Akışı Yenilereload

Son dakika... Esad rejiminin kanlı yüzü ortaya çıktı! Muhalif lider güvence verdi

Güncelleme Tarihi:
Son dakika... Esad rejiminin kanlı yüzü ortaya çıktı Muhalif lider güvence verdi
Oluşturulma Tarihi: Aralık 17, 2024 08:31

Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinin ardından çeşitli bölgelerde gün yüzüne çıkan toplu mezarlar Esad rejiminin kanlı yüzünü ortaya koyarken,Suriyeli muhalif lider Ebu Muhammed Culani ülkedeki geçici hükümetin azınlıklara ve yabancı ülkelere tüm Suriyelileri ve devlet kurumlarını koruyacağı yönünde güvence verdi.

timeline
Culani: Saldırılar sona ermeli ve İsrail önceki pozisyonlarına geri çekilmeli

Suriyeli muhalif lider Ebu Muhammed Culani, devam eden İsrail saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İngiliz basınına röportaj veren Culani, İsrail saldırılarının sona ermesi gerektiğini vurgulayarak, "İsrail'in gerekçesi Hizbullah ve İranlı milislerin varlığıydı, dolayısıyla bu gerekçe ortadan kalktı" dedi.

İsrail ve Suriye arasında 1974’te imzalanan Güçler Ayrılığı Anlaşması’na bağlı olduklarını ifade eden Culani, "1974 anlaşmasına bağlıyız ve BM gözlemcilerini göndermeye hazırız. İsrail'le ya da başka biriyle herhangi bir çatışma istemiyoruz ve Suriye'nin saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğiz. Suriye halkının bir molaya ihtiyacı var, saldırılar sona ermeli ve İsrail önceki pozisyonlarına geri çekilmeli” dedi.

Haberin Devamı
timeline
BM'den Suriye'de adaletin sağlanması için kanıtların korunması çağrısı

BM Güvenlik Konseyinde (BMGK) Suriye'deki gelişmeler ele alındı.

Suriye'den bağlanarak üye ülkeleri bilgilendiren BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Suriye'de son birkaç haftadaki gelişmelerin tarihi boyutlarda olaylar olduğuna dikkati çekerek, Suriye’yi yaklaşık 54 yıl boyunca yöneten Esed rejiminin iki hafta içinde çöktüğünü ve ülkenin şimdi yeni bir gerçeklikle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Pedersen, yaklaşık 14 yıllık ihtilaf boyunca sevdiklerini kaybeden yüzbinlerce Suriyeliye içten taziyelerini ileterek, milyonlarca kişinin maruz kaldığı yerinden edilme, sürgün, gözaltı, istismar, acı ve kayıplar için üzüntüsünü dile getirdi.

"BU SURİYELİLERİN ANI"

Suriyelilerin yeni durumun kendilerine ait olduğuna dair derin ve ortak bir duygu içinde hareket ettiğine işaret eden Pedersen, "Bu Suriyelilerin anıdır." dedi.

Pedersen, Suriye’nin artık barış, ekonomik istikrar ve büyüme ile tüm Suriyeliler için kapsayıcı, hesap verebilir ve adalet içeren bir geleceğe doğru ilerlemek için gerçek bir şansının olduğunun altını çizdi.

"ŞAM'DA HUKUK VE DÜZEN ÖNEMLİ ÖLÇÜDE İYİLEŞTİ"

Şam’daki birçok kişinin ilk iki gün süren istikrarsızlık sonrasında, hukuk ve düzenin önemli ölçüde iyileştiğini söylediğini belirten Pedersen, "Ancak istikrar, Suriye’nin birçok bölgesinde hala kırılgan olmaya devam ediyor." uyarısında bulundu.

Yeni sürece ilişkin önemli zorlukların da bulunduğuna işaret eden Pedersen, ülke çapında ateşkese yönelik gerilimin azaltılması ve askeri gruplar arasındaki gerginliklerin giderilmesi için çaba gerektiğini söyledi.

Pedersen, Suriye'de genel ihtiyaçların çok büyük olduğuna dikkati çekerek, 14 yıllık ihtilafın Suriye ekonomisini tahrip ettiğini, Suriyelilerin yüzde 90’ının yoksulluk içinde yaşadığını ifade etti.

Durumu düzeltmek için insani yardımın yeterli olmayacağını belirten Pedersen, ekonomik kalkınma ve yeniden inşa süreci için yaptırımların nihayetinde sona erdirilmesi gerektiğini bildirdi.

"SİYASİ SÜRECİN DOĞRU YOLDA İLERLEMESİNİ SAĞLAMALIYIZ"

Pedersen, diğer bir zorluğun ise siyasi olduğunu kaydederek, "Suriyeliler kendi geleceklerini belirlemek ve meşru hedeflerini gerçekleştirmek için çok büyük fedakarlıklarda bulundu. Siyasi sürecin doğru yolda ilerlemesini sağlamalıyız." dedi.

BMGK'nin Suriye'de siyasi çözüme ilişkin kabul ettiği 2254 sayılı kararının teknik anlamda artık uygulanamayacağına ilişkin görüşün yaygınlaştığına işaret eden Pedersen, "Ancak bu kararın temel ilkesi olan geniş Suriyeli mutabakatı hala geçerlidir. 2254 sayılı kararın tanımladığı taraflardan biri devrildi ve sürecin bir parçası olamaz. Yine de siyasi geçiş süreci gereklidir ve bu kapsayıcı ve Suriye'ye ait bir süreçle sağlanacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"SEDNAYA HAPİSHANESİ DÜŞEN REJİMİN HALKINA BARBARLIĞININ KANITIDIR"

Kapsayıcı siyasi geçiş sürecinde ekonomik desteğin kilit öneme sahip olduğunu kaydeden Pedersen, "İhtiyaçlar çok büyük ve geniş çaplı destekle karşılanabilir. Buna yaptırımların kademeli olarak sona erdirilmesi ve tam anlamıyla yeniden inşa süreci de dahildir." diye konuştu.

Pedersen, dün Sednaya Hapishanesi’nde bulunan zindanları, işkence odalarını ve infaz hücrelerini kendi gözleriyle gördüğünü belirterek, "Bunlar, düşen rejimin kendi halkına yönelik barbarlığının bir kanıtıdır." dedi.

