Son dakika... Beyaz Saray'da gizli görüşme: ABD yeşil ışık yakabilir... 'İran'a saldırı masada'
Güncelleme Tarihi:
Son dakika... Beyaz Saray'da gizli görüşme: ABD yeşil ışık yakabilir... 'İran'a saldırı masada'
Güncelleme Tarihi:

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, başkent Moskova'da düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konuları değerlendirdi.
AA muhabirinin, "İsrail ile Hamas arasındaki müzakerelerde sorunlar yaşanıyor. Bunu ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Hamas'a yönelik tehditlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Zaharova, "Anlaşmaların kati şekilde uygulanması, Gazze Şeridi'ndeki durumun iyileşmesi için önemli faktör." yanıtını verdi.
Zaharova, Hamas ile İsrail arasında Katar'ın başkenti Doha'da görüşmeler yapıldığına dikkati çekerek, "Bu, müzakere sürecinin devamı olarak değerlendirilebilir. Bunun Gazze'de sürdürülebilir ateşkesi sağlayacağı ve Filistin meselesinin kapsamlı çözümüne yol açacağını umuyoruz." ifadesini kullandı.
Gazze'de insani durumun "feci" olduğunu belirten Zaharova, şöyle devam etti:
"Ölü ve yaralı Gazzeli sayısı 160 bini aştı. 2 milyona kadar kişi göç etmek zorunda kaldı. Bu rakam, nüfusun yüzde 90'ı. Çatışmalar esnasında Gazze Şeridi'nin sivil altyapının neredeyse tamamı yok edildi. Uzmanlara göre Gazze'nin büyük bir kısmı uzun yıllar boyunca yaşamak için uygun olmayacak. Mevcut ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze'ye insani yardımın ulaştırılmasında ciddi aksamalar yaşanıyor. Bunun sonucu olarak, orada kalan insanlar acı çekiyor."
Zaharova, daha önce Gazze'ye Mısır üzerinden insani yardım ulaştırdıklarını ve bu yöndeki çalışmaları sürdüreceklerini dile getirdi.

Görevi 6 Mart'ta bırakacak olan İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, geçtiğimiz haftalarda Hamas'ın Gazze'den serbest bıraktığı İsrailli kadın askerlerden özür diledi.
The Times of Israel'in haberine göre, Halevi, Hamas ve İsrail arasındaki esir takasının ikinci turunda serbest bırakılan Liri Albag, Naama Levy ve Karina Ariev ile üçüncü turunda serbest bırakılan Agam Berger'le bir araya geldi.
Görüşmeye yine ikinci turda serbest bırakılan kadın askerlerden Daniella Gilboa katılmadı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Halevi'nin, 7 Ekim 2023 öncesi gözlemci olarak görev yapan askerlerden, uyarılarını ciddiye almadıkları için özür dilediği ileri sürüldü.
Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın 7 Ekim 2023'te başlattığı "Aksa Tufanı" saldırısından aylar önce söz konusu askerlerin Gazze Şeridi'nde hareketlilik olduğuna ilişkin raporlar sunduğu, bu raporların kıdemli subaylar ve istihbarat yetkilileri tarafından önemsiz görülerek dikkate alınmadığı aktarıldı.
Toplantı sırasında dört askerin Halevi'ye Gazze Şeridi'nde yaşadıklarını anlattığı bildirildi.
Halevi'nin askerlere 7 Ekim'de yaşananların soruşturulacağını ve kendilerinin de buna müdahil olması gerektiğini söylediği kaydedildi.

Hamas ile İsrail arasındaki esir takasının altıncı turunda, 3 İsrailli esire karşılık 369 Filistinli esirin serbest bırakılacağı bildirildi.
Hamas’a bağlı Esirler Medya Ofisi, esir takasının altında turunda toplam 369 Filistinli esirin serbest bırakılacağını açıkladı.
Açıklamada, İsrail hapishanelerindeki esirlerden 36'sının müebbet hapis cezasına çarptırılan, 333'ünün ise 7 Ekim 2023'ten sonra Gazze Şeridi'nde alıkonulan Filistinliler olacağı kaydedildi.

