
Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan açıklamalarda, Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu kenti ile ülkenin güneybatısında yer alan Cazan bölgesinde olası tehlikelere karşı uyarı sisteminin devreye girdiği belirtildi.
Ulusal Acil Durum Erken Uyarı Platformunun Yenbu kentinde üçüncü kez olası tehlikeye karşı uyarı sistemini devreye aldığı duyurulan açıklamalarda, vatandaşlar ve bölgede bulunan kişilere resmi makamların talimatlarını takip etmeleri uyarıları yapıldı.
Sivil Savunma Müdürlüğünün daha sonraki açıklamalarında ise "Yenbu ve Cazan bölgelerindeki tehlikenin geçtiği" bildirildi.
NE OLMUŞTU?
İran destekli Husiler, 20 Temmuz'da Suudi Arabistan'a yönelik, Riyad'ın Yemen'de kontrol ettiği bölgelere abluka uyguladığını öne sürerek "deniz seyrüsefer yasağı" olarak nitelendirdikleri bir uygulama başlattıklarını duyurmuştu.
Husiler, 22 Temmuz'da da Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını açıklamıştı.
Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu, Yemen'in Hudeyde vilayetinde, Husilere ait bazı hedefleri vurduklarını ancak Hudeyde Limanı'nı hedef almadıklarını bildirmişti.
Husiler, Hudeyde'ye yönelik saldırılardan Suudi Arabistan'ı sorumlu tutarak, söz konusu saldırıların karşılıksız kalmayacağı tehdidinde bulunmuştu.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ülkenin yeni saldırılara hedef olduğu bildirildi. Birçok bölgede sirenlerin çaldığı aktarılırken, halka sakin olma ve güvenli alanlara sığınma çağrısı yapıldı. İlgili bilgilerin resmi kanallardan takip edilmesinin önemli olduğu vurgulandı. Saldırıların herhangi bir hasara yol açıp açmadığına ilişkin detaylı bilgi paylaşılmadı.

