Son dakika... Trump’tan Hamas mesajı: Hala umut var
Güncelleme Tarihi:
Son dakika... Trump’tan Hamas mesajı: Hala umut var
Güncelleme Tarihi:

Hamas, ateşkes anlaşması kapsamında 2 İsrailli esirin cesedi daha İsrail’e teslim etti.
Hamas, varılan ateşkes anlaşması kapsamında, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında ölen 2 İsrailli esirin daha cesedini Kızılhaç aracılığıyla İsrail'e teslim etti. İsrail ordusu, cesetlerin incelenmesinin ardından Gazze Şeridi'nden çıkarıldığını açıkladı. Teslim alınan ceset, kimlik tespiti için İsrail'in başkenti Tel Aviv’deki Abu Kabir Adli Tıp Kurumu’na sevk edilecek.
Hamas, cesedini teslim ettiği esirin kimliğini açıklamadı. Hamas, ateşkes anlaşmasının ardından şu ana kadar İsrail saldırılarında ölen 28 esirden 15’inin cesedini İsrail’e teslim etti.

ABD Başkanı Donald Trump, Hamas’ın ateşkes anlaşmasına bağlı kalacağına dair umutlu olduğunu söyledi.
Trump, ABD merkezli Truth Social sosyal medya platformu hesabından, konuya ilişkin paylaşımda bulundu.
Bölge ve çevredeki ülkelerin, Hamas'ın 10 Ekim'de İsrail ile imzaladığı ateşkesin şartlarına uymaması durumunda "Gazze'ye ağır bir kuvvetle girerek" bu durumu "düzeltme niyetlerini" ABD'ye ilettiklerini ileri süren Trump, bu niyetlerini ileten ülkelere "henüz değil" yanıtını verdiğini kaydetti.
Donald Trump, Hamas'ın ateşkesin şartlarına uymaya devam edeceğine dair "umutların var olduğunu" savundu ve "Hamas’ın doğru olanı yapması için hala umut var. Eğer yapmazlarsa da hızlı, öfkeli ve şiddetli bir sonla karşılaşacaklar. Ayrıca bu konuda yardım teklif eden bütün ülkelere teşekkür ediyorum" dedi.
Bu konuda "yardımcı olmak" isteyen tüm ülkelere teşekkür eden Trump, "Ayrıca Orta Doğu'ya ve ABD'ye gösterdikleri ve verdikleri tüm yardımlar için büyük ve güçlü Endonezya ülkesine ve harika liderine teşekkür etmek istiyorum." ifadesini kullandı.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sTelegram hesabından yaptığı açıklamada, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlere işaret ederek, "teröristler için idam cezası" yasasının en kısa sürede çıkarılmasını umduklarını ifade etti.
"O zamana kadar, hak ettikleri şartlar altında cezaevinde kalmaya devam edecekler." ifadesini kullanan Ben-Gvir, gözaltı koşullarını yasal olarak mümkün olan en asgari düzeyde tutacağını ve bu koşulları daha da sıkılaştırarak caydırıcılığı güçlendirmeye devam edeceğini savundu

