Akışı Yenilereload

CANLI Son dakika... Trump 'kısıtlı saldırı' demişti: İran'ın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

Güncelleme Tarihi:
Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı
Oluşturulma Tarihi: Şubat 21, 2026 10:20

İran, artan savaş ihtimali karşısında nükleer tesislerini güçlendirip füze ve hava üssü altyapısını hızla onararak askeri kapasitesini güçlendirdi. Uydu görüntüleri, İran'daki yer altı tesislerinin betonla güçlendirildiğini ve füze üretiminin yeniden artırıldığını ortaya çıkardı. İran'ın, zamanalaması ile dikkat çeken tatbikatında, hava savunma füzesi "Seyyad 3-G" yi Hürmüz Boğazı'nda ilk kez test ettiği bildirildi. Öte yandan Wall Street Journal, (WSJ) Trump'ın İran konusunda ya tarihi bir nükleer anlaşmaya imza atacağını ya da sonuçları öngörülemez bir savaşı başlatacağını yazdı. WSJ'ye göre Trump, tarihteki yerini belirleyecek kritik bir kararın eşiğinde.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
timeline
CENTCOM'DAN ABD GEMİLERİNE İKMAL PAYLAŞIMI

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait gemilere yönelik gıda ve yakıt ikmal faaliyetlerine ilişkin paylaşımda bulundu.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

İran ile ABD arasındaki askeri gerilim yükselirken ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait gemilere gıda ve yakıt ikmaline ilişkin bir paylaşımda bulundu. İkmal çalışmalarına yönelik fotoğrafların paylaşıldığı açıklamada, "Denizde ikmal sırasında, ABD Donanması gemilerine yiyecek, yakıt ve diğer temel malzemeler aktarılır. Bu ikmaller, ABD savaş gemilerinin limana uğramak zorunda kalmadan denizde operasyonlarını sürdürmelerini sağlar" ifadeleri kullanıldı.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

Paylaşımda, yakın zamanda herhangi bir ABD filosuna ikmal gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin bir detaya yer verilmedi.

Öte yandan, ABD'nin Orta Doğu bölgesinde gerçekleştirdiği yığınak kapsamında ABD Donanması'na ait USS Gerald R. Ford uçak gemisi ve beraberindeki taarruz grubunun Hürmüz Denizi yakınlarına sevk edildiği biliniyor. Uçak gemisi ve beraberindeki filonun konumu henüz kesin olarak bilinmiyor.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

 

Haberin Devamı
timeline
İsrail basınına göre, ABD'nin İran'a olası saldırısında İsrail merkezi rol oynayacak

İsrail'in Yedioth Ahronot gazetesindeki askeri analist Ron Ben Yishai tarafından olası bir savaşın muhtemel senaryolarını ele alan analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la çatışmayı ele alma biçiminde geçen hafta sonu "dramatik bir değişim" yaşandığını belirtti.

Ben Yishai yazısında, "ABD Başkanı, İran’ın nükleer silah üretmesini kalıcı biçimde engellemek için müzakere yolunu sonuna kadar kullanma konusunda kararlılığını sürdürse de, görüşmelerin başarısız olması halinde ABD gücünün kullanılması yönündeki politikası esaslı biçimde değişti." ifadelerine yer verdi.

TRUMP, İRAN’A KARŞI HIZLI BİR OPERASYON YERİNE GENİŞ KAPSAMLI BİR SALDIRI KARARI ALDI

İsrailli analist, İran'a yönelik muhtemel saldırıların İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a düzenlediği saldırılar ve 12 gün süren savaştan "daha şiddetli olacağını ve muhtemelen daha uzun süreceğini" kaydetti.

Adını açıklamadığı ABD kaynaklarına dayandırarak Trump’ın, Pentagon ve ABD askeri uzmanlarının yanı sıra Washington'ı ziyaret eden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve üst düzey güvenlik yetkililerinin, ne kadar güçlü olursa olsun kısa süreli bir operasyonun istenen hedeflerin hiçbirine ulaşamayacağına yönelik kendisini ikna ettiğini belirten Ben Yishai, "Bunun üzerine Trump hızlı, güçlü ve kesin bir darbe yerine haftalar sürecek ezici bir harekat başlatmaya karar verdi." ifadelerini kullandı.

Ben Yishai, "hızlı bir darbenin ardından, Tahran’daki rejimin balistik füzeler ve saldırı amaçlı insansız hava araçları fırlatma kapasitesini büyük ölçüde koruyacağı, Hürmüz Boğazı’nı kapatma ve bölgedeki 11 ABD üssü ile İsrail’i tehdit etme imkanına sahip olmayı sürdüreceği" değerlendirmesinde bulundu.

İsrailli analist, “İlk saldırıyı ister ABD gerçekleştirsin ister İran önleyici bir darbe indirmeye çalışsın, bu durum en az on güne kadar sığınaklarda ve güçlendirilmiş odalarda kalmak zorunda kalacağımız anlamına gelir; yurt dışındaki İsrailliler ise dönüş uçuşu bulmakta zorluk yaşayacaktır." ifadelerini kullandı.