BM, diğer kuruluşlar, cesur tanıklar ve hayatta kalanlar sayesinde bu gerçeklerin yıllardır belgelendiğini anımsatan Pedersen, öte yandan bu vahşeti bizzat görmenin farklı olduğunu söyledi.

Pedersen, geçiş sürecinde adaletin kritik öneme sahip olduğunun altını çizerek, kayıp ve zorla kaybedilenlerin akıbetinin netleştirilmesi ve adil yargılamanın intikam eylemlerine karşı gerekli bir güvence olması gerektiğini belirtti.

Bu olmadan Suriye ve Suriyelilerin iyileşemeyeceğine işaret eden Pedersen, "Burada acil olarak atılması gereken ilk adımın altını çizmek istiyorum. Kanıtların, materyallerin ve toplu mezar alanlarının korunması şart. Kurbanların, ailelerinin ve hayatta kalanların haklarının korunması şart. Ayrıca keyfi olarak gözaltında tutulanların derhal serbest bırakılması gerekiyor." diye konuştu.

"İSRAİL, REJİMİN DÜŞMESİNDEN BU YANA SURİYE'YE 350'DEN FAZLA SALDIRI DÜZENLEDİ"

Diğer taraftan İsrail'in Suriye topraklarında ilerlemeye devam ettiğine dikkati çeken Pedersen," İsrail, eski rejimin düşmesinden bu yana Suriye’deki askeri tesislere, ekipmanlara ve lojistik hatlara 350’den fazla hava saldırısı gerçekleştirdi." bilgisini verdi.

Pedersen, bu tür saldırıların Suriye’de olağan siyasi geçişi de baltaladığını belirterek, İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri'nde gerçekleştirdiği "yerleşim faaliyetlerinin" yasa dışı olduğunu, Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğüne saldırı niteliği taşıdığını dile getirdi.

"Bu saldırılar derhal durdurulmalıdır" diyen Pedersen, Suriye'de istikrarın kalıcı, güvenilir ve kapsayıcı olması için sağlam temel inşa etme zamanının olduğunu vurguladı.

timeline
Ürdün ve Irak'tan Suriye konulu toplantıda alınan kararlara destek vurgusu

Ürdün Meclis Başkanı Ahmed es-Safedi, Iraklı mevkidaşı Mahmud el-Meşhedani, Ürdün'ün başkenti Amman'da bir araya geldi.

Görüşme sonrası yayımlanan ortak açıklamada, Ürdün'ün Akabe şehrinde düzenlenen Suriye konulu uluslararası toplantının sonuçlarının desteklendiği kaydedildi.

Açıklamaya göre, görüşmede, "bölge'deki gelişmelerin tetiklediği zorluklarla yüzleşmek için iki ülke arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi" de dahil birçok önemli noktanın yer aldığı ortak bildiri imzalandı.

İkili, Suriye'nin, güvenliğinin, halkının ve toprak bütünlüğünün korunması, desteklenmesi, iradelerine saygı duyulması ve önümüzdeki siyasi süreçte ülkenin tüm oluşumlarının temsil edilmesinin sağlanması konusunda mutabık kaldı.

Ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi üzerinde de duran ikili, buna mani olan engellerin kaldırılması konusuna değindi.

İkili ayrıca her iki ülke için büyük öneme sahip Basra-Akabe Petrol Boru Hattı Projesi'nin başarıyla tamamlanmasının ve çeşitli ikili ortak projelerin desteklenmesinin önemini vurguladı.

Görüşmede ayrıca Gazze'ye yönelik vahşi İsrail saldırılarının durdurulması için harcanan çabaların desteklenmesi, Gazze ile Batı Şeria'daki Filistinlilerin topraklarından göç ettirilmesi girişimlerinin reddedilmesi ve Gazze'ye insani yardımların acilen ulaştırılması gerektiği kaydedildi.

timeline
Netanyahu, İsrail'in Suriye'de 7 Aralık'tan sonra işgal ettiği Hermon Dağı'ndaki tampon bölgeye gitti

Başbakanlık Basın Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu'nun Suriye'de 7 Aralık sonrası işgal edilen tampon bölgede yer alan Hermon Dağı'nda "durum değerlendirmesi" yaptığı belirtildi.

Netanyahu'ya, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin de yer aldığı bazı yetkililerin eşlik ettiği ifade edildi.

Başbakan Netanyahu'nun burada işgal edilen bölgedeki İsrail ordusunun konuşlanmasını gözden geçirdiği kaydedildi.

Savunma Bakanı Katz, 13 Aralık'ta yaptığı açıklamada, İsrail ordusuna tampon bölgede yer alan ve 7 Aralık sonrası Hermon Dağı'nda işgal edilen bölgede, kış aylarında kalınması için talimat verdiğini belirtmişti.

timeline
Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Buravov, Suriye konusunda Türkiye ile temasta olduklarını belirtti

Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov, yıl sonu değerlendirme toplantısında konuştu ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Rusya'nın bu yıl başkanlığını yürüttüğü Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) çerçevesinde işbirliğini geliştirdiğini kaydeden Buravov, ülkesinin, daha adil ve çok kutuplu bir dünya düzeninin oluşumuna aktif olarak katıldığını belirtti.

Buravov, BRICS'in potansiyelinin önemli ölçüde arttığını, Kazan'daki zirvede bazı ülkelere ortak ülke statüsü teklif edildiğini, onayların alınmasının ardından listenin kamuoyuyla paylaşılacağını aktardı.

Rus ordusunun Ukrayna'daki cephede ilerlediğini belirten Buravov, Rusya'nın çatışmaya siyasi ve diplomatik çözüm sağlayacak müzakerelerin yeniden başlamasına açık olmayı sürdürdüğünü ifade etti.

TİCARETTE OLUMSUZ ETKİYİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN MEKANİZMALAR GELİŞTİRİLİYOR

Türkiye-Rusya ilişkilerine değinen Buravov, iki ülke ilişkilerinin aktif şekilde geliştiğini, iki ülke liderlerinin ve dışişleri bakanlarının doğrudan ve telefonla düzenli diyaloğunu sürdürdüğünü vurguladı.

