
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşme hakkında bilgi sahibi kaynaklar açıkladı. AFP'ye konuşan kaynaklar, "Putin Trump'a, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Moskova'da görüşmeyi önerdi" dedi. Ancak Ukrayna lideri Zelenski, Putin'in Moskova'da görüşme önerisini anında reddetti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupalı liderlerin, Ukrayna'daki çatışmaların temel nedenlerinden olan Rusya'nın güvenlik çıkarlarını görmezden geldiğini belirtti.
Hem ABD Başkanı Donald Trump'ın hem de ekibinin Ukrayna'daki çatışmanın sebepsiz yaşanmadığının farkında olduğunu kaydeden Lavrov, Avrupalı liderlerin Rusya'nın Ukrayna'ya sebepsiz saldırdığı şeklinde "çocukça gevezelik" yaptığını söyledi.
Lavrov, "Rusya'nın güvenlik çıkarlarına saygı gösterilmeden, Ukrayna'da yaşayan Rusların ve Rusça konuşan halkların haklarına tam saygı gösterilmeden, uzun vadeli anlaşmalardan söz edilemez. Çünkü bunlar, çözüm bağlamında acilen ortadan kaldırılması gereken nedenlerdir" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yaptığını belirtti. Trump, Rus liderin davranışlarının “iyi olmasını” umduğunu ifade etti. Trump, aksi durumda “zor bir durum” yaşanabileceğini dile getirdi.
'PUTİN VE ZELENSKİ, EN İYİ ARKADAŞ OLMAYACAK'
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin “gerekeni yapmasını” umduğunu kaydeden Trump, Zelenski’nin müzakerelerde “esnek” davranması gerektiğini vurguladı. Trump, Zelenski ile Putin’in hiçbir zaman “en iyi arkadaş” olmayacaklarını ancak iki liderin “karar vermesi gereken kişiler” olduğunu sözlerine ekledi.
'UKRAYNA, AVRUPA VE RUSYA ARASINDA TAMPON'
Fox News'e konuşan Trump, şunları dile getirdi:
"Putin'in anlaşma yapmak istememesi mümkün, önümüzdeki birkaç hafta içinde Putin hakkında bilgi edineceğiz. Ukrayna çok fazla toprak alacak, orada bir tür güvenlik olacak ama NATO olamaz. Ukrayna, Avrupa ve Rusya arasında bir tampon. Zaman kaybetmek istemiyorum. Rusya-Ukrayna savaşını hemen bitirmek istiyorum.
Ukrayna'nın NATO'ya dahil olması, Ruslar için her zaman kabul edilemez bir durumdu. İster Rusya olsun ister Sovyetler Birliği olsun. Putin'den çok öncesine dayanıyor."

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta Alaska’da düzenlenen zirvenin ardından olası bir takip toplantısı için Kremlin tarafından resmi olarak Rusya’ya davet edildiğini yineledi.
Lavrov, salı günü Rus devlet medyasına verdiği röportajda, Trump’ın Rusya’yı ziyaret etmesi için davet aldığını vurgulayarak, “Alaska’daki basın toplantısında Devlet Başkanı Putin bu daveti doğruladı ve eğer doğru hatırlıyorsam Donald Trump da bunun çok ilginç olduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Trump ile Alaska’da düzenlenen ortak basın toplantısında son konuşmasını İngilizce yaparak, Trump’a “Bir dahaki sefere Moskova’da” demiş ve ikinci bir zirvenin Rusya’da yapılması fikrini gündeme getirmişti.

İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’da barış görüşmeleri amacıyla ülkeye gelmesi durumunda kendisine dokunulmazlık tanınacağını bildirdi. Putin, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan tutuklama emriyle karşı karşıya bulunuyor.
Cassis, geçen yıl İsviçre hükümetinin uluslararası tutuklama emri kapsamındaki bir kişiye dokunulmazlık verilmesine ilişkin kuralları belirlediğini hatırlatarak, “Bu kişi özel nedenlerle değil, bir barış konferansı için gelirse dokunulmazlık verilir” ifadesini kullandı.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin görüşmesinin "barış sürecinin önemli parçası" olduğunu ifade ederek, tüm liderlerin Ukrayna'nın güvenlik garantileri konusunda ortak fikirde olduğunu bildirdi.
