
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile askeri temsilcilerin Penatgon'da sabah saat 08.00'da düzenlenecek basın toplantısına katılacaklarını ifade etti.

İran devlet televizyonuna göre, Yol ve Şehircilik Bakanlığı Sözcüsü Mecid İhvan konuya ilişkin açıklama yaptı.
İhvan, ilgili kurumların onayı ile uçuşların kademeli olarak normale döndürülmesi ve uçuş güvenliğinin tam olarak sağlanması amacıyla ülkenin doğu ve güneydoğu bölgesinin uçuşlara açıldığını belirtti.
Bölgenin ulusal ve uluslararası transit uçuşlara açıldığını aktaran İhvan, Bocnord, Sebzvar, Meşhed, Bircend, Zabul, Zahidan, Seravan, Çabahar, İranşehr, Gonabad, Ciroft, Cask ve Serahs havaalanlarında uçuşların başladığı kaydetti.
İhvan, Tahran’daki İmam Humeyni ve Mehrabad havaalanları dahil olmak üzere ülkenin kuzey, güney ve batısındaki tüm havaalanlarının ise ikinci bir duyuruya kadar uçuşlara kapalı olduğunu ifade etti.

Walla internet sitesine göre, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zamir, saldırıların amaç ve hedeflere tam olarak ulaştığını savundu.
Zamir, İsrail ordusu istihbarat yetkililerinin değerlendirmesine göre İran'ın nükleer programına "sistemik bir zarar" verdiklerini öne sürdü.
İran'ın İsrail'e karşı kapsamlı bir saldırı hazırlığında olduğu iddiasını yineleyen Zamir, ilk sürpriz saldırılarla dengesini bozdukları İran'ın füze kapasitesine ciddi zarar verdiklerini, yüzlerce füze rampası ve füzeyi imha ettiklerini söyledi.
Zamir, İsrail komandolarının İran'ın derinliklerinde gizli operasyonlar yaptıklarını iddia etti.

ABD Başkanı Donald Trump, Hollanda’nın Lahey kentinde düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi. Trump, zirvede alınan kararlar ve ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABD’nin geçtiğimiz hafta İran’ın nükleer tesislerine yaptığı saldırının son derece başarılı olduğunu ve dünya üzerinde başka hiçbir ordunun böyle bir operasyona imza atamayacağını savunan Trump, "ABD’nin olağanüstü güç gösterisi, pazartesi günü sağlanan ateşkes antlaşması ile birlikte barışın yolunu açtı. Bu savaşın isminin 12 gün savaşı olmasının doğru olduğunu düşünüyoruz ve bu savaşın sona erdiğini düşünüyoruz. Tarafların artık birbirlerine saldıracaklarına inanmıyorum" dedi.
Trump, "Sadece İran’ın nükleer programı gibi kritik bir tehdidi ortadan kaldırmakla kalmadık ki bu başından beri istediğim şeydi. ‘İran, nükleer silaha sahip olamaz’ dedim. Bunu siyasete atılmadan yıllar önce de söyledim, 15 yıldır söylüyorum. Aynı zamanda Amerika’nın caydırıcılığının eşsiz güvenilirliğini yeniden ortaya koyduk" dedi.

