
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'daki bir etkinlikte yaptığı açıklamada, bugün generaller ile bir araya geleceğini bildirirken, ABD medyası ise Trump'ın ulusal güvenlik ekibiyle görüşmesinin başladığını yazdı.
Trump'ın bugün İran gündemiyle ilgili yaptığı ve "ateşkesin oldukça zayıf durumda" olduğunu söylediği açıklamasının ardından gerçekleşen toplantının "ABD-İran geriliminin gidişatını etkileyeceği" yorumları, ABD medyasına yansıdı.
ABD Başkanı Trump, son açıklamasında, İran'ın gönderdiği son öneriyi "aptalca" ve "çöp" olarak nitelendirerek, "Şu anda (ateşkesin) en zayıf anında olduğunu söyleyebilirim. Yaşam desteğine bağlı durumda." demişti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'yle müzakere sürecine işaret ederek, ülkesinin silahlı kuvvetlerinin hazırlık durumuna ilişkin paylaşım yaptı.
Kalibaf, “Silahlı kuvvetlerimiz, her türlü saldırıya ders verici bir karşılık vermeye hazır. Yanlış strateji ve yanlış kararlar her zaman yanlış sonuç meydana getirecek. Dünya bunu anlamıştır. Biz tüm seçeneklere hazırız. Şaşkına dönecekler.” ifadelerini kullandı.

İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti, ABD’ye yönelik açıklamalarda bulundu.
Trump’ın Çin ziyaretine ilişkin, “Sayın Trump bugünkü sükunetimizden faydalanarak asla Pekin’e zafer edasıyla gireceğini sanma. Önce Batı Asya'nın yeni jeopolitik düzeninin alfabesini öğren.” ifadelerini kullanan Velayeti, Trump’ın, “Pentagon’un asker kayıpları ile ilgili ortaya koyduğu yalanlara inanarak” üstü kapalı şekilde İran’ı nükleer silah kullanmakla tehdit ettiğini dile getirdi.
"Savaşta ABD’yi mağlup ettiklerini" savunan Velayeti, ABD’nin, diplomatik süreçte galip gelmeyi düşünmemesini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD'nin İran'ın savaşın sonlandırılmasına yönelik teklifini reddetmesine ilişkin soru üzerine Trump, İran'ın sunduğu teklifin asla kabul edilemez olduğunu söyledi. Trump, "İnsanlar sürekli ‘Bir planı var mı?' diyor. Tabii ki bir planım var. Hem de şimdiye kadarki en iyi plan. İran, askeri olarak bütünüyle mağlup edildi. Ellerinde çok az şey kaldı. Muhtemelen bu süre içinde biraz toparlanmışlardır ama bunu da yaklaşık bir gün içinde değiştirebiliriz" dedi.
Trump, "İran nükleer silaha sahip olamaz. Çok dengesiz ve tehlikeliler. Orada yaşananlar korkunç. Son iki ayda 42 bin kişi öldürdüler. En azından bildiğimiz sayı bu. 42 bin kişi. Geçtiğimiz hafta da çok sayıda insan öldürdüler ama bir ay, bir buçuk ay önce 42 bin kişi öldürdüler" dedi.
İran'a ilişkin açıklamalarında Trump, "Plan çok basit. Abluka, her şeyden önce askeri bir dehanın parçasıydı. Venezuela'da yapılanların askeri bir deha olması gibi" ifadelerini kullandı.
"Hiçbir baskı yok, tam bir zafer kazanacağız"
ABD'nin İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelleyerek dünyaya hizmet ettiğini savunan Trump, "Bir süre sonra bundan sıkılacağımı, bunalacağımı, baskı altında kalacağımı düşünüyorlar. Hiçbir baskı yok. Tam bir zafer kazanacağız. Zaten teorik olarak askeri açıdan tam bir zafer elde ettik" dedi.
Trump, "Donanmaları imha oldu. 159 gemileri vardı, şimdi sıfır gemileri var. Etrafta dolaşan küçük sürat tekneleri kaldı. Onlardan da günde sekizer tane vurduk. Hava kuvvetleri yok, hava savunmaları yok" ifadelerini kullandı.
"Bu aptalca bir teklif ve kimse bunu kabul etmez"
İran'ın müzakere etmek istediğini fakat ABD'ye sunduğu teklifin "aptalca" olduğunu belirten Trump, "Bu aptalca bir teklif ve kimse bunu kabul etmez" ifadelerini kullandı. Açıklamalarında eski ABD Başkanları Barack Obama ve Joe Biden'a eleştirilerini sürdüren Trump, "Gerçi Obana kabul ederdi. Biden da kabul ederdi. Onların zamanında kabul ettikleri, çok daha kötüydü" şeklinde konuştu.
ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarından övgüyle söz eden Trump, "Onları gerçekten çok sert vurduk" dedi.
Trump, İran'ın elindeki nükleer kaynakların ABD'ye teslim edilmesine ilişkin, "İran bana 'nükleer tozu' alacağımızı ama bunu (yer altından) bizim çıkarmamız gerekeceğini söyledi" dedi.
ABD Başkanı, "Çünkü tesis o derece imha edildi ki, dünyada onu çıkarabilecek sadece bit ya da iki ülke var. O kadar derinde ve öylesine sert bir şekilde vuruldu ki, onu taşımaya uygun ekipmanları yok" şeklinde konuştu.
Trump, İranlıların bu materyalleri sadece ABD ve Çin'in çıkarabileceğini söylediklerini aktardı. Bu açıklamaların ABD'nin İran ile zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılması konusunda anlaştığı manasına mı geldiği sorusuna Trump, "İki gün önce bunu kabul ettiler. ‘Onu sizin almanız gerekecek' dediler. Birlikte hareket edecektik ama fikirlerini değiştirdiler. Çünkü bunu belgeye koymamışlardı" dedi.
Trump, "Bizimle aynı fikirde oluyorlar, sonra geri adım atıyorlar" ifadelerini kullandı.
"İran'da ılımlılar ve radikaller olmak üzere iki grup var"
İran'da barışa ulaşılabilecek bir liderlik olup olmadığı sorusu üzerine Trump, "İran'da ılımlılar ve radikaller olmak üzere iki grup var. Bence ılımlılar artık daha fazla saygı görüyor. Radikaller, sonuna kadar savaşmak istiyor. Ancak bu, çok kısa sürecek bir savaş olurdu" dedi.
"Kürtler konusunda büyük hayal kırıklığı yaşıyorum"
Trump, "Protestolara karşı uygulanan vahşet ortada. İnsanlar sokağa çıkmak istiyor ama silahları yok. Kürtlerin silah vereceğini düşünmüştük ama Kürtler bizi hayal kırıklığına uğrattı. Kürtler sadece alıyor, alıyor ve alıyor. Kongre'de büyük itibara sahipler. Kongre, ‘Çok sert savaşıyorlar' diyor. Ancak para aldıklarında sert savaşıyorlar. Bu yüzden, Kürtler konusunda büyük hayal kırıklığı yaşıyorum" şeklinde konuştu.
"Ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim"
İran ile ateşkese ilişkin bir soruya Trump, "Bize gönderilen o berbat metni gördükten sonra ateşkesin son derece zayıf olduğunu söyleyebilirim. Okumayı tamamlamamıştım bile. Zamanımı buna harcamaya değmez dedim. Şu anda ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim" cevabını verdi.
"Ülkem için kurşunu göze almaya hazırım"
İran'a yönelik operasyonun doğuracağı sonuçları bilerek bu operasyona kalkıştığını açıklarken, "Ülkem için kurşunu göze almaya hazırım" ifadelerini kullanan Trump, "Bu, özellikle de benim tarafımdan kullanıldığında, korkunç bir ifade. Ama öyle. Ülkem için kurşunu göze almaya hazırım" dedi.
Çatışmalar sırasında kimsenin İran'ın Körfez'deki komşularını vuracağını düşünmediğini söyleyen Trump, "Muazzam bir stratejik hataydı. O füzeleri boşa harcadılar" dedi.
ABD Başkanı Trump, İran ile diplomatik çözümün mümkün olup olmadığına yönelik bir soruya, "Bence bu çok mümkün. Onlarla dört-beş kez anlaşmak zorunda kaldım. Fikirlerini değiştiriyorlar" cevabını verdi. Trump, "Liderleri çok onursuz insanlar" cevabını verdi.
"Xi ile harika bir ilişkim var"
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapacağı görüşmeden ne beklediği ve İran savaşının gündemi ne kadar değiştirdiği sorusu üzerine Trump, "Başkan Xi ile harika bir ilişkim var. Çok iş yapıyoruz" dedi.
Çin ile ilişkilerin çok iyi durumda olduğunu da ifade eden Trump, "Bunu Hürmüz konusunda da görebilirsiniz. Petrollerinin büyük bir kısmını, yüzde 40'ını Hürmüz üzerinden alıyorlar. Hiç gemi gelmedi. O da bunun çözülmesini istiyor" dedi.
Çin Devlet Başkanı Xi ile görüşmede Tayvan'ın gündeme gelmesi ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Evet, her zaman gündeme gelir" şeklinde cevap verdi. Tayvan'a Japonya ve bölge ülkelerinden büyük destek olduğunu ifade eden Trump, "Bunu Başkan Xi ile konuşacağım. Bu konuşacağımız konulardan biri olacak" cevabını verdi.
Yakıt fiyatlarının İran meselesi biter bitmez "taş gibi düşeceği" açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Bu mesele ilk ortaya çıktığında, petrolün yüzde 20'si Hürmüz'den geliyordu. Bu çok fazla. Ama zamanla Texas'a, Louisiana'ya, Alaska'ya gidiyorlar. Alaska, biliyorsunuz, Asya'dan çok uzak gibi görünüyor. Ama aslında petrol almak için gitmeleri gereken diğer yerlere kıyasla nispeten daha kısa bir yolculuk. Ve Alaska'ya gidiyorlar. Aslında büyük sorunumuz, yükleme yapmak için daha büyük rıhtımlar inşa etmemiz gerektiği konusu" dedi.
Trump, "Birçok kişi petrolün 250, 300 dolara çıkacağını düşündü. Çıkmadı. Bugün 100 doların altında" ifadelerini kullandı.