'GARANTİ TEKLİFİ TEMELDE KABUL EDİLDİ'
Tajani, Ukrayna'nın güvenlik garantisine ilişkin "İtalya'nın dış saldırıya karşı ortak yardım sistemiyle Ukrayna'nın bağımsızlığını garantiye alacak teklifi temelde kabul edildi" dedi.
'PUTİN GALİP DEĞİL'
Zelenski'nin "sınır meselesini" daha sonra ele alacağını belirten Tajani, Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Alaska'daki görüşmesine ilişkin "Putin galip değil" yorumunu yaptı. Tajani, Trump-Putin zirvesinin sonuca varamadığını kaydederek "Ukrayna Devlet Başkanı, Rusya'nın tüm taleplerine boyun eğemez" ifadesini kullandı.

Rus haber ajansı RIA’nın aktardığına göre, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump ve ekibinin, Alaska’da düzenlenen Trump-Putin zirvesinin ardından Ukrayna savaşının çözümüne yönelik "daha derin bir yaklaşım" benimsediğini açıkladı. Lavrov, Alaska görüşmelerinde "iyi bir atmosfer" olduğunu ve bunun her iki liderin açıklamalarına da yansıdığını belirtti. Görüşmeleri "faydalı bir diyalog" olarak nitelendiren Lavrov, Trump ve ekibinin "uzun vadeli, sürdürülebilir ve güvenilir bir sonuç elde etmek konusunda samimi olduklarının açık" olduğunu vurguladı.
Devlet televizyonu Rossiya-24’e konuşan Lavrov, ABD’nin bu tutumunun, "sadece ateşkes talep edip ardından Ukrayna’ya silah göndermeye devam eden" Avrupa ülkelerinin yaklaşımından farklı olduğuna dikkat çekerek, "Başkan Trump ve ekibi, Alaska’daki toplantı sonrasında bu krizin çözümüne çok daha derin bir şekilde yaklaşıyor. Artık Başkan Putin’in sürekli vurguladığı temel nedenleri ortadan kaldırmanın gerekliliğini anlamış durumdalar" ifadelerini kullandı.

Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Rusya Ukrayna Savaşı'nda barışın sağlanması için Rusya'ya baskı uygulanması gerektiğini belirtti. Avusturyalı Bakan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barışa hazır olduğunu söylediğini, ancak Ukrayna'yı bombalamaya devam ettiğini kaydetti.
Kamu yayın kuruluşu ORF’ye açıklamalarda bulunan Meinl-Reisinger, Beyaz Saray'da yapılan görüşmenin Ukrayna ve Avrupa için çok önemli olduğunu dile getirerek, toprak meselesindeki kararı Ukrayna'nın verebileceğini bildirdi. Rusya’ya baskı yapılması gerektiğini ifade eden Meinl-Reisinger, "çok sert yaptırımlarla" Putin'in müzakere masasına oturtulabileceğini öne sürdü.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün Washington'daki Ukrayna görüşmelerinin ardından bugün çevrim içi düzenlenecek "Gönüllüler Koalisyonu" toplantısına başkanlık edecek. İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan yapılan açıklamada, Starmer'ın, Gönüllüler Koalisyonu'ndaki liderleri, dün Washington'da ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve Avrupalı liderlerle yapılan görüşmelerin sonuçları hakkında bilgilendireceği ve sonraki adımları ele alacağı aktarıldı.
İngiltere, Fransa ve Almanya'nın öncülüğünde "Çok Uluslu Ukrayna Gücü" olarak anılan koalisyon, Ukrayna'da barış sağlandığında bunu koruma sözü veren bir grup ülkeden oluşuyor. Koalisyonun, Ukrayna ordusuna vereceği destek sayesinde bu ülkenin gelecekteki Rus saldırılarına karşı daha caydırıcı olması öngörülüyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Beyaz Saray'daki görüşmede ABD Başkanı Donald Trump'a Rusya-Ukrayna savaşında bacağını kaybeden bir Ukraynalı askerin golf sopasını hediye etti.
Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisinden yapılan açıklamaya göre, golf sopası, savaşın ilk aylarında yaralanan Astsubay Kostiantyn Kartavtsev'e ait. Zelenski, Trump'a hediyeyi verirken, golfün Kartavtsev'in rehabilitasyon sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini belirtti. Trump'ın hediyeyi kabul ederek teşekkür mesajı kaydettiği ve Zelenski'ye Beyaz Saray'ın sembolik anahtarlarını takdim ettiği bildirildi.

Ukrayna'da yetkililer, ABD'deki barış görüşmelerinin ardından Rus ordusunun gece Poltava bölgesindeki iki kente insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzeler ile düzenlediği saldırıda 1471 evin elektriksiz kaldığını bildirdi. Poltava'dan yetkililer, Rus ordusunun, bölgedeki Lubny ve Kremençuk kentlerine gece İHA ve balistik füzeler ile saldırı düzenlediğini kaydetti.
Ukrayna merkezli RBC-Ukraine ajansının haberine göre, Lubny'de en az 30 patlama sesi duyulduğunu aktaran yetkililer, saldırılarda can kaybı olmadığını ifade etti. Yetkililer, saldırılar sonucunda bölgede büyük çaplı elektrik kesintileri meydana geldiğini, Lubny'de 1471 evin elektriksiz kaldığını kaydetti.

BBC'nin analizine göre, Ukrayna ile Rusya arasında olası bir kalıcı barış anlaşmasının temelinde, Rusya'nın yeniden saldırısını önlemeyi amaçlayan güvenlik garantileri yer alacak. ABD şimdiye kadar bu konuda somut bir taahhütte bulunmazken, bu sorumluluğu İngiltere ve Fransa öncülüğündeki "gönüllüler koalisyonu"na bıraktı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü Beyaz Saray'daki görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, güvenlik garantilerinin Avrupa ülkeleri tarafından "ABD ile koordineli şekilde" hayata geçirilebileceğini belirtti.
Peki ABD'nin güvenlik garantisi hangi formları alabilir? Dört temel senaryo öne çıkıyor:
1- Kara kuvvetleri: ABD birliklerinin Ukrayna'ya konuşlandırılması en düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor. Trump'ın bu savaşı öncelikle Avrupa'nın sorunu olarak görmesi ve barışı koruma misyonunda dahi ABD askerlerini bölgeye göndermeye isteksiz olması nedeniyle bu seçenek pek olası görünmüyor.
2- Hava ve deniz devriyeleri: Askeri uçak ve gemilerin Ukrayna'ya gönderilmesi, uzmanlara göre güvenlik garantilerinde gündeme gelebilecek daha gerçekçi bir seçenek. ABD'nin halihazırda bölgede keşif uçuşları yaptığı biliniyor.
3- İstihbarat desteği: ABD'nin uydu ve hava istihbaratı, Ukrayna'nın Rusya işgalini durdurmasında hayati rol oynadı. Kalıcı bir barış anlaşması durumunda, Washington'un bu desteği sürdürmesi muhtemel görülüyor.
4- Lojistik destek: İngiltere ve Fransa öncülüğündeki "gönüllüler koalisyonu" ne şekilde organize olursa olsun, kapsamlı lojistik desteğe ihtiyaç duyacak. Analizde, ABD'nin bu alanda yardım sağlamaya açık olabileceği belirtildi. Uzmanlar, Trump yönetiminin olası yaklaşımının bu seçeneklerin bir kombinasyonu şeklinde olabileceğini ifade etti.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuri Uşakov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Ukrayna görüşmelerine katılan heyetlerdeki "temsilcilerin seviyesinin artırılması" konusunu ele aldığını bildirdi.