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları yarın serbest bırakılacak 3 erkek esirin ismini açıkladı. Esirlerin isminin "Sasha Alexander Trubnov, Sagi Dekel Han ve Yair Horn" olduğu belirtildi.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, İsrail ordusunun Lübnan-İsrail sınırındaki Mavi Hat'ın güneyine çekilmesi gerektiğini ifade etti.
Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Barrot ve Recci, dün Paris'te gerçekleştirilen Uluslararası Suriye Konferansı kapsamında görüştü.
Barrot, görevine yeni başlayan Lübnanlı meslektaşını tebrik ederek, Fransa'nın, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ın ülkelerini yeniden kalkındırmaya yönelik başlattığı değişim sürecini desteklediğini söyledi.
Fransız Bakan, İsrail ve Lübnan arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması kapsamında tarafların taahhütlerine uyması konusunda Fransa'nın kararlılığını dile getirdi.
Recci ve Barrot, Lübnan halkının beklentilerinin ve ülke ekonomisinin yeniden kalkınması için gelecek reformların önemli olduğunu ifade etti.
İki bakan, kararlaştırılan takvim doğrultusunda İsrail ordusunun Lübnan-İsrail sınırındaki Mavi Hat'ın güneyine çekilmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına uygun olarak Lübnan ordusunun bölgede konuşlandırılması gerektiğini kaydetti.
Suriye'deki durumu da ele alan iki bakan, bu ülkede barışçıl ve kapsayıcı geçiş sürecinin sağlanması ve herkesin güvenlik çıkarlarının korunması yönündeki beklentilerini dile getirdi.
Barrot ve Recci, bölgesel istikrar açısından Suriye ve Lübnan arasında barışçıl ilişkilerin önemine dikkati çekti.

Washington Post (WP) gazetesi, İsrail'in İran yönelik askeri harekatına ABD desteğinin görüşüldüğünü söyledi.
WP'de yer alan habere göre, İsrail Başbakanı Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump'ın bir araya geldiği görüşmede, ABD'nin İran'ın nükleer programıyla mücadele etmek için İsrail'i destekleyebileceği çeşitli yöntemleri görüştü.

İsrailli yetkililere atıfta bulunan WP, diplomatik baskının İran'ı nükleer tesislerini terk etmeye zorlamada başarılı olmaması halinde, İsrail'in “ABD desteği olsun ya da olmasın" bu tesisleri bombalamaya hazır olduğunu söyledi.
WP, ABD'nin İsrail'i desteklemesi için masada "İran'a diplomatik baskı için verilecek zorlayıcı bir ultimatomdan, aktif askeri desteğe" kadar bir dizi seçenek bulunduğunu ve İsrail'in saldırmak için fırsat kolladığını vurguladı.
İran konusunun ne zaman görüşüldüğünün net olmadığını belirten WP, İsrail'in Tahran yönetimini en savunmasız döneminde gördüğünü ifade etti.

İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'da Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ait bir sağlık merkezini basıp burayı geçici gözaltı alanı olarak kullandı.
UNRWA'dan yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin 12 Şubat'ta Beytüllahim kenti yakınlarındaki Arub Mülteci Kampı Sağlık Merkezine zorla girerek burayı onlarca Filistinlinin gözaltına alınması ve sorgulanması için kullandığı kaydedildi.
İsrail'in BM tesislerinin dokunulmazlığını açıkça hiçe saydığı ve işgal altındaki Batı Şeria'da UNRWA tesislerine yönelik buna benzer olayların Ekim 2023'ten bu yana defalarca yaşandığı aktarıldı.
Açıklamada ayrıca İsrail'in UNRWA'ya yönelik yasak kararına işaret edilerek 30 Ocak'tan bu yana UNRWA'nın İsrail ile iletişim kuramadığı dolayısıyla bu tür olayları rapor edip çözüm için talepte bulunamadığı belirtildi.

İsrail askerleri, Doğu Kudüs’ün kuzeyindeki Hizma beldesinin iki girişini kapatarak, Filistinlilere ait onlarca aracın giriş-çıkışını engelledi.
Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu, Hizma beldesinin iki ana girişine iki askeri kontrol noktası kurdu.
Araçların hareketini durduran İsrail askerleri, belde sakinlerine ses bombası ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti.
Saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze ile ilgili tepki çeken açıklamaları gündemdeki tazeliğini korurken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan konuyla ilgili yorum geldi.
Katıldığı bir radyo programında değerlendirmelerde bulunan Rubio, "Gazze'ye ne olacak?" sorusuna yanıt bulunması gerektiğini söyledi.
Tüm ülkelerin Filistinlileri ne kadar önemsediklerini söylediğini, ancak hiçbirinin Gazze konusunda bir şey yapmaya çalışmadığını iddia eden Rubio, "Başkan da diyor ki, tamam, o zaman şöyle yapacağız. Biz üstleneceğiz. İnsanları yer değiştirtmek zorunda kalacağız. Şu anda tek plan bu" şeklinde konuştu.
"HAMAS’LA YÜZLEŞEN ABD ASKERLERİ OLMAYACAK"
Gazze konusunda alternatif planları değerlendirmeye açık olduklarını ifade eden Rubio, "Eğer birilerinin daha iyi bir planı varsa, ki umarız vardır, Arap ülkelerinin daha iyi bir planı varsa, bu harika olur. O zaman var derler, ortaya koyarlar, biz de bakarız. Neyle ilgili olduğunu ve ne işe yaradığını görürüz" değerlendirmesinde bulundu.