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa Kıdemli Bölgesel İletişim Sorumlusu ve Sözcüsü Abeer Etefa, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.
Ateşkesin sağlanmasının ardından özellikle hafta sonu Gazze'ye erişim ve yardımların ulaştırılması konusunda bazı gelişmeler yaşandığını belirten Etefa, "11 Ekim'de ateşkes başladığından bu yana Gazze'ye fırınları, beslenme programlarını ve genel gıda dağıtımlarını destekleyen 530'dan fazla yardım tırı gönderdik. Şimdiye kadar 6 bin 700 tonun üzerinde gıda ulaştırdık." dedi.
Etefa, bu yardımların yaklaşık 500 bin kişiye 2 hafta kadar yetebileceğini kaydederek, "Günlük teslimatlar devam ediyor ve şu anda ortalama 750 ton civarında. Bu, ateşkes öncesine göre çok daha iyi ancak yine de tam erişimle her gün yaklaşık 2 bin ton olan hedefimizin oldukça altında." diye konuştu.
Gazze genelinde düzenli gıda dağıtım ağlarımızı 145 dağıtım noktasına genişletmeyi planladıklarının altını çizen Etefa, şu anda faaliyette olan dağıtım noktası sayısının 26'ya ulaştığının altını çizdi.
Etefa, koşullar elverdikçe daha fazlasının açılacağının altını çizerek, bu dağıtım noktalarının çoğunun Gazze'nin güneyinde olduğuna işaret etti.
Çok sayıda ihtiyaç sahibi kişinin bu dağıtım noktalara ulaşmaya çalıştığına dikkati çeken Etefa, 9 fırının hizmet vermesiyle günlük taze ekmek dağıtımına devam ettiklerini söyledi.
Etefa, "Ancak hala daha fazlasına ihtiyacımız var. Gazze genelinde 30 fırına ulaşmamız gerekiyor. Bunun gerçekleşmesi için büyük miktarda buğday ununa ihtiyacımız var. Gelecek 3 ay içinde 1,6 milyon kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca hamile ve emziren anneler için beslenme desteğini de artırıyoruz. Gazze'nin kuzeyine ulaşmamız çok önemli. Gazze kentinde bazı dağıtımlar yapmayı başardık ancak istediğimiz ölçekte değil." dedi.
Yardımların ulaştırılması için Kerem Ebu Salim (Kerem Şalom) Sınır Kapısı ve Kissufim Sınır Kapısı'nı kullandıklarını söyleyen Etefa, Refah Sınır Kapısı'nın açılması ve bunu kullanmalarına ilişkin şu anda bir acil durum planlarının olmadığını vurguladı.
Etefa, "(Gazze'ye yardımlar) Tüm geçiş noktalarını kullanamazsanız, 2 bin tonluk bu hedefe ulaşmamız neredeyse imkansız. Elbette bunun için sahada çok fazla koordinasyon gerekiyor." diye konuştu.

Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri Avrupa Birliği'ne (AB) İsrail'e karşı yaptırımlardan vazgeçmeme, savaş suçları için hesap verebilirliğinin sağlanması konusunda çaba gösterme çağrısı yaptı.
Strazburg'da toplanan AP Genel Kurulunda "Orta Doğu'daki barış ve AB'nin rolü" başlıklı oturum düzenlendi.
Söz alan birçok milletvekili AB'yi İsrail'in Gazze'deki eylemlerini durdurmak için yeterli çabayı göstermemesi konusunda eleştirdi.
Küresel Sumud Filosu'na katılarak İsrail'de alıkoyulan Filistin asıllı Fransız milletvekili Rima Hassan, "Ateşkes yürürlüğe girdiğinden beri İsrail tarafından defalarca ihlal edildi." dedi.
Hassan, "AB Komisyonunun önerdiği yaptırımlardan artık vazgeçilecek gibi görünüyor. AB, İsrail'e Gazze ve Batı Şeria'da devam eden suçları için tam yetki veriyor. Filistin için barış İsrail'den hesap sorulması, Batı'nın suç ortaklığına son verilmesi ve apartheid ile soykırımın sona ermesi anlamına geliyor." diye konuştu.
"BU ATEŞKES, AB'NİN KAYITSIZ KALMASI İÇİN BİR BAHANE OLAMAZ"
İrlandalı milletvekili Lynn Boylan ateşkesin üzerinden 11 gün geçtiğini ifade ederek şunları kaydetti:
"O zamandan beri Gazze'ye 153 ton bomba atıldı. 62, İsrail işgal güçlerinin Batı Şeria'da gerçekleştirdiği silahlı saldırıların sayısı. 67 bin, Filistinlilerin öldürüldüğüne dair oldukça muhafazakar bir tahmin. Enkaz altında kalanların sayısı bilinmiyor. 169 bin Filistinlilerin yaralı sayısı. 4 bin uzuvlarını kaybeden çocukların sayısı. 154, açlıktan ölen çocukların sayısı. 355, İsrail işgal güçlerinin Hind Receb'e sıktığı kurşun sayısı. 1722, öldürülen sağlık ve yardım çalışanlarının sayısı. 34, saldırıya uğrayan hastanelerin sayısı. Yaklaşık 300, öldürülen gazeteci ve medya çalışanlarının sayısı."
"Sıfır ise AB'nin aldığı önlemlerin sayısıdır." diyen Boylan, "Bu ateşkes, AB'nin kayıtsız kalması için bir bahane olamaz. AB'nin bu soykırımdaki suç ortaklığına son verme zamanı geldi. Adalet olmadan barış olmaz." mesajını verdi.
"TRUMP'IN 20 MADDELİK PLANI 80 YILLIK SAVAŞ VE ÇATIŞMAYI ÇÖZMÜYOR"
Danimarkalı milletvekili Villy Sovndal da "(ABD Başkanı Donald) Trump'ın barış anlaşması yürürlüğe girdiğinden beri yaklaşık 100 Filistinli öldürüldü ve vadedilen yardımın sadece yarısının ülkeye girmesine izin verildi. İnsani koşullar korkunç. Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti acımasız. Filistinli çiftçilerin zeytin hasadı yok ediliyor ve insanlar kendi ülkelerinden sürgün ediliyor. Trump'ın 20 maddelik planı 80 yıllık savaş ve çatışmayı çözmüyor." diye konuştu.
Savaş suçlularından hesap sorulması gerektiğinin altını çizen Sovndal, "Gazze'nin yeniden inşa edilmesi gerekiyor ve uzun vadeli bir siyasi çözüme ihtiyacımız var." dedi.
"KİMSE İSRAİL'İN BEDEL ÖDEMESİNİ İSTEMİYOR"
Belçikalı milletvekili Marc Botenga da "İki yıl süren soykırım. Hiçbir önlem alınmadı. Herkes Rusya'nın bedel ödemesini istiyor. Ancak İsrail Gazze'yi yok ettiğinde, kimse İsrail'in bedel ödemesini istemiyor. İsrailliler bir sebepten dolayı bundan muaf ama gerçek şu ki, AB ve Avrupa ülkeleri iki yıldır bir soykırımı finanse ediyor ve silahlandırıyor." değerlendirmesini yaptı.
"DÜNYANIN GÖZLERİ FİLİSTİN'DEN AYRILMAMALI"
Slovenyalı milletvekili Matjaz Nemec de "Dünyanın gözleri Filistin'den ayrılmamalı. Gazze'deki ateşkes vaadi, canlar, umutlar ve hukukun kendisi pahasına en az 80 kez çiğnendi." dedi.
Nemec, "Soykırım ve savaş suçlarından sorumlu olanlar uluslararası hukuka uygun olarak adalete teslim edilmeli, hesap verebilirlik müzakere edilemez. Hesap verme zorunluluğu getirilmeli. Kalıcı ve adil barış ancak adalet temelleri üzerine inşa edilebilir." tespitinde bulundu.
AB'NİN İSRAİL'E KARŞI YAPTIRIMLARI
AB Komisyonu, İsrail'in Gazze'deki eylemleri karşısında neredeyse 2 yıllık sessizliğini bozarak 10 Eylül'de üye ülkelere yaptırım önerilerini açıklamıştı.
Öneriler, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması dahilinde İsrail'le malların serbest dolaşımı hükümlerinin askıya alınarak gümrük vergileri getirilmesi, işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile onların şiddet içeren eylemlerinden sorumlu tutulan iki bakan Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich hakkında kısıtlamalardan oluşuyor.
Teklifin kabul edilmesi için AB üyelerinin nitelikli çoğunluğu gerekiyor.