İran’ın bölgedeki ABD üslerini ve gemilerini hedef almasının muhtemel olduğunu, bunun da İran’ı çabalarını yalnızca İsrail’e yoğunlaştırmak yerine farklı alanlara dağıtmaya zorlayacağına işaret eden Ben Yishai, şunları kaydetti:

“Hizbullah’ın, Husilerin ve Iraklı milislerin İran’a yardım etme yönündeki vaatlerini yerine getirmeye çalışabilecekleri de göz önünde bulundurulmalı. Ancak kapasiteleri oldukça sınırlı ve Hizbullah fiilen savaşa girme konusunda istekli değil. İş bölümüne göre böyle bir durumda Lübnan ve Yemen cepheleriyle ilgilenme sorumluluğu İsrail’e ait olacaktır."

"Pentagon ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) Trump’a, ramazan ayının sonuna kadar beklemesini tavsiye etmesinin muhtemel olduğunu" aktaran Ben Yishai, bu dönemde "dini coşkunun zirveye ulaştığını, bunun da (Tahran) rejiminin kendilerine saldıranlara karşı kitleleri kışkırtmasını ve protestocuları sokağa çıkmaktan caydırmasını kolaylaştıracağını" kaydetti.

NETANYAHU TRUMP'TAN İSRAİL’İN İRAN’IN BALİSTİK FÜZELERİNE MÜDAHALE EDEBİLMESİ İÇİN SÖZ ALDI

Üzerinde hazırlık yapılan en muhtemel senaryonun, İsrail’in de katılacağı bir ABD saldırısı olduğunu belirten Ben Yishai, "Bu ortaklık İsrail ve ABD’de ele alındı, ancak iki hafta önce Washington’da Trump ile Netanyahu arasında gerçekleşen son görüşmede somut bir nitelik kazandı." ifadesine yer verdi.

Ben Yishai ayrıca şunları kaydetti:

"Görüşmede ele alınan konulardan biri de Netanyahu’nun, Trump’ın İranlılarla bir anlaşma yapması halinde İsrail’in balistik füzelerin geliştirilmesi, üretilmesi ve depolanmasına yönelik tesislere saldırmasını engelleyebileceği yönündeki endişeleriydi. Zira nükleer programın uzun süreli olarak durdurulmasının ardından balistik füzeler başlıca tehdit haline geldi."

İsrailli analist Netanyahu'nun balistik füzeleri ciddi biçimde sınırlamayan bir anlaşma yapılması durumunda İsrail’in İran’ın balistik füzelerine müdahale edebilmesi için Trump’tan onay aldığını vurguladı.

Ben Yishai, ABD'nin İran'a yönelik muhtemel saldırısında, İsrail'in hava kuvvetleri, AMAN ve Mossad aracılığıyla "merkezi bir rol" üstleneceği sonucuna vardı.

timeline
İran donanma komutanı Hindistan'da Rus ve Suudi mevkidaşlarıyla görüştü
İran donanma komutanı Hindistanda Rus ve Suudi mevkidaşlarıyla görüştü

İran Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Şehram İrani, Hindistan'da düzenlenen askeri deniz tatbikatı kapsamında Rusya ve Suudi Arabistan donanma komutanlarıyla bir araya geldi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, İran Donanma Komutanı İrani, Rusya Donanma Komutanı Alekseyeviç Moiseev ve Suudi Arabistan Donanma Komutanı Muhammed bin Abdurrahman bin Hamed Al-Guribi ile Hindistan'da düzenlenen "Milan 2026 Askeri Deniz Tatbikatı" sırasında görüştü.

Görüşmelerde denizcilik alanında ikili ve çok taraflı işbirliğinin geliştirilmesi konuları ele alınırken, taraflar, denizlerin ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir güvenlik açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.

Deniz kuvvetleri arasındaki profesyonel etkileşimlerin genişletilmesi, eğitim heyetlerinin karşılıklı değişimi, ortak tatbikatların düzenlenmesi ve teknik-operasyonel kapasitenin paylaşımı konuları da görüşmelerde ön plana çıktı.

Ayrıca korsanlıkla mücadele, deniz iletişim hatlarının güvenliği, arama-kurtarma faaliyetleri ve deniz kriz yönetimi gibi başlıklar da gündemde yer aldı.

"Milan 2026" tatbikatı, farklı ülkelerden filoların, yüzer birliklerin ve askeri heyetlerin katılımıyla gerçekleştirilen ve uluslararası düzeydeki denizcilik etkinliklerinden biri kabul ediliyor.

timeline
İranlı yetkiliden “uranyumun ülke dışına çıkarılmayacağı” mesajı
İranlı yetkiliden “uranyumun ülke dışına çıkarılmayacağı” mesajı

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, ismi açıklanmayan İranlı bir yetkili, ABD ile yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yetkili, özellikle yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması hususundaki önerilere atıfla, “ABD ile müzakerelerde uranyumun İran dışına çıkarılmayacağını dile getirdik.” dedi.

