Akışı Yenilereload

Son dakika... Trump resti çekti: İsrail Batı Şeria'yı ilhak ederse ABD'den aldığı tüm desteği kaybeder

Güncelleme Tarihi:
Oluşturulma Tarihi: Ekim 23, 2025 16:12

ABD Başkanı Donald Trump, TIME dergisine verdiği röportajda İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmeyeceğini, etmesini durumunda ABD'den aldığı tüm desteği kaybedeceğini açıkladı. Öte yandan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail ziyaretinin dönüşü sırasında Batı Şeria'nın ilhakını öngören tasarıyı "aptalca bir gösteri" olarak nitelendirdi. JD Vance, bu duruma ilişkin "şahsıma hakeret olarak aldım" dedi ve "Batı Şeria'yı ilhak etmelerine izin vermeyeceğiz" ifadesini kullandı. Netanyahu, ABD'den gelen tepkilerin ardından Batı Şeria'nın ilhakı tasarısında geri adım attı.

timeline
Netanyahu, Batı Şeria’nın ilhakını içeren yasaya yönelik meclisteki oylamayı "siyasi provokasyon" olarak nitelendirdi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’den gelen tepkilerin ardından İsrail meclisinde Batı Şeria'yı ilhak etmeye ilişkin yapılan oylama hakkında açıklamada bulundu. Netanyahu, oylamayı ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in İsrail ziyaretinde anlaşmazlık çıkarmak için muhalefet tarafından kasıtlı olarak yapılan "siyasi provokasyon" olarak nitelendirdi. Söz konusu yasa tasarısının Likud partisi ve ana koalisyon ortakları tarafından desteklenmediğini ifade eden Netanyahu, "Likud'un desteği olmadan bu tasarıların geçme şansı yok" dedi.

BATI ŞERİA'YI İLHAK OYLAMASI VANCE İSRAİL'DEYKEN YAPILDI

İşgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Filistin topraklarının Yahudi yerleşimciler tarafından resmi olarak ilhakını öngören tasarı, İsrail meclisinde yapılan ön oylamada oy çokluğu ile kabul edildi. İsrail meclisindeki milletvekillerinden 24'ü tasarıya "hayır" oyu verirken, 25 milletvekili ise "evet" oyu kullandı. Evimiz İsrail Partisi Lideri Avigdor Liberman tarafından sunulan ve işgal altındaki Batı Şeria'daki Maale Adumim yerleşiminin ilhakını öngören daha dar kapsamlı bir diğer tasarı da 9’a karşı 32 oyla meclisten geçti. Tasarıların yasalaşması için mecliste 3 oylamadan daha geçmesi gerekiyor.

Haberin Devamı
timeline
ABD tepki gösterince İsrail geri adım attı: Provokasyondu
ABD tepki gösterince İsrail geri adım attı: Provokasyondu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD yönetiminden gelen tepkilerin ardından koalisyon hükümetine işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakına ilişkin yasa tasarısının bir sonraki duyuruya kadar ilerletilememesi talimatını verdiği bildirildi.

Yerel basında yer alan haberde, Netanyahu'nun koalisyon başkanı Ofir Katz'tan, İsrail Meclisi'ndeki Batı Şeria'nın ilhakına ilişkin yasa tasarısına ilişkin yeni bir adım atılamamasını istediği belirtildi.

Netanyahu'nun Batı Şeria'nın ilhakını içeren yasa tasarısında yeni adım atılmaması talimatının ABD yönetiminden gelen eleştiriler sonrası attığına dikkati çekildi.

Öte yandan Netanyahu'nun ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Meclis'teki dünkü oylamanın "Muhalefetin, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'nın İsrail ziyareti sırasında nifak tohumları ekmek için yaptığı kasıtlı bir siyasi provokasyon" olarak nitelendirildi.