NATO zirvesinde konuşan Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz hafta ABD, İran’ın nükleer tesisleri üzerinde çok başarılı bir saldırı gerçekleştirdi. Buna yıkım dendi ve bu kadar büyük bir saldırıyı daha önce kimse yapmamıştı. Dünya barışına bu kadar büyük bir adım daha önce atılmamıştı.
15 YIL ÖNCE KARAR VERMİŞTİK
Bu savaşa 12 gün savaşı diyoruz ve bittiğine inanıyoruz artık savaşacaklarını zannetmiyoruz. İran’ın nükleer silah programının, nükleer tehdit programının ortadan kaldırılmasına 15 yıl önceden karar vermiştik. ABD'nin caydırma gücünün ne kadar muntazam olduğunu bütün dünyaya tekrar gösterdik.
İran'ın saldırıları çok çok başarılıydı. İran, saat verdi biz de uygundur dedik. Nazikçe saat 1 uygun mu dediler. Ben de tamam dedim ve üsteki herkesi tahliye ettik. Böylece kimse zarar görmedi. Biz 14 roket ateşledik ve önceden uyarıda bulunduk. Onlar da kabul ederek, hedeflerimizden çekildiler. 14 çok pahalı füze fırlattık. Katar'a atılan füzeleri de teknolojimiz indirdi. Bir mermiyi başka mermi ile yoldan çıkardık. Kimse de buna şaşırmadı.
İRAN SİLAH ÜRETİMİNE BAŞLARSA HER ZAMAN BURADAYIZ
İran ve İsrail arasındaki savaşın bittiğini düşünüyoruz. İsrail ve İran yorgun düştü. Yine iki ülke arasındaki çatışma belki de yakın zamanda yeniden başlayabilir. Bence İran, nükleer programına geri dönmeyecektir. İran yeniden silah üretimine başlarsa biz her zaman buradayız. Nükleer malzemelerin taşındığını sanmıyorum. Önümüzdeki hafta İran ile görüşeceğiz. Sonucu umursamıyorum ama bir anlaşma imzalayabiliriz çünkü nükleer konusunda ısrar etmemeliler. Nükleer dışında bir anlaşma da umrumda değil.
"PUTİN ZOR BİRİ, ZELENSKİ İLE DE SORUMLARIM OLDU"
Putin beni aradı ve İran konusunda yardımcı olup olamayacağını sordu ve ben de ona Rusya konusunda yardımcı olmasını söyledim. Putin yanlış yönlendirilen biri. Yakın zamanda Putin ile görüşeceğim. Zelenski ile ateşkesi görüşmedim, sadece nasıl olduğunu merak ettim. Ukrayna'daki savaş diğer savaşlardan daha zorlu. Putin zor biri, Zelenski ile de bazı sorunlarım oldu. Biz Kiev'i desteklemeye devam edeceğiz. Ukrayna'ya hava savunma sistemi gönderip gönderemeyeceğimize bakacağız. Putin'in artık gerçekten bu savaşı bitirmesi gerekiyor.

"SAVUNMA BÜTÇESİ KARARINI YALNIZ İSPANYA KABUL ETMEDİ"
Zirvede, Avrupa’nın savunması konusunda büyük adımlar attık. %2 olan savunma yatırımlarının %5'e çıkarılması kararını aldık. Yalnızca İspanya bunu kabul etmedi. Ticaretle açığı kapatacaklar. İspanya ile anlaşma yapacağız ve iki katı ödeme yaptıracağız"

Lahey Zirvesi'nin sona ermesiyle NATO Sonuç Bildirgesi açıklandı. Bildirgede, üye ülkelerin savunma harcamalarını 2035 yılına kadar GSYIH'lerinin yüzde 5'i seviyesine çıkarması kararlaştırıldı.
Bir sonraki NATO zirvesi, 2026 yılında Türkiye'de düzenlenecek.

Al Jazeera'nin haberine göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılar sonucu ülkesinin nükleer tesislerinde "ciddi hasar oluştuğunu" belirtti. Uluslararası toplumun, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırıları kınaması gerektiğini söyleyen Bekayi, Tahran'ın nükleer enerjiyi barışçıl amaçla kullanma hakkından vazgeçmeyeceğini ifade etti.
Bekayi, İran Meclisinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğini askıya alan yasa tasarısını kabul etmesine değinerek, saldırılar sonrası Tahran'ın "UAEA ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmesinin doğal olduğu" yorumunda bulundu. İsrail ve ABD'nin saldırıları sonrası İran'daki nükleer tesislerin durumuna ilişkin soruyu cevaplayan Bekayi, ABD ve İran saldırıları nedeniyle ülkesinin nükleer tesislerinin "ciddi hasar gördüğünü" dile getirdi ancak daha fazla detay vermedi.
ABD, 22 Haziran'da İran'ın Fordo, İsfahan ve Natanz'daki 3 nükleer tesisine hava saldırısı düzenlemişti. ABD’de hazırlanan ve CNN televizyonunda yayımlanan bir istihbarat değerlendirmesine göre, ABD'nin hafta sonu İran'ın 3 nükleer tesisine düzenlediği hava saldırılarının, İran'ın nükleer programının temel yapısını yok etmediği, muhtemelen sadece aylarca geriye attığı belirtilmişti. İsrail ordusu ise bugün yaptığı açıklamada, saldırılarda İran'ın nükleer programına "verilen zararı saptamak için henüz erken olduğunu ancak Tahran'ın nükleer programının yıllarca geriye gittiğini" iddia etmişti.

