Son dakika... ABD-İsrail-İran savaşında son durum: İran füzeleri Tel Aviv'i vurdu! İran'dan Lincoln uçak gemisini vurduk iddiası
Güncelleme Tarihi:
16/03/2026 tarihi için yeni canlı blog'umuzu buradan takip edebilirsiniz

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Dubai Uluslararası Havalimanı çevresinde insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığı bildirildi.
Dubai Hükümeti Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından saldırıya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında bir yakıt tankına isabet eden İHA nedeniyle çıkan yangını kontrol altına alma çabalarının sürdüğü belirtildi.
Saldırıda ölü ya da yaralı olmadığı kaydedildi.
Birleşik Arap Emirlikleri, İHA'nın sebep olduğu yangın nedeniyle Dubai Uluslararası Havalimanı'nda tüm uçuşların geçici olarak askıya alındığını duyurdu
İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformu üzerinden İran savaşı ile ilgili açıklamalarda bulundu. İran’ın uzun zamandır medya manipülasyonu ve halkla ilişkiler konusunda usta olarak bilindiğini öne süren Trump, "Askeri olarak etkisiz ve zayıf olmalarına rağmen, yalan haber medyasına yanlış bilgi sağlama konusunda gerçekten çok iyiler" ifadelerini kullandı. İran’ın şimdi de yapay zeka teknolojisini bir dezenformasyon aracı olarak kullandığını iddia eden Trump, "Denizde çeşitli gemilere ateş eden sahte ‘Kamikaze botları’ gösterdiler. Bunlar muhteşem, güçlü ve tehlikeli görünüyor, ancak gerçek değiller. Bunların hepsi, çoktan yenilmiş ordularının ne kadar güçlü olduğunu göstermek için uydurulmuş yalan bilgiler" dedi.
TRUMP ABD BASININI HEDEF ALDI
Bazı ABD’li basın kuruluşlarını İran’ın dezenformasyon kampanyasına alet olmakla itham eden Trump, "Wall Street Journal ve bazı diğer yayın kuruluşlarının doğru olmayan haberine göre vurulduğu ve ağır hasar gördüğü iddia edilen 5 ABD yakıt ikmal uçağının biri hariç, hepsi hizmette. O bir uçak da yakında tekrar gökyüzünde olacak" ifadelerini kullandı.
Dolaşımda olan yanan bina ve gemi görüntülerinin de yapay zeka tarafından üretilen yalan haberler olduğunu söyleyen Trump, "Örneğin İran, yalan haber medyasıyla yakın işbirliği içinde, dünyanın en büyük ve prestijli gemilerinden biri olan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin okyanusta kontrolsüz bir şekilde yandığını gösteriyor. Geminin yanması bir yana, vurulmadı bile. İran bunu yapmaması gerektiğini çok iyi biliyor. Bu haber asılsız olduğu bilindiği halde yayınlandı. Bu haberi yayınlayan medya kuruluşlarının yalan bilgi yaymaktan dolayı ‘vatana ihanet’ suçlamasıyla yargılanması gerektiğini söyleyebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
"LİSANSLARI İNCELENİYOR"
İran’ın göründüğü kadar güçlü olmadığını öne süren Trump, "Gerçek şu ki, İran harap ediliyor. ‘Kazandıkları’ tek savaşlar, yapay zekâ aracılığıyla tasarladıkları ve yozlaşmış medya kuruluşları tarafından servis edilen savaşlardır. Radikal solcu basın bunu çok iyi biliyor, ancak yanlış haberler ve yalanlar ile yoluna devam ediyor" dedi. Bu nedenle söz konusu basın kuruluşlarının güvenilirliğinin çok düşük olduğunu kaydeden Trump, "Federal İletişim Komisyonu (FCC) Başkanı Brendan Carr'ın bu yozlaşmış ve vatanseverlikten uzak haber kuruluşlarının bazılarının lisanslarını incelediğini görmekten dolayı heyecanlıyım" ifadelerini kullandı. Trump, bu kuruluşların milyarlarca dolarlık ücretsiz yayın hakkını yalanları sürdürmek için kullandığını öne sürerek, "Bunlara korkunç reytingler için devasa maaşlar alan gece programlarındaki aptallar da dahil" yorumunu yaptı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi.
Wadephul, ARD televizyonunda yayımlanan "Bericht aus Berlin" programında yaptığı açıklamada, Almanya'nın söz konusu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını vurgulayarak, "Yakında bu çatışmanın aktif bir parçası olacak mıyız? Hayır." dedi.
Alman hükümetinin bu konudaki tutumunun net olduğunu belirten Wadephul, bu yaklaşımın Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açık şekilde dile getirildiğine işaret etti.
Dışişleri Bakanı, olası bir diplomatik müzakere sürecine dahil olmayı arzuladıklarını belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin kalıcı biçimde sağlanması ancak diplomatik bir çözümle ve İran ile yapılacak görüşmelerle mümkün olabileceğini aktardı.
Wadephul, Avrupa Birliği'nin (AB) Kızıldeniz'de seyrüsefer güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmak amacıyla başlattığı Aspides askeri misyonunun beklenen etkiyi göstermediğini belirtti.
Bu misyonun Hürmüz Boğazı'na genişletilmesinin daha fazla güvenlik sağlayıp sağlamayacağı konusunda şüpheleri olduğunu dile getiren Wadephul, Avrupa için çok önemli olan ticari taşımacılığın büyük bir kısmının Kızıldeniz'den geçmesi gerekirken, Aspides'in etkisizliği nedeniyle bunu yapamadığını ifade etti.
Johann Wadephul, bir soru üzerine petrol fiyatlarının ancak bölgedeki çatışmanın çözülmesi halinde yeniden normale döneceğini sözlerine ekledi.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında Tahran ve Kerec kentlerinde patlama sesleri duyulduğu bildirildi.
İran medyasında gece saatlerinde meydana gelen patlamalara yer verildi.
Tahran ve Kerec kentlerinde patlama sesleri duyulduğu aktarıldı.
Başkent Tahran'daki patlamanın ardından hava savunma sisteminin devreye girdiği belirtildi.

İsrail ordusu, ABD ile düzenledikleri saldırılarda İran'ın batısında ve orta kesiminde 200'den fazla hedefin vurulduğunu ileri sürdü.
Ordudan yapılan açıklamada, İran'ın balistik füze stoku ve savunma sistemlerini azaltmak amaçlı saldırılar düzenlendiği kaydedildi.
Geride kalan gün boyunca, İsrail ordusunun Tahran yönetiminin 200'den fazla hedefine saldırı düzenlediği savunulan açıklamada, saldırı düzenlenen noktalar arasında komuta merkezleri, savunma sistemleri, silah depoları ve üretim tesisleri olduğu iddia edildi.

