yeniden günlük yaşamlarına döndü.
Çarşılar ve dükkanlar yeniden açılırken, kentte hayat normale dönmeye başladı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA'da yer alan haberde, İsrail askerlerinin, kuzeydeki Gazze kentine bağlı Şucaiyye Mahallesi'nde evlerine dönmeye çalışan sivillere ateş açtığı belirtildi.
İsrail ordusunun yürürlüğe giren ateşkes mutabakatına rağmen Gazze kentinin Şucaiyye Mahallesi'nde evlerini görmeye giden Filistinlilere insansız hava araçlarından (İHA) ateş açtığı ve saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.
Gazze Şeridi'nin güneyinde de İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu ölen bir kişinin Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi'ne ulaştırıldığı kaydedildi.
Öte yandan İsrail ordusu yaptığı yazılı açıklamayla Şucaiyye Mahallesi'ndeki saldırıyı doğruladı. Açıklamada, bir grup Filistinlinin "Sarı Hat" olarak adlandırılan çekilme hattını geçerek İsrail askerlerine yaklaştığı iddia edildi.
İsrail askerlerinin "Filistinlilerin bölgeye ilerlememesi için girişimlerde bulunduğu ancak grubun bu uyarıları dikkate almadığı" ileri sürüldü.
Bunun üzerine İsrail askerlerinin Filistinlilere ateş açtığı kaydedildi.
⭕️ Earlier today, several suspects were spotted crossing the yellow line and approaching IDF troops in northern Gaza, a clear violation of the agreement.
— Israel Defense Forces (@IDF) October 14, 2025
After multiple attempts to distance them, the suspects refused to comply, prompting troops to open fire to remove the threat.…

Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde bir araya gelen liderler, Gazze için ortak taahhüt metni imzaladı.
"Kalıcı Barış ve Refah için Trump Deklarasyonu" ismi verilen metinde yazanlar yayınlandı. Metinde şu ifadeler yer aldı:
"Biz, aşağıda imzası bulunanlar, iki yılı aşkın süredir devam eden derin acı ve kayıpları sona erdiren ve bölge için umut, güvenlik ile barış ve refah için ortak bir vizyonla tanımlanan yeni bir sayfa açan Trump Barış Anlaşması’na tüm taraflarca gösterilen tarihi taahhüttü ve Anlaşma’nın hayata geçirilişini memnuniyetle karşılıyoruz.
Başkan Trump’ın Gazze’deki savaşı sonlandırmaya ve Orta Doğu’ya kalıcı barış getirmeye yönelik samimi çabalarını destekliyor ve arkasında duruyoruz. Bu anlaşmayı, Filistinliler ve İsrailliler dahil olmak üzere, bölgedeki tüm halklar için barış, güvenlik, istikrar ve fırsat sağlayacak şekilde birlikte uygulayacağız.
Kalıcı barışın hem Filistinlilerin hem de İsraillilerin refah içinde yaşayabileceği, temel insan haklarının korunduğu, güvenliklerinin garanti altına alındığı ve onurlarının muhafaza edildiği bir sulh olacağı anlayışındayız.
Anlamlı ilerlemenin ancak iş birliği ve devam eden diyalog yoluyla gerçekleşebileceğini ve uluslar ve halklar arasındaki bağların güçlendirilmesinin bölgesel ve küresel barış ile istikrarın kalıcı çıkarlarına hizmet ettiğini vurguluyoruz.
Aralarında Hristiyanlık, İslamiyet ve Yahudilik’in de bulunduğu, kökleri bu topraklarda iç içe geçmiş inanç toplulukları için bu toprakların derin tarihi ve manevi öneminin farkındayız. Bu kutsal bağlara saygı gösterilmesi ve kültürel miras alanlarının korunması, barış içinde bir arada yaşama taahhüdümüzün temel önceliği olmaya devam edecektir. Aşırıcılık ve radikalleşmenin her türünü ortadan kaldırma kararlılığında birleşmiş bulunuyoruz. Şiddetin ve ırkçılığın normalleştirildiği ya da radikal ideolojilerin sivil yaşamın dokusunu tehdit ettiği hiçbir toplum gelişemez. Aşırıcılığı mümkün kılan koşullara eğilmeyi ve kalıcı barışın temelleri olarak eğitimi, fırsat (eşitliğini) ve karşılıklı saygıyı desteklemeyi taahhüt ediyoruz.