İsrail'in Globes internet sitesinde yer alan habere göre, Knesset İçişleri Komitesi ve Vergi Dairesi Müdürü, İran'ın füze saldırılarının yol açtığı maddi zararın boyutlarını değerlendirdi. Vergi Dairesi Müdürü, yaşanan hasarı "olağanüstü büyüklükte bir olay" diye tanımladı.
Yapılan değerlendirmelerde, İran'ın fırlattığı her bir füzenin ortalama 4 bin tazminat başvurusuna yol açtığı tespit edildi. Sitede Çarşamba günü yayınlanan raporda, İran saldırıları nedeniyle 10 günlük süreçte yaklaşık 18 bin İsraillinin yaşadıkları bölgelerden tahliye edildiği belirtildi. Tahliye edilenlerin 12 bini otellere yerleştirilirken, geri kalanlar kiralık konutlarda barındırıldı.

Çin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Fu Cong, İsrail ile İran arasında 12 gün süren çatışmanın ardından varılan ateşkese uyulması için çağrı yaptı.
CGTN'nin haberine göre, BM Güvenlik Konseyi'nin New York'ta bu konudaki toplantısının öncesinde basın mensuplarına açıklama yapan Daimi Temsilci Fu, tüm tarafların ateşkese uyması gerektiğini vurgulayarak, "Bu sefer aldatmaca yok." ifadesini kullandı.

AFP'nin bildirdiğine göre, üst düzey Hamas yetkilisi Tahir el-Nunu, İsrail ile Filistinli grup arasında Gazze'de ateşkes sağlanması için yürütülen görüşmelerin "arabulucu ülkeler sayesinde son saatlerde yoğunlaştığını" açıkladı.
El-Nunu, "Mısır ve Katar'daki kardeş arabulucularla iletişimimiz son saatlerde yoğunlaştı" dedi ve grubun 21. ayına giren savaşı sona erdirmek için "henüz yeni bir teklif almadığını" sözlerine ekledi.

Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan haberde göre, İsrail ordusuna ait bir İHA, Nebatiye'nin Bint Cibeyl ilçesine bağlı Ayta eş-Şaab beldesinde tütün tarlaları yakınındaki bir bölgeyi bombaladı. Saldırıda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı belirtildi. İsrail ordusu, Sur kentinin El-Mansuri beldesine de İHA saldırısı düzenledi. Saldırıda Lübnanlı bir gencin yaralandığı ve tedavi için hastaneye kaldırıldığı aktarıldı.
Öte yandan Nebatiye'nin Rab Selasin beldesinde ise bir kişinin (43), İsrail saldırılarından kalan bir bombanın patlaması sonucu yüzünden yaralanarak hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Yaralanan kişinin durumunun iyi olduğu aktarıldı. İsrail askerleri Meys el-Cebel bölgesinde moloz kaldırma çalışması yapan bir kamyona ateş açtı, olayda herhangi bir yaralanma olmadı. Yerel basında yer alan haberlere göre, İsrail devriyesi Mavi Hat'tı onlarca metre geçerek Meys el-Cebel'de vurulan kamyonun yakınlarına kadar ulaştı. İsrail ordusu ayrıca Havla beldesinde de 3 ses bombası attı.