Mısır, Arap ulusal güvenliğinin korunması amacıyla önleyici ve savunma tedbirlerinin alınmasına yönelik yürütme mekanizmalarının oluşturulması çağrısını yineledi.
Mısır Dışişleri Bakanlığının sosyal medyadan yaptığı açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid ile BAE'nin El-Ayn kentinde bir araya geldi.
Açıklamada, Mısırlı bakanın ziyaretinin, aynı gün Katar'a gerçekleştirdiği temasların ardından, bazı Arap ülkelerini kapsayan turunun ikinci durağı olduğu belirtildi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı, Abdulati'nin görüşmede BAE'ye "tam destek ve tam dayanışma" mesajı ilettiğini aktardı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Temim Hilaf da Abdulati'nin görüşmede, Kahire'nin, "BAE'nin egemenliğini, ekonomik imkanlarını ve hayati tesislerini hedef alan İran'ın suç niteliğindeki saldırılarını" en sert ifadelerle kınadığını yinelediğini söyledi.
Abdulati ayrıca, Irak'ın kuzeyindeki Erbil kentinde bulunan BAE Başkonsolosluğunun bir hafta içinde ikinci kez İHA'larla hedef alınmasını da şiddetle kınadı.
Açıklamaya göre görüşmede, mevcut gelişmeler, tehlikeli askeri tırmanış, bunun ağır sonuçları ve gerilimin BAE ile diğer Körfez ülkelerine yayılmasının etkileri ayrıntılı şekilde ele alındı.
Mısırlı bakan, çatışma alanının genişlemesinin doğuracağı sonuçlara karşı uyarıda bulunarak gerilimin düşürülmesi gerektiğini vurguladı ve BAE ile diğer Körfez ülkelerine yönelik saldırıların derhal durdurulmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Abdulati, Arap ulusal güvenliğinin korunması amacıyla önleyici ve savunma tedbirlerinin alınmasına yönelik istenen yürütme mekanizmalarının bir an önce oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda, mevcut benzeri görülmemiş zorluklarla başa çıkabilmek için Arap ortak güvenliği konusunda pratik bir anlayışın da geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Mısır'ın, ABD-İsrail'in İrana yönelik saldırıları sonrası' Körfez'de yükselen askeri gerilim ve Tahran'ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları karşısında Arap Ortak Savunma Anlaşmasının etkinleştirilmesi ve ortak bir güç oluşturulması çağrısını yinelediği belirtildi.

Suudi Arabistan, ülkenin doğu bölgesinde 19 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini duyurdu.
Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, "Doğu bölgesinde 19 İHA önlenerek imha edildi." ifadesine yer verildi.
Açıklamada, imha edilen İHA'ların geldikleri yer ve saldırı girişimi sonucu herhangi bir hasar ya da can kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi verilmedi.
İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

ABD-İsrail'in saldırılar düzenlediği İran, yaklaşık 12 saat aradan sonra İsrail'e füze ateşledi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemeye çalıştığı kaydedildi.
İran'ın misillemesi nedeniyle birçok kentte sirenler çalarken başkent Tel Aviv'de hava savunma sistemlerinin gelen füzeleri engellemeye çalıştığı görüldü. Bu sırada gökyüzünden şiddetli bir patlama sesi geldi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, şiddetli patlama sesinin açık alana füze isabetinden kaynaklanabileceğini iddia etti.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı, herhangi bir isabet veya yaralanma vakası bildirilmediğini aktardı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ele alındı. Pezeşkiyan, görüşmede ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yasa dışı saldırılarının boyutuna değinerek, saldırıların sivil merkezler de dahil olmak üzere farklı hedeflere yönelik devam ettiğini söyledi.
ABD’nin İran’a ait Hark ve Ebu Musa adalarına yönelik saldırılarına değinen Pezeşkiyan, bu saldırıların bazı Körfez ülkelerinin topraklarının kullanılmasıyla gerçekleştirilmesini eleştirdi.
Pezeşkiyan, "Bazı Körfez ülkelerinin toprak ve imkanlarının ABD’nin İran’a yönelik saldırıları için kullanılması uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilkesine aykırıdır" ifadelerini kullandı.
"SALDIRGANLARA KARŞI KOYMAKTA TEREDDÜT ETMEYİZ"
Pezeşkiyan, "Milletimiz, devletimiz ve silahlı kuvvetlerimiz hiçbir zaman gerilim ve çatışma peşinde olmamıştır. Ancak saldırganlara karşı koyma ve toprak bütünlüğümüz ile ulusal güvenliğimizi kararlı ve meşru şekilde savunma konusunda hiçbir tereddüdümüz yoktur" dedi.
AVRUPA ÜLKELERİNE ELEŞTİRİ
Pezeşkiyan, bölgedeki güvensizlik ve istikrarsızlığın İsrail’in düşmanca eylemleri, Gazze ve Lübnan’daki saldırılar ile ABD’nin İran’a karşı yürütülen savaşlara verdiği destekten kaynaklandığını söyledi. Pezeşkiyan, ayrıca bazı Avrupa ülkelerinin ABD ve İsrail’in bölgedeki eylemlerine destek veren yaklaşımını eleştirerek, bu ülkelere uluslararası hukuka ve hukukun üstünlüğüne bağlı kalınması çağrısında bulundu.
MACRON’DAN GERİLİMİN AZALTILMASI ÇAĞRISI
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise, savaşın sona ermesi ve gerilimin azaltılması gerektiğini vurgulayarak, bölgedeki gerilimin tırmanmasından, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerden ve Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalardan duyduğu endişeyi dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın petrol ihracat merkezi Hark Adası’nı "sırf eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabileceklerini" söylemesinin ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri’nden Hürmüz Boğazı ve enerji piyasalarına ilişkin uyarı geldi.
Tengsiri, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran’ı bir kez Hürmüz Boğazı üzerinden sınadınız. Eğer boğazın akıllı kontrolü petrol fiyatları için size yeni bir gösterge çizdiyse, Hark Adası’na saldırı da dünyada enerji fiyatları ve dağılımı konusunda sizin için yeni ve çok ağır bir denklem oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran’a ait Hark Adası’na yönelik saldırısının adanın büyük bir bölümünü "tamamen yerle bir ettiğini" savunmuş, adayı "sırf eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabileceklerini" söylemişti.