Ancak ABD ile bir anlaşmaya varılırsa uranyumun seyrekleştirilmesinin mümkün olacağının altını çizen yetkili, Rusya'nın İran'dan zenginleştirilmiş uranyum fazlasını teslim almaya hazır olduğuna dair yapılan açıklamalarına ilişkin, “Ruslar, İran’ın uranyumun taşınması hususundaki pozisyonu hakkında bilgi sahibiler.” İfadesini kullandı.

timeline
ABD’nin Orta Doğu’daki askeri gücü: Hangi ülkede kaç üs ve asker var?
ABD’nin Orta Doğu’daki askeri gücü: Hangi ülkede kaç üs ve asker var

ABD, Orta Doğu’da askeri varlığını güçlendirirken, İran ve müttefik gruplar olası bir saldırı durumunda bölgedeki Amerikan üslerini hedef alabileceklerini açıkça dile getirdi.

Bölgedeki tansiyon artarken askeri dengeleri yeniden gündeme taşındı. Londra merkezli Middle East Eye (MEE), ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını mercek altına aldı.

MEE'de yer alan habere göre Orta Doğu, son haftalarda yapılan takviyelere rağmen hâlihazırda on binlerce Amerikan askerine ve kritik öneme sahip hava, deniz ve eğitim üslerine ev sahipliği yapıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi (CFR) verilerine göre ABD’nin, sekizi kalıcı üs statüde olmak üzere Orta Doğu’da en az 19 askeri tesisi bulunuyor. ABD’nin askeri varlık gösterdiği ülkeler arasında Bahreyn, Mısır, Irak, İsrail, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri yer alıyor. Ayrıca Türkiye ve Cibuti’de bulunan üsler de bölgedeki operasyonlara destek sağlıyor.

 

KRİTİK ÜSLER VE ASKER SAYILARI

Bölgede öne çıkan bazı ABD üsleri ve konuşlu asker sayıları şöyle:

  • Bahreyn: Yaklaşık 9 bin asker bulunuyor. ABD Donanması’nın 5. Filosu burada konuşlu.
  • Katar - El-Udeid Hava Üssü:
    Al Udeid Air Base yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapıyor ve CENTCOM'un taktik karargâhı konumunda.
  • Kuveyt: Yaklaşık 13.500 asker bulunuyor. Camp Buehring ve Buehring Kampı önemli lojistik merkezler arasında.
  • BAE - El-Dhafra Hava Üssü: 3.500 asker konuşlu.
  • Irak: Yaklaşık 2.500 asker. El Esad Hava Üssü ve Erbil üssü öne çıkıyor.
  • Ürdün: 3.800 asker. Muwaffaq Salti Hava Üssü kilit merkezlerden biri.
  • Suudi Arabistan: 2.700 asker. Prens Sultan Hava Üssü hava savunma merkezi olarak kullanılıyor.
  • Suriye: Yaklaşık 2.000 asker sahada.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

Türkiye’de ise İncirlik Hava Üssü, ABD ile ortak kullanılan en kritik üslerden biri olarak öne çıkıyor.

 

BÖLGEDE TOPLAM KAÇ ABD ASKERİ VAR?

ABD savunma yetkililerine göre Orta Doğu’da yaklaşık 40 bin Amerikan askeri bulunuyor. Bu personelin önemli bir kısmı Katar’daki El-Udeid Üssü’nde konuşlu.

 

ABD’DEN BÖLGEYE YENİ ASKERİ SEVKİYAT

ABD, son dönemde Orta Doğu’ya deniz ve hava gücü takviyesi yaptı.

Bu kapsamda:

  • USS Abraham Lincoln uçak gemisi Arap Denizi’ne konuşlandırıldı.
  • Geminin Umman açıklarında, İran’a yaklaşık 700 kilometre mesafede olduğu bildirildi.
  • Taarruz grubunda Tomahawk füzeleri taşıyan Arleigh Burke sınıfı destroyerler yer alıyor.
  • Gemide savaş uçakları, elektronik harp unsurları ve helikopterler bulunuyor.
  • Ayrıca:
  • USS Gerald R. Ford’un Akdeniz’e doğru ilerlediği bildirildi.
  • USS Delbert D. Black’in de CENTCOM güçlerine katıldığı açıklandı.

İngiliz kamu yayıncısı BBC'nin verilerine göre, bölgede en az 12 ABD savaş gemisi bulunuyor.

 

HAVA GÜCÜNE DESTEK

Bölgeye sadece deniz değil, hava unsurları da sevk ediliyor:

  • RC-135W Rivet Joint keşif uçağı Katar’a indi
  • F-15 savaş uçakları Ürdün’de konuşlandırıldı
  • EA-18G Growler elektronik harp uçakları bölgeye yönlendirildi
  • F-35 ve F-22 savaş uçakları ile KC-135, KC-46 tanker uçakları sevk edildi

İsrail medyasına göre ABD kuvvetleri İran’a saldırı menziline yerleştirildi. Channel 13’e göre, “ABD ordusu, deniz kuvvetlerinin yanıtına ek olarak, kara savunmasını da güçlendirmeye hazırlanıyor ve önümüzdeki günlerde bir THAAD hava savunma bataryasının gelmesi bekleniyor.”