Muhalefetin suçlandığı oylamaya, Netanyahu'nun partisi Likud milletvekilleri ve koalisyon hükümetindeki partilerin destek vermediği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, Likud'un destek vermemesi halinde Meclis'te bu yasa tasarısında ilerleme kaydedilemeyeceği savunuldu.

timeline
JD Vance: Aptalca bir gösteriydi
JD Vance: Aptalca bir gösteriydi

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail ziyaretinin dönüşü öncesi İsrail Meclisi'nin Batı Şeria'yı resmi olarak ilhakını öngören yasa tasarısını kabul etmesine ilişkin konuştu.

JD Vance, yasa tasarısının oylanmasını "çok tuhaf" bulduğunu ifade etti ve bu durumun "Sembolik, pratikte karşılığı olmayan siyasi bir girişim" olduğunu söyledi. 

JD Vance, açıklamasına "Bu aptalca bir gösteriydi. Şahsıma hakaret olarak aldım. Batı Şeria'yı ilhak etmelerine izin vermeyeceğiz. Bu oylamadan memnun kalmadık" ifadelerini ekledi.

 

timeline
Trump: Netanyahu'yu ben durdurdum

ABD Başkanı Donald Trump, TIME dergisine verdiği röportajda Gazze'deki ateşkes sürecine ilişkin  dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze'deki saldırılarını kendisinin durduğunu  vurgulayan Trum, "Netanyahu'yu ben durdurdum yoksa devam edecekti. Saldırılar yıllarca devam edecekti. Ben onu durdurdum ve ben durdurduğumda herkes bir araya geldi, bu inanılmazdı." ifadelerini kullandı.

Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak girişimiyle ilgili  soruyu ile şöyle cevapladı;

"Böyle bir şey olmadı, olmayacak. Olmayacak çünkü Arap ülkelerine söz verdim. İsrail bunu yaparsa ABD'den aldığı tüm desteği kaybeder." 

"KATAR'I VURMALARI HATAYDI"

İsrail'in gitgide daha fazla sevilmemeye başladığını belirten Trump, İsrail ordusunun 9 Eylül'de Katar'ın başkenti Doha'da Hamas müzakere heyetine yönelik saldırı düzenlemesinin "hata" olduğunu söyledi.

Trump, "İsrail'in Katar'ı vurması hataydı. Netanyahu'yu durdurmam gerekiyordu, eğer ben durdurmasaydım dünya onu durduracaktı" ifadesinde bulundu.

"GAZZE'YE GİDECEĞİM"

Gazze'yi ziyaret edip etmeyeceği sorulan Trump, "Evet gideceğim. Biliyorsunuz ki orada Barış Kurulu olacak. Benim de orada başkan olmam istendi. İnanın bana, yapmak istediğim bir şey değildi ama Barış Kurulu çok güçlü bir grup olacak ve Orta Doğu açısından çok fazla güce sahip olacak" sözleriyle yanıt verdi.

timeline
İsrail Dışişleri Bakanı, Netanyahu hükümetinin Batı Şeria'nın ilhakı tasarısına destek vermeyeceğini savundu

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, resmi ziyaret kapsamında İsrail'e gelen Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Elisa Spiropali ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.

İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının başarısı için çalışmaya "kararlı olduğunu" söyleyen Saar, Hamas ve diğer Filistinli grupların silah bırakması gerektiğini dile getirdi.

Saar, dün, İsrail Meclisinde işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarından gasbedilen yasa dışı Yahudi yerleşimlerin ilhakını kapsayan tasarının ön oylamada kabul edilmesine de değindi.

Netanyahu hükümetinin dünkü oylamaya katılmadığını savunan Saar, bu oylamanın muhalefetin, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ın İsrail ziyareti sırasında hükümeti zor durumda bırakmaya yönelik siyasi bir hamlesi olduğunu öne sürdü.

Saar, Netanyahu hükümetinin Mecliste Batı Şeria'nın ilhakına ilişkin yasa tasarısına destek vermeyeceğini söyleyerek, "Size temin ederim ki bu sadece bir ön görüşme ve İsrail hükümetinin desteği olmadan ilerleyemez. Bu konuda ilerlemeyeceğiz." ifadesini kullandı.

timeline
İsrailli bakan işkenceyi övünerek anlattı: Hamas sert tepki gösterdi
İsrailli bakan işkenceyi övünerek anlattı: Hamas sert tepki gösterdi

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrail hapishanelerinde en basit haklardan dahi mahrum bıraktıkları Filistinli esirlere yaptıkları işkencelerle övünerek, Filistinli esirlerin idamını öngören yasa tasarısının Meclis'ten geçirilmesi çağrısını yineledi.