İsrail ordusu, İran’a yönelik saldırılarını sürdürüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, son 24 saatte İran’ın batı ve orta kesimlerinde bulunan 200’ü aşkın askeri hedefin vurulduğu bildirildi. Vurulan askeri hedefler arasında, füze rampaları, savunma sistemleri, karargahlar ile silah üretim ve depolama tesislerinin bulunduğu aktarıldı.
LÜBNAN’A YENİ SALDIRILAR YAPILDI
Ayrıca, Lübnan’daki Hizbullah’a ait hedeflere yeni saldırılar düzenlendiği kaydedildi. Saldırıların başkent Beyrut ve Güney Lübnan’ı hedef aldığı belirtildi. Vurulan hedefler arasında Hizbullah’a ait gözlem noktaları ile üslerin bulunduğu açıklandı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Tuğgeneral Ali Muhammed Naini, ABD ve İsrail ile yaşanan savaş kapsamında Hürmüz Boğazı’ndaki durum, İran deniz gücüne yönelik iddialar ve askeri operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulundu. DMO Deniz Kuvvetleri’nin düşmanın denizdeki saldırılarına karşılık vermekle görevli olduğunu belirten Naini, hava kuvvetleriyle birlikte düzenlenen füze ve insansız hava aracı operasyonlarıyla düşmana ait askeri üsler ve savaş gemilerinin hedef alındığını söyledi.
"HÜRMÜZ BOĞAZI TAMAMEN İRAN’IN KONTROLÜNDE"
ABD’nin İran deniz gücünü yok ettiği yönündeki iddialara tepki gösteren Naini, "Hürmüz Boğazı tamamen İran’ın kontrolü altındadır. Bölgede farklı bayraklarla bulunan ancak mülkiyeti ABD veya Siyonist rejime ait olan gemilerin tamamı hedef alınmıştır. Bölgeye hakim olduklarını ve İran deniz gücünü yok ettiklerini iddia eden düşman, eğer cesareti varsa savaş gemilerini bu bölgeye yaklaştırsın. Daha önce savaş halinde Hürmüz Boğazı’nı kontrol edeceklerini ve enerji güvenliğini sağlayacaklarını söylüyorlardı, ancak şimdi sahneden çekilmiş durumdalar" dedi.
"DÜŞMAN SAVAŞ GEMİLERİ BÖLGEDEN UZAKLAŞTI"
Naini, "Umman Denizi’nin açıklarında yaklaşık 300-400 mil mesafede bulunan ABD’ye ait savaş gemilerine Devrim Muhafızları’nın seyir füzeleriyle düzenlediği saldırıların ve ardından İran ordusunun saldırılarının ardından bu gemiler bölgeden uzaklaştı. Büyük ihtimalle ciddi hasar gördüler ve bakım için geri çekildiler. Böylelikle operasyonel görevleri de ellerinden alınmış oldu. Ayrıca düşmanın diğer askeri unsurları da aynı akıbete uğradı ve deniz üsleri şu anda düzensiz bir durumda bulunuyor. Radar, hava savunma sistemleri, mühimmat depoları, çeşitli altyapılar, çok sayıda savaş uçağı ve elektronik harp sistemleri dahil tüm unsurlar hedef alındı" ifadeleri kullanıldı.
"CESARETİ VARSA GEMİLERİNİ BASRA KÖRFEZİ’NE GETİRSİN"
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran’ın deniz gücünü yok ettikleri yönündeki sözlerine atıfta bulunan Naini,"Trump İran’ın deniz gücünü yok ettiğini söylemiyor mu? O halde cesareti varsa gemilerini Basra Körfezi’ne getirsin" şeklinde konuştu.
"700 FÜZE VE 3 BİN 600 İHA FIRLATILDI"
İran’ın hava savunma kapasitesinin önemli ölçüde arttığını belirten Naini, "Şu ana kadar ABD ve Siyonist hedeflere yaklaşık 700 füze ve 3 bin 600 insansız hava aracı fırlatıldı. Ayrıca halihazırda kullanılan füzeler yaklaşık on yıl öncesine ait ve 12 günlük savaştan şu ana kadar ürettiğimiz birçok füze ise henüz kullanılmadı" dedi.
"BU ÇARŞAMBA DÜŞMAN İÇİN YAKICI OLACAK"
Savaşın sona ermesinin düşmanın İran’ın askeri ve toplumsal caydırıcılığını kabul etmesine bağlı olduğunu belirten Naini, "Bu çarşamba düşman için yakıcı bir çarşamba olacak. Biz saldırgana ceza vermeyi hedefliyoruz ve düşmana yönelik ağır ve yıkıcı saldırılarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD’nin İran’a yönelik saldırıları 28 Şubat’tan bu yana devam ediyor. ABD Ulusal Ekonomi Konseyi Başkanı Kevin Hassett, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırılarının ABD’ye şu ana kadar en az 12 milyar dolara mal olduğunu belirterek, "Bana aktarılan en son rakam 12’ydi" dedi.
Trump yönetiminin Kongre'den daha fazla para talep etmesinin gerekip gerekmeyeceği sorusu üzerine Hassett, "Şu anda ihtiyacımız olan paraya sahibiz. Daha fazlası için Kongre'ye başvurmamız gerekip gerekmediğini Yönetim ve Bütçe Ofisi’nin (OMB) değerlendireceğini düşünüyorum" dedi.
ABD Savunma Bakanlığı tarafından Kongre’ye sunulan tahminlere göre savaşın ilk haftasında maliyetin 11,3 milyar dolar olması bekleniyordu. Hassett, 12 milyar dolarlık harcamanın hangi zaman dilimini kapsadığını belirtmedi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre İran Emniyet Genel Müdürü Ahmed Rıza Radan, son dönemlerde "casusluk" suçlamasıyla gerçekleştirilen gözaltı operasyonlarına ilişkin açıklama yaptı.
ABD ve İsrail'in, İran'a saldırılarının başlamasından bu yana 500 kişinin gözaltına alındığını belirten Radan, "Bunlardan 250'si, İran International televizyonuna vurulacak hedefler hakkında istihbarat sağlayan, militan gruplarla bağlantıları olan ve kamu düzenini bozmaya çalışan kişiler." ifadelerini kullandı.
Gözaltına alınanları "casus" şeklinde nitelendiren Radan, söz konusu kişilerin "düşmana ve İran karşıtı medyaya" bilgi verdiğini ileri sürdü.

İsrail ordusunun, Lübnan'a kara saldırılarının genişletilmesi ihtimali nedeniyle 450 bin yedek askerin göreve çağrılması için hazırlandığı bildirildi. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, ordunun talebinin ilerleyen günlerde sunulmasının ve hükümet tarafından onaylanmasının beklendiği aktarıldı. Talebin Lübnan'a yönelik muhtemel kara saldırılarının genişletilmesi beklentisiyle yapılacağı ifade edildi. Haberde, 450 bin yedek askerden bahsedilmesine karşın şu anda orduya çağrılabilecek azami yedek asker sayısının 260 bin olduğuna ve bunun İsrail ordusunun savaş bölgelerinde yükünü hafifletme gerekçesiyle hükümet tarafından geçen ocak ayında alınan kararla belirlendiğine işaret edildi.


