Peş peşe sert açıklamalar! ABD: İran'ı vurduk, İran: Karşılık vereceğiz
Güncelleme Tarihi:
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ülkeye yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle hava savunma sistemlerinin devreye girerek müdahale ettiğini duyurdu.
BAE Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, konuya ilişkin bilgi verildi.
Ülkede duyulan patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin müdahalesinden kaynaklandığı belirtilen açıklamada, "Hava savunma sistemlerimiz, füze ve İHA'lara karşı aktif bir şekilde müdahale etmektedir." ifadelerine yer verildi.

ABD Başkanı Trump, Washington Anıtı'nın yakınında bulunan bir süs havuzunda devam eden yenileme çalışmalarını inceledikten sonra basın mensuplarına İran gündemini değerlendirdi.
Trump, Amerikan ordusunun İran'a ait iki yere düzenlediği hava saldırılarına rağmen Tahran yönetimi ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi.
İran'la anlaşmanın yakın olup olmadığı sorusuna, "Bu her an olabilir. Belki de olmaz, ama her an olabilir. Onların bu anlaşmayı benden daha çok istediğine inanıyorum." diye yanıt veren Trump, anlaşmaya yakın oldukları mesajını verdi.
"EĞER İMZALANMAZSA, ÇOK ACI ÇEKECEKLER"
Trump, Tahran'a bir an önce anlaşmaya imza atması çağrısında bulunarak, "Anlaşmayı çabucak imzalasalar iyi olur. Eğer imzalanmazsa, çok acı çekecekler." diye konuştu.
"ONLAR BİZE ATEŞ EDİYORDU, BİZ DE ONLARA KARŞILIK VERDİK"
Hürmüz Boğazı'ndan geçen 2 ABD destroyerine İran'ın saldırı düzenlediğini ancak bu saldırılarda destroyerlerinin hiç hasar almadığını dile getiren Trump, "Onlar bize ateş ediyordu, biz de onlara karşılık verdik." ifadesini kullandı.
Trump, İran'la ilgili temel beklentisinin "İran'ın nükleer silaha sahip olmaması" olduğunu, İranlıların da aslında bunu kabul ettiklerini ancak henüz anlaşmaya imza atmadıklarını savunarak, "Onlara nükleer silaha sahip olma hakkı vermeyeceğiz, bunun şansı sıfır ve onlar da bunu biliyorlar ve bunu kabul ettiler. Bakalım imzalamaya istekli olacaklar mı?" şeklinde konuştu.
İran'ın kendilerine, zenginleştirilmiş uranyumu teslim edeceğini düşündüğüne işaret eden Trump, yine de bu konu netleşene kadar temkinli davranacağını vurguladı.
Özgürlük Projesi'ni neden askıya aldığını açıkladı
Trump, Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin geçişine yönelik "Özgürlük Projesini" neden pazartesi başlatıp 36 saat sonra durdurduğunu da anlattı.
O süreçte Pakistan'ın kendilerine "müzakereler devam ederken bu tür bir operasyonun fayda getirmeyeceğini" ifade ettiğine değinen Trump, şunları kaydetti:
"Mareşal (Asım Munir) ve Başbakan (Şahbaz Şerif) bizden bunu yapmamamızı istediler. Gerekirse bunu yapmaya geri döneriz. Ancak onlar, müzakereler sırasında bizden bunu yapmamamızı istediler."

ABD Başkanı Donald Trump, ABC News yayın kuruluşuna İran’la yaşanan son askeri gerginlikle ilgili telefonla açıklamalarda bulundu. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ABD savaş gemilerine yönelik saldırıları ve ABD’nin buna karşı yaptığı misillemelere rağmen ateşkesin sürdüğünü aktaran Trump, "Ateşkes devam ediyor. Hala yürürlükte" dedi. Trump, İran hedeflerine yapılan son misillemelerin uyarı niteliğinde olduğunu belirterek, bunları "Sadece ufak bir dokunuş" olarak niteledi.
ABD Başkanı Donald Trump, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçen ABD savaş gemilerinin İran tarafından saldırıya uğradığını ve bu saldırılara karşı misilleme yapıldığını belirterek, "3 adet dünya standartlarında Amerikan muhribi, ateş altına alınmalarına rağmen Hürmüz Boğazı'ndan büyük bir başarıyla geçti. 3 muhribimizde herhangi bir zarar meydana gelmezken, İranlı saldırganlar büyük hasar gördü" ifadelerini kullanmıştı.