Ben-Gvir, İsrail'in güneyinde yer alan Ketziot Hapishanesi’nde Filistinli esirlerin tutulduğu küçük hücrenin önünde kaydettiği videoyu sosyal medyada paylaştı.

İçinde 3 Filistinli esirin yerde dizleri üzerinde bekletildikleri küçük hücrenin önünde duran Ben-Gvir, "Filistinli esirler hak ettikleri şekilde yerlerde oturtuluyor." dedi.

Alaycı bir tavırla Filistinli esirler aleyhinde konuşan Ben-Gvir, "Neredeyse her şeyden yoksun bırakıldılar; reçel, çikolata, televizyon ya da radyo yok. Onlardan her şeyi aldık; tek şey kaldı o da idam yasası." diye konuştu.

HAMAS: İSRAİL'İN FİLİSTİNLİLERE KARŞI SADİST VE FAŞİST TUTUMUNU GÖZLER ÖNÜNE SERDİ

Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, Ben-Gvir'in İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirleri "terörist" şeklinde göstererek, esrilere karşı işkence ve idam talebinde bulunmasına tepki gösterildi.

Açıklamada, "Ben-Gvir'in Filistinli esirlere yönelik kötü muamele ve işkenceyi ifşa ederek onları idamla tehdit ettiği sahneler, işgalci İsrail'in Filistinli esirlere yönelik sadist ve faşist tutumunu gözler önüne seriyor." ifadeleri kullanıldı.

İsrailli yetkililerin Filistinli masumlara ve esirlere karşı işlediği suçların tüm dünya tarafından izlendiğine dikkati açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İsrail'den teslim alınarak Gazze'ye getirilen Filistinli esirlerin cenazeleri, maruz kaldıkları barbarca işkence ve kötü muamele nedeniyle tanınmaz halde. Uluslararası toplumu ve dünyadaki özgür insanları, bu işgalci Nazilerin işledikleri suçları kamuoyuna açıklamaları ve uluslararası mahkemelerde yargılamaları çağrısında bulunuyoruz."

timeline
İsrail, UNRWA'nın Gazze'de çalışmasına izin vermeyecek
İsrail, UNRWAnın Gazzede çalışmasına izin vermeyecek

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), dün aldığı tavsiye niteliğindeki danışma görüşünde İsrail'in, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) Gazze'ye insani yardım sağlamasına izin vermekle yasal olarak yükümlü olduğunu belirtmişti.

İsrail devlet televizyonu KAN'da yer alan haberde İsrail'in, UAD'nin görüşüne rağmen UNRWA'nın Gazze'deki yardım faaliyetlerinde yer almasına izin vermeyeceği ifade edildi.

Adı açıklanmayan İsrailli bir yetkilinin "UNRWA, Gazze'ye bir daha adım atmayacak." ifadesini kullandığı kaydedildi.

Haberde ayrıca, İsrail'in UNRWA'nın Gazze'deki yardım faaliyetlerine katılmasına izin vermeyeceği mesajını ABD yönetimine de ilettiği aktarıldı.

İsrail, bölgedeki en büyük yardım kuruluşu olan UNRWA'nın mart ayından bu yana Gazze'ye yardım ulaştırmasına izin vermiyor.

Tel Aviv yönetiminin Gazze'ye insani yardım girişine yasak getirdiği UNRWA'nın elinde binlerce tırı dolduracak kadar yardım malzemesi bulunduğu ve bunun Gazze'deki Filistinlilerin tamamının 3 aylık gıda ihtiyacını karşılayabilecek seviyede olduğu belirtiliyor.

