
21/06/2026 tarihi için yeni canlı bloğumuzu buradan takip edebilirsiniz.
HABER İÇİN TIKLAYIN

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın geçişlere açık olduğu belirtildi. 20 Haziran günü itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğinin artarak sürdüğü kaydedilen açıklamada, “Bugün, 55 ticari geminin geçişiyle uluslararası su yolundaki güvenli geçiş imkanı korunurken, bu gemiler küresel pazarlara büyük miktarda kargo ve 17 milyon varilden fazla petrol taşıdı” ifadeleri kullanıldı.


ABD yönetiminin, İsrail'de yaklaşan seçimler öncesi Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükümetin alternatifi olarak görülen muhalefet liderleriyle gayriresmi kanallar üzerinden temas kurmaya başladığı belirtildi.
İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde, aralarında Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen isimlerin de yer aldığı Trump yönetiminden bazı yetkililerin, İsrail'de adı başbakanlık koltuğu için zikredilen bazı muhalif isimlerle ilişkileri geliştirmek amacıyla nabız yoklamaya başladığı aktarıldı.
Haberde, Trump yönetiminin gayriresmi kanallardan temasa geçtiği muhalif isimler arasında Netanyahu’nun en güçlü rakipleri arasında gösterilen eski Başbakan Naftali Bennett ile eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot olduğu belirtildi.
Trump yönetiminin muhalefetle temasa geçme arzusunun ardında üç temel motivasyonun olduğunu belirten haberde, aşırı sağcı bakanların Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetindeki varlığının ABD'de endişeye yol açtığının altı çizildi.
Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılar nedeniyle uluslararası alanda "imajı zedelenen" mevcut İsrail hükümetiyle çeşitli diplomatik süreçlerin ve ajandaların ilerletilememesinin Washington'da rahatsızlık yarattığı da belirtildi.
ABD-İran mutabakatının ardından İsrail hükümeti ile Trump yönetimi arasındaki anlaşmazlık tarafların kamuoyu önünde yaptığı açıklamalara kadar yansıdı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, mutabakatın yürürlüğe girmesinden sonra Washington yönetimine yönelik "Bize kimse ne yapacağımızı söyleyemez." ifadelerini kullanmıştı.
Trump, Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumunu doğru bulmadığını söylemişti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, mutabakata tepki gösteren İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i sert bir şekilde eleştirerek "İsrail'i koruyan silahların üçte ikisinin ABD'de ve Amerikalı vergi mükelleflerinin paralarıyla üretildiğini" ifade etmişti.

ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından kalıcı bir barış anlaşmasına yönelik başlıkların ele alınacağı görüşme için geri sayım sürerken, İran heyeti müzakerelerin yapılacağı İsviçre’ye vardı. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "İran heyetinin İsviçre’ye varışını memnuniyetle karşılıyoruz" ifadelerine yer verildi. İran heyetinin görüşmelerin yapılacağı Bürgenstock kasabasına gittiği aktarıldı. İran'ın resmi haber ajansı IRNA da gelişmeyi doğrulayarak ABD ile yürütülecek müzakerelerde Tahran’ı temsil edecek heyetin İsviçre'ye geldiğini bildirdi.
İran heyetine İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın liderlik edeceği öngörülüyor. Heyette ayrıca İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin yanı sıra İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri ve İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti gibi üst düzey isimlerin de yer alması bekleniyor.