CENTCOM'un açıklamasına göre, 7 Mayıs'ta ABD Donanmasına ait güdümlü füze destroyerleri USS Truxtun, USS Rafael Peralta ve USS Mason, Hürmüz Boğazı'ndan geçerek Umman Körfezi'ne doğru ilerledi.
Geçiş sırasında İran güçlerinin çok sayıda füze, insansız hava aracı ve küçük tekneyle saldırı girişiminde bulunduğu bildirildi.
Açıklamada, hiçbir ABD unsurunun isabet almadığı belirtilirken, CENTCOM'un gelen tehditleri bertaraf ettiği ve meşru müdafaa kapsamında karşılık verdiği ifade edildi.
CENTCOM, ABD güçlerine yönelik saldırılardan sorumlu olduğu belirtilen İran askeri tesislerinin hedef alındığını duyurdu.
Bu kapsamda füze ve insansız hava aracı fırlatma sahaları, komuta-kontrol merkezleri ile istihbarat, gözetleme ve keşif noktalarının vurulduğu kaydedildi.
Komutanlık açıklamasında, CENTCOM'un gerilimin tırmanmasını istemediği ancak Amerikan güçlerini korumak için bölgede hazır ve kararlı şekilde konumlandığı vurgulandı.

İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD ordusunun ateşkesi ihlal ederek bir İran petrol tankerine saldırdığını belirtti. Tesnim Haber Ajansı, Zülfikari'nin konuya ilişkin açıklamasını yayımladı. Açıklamada, "ABD ordusu ateşkesi ihlal ederek, İran kıyı sularında Cask bölgesinden Hürmüz Boğazı yönüne ilerleyen İran'a ait bir petrol tankerini hedef aldı." ifadesi yer aldı. İranlı Sözcü, ayrıca yine ABD ordusunun, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Füceyre açıklarında Hürmüz Boğazı'na giriş yapan başka bir gemiye daha saldırı düzenlediğini kaydetti. Açıklamada, ABD tarafından hedef alınan gemilerin zarar görüp görmediğine ilişkin bilgi verilmedi.

İran deniz kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı'nda 3 ABD savaş gemisine saldırı düzenlediği bildirildi. Tesnim Haber Ajansına konuşan ismi açıklanmayan kaynağa göre, saldırıda ABD'ye ait savaş gemileri zarar gördü. Söz konusu saldırının füze ve kamikaze dronlarla yapıldığı ifade edildi. ABD donanmasına ait destroyerlerin saldırıya uğramaları sonrasında Umman Denizi’ne doğru geri çekildikleri kaydedildi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı İbrahim Azizi, ülkenin güneyindeki saldırılara tepki göstererek, düşmanın hata yapması durumunda öncesinden daha sert karşılık alacağını belirtti. Azizi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı. İranlı yetkili, "Tekrarlanan hatalar farklı bir karşılık doğurmaz; sadece cevabı daha sert ve yıkıcı hale getirir." ifadelerini kullandı.
İran'ın güneyindeki Bender Abbas kentinde patlama seslerinin duyulduğu ve Hürmüzgan Eyaleti'nde bulunan Keşm Adası'nda İran Silahlı Kuvvetleri ile "düşman unsurları" arasında çatışma çıktığı bildirilmişti.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile verimli bir görüşme yaptığını kaydetti. Görüşmede birçok konunun ele alındığına işaret eden Trump, "İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda tamamen hemfikiriz. Kendi halkını katleden bir rejimin, milyonları öldürebilecek bir bombayı kontrol edemeyeceği konusunda mutabık kaldık." ifadelerini kullandı.