UNRWA'nın depolarında Gazze'nin yerle bir olması nedeniyle kalacak yeri olmayan 1,3 milyon Filistinliye yetecek kadar barınma malzemesi de bulunuyor ancak İsrail'in izin vermemesi nedeniyle bu malzemeler de Gazze'ye ulaştırılamıyor.

timeline
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Batı Şeria'yı ilhak kararı, barış anlaşmasına tehdit
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Batı Şeriayı ilhak kararı, barış anlaşmasına tehdit

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail'e gerçekleştireceği ziyaret öncesi uçağa binmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rubio, İsrail meclisinin Batı Şeria'daki Filistin topraklarının ilhakını içeren tasarıyı kabul etmesine yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine, "Açıkçası Başkan'ın (Donald Trump'ın) şu anda destekleyeceğimiz bir şey olmadığını açıkça belirttiğini düşünüyorum ve bunun barış anlaşmasını tehdit edebileceğini düşünüyoruz. Şu anda özellikle bizim istemediğimiz bir şey bu, bunun ters etkiye yol açabileceğini düşünüyoruz" dedi.

timeline
İsrail'in savaş suçları için kurulan "Gazze Mahkemesi" oturumu İsta
İsrailin savaş suçları için kurulan Gazze Mahkemesi oturumu İsta

İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarını araştırmak üzere kurulan küresel ve bağımsız girişim "Gazze Mahkemesi"nin nihai oturumu, İstanbul'da başladı.

Eski Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Raportörü Prof. Dr. Richard Falk başkanlığında yürütülen oturumlar, İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Birsel Konferans Salonu'nda akademisyenler, insan hakları savunucuları, medya temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu üyelerinin katılımıyla gerçekleştiriliyor.

23-26 Ekim'de yapılacak "Gazze Mahkemesi: Nihai Oturum"un açılış konuşmasını Prof. Dr. Falk yaptı. Ardından Yazar Kenize Mourad, akademisyen ve aktivist Chandra Muzaffar, Londra Ekonomi ve Siyasal Bilimler Okulundan (LSE) Profesör Christine Chinkin, Dr. Ghada Karmi, aktivist Sami Al Arian, şair Tamim Al Barghouti ve akademisyen Biljana Vankovska'nın yer aldığı "Vicdan Jürisi"nin tanıtımı yapıldı.

"Gazze Mahkemesi"nin son oturumu kapsamında, paneller, söyleşiler, belgesel gösterimleri ve çeşitli oturumlarla Gazze'de yaşanan insan hakları ihlalleri ve savaş suçları ele alınacak. Filistin ve Gazze'deki görgü tanıklarının ifadelerine de yer verilecek.

 

GAZZE MAHKEMESİ NİHAİ KARARINI AÇIKLAYACAK

26 Ekim'de "Gazze Mahkemesi" üyelerinin genel yansımalar ve değerlendirmeler yapacağı oturumda, Saraybosna ve İstanbul'daki toplantı gözden geçirilerek ileriye dönük değerlendirmeler de yapılacak.

Ardından "Gazze Mahkemesi" nihai kararı duyurulacak.

 

"GAZZE MAHKEMESİ" GİRİŞİMİ

Gazze Mahkemesi, İsrail'in saldırıları altındaki Gazze'de yaşananların hukuki, siyasi ve etik yönlerini araştırmak üzere kuruldu.

Bağımsız bir inisiyatif olarak kurulan, insanlık ve vicdan mahkemesi olan "Gazze Mahkemesi", uzun hazırlık sürecinin ardından İngiltere'nin başkenti Londra'da ilk uluslararası toplantısını gerçekleştirdi.

Eski BM Filistin Özel Raportörü Falk'ın liderliğinde yürütülen projenin başkanlık heyetinde yine BM eski özel raportörlerinden Michael Lynk ve Hilal Elver gibi isimlerin yanı sıra Raji Sourani, Susan Akram, Ahmet Köroğlu, Diana Buttu, Cemil Aydın ve Penny Green bulunuyor.

Mahkemenin önemli bileşenlerinden biri olan "mahkeme üyeleri" arasında dünyanın farklı bölgelerinden birçok tanınmış isim yer alıyor.

