Son dakika... İran duyurdu: Hürmüz Boğazı yeniden kapatıldı... Trump: Bize şantaj yapamazlar
Güncelleme Tarihi:
İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, "Lidor Porat" adlı başçavuş rütbesindeki askerin Lübnan’ın güneyinde meydana gelen bir olay sırasında hayatını kaybettiği belirtildi.
Açıklamada, 31 yaşındaki Porat’ın öldüğü olayda biri ağır olmak üzere 9 askerin yaralandığı ifade edildi.
Böylece İsrail'in Lübnan'a saldırılarını genişlettiği 2 Mart'tan bu yana ölen İsrail askerlerinin sayısı 15'e yükseldi.
İsrail ile Lübnan arasında 10 gün süreyle geçerli olacak geçici ateşkes, Lübnan yerel saatiyle perşembeyi cumaya bağlayan gece 00.00 itibarıyla yürürlüğe girmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya hesabından İsrail hakkında övgü dolu açıklamalarda bulundu. İsrail’i sevenlerin yanı sıra sevmeyenlerin olabileceğini belirten Trump, "Bu ülke, ABD’nin büyük bir müttefiki olduğunu kanıtlamıştır. Cesur, atılgan, sadık ve zekiler. Çatışma ve gerginlik anlarında gerçek yüzlerini gösteren diğerlerinden farklı olarak, İsrail azimle savaşır ve nasıl kazanılacağını bilir" ifadelerini kullandı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçemediği durumda başkalarının da geçemeyeceğini söyledi. İran devlet televizyonuna göre Kalibaf, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin konuştu. Kalibaf, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda İran'a karşı ablukayı devam ettirdiğini hatırlatarak, "Bugün Boğaz'da (Hürmüz) trafik varsa bunun nedeni boğazın bizim kontrolümüzde olmasıdır." dedi.
ABD'nin son günlerde ilan ettiği ablukayı "düşüncesizce" bir karar olarak nitelendiren Kalibaf, "Biz Hürmüz Boğazı'ndan geçemiyorsak başkalarının geçmesinin imkanı yoktur." ifadesini kullandı. Kalibaf, "Amerika ablukayı kaldırmazsa Hürmüz Boğazı'ndaki trafik kesinlikle kısıtlanacak." diye konuştu.
Pakistan'da ABD ile yürütülen görüşmelerde Hürmüz Boğazı konusunda yaşadıkları bir konuşmayı da anlatan Kalibaf, "İslamabad'daki ABD heyetine dedim ki, 'Mayın gemileriniz bulunduğu yerden biraz daha ilerlerse kesinlikle ateş edeceğiz.' Geri dönme emrini vermek için 15 dakika istediler ve (emir) verdiler." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatılması ve İran ile devam eden müzakereleri değerlendirmek üzere Beyaz Saray'da toplantı düzenlediği belirtildi. Axios haber sitesine bilgi veren ABD'li iki yetkili, Trump'ın sabah kurmaylarıyla bir araya gelerek İran ile ilgili gelişmeleri görüştüğünü belirtti.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin uyguladığı deniz ablukası kaldırılıncaya kadar Basra Körfezi ile Umman Denizi'nde demirleyen gemilerin yerlerinden hareket etmemesi gerektiğini belirterek, gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmasının "düşmanla işbirliği" olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.
İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Ordusu'nun açıklamasına dayandırdığı uyarıda, Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde demirli bulunan gemilerin hiçbirinin yerinden ayrılmaması gerektiğini bildirdi.
“ABD ATEŞKESİ İHLAL EDİYOR”
İran'ın Devrim Muhafızları Ordusu koordinasyonunda dün bazı gemilerin geçişine izin verdiği aktarılan açıklamada, ABD'nin İran gemileri ve limanlarına deniz ablukası uyguladığı, bu nedenle "ateşkesi ihlal ettiği" savunuldu.
Açıklamada, ABD'nin ablukayı kaldırmadığı, bu nedenle İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutacağı belirtilerek, "Bu nedenle, hiçbir geminin Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki demirlediği yerinden hareket etmemesi gerektiği, Hürmüz Boğazı'na yaklaşmasının düşmanla işbirliği olarak kabul edileceği ve ihlal eden geminin hedef alınacağı konusunda uyarıyoruz." ifadelerine yer verildi.