ABD'nin, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini sağlamaya yönelik başlattığı "Özgürlük Projesi"nin ardından Suudi Arabistan ve Kuveyt'in Amerikan ordusuna getirdiği "üslerini ve hava sahalarını kullanmasına yönelik" kısıtlamaları kaldırdığı iddia edildi. Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD'li ve Suudi yetkililere dayandırdığı haberinde, Hürmüz Boğazı'ndaki güncel duruma ilişkin yeni bir gelişme iddiası paylaşıldı. Habere göre, Suudi Arabistan ile Kuveyt, ABD ordusunun kendi üslerini ve hava sahalarını kullanmasına yönelik kısıtlamaları kaldırdı.
Konuyla ilgili olarak ABD yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Tesnim Haber Ajansı, yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde Bender Abbas kenti ve Keşm Adası'nda patlama seslerinin geldiğini duyurdu. Bazı kaynaklar, bu seslerin bir kısmının Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından bazı gemilere Hürmüz Boğazı’ndan izinsiz geçiş konusunda yapılan uyarı operasyonlarıyla ilgili olduğunu belirtirken, İran devlet televizyonu, Keşm adasındaki patlamanın Behmen isimli yolcu iskelesinde meydana geldiğini duyurdu. Patlamanın boyutu ya da kaynağına ilişkin detay verilmezken, olaya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.
ÇATIŞMA ÇIKTI... BEHMEN İSKELESİ VURULDU
İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, Keşm Adası’nda İran Silahlı Kuvvetleri ile “düşman unsurları” arasında karşılıklı ateş açıldı. Karşılıklı ateş açılmasında Keşm Adası'ndaki “Behmen İskelesi”nin bazı ticari bölümleri hedef alındı.
Karşılıklı ateşin çatışma mı yoksa "düşman unsurların" hava saldırısı ve bu saldırıya İran hava savunma sistemlerinin yanıt vermesi mi olduğuna dair ise detay verilmedi.
BAE VURDU İDDİASI
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Behmen İskelesi'ne yönelik saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) rolü olabileceğini iddia etti.
FOX NEWS: ABD İRAN’I VURDU
Fox News: (ABD'li yetkili) ABD ordusu İran’ın Keşm Limanı ve Bender Abbas’a hava saldırıları düzenledi ancak bu, ateşkesin sona erdiği anlamına gelmiyor.
HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ DEVREYE GİRDİ
İran'ın başkenti Tahran'da hava savunma sitemi devreye girdi. Şehrin batı bölgesinde hava savunma siteminin çalıştığı görüldü. İran resmi haber ajansı IRNA, Tahran üzerinde düşman unsurları tarafından fırlatılan mühimmatlara karşı İran hava savunma sistemlerinin karşı koyduğunu belirtti.
İSRAİL'DEN AÇIKLAMA
İsrailli kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin İran'daki patlamalarla bağlantısı olmadığını iddia etti.

ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, İran'ın Hürmüz Boğazı konusundaki uygulamalarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunarak, bunun sadece bölgeyi değil tüm dünyayı etkilediğini ve "çok tehlikeli bir emsal oluşturduğunu" söyledi. Waltz, Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda ABD’nin Bahreyn ve diğer Körfez ülkelerinin desteği ile birlikte BM Güvenlik Konseyi’ne sunmak için hazırladıkları taslak karar hakkında BM Genel Merkezinde açıklama yaptı.
Taslak kararı seyrüsefer özgürlüğü ilkesi çerçevesinde hazırladıklarını belirten Waltz, “Bu, dünya çapındaki istikrarın ve ticaretin temel taşlarından biridir ve bunu kötüye kullananlar veya ortadan kaldırmaya çalışanlar çok tehlikeli bir emsal oluşturuyor ve açıkçası küresel ticareti mahvetmenin yolunu açıyorlar.” dedi. Waltz, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mayın döşeme ve geçiş ücreti alma faaliyetlerinin “uluslararası hukukun ihlali" olduğunu savundu.

ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan müzakerelerin üçüncü turunun 14 veya 15 Mayıs’ta yapılacağını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, İsrail-Lübnan görüşmelerine ilişkin kısa bir değerlendirme yaptı. Yetkili, İsrail ile Lübnan arasındaki müzakerelerin yeni turunun 14 veya 15 Mayıs’ta yapılacağını kaydetti. Lübnanlı kaynaklar, AA'ya yaptıkları açıklamada, Lübnan ile İsrail arasındaki üçüncü tur görüşmelerin gelecek hafta Washington'da yapılacağını ifade etmişti.