Bu vesileyle, gelecekteki anlaşmazlıkların güç kullanımı veya uzun süreli çatışmalar yoluyla değil, diplomatik temaslar ve müzakere aracılığıyla çözülmesi yönünde taahhütte bulunuyoruz. Orta Doğu’nun, sürekli savaşlar, tıkanmış müzakereler ya da başarılı şekilde müzakere edilmiş ancak parçalı, eksik veya seçici biçimde uygulanan anlaşmalar şeklinde cereyan eden döngüyü daha fazla kaldıramayacağının bilincindeyiz. Son iki yılda tanık olunan trajediler, gelecek nesillerin geçmişin başarısızlıklarından daha iyisini hak ettiğine dair acil bir uyarı işlevi görmelidir.
Bu bölgenin ırk, inanç veya etnik kökene bakılmaksızın herkesin barış, güvenlik ve ekonomik refah arzularının peşinden gidebileceği bir yer olmasını sağlayarak herkes için hoşgörü, haysiyet ve fırsat eşitliği istiyoruz. Bölgede karşılıklı saygı ve ortak kader ilkelerine dayanan kapsamlı bir barış, güvenlik ve ortak refah vizyonunun peşindeyiz. Bu anlayışla, Gazze Şeridi'nde kapsamlı ve kalıcı barış düzenlemelerinin tesisine yönelik kaydedilen ilerlemeyi, ayrıca İsrail ile bölgedeki komşuları arasındaki dostane ve karşılıklı faydaya dayalı ilişkiyi memnuniyetle karşılıyoruz. Gelecek nesillerin barış içinde bir arada yaşayabilecekleri kurumsal temeller inşa ederek bu mirası hayata geçirmek ve sürdürmek için hep birlikte çalışacağımıza söz veriyoruz. Kalıcı bir barış geleceğine kendimizi adamış bulunuyoruz.
İmzalar:
Donald J. Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı
Abdel Fettah El-Sisi, Mısır Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Katar Devleti Emiri
Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı"

Eski ABD Başkanı Joe Biden, Gazze'de yürürlüğe giren ateşkeste kendi başkanlık döneminde yapılan çalışmaların da rol oynadığını savunarak "Benim yönetim dönemimdeki ekip, esirlerin evlerine dönmesi, yardımların Filistinli sivillere ulaşması ve savaşın sona ermesi için yılmadan çalıştılar." dedi.
Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşmasına ilişkin paylaşımda bulunan Biden, "Bu anlaşmaya giden yol kolay değildi. Benim yönetim dönemindeki ekip, esirlerin evlerine dönmesi, yardımların Filistinli sivillere ulaşması ve savaşın sona ermesi için yılmadan çalıştılar." ifadesini kullandı.
Biden, Gazze'de ateşkese varılmasındaki katkılarından dolayı ABD Başkanı Donald Trump ve ekibini tebrik ederek ABD ve tüm dünya ülkelerinin desteğiyle Orta Doğu'da kalıcı bir barışın tesis edilmesini umduğunu aktardı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşması kapsamında, 20 İsrailli ve 1809 Filistinli esirin takasına yardımcı olduğunu açıkladı.
ICRC'den yapılan yazılı açıklamada, "20 İsrailli esirin güvenli şekilde İsrail makamlarına teslimine yardımcı olduk. İsrail'in serbest bıraktığı 1968 Filistinli tutukludan 1809'unun da güvenli şekilde Gazze ve Batı Şeria’ya dönüşüne yardımcı olduk." ifadelerine yer verildi.
Hamas ile İsrail arasında yapılan ateşkes anlaşması kapsamında, Kızılhaç'ın "Gazze’de bulunan 4 İsrailli esirin naaşlarını İsrail makamlarına teslim ettiği" belirtildi.
Kızılhaç Sözcüsü Hişam Mihna, yaptığı açıklamada, İsrail cezaevlerinde tutulan Filistinlilerin serbest bırakılma sürecine ilişkin de bilgi verdi.
