Son dakika: İsrail ordusu Gazze kentinin merkezine ilerliyor: Tanklar kritik mahalleyi kuşattı
Güncelleme Tarihi:
Başbakanlık Basın Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Binyamin Netanyahu, Lübnan Hizbullah'ına yönelik çağrı cihazlarının patlatılması saldırısının birinci yıl dönümde MOSSAD'a ödül verdi. Ödül töreninde konuşan MOSSAD Direktörü David Barnea, İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'da "henüz kullanmadığı kabiliyetlerinin olduğunu" öne sürdü.
"İSRAİL'İN TAHRAN'DA KULLANMADIĞI KABİLİYETLER VAR"
Barnea, İran'a karşı "kazandıklarını ve kazanmaya devam edeceklerini" savundu. İran'daki faaliyetlerine devam edeceklerini söyleyen Barnea, "MOSSAD'ın operasyonel yetenekleri çok güçlü, eskisinden bile daha yaratıcı ve güçlü, özellikle İran içinde ve hatta Tahran'ın kalbinde." yorumunda bulundu. Barnea, İsrail'in "Tahran'da henüz kullanmadığı kabiliyetlerinin olduğunu" iddia ederek İran'da "neler olup bittiğini takip edeceklerini" söyledi.

Serbest bırakılan İsrailli esir Ilana Gritzewsky, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze kentini işgale yönelik hamlesiyle Gazze Şeridi’nde tutulan İsrailli esirler hakkında ölüm emri verdiğini söyledi.
Ordudaki asker partneri Matan Zangauker'ın hala Gazze Şeridi'nde esir olduğunu belirten Gritzewsky, "Netanyahu, (bu kararıyla) İsrailli esirlerin ölüm emrini verdi. Netanyahu, halkın çığlığını işitmeden önce kaç aile daha yas girdabına sürüklenecek?" dedi.

'İSRAİL ORDUSU KORKUDAN TİTRİYOR'
İsrail ordusunun Gazze'deki operasyonunu genişletmesi karşısında "korkudan titrediğini ve çalışamaz hale geldiğini" ifade eden Gritzewsky, travma sonrası stres bozukluğu yaşamaktan endişe duyduğunu ve bir an önce normal hayatına dönmek istediğini kaydetti.
Gazze'deki esirlerin neler yaşadığını bildiğini aktaran Gritzewsky, "Her uçak geçtiğinde sığınmak zorunda kalıyorlar. Ben de sığınmak; yıkılan binaların parçasının isabet etmemesi için saklanmak zorunda kaldım." diye konuştu.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Kral Hüseyin Köprüsü (Ürdün ile işgal altındaki Batı Şeria arasında, İsrail kontrolündeki geçiş noktası) yakınında silahlı saldırı düzenlendiği belirtildi. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, saldırıda 2 İsraillinin öldüğünü açıkladı. İsrail basını, Ürdün tarafından geldiği söylenen ve saldırıyı gerçekleştiren kişinin ise çatışmada öldüğünü yazdı.

Hamas, Gazze’ye yönelik saldırılar ve devam eden ablukaya karşı uluslararası toplumda yeni bir protesto dalgası başlatılması çağrısında bulundu. Hareketin internet sitesinden yayımlanan açıklamada; 19, 20 ve 21 Eylül tarihlerinde dünya genelinde başkentlerde gösteriler düzenlenmesi istendi. Açıklamada, Gazze’deki 2 milyondan fazla insanın “abluka, saldırılar, yıkım ve zorla göç” ile karşı karşıya olduğunun altı çizilerek, “uluslararası sessizlik ve acziyete karşı ortak ses” oluşturulması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Gazze’ye doğru yola çıkacağı duyurulan, Küresel Sumud Filosuna destek verilmesi çağrısında bulunuldu. Hamas, ilerleyen günlerin “Gazze’ye yönelik saldırılara karşı küresel hareketin yükselişinde yeni bir aşama” olacağını ifade etti.

Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in saldırıları ve ablukası nedeniyle kıtlık yaşanan Gazze Şeridi'nde son 24 saatte biri çocuk, 4 Filistinli daha açlıktan yaşamını yitirdiği bildirildi. Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'ten bu yana açlıktan hayatını kaybedenlerin sayısının 147'si çocuk olmak üzere 435'e yükseldiği kaydedildi.

Birleşmiş Milletlerin (BM) desteklediği Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırmasının (IPC) Gazze kentinde kıtlık ilan ettiği 22 Ağustos'tan bu yana 32'si çocuk 157 kişinin açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle yaşamını yitirdiği ifade edildi.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail ordusunun Gazze kentine kara saldırılarını başlattığı 11 Ağustos'tan bu yana geçen 38 günde, "güvenli bölgeler" olduğunu iddia ettiği Gazze Şeridi'nin diğer bölgelerine düzenlediği saldırılarda 3 bin 542 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi. İsrail ordusunun söz konusu dönemde Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü saldırılarda ortalama günde 93 Filistinlinin hayatını kaybettiğine işaret edilen açıklamada, can kayıplarının yüzde 44'ünün Gazze Şeridi'nin orta ve güney bölgelerinde yaşandığı ifade edildi.

İsrail saldırılarının Filistinlileri zorla yerlerinden ederek Gazze kentini "insansızlaştırmaya" odaklandığı, ancak Gazze Şeridi'nin orta ve güney kesiminde güvenli olduğu iddiasıyla sivillerin yönlendirildiği bölgelere de aralıksız saldırılar düzenlendiği kaydedildi. İsrail ordusunun 11 Ağustos-17 Eylül tarihleri arasında düzenlediği saldırılarda Gazze kentinde bin 984 Filistinli, Gazze Şeridi'nin orta ve güney bölgelerinde ise bin 558 Filistinlinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Papa 14. Leo, bugün yayımlanan temmuz ayındaki röportajında, uluslararası uzmanların soykırım terimini kullanmaya başlamasına rağmen Vatikan’ın Gazze’de soykırım yaşandığına dair resmi bir açıklama yapmaya "hazır olmadığını" ifade etti.
ABD’li gazeteci Elise Ann Allen’a konuşan Papa, “Kutsal Makam, resmi olarak bu konuda şu anda herhangi bir açıklama yapabileceğimize inanmıyor. Soykırımın ne olduğu konusunda çok teknik bir tanım var, ancak giderek daha fazla insan bu konuyu gündeme getiriyor” ifadelerini kullandı.
Papa Leo röportajında, Gazze’deki masum insanların yaşadığı zor durumu hafifletmek için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Dünyanın, onların çektiği acıların görüntülerine karşı “duyarsız” hale gelmemesi gerektiğini söyleyen Papa, “Bunu görmezden gelemeyiz. Bir şekilde baskı yapmaya devam etmeli, orada bir değişiklik yaratmaya çalışmalıyız” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen günlük basın toplantısında, İsrail'in devam eden saldırıları nedeniyle Gazze'de iki günde yaklaşık 40 bin kişinin zorla yerinden edildiğini duyurdu. Gazze’de insani koşulların her geçen saat daha da kötüleştiğini belirten Dujarric, sivillerin korunması çağrısını yineledi.
Dujarric, İsrail ordusunun Gazze’deki halka 48 saat içinde kenti terk etmeleri yönünde yeni bir tahliye emri verdiğini aktararak, “Binlerce insan, devam eden çatışmalar sırasında kaçmaya çalışıyor. Tahmin edebileceğiniz ve gördüğünüz gibi yollar tıkalı, insanlar aç ve çocuklar travma geçiriyor” ifadelerini kullandı.

Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in "Gazze'de zengin bir emlak ganimeti yattığını ve bu ganimeti Amerikalılarla paylaşacaklarına" dair sarf ettiği sözlere tepki gösterildi. Filistin hükümeti, 7 Ekim 2023'ten bu yana 65 bini aşkın Filistinlinin İsrail saldırılarında yaşamını yitirdiği Gazze Şeridi'ni "gayrimenkul" olarak görülmesinin soykırım ve tehcir planlarının resmi itirafı olduğunu bildirdi.

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich
'SON DERECE TEHLİKELİ'
"İsrailli yetkililerin Gazze Şeridi'ni bir emlak olarak paylaşma veya satma yönünde yaptıkları kışkırtıcı çağrıları son derece tehlikeli buluyoruz." denilen açıklamada, Tel Aviv'in Gazze'ye yönelik yaklaşımının soykırım ve tehcir planlarının resmi itirafı olduğu kaydedildi. İsrail'in bu yaklaşımı doğrultusunda bölgedeki Filistin halkını zorla yerinden ederek Gazze Şeridi'nin tümünü yerle bir etmenin resmi niyetlerini ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Gazze Şeridi, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletlerin kararlarına göre Filistin devletinin ayrılmaz parçasıdır. Gazze Şeridi, satılığa çıkarılmış veya ırkçı sömürge valilerinin korsanlığındaki boş bir toprak parçası olarak gören her türlü yaklaşımı da reddediyoruz."

Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Hamas'ı teslim olmaya zorlamak" için ateşkes müzakereleri yerine askeri güç kullanmayı tercih eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya karşı "rahatsızlık" duymaya başladığını iddia etti.
WSJ'nin konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, 9 Eylül'de İsrail'in Katar'da bulunan Hamas müzakere heyetine yönelik saldırısının ardından Trump'ın son dönemde bazı danışmanlarına, kendi tercihi olan ateşkes müzakerelerinin yerine, Netanyahu'nun "Hamas'ı teslim olmaya zorlamak" için askeri güç kullandığı belirtildi.

Buna göre, İsrail'in bu saldırıyla müzakere sürecini tehlikeye atması dolayısıyla Trump'ın Netanyahu'ya karşı yaşadığı "hayal kırıklığı" daha da alevlendi. Saldırı nedeniyle Netanyahu'ya öfkelenen Trump, uygun yanıtı vermek üzere Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve kıdemli danışmanlarıyla toplantı yaptı.

Öte yandan, kıdemli bir İsrailli yetkili ise Trump ve Netanyahu'nun ilişkilerinin "harika" ilerlediğini belirterek aksi yöndeki iddiaların "yalan haber" olduğunu ifade etti. ABD'li yetkililerden bazıları da İsrail'e verdiği destek nedeniyle Başkan Trump'ın "gurur duyduğunu" ve Netanyahu ile bağlarını alenen koparmak istemediğini söyledi.

Haaretz gazetesi, "Ahlaki yaralanma ve zihinsel zorlanma İsrail askerlerini yıkıyor" başlığıyla sunduğu haberinde çok sayıda askerin ordudan ayrılmak istediğini bildirdi. Gazze'de 2 yıla yakın süredir devam eden saldırılar nedeniyle çok sayıda askerin çatışma bölgelerinde uzun süre kalmaları nedeniyle zihinsel olarak bitkinlik yaşadığı belirtiliyor. Bazı askerlerin ise Gazze'deki keyfi öldürmelere "artık dayanmadığı" ifade ediliyor. Gazeteye konuşan ve adı açıklanmayan kaynaklar, binlerce askerin Gazze'ye dönmemek için geri görevlere geçtiği ya da ordudan ayrıldığı ifade ediliyor.