Sabah saatlerinde İsrail'e gelen Mısır İstihbarat Başkanı Hasan Mahmud Reşad, Başbakan Binyamin Netanyahu ve üst düzey İsrailli yetkililerle Gazze anlaşmasını görüştü.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, görüşmede ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan planın ikinci aşamasına geçiş ele alındı.
Netanyahu ile Gazze anlaşmasının ikinci aşamasına geçişi ele alan Reşad, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü David Zini ve diğer İsrailli üst düzey yetkililerle de görüştü.
Mısır'ın "Extra News" haber kanalı, Reşad'ın Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile bir araya geleceğini kaydetti.

Filistin Eğitim ve Öğretim Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten beri Gazze ve Batı Şeria'ya düzenlediği saldırılarda öldürülen öğretmen ve öğrencilere ilişkin resmi veriler paylaşıldı.
İsrail'in Gazze'deki saldırılarında 19 bin 910 öğrencinin hayatını kaybettiği, 30 bin 97 öğrencinin yaralandığı kaydedildi.
Aynı dönemde Batı Şeria'da İsrail saldırılarında 148 öğrencinin yaşamını yitirdiği, 1042 öğrencinin yaralandığı, 846 öğrencinin ise gözaltına alındığı ifade edildi.
Gazze ve Batı Şeria'da öldürülen öğretmen ve idarecilerin sayısının 1037, yaralananların sayısının ise 4 bin 740 olduğu, sadece Batı Şeria'da 228'den fazla eğitimcinin gözaltına alındığı bilgisi verildi.
Gazze'de İsrail saldırılarında toplam 30 okulun, öğrenci ve öğretmenleriyle birlikte tamamen kayıtlardan silindiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Gazze'de 179 devlet okulu ve 63 üniversite binası tamamen yıkıldı. Ayrıca 118 devlet okulu ve 100'den fazla UNRWA'ya ait okul bombalanıp tahrip edildi.
İsrail, Batı Şeria'da ise El Halil'in güneyindeki Yatta bölgesinde Amira İlköğretim okulu ile Tubas kentindeki Akabe İlköğretim okulunu yıktı, 8 üniversite binasına defalarca baskın ve sabotaj eylemleri gerçekleştirdi."

Katar merkezli Al Jazeera televizyonunda yayımlanan bir programda gazeteci Tamir el-Mishal, söz konusu belgeyi ekranda göstererek, bunun sızdırılmış bir belge olduğunu ve İsrail Hava Kuvvetleri’ndeki 30 bin pilot, asker ve teknisyenin isimlerini, adreslerini ve rütbelerini içerdiğini açıkladı.
Mishal, söz konusu askerlerin "Gazze’ye yönelik soykırımda yer aldığını ve düzenledikleri hava saldırılarının Gazze Şeridi’nde on binlerce sivilin ölümüne yol açtığını" vurguladı.
Ortaya çıkan belgeye ilişkin İsrail ordusundan bir açıklama yapılmadı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başladığı saldırılarda en az 68 bin 216 Filistinli hayatını kaybetti, 170 binden fazlası kişi yaralandı.

İsrailli yerleşimciler, Meclis-i Aksa'ya yönelik çirkin provokasyonlarına bir yenisini ekledi. Mescid-i Aksa’ya baskın düzenleyen yerleşimciler, yoğun güvenlik önlemleri altında Kubbetü's-Sahre'nin önünde Talmud ayini düzenledi.
مستوطنون يؤدون طقوسا تلمودية علنية وجماعية عند الرواق الغربي للمسجد الأقصى مقابل قبة الصخرة المشرفة.#قدس_بلس pic.twitter.com/bzecFPVL5d
— قدس بلس (@PlusQuds) October 21, 2025