İsrail basınına göre, ABD, İsviçre'de İran ile yapılması planlanan görüşmeleri baltalamaması adına Lübnan'da herhangi bir askeri tırmanmadan kaçınması için İsrail'e baskı yapıyor.
İsrail'de yayın yapan Kanal 13'ün ismi açıklanmayan İsrailli bir diplomata dayandırdığı haberinde, Washington yönetiminin İsrail'e, İran ile planlanan görüşmeleri baltalayabilecek bir tırmanmadan kaçınılması gerektiğini belirten bir mesaj gönderdiği aktarıldı.
Mesajda, ABD ile ön koordinasyon sağlanmadan İran ile müzakerelerin çökmesine neden olabilecek saldırıların gerçekleştirilmemesi gerektiği kaydedildi.
İsrail ordusunun birliklerini Lübnan'da işgal ettiği noktalarda tutma ve saldırıları "ani tehdit" durumlarıyla sınırlaması için saldırılarını önemli ölçüde azaltma talimatı aldığı hatırlatıldı.
Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İsrail ordusunun Lübnan'da işgal ettiği bölgelerde uygun görüldüğü müddetçe kalma ve herhangi bir saldırıya güçlü bir şekilde karşılık verme talimatı verdiği ifade edildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de başlaması planlanan İran müzakerelerine katılmak üzere Washington'dan ayrılmıştı.
Vance, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Umuyorum ki nükleer meselede ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedebiliriz." demişti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de başlaması planlanan İran müzakerelerine ilişkin "Umuyorum ki nükleer meselede ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedebiliriz." dedi.
Vance, müzakerelere katılmak için Washington'dan ayrılırken uçağa binmeden önce basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.
ABD Başkan Yardımcısı, "Orada sadece bir, iki gün kalabileceğim. Umuyorum ki nükleer meselede ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedebiliriz. Bence odaklanmamız gereken iki önemli konu bunlar. İranlıların da görüşmek isteyecekleri konular olacağına eminim." ifadesini kullandı.
Lübnan'daki çatışmaların diplomatik süreci tehlikeye atıp atmayacağı sorulan Vance, "Manşetlere rağmen orada durum aslında iyileşiyor ve çatışmalar biraz yavaşlıyor. İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu süreci sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi.
ABD Başkan Yardımcısı, "Ateşkesi sürdürülebilir kılmak için çatışmayı yeterince uzun süre durdurmak zorundayız. İşte biz de bunu yapmaya çalışacağız." diye konuştu.
ABD Başkan Yardımcısı Vance'in Basın Sözcüsü Luke Shroeder, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Vance'in uçağa bindiği sıradaki bir görüntüsünü paylaşarak, "Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'ye gitmek üzere Washington'dan ayrılıyor." ifadesini kullanmıştı.
Vance, İran müzakerelerine ilişkin son açıklamasında, görüşmelerin en erken 21 Haziran Pazar günü başlayabileceğini ve kendisinin de gerekli ayarlamalardan sonra görüşmelere katılacağını belirtmişti.

Pakistan Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, Başbakan Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir’in ABD-İran arasında yarın düzenlenmesi beklenen teknik düzeydeki görüşmelere katılmak üzere İsviçre’ye hareket ettiği kaydedildi. Açıklamada ayrıca Şerif’in uçağa bindiği anlar yer aldı. Başbakan Şerif’e İsviçre ziyaretinde üst düzey yetkililerden oluşan bir heyetin eşlik edeceği kaydedildi.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerin Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda yarın İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında gerçekleştirileceğini açıklamıştı. Bakanlık, ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından tarafların bir anlaşmaya varmasının beklendiği süreçte Pakistan’ın arabulucu rolünü sürdürmeye devam edeceğini vurgulamıştı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de başlaması planlanan İran müzakereleri için Washington'dan ayrıldı.
ABD Başkan Yardımcısı Vance'in Basın Sözcüsü Luke Shroeder, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Shroeder, Vance'in uçağa binerken bir görüntüsünü paylaşarak, "Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'ye gitmek üzere Washington'dan ayrılıyor." ifadesini kullandı.
Vance, İran müzakerelerine ilişkin son açıklamasında, görüşmelerin en erken 21 Haziran Pazar günü başlayabileceğini ve kendisinin de gerekli ayarlamalardan sonra görüşmelere katılacağını belirtmişti.