Görüşmenin "samimi ve yapıcı" olduğunu vurgulayan Uşakov, "Putin ve Donald Trump, Rusya ve Ukrayna heyetleri arasında doğrudan müzakerelerin devam etmesi konusunda mutabık kaldıklarını ifade etti. Bu bağlamda özellikle Ukrayna ve Rusya'dan müzakerelere katılan temsilcilerin seviyesinin yükseltilmesinin gerektiği görüşüldü. Vladimir Putin ve Donald Trump Ukrayna, uluslararası ve ikili gündemdeki diğer acil konularda birbirleriyle yakın temaslarını sürdürme konusunda mutabık kaldı. Putin, Ukrayna'da uzun vadeli çözüme giden yolların bulunmasında Donald Trump'ın kişisel olarak gösterdiği çabaların önemine bir kez daha dikkat çekti" ifadelerini kullandı.

Fransız haber kanalı LCI'ya açıklamalarda bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında yapılması planlanan barış zirvesine Cenevre'nin ev sahipliği yapmasını önerdi.
Zelenski-Putin zirvesinin Avrupa'da düzenleneceğini belirten Macron, "Tarafsız bir ülke, belki İsviçre —ben Cenevre'yi savunuyorum— ya da başka bir ülke ev sahipliği yapabilir" ifadelerini kullandı. Fransa ve İngiltere'nin, Ukrayna'nın diğer müttefiklerini Washington'daki görüşmelerde alınan güvenlik garantileri kararları hakkında bilgilendireceğini söyleyen Macron, bu konunun, Trump ile yapılan görüşmelerde önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.
Macron, Rusya ile Ukrayna arasında Mayıs-Temmuz aylarında Türkiye'de gerçekleşen üç tur alt düzey müzakerelere atıfta bulunarak, "Son ikili görüşmeler İstanbul'da yapılmıştı" dedi.
Macron, Ukrayna'nın Rusya'ya toprak verme konusundaki kararının tamamen Kiev'e ait olduğunu belirterek, "Ukrayna, haklı ve doğru gördüğü tavizleri verecektir" dedi.
"PUTİN'İN BARIŞA İSTEKLİ OLDUĞUNU GÖRMÜYORUM"
Trump'ın barış sürecine dair iyimserliğini olumlu karşıladığını belirten Macron, "Duruma ve gerçeklere baktığımda, Putin'in şu anda barışa çok istekli olduğunu görmüyorum. Ama belki de fazla karamsarımdır. Başkanınızın iyimserliği ciddiye alınmalı. Eğer bir anlaşma yapılabileceğine inanıyorsa bu harika bir haber ve biz de iyi bir anlaşma için elimizden geleni yapmalıyız" dedi.
Macron, Trump'ın Putin ve Zelenski arasında duyurduğu ikili görüşmenin sonuçsuz kalması veya üçlü bir zirvenin gerçekleşmemesi halinde, Rusya'ya hem "birincil" hem de "ikincil" yeni yaptırımlar uygulanması gerektiğini vurgulayarak, "Bir saldırgan var, o da Rusya. İnsanları öldürmeyi seçen, çocukları kaçıran, ateşkesi ve barışı reddeden bir ülke. Bu nedenle Rusya ile Ukrayna arasında eşit bir durum yaratamayız" değerlendirmesinde bulundu.

Japonya Başbakanı İşiba Şigeru, ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin de katılımıyla Beyaz Saray'da düzenlenen Rusya-Ukrayna arasındaki olası barış sürecine ilişkin toplantı sonrası, ülkesinin Ukrayna'ya güvenlik garantileri sağlanması sürecindeki rolünü "uygun şekilde yerine getireceğini" belirterek, şu anda Japonya'nın tam olarak ne yapacağını söyleyecek durumda olmadıklarını kaydetti.
