Son dakika... ABD ordusundan Orta Doğu'ya yeni sevkiyat: NATO üssü 7/24 çalışıyor
Güncelleme Tarihi:
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin beraberindeki diplomatik heyetle Umman'a hareket ettiğini bildirdi.
ABD ile yarınki müzakerelere ilişkin Bekayi, "Bu diplomatik girişim, nükleer meselede adil, karşılıklı olarak kabul edilebilir ve onurlu bir anlayışa ulaşma amacıyla yürütülmektedir." ifadelerini kullandı.
İran'ın müzakere masasındayken saldırıya uğradığını unutmadıklarına dikkati çeken Bekayi, "Aynı zamanda, İran halkının çıkarlarını güvence altına almak ve bölgede barış ve huzuru korumak için diplomasiyi kullanma fırsatını kaçırmamak da sorumluluğumuzdur." değerlendirmesinde bulundu.
Bekayi, sürecin şekillenmesinde rol oynayan tüm dost komşu ve bölgedeki ülkelere minnettar olduklarını ve Amerikan tarafının bu sürece "sorumluluk, gerçekçilik ve ciddiyetle" katılmasını umduklarını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, Washington’da dini görevlilerin de katılımıyla gerçekleştirilen "Ulusal Dua Kahvaltısı" programında konuştu.
Kabine üyelerinden ve ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’den övgüyle bahseden Trump, "Kendisi merhametsiz biri. Venezuela’ya bir sorun. İran’a sorun. Şimdi, vurulmak istemedikleri için müzakere ediyorlar. Onları vurmamızı istemiyorlar. Biliyorsunuz, İran’a doğru ilerleyen büyük bir filomuz var" dedi.

Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun haberinde, konuya ilişkin bilgi verildi.
Beyaz Saray'dan ismi açıklanmayan bir yetkili, Trump'ın Orta Doğu politikasının kilit isimleri Witkoff ve Kushner'in İran ile yarın yapılması planlanan görüşme öncesinde Katar'ın başkenti Doha'ya geldiğini söyledi.
ABD ve müttefiki İsrail, İran’ı nükleer silah geliştirmeye çalışmakla suçlarken, İran ise nükleer programının elektrik üretimi dahil barışçıl amaçlara yönelik olduğunu savunuyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, konuyla ilgili açıklamasında, İran'la yapılacak görüşmelerde bazı başlıkların mutlaka masada olması gerektiğini vurgulayarak, "Görüşmelerin gerçekten anlamlı bir sonuca ulaşması için bazı başlıkları içermesi gerekiyor. Bunlar arasında balistik füzelerin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halkına yönelik muameleleri yer alıyor." demişti.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai ise ülkesinin füze programı ve (düşük düzeyli) uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin müzakereye kapalı olduğunu söylemişti.
ABD, İran'la müzakerelerin 6 Şubat Cuma günü Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılacağını doğrulamıştı.
Bu, İran ile İsrail arasında Haziran 2025'te meydana gelen ve 12 gün süren çatışmaların ardından ABD'li ve İranlı yetkililer arasındaki ilk görüşme olacak.

Ülke medyasına açıklama yapan İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, yarın Umman'da yapılacak ABD ile müzakerelerde füze programı ile (düşük düzeyli) uranyum zenginleştirme konularının İran’ın "kırmızı çizgileri" arasında yer aldığını söyledi.
Rızai, "İran'ın kırmızı çizgileri değişmedi ve eğer Amerikalılar aynı önceki yöntemle müzakerelere katılmak ve örneğin sıfır zenginleştirme gibi taleplerde bulunmak istiyorlarsa, şimdiden müzakerelerin başarısız olduğu söylenmelidir." dedi.