Mihna, "Önceliğimiz, esirlerin ve tutukluların güvenli ve onurlu bir şekilde gelmesini sağlamak. Bu süreçte, acil tıbbi müdahalelerde bulunmak üzere sağlık ekiplerimiz de hazır bulundu." dedi.
Serbest bırakılma sürecinde taraflarla görüşmeler yapıldığını belirten Mihna, esir takasının tarafların talebiyle ve koordinasyonuyla yapıldığını aktardı.

ABD Başkanı Donald Trump, Mısır'da gerçekleştirilen Barış Zirvesi'nden ülkesine dönüşü öncesinde, ABD başkanlık uçağı Air Force One'da gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Zirveye katılan ülke liderleriyle ne konuştuğu ve iki devletli çözüm konusunun gündeme gelip gelmediği sorusunu yanıtlayan Trump, "Tamamen farklı bir şeyden bahsediyorum. Gazze'nin yeniden inşasından bahsediyorum. Tek devlet ya da iki devlet meselesinden söz etmiyorum" ifadelerini kullandı. Hem tek devletli çözüm, hem de iki devletli çözümü isteyen kesimlerin olduğunu aktaran Trump, "Bu yüzden bekleyip görmek gerekecek. Ben o konuda bir yorum yapmadım" değerlendirmesinde bulundu. Bu konudaki görüş farklılıklarını gidermek için ne yapacağı sorulan Trump, "Bir noktada neyin doğru olduğuna karar vereceğim, ama bunu diğer devletlerle ve ülkelerle istişarede bulunarak yapacağım" ifadelerini kullandı.
TRUMP: "DOĞRU OLANI YAPTIK, ZAMANLAMA MÜKEMMEL"
Trump, "Orta Doğu'da barış ilan etmek için erken olduğu" yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine, buna katılmadığını ifade ederek, "300-400 bin kişinin daha öldürülmesini mi istiyordunuz. Beklediğiniz şey bu mu?" diye sordu. Trump, "Demek istediğiniz, oradaki insanların birkaç yıl daha savaşmasına izin verip daha fazla binanın onların üstüne yıkılmasına göz yummak ve durumu sürdürmek mi? Hayır, doğru olanı yaptık. Aslında zamanlamamızın mükemmel olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu. Zengin ve güçlü ülkelerin sürece dahil olması nedeniyle Barış Planı'nın 2. aşaması konusunda umutlu olduğunu vurgulayan Trump, "Bunlar gerçekten çok zengin ülkeler, biliyorsunuz, bence bunu başarabilirler" yorumunu yaptı.
"ERDOĞAN, RUSYA TARAFINDAN DA SAYGI GÖRÜYOR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gazze Şeridi'nde barış çabalarının yanı sıra, Rusya-Ukrayna Savaşını sona erdirmeye yönelik çabalara da katkı sunduğu hatırlatılan Trump, "Evet, Erdoğan bunu yapabiliyor. Rusya tarafından da saygı görüyor. Ukrayna hakkında bir şey diyemem ama Putin ona saygı duyuyor. Ayrıca o benim arkadaşım. Güçlü insanlarla iyi anlaştığımı biliyorsunuz. Zayıf olanlarla anlaşamam, ama güçlülerle anlaşırım. Neden böyle olduğunu bilmiyorum ama Erdoğan ile aramız hep çok iyi oldu. Biliyorsunuz, NATO'nun Erdoğan'la bir sorunu olduğunda onunla konuşmam için beni ararlar. Ben hiç başarısız olmadım, meseleyi hemen çözerim" diye konuştu.

Gazze’de yaşayan insanlar için şu anda hissedilen tek rahatlama, şimdilik insansız hava araçlarının, bombalamaların ve suikastların olmaması. Ancak herkes aynı soruyu soruyor: “Peki ya şimdi?”
Al Jazeera'da yer alan analize göre, Gazze halkı evsiz, aç ve umutsuz durumda. Birçok kişi sahip olduğu her şeyi kaybetti. Paraları, eğitim sistemleri ve geri dönecekleri mahalleleri kalmadı. Gazze nüfusunun büyük bir kısmı kelimenin tam anlamıyla evsiz hale geldi.