 

ABD ÜSLERİ İRAN’A KARŞI KULLANILABİLİR Mİ?

Bölgedeki birçok ülke, topraklarının İran’a karşı saldırılar için kullanılmasına karşı çıkıyor.

BAE, hava sahasının “düşmanca askeri eylemler” için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, benzer şekilde hava sahasının kullandırılmayacağını belirtti.

Katar, Kuveyt ve Umman da benzer tutum sergiledi.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

Buna rağmen, ABD’nin bölge ülkelerini ikna etmeye çalıştığı öne sürüldü.

 

DİRENİŞ EKSENİ TEHDİDİ BÜYÜYOR

İran ve direniş ekseni, olası bir saldırıya karşılık vereceklerini açıkça dile getiriyor:

  • Yemen’deki Husiler, Kızıldeniz’deki gemilere saldırıları yeniden başlatabileceklerini açıkladı
  • Irak’taki İran destekli gruplar ABD üslerini hedef alabileceklerini duyurdu

Nitekim Ocak 2024’te Ürdün sınırındaki bir üsse düzenlenen İHA saldırısında 3 ABD askeri hayatını kaybetmiş, 40’tan fazla asker yaralanmıştı.

timeline
İran hazırlıklara başladı

ABD Başkanı Donald Trump'ın "kısıtlı bir saldırı" fikrini değerlendirdiği açıkladığı İran, Rusya ve Çin ile Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nun kuzeyinde askeri tatbikat başlatmıştı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengsiri, ülke yönetiminin Hürmüz Boğazı'nın kapatılması yönünde karar alması halinde bunu gerçekleştireceklerini söylemişti.

İran, zamanlaması ile dikkat çeken tatbikatın yanı sıra nükleer tesislerini güçlendirme ve füze üretim altyapısını yeniden inşa etme dahil olmak üzere savaşa hazır olduğunu gösteren adımlar attı.

CNN International'da yer alan habere göre, Savaş ihtimalinin arttığı bir dönemde İran, son aylarda askeri altyapısını güçlendirmeye odaklandı. Füze tesisleri ve hasar gören hava üsleri onarılırken, nükleer program daha gizli hale getirilmeye çalışıldı. Tahran yönetimi ayrıca ulusal güvenlik yapısında değişikliklere giderek kilit görevlere savaş tecrübesi olan isimleri atadı.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı
Arms Control Wonk aracılığıyla yayınlanan Planet Labs ve Airbus uydu görüntüleri

Haberde, Kuzeybatıdaki Tebriz hava üssünde pist ve yollar onarılırken, İran’ın batısındaki Hamadan Hava Üssü’nde bombaların açtığı kraterler kapatıldı ve sığınaklar yenilendi.

Şahrud’daki katı yakıtlı füze üretim tesisinin de hızlı şekilde yeniden inşa edildiği belirtildi. Uzmanlar, bu durumun İran’ın füze kapasitesinin savaş öncesine kıyasla artmış olabileceğine işaret ettiğini vurguladı.

Washington merkezli Institute for Science and International Security (ISIS) tarafından yayımlanan uydu görüntüleri, İran’ın nükleer tesislerini güçlendirdiğini ortaya koydu.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı
Arms Control Wonk aracılığıyla yayınlanan Planet Labs ve Airbus uydu görüntüleri

Natanz yakınlarındaki yer altı kompleksinde tünel girişlerinin betonla güçlendirildiği görülürken, Parchin’deki “Taleghan 2” tesisinin etrafına beton bir yapı inşa edilerek toprakla örtüldüğü belirtildi.

ISIS Başkanı David Albright, “Tesis yakında tamamen tanınmaz bir sığınağa dönüşebilir ve hava saldırılarına karşı önemli bir koruma sağlayabilir” uyarısında bulundu.

Johns Hopkins Üniversitesi Profesörü Vali Nasr, İran’ın stratejisini şu sözlerle özetledi:

“İran'ın taktiği, Amerika Birleşik Devletleri'ni savaşın maliyetli olacağına ikna etmeye çalışmaktır.”

“Bu Haziran ayındaki gibi değil. Bu Venezuela’daki gibi olmayacak; Amerika Birleşik Devletleri belirli maliyetlerle yüzleşmek zorunda kalacak ve İran’a saldırmadan önce bu maliyetleri hesaplamak zorunda kalacak.”

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı
"Arms Control Wonk" aracılığıyla yayınlanan "Planet Labs" ve "Airbus" uydu görüntüleri

S-300 SAVUNMASI YENİDEN SAHADA MI?

İran’ın S-300 hava savunma sistemlerinin 2024 yılında İsrail saldırılarında imha edildiği iddia edilmişti. Ancak yeni uydu görüntüleri, bazı S-300 fırlatıcılarının Tahran yakınlarında yeniden ortaya çıktığını gösterdi.