İranlı yetkililer, İsrail ile imzalanan ateşkesin ardından, 12 günlük savaş sırasında uygulanan internet kısıtlamalarının kademeli olarak hafifletileceğini duyurdu.
Devrim Muhafızları Siber Güvenlik Komutanlığı, devlet medyasında yer alan açıklamasında, "İletişim ağı yavaş yavaş eski haline dönüyor" dedi.
Ülkenin İletişim Bakanı Settar Haşimi, X'te yaptığı paylaşımda, "Koşulların normale dönmesiyle birlikte iletişim erişiminin durumu da eski haline döndü" açıklamasını yaptı.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, İranlı yetkililerin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) ayrılabilecekleri yönündeki açıklamalarına dair, "Umarım böyle bir şey yaşanmaz, umarım böyle bir niyetleri yoktur. Bu NPT'ye zarar verebilir ve izolasyona kadar gidebilir" dedi.
İran'daki nükleer tesislerde UAEA denetimlerinin saldırılardan dolayı kesintiye uğradığını dile getiren Grossi, "UAEA müfettişlerinin İran'daki nükleer tesislere geri dönmesi şu anda en önemli önceliktir" diye konuştu. Grossi, nükleer tesislerde molozların bulunduğunu, patlamamış mühimmatların da olabileceğini dolayısıyla bunun normal bir denetim olmadığını ifade etti.
İranlı yetkililerin NPT'den ayrılabilecekleri yönündeki açıklamalarına dair Grossi, "Umarım böyle bir şey yaşanmaz, umarım böyle bir niyetleri yoktur. bu NPT'ye zarar verebilir ve izolasyona kadar gidebilir" ifadelerini kullandı.

NATO üyesi 32 ülkeden liderler, Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen NATO zirvesi için bir araya geldi. Zirvede Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump, 24 Haziran'da bir görüşme gerçekleştirerek bölgesel ve küresel meseleleri ele almıştı. İki liderin görüşmesinde ABD ve Türkiye arasındaki iş birliğinin nasıl artırılabileceği ele alınmıştı.
Trump'tan önce söz alan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İttifak'ın yüzde 5 savunma harcaması hedefine uyacağını bildirdi.
Rutte'nin ardından söz alan Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Savunmaya çok fazla para harcanıyor. Şu an çok iyi bir ilişkimiz var (Rutte ile). Her yanımda çok saygıdeğer insanlar var. Adımlarınızı takdir ediyoruz. Şu an savunma harcamasını artırma konusunda kararlıyız. Oylama yapılmadan ne oalcağını söyleyemeyiz ama olumlu sonuç alacağımıza inanıyorum."
İran ve İsrail arasındaki ateşkese de değinen Trump, "Bir ödeşme yaşandı ve şu anda iyiler. İran şu an hiçbir şeyi zenginleştiremez. 4 gün içinde yeni gelişmeler olabilir. Yapmak istedikleri son şey uranyum zenginleştirme. Belki bizim yerimize başkası gelince yeniden yapabilirler ama şu an bu maceraya atılacaklarını sanmıyorum. Bence sonuç herkes için başarıydı. İran için de başarıydı. Balistik füzeleri bir sürü binayı yıktı. Netanyahu da başarılıydı." dedi.
Trump, nükleer tesislerin hasar almadığını öne süren istihbarat raporuna ilişkin ise "Bunu bilmiyorlar. Burada çok büyük bir patlama gerçekleşti. Resme baktığınızda her şey simsiyah" ifadelerini kullandı.
Saldırının çok başarılı olduğunu vurgulayan Trump, "Bu saldırıya başarısız demek pilotlara saygısızlık etmektir. Deliklere bakınca yan yana 3 tane göçük görüyoruz. Denizaltılardan 30 tane Tomahawk attık. Hepsi nişan alınan yerin 30 santim yakınına isabet etti. Bu çok yıkıcı bir saldırıydı. Eğer başarısız olsaydık İran durmazdı" diye ekledi.
'GAZZE ÇOK YAKIN'
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile de görüşeceğini belirten Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile sürekli görüştüğünü dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:
"Rusya konusunda da yardıma ihitiyacım var ancak şu an ilerlediğimizi düşünüyorum. Gazze konusunda da yardıma ihtiyacım var. Şam'la da konuştum. Bana her şeyi açıkladılar. Gazze'nin çok yakın olduğunu söylediler."
Trump ayrıca, Özel Temsilcisi Witkoff'un kendisine Gazze'de ateşkesin çok yakın olduğunu söylediğini bildirerek, "Gazze'de büyük bir ilerleme var" dedi