Başkonsolos Buravov, geçen yıl 6 milyondan fazla Rus vatandaşının Türkiye'yi ziyaret ettiğini, Türkiye'yi en çok ziyaret edenler arasında Rusların ilk sıralarda geldiğini söyledi.

Buravov, "ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin artan yaptırım baskısı karşısında ülkelerimiz arasındaki ticaret işlemlerini sağlamak için lojistik ve finansal mekanizmalar geliştirilmektedir ve ikili ilişkiler üzerindeki olumsuz etkiyi asgari düzeye indirmek için adımlar atılmaktadır." dedi.

RUSYA, SURİYE KONUSUNDA TÜRKİYE İLE TEMASTA

Buravov, "Türkiye'yle, Suriye ve Suriye halkıyla geleneksel dostluk ilişkilerimizi düşünerek şimdi bu yeni koşullarda ne gibi şeylerin yapılacağı konusunda temaslarımızı sürdürüyoruz." ifadesini kullandı.

Geçmişte Suriye'deki durumun normalleşmesine yönelik Türkiye ve Rusya arasında ikili ve farklı formatlarda temaslar yapıldığını hatırlatan Buravov, "Yeni koşullarda ülkelerimiz arasında diğer formatlarda temaslar devam ediyor. Bu temaslar sırasında ülkemizin menfaatlerinin sağlanmasıyla ilgili olarak birtakım istişareler yapılıyor ve ayrıca uluslararası formatlarda da çeşitli seviyelerde temaslar oluyor." diye konuştu.

Buravov, "İki ülkenin menfaatlerinin birbiriyle çarpışmamasını sağlamaya yönelik de birtakım çalışmalar yapılıyor, yapılacaktır." dedi.

Türkiye ile uzun vadeli sağlam işbirliğine dayanan ikili ilişkilere sahip olduklarını vurgulayan Buravov, "Suriye'nin komşu bir ülke olarak, demokratik, ekonomisi sağlam ve komşuları için tehdit içermeyen bir ülke olması hepimizin ortak isteğidir." ifadesini kullandı.

- "Suriye halkıyla dayanışmamızı ifade ediyoruz"

Buravov, "Suriye, ülkenin kaçınılmaz olarak yeni zorluklarla karşı karşıya kalacağı bir geçiş dönemine girdi. Rusya'nın tarihsel olarak dostane ilişkilerle bağlantılı olduğu Suriye halkıyla dayanışmamızı ifade ediyoruz. Ortaya çıkan tüm sınamaların, zorlukların ve problemlerin üstesinden başarıyla gelmesini içtenlikle diliyoruz." değerlendirmesini yaptı.

İsrail'in Suriye'deki Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'ye saldırılar düzenlemesine ilişkin soruya Buravov, "Özellikle Suriye'ye komşu olan ülkeleri sorumlu tutum sergileyerek toprak bütünlüğü için tehlike yaratabilecek hareketleri yapmamaya davet ediyoruz." yanıtını verdi.

SURİYE'DEKİ RUS ÜSLERİNİN AKIBETİ, TEMASLARIN ARDINDAN BELLİ OLACAK

Buravov, Suriye'deki Esed rejiminin devrilmesinin ardından Şam'da "durumu kontrol eden güçlerle ve kurumlarla" ve "geçici hükümet temsilcileriyle" temasları sürdürdüklerini belirterek, "Temaslar sırasında görüşülen konulardan biri de bizim tesis ve üslerle ilgili konulardır. Bu görüşmelerin ilerleyişine göre bu tesislerin akıbeti de belirlenmiş olacaktır." diye konuştu.

Buravov, "Sadece Şam'da kontrol sağlayan güçler değil, aynı zamanda ülkenin geleceği için söz söyleyebilecek birtakım güçlerle, birtakım kurum ve kuruluşlarla da temaslarımız oluyor." dedi.

RUSYA, ASTANA FORMATININ FAYDALI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

Rusya'nın Astana sürecinin bittiğini kesin olarak söyleyip söyleyemeyeceğinin sorulması üzerine Buravov, "Bu daha önce net ve belirleyici bir sonuç getirmese de yine bu formatın bir süreç olarak faydalı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Astana süreci bu konuyla ilgili olan, komşu olan veya net sıkı bir şekilde ilgili olan ülkelerin kendi tutumlarını uyumlaştırma ve belirli bir amaçlar istikametinde uyumlaştırmayı öngören bir formattır. Bu açıdan bu formatın ileride de devam etmesini olası bir şey olarak görüyoruz." yanıtını verdi.

Buravov, taraflar arasında Astana formatının devam etmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulduğunu aktararak, "Bu formatın veya değiştirilmiş şekliyle benzer formatın yararlı olabileceği konusunda ortak bir şeye varılırsa o zaman bu format da şu ve bu şekilde devam edebilir. Zaten hem ikili seviyede çeşitli temaslar yapılıyor hem çoklu formatlarda da çeşitli temaslar devam ediyor." ifadelerini kullandı.

İran'ın da bölgede önemli bir aktör olduğunu kaydeden Buravov, böyle bir formatın gerçekleşmesi veya faaliyette olması için "Suriye'deki güçlerin görüşünün de önemli olduğunu" belirtti.

Buravov, "Eğer bu format çerçevesinde Suriye'deki gelişmeler değerlendirilecekse tabii Suriyeliler, kendileri bununla ilgili bir şey söylemeli, bir söz söylemeli." dedi.

Gürcistan'daki gelişmelere ilişkin soruya yanıtında, Batı'nın aktif şekilde ilgili ülkelerin içişlerine karışmayı sürdürdüğünü söyleyen Buravov, "Bazı ülkelerde eskiden Ukrayna topraklarında denenen pratiklerin de yeniden yaptırılmak istenildiği apaçık görülüyor." değerlendirmesini yaptı.

 

timeline
İtalya Başbakanı Meloni, Suriye'deki geçici yönetimle diyaloğa hazır olduklarını söyledi

Brüksel'de yarın yapılacak Avrupa Birliği (AB)-Batı Balkanlar Zirvesi ile 19 Aralık'taki AB Liderler Zirvesi'ne katılacak olan Meloni, iki zirvenin gündemindeki konular ve İtalya hükümetinin tutumuna dair parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisine hitap etti.