Bunlar arasında Ilan Pappe, Jeff Halper, Ussama Makdisi, Ayhan Çitil, Cornel West, Avi Shlaim, Naomi Klein, Aslı Bali, Mahmood Mamdani, Craig Mokhiber, Hatem Bazian, Mehmet Karlı, Sami Al Arian, Frank Barat, Hassan Jabareen, Willy Mutunga, Victor Kattan ve Victoria Brittain bulunuyor.

timeline
İsrail basını: Gazze'de Türk bayraklarını görmek İsrail için tam anlamıyla felaket
İsrail basını: Gazzede Türk bayraklarını görmek İsrail için tam anlamıyla felaket

Times of Israel gazetesinde "Gazze'deki Türk Tuzağı" başlıklı analizde Mısır'da varılan ateşkes sonrası ortaya çıkan duruma yer verildi.

"İsrail, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'sine Gazze'de aktif bir varlık imkânı tanıyan (BD Başkanı Donald Trump'ın barış planını kabul ederek en büyük stratejik hatalarından birini mi yaptı?" sorusunun yer aldığı analizde, İsrail'in uzun zamandır hedef tahtasına koyduğu İran ile Türkiye karşılaştırıldı.

Türkiye'nin birçok açıdan İran'dan daha güçlü olduğu, Ankara'nın iyi eğitimli, savaş tecrübesi olan bir orduya sahip, büyüyen bir donanmaya ve olgunlaşan yerli silah endüstrisine sahip olduğuna dikkat çekildi.

Suriye'nin ardından Gazze'ye girmesi halinde Türkiye'nin "İsrail'in güneyinde istihbarat ağları kurma, Mısır ile olan yakınlığını kullanarak Doğu Akdeniz'deki en büyük iki donanmayı daha yakın operasyonel temasa geçirerek böylece İsrail'in deniz sınırları boyunca manevra kabiliyetini daraltma" gibi olasılıklar olduğu yorumuna yer verildi.

Gazze'de enkaz kaldırma çalışmaları sırasında buldozerlerdeki Türk bayrağının dalgalandığı anlara atıfta bulunulan analizde, şunlar kaydedildi:

"Gazze'de dalgalanan Türk bayraklarını görmek, tam anlamıyla felaket niteliğinde bir stratejik başarısızlıktır. Başbakan'ı (Binyamin Netanyahu) bu düzenlemeye kim zorladıysa veya ikna ettiyse sorumluluk ona aittir."

Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında asılsız iddialara da yer verilen analizde, "Açıkça düşman Türkiye'nin İsrail'in güney sınırına yerleşmesine izin vermek, bir ateş çemberini başka bir ateş çemberiyle hatta daha da tehlikeli bir ateş çemberiyle değiştirmek demektir." yorumunda bulunuldu.

ABD Başkanı Trump'ın Gazze planına dikkat çekilen analizde "Netanyahu, Gazze'ye yönelik savaş sonrası vizyonunu halktan gizledi. Trump'ın barış planı altında ortaya çıkanlar, çözümden ziyade, İran nüfuzunun yerini Türk nüfuzunun almasıyla bir kabusa benziyor." ifadelerine yer verildi.

timeline
İsrail’den flaş iddia! ‘ABD, Netanyahu’dan ateşkese şans vermesini istedi’
İsrail’den flaş iddia ‘ABD, Netanyahu’dan ateşkese şans vermesini istedi’

İsrail'in Kanal 12 televizyonunun konuya ilişkin ABD'li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, Vance'in Netanyahu ile yaptığı görüşmede "Anlaşmaya bir şans verin ve bize işleri halletmemiz için zaman verin." dediğini aktardı.

Haberde, Vance'in "Gazze'nin yeniden inşası ve Hamas'ın İsrail için tehdit oluşturmamasını sağlama konusunda zorluklar var." ifadesini kullandığı belirtildi.

Netanyahu'nun ise ateşkes anlaşmasının başarılı olmasını istediğini Vance'e söylediği kaydedildi.