Hamas'ın üst düzey yöneticilerinden Halil el-Hayya, arabulucuların ve ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının, Gazze Şeridi’ndeki savaşın sona erdiğine dair kendilerine güvence verdiğini söyledi. El-Hayya, Hamas’ın, ateşkes anlaşmasını uygulama konusunda kararlı olduğunu vurguladı.
Al Jazeera'da yer alan habere göre Halil el-Hayya, yaptığı açıklamada, “Arabuluculardan ve ABD Başkanı Trump'tan duyduklarımız, Gazze'deki savaşın bittiğini bize garanti ediyor” ifadelerini kullandı.
El-Hayya, Hamas’ın, İsrail ordusunun Gazze’ye iki yıl boyunca düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden İsrailli esirlerin cesetlerini bulmak için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
“ATEŞKESİN UYGULANMASI KONUSUNDA KARARLIYIZ”
Hamas’ın, ateşkes anlaşmasını uygulama konusunda kararlı olduğunu vurgulayan El-Hayya, Ateşkes anlaşmasını uygulamaya koyma konusunda tam bir güven ve kararlılık içindeyiz” dedi. ve “Cesetleri çıkarmakta büyük zorluklarla karşılaşıyoruz ve çabalarımızı sürdürüyoruz." sözlerini ifadesine ekledi.
"GAZZE’YE YARDIM GİRİŞLERİNİN ARTMASINI BEKLİYORUZ"
El-Hayya, ateşkes anlaşması kapsamında Gazze Şeridi’ne giren insani yardımların artmasını beklediklerini ve savaşın sona ermesiyle birlikte yeniden inşa sürecinin hız kazanabileceğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze Şeridi'ndeki çatışmaları yeniden başlatmasını engellemeye odaklandığını bildirildi.
İsmi açıklanmamak kaydıyla New York Times gazetesine konuşan ABD'li yetkililer, Netanyahu'nun ateşkes anlaşmasını geçersiz kılabileceği yönündeki endişelerin artması nedeniyle Washington'un stratejisinin bu konu üzerine yoğunlaştığını ifade etti.

ABD'li bir yetkili, Trump'ın Hamas'ın ve üst düzey liderlerinin iyi niyetle müzakereleri sürdürmeye hazır olduğuna inandığını kaydetti ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'in bu amaçla hareket ettiklerini söyledi.
Washington'daki üst düzey bir yetkili, Witkoff ve Kushner'in durumun "çok hassas" olduğunu ve müzakere ettikleri barış anlaşmasının çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu kabul ettiklerini öne sürdü.
Yetkili, hem Witkoff'un hem de Kushner'in eylemlerine ilişkin "Amaçları Gazze'deki durumu istikrara kavuşturmak, Gazze'ye insani yardım ulaştırılmasını sağlamak ve ölen İsrailli rehinelerin kalan naaşlarının ailelerine teslim edilmesini sağlamak." açıklamasında bulundu.
Haberde ayrıca, Hamas'ın Gazze'deki cesetlerin bulunması konusunda yardım çağrısı yapması üzerine ABD'nin, Türkiye ile işbirliği yaparak kaybolan rehinelerin bulunması için ceset kurtarma konusunda uzmanlaşmış bir ekibi Gazze'ye getirtmeye çalıştığı yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, İsrail'e gerçekleştirdikleri ziyaret kapsamında, Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı Shlomi Binder ve İsrail Savunma Kuvvetleri Planlama Müdürlüğü Başkanı Eyal Harel ile bir araya geldi.
Habere göre, ABD'li yetkililer söz konusu toplantıda, ateşkes anlaşmasının Gazze'de uluslararası güçlerin konuşlandırılması ve Hamas'ın silahsızlandırılmasıyla ilgili ikinci aşaması öncesi hazırlıkları görüştü.
İsrailli yetkililer ise hala Gazze Şeridi'nin büyük bir bölümünde var olan tüneller konusunda endişelerini dile getirdi ve uluslararası güçlerin bu tünelleri yok etmesini istedi.
Witkoff ve Kushner ayrıca arabulucular Katar, Türkiye ve Mısır'ın, Refah'ta yaşanan ve 2 İsrail askerinin öldüğü olayla ilgili "saldırının Hamas tarafından yönetilmediği veya koordine edilmediği" yönündeki mesajını iletti.
İsrail tarafı ise "İsrailli esirlerin cesetlerinin çıkarılması çalışmalarının hızlandırılması, Hamas'ın yükümlülüklerini yerine getirerek cesetleri iade etmesi" isteklerini dile getirdi.
Haberde ayrıca, Gazze Şeridi'nin yeniden imarının tüm cesetlerin iadesine ve Hamas'ın silahsızlanmasına bağlı olduğu bilgisi geçildi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Gazze'deki savaşı sona erdirme planının ikinci aşaması, uluslararası bir barış gücünün konuşlandırılmasını, İsrail ordusunun çekilmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılmasını içeriyor.