Haberde, Gazze'deki soykırıma katılan askerlerin Filistinli sivilleri nasıl katlettiklerine dair bazı itiraflara da yer verildi. İsrail askerlerinin itirafları, Gazze'de çocuklar dahil Filistinli sivillerin nasıl katledildiğini gözler önüne seriyor. Nahal Tugayında görev yapan ve kimliğini gizlemek için Yoni takma adını kullanan İsrail askeri, Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya bölgesinde 2 Filistinli çocuğu öldürdüklerini itiraf ediyor. Filistinlilere ait yapıları yıkan iş makinalarını korumakla görevli olduğu söylenen Yoni, Beyt Lahiya'daki yıkım sırasında askerlerden birinin "terörist var" diye bağırdığını ve bunun üzerine etrafa ağır silahlarla rastgele ateş açtıklarını belirtiyor.

İngiltere'nin başkenti Londra'da binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen ve dünyaca ünlü isimlerin sahne aldığı "Together for Palestine" (Filistin için bir arada) konserinde Gazze'deki insani yardım çalışmaları için yaklaşık 1,5 milyon sterlin bağış toplandı.
İngiliz müzisyen Brian Eno tarafından Londra'daki OVO Arena Wembley'de düzenlenen ve 12 binden fazla kişinin katıldığı konserde dünyaca ünlü sanatçıların yanı sıra Filistinli sanatçılar da sahne aldı. Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese dahil çok sayıda isim de etkinlik kapsamında konuşmalar yaptı. Albanese, İsrail'in, Filistin'de yıkmaya, öldürmeye ve toprak işgal etmeye devam ettiğini söyledi.

BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese
İsrail'in Gazze'de 20 bini çocuk 65 binden fazla insanı öldürdüğünü belirten Albanese, "Birçok kişi gerçek sayının korkunç derecede daha yüksek olduğunu söylüyor. Uzmanlar soykırım olarak tanımlıyor. Ölüm sadece bombalarla değil, susuzluk, açlık ve enfeksiyon yoluyla da gerçekleşiyor. Değişim gelecek. Filistin özgür olacak ve biz de özgür olacağız. Hepimiz daha eşit, daha insancıl olacağız. Ama bugün, bugün pes etmek bir seçenek değil. Böyle bir lüksümüz yok. Öyleyse buradan başlayalım. Birlikte" diye konuştu.

Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberine göre, sabahın erken saatlerinde gerçekleşen saldırıda 20’li yaşlardaki Süleyman, Sakr ve Musab el-Kadi et-Tarabin kardeşler öldürüldü. Olayla birlikte, İsrail’deki Arap toplumunda yıl başından bu yana işlenen cinayetlerde ölenlerin sayısı 185’e yükseldi. Bunların 183’ü Arap vatandaşı, 2’si ise ikamet izniyle ülkede bulunan kişilerden oluşuyor. Hayatını kaybedenler arasında 19 kadın ve 18 yaş altı 3 çocuk da bulunuyor.
Resmi verilere göre, öldürülenlerin 154’ü silahla vurularak hayatını kaybetti. Bunlar arasında 9 kişi ise İsrail polisi tarafından öldürüldü. Söz konusu veriler, İsrail’de Arap toplumuna yönelik artan şiddet ve suç oranlarını ortaya koyarken, İsrail polisinin cinayetleri önlemesi ve failleri yakalaması konusunda yetersiz kaldığı yönünde eleştirilerin gerçekliği ihtimalini güçlendiriyor.

Wafa haber ajansının aktardığına göre, İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’da geniş çaplı baskınlar düzenleyerek çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. İsrail askerleri, Kafr Thulth kasabasından da bazı kişileri gözaltına aldı ve Kalkilya’da bir kişiyi tutukladı.

