Son dakika... İran'dan Irak hamlesi: Uzun menzilli füzelerini transfer etti! 'Son 48 saatte oluşturulan tablo bir aldatmaca'
Güncelleme Tarihi:


İngiltere'de 33 milletvekili ve 4 Lord, Başbakan Keir Starmer'a hitaben kaleme aldıkları mektupta İngiltere'nin Gazze'deki İsrail saldırılarına katkısının soruşturulmasını talep etti. Irak savaşından sonra İngiliz ordusunun Irak'taki eylemlerinin incelenmesi için başlatıldığı hatırlatılan Chilcot soruşturması sonucunda çok sayıda bulguya ulaşıldığı aktarıldı.
Chilcot soruşturmasının, uyarılara rağmen İngiliz hükümetinin Irak savaşı öncesi ve süresince attığı yanlış adımları sürdürdüğü kaydedilen mektupta şu ifadeler yer aldı:
"Tarih bugün kendisini tekrar ediyor. Gazze'de ölü sayısı 61 bini aştı. İki İsrailli yetkili, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ve insanlığa karşı suçtan aranıyor. İngiltere, silah göndererek ve Kıbrıs'taki Kraliyet Hava Kuvvetleri üslerinden kalkan uçaklarla istihbarat sağlayarak İsrail'in askeri operasyonlarında etkili bir rol oynadı. Hesap verilebilirlik ve şeffaflık demokrasinin köşe taşlarıdır. Bu nedenle İsrail'in Gazze saldırılarında İngiltere'nin rolünü araştırmak için bağımsız ve kamuya açık bir soruşturma talep ediyoruz."
Başbakan Starmer'e hitaben kaleme alınan mektupta Starmer'dan önceki İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, İngiltere'nin ilk siyahi kadın milletvekili Diane Abbott ve Lordlar Kamarasının Yeşiller Partili üyesi Jenny Jones gibi isimler imza attı.

Mısır, İsrail'in Filistinlilerin kalıcı veya geçici olarak topraklarından çıkarılmasına yönelik planlarını reddettiğini yineledi.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Kahire'de Hartum Süreci Bakanlar Toplantısı kapsamında Almanya Dışişleri Bakanlığı nezdinde Devlet Bakanı Katja Keul ile ortak basın toplantısı düzenledi. Hartum Süreci'nin Akdeniz'in iki kıyısı ile Afrika Boynuzu arasındaki göç sorunlarını çözmeyi amaçlayan bölgesel bir girişim olduğunu belirten Abdulati, Sudan'ın 4 yıllık bir aradan sonra Hartum Süreci'ne katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Abdulati, düzensiz göçün, insan haklarına saygıya dayalı eşit işbirliği ve pratik dayanışmayı içeren kapsamlı bir yaklaşımı gerektirdiğini vurgulayarak, "İsrail'in Filistinlileri topraklarından kalıcı veya geçici olarak çıkarma planlarını reddediyoruz" diye konuştu.
Alman Bakan Keul da düzensiz göçle mücadele için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını belirterek, düzensiz göçmenlere iş imkânı sağlanması gerektiğine dikkati çekti. Keul, gelecek günlerde Londra'da, düzensiz göçle mücadele için etkili tedbirlerin görüşüleceği bir konferans düzenleneceğini açıkladı. Resmi verilere göre Mısır, göçmen, mülteci ve sığınmacı olmak üzere 133 ülkeden 10 milyondan fazla yabancıya ev sahipliği yapıyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını görüşmek için yarın acil oturumda bir araya gelecek. BMGK tarafından yapılan açıklamada, acil oturumu halihazırda BMGK üyeleri olan Cezayir ve Somali'nin talep ettiği kaydedildi.
Acil oturumda İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının ele alınacağı belirtilen açıklamada, oturumun 10 Nisan Perşembe günü yerel saatle 10.00'da gerçekleşeceği bildirildi.
İsrail ordusu, 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'nde, buraya bitişik tampon bölgeyi 8 Aralık 2024'te işgal etmişti. İsrail birlikleri, işgali tampon bölgenin de ilerisine taşıyarak başkent Şam'ın 20 kilometre yakınına ulaşmıştı. İki ülke arasında 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması ile Golan Tepeleri'ndeki tampon bölge ve silahtan arındırılmış bölgenin sınırları belirlenmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye'nin güneyindeki işgalin kalıcı olacağı mesajını vermiş ve Suriye'nin egemenliğine aykırı olarak güney bölgesinin silahsızlandırılması talebinde bulunmuştu.