Husilere bağlı "El-Mesira" televizyon kanalında yayımlanan haberde, Hudeyde kentindeki iletişim kurumuna ait tesislerin hava saldırılarının hedefi olduğu belirtildi.
Haberde, Hudeyde kentine bağlı Kamaran Adası'na da hava saldırıları düzenlendiği aktarılırken hedef alınan noktalar veya olası can kaybı ve hasara ilişkin ayrıntı verilmedi.
Husilere bağlı Savunma Bakanlığının yayın organı "26 Eylül" internet sitesi ise yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde, Hudeyde'ye çok sayıda hava saldırısı düzenlendiğini ileri sürerek saldırıların Suudi Arabistan tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti.
Sosyal medya kullanıcıları, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda, Hudeyde'deki silah depolarında meydana gelen patlamaların ardından yangın çıktığını öne sürdükleri görüntüleri paylaştı.
Suudi Arabistan, Hudeyde'ye yönelik hava saldırılarına ilişkin henüz açıklama yapmadı.
Husiler, 20 Temmuz'da Suudi Arabistan'a yönelik, Riyad'ın Yemen'de kontrolü altındaki bölgelere abluka uyguladığını öne sürerek "deniz seyrüsefer yasağı" olarak nitelendirdikleri bir uygulama başlattıklarını duyurmuştu.
Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'nın bugün yayımladığı haberde, Suudi bir şirkete ait NCC MASA adlı geminin Kızıldeniz'de seyir halindeyken hedef alındığı, geminin gövdesinde hafif hasar oluştuğu açıklanmıştı.
Geminin ve mürettebatın güvenliğinin kontrol edilmesinin ardından seyrine devam ettiği aktarılmıştı.
SPA, dün de Suudi bir şirkete ait "Encelia" adlı geminin Kızıldeniz'de hedef alındığını ve geminin ön bölümünde yangın çıktığını, mürettebattan yaralanan olmadığını duyurmuştu.
Suudi Arabistan, söz konusu saldırıların kim tarafından ve ne zaman gerçekleştirildiğine ilişkin bilgi paylaşmazken, gemi ve mürettebatın güvenliğinin sağlanması ve deniz çevresinin korunması için gerekli tedbirlerin alındığını bildirmişti.
Husiler, 22 Temmuz akşamı, Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını ve saldırılar sonucunda gemilerde yangın çıktığını ileri sürmüştü.
Suudi Arabistan ise Husilerin Yemen'e abluka uygulandığı yönündeki suçlamalarını reddederek, Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarının 2026'nın ilk yarısında gıda, yakıt ve inşaat malzemesi taşıyan 300'den fazla gemiyi kabul ettiğini açıklamıştı.
Riyad ayrıca gemilerini korumak için uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında gerekli tedbirleri alacağını bildirmişti.
Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasında zaman zaman çatışmalar yaşansa da Nisan 2022'den bu yana görece bir sakinlik hakim.
Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana'nın yanı sıra ülkenin bazı kent ve illerini kontrolünde tutuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin ABD ile İran arasında yaşanan çatışmalar ve olası bir anlaşma konusundaki sorularını cevaplandırdı.
İran'a yönelik saldırıların devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya Trump, "İran'a yönelik büyük çaplı saldırılar konusunda henüz bir karar vermedim. İran, gün geçtikçe görüşmelerde daha ciddi bir tavır sergiliyor." yanıtını verdi.
Trump, İran konusunda "acelesi olmadığını" vurgularken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İran'la ilgili kendisine verdiği sözlere "güvendiğini" belirtti.
ABD Başkanı, "Rusya ve Çin'in İran'a olanak sağlayıp sağlamadığını bilmiyorum. Rusya'nın ya da Çin'in hayal kırıklığına uğramamı istediğini sanmıyorum." dedi.
SUUDİ ARABİSTAN'LA NÜKLEER ANLAŞMA İÇİN ABRAHAM ANLAŞMASI ŞARTINI YİNELEDİ
ABD Başkanı Trump, soru üzerine Suudi Arabistan'la nihayete erdirilecek bir nükleer enerji anlaşmasının ön şartı olarak İsrail'in taraf olduğu Abraham Anlaşması'na katılmaları gereğini tekrar vurguladı.
Trump, "Bunu yapabilmeleri için son derece başarılı olan Abraham Anlaşması'na taraf olmaları gerekiyor." ifadesini kullandı.
Suudi yönetiminin artık bu anlaşmaya imza atma zamanının geldiğini söyleyen Trump, "Onlar ve diğerleri, İran'la yaşadıkları sorun nedeniyle buna yanaşmıyordu. Ancak artık ortada öyle bir sorun kalmadı." değerlendirmesinde bulundu.

İran devlet televizyonu, ismi belirtilmeyen bir yetkilinin açıklamalarına dayanarak, ABD’nin bugün Hürmüz Boğazı girişinde bir doğal gaz tankerini vurduğunu öne sürdü.
Habere göre ABD, Umman Denizi üzerinden Hürmüz Boğazı’na girmeye çalışan ve İran’a ait doğal gazın sevkiyatında kullanıldığını düşündüğü bir tankeri iki füzeyle vurdu.
Saldırı sonucu 2 denizcinin yaşamını yitirdiği, geminin motor dairesinde ciddi hasar meydana geldiği kaydedildi.
Doğal gaz tankerinin aldığı hasar nedeniyle yoluna devam edemediği aktarıldı.
Haberde, söz konusu tankerin İran'a ait olup olmadığı ya da İran doğal gazı taşıyıp taşımadığına ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmedi.