IKBY Doğal Kaynaklar Bakanlığından, Irak Petrol Bakanlığının Erbil'in Türkiye'deki Ceyhan Limanı'na boru hattı aracılığıyla petrol ihraç etmeye onay vermediği yönündeki ifadelerine ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
Bağdat'ın ifadelerinin konuyu çarpıttığı ve kamuoyunu yanıltmayı amaçladığı ileri sürülen açıklamada, "Bağdat'taki mevcut hükümet, Gümrük Verileri Otomasyon Sistemini (ASYCUDA) kurma bahanesiyle ocak ayından bu yana Kürdistan Bölgesi'ne boğucu bir ambargo uyguladı ve tüccarlara dolar temin edilmesine izin vermedi. O zamandan beri hiçbir ticari hareketlilik olmadı." ifadelerine yer verildi.
Tüm petrol ve doğal gaz sahaları ile rafinelerinin "yasa dışı milisler" tarafından hedef alındığı aktarılan açıklamada, bu saldırılar sonucunda bölgedeki petrol ve doğal gaz sahalarında üretimin durduğu ve ihraç edilecek petrol ürünü kalmadığı vurgulandı.
"Bağdat bu saldırılarla mücadele etmeye hazır değil ve bunları durduracak etkili önlemler de yok." değerlendirmesinde bulunulan açıklama, "Bu saldırganların çoğu Bağdat'tan maaş alıyor, silahlandırılıyor ve finanse ediliyor, Kürt halkının maaşları ise her zaman geciktiriliyor ve gerekli miktardan daha az gönderiliyor." ifadeleri kullanıldı.
IKBY'nin "defalarca yapıcı diyalog çağrısında bulunduğu ancak bu çağrıların görmezden gelindiği" aktarılan açıklamada, "Bölgeye anayasaya aykırı bir gündem dayatılmaya çalışılıyor. Tüm Irak'ın fayda göreceği ve Kürdistan'ın artık baskı altında kalmayacağı bir sonuca ulaşmak için uzman ekiplerle görüşmeye hazırız." ifadelerine yer verildi.
Irak Petrol Bakanlığı, bölgedeki kriz nedeniyle güney terminallerinden petrol ihracatının durmasının ardından kuzey hattı (Türkiye'deki Ceyhan Limanı) üzerinden ihracatın yeniden başlatılması için girişimde bulunduklarını ancak IKBY'nin buna şu aşamada onay vermediğini açıklamıştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD basınına verdiği röportajda ABD ile yaşanan savaş, bölgedeki askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın ateşkes ya da müzakere talep ettiği yönündeki iddialara yanıt veren Arakçi, "Biz asla ateşkes talep etmedik, müzakere talebinde de bulunmadık. Ne kadar sürerse sürsün kendimizi savunmaya hazırız ve şimdiye kadar da bunu yaptık. Başkan Trump bu savaşın yasa dışı ve kazanılamaz olduğunu anlayana kadar da savunmamızı sürdüreceğiz" dedi.
"ABD ile müzakere konusunda iyi bir deneyimimiz yok"
ABD ile müzakerelere ilişkin de konuşan Arakçi, saldırıların İran ile diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde gerçekleştiğini belirterek, "ABD’lilerle konuşmak için bir neden görmüyoruz. Çünkü bize saldırmaya karar verdiklerinde zaten onlarla müzakere halindeydik. Bu ikinci kez yaşanıyor ve ABD ile müzakere konusunda iyi bir deneyimimiz yok. Biz görüşmeler sürerken saldırıya uğradık. Bu nedenle yeniden müzakere masasına dönmenin ne faydası var?" ifadelerini kullandı.
"Sadece ABD varlıklarını ve askeri üslerini hedef alıyoruz"
İran’ın bölgedeki saldırılarının sivil hedeflere yönelik olduğu iddialarını da reddeden Arakçi, "Biz yalnızca ABD varlıklarını, tesislerini ve ABD’ye ait askeri üsleri hedef alıyoruz. Hedef alınan her şey ABD’ye aittir. Gerçek şu ki bazı ülkelerin toprakları bize yönelik saldırılar için kullanılıyor. Bunun birçok örneği var. Daha dün kısa menzilli HIMARS roketleriyle adalarımıza saldırı düzenlendi ve bu saldırı için Birleşik Arap Emirlikleri’nin toprakları kullanıldı. Yaklaşık bir hafta önce de üç F-15 savaş uçağı Kuveyt’te görünüşe göre dost ateşi sonucu düştü. Ancak kimse bu uçakların Kuveyt’te ne yaptığını sormuyor. Bu uçaklar komşu ve dost bir ülkenin hava sahasını kullanarak bize saldırıyordu. Dolayısıyla buna sessiz kalmamız mümkün değil" şeklinde konuştu.
"Hürmüz Boğazı’nı kapatmış değiliz"
Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arakçi, "Gemilerinin güvenli geçişi konusunda bizimle görüşmek isteyen ülkelerle konuşmaya hazırız. Ancak bu konuda nihai karar askeri güçlerimize aittir. Belirli bir ülkenin adını veremem, fakat bazı ülkeler gemilerinin güvenli geçişinin sağlanması için bizimle iletişime geçti. Daha önce de çeşitli ülkelere ait bazı gemilerin güvenli şekilde geçmesine izin verilmişti. Gemilerin güvenli geçişini sağlıyoruz, çünkü bu boğazı kapatmış değiliz. Gemiler ABD’nin saldırıları nedeniyle oluşan güvensizlikten dolayı bölgeye girmiyor" dedi.
"Zenginleştirilmiş uranyum şu anda enkazın altında"
İran’ın yaklaşık 440 kilogram zenginleştirilmiş uranyumunun nerede bulunduğu ve kimin kontrolünde olduğu yönündeki soruya da yanıt veren Arakçi, "Bu miktarı biz açıklamadık. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından doğrulanıp açıklandı. Ancak bu konu gizli değil. Ajans, birçok raporunda zenginleştirilmiş nükleer maddelerimizin tam miktarını açıklamıştır. Zenginleştirilmiş uranyum şu anda enkazın altında. Nükleer tesislerimiz saldırıya uğradı ve her şey enkaz altında kaldı. Elbette bunları çıkarmak mümkün, ancak yalnızca Ajans’ın denetimi altında. Şu anda onları enkazdan çıkarmaya yönelik bir planımız yok" dedi.
"Yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyumu seyreltmeyi teklif ettik"
Arakçi, saldırılardan önce ABD ile yürütülen müzakerelerde İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu seyreltmeye hazır olduğunu da belirterek, "Bu, ABD’liler ile müzakere ettiğimiz anlaşmanın unsurlarından biriydi. Bu maddeleri daha düşük bir zenginleştirme seviyesine indirmeye hazır olduğumuzu teklif ettim. Bu, İran’ın asla nükleer silah peşinde olmadığını ve olmayacağını göstermek için önemli bir teklif ve büyük bir tavizdi" ifadelerini kullandı.
"Şu an için masada herhangi bir teklif yok"
Şu anda herhangi bir müzakerenin gündemde olmadığını vurgulayan Arakçi, "Her şey geleceğe bağlı. Eğer ileride ABD veya diğer taraflarla yeniden müzakere etmeye karar verirsek, o zaman masaya ne koyacağımıza karar veririz. Şu an için masada herhangi bir teklif yok" dedi.