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) tarafından hazırlanan analize göre, İran'ın ciddi ekonomik zorluklarla karşılaşmadan en az üç ila dört ay ABD'nin deniz ablukasına direnebileceği savunuldu.
Washington Post'un haberinde, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki ablukası karşısında İran'ın dayanma süresine ilişkin CIA analizinden bazı bilgilere yer verildi. Haberde, ABD hükümetine sunulan analizle ilgili olarak, "Belgeye aşina dört kişinin belirttiğine göre, bu bulgu (ABD Başkanı) Donald Trump'ın savaşı sona erdirme konusundaki iyimserliği hakkında yeni soruları gündeme getiriyor." ifadesi kullanıldı. CIA analizinde Tahran yönetiminin, ABD ve İsrail bombardımanına rağmen "önemli balistik füze yeteneklerini koruduğu" tespitine yer verildi.
Haberde ayrıca ABD'li bir yetkiliye dayandırılarak, İran'ın mobil fırlatma rampalarının yaklaşık yüzde 75'ini ve füze stoklarının yaklaşık yüzde 70'ini hala elinde bulundurduğu belirtildi. Yetkiliye göre, İran yeraltı depolama tesislerinin "neredeyse tamamını" kurtardı ve hasar görmüş bazı füzeleri onarabildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD-İran arasındaki müzakerelere ilişkin açıklama yaptı. İran basınına konuşan Bekayi, ABD’nin İran’ın 14 maddelik planına bir teklif çerçevesiyle cevap verdiğini hatırlattı. Bekayi, Tahran yönetiminin ABD’nin teklifini incelemeyi sürdürdüğünü belirterek, bu konuda henüz nihai bir karara varmadıklarını bildirdi. Bekayi, "Son günlerde ele alınan en önemli dış politika konusu savaş, ateşkes ve bölgede barış ve istikrarı yeniden tesis etme çabalarıdır" dedi.
İranlı sözcü ayrıca Pakistan ile gerçekleştirilen son temaslarda Tahran yönetiminin 14 maddelik planına odaklanıldığını vurguladı. ABD’nin yanıtını değerlendirmeyi sürdürdüklerini kaydeden Bekayi, incelemelerin tamamlanmasının ardından cevaplarının yeniden Pakistan arabuluculuğuyla Washington’a iletileceğini söyledi. Bekayi, ayrıca Tahran’ın halihazırda Washington’a herhangi bir cevap verip vermediğine ilişkin bir soruya, "Bu mesaj alışverişlerinin sonucuna göre bir sonraki adıma karar verilecek. Teklifi hala inceliyoruz. Öncelikle bir sonuca ulaşmamız gerekiyor. Ardından kamuoyunu mutlaka bilgilendireceğiz" cevabını verdi.

İtalya Savunma Bakanlığı, İtalyan askerlerinin de görev yaptığı Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) Batı Bölge Karargahı olan Şemaa'daki üsse roket isabet ettiğini ve olayda yaralanan olmadığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Bugün öğleden sonra, kaynağı henüz belirlenemeyen bir roket, UNIFIL Batı Sektörü'ndeki İtalyan birliğinin bulunduğu Şemaa üssünün içine düştü. İtalyan personel arasında yaralanan bulunmuyor. Sadece bir askeri araçta hafif hasar meydana geldi. Roketin kaynağını ve olayın nasıl gerçekleştiğini kesin olarak değerlendirmek için incelemeler halen sürmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Fransa Savunma Bakanlığı nezdindeki Devlet Bakanı Alice Rufo, BFMTV'de katıldığı programda Fransız amiral gemisi Charles de Gaulle'ün Akdeniz'den ayrıldığını belirtti.
Bakan Rufo, "An itibarıyla uçak gemisi Süveyş Kanalı'nı geçti ve Kızıldeniz'de." dedi.
Bölgede deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak için Fransa'nın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu belirten Rufo, "(Charles de Gaulle'ün) Süveyş Kanalı'ndan geçmesi ve Kızıldeniz'e gitmesi, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması için harekete geçme isteğimizin güçlü bir göstergesi." diye konuştu.