İran devlet televizyonuna göre, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, söz konusu tasarının kabul edilmesinin ardından açıklamada bulundu.
Kalibaf, "İran Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), nükleer tesislerimizin güvenliği tam olarak sağlanana kadar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğini askıya alıyor." dedi.
İranlı yetkili, ülkesinin barışçıl nükleer faaliyetlerinin daha hızlı bir şekilde ilerleyeceğini kaydetti.
İran Meclis Başkanı Kalibaf, 23 Haziran günü yaptığı açıklamada, "İran'ın UAEA ile işbirliğini, profesyonel bir tutuma dair somut güvenceler alana dek, durdurmayı öngören bir tasarıyı Meclis'te yasalaştırmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullanmıştı.
Yasa tasarısının yürürlüğe girmesi için İran Anayasayı Koruyucular Konseyi'nin onayı gerekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Turth Social hesabından yaptığı paylaşımda ABD'nin İran'a saldırısında kullandığı B-2 bombardıman uçaklarının çeşitli görüntülerine yer verdi. Paylaşımda arka planda "İran'ı Bombala" şarkısı çaldı.

ABD'li yetkililer, Washington Post gazetesine yaptıkları açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'daki nükleer tesislerin bombalanması fikrinin arka planında "İran'a ateşkes için baskı yapmak" olduğunu ileri sürdüler.
Trump'ın ilk döneminde Ulusal Güvenlik Görevlisi olarak çalışan Anthony Ruggiero ve isminin açıklanmasını istemeyen bir üst düzey Beyaz Saray Yetkilisi, Trump'ın İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemekle ABD ordusunun başka bir Orta Doğu savaşına karışmasını önlemek arasındaki ince çizgiyi bulabileceğini söyledi.
Ruggiero, "Trump'ın müzakere masasına dönüşü, İran'a zenginleştirilmiş uranyum üretmemeyi kabul etmemesi için baskı oluşturuyor. ABD'nin saldırıları, Trump'a ve müzakere masasındakilere, İran'ın nükleer programına önemli kısıtlamalar getirilmesi konusunda koz sağlıyor" ifadesini kullandı.
Beyaz Saray yetkilisinin iddiasına göre, Trump İran'ın bombalanmasından kısa bir süre sonra ateşkes ihtimaline odaklanmaya başladı.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in kendisine İran'la anlaşması için yardım teklif ettiğini söyledi.
Trump, "Bildiğiniz gibi Vladimir beni aradı. 'İran konusunda sana yardımcı olabilir miyim?' dedi. Ben de 'İran konusunda yardıma ihtiyacım yok, seninle yardıma ihtiyacım var' dedim ve Rusya ile bir anlaşma yapacağımızı umuyorum" dedi.

Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran'a yapılan hava saldırıları sonucu, Tahran yönetiminin nükleer kapasitesini "yok ettiğini" detaylarıyla açıklayarak ABD medyasındaki tesislerin kritik hasar almadığı iddiasını yalandı. Witkoff, sadece ABD'nin değil, "diğer ülkelerin raporlarını da okuduğunu" belirterek, hedefe ulaşılamadığını ima eden haberlerin "tamamen saçma" olduğunu söyledi. Witkoff, bunun dışında, İsrail'in de daha önceden hedef aldığı diğer iki yeraltı nükleer tesisinin de tamamen imha edildiğinden emin olmak için "üst üste" bomba yağdırdıklarını, sonuçtan "hiç şüphe duyamadığını" ifade etti.
Fox News'le yaptığı canlı bağlantıda söz konusu iddialara cevap veren Witkoff, "(İran'ın nükleer tesisi) Fordo'ya 12 sığınak delici bomba gönderdik. Koruma kapağını deldiğine ve yok edildiğine şüphe yok. Bu tür bilgileri sızdırmak, bilgi ne olursa ve hangi tarafta olursa olsun, çirkindir. Bu vatana ihanettir, bu yüzden araştırılmalıdır. Ve bunu kim yaptıysa, bundan kim sorumluysa, hesap vermeli" ifadelerine yer verdi.
İran'ın Isfahan nükleer tesisinin aynı zamanda zenginleştirmenin sonunda malzemeyi metalize etmek için gerekli bir "dönüşüm tesisi" olduğunu ifade eden Özel Temsilci, "Bildiğimiz kadarıyla İran'da bunu yapabilen tek tesis olan Isfahan'daki bu dönüşüm tesisi tamamen yok edildi" iddiasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırısının, Tahran'ın nükleer silah üretme kapasitesini tam olarak engellemediği yönündeki iddialara yer veren CNN ve New York Times'ı "yalancılıkla" suçladı. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, ABD medyasında çıkan ve İran nükleer tesislerine saldırının nükleer tesislerine "tam olarak etki etmediğini, sadece çalışmaları birkaç ay geciktirdiğini" iddia eden haberlere tepki gösterdi.
ABD Başkanı, "Yalan haber kanalı CNN, başarısız New York Times ile birlikte tarihteki en başarılı askeri saldırılardan birini etkisiz göstermek için birlik oluşturdu. İran'daki nükleer tesis tamamen yok edildi. Hem NY Times hem de CNN halk tarafından acımasızca eleştiriliyor" ifadelerini kullanarak, ABD'nin etkili medya organlarını "yalan haber yapmakla" suçladı.