İran’ın başkenti Tahran’da yer alan Azadi Meydanı’na, Zülfikar ve Zülkadir füzeleri ile metalden yapılmış mini bir denizaltı maketi yerleştirildi.
İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı'nda oluşturulan paralel güzergah nedeniyle başlayan karşılıklı saldırılar her geçen gün şiddetlenirken, ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemde artan tehdit içerikli açıklamaları, çatışmaların yeni bir savaşa dönüşebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Çatışmaların giderek şiddetlenmesine karşılık İran’ın başkenti Tahran’da yönetim yanlılarının gösterileri de yeniden başladı.
Göstericileri motive etmek için ise Tahran’ın önemli meydanlarında askeri teçhizatlar sergilenmeye başlandı.
Başkentteki Azadi Meydanı’na Zülfikar ve Zülkadir balistik füzeleriyle metalden yapılmış mini bir denizaltı maketi yerleştirildi.
Halk, bir yandan Azadi Meydanı’na kurulan platformdaki etkinlikleri takip ederken aynı zamanda meydandaki füze ve askeri teçhizatları da inceleme fırsatı buldu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik son açıklamalarına işaret ederek, tehditlerden korkmadıklarını ve baskıya boyun eğmeyeceklerini söyledi.
İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'na katılmak üzere Kırgızistan’da bulunan Erakçi, ABD ile devam eden çatışmalara ilişkin konuştu.
Erakçi, ülkesinin "ilkeli bir politikası" olduğunu ve bunu sürdürdüğünü belirterek, “Ne tehditlerden korkuyoruz ne de baskıya boyun eğeceğiz. Tehdit diline müsamaha göstermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki çıkarlarını korumanın temel ilkelerinden olduğunu ve buna bağlı kalacaklarını vurgulayan Erakçi, "İran halkının hedefleri ve meşru talepleri gerçekleşene kadar hareketimize devam etmemiz doğaldır." değerlendirmesinde bulundu.
Erakçi, Pakistan'ın arabuluculuk girişimleri kapsamında çeşitli öneriler ve diplomatik temaslarda bulunmasının doğal olduğunu belirterek, "Bizimle Amerika arasında bir arabulucu sorunu yok. Sorun, Amerika'nın yaklaşımındadır." dedi.
Çin ve Rusya ile düzenli olarak istişarelerde bulunduklarını aktaran Erakçi, bugün Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmelerde detaylı değerlendirmelerde bulunma fırsatı bulduklarını kaydetti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 28 Temmuz Salı günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geleceği bildirildi.
İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu'nun resmi ziyaret gerçekleştirmek üzere pazartesi günü Washington'a gideceği belirtildi.
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın cenaze törenine de katılacak Netanyahu'nun ziyaret kapsamında Beyaz Saray'da ABD Başkanı Trump ile bir araya geleceği aktarıldı.

İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kirmanpur, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından saldırılara ilişkin son bilgileri paylaştı.
Kirmanpur, ABD'nin 27 Haziran'dan bu yana düzenlediği saldırılarda, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 59 kişinin yaşamını yitirdiğini, 666 kişinin yaralandığını belirtti.
Yaralılardan 32’sinin hastanelerde tedavisinin sürdüğünü aktaran Kirmanpur, diğerlerinin tedavilerinin ardından taburcu edildiğini kaydetti.

Ürdün ordusu, hava savunma sistemleri ve Kraliyet Ürdün Hava Kuvvetleri'ne ait uçakların İran'dan ülkeye fırlatılan 7 füze ve 6 İHA'yı durdurduğunu açıkladı. Ordunun açıklamasında, müdahale sonucu can kaybı ya da maddi hasar yaşanmadığı belirtildi. Kraliyet Mühendislik Birliği ekiplerinin enkaz düşen bölgelere sevk edildiği ve belirlenen teknik ve güvenlik prosedürleri doğrultusunda gerekli işlemlerin gerçekleştirildiği ifade edildi.