Hamas Sözcüsü Hazem Kasım, uluslararası topluma İsrail'in Gazze Şeridi’ndeki ateşkes taahhütlerini yerine getirmesi için harekete geçme çağrısında bulundu.
Kasım, ateşkes anlaşması kapsamında teslim edilecek olan esir cenazelerine ulaşmaya çalıştıklarını belirterek, "Hamas, Gazze'deki ateşkesin tüm şartlarına, özellikle de ilk aşamada tüm canlı esirleri tek seferde teslim ederek uymaya devam ediyor. Cenazelerin tesliminde karşılaştığımız en büyük engellerden biri enkazı kaldırmak için gerekli ağır makinelerin bulunmaması. Bunu arabuluculara açıkça belirttik" dedi.
İsrail’e ateşkes şartlarını yerine getirmesi için baskı çağrısını yineleyen Kasım, "İsrail, Gazze Şeridi'nde Filistin halkına karşı uyguladığı açlık politikasından vazgeçmedi" dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud mensubu Ulaştırma Bakanı Miri Regev, yerel "Kol Barama" radyosuna verdiği röportajda, Filistin direnişinin sembol isimlerinden Sinvar'a ilişkin konuştu.
ABD'nin Usame bin Ladin'in naaşını yaktığını zanneden İsrailli Bakan Regev, "Kabinede Yahya Sinvar'ın naaşının, Amerikalıların (El Kaide lideri Usame) Bin Ladin'i yaktığı gibi yakılmasını önerdim." ifadelerini kullandı.
Regev, kabinede önerisine ilişkin kimsenin yorum yapmadığını da söyledi.
Sinvar'ın naaşına bile tahammül edemediğini dile getiren İsrailli Bakan, cenazenin teslim edilmesini ve defnedilmesini istemediğini ifade etti.
İsrail ile Hamas arasında yapılan ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına da değinen Regev, Gazze'de tutulan İsraillilerin naaşının tamamının teslim edilmediği sürece ateşkesin ikinci aşamasının yürürlüğe girmeyeceğini savundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Meclis'in açılışında yaptığı konuşmada, ateşkese rağmen Gazze'ye düzenledikleri saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Muhalefet partilerinden milletvekilleri Netanyahu'nun sözünü defalarca keserken, Netanyahu dün Gazze'nin çeşitli bölgelerinde 44 Filistinlinin öldüğü İsrail saldırılarını anlattı.
Netanyahu, "Ateşkes, Hamas'ın bizi tehdit etmesi için bir sebep değildir. Bize yönelik herhangi bir saldırının bedeli çok ağır olur." dedi.
Hamas'ın ateşkesi ihlal ettiğini iddia eden Netanyahu, "Ateşkes sırasında iki asker öldürüldü. Hamas hemen gevşediğimizi hissetti. Gazze Şeridi'nin dört bir yanındaki onlarca hedefi 153 ton bombayla vurduk." ifadeleriyle ateşkesi ihlal ettiklerini doğruladı.