Suriye'deki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Meloni, "Esed rejiminin düşüşü, 10 yılı aşkın bir iç savaşın ardından Suriye halkı tarafından haklı olarak kutlanan iyi bir haberdir." diye konuştu.

Suriye'de geçici yönetimi oluşturan güçlerin farklı köklerden geldiklerini ve potansiyel olarak çatışan çıkarları olduğunu dile getiren Meloni, "Elbette ülkenin geleceği için bir endişe söz konusudur." dedi.

Meloni, G7 ülkeleri arasında Suriye'nin başkenti Şam'da elçiliği açık bulunan tek ülke olduklarını belirterek, İtalya olarak Avrupalı ve uluslararası ortaklarla yapacakları değerlendirmeler çerçevesinde Suriye'deki yeni geçici yönetimle konuşmaya hazır olduklarını ifade etti.

Başbakan Meloni, "İlk işaretler cesaret verici görünüyor ancak en üst düzeyde dikkat gereklidir: Sözleri, eylemler takip etmeli ve biz de yeni Suriye yetkililerini bu eylemlere göre değerlendireceğiz. Karar verici unsur, etnik ve dini azınlıklara karşı tutumları olacaktır. Özellikle çoğu zaman zulme uğrayan Hristiyanları düşünüyorum." diye konuştu.

Suriye'de DEAŞ'ın ve yeni terör hücrelerinin yerinin olmaması gerektiğini dile getiren Meloni, bu konuyu AB Liderler Zirvesi'nde gündeme getireceğini söyledi.

Meloni, Orta Doğu'daki krizlere de değinerek, "Gazze'de ateşkes talebimizi yineliyoruz. İtalya, Filistin halkını desteklemede ilk sırada yer alıyor. Bölgede adil ve sürdürülebilir bir barış ancak hem İsrailliler hem de Filistinliler için güvenliği ve karşılıklı tanınmayı garanti eden iki devletli bir çözümle sağlanabilir. Filistin yönetimi tek muhataptır, Avrupa öncü bir rol oynamalı." ifadesini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşında Kiev'e desteklerini vurgulayan Meloni, "İtalya, Ukrayna'nın meşru savunmasına ve toprak egemenliğine desteğini her fırsatta yineledi. Rusya'nın kış şartlarında Ukrayna'nın enerji altyapılarını hedef alan sistematik eylemi endişe verici. İtalya, AB'nin görevlerini desteklemeye devam ediyor. Savaşı bitirmek, kalıcı ve adil bir barışı inşa etmek hedeflerimiz olmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Meloni, Kiev'e verilen 50 milyar dolarlık krediye işaret ederek, "Avrupa'daki hareketsiz Rus varlıklarından elde edilecek ekstra karla garanti altına alınacak ve yakında tahsis edilecek bir kredi. İtalya'nın dönem başkanlığındaki G7'nin başarısı." dedi.

Başbakan Meloni, AB'nin göç ve iltica konusundaki yeni paktının bir an önce uygulanması çağrısı yaptı.

"AB-MERCOSUR ANLAŞMASI SADECE BAZILARINA DEĞİL, HERKESE FAYDA SAĞLAMALI"

AB ile Latin Amerika ülkelerindeki Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) arasında uzun yıllar müzakereleri sürdürülen ticaret anlaşmasına değinen Meloni, bu tür anlaşmaların tarım sektörü üzerindeki etkisine de bakmaları gerektiğini belirtti.

Meloni, şunları kaydetti:

"İtalya, Latin Amerika'ya yatırım yapmaya devam etme fırsatını paylaşıyor. Çünkü burası, İtalya'ya çok benzeyen bir kıta ve onu Batılı olmayan küresel aktörlere terk etme riskiyle karşı karşıyayız. Anlaşmanın, Avrupa tarım dünyasına somut garantiler ve büyüme fırsatları sunması gerekiyor. Anlaşma üstünde çalışılıyor ve taleplerimizin karşılanıp karşılanmayacağını görmek için gereken zamanı kullanacağız. Yeniden dengeleme olmadan İtalya'nın desteği olmayacak çünkü AB-MERCOSUR anlaşması sadece bazılarına değil, herkese fayda sağlamalı."

Meloni ayrıca AB ile gelecek ay ABD'de yemin ederek göreve başlayacak olan Donald Trump ve yönetimiyle ilişkilere değinerek, "Yeni Trump yönetimine karşı pragmatik, yapıcı ve açık bir yaklaşımı sürdürmek kaçınılmazdır. AB-ABD işbirliğinin potansiyel ve verimli alanlarını kullanarak, kimseye faydası olmayan ticari çekişmeleri önlemeye çalışmalıyız." dedi.

MELONİ, HÜKÜMETİNDEN ESED REJİMİNE DESTEK VERİLDİĞİ İDDİALARINI REDDETTİ

Başbakan Meloni, konuşmasının ardından milletvekillerin sorularına da yanıt verdi.

İtalya'nın rejim devrilmeden önce Şam'daki elçiliğini yeniden açması ve ayrıca Esed rejimi istihbarat yetkililerinin, İtalyan istihbaratından destek istediğine dair çıkan haberlerin hatırlatılması üzerine Meloni, "Ne istihbarat servislerimizden ne de hükümetten, önceki Suriye rejimine istihbarat servisleri aracılığıyla bir destek verilmedi." dedi.

 

timeline
AFAD Başkanı Memiş: Sednaya'da canlı izine rastlanmadı
AFAD Başkanı Memiş: Sednayada canlı izine rastlanmadı

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Okay Memiş, Sednaya Hapishanesi'ndeki çalışmalara ilişkin açıklamada bulundu. Memiş, yerel otoritelerin, Türkiye Şam Büyükelçiliği'ne yaptığı müracaat üzerine bölgeye gittiklerini belirterek, bugün hava aydınlanır aydınlanmaz hapishanede çalışmalarını başlattıklarını söyledi.