Devrim Muhafızları, Kuveyt'teki Ali Selim Hava Üssü'nde bulunan ABD'ye ait bir mühimmat deposunu "tamamen imha ettiğini" iddia etti. Devrim Muhafızları'ndan yapılan açıklamada, dünyaya "zalimlere ve zorbalara karşı ayaklanma" çağrısı yapıldı. Açıklamada, "süper ağır ve gelişmiş yıkıcı insansız hava araçları" kullanılarak hava üssündeki "çok büyük" bir mühimmat deposuna "cezalandırıcı operasyon" düzenlendiği belirtildi.
Deponun bir dizi patlama sonucu imha edildiğini öne süren Devrim Muhafızları, saldırıda 6 büyük kışlanın da yok edildiğini ve 3 kışlanın ağır hasar gördüğünü iddia etti. Açıklamada Beyaz Saray'ın gerçek can kaybı sayılarını gizlediği ifade edildi.
Devrim Muhafızları, "yaralıların her gün ambulans uçaklarla Almanya'daki bir ABD hastanesine tahliye edilmesinin" ABD'nin daha yüksek zayiat verdiğinin açık kanıtı olduğunu iddia etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Batı Asya'daki son bölgesel gelişmelerin Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında Rusya ve Çin ile yapılacak görüşmelerde ele alınacağını söyledi. Bekayi, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Mevcut durum, ABD'nin geçen yıl başlattığı saldırganlığın devamı niteliğinde açık bir askeri çatışmadır" ifadesini kullandı.
Bekayi, bu eylemlerin tüm uluslararası kural ve standartlara aykırı olduğunu ve ülkelerin bu tür konuları her fırsatta gündeme getirmesinin doğal olduğunu belirterek, "Batı Asya bölgesindeki gelişmeler, Çin ve Rusya ile yapacağımız görüşmelerde kesinlikle ele alınacaktır" diye konuştu.

Bahreyn ordusu, hava savunma sistemlerinin İran'a ait çeşitli hava saldırılarını durdurduğunu kaydetti. Sosyal medya üzerinden paylaşılan mesajda, herkesin "tedbirli olması, İran saldırısının enkazından kaynaklanan şüpheli nesnelere yaklaşmaması ve bunları derhal yetkililere bildirmesi" gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, İran'ın füze ve İHA'larla gerçekleştirdiği saldırının sivillerin yaşadığı bölgeleri hedef aldığı öne sürüldü. Bahreyn güçleri, olası saldırılara karşı teyakkuz halinde olduğunu belirtti. Daha önce sivil yerleşim birimlerinde saklanan ABD askerlerini hedef alacağını bildiren Devrim Muhafızları'nın hamlesiyle savaşta sivil bölgeler ilk kez planlı şekilde saldırıya uğradı.

Irak, Washington ile Tahran arasında ateşkes sağlanması için arabuluculuk çabaları yürüttüğü yönündeki haberleri yalanladı. Irak Başbakanlığı'nın medya ofisinden yapılan açıklamada, New York Times'ın (NYT) perşembe günü yayımlanan haberindeki "iddiaların tamamen asılsız olduğu ve gerçekle hiçbir ilgisi bulunmadığı" belirtildi. Açıklamada medya kuruluşlarına "bilgileri doğrulama, resmi kaynaklara dayanma ve isimsiz kaynaklara atfedilen asılsız raporlar yaymaktan kaçınma" çağrısı yapıldı.
NYT, konuya aşina İranlı ve Iraklı yetkililere dayandırdığı haberinde, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinin ardından Tahran'a yaptığı ziyarette bir ateşkes teklifi ilettiğini yazmıştı. Haberde teklifin detaylarının net olmadığı ancak bunun şu anda masadaki tek teklif olduğu belirtilmişti. İranlı yetkililerin, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunu ele almadığı gerekçesiyle teklifi reddettiği öne sürülmüştü.