Tahran Valisi Muhammed Sadık Mutamediyan, başkentteki tüm bakanlıkların, devlet kurumlarının ve yürütme organlarının 9 Mayıs'tan itibaren tam kapasiteyle çalışacağını açıkladı.
Mehr haber ajansının bildirdiğine göre Mutamediyan, "Okullardaki ve üniversitelerdeki eğitim faaliyetleri de Milli Eğitim ve Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlıklarının duyurularına uygun olarak gerçekleştirilecektir" ifadesini kullandı.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Katar merkezli "El Arabi El Cedid" gazetesine verdiği röportajda, ABD ile İran arasında diplomatik bir çözüme ulaşılması ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek, olası bir anlaşmanın Körfez ülkeleri ve bölge çıkarlarını gözetmesi gerektiğini kaydetti.
Katar'ın Körfez ülkeleriyle koordinasyon halinde diplomasiye alan açmaya çalıştığını ifade eden Al Sani, Pakistan'ın yürüttüğü arabuluculuk girişimlerine destek verdiklerini de söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkes sonrası çarşamba günü ilk kez hedef aldıkları Lübnan'ın başkenti Beyrut'a saldırılarının süreceği tehdidinde bulundu.
Netanyahu, yayımladığı video mesajda Beyrut'ta Hizbullah'ın Rıdvan Gücü Komutanı Ahmet Ali Balut'u öldürdüklerini öne sürerek, "Görünüşe göre basında Beyrut'ta dokunulmazlığı olduğuna dair bir şeyler okumuş. Okumuş okumasına ancak bu durum artık geçerli olmayacak." ifadeleriyle Beyrut'a saldırılarını sürdüreceklerine işaret etti.

New York Times’ın bilgi sahibi yetkililere dayandırdığı haberinde, "ABD, İran ile Şubat ayında başlayan savaş nedeniyle Orta Doğu’daki üslerde konuşlu asker sayısını yaklaşık 10 bin artırarak toplam mevcudu 50 bine çıkardı" bilgisi paylaşıldı.
Haberde, Orta Doğu’daki tüm ABD birliklerinin tam muharebe alarmında olduğu aktarıldı. Askerlerin paraşüt ve hayatta kalma kitleriyle bölgede konuşlandırıldığı ve Trump’ın orduya İran’a yönelik "füze kapasitesini yok etme ve füze sanayisini yerle bir etme" hedefini açıkladığı belirtildi.
ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının başlamadan önce Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Ürdün, Katar, Kuveyt ve Bahreyn’deki üslerde yaklaşık 40 bin ABD askeri bulunuyordu.