Okay Memiş, bina içindeki tüm katları, zemin bölmesini, hücreleri, koğuşları ve idari bölümleri dikkatli şekilde kontrol ettiklerini vurgulayarak, “Neticede herhangi bir canlıya rastlanmadı. Buna ilişkin iddialar vardı, canlıya rastlanmadı, bina içinde gömülmüş herhangi bir mahkuma rastlanmadı. Bununla birlikte içeride yaptığımız çalışmada insanlık dışı muameleye maruz bırakılan birçok alet edevat gördük, gözlemledik. Onların hiçbirine dokunmadık. Burası Esad rejiminin göstergesi niteliğinde bir bina olduğu için ileride yaşanabilecek, uluslararası mahkemelerde yargılanma konusu olabilecek bir alan da olduğu bilinciyle hareket ettik. Netice itibarıyla herhangi bir canlıya rastlamadık” ifadelerini kullandı.

Avluda çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Memiş, “Tabelalarda da açıkça göstermişler, mayınlı bir bölge de var. Dolayısıyla bu açık alanda yapacağımız çalışmalarda daha dikkatli ve özenli olmak durumundayız. Bugün binanın içindeki çalışmayı tamamladık. Yarın da bu alanda çalışmamızı devam ettireceğiz. Biz Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak ve Türk milleti olarak Suriyeli kardeşlerimizin yanındayız. Onların bu zor döneminde, onların bu süreçlerinde yardımcı olmaya gayret ediyoruz” diye konuştu.

timeline
Netanyahu'nun sözcüsü 'Kahire' iddiasını yalanladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Gazze'deki ateşkes görüşmesi için Kahire'ye gittiği iddiası yalanlandı.

Netanyahu'nun sözcüsü Ömer Dostri, sosyal medya platformu X'te yaptığı açıklamada, "Söylentilerin aksine Başbakan Netanyahu Kahire'de değil" dedi.

timeline
Fransa'da 12 yıl sonra bir ilk

Fransa, Şam Büyükelçiliğine 12 yıl sonra bayrak astı.

Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Fransa'nın ülkedeki siyasi ve güvenlik durumunu değerlendirmek üzere Şam'a diplomat gönderdiği kaydedildi.

Bakanlık tarafından sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ise “Fransa bu geçiş döneminde Suriyelilerin yanındadır” ifadeleri kullanıldı.

Fransa, Suriye ile ilişkilerini 2012 yılında kesmişti.

timeline
Ateşkes yakın: Netanyahu Kahire'de
Ateşkes yakın: Netanyahu Kahirede

Gazze’de ateşkes müzakerelerine yakın kaynaklar, önümüzdeki günlerde bir anlaşma imzalanmasının beklendiğini bildirdi. Ateşkesin yakın olduğunun belirtilmesinin yanı sıra İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Gazze'deki ateşkesi görüşmek üzere Kahire'ye gittiği öne sürüldü.

timeline
Kayıpların fotoğrafları asıldı

Suriye'de, Esad rejimi sırasında kaybolan kişilerin fotoğrafları Emevi Meydanı'na asıldı.

timeline
BM yetkililerinden Petit: Suriye'deki hesap verebilirlik, yeniden yapılanmanın bir parçası
BM yetkililerinden Petit: Suriyedeki hesap verebilirlik, yeniden yapılanmanın bir parçası

Birleşmiş Milletlerin (BM) Suriye'deki suçları araştıran Uluslararası Tarafsız ve Bağımsız Suriye Mekanizmasının (IIIM) Başkanı Robert Petit, Suriye'de hesap verebilirliğin sağlanmasının, yeniden yapılanmanın bir parçası olduğunu bildirdi.Petit, Suriye'de çeşitli aktörler tarafından işlenen bu suçlarla ilgili dünya genelinde 230'dan fazla ayrı soruşturmayı temsil eden 16 farklı yargı makamından 400'den fazla yardım talebi aldıklarını kaydetti.

timeline
“İsrail, Suriye üzerinden Hizbullah’ı yok edeceğini zannediyor”
“İsrail, Suriye üzerinden Hizbullah’ı yok edeceğini zannediyor”

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney Suriye’deki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada “Siyonist İsrail rejimi Suriye üzerinden hazırlık yaparak Hizbullah’ı kuşatabileceğini ve yok edebileceğini zannediyor. Asıl yok olacak olan İsrail rejimidir” ifadelerini kullando. Hamaney, “Suriye’de yaşananlardan sonra ABD ve İsrail ile birlikte onların bazı işbirlikçileri bölgede direnişi tamamen yok edeceklerini zannediyorlar, bu tamamen yanlış. Hasan Nasrallah ve Yahya Sinvar’ın ruhu yaşıyor ve onların fikri ve yolu devam edecektir” şeklinde konuştu.

timeline
Gazze'de can kaybı 45 bin 59'a yükseldi

Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin son 24 saatte düzenlediği 3 saldırıda 31 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 79 Filistinlinin ise yaralandığı belirtildi. Gazze Şeridi'ne saldırıların başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana toplam can kaybının 45 bin 59'a, yaralı sayısının ise 107 bin 41'e yükseldiği aktarıldı.

timeline
Suriye'de Hımeymim Hava Üssü'nde hareketlilik sürüyor

Suriye'de 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesinin ardından Rus askeri birlikleri ülke genelinde konuşlu oldukları bölgelerden çekiliyor.Bu kapsamda, Lazkiye'nin Ceble ilçesinde bulunan Rusya'ya ait Hımeymim Hava Üssü'ndeki hareketlilik sürüyor.

Hava üssünden kalkış yapan Rus savaş uçakları, dün, Hama ve İdlib semalarında saldırı düzenlemeden uçuş yapıp üsse dönerken, bugün de İdlib, Halep ve Hama'da görüldü.ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait bir hava aracının da İdlib semalarında uçuş yaptığı gözlemlendi.

ABD merkezli Maxar şirketi tarafından yayımlanan uydu görüntülerinde, Rus birliklerinin, Suriye'deki askeri üslerinden ayrılmak üzere yaptığı hazırlık yer aldı.Görüntülerde, Hımeymim Hava Üssü'ndeki iki An-124 ağır askeri nakliye uçağının burun konileri kalkık ve kargo yüklemeye hazır olduğu, S-400 hava savunma sisteminin parçalarının da sökülerek nakliyeye hazırlandığı görüldü.


timeline
Rusya: Suriye'nin geleceği Suriyeliler tarafından belirlenmeli

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Suriye'nin geleceğinin Suriyeliler tarafından belirlenmesi, Suriyeliler arasında kapsamlı diyaloğun başlatılması gerektiğini bildirdi.

timeline
İran: Şam Büyükelçiliğimizin yeniden açılması "güvenlik ve siyasi koşullara" bağlı

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında gündeme dair soruları yanıtladı.