Kyodo News'ün haberine göre, Şigeru, "Yasal çerçevemiz ve kabiliyetlerimiz dahilinde neler yapabileceğimizi ve yapmamız gerektiğini değerlendirerek rolümüzü uygun şekilde oynayacağız. Önemli olan erken bir ateşkes ve adil bir barış sağlamaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede toprak takası fikrini doğrudan reddetmediğini öne sürdü. Zelenski'nin görüşmede, "orantılı takas" seçeneğini gündeme getirdiğini iddia eden yetkililer ayrıca, Trump'ın liderlerden "ateşkes" kelimesini kullanmayı bırakmalarını istediğini aktardı.
WSJ'nin ismini vermek istemeyen konuya aşina yetkililere dayandırdığı haberine göre, yetkililer, Zelenski'nin "nüfusun yer değiştirmesinin zorluğuna ve Ukrayna Anayasası'nın toprak teslimine izin vermediğine dikkati çektiğini" belirtti. Yetkililer, liderlerin bundan sonra ateşkes yerine "mütareke" veya "öldürmeyi durdurma" ifadelerini kullanma konusunda anlaştıklarını ileri sürdü. Avrupalı liderlerin, "Trump'ın anlayabileceği bir şekilde" Ukrayna'nın toprak kayıplarını açıkladığını söyleyen yetkililer, Rusya'nın tüm Donbas bölgesini talep etmesinin, ABD'den Trump'ın memleketi olan eyaletin teslim edilmesini istemeye benzetildiğini ileri sürdü.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ukrayna'nın güvenlik garantilerine ilişkin müzakerelerin ABD ve başlıca Avrupalı müttefiklerle bugün de süreceğini açıkladı. Starmer, Beyaz Saray'daki görüşmelerin önemli sonuçlarından birinin, 30 ülkenin yer aldığı "Gönüllüler Koalisyonu"nun Ukrayna'ya yönelik güvenlik garantileri konusunda ABD ile koordineli çalışma kararı olduğunu belirtti.
BBC'ye konuşan Starmer, "ABD ile birlikte bu güvenlik garantileri üzerinde çalışacağız. Ekiplerimize görev verdik. Hatta bazıları yarın gelerek detaylı çalışmalara başlayacak" ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya-Ukrayna barış süreci kapsamında Başkan Donald Trump'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve Avrupalı liderlerle Beyaz Saray'da yaptığı toplantının ardından Kiev yönetimi için güvenlik garantisi oluşturulması adına Avrupa ile çalıştıklarını belirtti.
Fox News'ün "Jesse Watters Primetime" programına konuk olan Rubio, "Rusya dahil herkes, sanırım çatışma sonrası Ukrayna'nın diğer ülkelerle güvenlik anlaşmaları kurma hakkına sahip olduğunu kabul edecektir. Bu tür bir güvenlik garantisi oluşturmak için Avrupalı müttefiklerimizle ve bu arada Avrupalı olmayan ülkelerle birlikte çalışıyoruz" dedi.
Ukrayna'nın elde edebileceği "en iyi güvenlik garantisinin" güçlü bir orduya sahip olmaktan geçtiğini hatırlatan Rubio, "Artık Ukrayna'ya silah vermiyoruz. Artık Ukrayna'ya para da vermiyoruz. Artık onlara silah satıyoruz ve Avrupa ülkeleri bunun parasını NATO aracılığıyla ödüyor. Silahları satın almak ve Ukrayna'ya transfer etmek için NATO'yu kullanıyorlar" ifadelerini kullandı.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, ABD First Lady’si Melania Trump’a Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocuklar konusuna gösterdiği ilgi için teşekkür ederek, "Onun merhametini ve Putin’e yazdığı mektubu derin takdirle karşılıyoruz" açıklamasında bulundu.
X üzerinden yaptığı paylaşımda Melania Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e savaş nedeniyle çocukların yaşadığı trajediye dikkat çeken bir mektup gönderdiğini hatırlatan Zelenski, "ABD First Lady’si Melania Trump’a, bu savaşın en acı ve en zor meselelerinden biri olan Rusya tarafından kaçırılan Ukraynalı çocuklar konusuna gösterdiği ilgi için teşekkür etmek istiyorum" dedi. Bu konunun yaşanan insani trajedinin merkezinde yer aldığını vurgulayan Zelenski, "Çocuklarımız, parçalanmış aileler, ayrılık acısı. En az 20 bin çocuk kaçırıldı" ifadelerini kullandı.