İsrail Sivil Havacılık Otoritesi Başkanı Shmuel Zakay, Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nın fiilen bir “ABD askeri üssü” haline geldiğini açıkladı. Zakay, havalimanındaki yoğun askeri faaliyetlerin sivil uçuşları aksattığı bilgisini paylaştı. İsrail basını, artan ABD askeri varlığı nedeniyle uçak bilet fiyatlarının yükseldiğini ve yaz turizm sezonunun olumsuz etkilendiğini aktardı. Son haftalarda İsrail medyasında yayımlanan görüntülerde, yakıt ikmal uçakları dahil çok sayıda ABD askeri uçağının Ben Gurion Havalimanı’nda konuşlandığı görüldü.
OTEL ODALARI ABD ASKERLERİNE AYRILDI
Bölgede artan gerilim sürerken, İsrail’in Kanal 24 televizyonu yüzlerce İsraillinin Eilat kentindeki otel rezervasyonlarının iptal edildiğini bildirdi. İsrail medyası, ABD askerlerini barındırmak amacıyla otellerin bu aydan kasım ayına kadar olan rezervasyonları iptal ettiğini belirtti. İsrail basını ayrıca, Tahran ile Washington arasındaki müzakerelerin başarısız olması halinde İran ile savaşın yeniden başlaması olasılığına karşı İsrail’in askeri alarm seviyesini yükselttiğini bildirdi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'e karşı kazanılan "zaferin" halkın çıkarlarının korunması için diplomasiyle desteklenmesi gerektiğini belirterek, bunun rasyonel bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.
İRAN'IN SEÇENEKLERİ
Pezeşkiyan, mevcut durumda "İran halkının onuru ve ulusal çıkarlarla müzakerelere girmek, ne savaş ne barış konumunda kalmak veya çatışma yolunda devam etmek" konusunda seçenekler olduğunu belirtti.
İran'ın düşmana karşı güven duymadığını ancak ulusal çıkarlar ve ülke onurunun korunması temelinde müzakerelere açık olduğunu söyleyen Pezeşkiyan, İran halkının yararına olacak bir anlaşmaya bağlı kalacaklarını dile getirdi.

İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde yaralı askerleri tahliye etmeye çalışırken helikopterlerinden birinin “teknik bir arıza” yaşadığını belirtti. Teknik ekipler arızayı giderirken yaralıları tahliye etmek için başka bir helikopterin gönderildiği ve arızalı helikopterin daha sonra havalandığı belirtildi. Helikopterin saldırıya uğradığı iddialarını yalanlayan İsrail ordusu, aracın “Hizbullah saldırısında hasar aldığı iddiasını yalanladı.

Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail'e ait insansız hava aracı (İHA) Nebatiye kırsalındaki Zibdin beldesinde belediyeye ait bir aracı hedef aldı. Saldırıda, bölgede halka ekmek dağıttıkları belirtilen belediye çalışanları Yahya Ali Kubeysi ve Hüseyin Ahmed Kubeysi'nin olay yerinde yaşamını yitirdiği belirtildi. Araca iki güdümlü füzenin isabet ettiği, bölgede saldırı sonrası arama-kurtarma ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğü açıklandı.

İran'ın Pekin Büyükelçisi Abdulrıza Rahmani Fazli, ülkesinin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Basra Körfezi bölgesinde kalıcı güvenliğe ilişkin ortaya koyduğu planı desteklemeye hazır olduğunu belirterek, konunun İran ve Çin dışişleri bakanlarının görüşmesinde de vurgulandığını kaydetti.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Şi'nin 4 maddelik planı; barış içinde bir arada yaşama ilkesine bağlılık, ülkelerin ulusal egemenliklerine saygı, uluslararası hukuka riayet ve güvenlik ile ekonomik kalkınma alanlarında uyumun güçlendirilmesini içeriyor.

İsrail merkezli Kanal 12'nin haberine göre, Hizbullah Lübnan'ın güneyinde İsrail saldırılarına misilleme yaptı. İsrail birliklerini hedef alan Hizbullah güçleri, patlayıcı yüklü İHA'larla İsrail askerlerine saldırdı. Bölgedeki çatışmalarda 3 İsrail askerinin yaralandığı kaydedildi. Yaralıların tedavi için hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa ile yaptığı görüşmede, İsrail'e ateşkese uyması, saldırılarını durdurması, ayrıca güneyde işgal altında tuttuğu bölgelerde evlerin yıkılması ve iş makineleriyle tahrip edilmesine son verilmesi için baskı yapılması gerektiğini vurguladı. Görüşmede Avn ile İsa, bu hafta Washington’da yapılacak üçüncü Lübnan-İsrail toplantısına ilişkin son gelişmeleri ele aldı.


Orta Doğu'da gerilim devam ederken, onlarca ülke Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik askeri planları ele alacak. İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İngiltere Savunma Bakanı John Heale ve Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin liderliğinde 40'tan fazla ülkenin katılımıyla Hürmüz Boğazı'na ilişkin toplantı düzenleneceği belirtilerek, söz konusu toplantının çok uluslu misyonun ilk Savunma Bakanları Toplantısı olacağı aktarıldı.
Fransa ve İngiltere, Orta Doğu'ya uçak gemisi sevk ettiklerini duyurmuş, İran ise, İngiltere ve Fransa'yı Hürmüz Boğazı'na savaş gemileri göndermemeleri konusunda uyarmıştı. İngiltere ve Fransa, Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamak için çok uluslu bir görev gücü oluşturma çabalarına öncülük ediyor.

İran'da, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ile İsrail Dış İstihbarat Servisi MOSSAD'a çalışmakla suçlanan İrfan Şekurzade'nin idam edildiği bildirildi.
Şekurzade’nin uydu alanında faaliyet gösteren bilimsel bir kurumda, özel proje kapsamında çalışmaya başladığı ve bu sırada CIA ve MOSSAD ile iletişime geçtiği belirtildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Trump'ın Tahran'ın önerisini reddetmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, bölgedeki istikrar ve güvenliğin "zedelendiğini" belirtti.
Bekayi, ateşkes görüşmelerine ilişkin kararın İran'ın ulusal çıkarları doğrultusunda verileceğini ifade ederek, "Savaşmak zorunda kaldığımız her an savaşacağız ve diplomasi için fırsat doğduğunda bu fırsatı değerlendireceğiz. Ancak diplomasinin de kendi kuralları vardır. İran, halkının çıkarlarını koruma konusunda ne kadar istekli olduğunu kanıtlamıştır" ifadelerini kullandı.
ABD'ye sundukları önerilerin "cömert ve sorumluluk sahibi" olduğunu belirten Bekayi, "Savaşın sona ermesi için yalnızca kendi haklarımızı talep ettik. ABD'nin tek taraflı tutum ve sert taleplerinde ısrar etmesi üzücüdür" dedi.