İsrail ordusunda, askerlerin dini nedenlerle sakal bırakmasının "izne tabi olması" kuralı kaldırılarak tamamen serbest hale getirildi.
İsrail devlet televizyonu KAN, "İsrail ordusunda devrim" başlığıyla duyurduğu haberde, dini nedenler ya da kişisel tercih ve tıbbi gerekçelerle sakal bırakmanın özel izne tabi olması kuralının kaldırıldığını belirtti. Karara göre, tüm askerlerin, askeri görünümlerini ortadan kaldırmayacak şekilde, özel izin almaksızın sakal bırakabileceği kaydedildi.
Likud Partisi Milletvekili Kathrin Shitrit'in Savunma Bakanı Yisrael Katz ve İsrail ordusundan yetkililerle beraber hazırladığı yasa tasarısı kapsamında bu adımın atıldığı belirtildi. Shitrit, Savunma Hizmeti Kanunu'nda yapılacak değişiklikler kapsamında kadın askerler için de farklı renklerde oje kullanımının serbest bırakılacağını söyledi.

İsrail basını, Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun düzenlenecek güvenlik kabinesi toplantısına görevden almak istediği iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar ve diğer güvenlik yetkililerini davet etmediğini bildirdi.
İsrail devlet televizyonu KAN, Netanyahu'nun ABD gezisinin ardından ilk güvenlik kabinesi toplantısını bu akşam düzenleyeceğini duyurdu. Kabine toplantısının Şin-Bet Direktörü Bar, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve dış istihbara servisi Mossad Direktörü David Barnea'nın katılımı olmadan gerçekleştirileceği kaydedildi. Netanyahu'nun Washington gezisinin değerlendirileceği kabine toplantısına güvenlik kurumlarının yetkililerini davet etmediği belirtildi.
İsrail basınında, Netanyahu'nun görevden almak istediği fakat Yüksek Mahkemenin karar verilene kadar görevine devam etmesine hükmettiği Şin-Bet Direktörü Bar'ı güvenlik kabinesi toplantısına çağırmamak için Genelkurmay Başkanı ve Mossad Direktörü'nü de davet etmediği yorumları yapıldı.

İngiltere merkezli The Times'ın aktardığına göre, İran, Irak'a Quds 351 seyir füzesi ve Jamal 69 balistik füzeleri transfer etti. Bu füzelerin, Avrupa'ya kadar ulaşabilen yeni modellere kıyasla daha kısa menzilli olduğu ifade edildi.
Orta Doğu'da görev yapan istihbarat yetkilisi, Times'a yaptığı açıklamada, "Bu transfer, İran'ın Irak'ın istikrarını riske atan umutsuz bir hamlesidir" diye konuştu. Uzmanlar, İran'ın vekil güçleri aracılığıyla bölgedeki nüfuzunu korumaya çalıştığını vurguladı.
Stimson Merkezi'nden William Alberque, İran'ın vekil güçlerini desteklemeye devam etmesinin bölgede istikrarsızlık yarattığını savunarak, şu ifadeleri kullandı:
"İran, vekiller aracılığıyla kaçakçılık ve organize suç faaliyetlerinden de fayda sağlıyor."
Irak hükümetine yakın kaynaklar, İran destekli milislerin ABD'nin silahsızlanma çağrılarına uymaya hazır olduğunu iddia etti. Ancak ABD'li diplomatik çevreler, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
ABD'li bir diplomat, "Son 48 saatte milislerin silahsızlandığına dair oluşturulan tablo bir aldatmacadır" dedi. Analistler, İran'ın vekillerine verdiği desteği sürdürerek bölgedeki konumunu güçlendirmeye çalıştığını ifade etti.
Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, geçtiğimiz gün düzenlediği basın brifinginde, ABD ile İran arasındaki doğrudan müzakereler konusunda değerlendirmede bulundu. Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün açıkladığı üzere 12 Nisan'da Tahran ile doğrudan müzakerelerin yapılacağını ve görüşme öncesinde bu konunun detaylarına girmek istemediğini belirtti.
İran ile 12 Nisan'da yapılacak doğrudan müzakerelerin önemine işaret eden Leavitt, şu ifadeleri kullandı:
"Başkan Trump, açık bir şekilde İran'a bir seçim yapmaları gerektiğini söyledi; ya müzakere edersiniz ya da bedelini ödersiniz. Eğer diplomasi yoluyla anlaşmaya varmayı tercih etmezlerse, ki biz bu yönde ilerlediklerini görüyoruz, bunun ciddi sonuçları olacaktır."