Haberde, Vance ve Netanyahu görüşmesine katılan ABD'li bir üst düzey yetkilinin ise "Netanyahu'nun Vance'in ateşkesi sürdürme ve anlaşmanın sonraki adımlarına geçme konusundaki mesajlarına açık olduğunu" söylediği aktarıldı.

Trump yönetiminin Gazze'de konuşlandırılacak uluslararası güçler ve Gazze'nin yeniden inşası için bağış toplayacak Barış Konseyi için Arap ülkelerinden ekonomik, askeri ve siyasi destek almaya çalıştığı belirtildi.

İsrail'e ziyarette bulunan Vance, dün, Netanyahu ile bir araya gelmişti.

timeline
DSÖ, ateşkesin ardından Gazze'den ilk tıbbi tahliyenin gerçekleştiğini duyurdu
DSÖ, ateşkesin ardından Gazzeden ilk tıbbi tahliyenin gerçekleştiğini duyurdu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze'den tıbbi tahliyelere ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan paylaşımda bulundu.

DSÖ'nün 41 kritik durumdaki hasta ve 145 refakatçinin Gazze'den tıbbi tahliyesine öncülük ettiğini belirten Ghebreyesus, "Bu, ateşkesin ardından ilk kez gerçekleşti. Yaklaşık 15 bin hasta hala Gazze dışında tıbbi bakım almak için onay bekliyor." ifadelerini kullandı.

Ghebreyesus, ülkelere dayanışma göstermeleri ve tıbbi tahliyeyi hızlandırmak için tüm yolların açılması yönündeki çağrılarını yineledi.

timeline
İsrail'de Ultra-Ortodoks Yahudiler, "ölüm askerlikten iyidir" sloganıyla gösteri düzenledi
İsrailde Ultra-Ortodoks Yahudiler, ölüm askerlikten iyidir sloganıyla gösteri düzenledi

İsrail'deki binlerce Ultra-Ortodoks Yahudi (Haredi), Tel Aviv yakınlarındaki Bney Brak, Kudüs ve Safed şehirlerinde yolları trafiğe kapatarak zorunlu askerlik uygulamasına tepki gösterdi.

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberinde, Haredilerin "Ölüm askerlikten iyidir. Orduya değil hapse gireriz." sloganıyla gösteri düzenlediği belirtildi.

Kanal 10 televizyonu da 3 Haredi'nin gözaltına alınmasının ardından Bney Brak, Kudüs ve Safed'de yapılan gösterilerde yolların trafiğe kapatıldığını ve geçen araçlara taş atıldığını kaydetti.

Israel Hayom gazetesi ise yüzlerce Haredi’nin, Kfar Yona yakınlarındaki Beit Lid askeri üssünde bulunan 10 numaralı askeri cezaevi önünde, askerlikten kaçtıkları gerekçesiyle gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılması talebiyle eylem yaptığını aktardı.

İsrail Yüksek Mahkemesinin geçen yıl aldığı "Ultra-Ortodoks Yahudilerin askere alınması ve askerlik hizmetini reddeden dini kurumlara mali desteğin kesilmesi" kararı sonrasında Harediler, askerlik karşıtı gösteriler düzenliyor.

Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip İsrail'de Harediler, nüfusun yüzde 13'ünü oluşturuyor. Dini eğitimlerine devam etmek istediklerini söyleyen Harediler, askerlik hizmetinin kendi inanç sistemleriyle bağdaşmadığını ve dini kimliklerini tehdit edeceğini belirtiyor.

timeline
BM yetkilisi: Gazze 'distopik film setini' andırıyor
BM yetkilisi: Gazze distopik film setini andırıyor

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Direktör Yardımcısı Andrew Saberton, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'ya yaptığı ziyaret sonrası, New York'taki BM Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

UNFPA olarak ilk kez Gazze'ye üst düzey ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade eden Saberton, "Gazze'de gördüklerime tam olarak hazırlıklı değildim, kimse olamaz. Yıkımın boyutları distopik bir film setini andırıyordu ama bu kurgu değil. Gazze yerle bir olmuş, kilometrelerce moloz ve toz arasında sağlam kalan çok az bina var. Gördüklerimi unutamam." dedi.