Kanada, Katar kara sularındaki ticari kargo gemisinin hedef alınması dahil Körfez bölgesinde son dönemde düzenlenen İHA saldırılarını kınadı. Kanada Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, tüm taraflara sivillerin ve sivil altyapının korunması çağrısında bulunulan açıklamada, taraflardan uluslararası hukuk ve seyrüsefer serbestisine saygı gösterilmesi istendi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'da bulunan Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine dün İHA ile saldırı düzenlediği bildirildi. Saldırıda Kıdemli Başçavuş Alexander Glovanyov'un (47) öldüğü belirtildi. Açıklamada, Lübnan sınırına yakın bölgeye Hizbullah tarafından fırlatılan çok sayıda patlayıcı yüklü İHA'nın isabet ettiği kaydedildi.

Lübnan resmi ajansı NNA tarafından aktarılan bilgilere göre, İsrail 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesi ihlal ederek Lübnan'ın güneyindeki Sur, Bint Cubeyl, Mercayun ve Nebatiye bölgelerine yönelik yoğun saldırılarını sürdürdü.
Nebatiye ilçesindeki Katrani beldesi kırsalına düzenlenen silahlı insansız hava aracı (SİHA) saldırısında 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi yaralandı. Sur ilçesindeki saldırılarda ise 6'sı çocuk, 2'si kadın olmak üzere 13 kişi yaralandı, 1 kişi hayatını kaybetti. Nebatiye şehrinde ise bir kişinin dükkanının önünde hava saldırısına uğradığı kaydedildi.
İSRAİL ORDUSU FOSFOR BOMBALARI KULLANDI
İsrail ordusu Nebatiye kenti ve çevresine yönelik topçu atışlarının şiddetini artırırken, Kefr Rumman beldesi ve bölgeye enerji sağlayan bir elektrik istasyonunun çevresi saldırıya uğradı.
Sur, Bint Cubeyl ve Mercayun ilçelerine bağlı çok sayıda yerleşim bölgesi hava saldırıları ve topçu atışlarının hedefi olduğu bildirildi.
İsrail ordusunun, Nebatiye'ye bağlı Yahmur Şakif beldesine fosfor bombasıyla saldırdığı anlar görüntülerle tespit edildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Tahran yönetiminin hala ortadan kaldırılması gereken zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu belirterek, İran’la savaşın "henüz bitmediğini" söyledi.
CBS News’e röportaj veren Netanyahu, "Bence çok şey başardık. Ancak İran’dan çıkarılması gereken nükleer malzeme hala mevcut olduğu için bu iş bitmedi" diye konuştu.
ABD/İSRAİL’İN İRAN HEDEFLERİ
Netanyahu, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın hedefleri arasında; ülkenin nükleer altyapısını ortadan kaldırmak, füze kapasitesini yok etmek ve "vekil güç ağlarının" yeniden kurulmasını engellemek olduğunu belirtti.
Netanyahu, İran’ın nükleer kapasitesinin ortadan kalkmadığını vurgulayarak, "Hala ortadan kaldırılması gereken zenginleştirme tesisleri var" dedi.
ASKERİ HAREKAT OLASILIĞI
Netanyahu, bir anlaşma olması halinde İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun ortadan kaldırılması gerekeceğini kaydetti. Netanyahu, "Askeri yöntemler hakkında konuşmayacağım, ancak Başkan Trump bana ‘Oraya girmek istiyorum’ dedi. Bunun için bir zaman çizelgesi vermeyeceğim, ancak bu son derece önemli bir konu" ifadelerini kullandı.