Trump, sosyal medya hesabından Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş ücreti tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Açıklamada Trump, "60 günlük ateşkes süresi boyunca Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti olmayacak." ifadesini kullanırken, İran ile anlaşma olmaması durumunda, Orta Doğu'ya sağlanan yardımlar nedeniyle ABD bir ücret getirmedikçe, 60 günlük sürecin sonunda da Boğaz'dan bir geçiş ücreti olmayacağını kaydetti.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Pakistan'ın İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, iki ülke ilişkileri, sınır ticareti, bölgesel gelişmeler ve İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptı hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmedi.
Öte yandan Nakvi, İran İçişleri Bakanı İskender Mumini ile de bir görüşme gerçekleştirdi.
Nakvi ve Mumini görüşmesinde, iki ülke arasındaki sınır ticareti ile terörizmle mücadele konuları ele alındı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyine ABD-İran mutabakatına rağmen gece saatlerinden bu yana düzenlenen saldırıların ardından Netanyahu'dan "ateşkes" talimatı aldığını duyurdu.
Açıklamada, Netanyahu'dan gelen talimatın ardından "güvenli bölge" olarak isimlendirdiği işgal ettikleri alanlar dışında Lübnan'a saldırıların durdurulduğu kaydedildi.
İşgal altında tutulan bölgeler ile son iki gün boyunca ele geçirmeye çalıştıkları Nebatiye vilayetini gören Ali el-Tahir Tepesi'ne yönelik saldırı ve yıkımın devam edeceği vurgulanan açıklamada, Hizbullah’tan gelecek bir saldırıya şiddetle karşılık verileceği tehdidinde de bulunuldu.

İsrail devlet televizyonu KAN'a konuşan adı açıklanmayan güvenlik yetkilisi, Lübnan'a ilişkin politikanın değişmediğini belirterek, İsrail ordusunun ateşkese rağmen "bölgedeki tehditleri ortadan kaldırmayı sürdüreceğini" ileri sürdü.
Lübnan'da işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini söyleyen güvenlik yetkilisi, "Eğer Hizbullah bir ihlal gerçekleştirirse, İsrail ordusu sert bir karşılık verecektir." ifadelerini kullandı.
Güvenlik yetkilisi, İsrail ordusunun ateşkes ve ABD-İran mutabakatına rağmen hedef aldığı Lübnan'ın güneyinde son iki günde 300'den fazla hedefe saldırdığını da söyledi.
Öte yandan İsrail ordusu, AA muhabirinin Netanyahu'nun İsrail ordusuna Lübnan'da ateşkes talimatı yöneltip yöneltmediğine ilişkin sorusuna, "yorum yapmayacakları" yanıtını verdi.

Hizbullah'ın medya ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in bugün sabah saatlerinden itibaren Lübnan'a düzenlediği 180 saldırıda 3'ü Lübnan askeri olmak üzere 28 kişinin öldüğü, 35 kişinin de yaralandığı aktarıldı.
Böylelikle İsrail'in cuma gecesinden bu yana Lübnan'a savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve topçu ateşiyle düzenlediği saldırıların 300'ü aştığı kaydedildi.
Nebatiye de dahil olmak üzere 25'in üzerinde köy ve kasabanın hedef alındığı bu saldırılarda toplamda 111'in üzerinde Lübnanlının öldüğü, 176'sının yaralandığı ve bu saldırılarda uluslararası anlaşmalarla yasaklanan misket bombasının kullanıldığı ifade edildi.
Açıklamada, "Bu hain ve yalancı düşmanın 27 Kasım 2024, 8 Nisan 2026, İran ile ABD arasında 14 Haziran 2026'da ilan edilen mutabakat zaptı ve dün (Hizbullah ile İsrail arasında) yapılan ateşkes anlaşmalarına hiçbir zaman uymadığı aksine saldırılarla, evleri yıkarak ve insanları öldürerek Lübnan'ın egemenliğini ihlal etmeyi sürdürdüğü açıktır." ifadesi kullanıldı.
Bu gerçeklerin, ateşkes anlaşmasını ihlal edeni ve anlaşmaları sabote edeni şüphe götürmez bir şekilde gösterdiğine işaret edilen açıklamada, "İsrail'in düzenlediği saldırılar ve işlediği katliamlar, ateşkes ihlalinden de öteye geçip savaşın tam anlamıyla devam ettiğini göstermektedir. Bunun sorumlusu, mevcut anlaşmaları ve işgal altındaki Lübnan topraklarından çekilmeyi defalarca ve alenen reddettiğini açıklayan İsrail'dir." değerlendirmesi yapıldı.
İsrail'in, ateşkes ihlalinden Hizbullah'ı sorumlu tutan iddia ve yalanlarının asılsız olduğu ve bu iddialarla Lübnan'da sivillere karşı işlediği katliamları haklı çıkarmaya, kamuoyunu yanıltmaya ve ABD ile İran arasındaki mutabakatı sabote etmeye çalıştığı vurgulandı.
Lübnan'ın, İsrail'in mükerrer saldırılarına karşı topraklarını ve egemenliğini müdafaa etme hakkı olduğu, İsrail'in saldırılarının cevapsız kalmayacağı ve Lübnan topraklarından kovulmasının da an meselesi olduğu kaydedildi.

İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde, Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın İsrail ordusuna Lübnan'a saldırılara ilişkin yeni talimat verdiği aktarıldı.
Haberde, Başbakan Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın İsrail ordusuna Lübnan'a saldırıları durdurması ancak işgal edilen bölgelerden çekilmemesi emrini verdiği belirtildi.
İsrail'de hükümetten ya da ordudan konuya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.
İsrail ordusu, ateşkese ve ABD-İran mutabakatına rağmen gece saatlerinden bu yana Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye ve çevresindeki beldelere hava ve topçu saldırıları düzenledi.

İran devlet televizyonu, İsviçre’ye giden “Minab 168” isimli İran heyetinde kimlerin yer aldığına ilişkin detayları paylaştı.
Yayınlanan haberde, mutabakat zaptının uygulanması ve İsrail’in Lübnan’a saldırılarının durdurulmasını ABD ile görüşmek üzere Zürih kentine giden heyette İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Erakçi'nin yer aldığı belirtildi.
Kalibaf ve Erakçi’ye, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti ile İran Petrol Bakanlığı Yardımcısı ve Ulusal Petrol Şirketi Genel Müdürü Hamid Burd'un eşlik ettiği duyuruldu.

Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı’nın, ABD'nin mutabakat sorumluluklarını yerine getirmemesi ve İsrail’in Lübnan’a saldırılarını devam ettirmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine kapattığını açıklamasının ardından, boğazdan geçiş yapmak isteyen gemileri uyardı.
Yapılan uyarıda, gemilerin Hürmüz Boğazı’na yaklaşmaması gerektiği, yaklaştıkları takdirde güvenliklerinin tehlikeye gireceği belirtildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu belirtti.
İran'ın Boğaz ile ilgili son açıklamasına herhangi bir atıf yapılmayan CENTCOM açıklamasında, 20 Haziran günü itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğinin artarak sürdüğü belirtildi.
Açıklamada, "Bugün, 55 ticari geminin geçişiyle uluslararası su yolundaki güvenli geçiş imkanı korunurken, bu gemiler küresel pazarlara büyük miktarda kargo ve 17 milyon varilden fazla petrol taşıdı." ifadesine yer verildi.
ABD ordusu, bu kapsamda güvenli geçişlerin sürdürülebilmesi için bölgedeki görevine devam ettiğini de açıklamasına ekledi.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, ABD'nin mutabakat sorumluluklarını yerine getirmemesi ve İsrail'in Lübnan'a saldırılarını devam ettirmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine kapatılacağını açıklamıştı.

Pakistan, ABD ile İran arasındaki teknik seviyedeki görüşmelerin yarın İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında yapılacağını duyurdu.
Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "İslamabad Mutabakatı'nın imzalanmasının ardından, 21 Haziran'da İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında teknik düzeyde görüşmeler yapılacak." ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, görüşmelere ABD ve İran temsilcilerinin yanı sıra arabulucu sıfatıyla Pakistan ve Katar'dan da yetkililerin katılacağı bildirildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran heyetinin bu akşam İsviçre'ye hareket edeceğini duyurdu.