ABD'nin savaşı sona erdirmek için İran'a önerdiği mutabakat zaptının "İsrail için felaket" olduğunu vurgulayan İsrailli bir yetkili, "Bu yalnızca Ayetullahların yönetimini kalıcı hale getiren kötü bir anlaşma. Her geçen gün çöküşe yaklaşan rejim için can simidi." ifadelerini kullandı.
Yedioth Ahronot gazetesine demeç veren İsrailli yetkili, İsrail yönetiminin ABD'nin İran'a önerdiği anlaşmadan endişe duyduğunu belirtti. Söz konusu önerinin İran'ın balistik füze programını tamamen sonlandırmayacağı ve Tahran yönetimi üzerindeki ekonomik ambargoyu hafifleteceği öne sürüldü.
TASLAK ANLAŞMA İSRAİL'İ MEMNUN ETMEDİ
Yetkili, ABD ile İran arasında müzakere edildiğini belirttiği taslak anlaşmanın, İsrail'in "savaş hedeflerini" karşılamaktan uzak olduğunu savundu. Haberde, ABD ile İran arasında savaşı tamamen sona erdirecek bir mutabakata varılması halinde Tel Aviv yönetiminin, Lübnan'a saldırılara son vermesi ve işgal edilen alanlardan çekilmesi yönünde baskılara maruz kalabileceğinden endişe edildiğine de işaret edildi.
'İSRAİL SAVAŞ İSTİYOR'
İsrail'in İran'a saldırıların yeniden başlatılmasını istediği belirten haberde, Tahran yönetiminin "içeriden çökmekte" olduğuna inanıldığı aktarıldı. Haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın "İran asla nükleer silaha sahip olmayacak" ifadelerine rağmen müzakere edilen anlaşmanın, İran'ın uranyum zenginleştirmesini yalnızca 15 yıl boyunca kısıtlamasından ötürü, Tel Aviv yönetiminin hayal kırıklığına uğradığı da vurgulandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran lideri Ali Hamaney ile yaklaşık 2 buçuk saat süren bir görüşme yaptı. İran devlet televizyonu IRIB’in haberine göre Pezeşkiyan, görüşmeye ilişkin "Bu görüşmede beni en çok etkileyen konu, İslam Devrimi Yüksek Lideri'nin yüzleşme biçimi, bakış şekli ve alçakgönüllü ve son derece samimi tavrıydı; bu yaklaşım, tartışmanın atmosferini güven, sakinlik, empati ve doğrudan diyaloga dayalı bir ortama dönüştürdü" dedi.

Pekin merkezli haber kuruluşu Caixin’in bildirdiğine göre, 4 Mayıs'ta Hürmüz Boğazı’nda bir Çin tankerine saldırı düzenlendi. Olay, ABD-İsrail-İran savaşının başlamasının ardından Çin menşeili bir geminin hedef alındığı ilk saldırı olarak kayıtlara geçti. Haberde, saldırıya uğrayan geminin Çinli bir şirkete ait büyük bir petrol tankeri olduğu belirtildi. Olayın Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) El Ceyer limanı açıklarında meydana geldiği ve geminin güvertesinde yangına yol açtığı bildirildi.


İsrail ordusundan yapılan açıklamada, dün Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlenen hava saldırısında Hizbullah'ın Rıdvan Gücü Komutanı Ahmed Ali Balut'un hedef alındığı savunuldu. Açıklamada, Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Dahiye'de gerçekleştirilen saldırıda Rıdvan Gücü Komutanı Balut'un öldüğü öne sürüldü. İsrail ordusu, saldırıya ait olduğunu ileri sürdüğü görüntüleri de paylaştı.

Ynet sitesinin haberine göre, İsrail, hassas bilgilerin İran’a sızmasından endişe ederek roket saldırılarını takip eden "Shual" sistemine kuzeydeki yerel makamların ve güvenlik görevlilerinin erişimini kesti. İç Cephe Komutanlığı, kuzeydeki yerel makamların ve yedek irtibat subaylarının, roketlerin düşmesi beklenen bölgeleri takip etmek için kullanılan sivil acil durum yönetim sistemine erişimini son dönemde devre dışı bıraktı.
İSRAİL ORDUSU KARANLIKTA KALDI
Geçen hafta Hizbullah'ın saldırısı sırasında önceki olayların aksine bu kez karanlıkta bırakıldıklarını belirten İsrailli yetkililer, saldırının kapsamını, yönünü veya patlamaların birer müdahale mi yoksa açık alanlara düşen roketler mi olduğunu belirleyemediklerini ifade etti. Değerlendirmelere göre sistem, gelecekteki saldırıların isabet oranını ve verdiği hasarı artırmak isteyen İranlı aktörlerin, kesin vuruş noktalarını ve İsrail uyarı sistemlerini izleyerek bu bilgileri ele geçirebileceği endişesiyle kilitlendi ve izinler kısıtlandı. Erişimi engelleme kararı, kuzeydeki yerel yönetim ve güvenlik yetkilileri arasında tepkiye sebep oldu. Yetkililer, bu durumun füze saldırıları sırasında müdahale kabiliyetlerini ciddi şekilde zayıflatabileceğini belirtiyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan tarafsız ülkelere ait ticari gemilere eskort sağlamak amacıyla başlattığı, "Özgürlük Projesi" olarak adlandırdığı operasyonunu, Suudi Arabistan'ın ülkesine ait üs ve hava sahası kullanımını askıya almasının ardından durdurduğu öne sürüldü.
KÖRFEZ'DE SÜRPRİZ ETKİSİ YARATTI
NBC News'ün isimlerini vermek istemeyen iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Trump'ın sosyal medya hesabından duyurduğu operasyon, Körfez ülkelerinde şaşkınlığa yol açtı. Yetkililer, Suudi Arabistan yönetiminin, ABD ordusunun Prens Sultan Hava Üssü'nden uçuş gerçekleştirmesine ve ülkenin hava sahasını kullanmasına izin vermeyeceğini Washington'a bildirdiğini öne sürdü.
Trump ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında yapılan görüşmeden de sonuç çıkmadığını ileri süren yetkililer, bunun üzerine Trump'ın operasyonu geçici askıya aldığını iddia etti. Öte yandan Beyaz Saray yetkilisi, bölgedeki müttefiklerin konu hakkında önceden haberdar edildiğini savundu.