Hamas’ı bölgede bırakacak herhangi bir planın soruna neden olacağını kaydeden Rubio, "Çünkü İsrail buna müsamaha göstermeyecektir" dedi.
"Hamas'ın silahları var. Birilerinin bu adamlarla yüzleşmesi gerekiyor. Bu kim olacak?" sorusunu soran Rubio, "Amerikan askerleri olmayacak. Bölgedeki ülkeler bu işi çözemezse, o zaman İsrail bunu yapmak zorunda kalacak. Biz de kaldığımız yere geri döneceğiz. Yani bu sorunu çözmüyor" ifadelerini kullandı.
"PLAN ÖNERİSİNİ DÖRT GÖZLE BEKLİYORUZ"
Arap ülkelerinin kısa bir süre sonra kendi planlarını ABD’ye ileteceğini ifade eden Rubio, "Ve umarım gerçekten iyi bir planları olur ve bunu başkana sunarlar. Ama, bundan hoşlanmasalar da, şu anda tek plan Trump planı. Yani daha iyi bir planları varsa, onu sunmanın zamanı şimdi. Bu yüzden bunu dört gözle bekliyoruz" diye konuştu.

İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Lübnan'ın güneyindeki iki bölgeye hava saldırısı düzenledi.
Resmi kaynaklar, henüz saldırılara ilişkin can kaybı ve yaralı bilgisi vermedi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Hizbullah'a ait askeri bölgelere saldırı düzenlendiği iddia edildi.
Saldırı düzenlenen bölgelerdeki faaliyetlerin İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes anlaşmasının "açık bir ihlali" olduğu öne sürülen açıklamada, saldırıların Hizbullah'ın yeniden silahlanma ve güçlenme girişimlerini engelleme amacı taşıdığı savunuldu.

İsrail devlet televizyonu KAN'da yayımlanan haberde, Hamas'ın 15 Şubat'ta serbest bırakması öngörülen İsrailli 3 esirin ismini, yarın Tel Aviv'e iletmesinin beklendiği belirtildi.
Habere göre, hükümetten ismini vermek istemeyen bazı kaynaklar, anlaşmanın sürdürülmesi konusunda Hamas'la fiili olarak uzlaşının sağlandığını ve yakında resmi olarak açıklanabileceğini teyit etti.
Haberde "ancak şu ana kadar Başbakanlık ofisinin resmi tutumunun, Hamas'la herhangi bir anlaşmanın olmadığı yönünde" olduğu aktarıldı.
Başbakan Binyamin Netenyahu'nun gün içerisinde üst düzey güvenlik yetkilileriyle yaptığı görüşmelere rağmen İsrail'in, anlaşmaya göre 15 Şubat'ta sağ olarak serbest bırakılması gereken 3 İsrailli esirin listesini yarın (14 Şubat) almak için hazırlandığı ifade edildi.
Ayrıca her ne kadar son dakikada bir şeyler olabilse de Tel Aviv'in şu anda 3'ten fazla İsrailli esirin serbest bırakılmasını beklemediği aktarıldı.

İsrail basınına konuşan İsrailli üst düzey yetkililer, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) İran'ın nükleer tesislerine saldırma kapasitesine ulaştığını ancak saldırı için ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile gerçekleştireceği temasların sonucunu beklediklerini söyledi.
Yetkililer, Trump'ın İran'a nükleer anlaşmaya varmak için ne kadar süre tanıyacağını belirtmezken İsrai gazetesi Jerusalem Post, saldırının "Önümüzdeki aylarda" gerçekleşebileceğini savundu.
Jerusalem Post, dün ABD gazeteleri Wall Street Journal ve Washington Post'ta çıkan "İsrail, İran'ın nükleer tesislerine saldırmayı planlıyor" ve İsrail'in yıl ortasına kadar İran'a saldırması muhtemel" haberleri ile Suudi Arabistan haber kanalı Al Arabiya'nın Ocak ayı raporlarının saldırının gerçekleşeceğine işaret ettiğini ifade etti.