İran'ın Şam Büyükelçiliğinin ne zaman faaliyetine başlayacağına ilişkin soru üzerine Bekayi, "Suriye'deki gelişmeler ile Suriye'nin yeni yönetiminin olası kararlarını göz önünde bulundurarak, büyükelçiliğin gelecekteki durumu hakkında karar vereceğiz." dedi.

Büyükelçiliğin yeniden açılmasının bazı ön hazırlıkları gerektirdiğini dile getiren Bekayi, "Bunların başında büyükelçiliğin ve çalışanların güvenliğinin sağlanması geliyor. Güvenlik ve siyasi açıdan gerekli koşullar sağlandığında bu adımı atacağız." şeklinde konuştu.

timeline
Suriye'de bir toplu mezar daha bulundu
Suriyede bir toplu mezar daha bulundu

Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinin ardından başkent Şam'ın çeşitli bölgelerinde toplu mezarların izleri gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Suriye Sivil Savunma olarak da bilinen Beyaz Baretliler başkent Şam'ın dışında bulunan Bağdat Köprüsü bölgesinde devrik Esad rejiminin öldürdüğü sivillere ait olduğu tahmin edilen cesetlere ulaştı. Bölgede arama çalışmalarına devam eden ekipler binlerce cesedin bu bölgeye gömülmüş olabileceğini belirtti.

Bölgede çiftçilik yapan Halit Salih El Hamit isimli bir sivil, bölgenin askeri bir alan olduğunu ve 3 torba içerisinde cesedi kendisinin bulduğunu söyledi. Hamit, "İçeride daha var ama ben ulaşamadım onlara, taşları kaldıramadım. Torbanın içerisinden kadın çıktı. Torbaların üzerinde kadın olduğu yazıyor. Bir tane de erkek çıktı. Hala çöp torbaları var ama çıkartamadım. Çünkü inip aşağıya çekemedim onları. Ben de gidip askerlere haber verdim. Onlar geldiler ve şimdi konuyla ilgileniyorlar. Eğer bir kişinin adı çıkmışsa onu kontrol noktasında alıyorlar ve ne ölüsüne ne de dirisine ulaşılamıyor. Yedi cansız beden çıktı bugün. Çok fazla cansız beden var ama ulaşamadım. Buranın kazılması ve incelenmesi lazım. Benim de 2 kardeşim var, 2013’te esir alındılar. Onları ararken cesetlere rastladım" diye konuştu.

Yürütülen arama çalışmalarına ilişkin açıklama yapan bir Beyaz Baretliler yetkilisi, aldıkları bir ihbarın ardından bu bölgede çalışmalara başladıklarını ifade ederek, "Bir adam bizi aradı ve bu bölgece cansız beden bulduğunu söyledi. Yemek için bir şey arıyor gibi görünüyordu. Burayı bulmuş ve kazmış. Kazınca da bir plastik torba bulmuş. Bu plastik torba un için kullanılıyor. Torbada cansız beden var ve üzerinde ismi yazıyor. Bu cansız beden bir mahkuma ait. Torbada hapishanenin numarası, mahkumun ismi ve torbanın numarası var" dedi.

ABD merkezli Suriye Acil Durum Görev Gücü (SETF) Başkanı Mouaz Moustafa ise Şam'ın 40 kilometre kuzeyindeki Qutayfah'da Esad rejimi tarafından katledilen en az 100 bin kişinin cansız bedenin bulunduğu toplu mezar bulunduğunu söyledi.

timeline
Muhalif lider Culani: "Silahlı gruplar dağıtılacak ve orduya dahil edilecek"

Suriyeli muhalif lider Ebu Muhammed Culani (Ahmed El Şaraa) Telegram hesabından yaptığı açıklamada, ülkedeki geçici hükümetin azınlıklara ve yabancı ülkelere tüm Suriyelileri ve devlet kurumlarını koruyacağı yönünde güvence verdi. Culani, ülkedeki muhalif silahlı grupların dağıtılacağını, savaşçıların düzenli ordu birliklerine katılacağını duyurdu. Culani, "Gruplar dağıtılacak, Savunma Bakanlığı saflarına katılmak üzere eğitilecek ve hepsi yasaya tabi olacak" ifadelerini kullandı. Ayrıca çok etnikli ve çok dinli bir ülkede birliğin gerekli olduğunu vurgulayan Culani, "Suriye birlik olmalı. Sosyal adaleti garanti altına almak için devlet ve tüm inançlar arasında bir toplumsal sözleşme olmalı" ifadelerine yer verdi.

timeline
SMDK: Suriye'de Muhammed el-Beşir tarafından oluşturulan geçici hükümeti destekliyoruz

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Baas rejiminin devrilmesinin ardından Muhammed el-Beşir tarafından oluşturulan geçici hükümeti desteklediklerini belirterek, çöken Esad rejimi sonrası Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2254 sayılı kararının uygulanmasının devrimci güçlerin tasarrufuna geçtiğini açıkladı.

SMDK'den yapılan yazılı açıklamada, Koalisyonun, Suriye halkının özgürlük, adalet ve demokrasi taleplerinin gerçekleşmesi için çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.

"Rejimin askeri olarak devrilmesinin ardından Suriye'ye ilişkin 2254 sayılı BMGK kararının uygulanması, Suriyeli siyasi, sivil ve askeri tarafların oluşturduğu devrimci güçlerin tasarrufuna geçmiştir." ifadesinin yer aldığı açıklamada, çöken rejimin yeni süreçte hiçbir şekilde yer almayacağı vurgulandı.