Buna karşın, sistemin en önemli bileşenleri arasında yer alan radarların hâlâ ortada olmaması dikkat çekti. Uzmanlar, bu durumun, söz konusu sistemlerin ya tam kapasite çalışmadığını ya da sahte unsurlar içerebileceğini gösterdiğini söyledi.

timeline
İran "Seyyad 3-G"yi ilk kez denedi
İran Seyyad 3-Gyi ilk kez denedi

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, geçen günlerde düzenlenen “Hürmüz Boğazı Akıllı Kontrol” tatbikatında gemi konuşlu hava savunma füzesi Seyyad 3-G’yi ilk kez denedi.

Devrim Muhafızları Ordusu, karadan ateşlenen hava savunma sistemi Seyyad 3'ün gemi konuşlu versiyonu Seyyad 3-G'nin "Şehid Seyyad Şirazi" gemisinden ateşlendiği görüntüleri paylaştı.

Dikey atım özelliğine sahip 150 kilometre menzilli Seyyad 3-G'nin, "Şehid Süleymani" sınıfı gemiler için bölgesel hava savunma kalkanı oluşturma imkanı sağladığı belirtiliyor.

Bağımsız tespit ve angajman kabiliyetine sahip olduğu aktarılan bu sistemin, entegre komuta ve kontrol ağına bağlanabildiği ve gemilerin hava tehditlerine karşı kabiliyetini artırdığı kaydedildi.

İran yapımı "Seyyad 3" adlı uzun menzilli hava savunma füzelerinin (karadan) ilki 28 Aralık 2016'da test edilmişti. 120 kilometre menzile sahip "Seyyad 3", 6 metre uzunluğa ve 900 kilogram ağırlığa sahip.

timeline
WSJ: Trump'ın tarihteki yerini belirleyecek
WSJ: Trumpın tarihteki yerini belirleyecek

ABD’nin önde gelen gazetelerinden The Wall Street Journal (WSJ), ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda tarihî bir dönüm noktasına yaklaştığını yazdı. Gazeteye göre Trump, ya İran’ın nükleer programını kısıtlayacak bir anlaşmaya imza atacak ya da ABD ve Orta Doğu için kontrol edilmesi zor sonuçlar doğurabilecek bir savaşı başlatacak.

“MİRASINI BELİRLEYECEK KARAR”

Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah geliştirmesini tamamen engelleyecek sıkı bir anlaşmayı tercih ettiğini söylediği hatırlatıldı. Böyle bir anlaşmanın “tarihi bir atılım” olabileceği vurgulandı.

Ancak Trump’ın askeri bir saldırı emri vermesi durumunda, İran rejimini zorlamak ya da devirmek amacıyla büyük bir çatışma riskini göze almış olacağı ve bunun başkanlığının geri kalanını şekillendirebileceği ifade edildi.

GÜMRÜK VERGİLERİ KARARI SALDIRIYI DAHA OLASI HALE GETİRDİ

İran’ın talepleri reddetmesi halinde Trump’ın önünde geniş bir askeri seçenek yelpazesi bulunuyor. Bunlar, sınırlı bir ilk saldırıdan başlayarak rejimi ve ordusunu hedef alan uzun süreli bir bombalama kampanyasına kadar uzanıyor.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

Trump’ın ilk döneminde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Wilbur Ross, Yüksek Mahkeme’nin Trump’ın gümrük vergilerini kullanmasını yasaklayan kararının ardından İran’a yönelik bir saldırının daha olası hale gelebileceğini söyledi. Ross, “Bu yenilgiyi kabullenip İran konusunda geri adım atmış gibi görünmek istemez diye düşünüyorum” dedi.

“SONRASI BELİRSİZ”

ABD’li yetkililer, savaşın Ali Hamaney’in düşüşüne yol açması durumunda bile sonrasının son derece belirsiz olacağına dikkat çekti. Analistlere göre bu durumda en güçlü senaryo, iktidarın İslam Devrim Muhafızları’nın radikal unsurlarının eline geçmesi.

Brookings Institution bünyesinde İran uzmanı olan Suzanne Maloney, Trump’ın “çok fazla risk ve pek de cazip olmayan seçeneklerle” karşı karşıya olduğunu söyledi.

NETANYAHU’DAN “FIRSATI DEĞERLENDİR” ÇAĞRISI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump’a İran rejiminin yeniden güçlenmeden önce devrilmesi çağrısında bulundu. Buna karşılık Türkiye ve Körfez ülkeleri dahil birçok ABD müttefiki daha temkinli olunması gerektiğini vurguladı.

TRUMP’IN ÖZGÜVENİ ARTTI

Yetkililere göre Trump, Haziran ayında İran’daki üç nükleer tesise yönelik saldırılar ve geçen ay Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun yakalanmasının ardından askeri güç kullanma konusunda daha fazla özgüven kazandı.

Ancak analistler, bu operasyonların sınırlı kapsamlı olduğunu ve Trump’ın henüz büyük ölçekli, uzun süreli bir savaşla karşı karşıya kalmadığını belirtiyor.

“ACIYA NE KADAR DAYANABİLİR?”