ABD-İran görüşmelerindeki belirsizlik sürerken hem Orta Doğu'ya gönderilen hem de buradan ayrılan ABD'ye ait savaş uçağı sayısında ciddi artış yaşandı.
Bölgeye gönderilen uçakların çoğunluğunu C-17A Globemaster III tipi askeri nakliye uçağı oluşturuyor. Orta Doğu'ya doğru hareket eden nakliye uçağı sayısının en az 8, bölgeden ayrılan uçak sayısının ise en az 6 olduğu gözlemlendi. Birçok Boeing KC-135R Stratotanker tipi askeri havada yakıt ikmal tanker uçağı ve stratejik nakliye uçağı "Boeing KC-46A Pegasus"un da Avrupa ve Orta Doğu hava sahalarında bulunduğu saptandı. Ayrıca, ABD'den ayrılan ve istikameti henüz belirlenemeyen nakliye uçakları olduğu da gözlemlendi.

Hürmüz Boğazı'na doğru ilerleyen bazı kuru yük gemisi ve tankerlerin U dönüşü yaptığı görüldü. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, Hürmüz Boğazı'ndaki durum ve ABD ile müzakere ve ateşkes sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, ABD'nin deniz ablukası gibi yollarla gemilerin geçişini engellemesinin "ateşkes ihlali" kabul edileceğini, İran'ın da Hürmüz Boğazı'nın "şartlı ve sınırlı" açılmasını engelleyeceğini bildirdi. Uluslararası medyada yer alan haberlere göre, İran'ın telsiz haberleşme sistemi üzerinden gemilere yaptığı bildirimde "ABD'nin müzakerelerde taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapalı ilan ettiği, hiçbir tip veya uyrukta geminin Boğaz'dan geçişine izin verilmeyeceği" bilgisine yer verildi.
Anlık gemi takip şirketi MarineTraffic verilerine göre, geçişlere ilişkin belirsizliğin sürdüğü Hürmüz Boğazı yönünde ilerleyen bazı gemiler U dönüşü yapıyor.

İran Güvenlik Konseyi, savaş ve müzakere sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Konseyin açıklamasında, “Savaş alanında düşmanlar yenilgiye uğratıldıktan sonra kendileri ateşkes ve müzakere talep etmeye başladı” denildi.
İran tarafı, görüşmelerin kesintisiz 21 saat sürdüğünü belirterek ABD’ye karşı derin güvensizliğe rağmen halkın taleplerinin takip edildiğini ifade etti.
Açıklamada, karşı tarafın yeni ve aşırı talepler sunduğu öne sürülerek İran’ın kendi pozisyonlarından geri adım atmayacağının net şekilde bildirildiği kaydedildi.
Tahran yönetimi, yeni tekliflerin iletildiğini ancak henüz yanıt verilmeden detaylı şekilde incelendiğini duyurdu.
İran Güvenlik Konseyi’nin en sert mesajı ise taviz konusunda geldi.
“Ne bir saç teli kalınlığında taviz, ne geri çekilme ne de herhangi bir yumuşama kabul edilecek.” ifadesiyle en sert mesajı veren Konsey, savaş tamamen sona erene kadar Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol ve izleme faaliyetlerinin süreceğini açıkladı.
Açıklamada geçişlerin güvenlik, emniyet, çevre koruma yükümlülükleri ve maliyet şartlarına tabi olacağı belirtildi. Herhangi bir aksama ya da abluka girişiminin ise ateşkes ihlali sayılacağı vurgulandı.
İran yönetimi, karşı tarafın düşmanca denizcilik faaliyetlerini sürdürmesi halinde Hürmüz'ün sınırlı yeniden açılma ihtimalinin dahi engelleneceğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te düzenlenen bir kararname imzalama töreninde basın mensuplarına İran gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Müzakerelerin ilerlediğini belirten Trump, Tahran yönetiminin yaklaşımına yönelik tepkisini dile getirerek ABD'nin bu süreçte sert bir tutum sergilediğini vurguladı. İran ile ‘çok iyi görüşmeler’ yürütüldüğünü kaydeden Trump, Tahran'ın diplomatik tavrını eleştirerek, “47 yıldır yaptıkları gibi yine kurnazca davranıyorlar” ifadelerini kullandı.
İran'ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'na yönelik hamlelerine tepki gösteren Trump, ABD'nin bu duruma kesinlikle boyun eğmeyeceğinin altını çizdi. Trump, “Yıllardır yaptıkları gibi boğazı tekrar kapatmak istediler. Bize şantaj yapamazlar” diye konuştu.
İran ile yürütülen temaslarda Washington'ın taviz vermeyeceği mesajını yineleyen Trump, sürece dair gün sonuna kadar bazı yeni bilgilerin kamuoyuyla paylaşılacağını da sözlerine ekledi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade ABD ile gerçekleştirilmesi beklenen ikinci tur müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hativzade, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda iki taraf arasındaki mutabakat çerçevesini kesinleştirmeye odaklanıyoruz. Başarısızlığa mahkum ve yeni bir gerilim dalgasına bahane olabilecek herhangi bir müzakereye veya toplantıya girmek istemiyoruz. Çerçeve üzerinde anlaşmaya varana kadar tarihi belirleyemeyiz"