Açıklamada, "Rejimin devrilmesinden sonra Sayın Muhammed el-Beşir tarafından oluşturulan geçici hükümetini destekliyoruz. Zira mevcut aşamada Suriye'de bir yürütme gücünün bulunması zaruridir. Bu hükümet, kuruluş bildirgesinde de vurguladığı gibi mart ayına kadar görev yapacaktır." ifadeleri kullanıldı.

timeline
Hollanda'dan Suriye için "altın fırsat" değerlendirmesi
Hollandadan Suriye için  altın fırsat değerlendirmesi

Hollanda'nın eski Suriye Özel Temsilcisi Nikolaos Van Dam, 61 yıllık Baas rejiminin çöktüğü Suriye'deki yeni yönetimin ülkeyi yeniden inşa etmek için "altın bir fırsat" yakaladığını ancak bunun gerçekleşmesi için çok çalışılması gerektiğini belirtti.HTŞ lideri Ahmed eş-Şera'nın (Ebu Muhammed el Culani) azınlıklara yönelik uzlaşmacı tavrının kendisini şaşırttığını aktaran Van Dam, "El Culani'nin uzlaşmacı tonu sürpriz oldu ancak açıklamalarını okursanız ve bu gerçekten düşündüklerini ve yapmak istediklerini yansıtıyorsa bu, çok olumlu." diye konuştu.

timeline
İsrail'in Gazze'de bir apartman dairesini vurduğu saldırıda 10 Filistinli yaşamını yitirdi
İsrailin Gazzede bir apartman dairesini vurduğu saldırıda 10 Filistinli yaşamını yitirdi

Görgü tanıkları ve hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusuna ait uçaklar Derec Mahallesi'nde Filistinli bir aileye ait apartman dairesini hedef aldı.Zorla yerinden edilen Filistinli bir ailenin de yaşadığı dairenin hedef alındığı saldırıda aralarında kadın ve çocukların olduğu 10 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.

timeline
AB: Suriye’nin geleceğinde İran ve Rusya’nın yeri olmamalı
AB: Suriye’nin geleceğinde İran ve Rusya’nın yeri olmamalı

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın bitiminde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Toplantıda Suriye'deki gelişmelerin ele alındığını kaydeden Kallas, AB'nin Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Suriye temsilciliğinden üst düzey bir heyetin Şam'daki yeni yönetimle temasa geçtiğini bildirdi.

Şam’daki heyetin bazı üst düzey toplantılara katıldığını aktaran Kallas, “Amaç ülkenin yeni yetkilileriyle temas halinde olmak ve grubun ülkeyi nasıl yönetmeyi planladığını anlamaktı. Herkesin, Arap ülkeleri, komşu ülkeler, Türkiye, ABD ve AB'nin mutabık kaldığı temel ilkeler var. Bunlar toprak bütünlüğü, egemenlik, hesap verebilirlik ve ayrıca özellikle azınlıkları ve kadın haklarını dikkate alan kapsayıcı hükümete dair ilkelerdir” diye konuştu.

Kallas, sürecin dış müdahale olmaksızın yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Suriye'ye ait olmalı ve Suriye halkını tüm çeşitliliğiyle yansıtmalıdır. Bu çok, çok önemli. Suriye'nin geleceğinde aşırılık, İran ve Rusya'nın yeri olmamalı” ifadelerini kullandı.

timeline
İsrail heyetinin, Gazze'de esir takası ve ateşkes anlaşması müzakereleri için Doha'ya gittiği belirtildi

İsrail devlet televizyonu KAN'ın ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, ateşkes ve esir takası müzakereleri için Doha'ya giden heyetin "kısıtlı bir yetkiye" sahip olduğu kaydedildi.

İsrailli yetkili, Tel Aviv'in "bu ay içinde" ateşkes ve esir takası anlaşmasına varmaya çalıştığını ve anlaşmanın ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın 20 Ocak'ta görevi devralmasından önce yürürlüğe girebileceğini öne sürdü.Ayrıca haberde, taraflar arasındaki müzakerelerin son dönemde ciddi ilerleme kaydettiği belirtildi.

timeline
Economist Suriye'nin yeni liderleri ile Kremlin arasındaki gizli görüşmeleri yazdı

Esad rejiminin devrilmesi sonrası Rusya'nın yavaş yavaş Suriye'den çekildiği iddia edilirken, The Economist Moskova ve HTŞ arasında müzakerelerin çoktan başladığını duyurdu. HTŞ'den bir kaynak yeni yönetimin Rusya'nın üslerinin bir kısmını veya tamamını elinde tutmasına izin vereceğini iddia etti. Ayrıca Tartus limanındaki kira sözleşmesinin devam etmesi de muhtemel.Bu Rusya'nın Akdeniz'deki tek derin su donanma tesisine erişimini sürdürmesi anlamına geliyor.

HTS ayrıca, Esad'ın iade edilme olasılığının düşük olduğunu kabul ediyor (Henüz resmi bir talepte bulunulmadı). Gazeteye konuşan kaynak "Kırmızı çizgiler yok" derken görüşmelerin ideolojiye değil çıkarlara dayandığını vurguladı.

Rusya, Tartus limanına ve Hmeymim hava üssüne erişimin devam etmesi karşılığında Suriye'ye insani destek sözü verdi ancak yeni yönetim bunun yeterli olmayacağını söylüyor.Çünkü Rusya ile diplomatik ve ekonomik bağlar kurmak istiyorlar.

HTŞ kaynağı “Şu anda müzakerelerin ilk adımındayız. İnsanlar yeni bir hayat kurmak istiyorlar. İlişkileri onarmak zorundayız, ülke ölmüş durumda, insanlar çok yoksul.” derken The Economist de HTŞ'nin Suriyeliler arasındaki yaygın nefrete rağmen Rusya'dan intikam almaya niyetli görünmediğini belirtiyor.


timeline
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile Bahreyn Kralı Al Halife ile görüştü

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ve Bahreyn Kralı Al Halife telefon görüşmesi yaptı.Görüşmede iki ülke lideri, Suriye ve Lübnan'da son günlerdeki gelişmeleri ele aldı ve iki ülkenin istikrarı ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda aynı hassasiyetleri paylaştıklarını dile getirdi.İsrail'in Gazze Şeridi'nde yaptığı soykırımın da ele alındığı görüşmede, derhal ateşkes ve esir takasının yapılmasının yanında bölgeye koşulsuz bir şekilde insani yardım sağlanması gerektiği vurgulandı.

timeline
Rusya'nın Suriye'den çekiliyor mu?
Rusyanın Suriyeden çekiliyor mu

Rusya'nın, Beşşar Esed rejiminin devrilmesiyle Suriye'den büyük ölçekte asker ve teçhizat çekmeye başladığı iddia edildi.CNN'nin ABD'li yetkililer ile bir istihbarat kaynağına dayandırdığı haberinde, Rusya'nın Hmeimim hava ve Tartus deniz üslerinin gündemde olduğu belirtildi.