Saberton, Gazze'de her 4 kişiden birinin açlık çektiğini söyleyerek, "Bu sayıya, açlığın hem anne hem de bebek için özellikle yıkıcı olduğu 11 bin 500 hamile kadın da dahil." diye konuştu.

Gazze'de erken doğum veya düşük oranının yaklaşık yüzde 70 olduğuna dikkati çeken Saberton, her 3 gebelikten birinin "yüksek riskli" olduğunu belirtti.

 

"GAZZE'DE NORMAL DOĞUM DİYE BİR ŞEY YOK"

Saberton, hastanelerin yüzde 94'ünün yıkıldığına veya hasar gördüğüne işaret ederek, "Gazze'de normal doğum diye bir şey yok, hastaneye gidemeyen, çoğu zaman çadırda bile mahrem alan erişimi olmayan kadınlar var. Yol kenarındaki molozların arasında doğum yapan kadınların hikayelerini duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Gazze'de İsrail saldırılarının "nesiller boyu sürebilecek psikolojik yaralara" neden olduğunu vurgulayan Saberton, iyileşme çabalarının, özellikle İsrail saldırıları nedeniyle yüzde 70'i depresyon ve anksiyete sorunları yaşayan gençler için önemli olduğunun altını çizdi.

 

"GAZZE'DEKİ ÖLÜMLERİ ABD NÜFUSUNA ORANLARSAK, YAKLAŞIK 39 MİLYON KİŞİYE TEKABÜL EDİYOR"

Saberton, "Gazze’de yaklaşık 70 bin ölü, yaklaşık 250 bin de yaralı olduğu belirtiliyor yani nüfusun yüzde 11'i. Bunu 340 milyon nüfuslu ABD'ye oranlarsak, yaklaşık 39 milyon kişiye tekabül ediyor." dedi.

Gazze'de yürürlüğe giren ateşkesin bir umut ışığı olduğunu belirten Saberton, ancak devam eden İsrail saldırılarının aileleri yeniden teröre sürüklediğini ve acilen kalıcı ateşkese ihtiyaç olduğunu söyledi.

Saberton, işgal altındaki Batı Şeria'ya yaptığı ziyarete de değinerek, "Batı Şeria'da yaşam, hayatın her alanına hükmeden bariyerler ve kontrol noktalarıyla çevrili." diye konuştu.

"Dünya artık ne Gazze ne de Batı Şeria'ya sırtını dönmeyi göze alabilir." diyen Saberton, Filistinlilerin yaşamının "sadece hayatta kalmanın" ötesine geçmesi, onurlu bir hayat sürmeleri için güvenlik, destek ve özgürlüğün sağlanması gerektiğini vurguladı.

Saberton, AA muhabirinin sorusu üzerine, UNFPA olarak Gazze'yi daha önce vize alamadıkları için ilk kez ziyaret ettiklerini söyledi.

Gazze'de 1-2 gün kalmayı planlarken sadece 5 saat kalabildiğini belirten Saberton, "BM sisteminin üst düzey bir yetkilisiyim ancak Gazze'ye girmek için saatlerce sınırda arabada bekledim ve girince de erken ayrılmamız gerektiği bildirildi. Gazze'ye girebildiğim için şanslıyım." dedi.

İşgal altındaki Batı Şeria'da 5 gün kaldığını anlatan Saberton, UNFPA'nın, 16'sı Gazze'de olmak üzere Filistin topraklarında toplam 57 çalışanı bulunduğunu da bildirdi.

 

timeline
Filistin: Egemenlik yalnızca kendi toprakları üzerindeki halkımıza aittir
Filistin: Egemenlik yalnızca kendi toprakları üzerindeki halkımıza aittir

Filistin Dışişleri Bakanlığı, yasa dışı yerleşimlerin İsrail'e ilhakını öngören tasarının, İsrail Meclisindeki ön oylamada kabul edilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, İsrail Meclisinin onayladığı ve İsrail egemenliğinin dayatılması olarak değerlendirilen Filistin topraklarını ilhak etme girişimlerinin, en güçlü şekilde reddedildiği ve kınandığı kaydedildi.