Filistinliler, ateşkesin ardından geleceğin ne getireceğini sorguluyor. Ateşkesin yürürlüğe girdiğinin farkındalar, ancak aynı zamanda normal bir yaşamın artık mümkün olmadığı gerçeğiyle de yüzleşmiş durumdalar. En temel ihtiyaçlar olan su, elektrik ve altyapı tamamen yok edildi.
Gazze halkı, daha fazla insani yardımın ulaşmasını umut ediyor. Birçoğu tıbbi tedavi beklerken, bazıları ise Refah Sınır Kapısı’nın Çarşamba günü yeniden açılacağı ve insanların Gazze’den çıkış yapıp geri dönebileceği yönündeki haberleri endişeyle takip ediyor.
Ancak bölgede hâlâ derin endişeler ve yanıtlanmamış sorular var. Filistinlilerin iyileşme ve yeniden normal bir yaşam kurma umutlarının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ancak zaman gösterecek.

Birleşmiş Milletler’in işgal altındaki Filistin toprakları özel raportörü Francesca Albanese, İsrail güçlerinin Batı Şeria’da tutukluların serbest bırakılmasını kutlamayı yasaklamasından endişe duyduğunu açıkladı.
Albanese, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Buna barış diyorlar ama Filistinliler için bu, Apartheid'ın en kötü hali olma riski taşıyor” ifadelerini kullandı.
BM raportörü, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, “Bütün gözler Filistin'de olmalı. Dünya halkları, artık gözlerinizi ayırmayın” mesajını paylaştı.
They call it peace, but for the Palestinians, it risks to be Apartheid at its worst.
— Francesca Albanese, UN Special Rapporteur oPt (@FranceskAlbs) October 14, 2025
All eyes must remain on Palestine. People of the world, do not look away now. As the legacy of Nelson Mandela reminds us, no one is free until everyone is free. https://t.co/UDrlzSvp6s

Filistin Yönetimi, Gazze’de dün gerçekleştirilen esir ve tutuklu takasına rağmen İsrail hapishanelerinde 10 binden fazla Filistinlinin hukuka aykırı şekilde tutulduğunu açıkladı.
Filistinli yetkililer, anlaşmanın başlamasından bu yana 1.968 Filistinli esirin serbest bırakıldığını bildirdi.
Açıklamada, son iki yılda İsrail gözaltı merkezlerinde en az 77 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 360 çocuğun ise hâlâ tutuklu bulunduğu ifade edildi.

İsrail hapishanelerinde tutsak edilen Filistinliler, Hamas ve İsrail'in vardığı ateşkes anlaşması kapsamında özgürlüklerine kavuştu. Bir kısmı Batı Şeria'ya, bir kısmı Gazze'ye ulaşan Filistinliler, İsrail hapishanelerinde maruz kaldıkları zulümleri anlattı.
Kızılhaç yetkililerinin aracılığıyla Gazze'deki Han Yunus'a getirilen Filistinli Abdallah Ebu Rafe, tutsak edildiği sürece ilişkin “Hapishanede değil, mezbahada tutuluyorduk" ifadesini kullandı.
Ofer Hapishanesi'nden serbest kalan Rafe, şöyle konuştu:
"Biz hapishanede değil, Ofer Hapishanesi adındaki mezbahada tutuluyorduk. Birçok genç hâlâ orada. İsrail hapishanelerindeki koşullar çok zor. Yatak yok, yataklara sürekli el koyuyorlar. Yemek durumu da çok kötü. Orada her şey zor”
Serbest kalan bir başka Filistinli Yasin Ebu Emre, dört gündür yemek yemediğini ve en son sadece iki adet şeker yiyebildiğini kaydetti.
Yasin Ebu Emre, "Yiyecekler, dayak ve sürekli baskı. Orada her şey çok kötüydü. Dört gündür yemek yememiştim. Bana burada iki şeker verdiler, ben de onları yedim” dedi.
Özgürlüğüne kavuşan Sayid Şubayir, duygularını kelimelere dökmekte zorlandığını söyledi. Şubayir, serbest kalmasına ilişkin "Bu duygu tarif edilemez. Parmaklıkların arkasından bakmadan güneşi görmek tarifsiz bir duygu. Kelepçelerden kurtuldum. Özgürlük paha biçilemez" ifadesini kullandı.