Eski ABD yetkilisi ve Johns Hopkins Üniversitesi İran uzmanı Vali Nasr, “Trump’ın acıya ne kadar tahammül edebileceğini aslında hiç görmedik” dedi. Nasr, başkanın genellikle Amerikan kaybı riskinin düşük olduğu operasyonları tercih ettiğini vurguladı.

DİPLOMASİ Mİ, SAVAŞ MI?

Beyaz Saray’dan bir yetkili, Trump’ın temel içgüdüsünün önce diplomasi ve anlaşma olduğunu belirtti. Ancak Washington yönetimi içinde anlaşmanın kapsamı konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.

Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın ABD’nin şartlarını henüz kabul etmediğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise ABD’ye yakında yazılı bir teklif sunacaklarını ve ciddi müzakereler yürütmeyi umduklarını açıkladı.

KRİTİK EŞİK

WSJ’ye göre Trump, daha önce Orta Doğu’daki savaşları eleştirmesine rağmen Kongre onayı almadan ve kamuoyuna kapsamlı bir çerçeve sunmadan bu kritik eşiğe geldi.

Analistler, ABD Başkanı’nın önündeki kararın yalnızca İran politikasını değil, aynı zamanda tarihteki yerini de belirleyecek bir hesaplaşma olacağını vurguladı.

timeline
İran'dan Trump'a tepki: Belge ile konuş
İrandan Trumpa tepki: Belge ile konuş

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran'daki gösterilerde 32 bin kişinin öldüğüne" yönelik açıklamalarına tepki gösterdi.

İranlı Bakan, Tahran yönetiminin son gösterilerde hayatını kaybeden 200'ü emniyet görevlisi 3 bin 117 kişiye dair kapsamlı bir liste yayımladığını hatırlattı.

Erakçi, "Verilerimizin doğruluğu konusunda şüphesi olan varsa, lütfen belgeyle konuşsun." ifadelerini kullandı.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi tarafından 1 Şubat'ta yapılan yazılı açıklamada gösteriler sırasında ölen 3 bin 117 kişiden 2 bin 986'sının isimleri yayımlanmış, 131 kişinin ise kimlik tespit çalışmalarının sürdüğü belirtilmişti.

ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 16 Şubat'taki açıklamasında, gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 214'ü emniyet görevlisi 7 bin 15 olduğunu duyurmuştu.

timeline
İran ve Katar Dışişleri Bakanları nükleer müzakereleri görüştü

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD ve İran arasında dolaylı şekilde devam eden nükleer müzakerelere dair gelişmeleri ele aldı.

Bölgesel ve uluslararası son gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunan iki ülke yetkilileri, bölgesel işbirliği çerçevesinde diplomasi sürecinin kolaylaştırılması ve ilerletilmesi amacıyla istişare ve işbirliğinin sürdürülmesinin de gerekliliğini vurguladı.

timeline
ABD basınından dikkat çeken iddia: Suikast planı ortaya çıktı
ABD basınından dikkat çeken iddia: Suikast planı ortaya çıktı

ABD merkezli haber sitesi Axios, Washington ile Tahran arasında nükleer müzakerelerde sınırlı da olsa diplomatik bir alan oluşabileceğinin konuşulduğu bir dönemde çarpıcı bir iddia ortaya attı.

Habere göre, ABD Başkanı Donald Trump’a, İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve oğlu Mücteba Hamaney’i hedef alan askeri seçenekler sunuldu.

“SEMBOLİK” ZENGİNLEŞTİRMEYE KAPI ARALANABİLİR

Axios’a konuşan üst düzey bir ABD’li yetkili, Trump yönetiminin İran’ın nükleer silaha giden hiçbir yol bırakmaması şartıyla “sembolik” ya da “çok sınırlı” uranyum zenginleştirmesine izin veren bir teklifi değerlendirmeye hazır olduğunu söyledi.

Bu açıklama, ABD ile İran’ın belirlediği kırmızı çizgiler arasında küçük de olsa bir müzakere alanı oluşabileceğine işaret ediyor. Aynı süreçte Trump’a, İran’ın dini liderini doğrudan hedef alan askeri seçeneklerin de sunulduğu belirtiliyor.

“REDDEDEMEYECEĞİMİZ BİR TEKLİF GETİRMELİLER”

ABD’li yetkililer, İran’dan beklenen teklif için çıtanın son derece yüksek olduğunu vurguladı. Planın hem Trump yönetimi içindeki şüphecileri hem de bölgedeki aktörleri ikna etmesi gerektiği ifade edildi.

Üst düzey ABD’li yetkili, “Başkan Trump, içeride siyasi olarak savunabileceği somut bir anlaşmayı kabul etmeye hazır. İranlılar saldırıyı önlemek istiyorsa reddedemeyeceğimiz bir teklif getirmeli. Sürekli fırsat penceresini kaçırıyorlar. Oyun oynarlarsa sabrımızı taşırırlar” dedi.