Tartus'un jeopolitik önemini vurgulayan yetkililer, Libya'da bir liman olmaksızın Suriye'den çıkılmasının Rusları zor durumda bırakabileceğini savundu.Yetkililer, böyle bir durumda Rusların, "NATO'nun güney kanadında güçlerini yansıtacak bir Akdeniz limanı olmadan kalacağını" ileri sürdü.

Rus güçleri ile Rusya'ya ait askeri teçhizatların, Suriye'den büyük ölçekte çekilmeye başlandığını ancak bunun kalıcılığının sorgulandığını aktaran yetkililer, Rus güçlerinin, Doğu Akdeniz ülkesi Suriye'den, Kuzey Afrika ülkesi Libya'ya deniz kuvvetlerini taşımaya başladığını kaydetti.

timeline
ABD ordusundan Suriye’ye saldırı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'deki DEAŞ hedeflerine yönelik hassas hava saldırıları gerçekleştirildiğini açıkladı. Daha önceden Esad rejimi ve Rusya'nın kontrolünde olan bölgeleri hedef alan saldırılarda 12 DEAŞ’lı teröristin öldürüldüğü bildirildi. Saldırıların DEAŞ’ın Suriye'de yeniden yapılanmasını önlemeyi ve DEAŞ üzerindeki baskıyı sürdürmeyi amaçladığı kaydedilirken, ilk belirlemelere göre sivil kayıp yaşanmadığı aktarıldı. CENTCOM Komutanı General Michael Erik Kurilla ise, saldırılarla ilgili olarak "Bölgedeki müttefikler ve ortaklarla birlikte çalışan CENTCOM, DEAŞ’ın yeniden yapılanmasına ve Suriye'deki mevcut durumdan yararlanmasına izin vermeyecek" açıklamasında bulundu.

timeline
ABD ordusu Yemen’in başkenti Sana’yı vurdu

ABD ordusu bir kez daha Yemen'deki İran destekli Husileri hedef aldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada, Yemen'in başkenti Sana’da bulunan Husilere ait bir komuta ve kontrol merkezine hassas hava saldırısı gerçekleştirildiği bildirildi.

“Hedef alınan tesis, Güney Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki ABD savaş gemilerine ve ticari gemilere yönelik saldırılar gibi Husi operasyonlarının koordine edildiği bir merkezdi” denilen açıklamada, “Gerçekleştirilen saldırı, CENTCOM'un ABD ve koalisyon personelini, bölgesel ortaklarını ve uluslararası deniz taşımacılığını korumaya yönelik süregelen kararlılığını yansıtmaktadır” ifadelerine yer verildi.


timeline
'İsrail ay bitmeden esir takası anlaşması istiyor'
İsrail ay bitmeden esir takası anlaşması istiyor

Yedioth Ahronoth gazetesinin üst düzey İsrailli yetkililere dayandırdığı haberde, Gazze'de tutulan İsrailli esirler için Hamas'la anlaşmanın "yakında" olabileceği ifade edildi.İsrail'in aralık ayı sonu gelmeden önce Hamas'la esir takası anlaşmasına varmayı hedeflediği iddiasında bulunulan haberde, "Anlaşmanın tüm detayları nettir. Anlaşmazlığın temeli ise anlaşmanın ilk aşamasında serbest kalacak esirlerin sayısıyla ilgilidir." denildi.

Anlaşmayla salıverilecek esirlerin sayısına dair anlaşmazlığın "büyük olduğu" savunulan haberde, Hamas'ın esirlerden az sayıda kişiyi serbest bırakmaya yanaştığı, İsrail'in ise söz konusu sayının 2 katını talep ettiği kaydedildi.Haberde, esir takası müzakerelerinin halihazırda salıverilecek esirlerin sayısı üzerinde yürütüldüğü aktarıldı.

timeline
ABD: Oldukça zor bir konu olan PKK/YPG'ye ilişkin Türkiye ile görüşüyoruz
ABD: Oldukça zor bir konu olan PKK/YPGye ilişkin Türkiye ile görüşüyoruz

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, günlük basın brifinginde, AA muhabirinin terör örgütü PKK/YPG konusundaki sorularını yanıtladı.Miller, ABD'nin Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'ye olan desteğinin iki ülke arasındaki temel anlaşmazlık noktalarından biri olduğu ve bu konudaki sürecin nasıl ilerlediği sorusuna, Suriye'deki hassas geçiş sürecine atıfta bulunarak cevap verdi.

ABD'li sözcü, Suriye'deki PKK/YPG varlığına ilişkin, "Bu konu, Türk muhataplarımızla üzerinde çalışmaya devam ettiğimiz son derece hassas ve oldukça zor bir konu. Bu başlık, (Dışişleri) Bakan (Antony) Blinken ile Türk muhatapları arasındaki görüşmelerin büyük bir bölümünü oluşturdu." dedi.

Miller, Türkiye'nin PKK ile mücadelesinin Suriye'deki PKK/YPG'yi de kapsadığı yönündeki soruya yanıt verirken "Türkiye'nin, ABD'nin de terör örgütü olarak tanımladığı bir terör örgütüne, yani PKK'ya, karşı meşru harekete geçme hakkını tanıyoruz." ifadesini kullandı ancak PKK/YPG konusunda daha fazla yorum yapmadı.

Terör örgütü PKK/YPG'nin durumunun Suriye'deki bu hassas süreçte nasıl konumlandırılacağına ilişkin detaylara girmeyen Miller, "Bu konuda NATO müttefikimizle görüşmeler yapıyoruz ve en iyi yolun ne olacağına karar vermeye çalışıyoruz." diye konuştu.

BAKMADAN GEÇME!