Jerusalem Post, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'e gönderdiği ilk tebrik mektubunun, İsrail'in İran'a yapacağı saldırının ipuçlarını verdiğini söyledi.
Katz, gönderdiği mektupta, “İran ve ortakları bölgesel ve küresel istikrarı tehdit etmeye devam ediyor. Önümüzdeki aylar bize askeri hazırlık gerektiren zorluklar ve stratejik hedeflerimizi ilerletmemizi sağlayacak fırsatlar sunuyor. Birlikte başarılı olabileceğimize, bölge için uzun vadeli istikrar ve daha iyi bir gelecek yaratabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

ABD Temsilciler Meclisindeki 215 Demokrat üyeden 145'i, yazdıkları mektupla Başkan Donald Trump'tan, "Gazze'yi devralma" konusundaki açıklamalarını geri çekmesini istedi.
Mektupta, "Sayın Başkan, sivil Filistinli nüfusun Gazze Şeridi'nden kalıcı olarak taşınmasını ve ABD'nin bölgeyi 'ele geçirmesini', 'sahiplenmesini' ve 'Orta Doğu'nun Rivierasına dönüştürmesini ilan eden 4 Şubat 2025 tarihli tehlikeli yorumlarınızı geri çekmeniz için size çağrıda bulunuyoruz." ifadeleri kullanıldı.
ABD’nin şu an İsrail-Filistin çatışmasının çözümünde her zamankinden daha fazla, yapıcı bir rol oynaması gerektiğine işaret edilen mektupta, "Bir Amerikan Başkanının 2 milyon insanın zorla ve kalıcı olarak yerinden edilmesini savunmasından endişe duyuyoruz. Böyle bir eylem yalnızca ahlaki olarak savunulamaz olmakla kalmaz aynı zamanda Cenevre Sözleşmesi'ni ihlal eder, ABD çıkarlarını ve birliklerini tehlikeye atar ve küresel konumumuzu zayıflatır." değerlendirmesinde bulunuldu.
Mektupta, ABD ordusunun bir savaş bölgesinde "böyle bir suçu işlemeleri emri önerisinin de pervasızca ve tehlikeli" olduğuna dikkat çekilerek, 2 milyon insanı zorla yerinden etmeye çalışmanın çok sayıda ABD'linin ölümüne ve dünya çapındaki terörizmde muazzam bir artışa neden olacağı vurgulandı.
ABD’nin bu çatışmaya çözüm olarak zorla yerinden etmeyi teşvik edemeyeceğinin altı çizilen mektupta, bunun yürürlükte olan mevcut ateşkese zarar vereceği ve Gazze'nin yeniden inşası ve iki devletli çözüme dayalı kapsamlı bölgesel barışa olan bağlılıklarını teyit eden Arap müttefikleri ile ABD'nin çalışma fırsatını tehlikeye atacağı kaydedildi.

ABD’de 350 Yahudi din adamı, ulusal düzeyde yayın yapan New York Times (NYT) gazetesine ilan vererek, Başkan Donald Trump’ın Gazze’deki Filistinlilere yönelik planına karşı çıktı.
Tam sayfa verilen ilanda, "Trump, tüm Filistinlilerin Gazze'den çıkarılması çağrısında bulundu. Yahudi halkı etnik temizliğe hayır diyor!" başlığı kullanıldı.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, başkent Beyrut'ta Ateşkesi Denetleme Komitesi Başkanı ABD'li Tümgeneral Jasper Jeffers ile yaptığı ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Lisa Johnson'ın da hazır bulunduğu görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Berri, "ABD'li yetkililer bana İsrail'in Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği köylerden 18 Şubat'ta çekileceğini ancak 5 noktada kalmayı sürdüreceğini bildirdiler. Ben de kendi adıma, Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam adına bunu kesinlikle reddettiğimizi bildirdim." dedi.
İsrail ordusunun çekilme süresinin uzatılması hakkında konuşmayı reddettiğini söyleyen Berri, çekilmenin uygulanmasını sağlamanın ABD'nin sorumluluğunda olduğunu aksi takdirde mevcut Lübnan hükümetine en büyük darbeyi vurmuş olacağını dile getirdi.
İşgalin devam edip etmeyeceğini önümüzdeki günlerin göstereceğini söyleyen Berri, Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin güneyindeki görevini tamamen yerine getirdiğini ifade etti.