ABD, Kerkük'te Haşdi Şabi mevzilerini bombaladı: 4 yaralı

Kuveyt Savunma Bakanlığı, son 24 saatte ülkeyi hedef alan 14 insansız hava aracından (İHA) 8 tanesinin engellendiğini açıkladı. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Albay Suud el-Atvan, yaptığı açıklamada, son 24 saatte Kuveyt hava sahasında 14 İHA'nın tespit edildiğini aktaran Atvan, bunlardan 8 tanesinin düşürüldüğünü belirtti. Hava savunma sistemlerinin söz konusu İHA'ları düşürdüğü sırada düşen füze parçalarının bazı yerlerde maddi hasara yol açtığını ve ordu mensubu 3 kişinin hafif yaralandığının altını çizen Atvan, yaralıların tedavi gördüğünü ve durumlarının iyi olduğunu paylaştı. Söz konusu İHA'lardan 3 tanesinin Kuveyt Uluslararası Havalimanı'nı hedef aldığını hatırlatan Atvan, Kuveyt Uluslararası Havalimanı radar sisteminin zarar gördüğünü ancak can kaybının olmadığını kaydetti. Atvan, 3 İHA'nın da boş arazilere düştüğünü ifade etti.

Irak'ın başkenti Bağdat'ta art arda patlama sesleri duyuldu.

Kuveyt Savunma Bakanlığı, son 24 saatte ülkeyi hedef alan 14 insansız hava aracından (İHA) 8 tanesinin engellendiğini açıkladı. Savunma Bakanlığı Sözcüsü Albay Suud el-Atvan, yaptığı açıklamada, son 24 saatte Kuveyt hava sahasında 14 İHA'nın tespit edildiğini aktaran Atvan, bunlardan 8 tanesinin düşürüldüğünü belirtti. Hava savunma sistemlerinin söz konusu İHA'ları düşürdüğü sırada düşen füze parçalarının bazı yerlerde maddi hasara yol açtığını ve ordu mensubu 3 kişinin hafif yaralandığının altını çizen Atvan, yaralıların tedavi gördüğünü ve durumlarının iyi olduğunu paylaştı. Söz konusu İHA'lardan 3 tanesinin Kuveyt Uluslararası Havalimanı'nı hedef aldığını hatırlatan Atvan, Kuveyt Uluslararası Havalimanı radar sisteminin zarar gördüğünü ancak can kaybının olmadığını kaydetti. Atvan, 3 İHA'nın da boş arazilere düştüğünü ifade etti.


Hizbullah'ın Telegram hesabından yapılan açıklamada, İsrail ordusunun düzenlediği saldırılara karşılık olarak çeşitli saldırılar düzenlendiği bildirildi. İsrail'in Lübnan sınırında bulunan Avivim'deki askeri birliğine roket saldırısı düzenlendiği kaydedildi. Lübnan'ın İsrail sınır hattındaki Adise beldesinin 3 farklı noktasında İsrail askerleri ve askeri araçlarının hedef alındığı belirtildi.
İsrail'in kuzeyindeki Yuval yerleşim yeri, Ma'alot-Tarshiha'daki hava savunma sistemleri, Nehariye kenti, Krayot kentindeki gelişmiş hava savunma sistemleri vuruldu. Lübnan sınırına 140 kilometre uzaklıkta Tel Aviv'in güneyindeki Palmachim Hava Üssü'nün füzeyle hedef alındığı ifade edildi. Lübnan'ın İsrail sınırındaki Meys el-Cebel beldesi karşısında bulunan İsrail askerlerinin topçu atışıyla hedef alındığı, Taybe beldesinde İsrail ordusuna ait Merkava tankının güdümlü füzeyle vurulduğu söylendi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, balistik füze savunma sistemlerinin kritik derecede azaldığı ve şiddetli saldırılarla hedef aldıkları Lübnan’la doğrudan müzakere iddiaları üzerine açıklamalarda bulundu. Saar, İsrail'in bu hafta ABD yönetimine İran'la çatışmanın şiddetlenmesi üzerine, "balistik füze savunma sistemlerinin kritik derecede azaldığı yönünde" bilgilendirmede bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Ayrıca İsrailli bakan, "ABD ve İsrail'in, İran'la savaşı tüm hedeflere ulaşılana kadar sürdürme hedefinde mutabık olduğunu” aktardı.


İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine bağlı Yamhur Şakif beldesindeki camiyi hava saldırısıyla hedef aldığı bildirildi. Saldırıda camide büyük hasar meydana geldiği kaydedildi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 24 artarak 850'ye, yaralı sayısının ise 2 bin 105'e yükseldiğini bildirdi.


Hamas'tan bir kaynağın verdiği bilgiye göre, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sidon bölgesine düzenlediği saldırıda Hamas yetkilisi Wissam Taha öldürüldü.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı, İran kaynaklı saldırılarda 4 balistik füze ve 6 insansız hava aracının (İHA) engellendiğini açıkladı. Bakanlığın açıklamasında, İran’ın başlattığı saldırılar kapsamında şimdiye kadar BAE savunma sistemlerinin 298 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 1606 İHA’yı etkisiz hâle getirdiği belirtildi. Saldırılarda, BAE, Pakistan, Nepal ve Bangladeş uyruklu 6 kişinin hayatını kaybettiği, 142 kişinin ise hafif ve orta şiddette yaralandığı kaydedildi.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, İran'ı suçlamak amacıyla 11 Eylül olaylarına benzer "sahte bayrak" operasyonu planlandığına dair bilgi aldığını kaydederek, "Epstein'ın şebekesinin kalan üyelerinin, 11 Eylül'e benzer bir olay yaratmak ve suçu İran'a atmak için bir komplo kurduklarını duydum. İran, bu tür terörist planlara temelden karşıdır ve Amerikan halkıyla hiçbir savaşı yoktur" ifadelerini kullandı.

İran'ın füze saldırısında Tel Aviv'in isabet aldığı bildirildi. CNN Türk'e yansıyan görüntülerde, füzenin düştüğü bölgede yangın çıktığı görülürken, bir araç alevler içinde kaldı.
İtfaiye ekiplerinin yangına müdahale etmeye çalıştığı kaydedildi. Kurtarma ekiplerinin açıklamasına göre, İsrail'in orta kesimlerinde birçok noktada hasar ve yangınlar meydana geldi.

İran ordusu, İsrail'in güvenlik merkezleri ve polis karargahlarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığını açıkladı.
İran ordusundan saldırılara dair açıklama yapıldı. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"İran milletinin meşru savunmasının devamı ve Siyonist rejimin İran'ın polis karargahlarında ve kamu kontrol noktalarında milletin çocuklarına yönelik açık saldırılarına karşılık olarak, bu sabahtan itibaren 'Lahav 433' adlı özel polis birimi ve 'Gilat Defense' uydu iletişim merkezi de dahil olmak üzere Siyonist terörist rejimin güvenlik merkezleri ve polis karargahları güçlü insansız hava aracı saldırılarının hedefi olmuştur." denildi.

İran Kızılay Başkanı Pir Hüseyin Kolivend, ABD-İsrail saldırılarında 29 bin 146 konut ve sivil yapı saldırıya uğradığını ve 236 sağlık merkezinin zarar gördüğünü bildirdi. Kolivend ayrıca saldırılarda 120 eğitim merkezinin de hasar aldığını belirterek ülke genelinde toplamda askeri alanlar dışında kalan 54 bin 550 yapının zarara uğradığını belirti.