ABD'nin New York kentinde Filistin'e destek için toplanan göstericilerin üzerine çamaşır suyu dökülüp çöp atıldı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülere, Manhattan bölgesinde yürüyüş yapan göstericilerin üzerine, çevredeki bir apartmanın balkonundan çöp atıldığı yansıdı.
Filistin'e destek gösterisine katılan gruplardan Within Our Lifetime'ın (WOL) sosyal medya hesabı X'ten yapılan açıklamada, New York polisinin göstericilere müdahale ederek onları İsrail'in New York'taki Başkonsolosluğuna doğru yürürlerken "dar bir koridora dönmeye zorladığı" belirtildi.
Göstericilerin polisin yönelttiği sokağa dönmesinin ardından buradaki "Summit NYC" adlı lüks apartman binasının 6. katından aşağıya doğru bazı maddeler atıldığı kaydedilen açıklamada, polisin buna müdahale etmediği vurgulandı. Açıklamada, apartmandan fırlatılan maddeler arasında çamaşır suyu, taş ve dışkı dolu bir torba ve çöpler bulunduğu ifade edildi.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan, İsrail ordusunun Gazze'deki gazetecileri kasıtlı olarak hedef almasına tepki göstererek, gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme ve hesap verebilirliğe katkıda bulunma görevlerini yerine getirirken asla hedef alınmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Al-Kheetan, çatışma bölgelerinden haber yapan gazetecilerin, uluslararası insancıl hukuk uyarınca sivil olarak kabul edildiğini ve bu şekilde korunduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:
"Gazze'deki Filistinli gazetecilerin görevleri sırasında İsrail ordusu tarafından doğrudan hedef alınmış olabilecekleri ve bunun bir savaş suçu teşkil edeceğini güçlü bir şekilde öne süren bilgilerden endişe duyuyoruz."
Al-Kheetan, açıklamasında, "Gazeteciler, kamuoyunu bilgilendirme ve hesap verebilirliğe katkıda bulunma görevlerini yerine getirirken asla hedef alınmamalı" ifadesine de yer verdi.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope, Gazze'ye 1 aydan uzun süredir insani yardımların ulaşamadığını ve burada hiçbir yerin güvenli olmadığını kaydetti. Pope, İsrail'in saldırıları ve ablukası altındaki Gazze'de yaşananlara ilişkin X'ten paylaşımda bulundu.
Gazze'ye bir aydan uzun süredir insani yardımların giremediğini hatırlatan Pope, "Yüz binlerce kişi yeniden yerinden edildi. Gazze'de hiçbir yer güvenli değil." ifadelerini kullandı. Pope, Gazze'deki hayatları kurtarmak için acil eylem çağrısında bulunduklarını belirterek, "Ateşkesi yeniden sağlayın. Yardımın girmesine izin verin. Sivilleri koruyun." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail Başbakanlık Ofisi, Yüksek Mahkeme'nin Şin-Bet Direktörü Ronen Bar'ın görevden alınmasını engelleyen geçici kararını "kafa karıştırıcı" olarak nitelendirdi. Ofisten yapılan açıklamada, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yeni istihbarat şefini belirlemek için görüşmelere devam edeceği vurgulandı.
Netanyahu'nun ofisi, hükümetin Şin-Bet başkanını görevden alma yetkisinin Yüksek Mahkeme tarafından teyit edildiği belirtildi. "Bu nedenle, Mahkeme'nin 10 günlük erteleme kararı anlaşılmaz bir durum oluşturuyor" ifadeleri kullanıldı. Netanyahu yönetimi, Mahkeme'nin 10 günlük ertelemesine rağmen yeni istihbarat şefi atama sürecini sürdüreceğini açıkladı. Hükümet yetkilileri, yargı kararlarına rağmen icra yetkilerini kullanmaya devam edeceklerini vurguladı.
Açıklamada, "İlgisiz bir soruşturma nedeniyle başarısız bir Şin-Bet başkanını görevde tutmak kabul edilemez" ifadesi yer aldı. Hükümet, bu tür kararların gelecekteki görevden almaları engelleyecek emsal oluşturabileceği endişesini dile getirildi