CNN International'ın haberine göre, ABD’de hazırlanan bir istihbarat değerlendirmesine göre, ABD'nin hafta sonu İran'ın üç nükleer tesisine düzenlediği hava saldırılarının, İran'ın nükleer programının temel yapısını yok etmediği, muhtemelen sadece aylarca geriye attığı belirtildi. Pentagon'un istihbarat kolu Savunma İstihbarat Ajansı tarafından yapılan değerlendirmeye göre, ABD’nin gerçekleştirdiği saldırılarla ilgili erken bulguların, İran'ın nükleer tesislerinin ana bileşenlerini yok etmediği, sadece işlevini aylarca ötelediği kaydedildi. Kaynaklar, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun yok edilmediğini ve santrifüjlerin büyük ölçüde "sağlam" olduğunu belirterek, "Dolayısıyla istihbarat değerlendirmesi, ABD'nin bunları en fazla birkaç ay geriye götürdüğü yönünde" ifadesini kullandı.
Beş sayfa olduğu belirtilen ön değerlendirme raporu konusunda New York Times’a konuşan kaynaklar, ABD’li yetkililerin iddia ettiği şekilde İran’ın nükleer tesislerinin yerle bir olmadığını, nükleer çalışmaları en fazla 6 ay geciktirebileceğini kaydetti. Raporda ayrıca ABD’nin saldırılarından önce İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun büyük bir kısmını daha korunaklı gizli nükleer tesislere taşımış olabileceği ifade edildi. Söz konusu istihbarat değerlendirmesinin erken bulgular üzerine yapıldığı, yeni bilgiler geldikçe değişebileceği de not edildi.
Öte yandan, Beyaz Saray'dan CNN’e yapılan açıklamada, değerlendirmenin varlığını kabul etmekle birlikte buna katılmadıkları belirtildi.

İran resmi haber ajansı IRNA haberine göre, İsrail'in 13 Haziran'daki saldırılarında hayatını kaybettiği iddia edilen İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral İsmail Kaani, Tahran'da düzenlenen gösterilere katıldı. Haberde, Kaani'nin İsrail ile ateşkesten sonra Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda düzenlenen "zafer kutlamalarına" katıldığını gösteren görüntüler paylaşıldı. Görüntülerde yanındaki korumalarıyla birlikte meydana gelen Kaani'nin alandaki vatandaşlarla sohbet ettiği görüldü. IRNA görüntüleri, "12 gün süren İsrail saldırganlığının ardından General Kaani'nin ilk görüntüleri" notuyla paylaştı.
Amerikan The New York Times gazetesi 13 Haziran'da "ismi açıklanmayan İranlı kaynaklara" dayandırdığı haberinde, Kudüs Gücü Komutanı Tümgeneral Kaani'nin İsrail'in İran'daki saldırılarında öldürüldüğünü iddia etmişti.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere düzenlediği saldırıların ardından Tahran yönetiminin zenginleştirilmiş uranyum stokunun yerinin tespit edilemediğini bildirdi. Fox News'e konuşan Grossi, İranlı yetkililerin ABD saldırılarından önce zenginleştirilmiş uranyum stokunu "koruyucu önlemler" kapsamında başka bir yere taşıdığını aktardı.
Muhabirin İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun İsfahan yakınlarındaki eski bir yapıya taşıdığı iddiasına ilişkin sorusuna cevap veren Grossi, "Biz UAEA'yız, burada spekülasyon yapmayız. Bu materyalin nerede olduğuna dair elimizde herhangi bir bilgi yok. Benim görevim, bu materyalin nerede olduğunu tespit etmeye çalışmak çünkü İran, sahip olduğu tüm nükleer materyali bildirme ve hesap verme yükümlülüğüne sahip ve benim görevim bu olmaya devam edecek" diye konuştu.