İran medyasının haberine göre, ülkenin batı ve orta kesimlerindeki Hamedan ile İsfahan kentlerinde birden fazla patlama sesi duyuldu. Patlamaların ardından bölgeden dumanlar yükseldiği bildirildi.

Irak’ın başkenti Bağdat’taki Uluslararası Havalimanı’nda ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin konuşlandığı Victory Üssü'ne roket saldırısı düzenlendi. Irak İçişleri Bakanlığı, saldırıda can kaybı yaşanmadığını belirtti. Olayın ardından güvenlik birimleri bölgede inceleme başlattı.
FPV dronun ABD üssüne saldırı anında kaydettiği görüntüler
FPV DRONLAR ABD SAVUNMASINI İLK KEZ AŞTI
Al Jazeera'nin haberine göre, FPV tipi İHA'lar ilk kez ABD'nin savunma sistemlerini aşarak kritik bir hedefi vurdu. Bir güvenlik kaynağı saldırının ayrıntılarını paylaşarak, "Bağdat Havaalanı'ndaki Victory Üssü'ne 3 roketle saldırı düzenlendi; bunlardan ikisi üssün özel savunma sistemleri tarafından düşürüldü, üçüncüsü ise Terörle Mücadele Servisi Komutanlığı karargahının yakınlarına düştü" dedi.

İran ve Lübnan’dan atılan roketler nedeniyle Hayfa başta olmak üzere işgal altındaki Golan Tepeleri’nin kuzeyi ve İsrail’in kuzeyinde birçok kentte alarm sirenleri çaldı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan İsrail’e roketlerin fırlatıldığı ve hava savunma sistemlerinin bunları engellemeye çalıştığı belirtildi. Açıklamada, sirenlerin işgal altındaki Golan Tepeleri’nin kuzeyi ile İsrail’in kuzeyindeki yerleşim bölgelerinde de çaldığı kaydedildi.
İsrail’in Kanal 12 televizyonu ise İran ile eş zamanlı olarak Lübnan’dan da İsrail'e roket saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Roket ve füzelerin büyük bölümünün hava savunma sistemleri tarafından önlendiği, ancak Lübnan’dan fırlatılan roketlerden birinin kuzeydeki bir yerleşim bölgesine düştüğü ifade edildi. İsrail ordusu, saldırının hedef aldığı bölgede arama-kurtarma çalışmalarının yürütüldüğünü açıkladı.


İran Dışişleri Bakanı Arakçi, "Enerji tesislerimiz hedef alınırsa, biz de bölgedeki Amerikan şirketlerinin tesislerini hedef alacağız" açıklamasını yaptı.
'SALDIRILARIMIZ YALNIZCA ABD ÜSLERİNİ HEDEF ALMAKTADIR'
İran'ın bölgedeki ABD üsleri ve hedeflerine saldırılarına değinen Arakçi,"Saldırılarımız yalnızca bölgedeki Amerikan üslerini ve çıkarlarını hedef almaktadır. Bölge ülkeleriyle birlikte, saldırıya uğrayan hedefler hakkında bir soruşturma komitesi kurmaya hazırız." dedi.
Bununla birlikte bölgede İran'a atfedilen bazı saldırıların "sahte bayrak" operasyonu olabileceğine dikkati çeken Arakçi, şunları kaydetti:
"İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in belirli noktalardan Arap ülkelerine saldırılar düzenlediğine dair bilgiler aldı. Amerikalılar, 'Şahid' insansız hava aracımıza tamamen uyumlu ve Arap ülkelerindeki hedeflere yönelik saldırılar düzenleyen 'Lucas' adlı bir insansız hava aracı geliştirdiler. İsrail'in de bu ülkelerin İran ile ilişkilerini bozmak amacıyla Arap ülkelerindeki sivil hedeflere yönelik saldırıların arkasında olması mümkündür. Şu ana kadar bölgedeki hiçbir sivil veya yerleşim alanını hedef almadık."
SAVAŞIN SONA ERMESİ İÇİN 2 ŞART
İran'ın savaşın sona erdirilmesine ilişkin girişimleri memnuniyetle karşıladığını belirten Arakçi, "Savaşı sona erdirmek için henüz somut bir girişimde bulunulmadı. Savaşın adil bir şekilde sona ermesine yol açacak her türlü bölgesel girişimi memnuniyetle karşılayacağız ancak savaşın sona ermesi, İran'a bir daha saldırılmasının önünü kesmeye ve tazminat ödenmesine bağlıdır." şeklinde konuştu.
HAMANEY'İN DURUMU
ABD-İsrail'in saldırılarının ardından İran'ın bu ülkelerle bağlantılı gemilerin geçişine kapattığı Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin de bilgi veren Arakçi, Hürmuz Boğazı'nın İran tarafından kapatılmadığını ve Amerikan gemileri ve saldırganlara hariç herkese açık olduğunu aktardı.
İranlı Bakan, yeni lider Ayetullah Mücteba Hüseyni Hamaney'in de yaralandığına dair haberlerin sorulmasına üzerine "Devrim Lideri'nin sağlığı mükemmel ve durumu yönetiyor." dedi.

İran devlet haber ajansı IRNA’nın bildirdiğine göre, İran’ın Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Urmiye kentinde 20 kişi İsrail ile işbirliği yaptıkları şüphesiyle gözaltına alındı. Haberde, operasyonun eyalet savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi.
Batı Azerbaycan Eyalet Savcısı Hüseyin Macidi, gözaltıların İran Devrim Muhafızları (IRGC) istihbarat birimi ile Besiç ağları tarafından yürütülen istihbarat ve siber izleme faaliyetlerinin ardından yapıldığını belirtti. Macidi, güvenlik güçlerinin uzun süredir yürüttüğü takip çalışmalarının operasyonla sonuçlandığını ifade etti.

Suudi Arabistan, 29 insansız hava aracı (İHA) saldırısının hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini bildirdi. Etkisiz hale getirilen İHA'ların gönderildikleri yer ve saldırı girişimi sonucu herhangi bir hasar ya da can kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi verilmedi.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ülkenin çeşitli bölgelerinde duyulan seslerin, balistik füze ve İHA’ların hava savunma sistemleri ve savaş uçakları tarafından etkisiz hâle getirilmesinden kaynaklandığı belirtildi. Açıklamada, hava savunma birimlerinin İran kaynaklı saldırılara karşı etkin bir şekilde hazır ve teyakkuzda olduğu vurgulandı.