İran, Hürmüz Boğazı'nda Güney Kore'ye ait bir petrol tankerine saldırdığına dair iddiaları reddetti. İran’ın Seul Büyükelçiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, "İran Silahlı Kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı'nda bir Kore bandıralı gemiye zarar verme olayına müdahil olduğuna dair herhangi bir iddiayı kesin bir şekilde reddediyor ve yalanlıyoruz." ifadelerine yer verildi.
ABD'nin eylemleri nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenlik koşullarının değiştiği dile getirilen açıklamada, bölgeden geçiş yapan gemilerin belirlenen kurallara uyması ve İran makamlarıyla koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiği hatırlatıldı. Açıklamada, aksi durumlarda yaşanabilecek olaylardan sorumluluğun ilgili taraflara ait olacağı kaydedildi.

İran Meclis Başkanı ve ABD ile görüşmelerde heyet başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X hesabından paylaştığı mesajında, daha önce de bir çok kez "anlaşma yakın" haberleri yapan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın sık sık demeç verdiği Amerikan "Axios" platformundaki haberi alaycı bir dille reddetti.
Sosyal medyada doğrulanmamış ve kaynaksız iddialarla alay etmek için kullanılan ve kabaca "Bana güven kardeşim' anlamına gelen 'Source: Trust Me Bro' ifadesine gönderme yapan Kalibaf, Axios'un haberi için İngilizce "sahte", "uydurma" anlamına gelen "faux" kelimesine atıfla "Fauxios Operasyonu" değerlendirmesi yaptı.