Hürmüz Boğazı'na yönelik belirsizlikler devam ederken, dünden itibaren artan sayıda ticari gemi Boğaz'dan geçişi test ediyor.
AA muhabirinin anlık gemi takip şirketi MarineTraffic verilerinden derlediği bilgilere göre, bugün 2,1 milyon varil Suudi Arabistan ham petrolü taşıyan Fpmc C Lord, 182 bin varil İran'a ait petrol ürünü yüklü Torin, yaklaşık 272 bin Bahreyn petrol ürünü yüklü Akti A ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) 516 bin varil petrol ürünüyle hareket eden Navig8 Macallister isimli tankerler Hürmüz Boğazı'ndan geçerek Umman Körfezi'ne girdi.
Navig8 Macallister'in varış noktasının Güney Kore ve Akti A'nın ise Mozambik olduğu görülüyor.
Yaklaşık 33 bin varil kirli petrol ürünü taşıyan Panama Bayraklı Serenity IX ve Madhuri isimli petrol tankeri Irak petrolü yüklemek üzere Hürmüz Boğazı'nı geçti.
İran'dan hareket eden Black Maya asfalt/bitümen tankeri ise Hürmüz Boğazı'nı geçerek BAE yönünde ilerliyor.
Varış noktasını Çin olarak bildiren Nv Aquamarine ve Raine ile Angola bayraklı Gardian da Hürmüz Boğazı'nı geçerek Umman Körfezi'ne giren LPG tankerleri arasında bulunuyor.
Öte yandan Katar'a ait 4 LNG tankeri yüklü halde Hürmüz Boğazı'na doğru ilerliyor.
Bu tankerlerden Al Ghashamiya Hindistan'ı ve Lebrethah Pakistan'ı varış noktası olarak bildirirken, Fuwairit ve Rasheeda isimli tankerlerin sistemlerinde varış noktası görünmüyor.