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Hüseyin, Bağdat’taki Dışişleri Bakanlığı’nda Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüştükten sonra düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
ABD ve İran arasındaki sorunlara değinen Hüseyin, “Sorunların çözümü şiddetle değil, müzakereler yoluyla olmalıdır. İran ile ABD arasında Umman’da yapılması planlanan müzakereleri destekliyoruz.” ifadesini kullandı.
Bölgeyi savaş ateşinden uzak tutmanın tüm ülkelerin sorumluluğunda olduğunu kaydeden Hüseyin, Suriye hükümetiyle terör örgütü SDG arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Suriye’deki istikrarsızlığın bölgeyi ve özellikle Irak’ı etkilediğini savundu.
“ASKERİ BİR TIRMANMA RİSKİ MEVCUT”
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot de, “Bölge gerginliklere sahne oluyor ve askeri bir tırmanma riski mevcut. Irak’ta istikrar büyük önem taşıyor ve ülkede umut verici bir toparlanma süreci yaşanıyor.” şeklinde konuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran yakınlarında seyreden USS Abraham Lincoln uçak gemisinden yeni görüntü paylaştı.
CENTCOM'un sosyal medya paylaşımda yer alan açıklamada, USS Abraham Lincoln uçak gemisinde görev yapan denizcilerin, savaş uçaklarının her seferinde güvenli ve zamanında havalanması ve geri dönmesi için ekip halinde çalışacak şekilde özel olarak eğitildiği belirtildi.
Açıklamada, güvertedeki jetler ve personelin oluşturduğu karmaşık görüntünün, disiplinli bir koordinasyon ve yüksek eğitim seviyesinin sonucu olduğu ifade edildi.
On the flight deck of an aircraft carrier, what looks like a random rush of jets and people is actually a well-orchestrated routine. Sailors aboard the USS Abraham Lincoln are trained to work as a team to launch and recover safely and on time, every time. pic.twitter.com/64ubKaG1wC
— U.S. Central Command (@CENTCOM) February 5, 2026

Katar merkezli Al Jazeera, İran ile ABD arasında yapılması planlanan görüşmeler için Katar, Türkiye ve Mısır’ın arabuluculuğunda yeni bir çerçeve önerisi hazırlandığını öne sürdü.
Görüşmelerin yarın Umman’da yapılmasının kararlaştırıldığını kaydeden Al Jazeera'ye göre planda, İran’ın üç yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyi tamamen durdurması öngürüldü.
Plana göre, bu sürenin ardından zenginleştirme oranının yüzde 1,5’in altında tutulması ve İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun üçüncü bir ülkeye transfer edilmesi talep edildi.
Planda ayrıca, balistik füze kullanımına sınırlamalar, İran’ın bölgedeki müttefiklerine silah sağlamasının durdurulması ve Tahran ile Washington arasında olası bir saldırmazlık anlaşması yer aldı.
Planın kabul edilmesi halinde, İran-ABD hattında uzun süredir tıkanan diplomatik sürecin yeniden canlandırılabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Habere göre toplantıya, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin katılacağı ifade edildi.

Mısır, bölgesel istikrarın sağlanabilmesi için ABD ile İran arasında anlaşma sağlanmasının kritik önemde olduğunu kaydetti. Mısır Dışişleri Bakanlığı, cuma günü yapılması planlanan ABD-İran görüşmesi öncesinde müzakerelerin ilerletilmesi amacıyla Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin Katar, İran ve Ummanlı mevkidaşları ile ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff arasında yoğun temaslar yürüttüğünü duyurdu.

ABD, Körfez bölgesindeki askeri varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Son olarak, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait üçüncü E-11A tipi askeri jet uçağının Orta Doğu’ya sevk edildiği duyuruldu.
'GÖREVLERİNİN BAŞLADIĞINA İŞARET EDİYOR'
BBC'ye demeç veren uçak takip uzmanı Steffan Watkins, bu tür platformların sahada görünür hale gelmesinin, bölgede üstlenecekleri görevlerin başladığına işaret ettiğini öne sürdü.
E-11A SUUDİ ARABİSTAN'A SEVK EDİLDİ
E-11A'nın, Yunanistan’ın Girit Adası’ndaki Hanya Uluslararası Havalimanı’ndan havalandıktan yaklaşık 4 saat sonra Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne iniş yaptığı belirtildi.
Modifiye edilmiş ticari jetlerden oluşan bu uçakların, ABD kuvvetlerine geniş alanlarda hızlı ve güvenli bilgi paylaşımı sağlayan uçan iletişim merkezleri olarak görev yaptığı ifade edildi.