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, The Washington Post gazetesinde yayınlanan yazısında, ABD ile yürütülen dolaylı görüşmelerin stratejik bir tercih olduğunu vurguladı. Arakçi, bu yöntemin deneyime dayandığını ve diplomasi için etkili bir kanal oluşturduğunu ifade etti.
Arakçi, iki ülke arasındaki son temasların "sembolik" olmadığını, aksine samimi bir diplomasi girişimi olduğunu kaydetti. Dışişleri Bakanı, İran'ın anlaşmaya varmaya hazır olduğunu ancak bunun için ABD'nin doğru adımları atması gerektiğini belirtti. Arakçi, İran'ın 2021'de AB'nin arabuluculuğunda ABD ile dolaylı görüşmeler yürüttüğünü hatırlattı.
Biden döneminde anlaşma sağlanamamasının temel nedeninin ABD yönetiminin kararlılık eksikliği olduğunu iddia eden Arakçi, dolaylı müzakerelerin güven inşası için önemli olduğunu ve ABD'nin "maksimum baskı" politikasının bu süreci zorlaştırdığını söyledi. Arakçi, "Bize saygı gösterilirse, biz de karşılık veririz" diyerek, İran'ın diplomasiyi tercih ettiğini ancak kendini savunmaktan çekinmeyeceğini vurguladı. Askeri yığınakların olumsuz sinyal verdiğini ve barışçıl çözümleri zorlaştırdığını ifade etti.
Arakçi, "Geçmişte tehditlere boyun eğmedik, gelecekte de eğmeyeceğiz" ifadesini kullandı. Topun artık ABD'nin sahasında olduğunu belirten Arakçi, ABD'nin "barış için çalışan bir başkana" sahip olma fırsatını değerlendirebileceğini sözlerine ekledi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer programı konusunda doğrudan müzakerelerin 12 Nisan Cumartesi günü başlayacağını duyurdu. Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, bir anlaşma sağlanmasının her iki taraf için faydalı olacağını ifade etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise görüşmelerin dolaylı olarak ve bir aracı vasıtasıyla yapılacağını açıkladı. Arakçi, Umman'ın başkenti Maskat'ta gerçekleşecek görüşmelerin hem bir fırsat hem de bir test olduğunu belirtti.
Trump, İran'ın nükleer silah edinmesine kesinlikle izin verilmeyeceğini vurguladı. Oval Ofis'te gazetecilere konuşan Trump, "İran ile doğrudan görüşmeler yapıyoruz ve (görüşmeler) Cumartesi günü devam edecek. Umarım bu görüşmeler başarılı olur" dedi.
Trump'ın "doğrudan görüşme" açıklamasına İran tarafından yalanlama geldi. İran devlet medyası, Trump'ın açıklamasını "psikolojik baskı" olarak nitelendirdi. Arakçi, X üzerinden yaptığı açıklamada, görüşmelerin Maskat'ta dolaylı yöntemle yürütüleceğini teyit etti. Arakçi, "Bu bir sınav olduğu kadar bir fırsat. Top ABD'nin sahasında." ifadelerini kullandı. İran medyası, görüşmelere İran adına Arakçi'nin, ABD adına ise Özel Temsilci Steve Witkoff'un katılacağını bildirdi. Umman Dışişleri Bakanı Badr el Busaidi'nin de arabulucu olarak yer alacağı belirtildi.