Mısır’ın Şarm el-Şeyh kentinde ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin eşbaşkanlığında düzenlenen Gazze’deki ateşkesin korunması ve barış amacıyla düzenlenen "Barış Zirvesi" sona erdi. Zirve kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Gazze’deki savaşın sona ermesindeki rollerinden ötürü ABD, Türkiye ve Katar’a teşekkür ederek, "Mısır’ın iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için siyasi ufku oluşturan bu planın uygulanmasına yönelik desteğini ve kararlılığını bir kez daha teyit etmek istiyorum" dedi.
Gazze Savaşı’nın Orta Doğu’daki son savaş olması temennisinde bulunan Sisi, Filistin halkının bir devlet sahibi olması gerektiğini söyledi. Sisi, "Filistin halkının da kendi geleceğini tayin etme, özgür olma, İsrail ile barış, güvenlik ve karşılıklı tanıma içinde var olacak bağımsız bir devlette yaşama hakkı vardır" dedi.
İSRAİL HALKINA BARIŞ DAVETİ
İsrail halkına bu tarihi anı barış ve birlikte yaşamın yeni bir başlangıcına dönüştürme çağrısı yapan Sisi, "Bölgemizin tüm oğulları ve kızları için daha iyi bir geleceğe birlikte bakalım. Orta Doğu’daki tüm halklar için adil ve kalıcı bir barış uğruna birbirimize el uzatalım" dedi.
ABD Başkanı Trump’ın girişimiyle ulaşılan ve Gazze sokaklarında, İsrail’de ve tüm dünyada yaşanan sevinci birlikte idrak etme çağrısında bulunan Sisi, "Bu halkların gerçek tercihinin barış olduğunun başka bir kanıtıdır. Gazze’de eğitimin yeniden başlamasına gösterdiğiniz ilgiyi de takdirle karşılıyoruz. Mısır, önümüzdeki günlerde ABD ve diğer ortaklarla koordinasyon içinde Gazze’nin yeniden inşasının temellerini gecikmeden atmak için çalışacaktır" dedi.
Sisi, Mısır’ın bu çerçevede Gazze’nin yeniden inşası ve kalkınmasına yönelik bir konferansa da ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu söyledi. Mısır’ın terörizm ve aşırılıktan, kitle imha silahlarından arındırılmış, barış ve güvenlik içinde bir Orta Doğu hayal ettiğini söyleyen Sisi, "Önümüzde istikrarını ve ilerlemesini tehdit eden tüm unsurlardan arındırılmış bir Orta Doğu’yu inşa etmek için benzersiz ve tarihi bir fırsat bulunuyor" ifadelerini kullanarak, bugünkü anlaşmanın böyle bir geleceğe giden yolu açtığını kaydetti.
Sisi, Trump’a çabalarından duyduğu takdirin göstergesi olarak Mısır’ın en yüksek devlet nişanı olan "Nil Nişanı" takdim etme kararı aldıklarını da duyurdu.
"NİHAYET ORTA DOĞU’DA BARIŞA ULAŞTIK"
Sisi’nin ardından söz alan ABD Başkanı Donald Trump, "Bugün bölge genelinde ve tüm dünyada insanların aylardır üzerinde çalıştığı, umut ettiği ve dua ettiği gün. Son bir ayda yapılan şeyler gerçekten düşünülemezdi. Kimse bunun mümkün olacağını düşünmüyordu. Ama az önce imzaladığımız tarihi anlaşmayla milyonlarca insanın duaları nihayet karşılık buldu. Bildiğiniz gibi rehineler geri döndü. Ne yazık ki cenazelerle ilgili bazı çalışmalar sürüyor. Ancak hep birlikte herkesin imkansız dediği bir şeyi başardık ve nihayet Orta Doğu’da barışa ulaştık" dedi.