 

“SALDIRI KARARI HAFTA SONU GELEBİLİR”

ABD’li ve İsrailli yetkililer, Axios’a yaptıkları değerlendirmede Trump’ın hafta sonu gibi erken bir tarihte saldırı kararı alabileceğinin göz ardı edilemeyecek kadar yüksek bir ihtimal olduğunu belirtti.

Buna karşın Trump’ın bazı danışmanları sabır çağrısı yapıyor. Bu isimlere göre zaman ilerledikçe ve ABD’nin askeri yığınağı arttıkça Trump’ın pazarlık gücü de artıyor. Ancak Trump’a en yakın isimlerden bazıları bile Başkan’ın ne zaman ve nasıl bir karar alacağını bilmediklerini ifade ediyor.

Üst düzey bir danışman, “Başkan henüz saldırı kararı vermedi. Bunu biliyorum çünkü saldırmadık. Belki hiç yapmayacak. Belki yarın uyanıp ‘Tamam, artık yeter’ diyecek. Belirsizliğin içindeyiz” dedi.

PENTAGON’UN MASASINDAKİ EN DİKKAT ÇEKİCİ SENARYO

Axios’un haberine göre Pentagon’un Trump’a sunduğu askeri seçenekler arasında en dikkat çekici olanı, Ali Hamaney ve olası halefi olarak görülen oğlu Mücteba Hamaney’i doğrudan hedef alan bir suikast planı.

İsmini vermek istemeyen Trump’a yakın üst düzey bir danışman, “Her senaryo için hazırız. Seçeneklerden biri Hamaney’i, oğlunu ve mollaları ortadan kaldırmayı içeriyor. Üstelik bu operasyonda hataya ihtimal verilmemesi için titizlikle çalışılıyor” diyerek planın kapsamını anlattı.

İkinci bir kaynak, Hamaney ve oğlunun hedef alındığı planın haftalar önce Trump’a sunulduğunu doğruladı. Bu senaryonun yalnızca teorik bir taslak olmadığı, Pentagon tarafından farklı ihtimallere göre detaylandırılmış somut bir seçenek olduğu belirtildi. Bir başka kıdemli danışman ise “Trump tüm seçeneklerini açık tutuyor. Saldırı kararı her an alınabilir” ifadelerini kullandı.

 

TARİHİ BİR KIRILMA OLABİLİR

Analistlere göre Ali Hamaney’i doğrudan hedef alan bir operasyon, yalnızca askeri bir hamle değil; İran’daki rejimin en üst düzeyini hedef alan tarihi bir kırılma anlamına gelebilir. Böyle bir adımın, bölgesel dengeler ve küresel güvenlik açısından uzun vadeli ve öngörülemez sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

timeline
İsrail ordusunda yüksek alarm
İsrail ordusunda yüksek alarm

ABD'nin İran'a askeri saldırı düzenleyip düzenlemeyeceği tartışmaları sürerken İsrail ordusu, yüksek alarm durumunda olduğunu açıkladı.

İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, yayımladığı video mesajda, ABD'nin İran'a olası saldırısına ilişkin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti.

Defrin, "Yüksek alarm durumundayız. Gözlerimiz her yönde açık ve operasyonel gerçeklikte yaşanabilecek herhangi bir değişikliğe yanıt vermek için parmaklarımız her zamankinden daha fazla tetikte." ifadelerini kullandı.

İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığının halka yönelik güvenlik talimatlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını da sözlerine ekleyen Defrin, vatandaşların ordudan yapılacak resmi açıklamalara itibar etmesini istedi.

timeline
NYT: ABD ordusu, Katar'daki El-Udeyd üssünden yüzlerce askeri tahliye etti
NYT: ABD ordusu, Katardaki El-Udeyd üssünden yüzlerce askeri tahliye etti

New York Times (NYT) gazetesinin haberinde, ABD ordusunun Katar'ın başkenti Doha'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde görevli yüzlerce askerini tahliye ettiği bildirildi.

NYT'ye konuşan ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, El-Udeyd üssünden yüzlerce askerin tahliye edildiğini aktardı.

Yetkililer ayrıca ABD donanmasının 5. Filosu'nun konuşlandığı Bahreyn'deki üslerden de tahliyeler yapıldığını belirtti.

İran ile ABD arasında İran'ın nükleer programına ilişkin dolaylı görüşmeler sürerken, ABD olası bir askeri saldırıya karşı bölgeye askeri yığınak yapmayı sürdürüyor.

Açık kaynak istihbaratını takip ve analiz eden bazı sosyal medya hesaplarındaki bilgilere göre son bir hafta içinde Avrupa ve Orta Doğu'ya ABD ordusuna ait 100'den fazla uçak geldi.

USS Abraham Lincoln ve USS Gerald R. Ford uçak gemileri 120'den fazla savaş uçağını taşıyor.

ABD EUCOM ve CENTCOM'un ise 200'den fazla jet ve yaklaşık 108 tanker uçağa ev sahipliği yaptığı tahmin ediliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'da düzenlenen Gazze Barış Forumu toplantısında, İran'la ilgili sürecin nereye evrileceğini 10 gün içinde görebileceklerini kaydederek "İran'la anlamlı bir anlaşma yapmalıyız, aksi takdirde kötü şeyler olur." ifadesini kullanmıştı.