ABD'ye ait "USS Gerald R. Ford" uçak gemisinin, Akdeniz'deki bir aydan uzun süren onarım sürecinin ardından Kızıldeniz'e döndüğü ve böylece yeniden Orta Doğu bölgesinde konuşlandırıldığı iddia edildi.
Associated Press (AP) ajansının haberinde, dünyanın en büyük uçak gemisi olan "USS Gerald R. Ford"un hareketliliği ele alındı.
AP'ye konuşan iki savunma yetkilisi, geminin onarım için bir aydan fazla süredir bulunduğu Doğu Akdeniz'den çıktığını ve ABD'ye ait diğer iki muhrip eşliğinde Süveyş Kanalı'na geçtiğini söyledi.
İsimleri açıklanmayan yetkililer, "USS Gerald R. Ford" gemisinin şu anda Kızıldeniz'de bulunduğunu yani Orta Doğu'daki görevine döndüğünü dile getirdi.
Bir yetkili ayrıca ABD'nin Orta Doğu'daki 3. uçak gemisi olacak "USS George H.W. Bush" gemisinin de şu anda Güney Afrika açıklarında olduğunu ifade etti.
ABD'nin bölgede Umman Denizi'ne konuşlu "USS Abraham Lincoln" adlı ikinci bir uçak gemisi daha yer alıyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran limanlarına giren ve çıkan gemilere abluka uygulamayı sürdürdüğünü duyurdu.
CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda, Umman Denizi'nde devriye gezen "USS Canberra" gemisinin fotoğrafı paylaşıldı.
Paylaşımda, "Ablukanın başlamasından bu yana 23 gemi, ABD'nin direktifleri doğrultusunda geri döndürüldü. Amerikan kuvvetleri, İran limanlarına ve kıyılarına giren ve çıkan gemilere yönelik deniz ablukası uyguluyor." ifadelerine yer verildi.
Bir dizi petrol ve LPG tankeri Hürmüz Boğazı'nı geçti, 4 LNG tankeri Boğaz yönünde

İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney,Ordu Günü vesilesiyle yazılı açıklama yayımladı.
Açıklamasında, ABD-İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden üst düzey ordu komutanlarını ve askerleri anan Hamaney, İran ordusunun "hem ABD'nin, hem Şah tiranlığından hayatta kalanların hem de İran'ı parçalamak isteyen ayrılıkçıların hain planlarına karşı durduğunu" ve ülkenin topraklarını ve karasularını cesaretle savunduğunu ifade etti.
"İRAN ORDUSU KÜFÜR VE KİBRİN ÖNDE GELEN İKİ ORDUSUYLA SAVAŞIYOR"
ABD-İsrail'in İran'a açtığı savaşa işaret eden Hamaney, "İran ordusu, Silahlı Kuvvetlerdeki yoldaşlarıyla omuz omuza durarak, küfür ve kibrin önde gelen iki ordusuyla savaşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Hamaney, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"İnsansız hava araçları Amerikan ve Siyonist suçluları yıldırım hızıyla vururken İran'ın cesur donanması da düşmanlarına yeni yenilgilerin acısını tattırmaya hazırdır."

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, 5. Antalya Diplomasi Forumu'nda CNN Türk'e önemli açıklamalarda bulundu.
Hatibzade, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"ABD ile görüşmeler sürüyor ancak diplomasiye bağlıyız. Diplomasi yürütmek için çalışmalarımız sürüyor. ABD'nin diplomasiyi aldatmaca olarak kullandığını görüyoruz. Herkese müzakerelerin çok iyi geçtiğini söylüyorlar anca müzakere masasında İran'a saldırmaya devam ediyorlar. Tecrübelerimize dayanarak haklı olduğumuz bir noktadan karşı tarafa karşı temkinli davranmaya devam ediyoruz. Her gün savaş hazırlığı yapmaya devam ediyorlar. Ayrıca ateşkesin uzatılmasına dair henüz bir durum söz konusu değil. Masada başka konular konuşuluyor. Biz barışı sağlamak istiyoruz. Eşit koşullarda görüşmek istiyoruz. ABD Başkanı Trump'ın açıklamaları, strateji amacı mı taşıyor bilmiyoruz. Trump'ın sözleri, ABD tarafının açıklamaları ile ters düşüyor. ABD'nin söyledikleri İran doğrulayana kadar doğru kabul edilmemelidir. ABD tarafından gelen açıklamaları medya taktiği olarak görüyoruz. Hürmüz Boğazı savaştan ve saldırılardan önce açıktı. Uluslararası hukuka uygun şekilde hareket ederlerse boğaz açık kalacak. Herkes kurallara uymalı. Türkiye'nin bize yardımı çok fazla oldu ve Türkiye'den çok fazla sempati gördük. Bizim kara günde dostlarımız olmaya devam edecekler"

İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, ahran yönetiminin Washington ile planlanan ikinci tur müzakerelere henüz onay vermediğini duyurdu. Haberde, İran’ın ABD’nin taleplerini “aşırı” bulduğu ve bu nedenle yeni görüşmelere mesafeli yaklaştığı belirtildi.
Tasnim’in bilgili bir kaynağa dayandırdığı habere göre, Tahran ile Washington arasında ikinci tur görüşmelerin yapılmasına ilişkin henüz mutabakat oluşmadı.
Kaynak, İran tarafının mesaj trafiği sırasında ABD’nin beklentilerini fazla ileri bulduğunu aktardı ve "ABD tarafına, ikinci tur görüşmelerine katılmayı kabul etmediğimizi bildirdik." ifadesini kullandı.
İRAN’DAN NET ŞART
Haberde, Tahran yönetiminin müzakerelerin devam etmesi için temel şartını da ilettiği belirtildi. Buna göre İran, Washington’un “aşırı taleplerden vazgeçmesini” yeni görüşmeler için ön koşul olarak görüyor.
“ZAMAN KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”
İran tarafının, sonuç üretmeyen ve yıpratıcı müzakerelerle vakit kaybetmek istemediğini arabuluculara ilettiği ifade edildi.
Kaynağa göre Tahran, kendi şartlarını Pakistanlı arabulucu üzerinden Washington yönetimine resmi olarak aktardı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Hatemul Enbiya Merkez Karargahı'ndan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatıldığı bildirildi.
Açıklamada, "Daha önceki müzakerelerde varılan anlaşmaların ardından İran, iyi niyetle sınırlı sayıda petrol tankerinin ve ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan kontrollü bir şekilde geçmesine izin vermeyi kabul etmişti. Ne yazık ki defalarca sözlerini tutmamalarıyla bilinen ABD'liler, sözde abluka bahanesiyle korsanlık ve hırsızlığa devam ediyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı'nın kontrolü eski haline döndürüldü ve bu stratejik boğaz, İran Silahlı Kuvvetlerinin sıkıyönetimi ve kontrolü altına alındı" ifadeleri kullanıldı.
ABD'nin İran limanlarına gelen ve limanlarından ayrılan gemilere yönelik ablukasına son vermediği sürece Hürmüz Boğazı'ndaki durumun sıkı bir şekilde kontrol altında tutulacağı ve kapalı kalacağı vurgulandı.
BİR GÜN ÖNCE “TAMAMEN AÇIK” DENİLMİŞTİ
İran hükümeti cuma günü yaptığı açıklamada, Lübnan’daki ateşkes sürecine paralel olarak Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere tamamen açık olduğunu bildirmişti.
19 saat önce yapılan açıklamada, boğazın ateşkes süresince normal geçişlere açık kalacağı belirtilmişti.

İran Savunma Bakanlığı sözcüsü Reza Talai, ABD ile savaşın henüz bitmediğini belirtti.
Al Jazeera'de yer alan habere göre Talai, İran'ın "diplomasideki her türlü aldatmacaya" karşılık vereceği konusunda uyardı.
Talai, Hürmüz Boğazı'nın askeri olmayan gemilere açılmasının Lübnan'da ateşkes sağlanmasına bağlı olduğunu sözlerine ekledi.


İran Sivil Havacılık Örgütü, ülke hava sahasının bir kısmının ve bazı havaalanlarının bugün TSİ 06.30'dan itibaren açıldığını bildirdi.
ABD'nin saldırıları sonrası kapanan hava sahasına ilişkin yapılan açıklamada, "Hava sahasının bir kısmı ve bazı havaalanları bugün açılmıştır. Hava sahamızın doğu kesimindeki hava yolları uluslararası uçuşlara açıldı. Havaalanlarındaki hava trafiği, teknik hazırlık durumuna bağlı olarak kademeli olarak yeniden başlayacaktır" denildi.