İngiltere, İran'dan gelebilecek olası saldırı tehditlerine karşı savunma hazırlıklarının sürdüğünü açıkladı. Londra yönetimi, Silahlı Kuvvetlerin ülke topraklarına veya yurt dışından gelebilecek her türlü tehdide karşı "7/24 hazır" durumda olduğunu bildirdi.
İRAN'DAN İNGİLTERE'YE YÖNELİK UYARI
İran'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlarında İngiltere üslerinin kullanılmasına izin verilmesi durumunda Londra'nın sorumluluk taşıyacağını açıklamasının ardından İngiltere'den savunma mesajı geldi.
İran Dışişleri Bakanlığı, İngiltere hükümetini ABD'nin "yasa dışı saldırılar" gerçekleştirmesine izin vererek "saldırganlık ve savaş suçlarına ortak olmakla" suçlamıştı.
Tahran yönetimi, "İran'a karşı askeri saldırganlığı destekleyen herkesin, bu kararın sonuçlarından ve yankılarından sorumlu olacağını" belirtmişti.
İNGİLTERE SAVUNMA BAKANLIĞI: "HAZIR DURUMDAYIZ"
İngiltere Savunma Bakanlığı ve hükümet yetkilileri, olası tehditlere karşı ordunun hazırlık seviyesinin yüksek olduğunu vurguladı.
Savunma Bakanlığı açıklamasında, "Silahlı kuvvetlerimiz, gerek kendi topraklarımızda gerekse yurt dışından gelebilecek her türlü saldırıya karşı Birleşik Krallık'ı korumaya hazırdır. Birleşik Krallık, kendini savunmak için 7/24 hazır durumdadır." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, İngiltere'nin savunma kapasitesinin Kraliyet Donanması, İngiliz Ordusu ve Kraliyet Hava Kuvvetleri unsurlarının gelişmiş sistemleriyle desteklendiği belirtildi.
Yetkililer, "Bu, Kraliyet Donanması, İngiliz Ordusu ve Kraliyet Hava Kuvvetleri unsurlarının çeşitli gelişmiş yeteneklerle donatıldığı, NATO müttefiklerimizle yakın işbirliği içinde yürütülen, katmanlı bir hava ve füze savunma yaklaşımını içerir." açıklamasında bulundu.
LONDRA: "DAHA GENİŞ BİR ÇATIŞMAYA DAHİL OLMAYACAĞIZ"
İngiltere hükümeti, ülkenin güvenliğini koruma kararlılığını yinelerken, bölgesel gerilimin daha büyük bir çatışmaya dönüşmesini istemediğini de açıkladı.
Hükümet sözcüsü, İngiliz Silahlı Kuvvetlerinin "ister ülke topraklarında ister yurt dışından kaynaklansın her türlü saldırıya karşı İngiltere'yi korumaya hazır" olduğunu belirterek, "İngiltere kendisini savunmak için 7/24 hazır" dedi.
Açıklamada, "İngiltere'nin çatışmaya yaklaşımı aynı kalıyor; halkımızı, çıkarlarımızı ve müttefiklerimizi savunmaya, uluslararası hukuka uygun hareket etmeye ve daha geniş çaplı çatışmaya dahil olmamaya kararlıyız." ifadelerine yer verildi.