Son dakika... Trump kısıtlı saldırı demişti: İranın hazırlıkları uydu görüntülerine yansıdı... Seyyad 3-G sahneye çıktı

 

ABD'NİN KATAR'DAKİ ÜSSÜ, ORTA DOĞU OPERASYONLARININ BEYNİ

Doha'nın güneybatısındaki çöl bölgesinde yaklaşık 24 hektarlık alana kurulu üs, ABD'nin Orta Doğu'daki en büyük askeri tesisi olarak kabul ediliyor.

Üs, ABD Merkez Kuvvetlerinin (CENTCOM) bölgesel karargahına ev sahipliği yapması nedeniyle Washington tarafından "Orta Doğu operasyonlarının merkezi" olarak tanımlanıyor.

Buradan, Kuzeydoğu Afrika'dan Güney Asya'ya kadar uzanan geniş coğrafyada hava operasyonları yönetiliyor. Irak, Suriye ve Yemen operasyonları başta olmak üzere bölgedeki birçok hava harekatı bu üsten idare ediliyor.

El-Udeyd'de uzun menzilli bombardıman uçaklarının yanı sıra yakıt ikmal ve nakliye uçakları ile insansız hava araçlarının bulunduğu, toplamda yaklaşık 100 hava aracının konuşlandığı biliniyor.

El-Udeyd üssünde yaklaşık 10 bin Amerikan askeri personeli görev yapıyor.

timeline
İsveç'ten tahliye çağrısı
İsveçten tahliye çağrısı

İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, İran'daki vatandaşlarına ülkeyi acilen terk etme çağrısında bulundu.

Stenergard, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İsveç Dışişleri Bakanlığının İran'a seyahat edilmemesi yönündeki tavsiyesine uyulması gerektiğini belirtti.

İran'da bulunan İsveç vatandaşlarının ülkeyi acilen terk etmesi yönündeki güçlü çağrıyı yinelediğini vurgulayan Stenergard, hava ve kara geçişleriyle İran'dan ayrılmanın hala mümkün olduğunu kaydetti.

Stenergard, "İsveçliler fırsat varken İran'ı terk etmeli ve beklememeli. İran'da kalmayı seçenler büyük bir kişisel sorumluluk almış olur. Bu noktada Dışişleri Bakanlığı, İran'dan tahliye konusunda yardımcı olamayacaktır." ifadelerini kullandı.

timeline
Almanya'dan vatandaşlarına İran'ı acilen terk etme çağrısı
Almanyadan vatandaşlarına İranı acilen terk etme çağrısı

Polonya Başbakanı Donald Tusk'ın vatandaşlarına "İran'ı tahliye edin" çağrısının ardından Almanya, İran’daki vatandaşlarına bu ülkeyi acilen terk etmeleri çağrısında bulundu.

Almanya’nın Tahran Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabından yapılan ve "İran'daki Alman vatandaşlarına yeniden acil ülkeyi terk etme çağrısı” başlığı taşıyan açıklamada, İran'da ve bölgede gerginlik durumunun devam ettiği belirtildi.

Güvenlik durumunun daha da kötüleşmesi ve askeri çatışmalar yaşanması ihtimalinin dışlanamayacağı ifade edilen açıklamada, bu nedenle Alman vatandaşlarına İran'ı terk etme çağrısının tekrar hatırlatılmak istendiği aktarıldı.

Açıklamada, gerginliğin tırmanması durumunda Dışişleri Bakanlığı ve Tahran’daki Alman Büyükelçiliğinin ülkeden ayrılma konusunda "neredeyse hiçbir destek sağlayamayabileceğinin" dikkate alınması istenerek Alman vatandaşlarından ülkeyi terk etmek için mevcut imkanları kullanmaları çağrısında bulunuldu.

timeline
Trump: Müzakere yapsalar iyi olur
Trump: Müzakere yapsalar iyi olur

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik "kısıtlı bir saldırı" fikrini değerlendirdiği açıklamasının ardından Tahran yönetimine, "Adil bir anlaşma için müzakere yapsalar iyi olur" mesajı gönderdi.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İran'ın nükleer programı konusunda ABD ile yürüttükleri müzakerelerdeki duruma ilişkin soruları yanıtladı.

Konuya ilişkin ABD ve özellikle İsrail'e bağlı medyada ortaya atılan spekülasyonların doğru olmadığını kaydeden Erakçi, ABD'nin kendilerinden uranyum zenginleştirmesini sıfırlama talebinde bulunmadığını belirtti.

"ABD zenginleştirmenin kalıcı olarak askıya alınmasını istemedi, öyle mi?" sorusunu "Evet" diye yanıtlayan Erakçi, "Şu anda konuştuğumuz şey, İran'ın nükleer programının, zenginleştirme de dahil olmak üzere, barışçıl olmasını ve sonsuza dek barışçıl kalmasını nasıl sağlayacağımızdır." ifadelerini kullandı.

BAKMADAN GEÇME!