Amerikan yayın kuruluşu CNN'in İranlı bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, İranlı ve ABD'li yetkililer, yeni görüşmeler için pazartesi günü Pakistan'ın başkenti İslamabad'da olacak.
Yetkili, toplantının tam zamanlamasıyla ilgili ise detaylı bilgi paylaşmadı.

ABD Başkanı Donald Trump, Arizona eyaletine yaptığı ziyaret sonrası başkent Washington'a dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, İran ile anlaşmanın Lübnan'da ateşkese bağlı olup olmadığına yönelik sorusuna, Trump, "Gerçekte birbirine bağlı değiller ancak psikolojik olarak bağlantılı olduklarını söyleyebiliriz. Lübnan'a yardımcı olacağız." yanıtını verdi.
Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun ülkeden çıkarılması hususunda ise "İran'a gideceğiz, onlarla birlikte çalışıp bunun yüzde yüzünü ABD'ye getireceğiz. Eğer anlaşamazsak bunu çok farklı şekilde yapacağız, çok da dostane olmayan bir şekilde yapacağız." ifadelerini kullandı.
Anlaşmaya varılmaması durumunda İran ile ateşkesin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin soru üzerine ise Trump, "Belki bunu uzatmam ancak (Hürmüz'de) ablukamız sürüyor. Yani abluka altındasınız ve maalesef yeniden bombalamak zorunda kalacağız." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Axios’a yaptığı açıklamada ABD ile İranlı müzakerecilerin hafta sonu bir araya gelerek savaşı sona erdirecek nihai anlaşmaya varmasının beklendiğini söyledi; tarafların üç sayfalık bir barış planına yaklaştığı ancak kritik konularda hâlâ görüş ayrılıkları bulunduğu belirtilirken, Trump İran’ın anlaşma istediğini ve kısa sürede sonuç alınabileceğini ifade etti.