Wall Street Journal haberine göre İran, yeraltı füze üslerinden köprülere, üretim tesislerinden limanlara kadar savaşta hasar gören altyapısını hızla yeniden inşa ediyor. Batı İran'dan alınan uydu görüntüleri, mart ayında bir füze üssüne giden hasarlı tünel girişlerini ve erişim yollarını gösteriyordu. Haftalar sonra çekilen görüntülerde ise yeni asfaltlanmış yollar ve yeniden inşa edilmiş girişler göze çarpıyor.
Başka bir örnekte, İranlı ekiplerin İsrail saldırılarında hasar gören bir köprüyü günler içinde onardığı belirtildi. Bu durum İsrailli yetkililer arasında saldırıların etkinliği konusunda soru işaretleri oluşturdu. Ayrıca, temmuz başındaki uydu görüntüleri, Hazar Denizi'ndeki Bender Enzeli limanında Devrim Muhafızları bağlantılı bir tersanede kısmi yeniden inşa çalışmalarını gözler önüne serdi.
'SİLAH STOKLARI DOLDU'
Eski İsrail hava ve füze savunma komutanı Ran Kohav, İran'ın hızlı toparlanmasının altyapıyı yeniden inşa etme ve füze cephaneliğini yenileme kabiliyetini yansıttığını belirterek, "Silah stoklarını yeniden doldurdular. Çok etkileyici sanayileşme ve yeniden inşa kabiliyetlerine sahipler" ifadelerini kullandı.
ABD merkezli Füze Savunma Savunuculuğu İttifakı'nda kıdemli analist Tal İnbar ise "Füzelerin sona erdiğine veya önemli ölçüde azaldığına dair söylentilerin yanlış olduğu ortaya çıktı" dedi.
'İRAN HER ŞEYİ YENİDEN İNŞA EDİYOR'
İsrailli askeri yetkililer saldırıların sonuçlarına ilişkin hayal kırıklığı yaşıyor. Bir yetkili, İsrail'in rejimi zayıflatmaya daha az, askeri hedeflere daha fazla odaklanması halinde daha büyük başarı elde edilebileceğini öne sürerek, "İran her şeyi yeniden inşa ediyor. Çok endişeliyim" dedi.
Başka bir İsrailli askeri yetkili ise İran'ın füze üretimi dahil askeri altyapısının büyük kısmını yeniden inşa edecek uzmanlığa sahip olduğunu söyledi. Yetkililer, birçok saldırının yeraltı füze üslerinin yalnızca girişlerini çökerttiğini ve tesisleri tahrip etmediğini, bu nedenle İran'ın depolanmış silahları kurtarıp tünelleri yeniden açabildiğini belirtti.

Devrim Muhafızları, ABD güçlerinin bulunduğu ülkelerdeki sivil halka, "ABD askerleri tarafından gizli konaklama yeri olarak kullanıldığını" iddia ettiği binalardan "en az 500 metre" uzakta durmaları çağrısı yaptı. Devrim Muhafızları'nın açıklamasında, ABD'li subay ve askeri personelin "üslerden ayrılarak askeri operasyonları yönetmek için kent alanlarındaki binalara taşındığı" öne sürüldü. Açıklamada sivillere, kendi güvenlikleri için bu tür noktalardan "derhal en az 500 metre uzakta durmaları" tavsiyesi yapıldı.
Devrim Muhafızları ayrıca Washington'u İran'daki köprüler, balıkçı iskeleleri, tekneler, araçlar ve demiryolları gibi sivil altyapıyı hedef almakla suçladı. İran'ın açıklaması, sivil bölgelere yönelik saldırı dalgaları başlatılabileceği endişesine yol açtı.


İran Genç Gazeteciler Cemiyeti Haber Ajansı'nın aktardığına göre, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile Tahran'da yaptığı görüşmede, "İsrail'in İslam ülkelerinin bir numaralı düşmanı" olduğunu söyledi. Kalibaf, İran ve Irak'ın, İsrail karşısında İslam ülkeleri arasındaki birliğin korunması yönünde sağladığı işbirliğinin etkili olduğunu söyledi.
Irak Başbakanı Zeydi de İran ile Irak'ın yalnızca komşu ülkeler olmadığını, aynı bölgede yer almaları nedeniyle ortak olduklarını dile getirdi.

İran ordusu, Kuveyt'te ABD güçlerinin bulunduğu 3 tesise İHA saldırısı düzenlediğini duyurdu. Yarı resmi Tasnim Haber Ajansı'nda yer alan ordu açıklamasına göre, "Arash" saldırı İHA'ları Camp Udairi'deki ABD askeri teçhizat depolarını, Doha ve Arifjan kamplarındaki ABD asker mevzilerini hedef aldı. İran ordusu, yoğun İHA ve füze operasyonlarına devam edeceğini belirterek, "her türlü pervasız maceracılık ya da yeni bir cephe açılması" girişiminin ABD'nin "stratejik hatalarını" tekrarlamak anlamına geleceği uyarısı yaptı.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, saldırılar nedeniyle uyarı sirenlerinin devreye girdiğini duyurdu. Bakanlık, halka sakin kalmaları ve en yakın güvenli bölgelere gitmeleri çağrısında bulundu.