İngiliz gazetesi The Times’ın haberine göre, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptında Lübnan başlığı kritik bir pazarlık unsuru haline geldi. Haberde, İran’ın metne Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini içeren özel bir madde eklettiği aktarıldı.
LÜBNAN ŞARTI GERİLİMİ ARTIRIYOR
The Times’ın aktardığına göre Tahran yönetimi, nihai anlaşmayı İsrail’in Lübnan’dan tamamen çekilmesi şartına bağlayarak taleplerini genişletti. Bu durum, diplomatik sürecin en tartışmalı başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
ABD ile İran arasındaki görüşmeler sürerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise İsrail ordusunun Lübnan’da oluşturduğu güvenli bölgeden çekilmeyeceğini açıkladı. İsrail’in ateşkese ne ölçüde uyduğu tartışmaları ise sürece ilişkin belirsizliği artırıyor.
NÜKLEER PROGRAM EN KRİTİK BAŞLIK
Uzmanların dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise İran’ın nükleer programı oldu. Mutabakat metninde uranyum zenginleştirme faaliyetlerine ilişkin detaylı düzenlemelerin yer almaması dikkat çekerken, bu başlığın 60 günlük müzakere sürecinde netleşeceği ifade ediliyor.
İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği ise halen belirsizliğini koruyor.
YAPTIRIMLAR VE KONGRE ENGELİ
Nükleer anlaşma karşılığında yaptırımların kaldırılması da sürecin en zor dosyalarından biri olarak değerlendiriliyor. ABD’nin yaptırımları kaldırabilmesi için Kongre onayı gerekmesi, Washington’daki siyasi dengeleri kritik hale getiriyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI ENDİŞESİ
The Times’ın analizine göre anlaşmanın geleceği açısından Hürmüz Boğazı da stratejik risk alanlarından biri olarak görülüyor. Bölgede yaşanabilecek bir gerilimin küresel enerji ve ticaret akışını doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.
Tahran’ın boğaz üzerindeki etkisi ve kontrol kapasitesine ilişkin tartışmalar ise uluslararası kamuoyunda endişeleri artırmaya devam ediyor.

İran, ABD'nin verdiği taahütlere uymadığını belirtti ve Hürmüz Boğazı'nın tekrar kapatıldığını açıkladı.
Hatemul Enbiya Merkez Karargahı’nın Hürmüz Boğazına ilişkin açıklamasında, ABD’nin imzalanan mutabakatın uygulanmasına yönelik yükümlülüğünü açıkça ihlal etmesi, İsrail’in Lübnan’ın güneyine saldırılarını sürdürerek ateşkesi aralıksız ihlal etmesi ve Lübnan’ın güneyinden çekilmemesi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılacağı belirtildi.
Bunun ABD’nin yükümlülüklerini yerine getirmemesine karşı ilk adım olduğu aktarılan açıklamada, "Saldırganlık devam ederse, düşmanı yükümlülüklerine uymaya zorlamak için daha ileri adımlar planlanacak ve atılacaktır." ifadesine yer verildi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de masaya oturulması planlanan İran'a ilişkin "Görüşmeler iyi gidiyor" açıklamasında bulundu.
Amerikan Fox News kanalına konuşan ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran'la müzakerelerin başlaması için son hazırlıkların yapıldığını belirtti.
Diplomatik süreçlerin her zaman biraz zorlu olduğunu ve birçok ön hazırlık gerektirdiğini anlatan Vance, İsviçre'ye İran, Katar ve Pakistanlı yetkililerin ulaşmalarını beklediklerini söyledi.
Kendisinin de birkaç gün içinde yola çıkacağı bilgisini veren Vance, görüşmelerin ne zaman başlayacağı sorusuna "En erken yarın. İran hükümeti ile Katar ve Pakistan hükümetlerinden yetkililer geldiğinde görüşmeleri başlatacağız." yanıtını verdi.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda önceki ABD yönetimlerini İran politikaları nedeniyle sert sözlerle eleştirdi. Trump, İran'ın yıllarca herhangi bir bedel ödemediğini savunarak, "Ben gelene kadar 47 yıl boyunca cezadan kurtuldular. Ben geldikten sonra her şey değişti" ifadelerini kullandı.
"İRAN SAVAŞINDA BAŞARILI OLDUĞUMUZU KABUL ETTİLER"
Yaptığı paylaşımda Demokratları ve aşırı solu hedef alan Trump, İran ile yaşanan savaş sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Trump, "Aşırı sol ve Demokratlar, İran'la olan savaşta ne kadar başarılı olduğumuzun farkına vardılar; bu savaşta ülkemiz askeri olarak tamamen yenilgiye uğratıldı" ifadelerini kullandı.
OBAMA'YI HEDEF ALDI
Paylaşımında eski ABD Başkanı Barack Obama'yı da eleştiren Trump, Obama döneminde İran'a yönelik politikaların başarısız olduğunu öne sürdü.
Trump, "Barack Obama onlara milyarlarca dolar nakit verdi ve o dönemde zayıflamış olan ABD ordusunu, dünyanın en büyük terörizmi destekleyen devleti olan İran'a karşı alınması gereken önlemleri uygulamak için kullanmadı" dedi.
İran yönetiminin Obama'yı zayıf bir lider olarak gördüğünü iddia eden Trump, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
"Ona hiç saygı duymadılar. Onu Joe Biden gibi zayıf ve etkisiz bir lider olarak gördüler ve bu konuda yüzde yüz haklıydılar."