Beytüllahim kenti ile çevresindeki kasaba ve kamplara da operasyonlar yapıldı. Kalandiya mülteci kampında çıkan çatışmalar sırasında İsrail askerleri göz yaşartıcı gaz kapsülleri ve gerçek mermiler kullandı, bu sırada 1 kişi tutuklandı. Ayrıca Kudüs’ün kuzeyinde bulunan Kafr Akab kasabasında daha önce hapis yatmış bir kişi yeniden gözaltına alındı.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Devlet Bakanı Muhammed el-Huleyfi, Lahey’de Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başkanı Yargıç Tomoko Akane ve Başsavcı Yardımcısı Nazhat Şamim Khan ile ayrı ayrı bir araya geldi. Katar, İsrail'in 9 Eylül'de Doha'ya düzenlediği saldırıya ilişkin UCM ile "uluslararası cezai sorumluluk mekanizmalarını" değerlendirdi.
Görüşmelerde, İsrail'in Katar’a yönelik saldırısının "uluslararası ceza hukuku kapsamında suç teşkil ettiği" vurgulanarak, hesap verilebilirlik mekanizmaları ele alındı. Huleyfi, saldırının Katar’ın egemenliğini açık şekilde ihlal ettiğini belirterek, ülkesinin uluslararası hukuk çerçevesinde tüm meşru yollardan haklarını savunacağını kaydetti.

Al Jazeera'ye konuşan Gazze'deki sağlık yetkilileri, İsrail ordusunun perşembe gecesi bölge genelinde en az 83 Filistinliyi öldürdüğünü bildirdi. Hayatını kaybedenlerden 61'inin kuşatma altındaki Gazze kentinden olduğu kaydedildi.
İsrail güçleri, Gazze’de Şifa Hastanesi’nin dışında en az 15 kişiyi, Ehli Hastanesi’nin yakınında ise 4 kişiyi öldürdü. Kentte faal durumdaki son hastanelerin çevresinde gerçekleşen saldırılarda toplam 19 kişi hayatını kaybetti.

Gazze Şehri’nde kara harekatının ikinci gününde, İsrail güçlerinin önemli yerleşim bölgelerine girdiği bildirildi. Yerel halk ve görgü tanıkları, onlarca tank ile askeri aracın bölgeye doğru ilerlediği bilgisini verdi.

Paylaşılan video görüntülerinde, kentin kuzeyinde yer alan Şeyh Rıdvan’ın kenar mahallelerinde tankların, buldozerlerin ve zırhlı personel taşıyıcıların hareket ettiği görüldü. İsrail birliklerinin ilerleyişlerini gizlemek için sis bombaları ve top atışlarıyla yoğun duman oluşturduğu kaydedildi.

Savaştan önce on binlerce kişinin yaşadığı Şeyh Rıdvan, Gazze’nin en kalabalık semtlerinden biri olarak biliniyor. Şeyh Rıdvan; Ebu İskender, el-Tavam ve el-Saftavi bölgelerini kapsıyor ve Gazze’nin merkezini kuzey ilçelerine bağlayan kritik bir yol olan el-Cela Caddesi üzerinde bulunuyor. Bölge sakinleri, buranın kontrol altına alınmasının İsrail güçlerinin şehrin merkezine daha kolay ulaşmasının önünü açabileceğini belirtiyor.

Gazze sokaklarında tankların görülmesi, özellikle batı ve merkez mahallelerinde yaşayanlar arasında paniğe neden oldu. Şeyh Rıdvan’a yönelik saldırı, binlerce ailenin güneye doğru kaçmasına yol açtı ve yeni bir göç dalgasını tetikledi.

İsrail'e ait tank ve ağır iş makinalarının da bulunduğu askeri araçların, Gazze kentinin kuzeybatısındaki yeni mahallelere ilerlediği bildirildi. Görgü tanıklarının ifadesine göre, İsrail tankları Gazze kentinin kuzeyindeki Saftavi Mahallesi ile Cella Caddesi'nin sona erdiği bölgeden yüzlerce metre içeriye girdi.

Aralarında kepçelerin de bulunduğu ağır İsrail askeri araçları, kentin kuzeybatısında Kerame Kuleleri ile Muhaberat bölgelerinin çevresinde çalışma yaptı. İsrail ordusu, Saftavi Mahallesi ile Cella Caddesi'nin sona erdiği bölgede bulunan askeri araçların fotoğraf ve görüntülerini yayımladı.