"GIDA, TIBBİ MALZEME VE DİĞER YARDIMLARLA YÜKLÜ YÜZLERCE KAMYON BÖLGEYE ULAŞIYOR"
Toplantı sırasında sahnede bulunan liderlere destekleri için teşekkür eden Trump, "Yıllar süren acı ve kan dökülmesinin ardından Gazze’deki savaş sona erdi. İnsani yardımlar akmaya başladı. Gıda, tıbbi malzeme ve diğer yardımlarla yüklü yüzlerce kamyon bölgeye ulaşıyor. Bunların büyük bir kısmı, burada bulunan ülkeler tarafından finanse ediliyor. Siviller evlerine dönüyor ve rehineler ailelerine kavuşuyor. Ben de sahne arkasında izledim. Aynı anda bu kadar sevgi ve bu kadar hüzün dolu bir ana hiç şahit olmamıştım" dedi.
"EN ZOR KISMI GERİDE BIRAKTIK"
Artık Gazze’nin inşa sürecinin başlayacağını söyleyen Trump, "Bence bu belki de en kolay kısım olacak. Çünkü en zor kısmı geride bıraktık. Geriye kalanı kendiliğinden ilerleyecek" dedi.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’ye kendilerini ağırladıkları ve Mısır semalarında başkanlık uçağına eşlik eden Mısır jetleri için teşekkür eden Trump, "Harika bir karşılama töreniydi, çok etkileyiciydi" dedi.
Trump, Mısır’da kendisine layık görülen Nil Nişanı için de Cumhurbaşkanı Sisi’ye teşekkürlerini sundu.
"ERDOĞAN, NE ZAMAN İHTİYACIM OLSA YANIMDA OLDU"
Ateşkes süreci ve barış planına desteği nedeniyle Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’ye de teşekkür eden Trump, "Bu olağanüstü vesile ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Ne zaman ihtiyaç duysam her zaman yanımda oldu. Çetin bir adam, olabildiğince zorlu ve onu seviyoruz. Bazen onunla ilgili bir mesele olduğunda beni arıyorlar, ‘Sen halledebilir misin?’ diyorlar. Genellikle de hallediyorum. Çünkü aramızda en başından beri çok iyi bir ilişki var. Bu yüzden size çok teşekkür etmek istiyorum Sayın Cumhurbaşkanı. Lütfen güzel eşinize de selamlarımı iletin. Sizinle birlikte olmak büyük bir mutluluk. Ne zaman ihtiyacım olsa oradaydınız, çok teşekkür ederim" dedi.
"ORTA DOĞU’DA YENİ BİR BAŞLANGICI KUTLUYORUZ"
Bu akşam kutladıkları şeyin sadece Gazze’de savaşın sonu değil, Orta Doğu için yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayan Trump, "Bugünden itibaren güçlü, istikrarlı, müreffeh ve birleşmiş bir bölge inşa edebiliriz. Terör yolunu sonsuza dek reddeden bir bölge" dedi.
Anlaşmanın temellerinin New York’taki BM Genel Kurulu toplantıları sırasında atıldığını kaydeden Trump, "Bu salondaki birçok kişiyle orada görüştüm ve o andan itibaren her şey şekillenmeye başladı" dedi.

Mısır’ın Şarm eş-Şeyh kentinde Gazze’deki ateşkesin korunması ve barış amacıyla düzenlenen "Barış Zirvesi" kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Gazze için "Niyet Belgesi" imzaladı.
Belgede, "Her birey için hoşgörü, haysiyet ve fırsat eşitliği talep ediyoruz. Irk, inanç veya etnik kökene bakılmaksızın bölgenin herkesin barış, güvenlik ve ekonomik refah içinde hedeflerinin peşinden gidebileceği bir yer olmasını güvence altına alıyoruz" ifadelerine yer verildi.
Bölgede karşılıklı saygı ve ortak gelecek ilkelerine dayanan, barış, güvenlik ve ortak refah için kapsamlı bir vizyon peşinde olunduğu belirtilen belgede, "Bu anlayışla Gazze Şeridi'nde kapsamlı ve kalıcı barış için kaydedilen ilerlemeyi ve İsrail ile bölgesel komşuları arasındaki dostane ve karşılıklı yarar sağlayan ilişkileri memnuniyetle karşılıyoruz. Bu mirası uygulamak ve sürdürmek için kolektif olarak çalışmayı, gelecek nesillerin barış içinde birlikte gelişebileceği kurumsal temeller oluşturmayı taahhüt ediyoruz. Kalıcı barışın geleceğine kendimizi adıyoruz" denildi.