ABD, cuma günü İran'ın kuzeyindeki Zibakenar'da bulunan bir Devrim Muhafızları Donanma karargâhını hedef aldı. Yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, saldırı Gilan eyaletindeki sahil kasabasında bulunan Hazret-i Seyyidüşşüheda karargâhına düzenlendi. İlk değerlendirmelere göre saldırıda can kaybı yaşanmadığı belirtildi.
Son gelişmeler, ABD ile İran arasında artan gerilim ve her iki tarafın bölge genelinde bir dizi saldırı ve misilleme eylemi gerçekleştirdiği bir dönemde yaşandı.

İsrail güçleri, Lübnan'ın güneyindeki Haddatha, Tayri ve Kunine bölgelerinde birçok kasabayı birbirine bağlayan karayolu geçişlerini şafak öncesi yıkım operasyonlarıyla tahrip etti.
İsrail ordusu ayrıca Mecdel Zun kasabasının dış mahallelerine de makineli tüfeklerle ateş açtı.

The New York Times'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) internet sitesinde ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta ölen asker sayısı 18'den 14'e düşürüldü.
İsmi verilmeyen üç askeri yetkili ve bir Pentagon sözcüsü, ölen asker sayısının 18'den 14'e düşmesinin nedeni konusunda çelişkili açıklamalarda bulundu. Askeri yetkililer, bu değişikliğin ardındaki nedenlerden birinin, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bir önceki hafta sonu hayatını kaybeden 4 askeri "Trump'ın ateşkes ilan etmesinden sonra" öldükleri için listeden çıkarmaya karar verdiğini öne sürdü.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansının haberine göre, Huzistan Valiliği, Ahvaz kentinin bazı noktalarının ABD tarafından füze saldırısıyla hedef alındığını duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada, ABD saldırısında Ahvaz'da 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 5 kişinin yaralandığı kaydedildi.

LSEG'den alınan gemi verilerine göre, Suudi Arabistan'dan ham petrol taşıyan 2 Çin süper tankeri Babülmendep Boğazı'ndan başarıyla çıkış yaptı. Yemenli Husilerin Suudi petrol sevkiyatlarına yönelik abluka ilanının ardından boğaza yönelen Singapur bandıralı VLCC Xin Long Yang ile Çin bandıralı VLCC Cosnew Lake'in hareketleri yakından takip ediliyordu.

Mehr haber ajansının bildirdiğine göre, İran ordusu, Bahreyn ve Ürdün'deki ABD askeri tesislerine yönelik yeni bir İHA saldırı dalgası başlattığını duyurdu. Bahreyn'deki Şeyh İsa Hava Üssü'nde yakıt depoları, ekipman ambarları ve askerlerin kaldığı tesisler hedef alındı. Ordudan yapılan açıklamada ayrıca, Ürdün'deki Muvaffak Salti/El-Ezrak üssünde uçak hangarları, bakım tesisleri ve konaklama birimlerinin vurulduğu belirtildi. Açıklamada, İran'ın çıkarlarına yönelik her türlü eylemin bölgesel güvenliği ve ekonomik istikrarı zayıflatacağı uyarısı yapıldı.

Gemi takip verileri, Hürmüz Boğazı'ndan perşembe günü yalnızca 1 tankerin başarıyla geçiş yaptığını ortaya koydu. Bu rakam, 7 Mayıs'tan bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Kpler verilerine göre, "New Giant" adlı ham petrol tankeri boğazdan çıkış yaparken, ağustos ortasında Çin'in Rizhao limanına varması bekleniyor. 23 Temmuz'da ise Hürmüz Boğazı'na hiçbir gemi giriş yapmadı.
Öte yandan, Babülmendep Boğazı'nda ise farklı bir tablo ortaya çıktı. Verilere göre, bu boğazdan geçen tanker sayısı 23 Temmuz'da 32 olarak kaydedildi. Bu rakam, bir önceki gün kaydedilen 26 tankerlik geçişe kıyasla belirgin bir artışa işaret ediyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi ve yüklere gelebilecek zararları karşılamak için dondurulmuş İran varlıklarını kullanma taahhüdünü kınadı. Arakçi, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Başka bir ülkenin varlıklarına, gelecekteki talepleri ödemek için el koymak, 'yangın çıkaracak' bir emsal teşkil eder" ifadelerini kullandı.
Arakçi, "Bu fonlardan kar elde edecekler şunu unutmamalıdır: Hükümetler görüşmelere döndüğünde hiç kimsenin varlıkları güvende olmayacak. Ortaya çıkacak kaos ne hoş ne de barışçıl olacaktır" dedi.
Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, "Gemilere verilen hasarlar, ABD'nin elinde bulundurduğu ve kontrol ettiği İran parasıyla ödenecektir" ifadelerini kullanmıştı.