İran basını, Tahran yönetiminin ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik teklifini kabul etmediğini bildirdi. Resmi İran televizyonunda yer alan haberlere göre; ABD’nin teklifini "teslimiyet" olarak nitelendiren Tahran yönetimi, bunun yerine "ABD’den İran’a savaş tazminatı ödenmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tamamen kabul edilmesi, yaptırımların kaldırılması ve el konulan İran varlıklarının iade edilmesi" talebinde bulundu.
Yarı resmi Tasnim Haber Ajansı ise, İran’ın yanıtında ABD'yi "Deniz ablukasını sona erdirmeye, daha fazla saldırı olmayacağına dair garanti sağlamaya ve İran petrol satışlarına yönelik ABD yasağını kaldırmaya" çağırdığı aktarıldı.
"TRUMP'IN CEVABI HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMİYOR"
ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran yönetiminin yanıtını "kabul edilemez" olarak nitelendirmesini değerlendiren İranlı bir yetkili ise, "Trump’ın cevabı hiçbir şeyi değiştirmiyor. Eğer mutsuzsa, bu daha da iyi. İran’da hiç kimse Trump’ı memnun etmek için plan yapmıyor. Müzakere ekibi planları sadece İran halkı için hazırlıyor. Trump gerçeklerden hoşlanmıyor; bu yüzden İran'a karşı sürekli yeniliyor" açıklamasında bulundu.

İran lideri Mücteba Hamaney’in resmi sosyal medya hesabından Basra Körfezi’ne ilişkin 10 maddelik bir açıklama paylaşıldı.
Açıklamada, ABD'nin Basra Körfezi’ndeki güvensizliğin en büyük nedeni olduğu ve ABD’nin bölgedeki kendi üslerini dahi koruyamadığı vurgulandı.
İran’ın Basra Körfezi ile Umman Denizi’ndeki komşularıyla kader ortağı olduğunun belirtildiği açıklamada, “İran’ın (Basra) Fars Körfezi’ndeki zaferinin yeni düzenin habercisi” olduğu kaydedildi.
İran’ın Basra Körfezi’ni yöneterek körfezin güvenliğini sağladığı iddiasının yer aldığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan elde edilecek maddi gelirin İran halkı için harcanacağı ifade edildi.


ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD'de yayınlanan özel bir televizyon programında konuşan Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının Washington yönetimi tarafından sürekli takip edildiğini söyledi. Trump, İran'da yer altında tutulduğu öne sürülen uranyuma ilişkin, "Bunu istediğimiz zaman ele geçirebiliriz. Sürekli gözetim altında tutuyoruz" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, İran'ın yer altındaki tesislerinden uranyum çıkarılmasına yönelik herhangi bir girişim olması halinde bundan haberdar olacaklarını ve müdahalede bulunacaklarını belirtti. Trump, ilk başkanlık döneminde kurulan ABD Uzay Kuvvetleri'nin bu tesislerin izlenmesinde rol oynadığını vurgulayarak, "Uzay Kuvvetleri diye bir yapı kurdum ve gözetlemeyi sürdürüyorlar. Eğer biri oraya yaklaşırsa bunu biliriz ve onları havaya uçururuz" dedi.
Washington yönetiminin İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını ve Tahran'ın nükleer programını sona erdirmesini istediği biliniyor. İran yönetimi ise daha önce birçok kez uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmeyeceğini açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetiminin savaşın sonlandırılmasına yönelik ABD'nen teklifine cevabına ilişkin açıklama yaptı. Trump, Pakistan aracılığıyla ABD tarafına iletilen cevaba ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İran'ın sözde ‘temsilcilerinden’ gelen cevabı az önce okudum. Hiç hoşuma gitmedi. Kesinlikle kabul edilemez" dedi.
Öte yandan ABD basını, İran’ın cevabına ilişkin detaylara yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu. ABD merkezli Wall Street Journal gazetesine göre İran, ABD’nin İran gemileri ve limanlarına uygulanan ablukayı kaldırması halinde Hürmüz Boğazı’nı aşamalı olarak açmayı teklif ettiğini duyurdu. İran’ın ABD’ye sunduğu "çok sayfalık resmi cevapta" kendi taleplerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyduğu ve iki taraf arasında hala önemli görüş ayrılıkları bulunduğu belirtildi.
Wall Street Journal’a göre İran’ın cevabı, ABD’nin İran’ın nükleer programının geleceği ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetine ilişkin önceden taahhüt verilmesi yönündeki talebi karşılamadı. İran, bunun yerine ABD’nin İran gemileri ve limanlarına yönelik ablukayı kaldırması karşılığında çatışmaların sona erdirilmesini ve Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi trafiğine aşamalı olarak yeniden açılmasını teklif etti.