Kuveyt Ulusal Muhafızlar Başkanlığı, askeri güçlerinin "güvenliğini sağlamakla sorumlu olduğu bir bölgede" 5 insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü açıkladı.
Başkanlığın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, askeri güçlerin son 24 saat içinde "güvenliğini sağlamakla sorumlu olduğu bir bölgede" 5 İHA'yı düşürdüğü belirtildi.
Açıklamada, bu eylemin, hayati önem taşıyan yerleri korumak, güvenliği artırmak ve olası tehditlere karşı koymak amacıyla yürütülen çalışmaların bir parçası olduğu vurgulanarak, İHA'ların düşürüldüğü bölgeye ilişkin ayrıntı verilmedi.
Vatandaşlara ilgili makamlar tarafından verilen güvenlik ve emniyet talimatlarına uyma çağrısı yapılan açıklamada, İHA'ların kaynağına işaret edilmedi.
Açıklamada ayrıca, ordu, polis ve itfaiye ile işbirliği içinde hareket eden güçlerin, ülkenin "güvenliğini istikrarsızlaştırmayı amaçlayan her türlü tehdide karşı koymaya tamamen hazır olduğu" vurgulandı.

Lübnan Sağlık Bakanlığından sabah saatlerinde yapılan yazılı açıklamada, "Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentinde yer alan Rahibat Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda 4'ü çocuk 7 kişi şehit oldu." ifadesi kullanıldı.
Açıklamada ülkenin güneyindeki Sayda kentine bağlı Haret Sayda ile Cezzin beldesine bağlı Katrani bölgelerine yönelik saldırılara ilişkin de bilgi verildi.
Haret Sayda ve Katrani bölgelerine İsrail'in düzenlediği iki saldırıda 7 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
Bu kişilerden 4'ünün Haret Sayda'da, 3'ünün Katrani'de hayatını kaybettiği, saldırılarda 8 kişinin de yaralandığı kaydedildi.

İran'dan İsrail'e yönelik füze saldırılarının ardından işgal altındaki Doğu Kudüs ve İsrail'in başkenti Tel Aviv'de şiddetli patlama sesleri duyuldu.
AA muhabiri, işgal altındaki Doğu Kudüs'te önce telefonlardan saldırı uyarısı yapıldığını, ardından gökyüzünde şiddetli patlamaların meydana geldiğini bildirdi.
İsrail basını, başkent Tel Aviv'de İran'dan yapılan saldırılar sonrasında patlama seslerinin duyulduğunu aktardı.
İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı, dakikalar sonra tehlikenin sona erdiğini açıkladı.
İsrail acil yardım servisleri, sığınaklara koşarken hafif yaralananlar dışında herhangi bir ihbar almadıklarını bildirdi.

ABD ve İsrail İran’a yönelik saldırılarını sürüdürüyor. İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, ülkenin İsfahan kentindeki bir fabrikanın füze saldırısına uğradığını bildirdi. Isıtıcı ve buzdolabı üreten fabrikada saldırı esnasında çok sayıda işçinin bulunduğu belirtilerek, en az 15 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Saldırının "Düşmanlar Amerika ve Siyonist İsrail" tarafından düzenlendiği vurgulandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde İsfahan kentinin yoğun hava saldırılarına uğradığı görüldü.

ABD ordusundan, İran’a gerçekleştirilen saldırılar ile ilgili yeni açıklama geldi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’ı hedef alan saldırıların yeni görüntülerini yayınlayarak, "ABD güçleri, İran'ın askeri kapasitesini zayıflatmaya devam ediyor. ABD kuvvetlerinin saldırıları öngörülemez, dinamik ve belirleyici olmayı sürdürüyor" açıklamasında bulundu. Yayınlanan görüntülerde, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait uçakların askeri üsler ile uçak gemilerinden havalandığı ve rejimine ait çok sayıda hedefin hava saldırıları ile imha edildiği görüldü.

ABD Başkanı Donald Trump, NBC yayın kuruluşuna telefonda verdiği röportajda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Mevcut şartlar altında İran ile bir anlaşma yapmak istemediğini belirten Trump, "İran bir anlaşma yapmak istiyor ve ben henüz şartlar yeterince iyi olmadığı için bunu yapmak istemiyorum" dedi. Trump, olası bir anlaşma için şartların "çok sağlam" olması gerektiğini ifade etti. İran’ın savunma yeteneklerini büyük ölçüde yok ettikleri iddiasını yineleyen Trump, "Füzelerinin çoğunu etkisiz hale getirdik. insansız hava araçlarının çoğunu etkisiz hale getirdik. Füze ve insansız hava aracı üretimlerini büyük ölçüde durdurduk. Bunlar iki gün içinde tamamen yok edilecekler" dedi. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan da dahil olmak üzere Orta Doğu'daki ABD müttefiklerinin "harika" davrandığını ve "gereksiz yere hedef alındıklarını" ifade eden Trump, İran’ın Orta Doğu ülkelerini hedef almasını "bu olaydaki en büyük sürpriz" olarak niteledi.
"Birçok ülke Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için yardım sözü verdi"
Birçok ülkenin Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanmasına yardımcı olma sözü verdiğini belirten Trump, ülke ismi vermekten kaçındı. Trump, "Sadece söz vermekle kalmadılar, aynı zamanda bunun harika bir fikir olduğunu düşünüyorlar" diye konuştu. İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın döşeyip döşemediğinin kesin olmadığını aktaran Trump, "Boğazı çok güçlü bir şekilde tarayacağız. Petrole erişimleri bir şekilde engellenen, ya da farklı durumlarda engellenen diğer ülkelerin de bize katılacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. ABD Donanmas’ının boğazdan geçen gemilere refakat etmeye başlayıp başlamayacağı sorusuna kesin yanıt vermekten kaçınan Trump, "Bu mümkün" demekle yetindi.
"Hark Adası’nı tamamen yerle bir ettik"
ABD’nin İran için kritik önemde olan Hark Adası’na düzenlediği son saldırılara da değinen Trump, "Hark Adası'nı tamamen yerle bir ettik, ama eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabiliriz" dedi. Trump, "Ancak bildiğiniz gibi, enerji altyapısına hiçbir şey yapmadım, çünkü onu yeniden inşa etmek yıllar alırdı" hatırlatmasında bulundu.
"Hamaney hayattaysa, ülkesi için akıllıca bir şey yapmalı"
Trump, İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in sağlık durumu hakkında ise, "Hayatta olup olmadığını bile bilmiyorum. Şimdiye kadar kimse onu gösteremedi" yorumunu yaptı. Hamaney’in hayatta olmadığına dair "söylentiler" olduğunu aktaran Trump, "Eğer hayattaysa, ülkesi için çok akıllıca bir şey yapmalı, o da teslim olmak" dedi. Trump, İran’ın dini lideri olarak görmek istediği isimlerin olup olmadığı sorusuna kesin yanıt vermeyerek, "Ülkenin geleceği için harika liderler olabilecek hayatta olan insanlar var" dedi. Trump, bu isimlerden herhangi biriyle temasta olup olmadığının sorulması üzerine, "Bunu söylemek istemiyorum. Onları tehlikeye atmak istemiyorum" yanıtını verdi.
"Petrol fiyatları düşecek"
Trump, İran savaşının ardından artan petrol fiyatları konusundaki endişelere de değindi. İran'daki savaş bittikten kısa süre sonra petrol fiyatlarının düşeceğini öne süren Trump, "Bence fiyatlar daha önce olduğundan daha da aşağıya inecek. Ben rekor düşüş bekliyorum. Piyasada çok fazla petrol, gaz var. Ama biliyorsunuz, biraz tıkanıklık yaşanıyor. Çok yakında bu tıkanıklık geçecek" diye konuştu. Petrol fiyatlarının ara seçimleri etkileyip etkilemeyeceği sorusuna "Hiç endişeli değilim" yanıtını veren Trump, "Tek istediğim, İran'ın bir daha asla Orta Doğu'nun zorbası olamayacağından emin olmak" ifadelerini kullandı. Küresel petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle Rus petrolüne uygulanan bazı yaptırımları geçici olarak kaldırma kararıyla ilgili sorulan soruya Trump, "Dünya için petrol istiyorum. Petrol istiyorum" yanıtını verdi. Trump, Rusya’ya uygulanan yaptırımların "kriz biter bitmez geri döneceğini" söyledi.