İran'ın batısındaki Loristan eyaletinin başkenti Hürremabad kentine düzenlenen İHA saldırısında 2 kişinin yaralandığı bildirildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'daki askeri hedeflere yeni saldırı başlatıldığını duyurdu. CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından saldırılara ilişkin açıklama yapıldı. ABD güçlerinin, doğu saatiyle 18.45'te İran'daki askeri hedeflere yeni bir saldırı başlattığı kaydedilen açıklamada, bunun "İran'ı sorumlu tutmak ve İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun ticari gemilere yönelik tehditlerini azaltmak amacıyla arka arkaya yapılan 13'üncü saldırı olduğu" ifade edildi.
İran Devlet Televizyonu haberinde, ABD'nin, ülkenin Irak sınırına yakın Huzistan eyaletinde yer alan Ahvaz kentinin çevresindeki birçok noktayı füzelerle hedef aldığı belirtildi. Ahvaz kentinin 7 ayrı bölgesinde patlama seslerinin duyulduğuna işaret edilen haberde, Huzistan eyaletinin Andimeşk kenti yakınlarında da patlama seslerinin duyulduğu ifade edildi. Haberde, Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'nın güney kıyılarında da patlama seslerinin geldiği bilgisi paylaşıldı.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı, Hürmüz Boğazı yakınındaki Hürmüzgan eyaletinde yer alan Bender Abbas kenti çevresinde patlama seslerinin duyulduğunu belirtti. İran basınının Hürmüzgan eyalet makamlarına dayandırdığı haberlerde, ABD'nin Bender Abbas Limanı'na yönelik saldırıları sonucu 2 kişinin yaralandığı ifade edildi.

ABD ve İran arasındaki askeri gerginlik sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’tan Hürmüz Boğazı’ndaki ticari deniz trafiğinin güvenliğini sağlamaya yönelik yeni bir hamle geldi. Trump, Truth sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda saldırıya uğrayan gemilerin, bunların taşıdığı yüklerin veya ilgili diğer tüm unsurların göreceği zararın, ABD’nin elinde bulunan dondurulmuş İran varlıklarından karşılanacağını açıkladı. Aksi yönde bir duyuru yapılana dek söz konusu uygulamanın devam edeceğini vurgulayan Trump, "Bu zararlar çok büyük tutarlara ulaşabilir, ancak bunun adil ve hakkaniyete uygun olan yaklaşım olduğuna inanıyorum" dedi.

İran basını, Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'nın Mesen köyü yakınına 2 ABD füzesinin isabet ettiğini bildirdi. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansının haberinde, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'na saldırı düzenlediği ifade edildi. Saldırıda 2 füzenin adadaki Mesen köyü yakınına isabet ettiği aktarıldı. Saldırının detaylarına ilişkin bilgi verilmezken konuya dair henüz resmi açıklama yapılmadı.

Almanya Savunma Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'nda olası bir uluslararası mayın temizleme operasyonu için Cibuti'de konuşlandırılan iki savaş gemisinin Doğu Akdeniz'e geri çekileceğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki siyasi ve güvenlik ortamının istikrarsızlığını koruduğu, kısa vadede uluslararası mayın temizleme operasyonunun başlamasına uygun koşulların oluşmasının beklenmediği belirtildi.