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik görüşmelerin ülkenin Bürgenstock bölgesinde devam ettiğini açıkladı. Bakanlık, görüşmeler için "gizli ve güvenilir bir ortam" sağlandığını belirtirken, müzakerelerin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
BÜRGENSTOCK'TA KRİTİK DİPLOMASİ TRAFİĞİ
İsviçre Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bürgenstock'ta sürdürülen diplomatik temasların, ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptının hayata geçirilmesine yönelik sürece katkı sağlamayı amaçladığı ifade edildi.
Açıklamada, İsviçre'nin taraflar arasında yürütülen görüşmelere ev sahipliği yaparak "gizli ve güvenilir bir alan" sunduğu vurgulandı.
GÖRÜŞMELERİN İÇERİĞİ GİZLİ TUTULUYOR
Bakanlık, müzakerelerin hassas niteliği nedeniyle görüşmelere katılan heyetler ve ele alınan başlıklar hakkında herhangi bir bilgi paylaşılmayacağını bildirdi.
Açıklamada, görüşmelerin gizliliğinin korunmasının sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşıdığı belirtilirken, katılımcılar ve müzakere gündemine ilişkin ayrıntı verilmedi.


Pakistan hükümeti kaynakları, ABD ile İran arasında İsviçre'de "1-2 gün içinde" teknik düzeyde görüşmelerin başlamasının beklendiğini öne sürdü.
Arabuluculuk sürecine aşina bir kaynak, "Pakistan, diğer arabulucularla birlikte, İslamabad Mutabakat Anlaşması'nın bir sonraki aşamasını başlatmak üzere 1-2 gün içinde İsviçre'de bir araya gelmesi beklenen her iki tarafla da temas halindedir." ifadesini kullandı.
İRAN-ABD ARASINDA VARILAN MUTABAKAT
İran ile ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.
"İslamabad Mutabakatı" adı verilen mutabakat zaptı, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.

İsrail ordusu, ABD-İran mutabakatı ve varılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları gece saatlerinden bu yana Nebatiye vilayetindeki Yukarı Nebatiye, Nümeyriyye, Şevkin, Habbuş, Kefercuz, Arabsalim, Zibdin, Secid, Mahmudiyye ve Deyr Zehrani beldelerini hedef aldı.
Arabsalim beldesine düzenlenen saldırıda 3, Deyr Zehrani'daki saldırıda ise 1 kişi yaşamını yitirdi.
Düveyr beldesinin girişinde bir motosikleti hedef alan insansız hava aracı saldırısında da 1 kişi hayatını kaybetti.
İsrail topçuları ise sabaha karşı Nebatiye kent merkezi çevresini bombaladı.