The New York Times (NYT), "Zelenski Trump'a güvenebilir mi?" başlıklı haberinde, Trump'ın, Zelenski'nin Rusya ile anlaşmaya varması halinde Ukrayna'ya güvenlik garantisi sağlanacağına dair yalnızca belirsiz güvenceler verdiğine dikkat çekti. Haberde, Trump'ın daha önce Ukrayna güvenliğini yalnızca Avrupa ülkelerine bırakmak istediği ancak şimdi ABD'nin de Ukrayna'ya garanti sağlamakla ilgilendiği belirtildi. Trump'ın Alaska zirvesinden önce kısa sürede ateşkes sağlanmazsa Rusya'yı yaptırımlarla tehdit ettiğini de hatırlatan NYT, zirvenin ardından Trump'ın tutumunu değiştirdiğini belirtti.
The Guardian'ın haberine göre, Putin, Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, Ukrayna ile doğrudan görüşme "fikrine" açık olduğunu dile getirdi. Haberde, Beyaz Saray'daki liderler zirvesinin, Trump'ın Putin'den etkilenip onun görüşlerini tekrarlamaya başlamasının ardından bir hasar azaltma çalışması olarak gerçekleştirildiği öne sürüldü.
The Telegraph, Oval Ofis'teki görüşmede, ABD'nin Ukrayna'ya güvenlik garantileri sağlamayı kabul ettiğini kaydederek, bu kararla Zelenski ve Trump arasındaki anlaşmazlıkların geride kaldığı yorumunu yaptı. Gazete, Avrupalı liderlerin, NATO'nun karşılıklı savunma maddesine atıfta bulunarak, Kiev'e "Beşinci Madde tarzı" korumalar sağlamak için Putin'den önemli bir taviz aldıklarına inandığı bilgisini paylaştı.
Rusya merkezli Russia Today (RT) News, "AB ve Kiev kaybediyor ve Trump şahidimdir" başlıklı haberinde "Washington toplantısı, Zelenski ve destekçilerinin Amerikan ve Rus liderlere yetişmeye çalıştığını gösteriyor" dedi. Washington'ın Ukrayna çatışmasındaki rolü konusunda yüksek riskli bir diplomatik çekişme yaşandığını bildiren RT, "Trump'ın davranışları, özellikle detoplantı sonrası brifinglerde Kiev veya Brüksel'in mesajlarını tekrarlamama kararı, bir işaret" ifadesini kullandı.
Alman Bild gazetesi, Washington'daki görüşmeyi "Umut gecesi" başlığıyla okuyucularına duyurarak, Zelenski'nin görüşmeye kravatsız bir takım elbiseyle katıldığını ve Trump ile diğer liderlerin karşılıklı iltifatlarda bulunarak ve espriler yaptığını belirtti. Washington'daki tablonun "umut verici" olduğunu savunan Bild, Trump'ın Rusya'ya yakın tutumunu eleştirerek, faillerle kurbanlar arasında ayrım yapmadığını iddia etti.
Fransız Le Figaro, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "Zafer ilan etmekten çok uzağım" sözlerini manşetine taşıdı. Macron'un "şüphe ve umut arasında kaldığını" ifade eden Le Figaro, ABD'nin Ukrayna'ya güvenlik garantileri sağlamayı kabul etmesinin önemini vurguladı. Haberde, Macron'un Putin'in "barış arzusu" konusunda şüpheci olmaya devam ettiği kaydedildi.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından bir açıklama yaparak, Avrupalı liderlerle görüşmesinin çok iyi geçtiğini ve bu görüşmenin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin bir araya geleceği ve kendisinin de katılacağı üçlü zirve için hazırlıklara başladığını açıkladı. Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Özel Temsilci Steve Witkoff'un bu görüşmenin ayarlanması konusunda çalışmaya başladığını belirtti.