BBC'nin haberine göre, Orta Doğu’daki ABD askeri hareketliliğinin yoğunlaşırken, Almanya’daki NATO Spangdahlem Hava Üssü’nün faaliyet kapasitesi artırıldı. Üssün, son günlerde ABD askeri uçuşlarındaki artışa paralel olarak 24 saat kesintisiz çalışmaya başladığı kaydedildi.
Almanya’dan Suudi Arabistan’a uçuş gerçekleştiren ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir C-17 nakliye uçağına gönderilen kısa mesajda, Spangdahlem Havaalanı’nın yoğunluk nedeniyle "şu anda 7/24 açık" olduğu bilgisi paylaşıldı.

İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, savaşın başlaması durumunda tüm bölgeyi ve ABD'nin bütün üslerini içine alacağını söyledi.İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, savaşın başlaması durumunda tüm bölgeyi ve ABD'nin bütün üslerini içine alacağını söyledi.
İran Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı "defapress" haber sitesine konuşan Ekreminiya, "Bir savaş başlarsa kapsamı tüm bölge coğrafyasını ve ABD’nin bütün üslerini içine alacaktır. İşgal altındaki topraklardan Basra Körfezi’ne ve ABD’nin üslerinin bulunduğu Umman Denizi’ne kadar. ABD üslerine erişimimiz kolay ve bu durum onların kırılganlığını artırmaktadır." dedi.
'HER SEÇENEĞE HAZIRIZ'
Her seçenek ve senaryoya karşı her zaman hazır olduklarını dile getiren Ekreminiya, "Eğer düşman savaş seçeneğini tercih ederse, biz de savaş koşullarındaki her seçeneğe hazırız." ifadelerini kullandı.
"Biz savunmaya hazırız ve uzlaşma ile savaş arasında seçim yapması gereken kişi ABD Başkanı'dır." diyen Ekreminiya, "Bu bizim mesajımızdır; defalarca dile getirdik ve şimdi de kararlılıkla ilan ediyoruz: Ülkeyi savunmak için tam hazırlık içindeyiz." dedi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Basra Körfezi'nde, 1 milyon litreden fazla kaçak yakıt taşıdığı öne sürülen 2 tankere el koydu, 15 yabancı mürettebatı gözaltına aldı.İran Devrim Muhafızları Ordusu, Basra Körfezi'nde, 1 milyon litreden fazla kaçak yakıt taşıdığı öne sürülen 2 tankere el koydu, 15 yabancı mürettebatı gözaltına aldı.
İran devlet televizyonuna konuşan, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri 2. Bölge Komutanı Haydar Hüneriyan Mücerred, "Farisi Adası civarında yakıt kaçakçılığı yapan 2 tekne ele geçirildi. 1 milyon litreden fazla kaçak yakıt taşınan teknelerdeki 15 yabancı mürettebat gözaltına alındı." ifadesini kullandı.
El konulan tankerlerin bandırası ve alıkonulan kişilerin uyruğuna ilişkin bilgi vermeyen İranlı yetkili, gözaltına alınan kişilerin yasal işlemler için adli makamlara sevk edildiğini kaydetti.

İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrahim Musevi ve beraberindeki heyet İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Havacılık ve Uzay Kuvvetleri'ne ait "füze şehirleri" olarak adlandırılan yeni yeraltı tesislerinden birini ziyaret etti.
Musevi'ye DMO Havacılık ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi de eşlik etti. Ziyaret kapsamında füze birliklerinin son kazanımları, kabiliyetleri ve operasyonel hazırlık düzeyi değerlendirildi.
Tümgeneral Musevi, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, "Düşmanların her türlü hamlesine hazırız. Balistik füzelerimizi tüm teknik yönleriyle geliştirerek caydırıcılık kapasitemizi güçlendirdik. Ayrıca 12 günlük savaşın ardından, asimetrik savaş politikasını benimseyerek ve düşmanlara sert bir karşılık verme yaklaşımıyla askeri doktrinimizi savunmadan taarruza dönüştürdük" ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile yapılması planlanan görüşmeler öncesinde, balistik füze kapasitesi ve nükleer programın müzakere gündemine alınması gerektiğini belirtti.
Rubio, ilerleme sağlanabilmesi için bu başlıkların ele alınmasının zorunlu olduğunu belirterek, "Bence görüşmelerin gerçekten anlamlı bir sonuca varması için bazı konuları içermesi gerekecek. Buna balistik füzelerinin menzili ve nükleer programları da dahildir" dedi.
'İRAN GÖRÜŞMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ'
İran hükümetinin ABD ile soruna diplomatik bir çözüm bulmak istediğini vurgulayan Rubio, "Görüşmek istediklerini söylediler. Fikirlerini değiştirirlerse sorun değil. Biz görüşmeyi ve konuşmayı tercih ederiz. Bu adamlarla bir anlaşmaya varabileceğimizden emin değilim ama ne olacağını göreceğiz" diye konuştu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Tahran’a yönelik "baskının artırılması" çağrısına sert yanıt verdi. Erakçi, Almanya’nın son dönemdeki tutumunun nükleer müzakerelerdeki rolünü zayıflattığını savundu.
"E3'ÜN ROLÜ FİİLEN SONA ERDİ"
Erakçi, X üzerinden yaptığı açıklamada, E3 ülkeleri olarak bilinen İngiltere, Fransa ve Almanya’nın, Merz’in ısrarı üzerine geçen eylül ayında İran’a yönelik Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının yeniden devreye sokulmasını talep ettiğini belirtti. Erakçi, bu adımın nükleer müzakerelerde E3’ün "rolünü fiilen sona erdirdiğini" ifade etti.
'ALMANYA, GERİLEMENİN MOTORU HALİNE GELDİ'
Almanya’nın bir dönem "Avrupa'nın ilerlemesinin motoru" olarak anıldığını, bugün ise "gerilemenin motoru" haline geldiğini savunan Erakçi, "Şimdi Merz, aynı müzakerelere geri dönmek için yalvarıyor. Biz İranlılar maalesef Merz'in siyasi naifliği ve tatsız karakterinin başka bir örneğiyle karşı karşıya kaldık" dedi.
Erakçi ayrıca, Merz'in geçen haziran ayında İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından bu gelişmeyi coşkuyla karşıladığını ve İran’ın çöküşüne birkaç hafta kaldığı yönündeki söylemleri desteklediğini iddia etti.

Al Jazeera’nın edindiği bilgilere göre, arabulucular, bu hafta yapılması planlanan kritik İran-ABD görüşmeleri öncesinde taraflara bir anlaşma çerçevesi sundu. Öneriler arasında İran devletinin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini bir süreliğine durdurması ve mevcut stoklarını üçüncü bir ülkeye devretmesi yer alıyor.
Kaynaklar, önerilen çerçevenin yalnızca nükleer programla sınırlı olmadığını belirtti. İran’ın balistik füzelerinin kullanımına ve bölgedeki müttefiklerine silah sağlamasına yönelik kısıtlamalar da paketin önemli başlıkları arasında bulunuyor.
URANYUM STOĞUNUN GELECEĞİ
Önerilen anlaşmaya göre, İran hükümeti 3 yıl boyunca uranyum zenginleştirme oranını sıfıra indirmeyi taahhüt edecek. Bu sürenin ardından ise uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yüzde 1,5’in altında tutacak.
İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoğunun, yaklaşık 440 kilogramının yüzde 60 seviyesinde olduğu belirtilirken, bu stokların tamamının üçüncü bir ülkeye devredilmesi planlanıyor.
Sunulan çerçeve, nükleer programın ötesine geçerek İran’ın bölgedeki devlet dışı müttefiklerine silah ve teknoloji transferinden kaçınmasını da içeriyor. Kaynaklar, bu adımın bölgesel gerilimi azaltmayı hedeflediğini ifade etti.
BALİSTİF FÜZE DOSYASI
Tahran yönetiminin balistik füzeleri kullanmayacağına dair güvence vermesi de bekleniyor. Ancak bu taahhüdün, Washington’un İran’ın balistik füze kapasitesini sınırlandırılma taleplerinin gerisinde kaldığı vurgulandı.
Kaynaklardan biri, 3 arabulucu ülke tarafından İran ile ABD arasında bir "saldırmazlık anlaşması" önerisinin de gündeme getirildiğini ifade etti.