Bakanlığın açıklamasında, "Batı Şeria'da bulunan ve Kudüs ile Gazze'yi de kapsayan işgal altındaki Filistin toprakları tek bir coğrafi birimdir ve İsrail'in bu topraklar üzerinde hiçbir egemenliği yoktur." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, egemenliğin, "Filistin halkının ana vatanı Filistin üzerindeki doğal, tarihi ve hukuki hakkı ve bunun uluslararası hukuk, insan hakları ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla sıkı bağlantısı temelinde" Filistin Kurtuluş Örgütü tarafından temsil edilen Filistin halkına ve liderliğine ait olduğu vurgulandı.

İsrail'in, yasa dışı işgalci güç olarak, sahada gerçek dışı, yapay olayları ortaya koyma yönündeki başarısız girişimlerinin devam ettiği konusunda uyarıda bulunulan açıklamada, bütün bu olayların geçersiz ve hükümsüz olduğu, reddedildiği, gerçeği yansıtmadığı ve her türlü hukuki, siyasi ve diplomatik yola başvurulacağı ifade edildi.

Bakanlığın açıklamasında, bu girişimlerin Filistin topraklarının gerçekliğini ve hukuki statüsünü değiştirmeyeceği, bu toprakların işgal altında bulunduğu ve İsrail'in yasa dışı bir işgal gücü olduğu vurgulandı.

Açıklamada, tüm ülkelere ve uluslararası kurumlara, bu kararı reddetmeleri ve İsrail makamlarının Filistin topraklarını zorla veya herhangi bir bahaneyle ele geçirme planlarını ve sistematik politikalarını uygulamaya koymalarını engellemek için gerekli caydırıcı önlemleri almaları çağrısı yapıldı.

timeline
İşgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Filistin topraklarının resmi olarak ilhakını öngören tasarı İsrail meclisinde kabul edildi
İşgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Filistin topraklarının resmi olarak ilhakını öngören tasarı İsrail meclisinde kabul edildi

İsrail ile Hamas’ın Gazze Şeridi’nde ateş anlaşmasına varmasının yankıları sürerken, İsrail meclisinden Filistin ile ilgili tepki çekecek bir hamle geldi. İşgal altındaki Batı Şeria’da bulunan Filistin topraklarının Yahudi yerleşimciler tarafından resmi olarak ilhakını öngören tasarı, İsrail meclisinde yapılan ön oylamada oy çokluğu ile kabul edildi. İsrail basınında yer alan haberlere göre; İsrail meclisindeki milletvekillerinden 24'ü tasarıya "hayır" oyu verirken, 25 milletvekili ise "evet" oyu kullandı.

Noam Partisi üyesi aşırı sağcı Avi Maoz tarafından sunulan tasarının, "Bu bölgelerin egemen İsrail Devleti'nin ayrılmaz bir parçası olarak statüsünü tesis etmek amacıyla İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim alanlarına kendi yasalarını ve egemenliğini uygulamasını" öngördüğü belirtildi.

DAHA DAR KAPSAMLI BİR İLHAK TASARISI DAHA ONAYLANDI

Evimiz İsrail Partisi Lideri Avigdor Liberman tarafından sunulan ve işgal altındaki Batı Şeria'daki Maale Adumim yerleşiminin ilhakını öngören daha dar kapsamlı bir diğer tasarı da 9’a karşı 32 oyla meclisten geçti.

Tasarıların yasalaşması için mecliste üç oylamadan daha geçmesi gerektiğine dikkat çeken İsrail basını, tasarıların daha detaylı incelenmek üzere İsrail meclisi Knesset’in Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi'ne gönderileceğini duyurdu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun söz konusu tasarıların yasalaşmasına izin vermeyeceği yorumunda bulunuldu.

ZAMANLAMASI DİKKAT ÇEKTİ

Yasadışı İsrail yerleşimlerinin resmi olarak ilhakına yönelik tasarıların, ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'in İsrail ziyareti sırasında oylanması dikkat çekti.

BAKMADAN GEÇME!