ABD'nin New York kentinde, İsrail karşıtı Ortodoks Yahudiler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun haftaya başlayacak Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurul toplantılarına katılacak olmasını protesto etti. "İsrail, Yahudiliğe karşı" adlı internet sitesi üzerinden organize olan göstericiler, Manhattan'da bulunan İsrail Başkonsolosluğu binasının karşısında toplandı.

Okul otobüsleriyle alana gelen yüzlerce Ortodoks Yahudi, ellerinde "Yahudi halkının 1 numaralı düşmanı Netanyahu ve Ben Gvir", "Siyonizm karşıtı olmak Yahudi düşmanı olmak değildir" ve "Yahudileri siyonist orduya katılmaya zorlamayı durdurun" yazılı pankartlar açarak, BM toplantıları için New York'a gelecek olan Netanyahu'ya tepki gösterdi. Protesto gösterisinde Yidişçe konuşmaların yapıldığı platformun arkasında "Netanyahu: bizim adımıza konuşmuyorsun" yazılı büyük bir afiş dikkat çekti.

Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail hapishanelerinde Filistinli esirlere karşı elektroşok ve plastik mermi kullanımının arttığını, Negev ve Ofer hapishanelerinde uyuz hastalığının yayıldığını bildirdi. Cemiyetten yapılan yazılı açıklamada, avukatların eylül ayında 7 farklı İsrail hapishanesinde, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca esiri ziyaret ettiği belirtilerek, esirlerin tanıklıklarının İsrail hapishane sisteminin sistematik suçlarını ve vahşetini sürdürdüğünü ortaya koyduğu kaydedildi.

Esirlerin, gözaltı koşullarının herhangi bir iyileşme olmaksızın aynı kaldığını, özellikle yiyeceklerin yetersizliğinin onları sürekli açlık içinde bıraktığını ve temel ihtiyaçlardan mahrum edildiklerini ifade ettiği bildirildi. Açıklamada, binlerce esirin tutulduğu en büyük hapishanelerden biri olan Negev'in, Gazze'deki soykırımın başlamasından bu yana baskı, işkence ve saldırıların merkezi haline geldiği vurgulandı.

Negev hapishanesinin, aynı zamanda hastalıkların ve salgınların yayıldığı bir yer olduğuna değinilen açıklamada, bu durumun, birçok esirin hayatını kaybetmesine yol açtığı kaydedildi. Esirlerin, ayrıca elbise sıkıntısı yaşadıklarını, bazılarının 6 aydır kıyafetlerini değiştiremediğini aktardığı vurgulanan açıklamada, Damon hapishanesindeki kadın esirlerin tanıklıkları ise baskı, çıplak arama, darp ve özel ihtiyaçlarından mahrum bırakılma şeklinde sıralandı.

Açıklamada, işlenen suçların artık kelimelerle tarif edilemeyecek boyuta ulaştığı ifade edilerek, uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulunuldu. İsrail cezaevlerinde tutulan 11 bin 100'den fazla Filistinli işkence, açlık ve sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Emlak Merkezi Kentsel Dönüşüm Zirvesi'nde Gazze Şeridi'nde yasa dışı yerleşim kurulup kurulmayacağına ilişkin soruyu yanıtladı.
Gazze'de zengin bir emlak ganimeti yattığını vurgulayan Smotrich, savaşı bitirdiklerinde bu ganimeti Amerikalılarla paylaşacaklarına işaret ederek, "Amerikalılarla ciddi şekilde konuştum. Savaş için çok para harcadık ve şimdi toprakları dengeli olarak paylaşmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Smotrich, ABD Başkanı Donald Trump'ın masasında "profesyoneller tarafından hazırlanmış" bir iş planı olduğunu, Gazze'de yıkım safhasını tamamladıklarını ve şimdi sırada yeni yapıların inşa aşamasına geçilmesi gerektiğini savundu.