İsrail basını, resmi verilere göre ülkeden ayrılanların sayısında "keskin bir yükseliş" olduğunu yazdı.
İsrail'in Maariv gazetesinde yayınlanan haberde, resmi verilere göre ülkeden ayrılanların sayısının "rekor seviyeye" ulaştığı ve bunlardan yalnızca çok az bir kısmının ülkeye geri döndüğü ifade edildi.
Haberde, Meclisin hazırladığı özel rapora göre, İsrail'den ayrılanların bir kısmını 20-39 yaş aralığındaki eğitimli gençlerin, bir kısmını ise kısa süre önce İsrail'e göç eden göçmenlerin oluşturduğu aktarıldı.
Maariv gazetesinin haberine göre, parlamentoya bağlı Araştırma ve Bilgi Merkezi'nin ülkeden göçe ilişkin bugün Göç Komitesi'nde yapılacak toplantıya hazırlık olarak yayımladığı rapor, "İsrail'den göç eğilimleri konusunda rahatsız edici bir tablo" ortaya koyuyor.
Ülkeden ayrılanların sayısında "keskin bir yükseliş" olduğuna dikkati çekilen haberde, raporda yer alan Merkezi İstatistik Bürosu verilerine göre, 2009-2021 döneminde her yıl ortalama yaklaşık 36 bin kişinin İsrail'den ayrıldığı kaydedildi.
Bu sayıda 2022'de büyük bir sıçrayış olurken bir önceki yıla göre yüzde 46 artışla 55 bin kişinin, 2023'te ise yüzde 50 artışla 82 bin 700 kişinin ülkeden ayrıldığı belirtildi. Rapora göre, Ekim 2023'te ise ülkeden çıkışlarda "keskin bir artış" görüldü. 2022'de İsrail'den ayrılanların yaklaşık yüzde 40'ı ve geri dönenlerin yaklaşık yüzde 38'i 20- 39 yaş aralığındaki gençlerden oluşuyor.
Ayrıca yurt dışında uzun süre kaldıktan sonra İsrail'e dönenlerin sayısı da yıllık 24 bine tekabül edecek şekilde geriledi.
Haberde, bu genç nüfus kitlesinin istihdam potansiyeli yüksek olduğu için İsrail'den ayrılmalarının uzun vadede ekonomiye etkisinin olabileceği ifade edildi.

İsrail'de yeni yasama dönemi başlangıcında muhalif siyasetçiler, Türkiye'nin Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasındaki rolünden rahatsızlıklarını dışa vurdu.
İsrail'de ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ve Ulusal Birlik Partisi lideri Benny Gantz, Türkiye'nin Gazze anlaşmasındaki rolü üzerinden hükümeti "beceriksizlikle" suçladı.
İsrailli muhalif siyasetçiler, Türkiye'nin ateşkes sonrasında ve yeni yönetimin kurulma aşamasında Gazze'de rol almaması gerektiğini savundu.
Ana muhalefet lideri Lapid, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail hükümetini "başarısız" ve "vizyonsuz" ifadeleriyle suçlayarak "Müslüman Kardeşler'in ideolojik ortakları Türkiye ve Katar'ı Gazze'ye getirdi." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinden faha fazla güvendiğini dile getiren Lapid, Netanyahu'nun İsrail'i güvenliğini başka ülkelere devreden bir devlet haline getirdiğini kaydetti.
Demokratlar Partisi lideri Golan, İsrail meclisi açılışında parti grubunda yaptığı konuşmada, Netanyahu'yu 2 yıldır süren savaştan sonra ne olacağını gözardı etmekle eleştirerek "Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile anlaşmak yerine, Hamas'a destek veren ve vermeye devam eden iki ülke Türkiye ve Katar ile bir anlaşma yapıyoruz." diye konuştu.
Ulusal Birlik Partisi lideri Gantz da konuşmasında Gazze Şeridi'nde uluslararası bir yönetimin kurulacağı ikinci aşamanın uzun süreceğini ileri sürerek hükümetin Gazze'ye saldırılar sonrası ne yapılacağına dair yöneltilen sorulara kulak asmadığını kaydetti.
Başka ülkelerin askerlerinin İsrail'in güvenliğini savunmayacağını söyleyen Gantz, "Kurulacak yönetim sivil tarafa odaklanacak. Güvenliğimizi Türkiye ve Katar gibi başka ülkelerin askerlerine emanet edemeyiz." ifadesini kullandı.