ABD Başkanı, Doğu Salonunda başlayan görüşmenin Oval Ofis'te farklı bir formattaki toplantıyla sona erdiğini vurgulayarak, "Toplantı sırasında, ABD ile koordineli olarak çeşitli Avrupa ülkeleri tarafından sağlanacak Ukrayna için güvenlik garantileri konusunu görüştük. Herkes Rusya/Ukrayna için barış olasılığından çok memnun" yorumunu yaptı.
Trump, toplantıların sonunda Putin'i telefonla aradığını kaydederek, "Devlet Başkanı Putin ile Devlet Başkanı Zelenski arasında yeri henüz belirlenmemiş bir toplantı için hazırlıklara başladım. Bu görüşme gerçekleştikten sonra iki devlet başkanı ve benim de katılacağım üçlü bir toplantı yapacağız" ifadesini kullandı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ikili müzakereye hazır olduğunu bildirdi. ABD ve Avrupa liderlerinin katılımıyla yapılması planlanan üçlü formatlı görüşme öncesi Putin ile ikili müzakereye hazır olduğunu bildiren Zelenski, "sancılı sorunların" çözümünde liderlik düzeyinin önemini vurguladı.
Ukrayna merkezli RBC-Ukraine ajansının haberine göre Zelenski, "Dediğim gibi, liderlik düzeyinde her türlü formata hazırız. Çünkü tüm bu karmaşık ve sancılı sorunları ancak liderlik düzeyinde çözebiliriz. Bu nedenle Putin ile ikili bir görüşmeye hazır olduğumuzu teyit ettim ve tüm Avrupa liderleri tarafından da desteklendim ve ardından üçlü bir görüşme bekliyorum" ifadelerini kullandı.

Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yaklaşık 40 dakika süren samimi ve yapıcı bir telefon görüşmesi gerçekleştirildiğini bildirdi. Görüşmenin Trump'ın inisiyatifiyle gerçekleştirildiğine dikkat çeken Uşakov, Putin'in Alaska'da düzenlenen zirvedeki misafirperverliği ve iyi organizasyonu ile Ukrayna krizinin barışçıl çözümüne yönelik kaydedilen ilerlemeden dolayı Trump'a teşekkür ettiğini söyledi.
Trump'ın, Beyaz Saray'da Zelenskiy ve bazı Avrupa liderleriyle tamamlanan görüşmeler hakkında Putin'e bilgi verdiğini söyleyen Uşakov, "Putin ve Trump, Rusya ve Ukrayna heyetleri arasında görüşmelerin devam etmesine desteklerini belirttiler. Her iki lider, doğrudan Rusya ve Ukrayna müzakere heyeti temsilcilerinin seviyesinin yükseltilmesi fikrini müzakere ettiler" diye konuştu.
Rus ve Amerikan liderinin Ukrayna krizi ve diğer uluslararası güncel konularda birbirleriyle temas halinde olma konusunda anlaştığını vurgulayan Uşakov, Putin'in, telefon görüşmesi esnasında Trump'ın Ukrayna çözümüne yönelik çabalarının önemini vurguladığını dile getirdiğini aktardı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bir araya geleceği zirvenin 2 hafta içinde yapılacağını bildirdi. Zelenski'yi desteklemek ve Avrupa'nın ortak çıkarlarını korumak için buraya geldiklerini dile getiren Merz, olası müzakereye Ukrayna'nın da katılması gerektiğini belirttiklerini ve böyle bir zirvenin ancak ateşkes sağlanması durumunda yapılabileceğini ilettiklerini ifade etti. Merz, görüşmenin nerede yapılacağının ise henüz kararlaştırılmadığını kaydetti.