İsrail hükümeti, 2026 yılında "savaş yönetimi ihtiyaçları için gizli, acil ve hayati öneme sahip savunma alımları" için 2,6 milyar yeni İsrail şekeli (yaklaşık 830 milyon Amerikan doları) bütçe ayrılmasını onayladı.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail kabinesinin bütçeyi yapılan telefon görüşmesiyle oyladığını kaydetti.
"Gizli, acil ve hayati öneme sahip savunma alımları" için yaklaşık 830 milyon dolar bütçe ayrıldığı belirtilen haberde, 2026'da faiz ve komisyon ödemeleri için ayrılan bütçenin 1,5 milyar şekel (yaklaşık 500 milyon dolar) azaltılacağı, bakanlıkların bütçesinin ise 1,1 milyar şekel (yaklaşık 350 milyon dolar) azaltılacağı aktarıldı.
Karar, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemelerinin devam ettiği süreçte geldi.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, bakanlardan Zeev Elkin ve Gideon Saar söz konusu karar için aleyhte oy kullandı.
Öte yandan İsrail Maliye Bakanlığı, İsrail ekonomisi için 2026 yılı büyüme tahminini aşağı yönlü revize etti.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan raporda, bu yılki büyüme tahmininin yüzde 0,5 oranında düşürülerek yüzde 5,2'den yüzde 4,7’ye revize edildi.
Haberde, bu tahminin İran'a yönelik saldırıların İsrail ekonomisi üzerindeki etkisinden kaynaklandığı ve saldırıların birkaç hafta süreceği senaryosuna dayandığı; savaşın uzaması veya genişlemesi durumunda tahminlerin aşağı yönlü tekrar revize edilebileceği aktarıldı.

İran Devrim Muhafızları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu öldürmeye yönelik saldırılara kararlılıkla devam edeceklerini açıkladı.
Tesnim Haber Ajansı, Devrim Muhafızlarının Gerçek Vaat-4 operasyonlarının 52. dalgasına ilişkin açıklamasını yayımladı.
Açıklamada, "Netanyahu'nun hayatta olması durumunda onu takip edip öldürmeye yönelik saldırılara kararlılıkla devam edeceğiz." ifadesi kullanıldı.
Devrim Muhafızlarının 52. dalga saldırılarında ağır füzelerle Tel Aviv'in sanayi bölgelerini hedef aldığı vurgulanan açıklamada, Erbil el-Harir Hava Üssü, Kuveyt'teki Ali el-Salem ve Camp Arifjan üslerindeki sanayi bölümleri ile ABD güçlerinin toplandığı merkezlere füze ve İHA'larla saldırı gerçekleştirildiği aktarıldı.
NETANYAHU ÖLDÜRÜLDÜ İDDİALARI
İsrail Başbakanlık Ofisi, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun İran’ın misilleme saldırısında öldürüldüğüne ilişkin sosyal medyada yayılan iddiaları yalanladı.İsrail Başkanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada yanıtta, "Bunlar yalan haber, Başbakan iyi durumda." ifadesine yer verildi.Öte yandan Netanyahu'nun son 'Güvenlik Bilgilendirme Toplantısına' katılmadığı görüntüler iddiayı güçlendiren detay olarak dikkat çekti.

İran'dan yapılan füze saldırısı nedeniyle İsrail'in başkenti Tel Aviv ve çevresindeki kentlere şarapnel parçaları düştüğü, 3 bölgede yangın çıktığı bildirildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan atıldığı tespit edilen füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına gönderilen uyarı mesajlarının ardından başta Tel Aviv olmak üzere ülkenin orta kesiminde sirenler çaldı.
Tel Aviv'de İran'dan atılan füzeleri önlemek için hava savunma sistemlerinden önleyici füzelerin ateşlendiği görüldü.
Misillemenin ardından Tel Aviv'in çevresindeki söz konusu kentlerde elektrik kesintilerinin yaşandığı aktarıldı.
Düşen şarapnel parçaları nedeniyle Holon, Bnei Brak ve Rishon Lezion kentlerinde çıkan yangınların hasara yol açtığı ifade edildi.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı'ndan Kanal 12'ye yapılan açıklamada, ilk belirlemelere göre füze saldırısından ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi.

Suudi Arabistan, başkent Riyad ve ülkenin doğu bölgesinde 13 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini duyurdu.
Savunma Bakanlığı tarafından sosyal medyadan yapılan açıklamalarda, gece saatlerinden itibaren Riyad ve ülkenin doğu bölgelerinde imha edilen İHA'lara ilişkin bilgi verildi.
Riyad ve doğu bölgelerinde toplam 13 İHA'nın tespit ve imha edildiği bildirildi.
İmha edilen İHA'ların geldikleri yer ve saldırı girişimi sonucu herhangi bir hasar ya da can kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi verilmedi.
İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'ye ait güçlerinin bulunduğu Suudi Arabistan'ın doğusunda bulunan el-Harc kentindeki Prens Sultan Hava Üssü'ne yönelik saldırı yapıldığını duyurmuştu.

İsrail'in, hava savunma sistemlerinde kullandığı önleyici füzelerde "büyük eksiklik" olduğunu ABD'ye bildirdiği öne sürüldü.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Tel Aviv yönetimi füze stoklarındaki "ciddi azalmaya" ilişkin Washington'a bilgi verdi.
ABD kaynaklarına dayandırılan haberde, bir yetkili bu eksikliğin "beklenen bir durum" olduğunu belirterek, ABD'nin "kendi önleyici sistemlerinde benzer bir eksiklik yaşamadığı" bilgisini verdi.
Yetkili, ABD'nin "bölgedeki askeri üslerini ve personelini korumak için ihtiyacı olan her şeye sahip olduğunu" iddia etti.
Haberde, İsrail'in önleyici füzelerindeki "büyük eksikliği" ABD makamlarına ilettiği ve Tel Aviv’in bu açığı kapatmak için çözüm arayışında olduğu kaydedildi.
Habere ilişkin ABD ve İsrail'den henüz resmi bir açıklama yapılmadı.