NBC News’e röportaj veren ABD Başkanı Donald Trump, İran devletinin nükleer faaliyetlerine ilişkin yeni iddialar gündeme getirdi. Trump, İsrail’in haziran ayında İran’a yönelik yürüttüğü saldırılar ve ABD’nin İran nükleer tesislerini hedef alan operasyonlarının ardından, Tahran yönetiminin yeni bir nükleer tesis kurmayı planladığını öne sürdü.
'BİZİMLE MÜZAKERE EDİYORLAR'
Trump, İran'ın dini lideri Hamaney'e ilişkin, "Bence çok endişelenmeli, evet endişelenmeli. Bildiğiniz gibi, bizimle müzakere ediyorlar" ifadelerini kullandı.
YENİ NÜKLEER TESİS İDDİASI
Trump, İran’ın ülkenin farklı bir bölgesinde yeni bir tesis inşa etmeyi değerlendirdiğini belirtti. Bu durumdan haberdar olduklarını ifade eden Trump, İran hükümetine sert bir uyarıda bulunduğunu dile getirerek, “Bunu yaparsanız, size çok kötü şeyler yapacağız dedim” açıklamasını yaptı.

ABD'nin İran'a saldırı düzenleyip düzenlemeyeceği tartışmaları sürerken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, güvenlik kabinesini bugün toplayacağı bildirildi. İsrail basınında çıkan haberlerde, Netanyahu'nun güvenlik kabinesini 5 Şubat Perşembe akşamı toplama kararı aldığı belirtildi.
'ALIŞILMADIK BİR DURUM'
The Times of Israel gazetesinin haberinde, bakanların kabine toplantısından görece kısa bir süre önce haberdar edilmesinin "alışılmadık bir durum" olduğuna dikkati çekildi.
Bakanlara bugün yerel saatle 16.00'da yapılacak toplantının gündemine ilişkin bilgi verilmediği ifade edildi.

Katar'ın resmi haber ajansı QNA'da yer alan haberde, ABD'nin katılımıyla 11 gün süren "Arap Körfezi Güvenliği-4" tatbikatının sona erdiği bildirildi. Katar'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Arap Körfezi Güvenliği-4" tatbikatına Körfez İşbirliği Konseyi'ne (KİK) üye ülkelerin yanı sıra ABD'nin katıldığı belirtildi.
Tatbikatta KİK ülkelerinden güvenlik ve emniyet birimlerinin yanı sıra ABD'den özel birimlerin yer aldığı vurgulanan haberde, kapanış töreninde katılımcı ülkelerden içişleri bakanları ve emniyet yetkililerinin hazır bulunduğu ifade edildi.
70'TEN FAZLA SENARYO UYGULANDI
Tatbikatta 260 saati aşkın eğitimde 70’ten fazla saha senaryosunun uygulandığı, kapanış töreninde de güvenlik birimleri tarafından saha operasyonları, güvenlik sorunlarıyla mücadelede yüksek düzeyde hazırlık, profesyonellik ve gelişmiş yeteneklerin sergilendiği kaydedildi. Güvenlik tatbikatının, ABD ile İran arasında gerginliğin tırmandığı ve bu gerginliği düşürmek için çaba sarf edildiği bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.

ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerin yerine ilişkin ortaya çıkan belirsizliğin ardından bazı Arap liderlerin Beyaz Saray nezdinde lobi yaptığı ve bunun etkisiyle ABD-İran müzakerelerine yeniden dönüldüğü iddia edildi.
9 ÜLKEDEN ABD'YE BASKI
Amerikan Axios haber platformuna konuşan ve adları açıklanmayan iki ABD'li yetkili, bölgeden en az 9 ülke liderinin Beyaz Saray'a "İran'la nükleer müzakerelerin kesilmemesi" yönünde baskı yaptığını ve bu görüşmelerin ardından ABD'nin Umman'da masaya oturmayı kabul ettiğini açıkladı. Aynı yetkililer, görüşmelerin nerede yapılacağı konusundaki belirsizliğin de ortadan kaldırılarak İran'ın önerisinin ABD tarafında kabul gördüğünü dile getirdi.
'HALA ŞÜPHELERİMİZ VAR'
Yetkililerden biri, "Söz konusu liderler, görüşmeyi yapmamızı ve İranlıların söyleyeceklerini dinlememizi istediler. Arap ülkeleri ısrar ederse toplantıyı yapacağımızı söyledik. Ancak hala şüphelerimiz var." değerlendirmesini yaptı.