Merz, "İkincisi, böyle bir zirve için kapsamlı hazırlıklar yapılmalıdır. Rusya Devlet Başkanının böyle bir zirveye katılmaya cesaret edip etmeyeceğini bilmiyoruz. Bu nedenle ikna çalışmalarına ihtiyaç var. Bir ara verildi ve bu sırada ABD Başkanı, Rus Devlet Başkanı ile telefonda görüştü ve Rusya Devlet Başkanı ile Ukrayna Devlet Başkanı arasında önümüzdeki 2 hafta içinde bir görüşme yapılacağına karar verildi" diye konuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, ABD’de gerçekleştirilen Rusya-Ukrayna savaşını bitirmeye yönelik görüşmelerde güvenlik garantilerinin ele alındığını belirterek, "Bu, savaşın sona ermesi yolunda kilit bir mesele, bir başlangıç noktasıdır. ABD’nin bu garantileri desteklemeye ve bunların bir parçası olmaya hazır olduğuna dair verdiği önemli sinyali memnuniyetle karşılıyoruz" açıklamasında bulundu.
Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Washington’da önemli müzakereler gerçekleştirildiğini belirten Zelenskiy, "ABD Başkanı Donald Trump ile birçok konuyu görüştük. Uzun ve detaylı bir görüşmeydi. Savaş alanındaki durumu ve barışı daha yakın hale getirecek adımlarımız da dahil pek çok konuyu ele aldık. Ayrıca Avrupalı liderler ve ABD başkanı ile birlikte yapılan çeşitli formatlarda toplantılar da oldu" ifadelerini kullandı.
Yapılan görüşmelerde Ukrayna’ya yönelik güvenlik garantilerinin ele alındığını söyleyen Zelenskiy, "Bu, savaşın sona ermesi yolunda kilit bir mesele, bir başlangıç noktasıdır. ABD’nin bu garantileri desteklemeye ve bunların bir parçası olmaya hazır olduğuna dair verdiği önemli sinyali memnuniyetle karşılıyoruz" dedi.

Ukrayna, güvenlik garantileri sonrası ABD'ye 100 milyar dolarlık silah satın alımı ve 50 milyar dolarlık bir insansız hava aracı (İHA) üretim anlaşması teklif etti. Söz konusu satın almaya ilişkin finansmanın Avrupa tarafından sağlanacağı bildirildi.
Financial Times gazetesinin haberine göre, ABD ev sahipliğindeki görüşmede, Ukrayna "barışın güvencesi" amacıyla silah satın alımı ile insansız hava aracı üretim anlaşması önerisinde bulundu. Söz konusu teklifler doğrultusunda Kiev yönetiminin, "uzun vadeli barış çerçevesini güvence altına alma" hedefiyle ABD'den silah satın alımı ve insansız hava aracı üretim anlaşması önerdiği iddia edildi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Japonya ve Avustralya dahil 30 ülkenin Ukrayna için güvenlik garantisi çerçevesi üzerinde çalıştığını ve ABD'nin bu girişime katılmak istediğini açıkladığını belirtti. Trump'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le diyalog başlatarak durumu "çıkmazdan kurtardığını" ancak aynı zamanda Rusya'ya "baskı kurduğunu" vurgulayan Rutte, bugünün "çok başarılı" geçtiğini kaydetti.
Fox News'e verdiği demeçte, toplantıda Ukrayna için sağlanacak güvenlik garantilerini tartıştıklarını aktaran Rutte, ABD'nin de bu güvenlik garantisi çerçevesine dahil olma isteğini açıkladığını belirterek, Washington'un buradaki rolünün ne anlama geldiğinin ilerleyen günlerde tartışılacağını ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Alaska'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesinin ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Beyaz Saray Oval Ofis'teki görüşmesi sona erdi. Avrupa Birliği (AB) liderlerinin de katılımıyla Beyaz Saray'da düzenlenen toplantı sonrası basın açıklaması yapıldı.
Trump, "Güzel bir görüşme gerçekleştirdik, çok fazla insanı hayatta tutmaya çalışıyoruz, anında etkinleşecek bir ateşkes istiyoruz, şu anda gerçekleşemiyor. Putin ve Zelenski biraz daha konuşacak bu konuda" dedi.
Alman Bild gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Avrupalı liderler ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı toplantı sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i telefonla aradığını bildirdi.
