Axios haber sitesinin konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Başkan Trump'ın "İsrail, artık Lübnan'ı bombalamayacak, ABD tarafından bunu yapmaları yasaklandı. Yeter artık." ifadesini kullanmasına İsrail tepki gösterdi.
İsmini açıklamayan kaynaklardan biri, Trump'ın açıklamasında "tamamen farklı bir dil kullanmasının", Netanyahu ve ekibini "şoke ettiği" ve İsrailli yetkililerin Beyaz Saray'dan bu konuda açıklama istediğini belirtti.
Haberde, Netanyahu ve ekibinin, Trump'ın Lübnan hakkındaki yorumlarını medyadan öğrendiği ve "hazırlıksız yakalandığı" değerlendirmesi yapıldı.
Beyaz Saray'dan bir yetkili de konuyla ilgili açıklamasında, "Başkan'ın Lübnan ve İsrail arasında imzaladığı ateşkes anlaşması, İsrail'in Lübnan hedeflerine karşı herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyon gerçekleştirmeyeceğini açıkça belirtiyor. Ancak planlı, yakın tehdit oluşturan veya devam eden saldırılara karşı kendini savunma hakkını saklı tutuyor." ifadelerini kullandı.
"İsrail, artık Lübnan'ı bombalamayacak"
ABD Başkanı Trump, dün yaptığı sosyal medya paylaşımında, ABD'nin Hizbullah meselesini Lübnan ile görüşerek ayrıca ele alacağını vurgulayarak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetimine de "İsrail, artık Lübnan'ı bombalamayacak, ABD tarafından bunu yapmaları yasaklandı. Yeter artık." diye seslenmişti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın geçici olarak yeniden gemi trafiğine açılmasına ilişkin değerlendirmede bulundu. Bekayi, daha önce yaşanan ihlaller ve son gelişmelere dikkat çekerek, "Daha önce karşı taraf ateşkes kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemiş, İran da buna karşılık gerekli adımları atmıştı. Hürmüz Boğazı’nda geçişlerin istenilen düzeyde sağlanamamasının nedeni de bu ihlallerdi. Ancak karşı tarafın dün gece Lübnan’daki ateşkese ilişkin taahhüdünü yerine getirmesi üzerine, İran da karşılık olarak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin daha önce açıklanan koordinatlar doğrultusunda, yetkili mercilerle koordinasyon içinde ve belirlenen güzergahta yapılacağını, güvenli geçişin sağlanacağını ilan etti" dedi.
"İhlal olursa karşılık verilecek"
Muhtemel bir ateşkes ihlalinde İran’ın atacağı adımlara değinen Bekayi, "İran, Hürmüz Boğazı’nın koruyucusudur ve gerektiği her durumda ülkenin çıkar ve haklarını korumaya yönelik tedbirlerin uygulanmasında hiçbir taviz vermeyecektir. Karşı tarafın yeniden taahhütlerine uymaması halinde İran gerekli karşılığı verecektir. Bu yönde tüm hazırlıklar yapılmıştır. Ayrıca ablukanın sürmesi durumunda İran gereken karşı adımları atacaktır ve bu durum ateşkesin ihlali sayılacaktır" ifadelerini kullandı.
"Ateşkes uzatılmasına ilişkin görüşme yapılmadı"
Ateşkes sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bekayi, "Ateşkes mutabakatının süresi iki haftadır. Son bir haftadır da savaşın tamamen sona erdirilmesine zemin hazırlamak için müzakereler sürüyor. Ateşkesin uzatılmasına ilişkin şu ana kadar herhangi bir görüşme yapılmadı. İran’ın tüm odağı ise Pakistanlı arabulucunun katkısıyla, ülkenin çıkar ve hakları doğrultusunda savaşın kalıcı olarak sona ermesi için gerekli şartların sağlanmasına yöneliktir" ifadelerini kullandı.
"Hürmüz Boğazı’nın açılıp kapanması sosyal medyada belirlenmez"
Bekayi, "İran’ın çıkar ve taleplerinin bir anlaşma çerçevesinde karşılandığını gördüğümüz anda, anlaşmaya çok yakın olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu kapsamda yaptırımların kaldırılması ve uğranılan zararların telafisi bizim için temel önceliklerdir. Müzakerelerin hiçbir başlığında belirsizlik bulunmuyor, tutumumuzu açık bir şekilde ortaya koyduk. Hürmüz Boğazı’nın açılıp kapanması ise sosyal medyada belirlenmez, bu konuda karar verici olan İran’dır" dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanayhu, İsrail-Lübnan arasında yürürlüğe giren 10 günlük ateşkese ilişkin açıklama yaptı. Netanyahu, "Size hatırlatmak isterim ki, 43 yıl sonra ilk kez İsrail temsilcileri Lübnan temsilcileriyle doğrudan görüşüyor. Barışa giden yol hala uzun, ancak biz bu yola çıktık" ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı, Lübnan ile ateşkesi kabulüne yönelik seçimine ilişkin açıklamada, "Bir elimiz silah tutuyor, diğeri ise barış için uzanıyor" dedi.
Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın talebi üzerine, Lübnan hükümetiyle ortak bir diplomatik ve askeri çözüm geliştirme fırsatına şans verdiklerini söyledi. Netanyahu, "Bir hedefimiz daha var, o da Hizbullah'ın tasfiye edilmesi. Size tekrar tüm samimiyetimle söylüyorum ki bu bir günde gerçekleşebilecek bir şey değil" dedi.
Netanyahu, Hizbullah’ın tanksavar silahlarla gerçekleştirdiği saldırıların büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını ve Hizbullah roketlerinin yüzde 90’ının imha edildiğini iddia ederken, "Açıkçası, henüz işimizi bitirmedik. Geriye kalan roket ve insansız hava aracı (İHA) tehditlerine ilişkin çeşitli, detaylarından bahsedemeyeceğim planlarımız var" dedi.

Ortadoğu’da 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan ve 2 Mart’ta Lübnan’a sıçrayan yangın aylar sonra sönmek üzere. Lübnan’da 10 günlük ateşkes ilan edilirken, İran da “kırmızı çizgisi” Lübnan’a paralel olarak dünyanın en stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın açıldığını duyurdu.