ABD ve İran arasındaki anlaşmanın ardından iki ülke arasındaki müzakerelerin ne zaman başlayacağı merak konusu olurken, konuyla ilgili dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
ABD merkezli haber sitesi Axios’un hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre; ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, İran ile yapılması beklenen ilk tur müzakereler için İsviçre’ye doğru yola çıktığı bildirildi.
Trump’ın damadı Jared Kushner’ın ise halihazırda İsviçre’de olduğu aktarıldı.
İSVİÇRE’DE YAPILMASI PLANLANAN ABD-İRAN GÖRÜŞMESİ İPTAL EDİLMİŞTİ
İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İran arasında dün İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında yapılması beklenen görüşmenin iptal edildiğini duyurmuştu.
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada ise İsviçre'deki görüşmede ABD heyetine başkanlık edecek olan ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in İsviçre seyahatinin iptal edildiği bildirilerek, "Başkan Yardımcısı’nın basın toplantısında da belirttiği gibi, yaklaşan teknik görüşmelere ilişkin planlar henüz kesinleşmedi ve ABD heyeti ilk fırsatta yola çıkmaya hazır. Ancak bu müzakerelerin lojistik düzenlemeleri hiçbir zaman basit ya da öngörülebilir olmamıştır. Şu an itibarıyla Başkan Yardımcısı bu gece yola çıkmayacak. Sonraki adımlarla ilgili somut bir gelişme olur olmaz sizleri bilgilendireceğiz. Teknik görüşmelerin bir an önce başlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz" ifadeleri kullanılmıştı. İran tarafından görüşmenin iptaline dair resmi bir açıklama yapılmazken İran basını, İranlı müzakerecilerin öncelikle ABD'nin anlaşmayı uygulamaya koyduğuna dair işaretler görmek istediğini ve İran heyetinin İsviçre'ye gidip gitmeyeceğinin netleşmediğini aktarmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında görüş ayrılıkları yaşandığına yönelik haberler gündemdeki tazeliğini korurken, İsrail basını dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı.
Kanal 12 televizyonunun haberine göre, Trump yönetimindeki bazı yetkililerin, İsrail'de en geç ekim ayına kadar yapılması beklenen seçimler öncesinde muhalefet liderleriyle gayriresmi kanallardan temas arayışında olduğu öne sürüldü.
İletişim kurulmak istenen isimlerin başında ise en güçlü başbakan adayları arasında gösterilen eski Başbakan Naftali Bennett ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eyzenkot’un yer aldığı aktarıldı.
ABD’NİN NETANYAHU KABİNESİNDEN RAHATSIZ OLDUĞU ÖNE SÜRÜLDÜ
Washington yönetiminin alternatif isimlere yönelmesinin nedenlerine de dikkat çekilen haberde; ABD'li yetkililerin, Netanyahu kabinesindeki aşırı sağcı isimlerden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu belirtildi. Washington’ın ayrıca İsrail hükümetinin Gazze politikası nedeniyle zedelenen uluslararası imajının diplomatik süreçleri tıkamasından da şikayetçi olduğu ifade edildi. ABD yönetiminin, Netanyahu'nun yaklaşan seçimi büyük ihtimalle kaybedeceğini öngörmesinin, muhalefetle dirsek teması kurma çabalarını hızlandırdığı vurgulandı.

Washington Post (WP) gazetesinin ismini açıklamak istemeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, söz konusu uyarı, Netanyahu ile Trump hükümetleri arasında gerginliğin tırmandığı bir dönemde geldi.
Bu kapsamda, ABD istihbarat kurumlarının, Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran ile kalıcı bir barış anlaşmasına varma çabalarını baltalayabilecek adım atma olasılığının muhtemel olduğu" konusunda Washington yönetimini uyardığı öne sürüldü.
İstihbarat raporlarında, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürme konusunda niyetli olduğu, bu durumun ABD-İran mutabakatının temel unsurlarından birini ihlal edeceği ileri sürüldü.
Yeni bir raporda, İsrail'de sonbaharda yapılması planlanan genel seçimler karşısında Netanyahu'nun siyasi geleceğinin, iç kamuoyuna Lübnan'dan asker çekmeyeceğini ve Hizbullah ile çatışmaları tırmandırmaya kararlı olduğunu göstermesine bağlı olduğu iddiasında bulunuldu.
Raporda ayrıca, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın şartlarının İsrail'de hayal kırıklığı yarattığı öne sürülürken ABD'li yetkililerin bu şartların İsrail'in Tahran üzerindeki "azami baskıyı sürdürme stratejisini zayıflattığını" değerlendirdiği belirtildi.
Mutabakatın, İsrail'in Hizbullah'a karşı meşru müdafaa kabiliyetini kısıtlayabileceği yönünde İsrail'de algı olduğu öne sürülen raporda, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi veya herhangi bir çatışmaya son vermesi durumunda bunun İsrail'de Netanyahu'nun yenilgisi olarak görüleceği kaydedildi.
İsrail'in Lübnan'a saldırıları sona erdirse bile ülkenin güneyinden askerleri çekmeyi reddetmesi olasılığının, ABD-İran mutabakatını "başarısızlığa mahkum edebileceği" öne sürüldü.
Üst düzey bir ABD'li yetkili, İsrail ile Hizbullah arasındaki ateşkesin TSİ 16.00'da yürürlüğe girdiğini iddia etmişti.