The Times of Israel gazetesine konuşan İsrailli bir yetkili, İsrail istihbaratının, ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların Tahran'ın nükleer programını tamamen yok etmeyi başaramadığı ancak birkaç yıl geriye attığı değerlendirmesini yaptığını bildirdi. Tel Aviv'deki istihbarat değerlendirmesinin, İran'ın nükleer programının tamamen yok edilemediği yönünde olduğunu aktaran İsrailli yetkili, 12 gün süren İsrail saldırılarının yanı sıra ABD'nin Fordo, Natanz ve Isfahan nükleer tesislerini hedef almasının Tahran'ın nükleer programını yalnızca birkaç yıl geriye götürdüğüne işaret edildiğini ileri sürdü.
İsrailli yetkili, nükleer tesislere ve askeri altyapıya yönelik saldırıların Tahran yönetiminin "uranyum zenginleştirme girişimini" tekrar başlatmasına karşı caydırıcı bir rol oynayacağını iddia etti. Ayrıca yetkili, Washington ile Tahran yönetimleri arasında yürütülen müzakerelerle elde edilemeyecek bir sonucun İran'a saldırılarla mümkün olabildiğini savundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail-İran arasında açıkladığı ateşkesin ardından İsrail savaş uçakları Tahran'a doğru ilerlerken telefonda görüştüğü Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya "Saldırıyı durdur" diyerek sesini yükselttiği öne sürüldü.
İsrail’in Jerusalem Post gazetesinin üst düzey İsrailli bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Trump ve Netanyahu'nun sabah saatlerinde yaptığı telefon görüşmesi sert tonda geçti. Sabah saatlerinde İsrail, İran'ı ateşkesi ihlal etmekle suçlayıp Tahran'a doğru savaş uçaklarını gönderdiği sırada Trump ve Netanyahu telefonda görüştü. Haberde, Trump'ın Netanyahu'ya "Saldırıyı durdur" diyerek sesini yükselttiği, Netanyahu'nun ise konuşmada "fazla söz alamadığı sadece Trump'a minnetini üst üste dile getirdiği" ifade edildi.
İsrailli kaynak, "Netanyahu ve Trump arasındaki konuşmanın zor geçtiğini, ABD Başkanı'nın ateşkesi bir başarı olarak gördüğünü ve kimsenin ama kesinlikle hiç kimsenin bunu bozmasına izin vermeyeceğini açıkça vurguladığını" paylaştı. Bunun karşılığında, İsrail hava kuvvetleri pilotlarının saldırıları durdurma emri aldığı, planlanan hedefleri değil taviz olarak Tahran'da bir radar istasyonunu vurduğu belirtildi. Öte yandan, ABD'nin Katar üzerinden de İranlılara "saldırılara devam etmemeleri için uyardığı" iddiası da haberde yer aldı.

İsrail ordusu, İran'dan gönderildiğini öne sürdüğü 2 insansız hava aracını (İHA) akşam saatlerinde düşürdüğünü iddia etti. Ordudan yapılan açıklamada, İran'dan gönderildiği değerlendirilen İHA'ların ülke hava sahasına girmeden engellendiği öne sürüldü. İsrail ordu radyosu ise İran'ın ateşkes yürürlüğe girmeden önce misilleme için sabah attığı balistik füzelerle aynı saatlerde gönderilmiş olabileceğini aktardı.