Eski Devrim Muhafızları komutanı ve İran İstişare Konseyi üyesi Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün İran’ın elinde kalması gerektiğini belirtti. Rızai, Tahran yönetiminin nükleer program konusunda herhangi bir ülkeyle müzakere yürütmeyeceğini ifade etti.
İran’ın ISNA haber ajansına konuşan Rızai, ABD güçlerinin bölgedeki varlığına da karşı çıktı. İranlı yetkili, bölge ülkelerinin güvenliği kendi imkanlarıyla sağlaması gerektiğini savundu. Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün İran açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Rızai, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ve yönetimi İran'ın elinden çıkarsa, düşman bunu bir kez daha İran'a ve halkına karşı bir silah olarak kullanacaktır" dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron'a Washington'un davranışlarının "diplomasi yolunu tehditlere, baskıya ve yaptırımlara doğru saptırdığını" söyledi. Pezeşkiyan bu nedenle Tahran yönetiminin ABD'ye güvenemeyeceğini ifade etti. İran'ın daha önce ABD ile iki kez diyaloğa girdiğini hatırlatan Pezeşkiyan, "Her iki durumda da, görüşmelerle eş zamanlı olarak İran'a karşı askeri saldırılar gerçekleşti. Bu tür davranışlar aslında 'arkadan bıçaklamak' gibidir" dedi.
Pezeşkiyan etkili bir müzakere sürecinin, savaşın sona ermesini ve İran'a karşı düşmanca eylemlerin tekrarlanmayacağına dair güvenceleri gerektirdiğini belirtti. Pezeşkiyan ayrıca ülkesinin BAE'ye karşı saldırı düzenlediği iddialarını yalanlayarak, İran silahlı kuvvetlerinin herhangi bir askeri harekât durumunda pozisyonlarını açıkça ilan ettiğini sözlerine ekledi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron
"ABD'NİN EYLEMLERİ İSTİKRARI BOZDU"
Pezeşkiyan Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak İran'ın uzun zamandır bölgede güvenliğin koruyucusu olduğunu ancak ABD'nin deniz ablukası da dahil olmak üzere eylemlerinin istikrarı bozduğunu kaydetti. İran Cumhurbaşkanı, "Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılmasına ilişkin her türlü müzakere, ABD tarafından uygulanan deniz ablukasının kaldırılmasını gerektiriyor" ifadesini kullandı.
İran Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Macron, Paris'in ateşkes çerçevesine desteğini ifade etti ve ABD'nin deniz ablukası ile İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ateşkes ihlali olduğunu kabul etti. Fransız lider ayrıca ülkesinin müzakerelerin ilerletilmesine yardımcı olmaya ve Tahran'a uygulanan yaptırımların kaldırılması sürecine katılmaya hazır olduğunu dile getirdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Lübnan’ın başkente yönelik saldırı talimatı doğrultusunda kentin güneyindeki bir konuta hava saldırısı düzenlendi. Lübnanlı kaynaklara göre saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı.
Netanyahu saldırıda Hizbullah’ın Rıdvan Gücü’ne bağlı bir komutanın hedef alındığını iddia ederken, Lübnanlı kaynaklar henüz herhangi bir Rıdvan Gücü komutanının hayatını kaybettiğini doğrulamadı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamalarda, Manara ve Margaliyot bölgelerinde sirenlerin devreye girdiği, daha sonra Kiryat Şimona çevresinde "düşman hava aracı sızması" şüphesiyle alarm durumuna geçildiği bildirildi.
İsrail İç Cephe Komutanlığı da bölgede insansız hava aracı tespit edilmesinin ardından uyarı sirenlerinin çaldığını duyurdu. Yerel kaynaklar, Lübnan’ın güneyinden roket ve insansız hava aracı saldırılarının ardından İsrail’in kuzeyinde alarm sistemlerinin devreye girdiğini kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, gelecek hafta Çin'e düzenleyeceği resmi ziyaretin tamamlanmasına kadar İran'ın önerilen barış çerçevesini kapsayacak nihai bir anlaşmaya dair "diplomatik bir atılım" beklediği iddia edildi.
Axios platformunun konuya yakın yetkililere dayandırdığı haberine göre Trump, İran ile mutabakat zaptı imzalanması için Tahran yönetiminden 24 ila 48 saat içinde yanıt bekliyor.
Haberde, bir yetkilinin "(Anlaşma için) Çok uzakta değiliz, ancak henüz bir anlaşma yok." ifadesini kullandığı, bazı ABD'li yetkililerin ise İran'ın önerilen barış çerçevesini kapsayacak nihai bir anlaşmaya varılacağından şüphe duyduğu aktarıldı.
Beyaz Saray'ın, Trump'ın gelecek hafta Çin'e düzenleyeceği resmi ziyaretin tamamlanmasına kadar bu konuda "diplomatik bir atılım" beklediği kaydedilen haberde, bu süre zarfında anlaşmaya varılmaması halinde Trump'ın İran'a karşı askeri saldırı emrini verebileceği ileri sürüldü.
ABD Başkanı Trump, 14-15 Mayıs'ta Çin'e resmi ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyor.
'ANLAŞMAYA VARMAMIZ MUHTEMEL'
Beyaz Saray'da bir etkinlikte, basın mensuplarının, İran gündemine ilişkin sorularını yanıtlayan Trump, İran'la devam eden görüşmelerde mesafe kat ettiklerini vurgulamıştı.
Trump, "Bizimle anlaşma yapmak istiyorlar. Son 24 saatte (İran'la) çok verimli görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel." ifadelerini kullanmıştı.
Fox News kanalından Bret Baier'e telefonla yaptığı açıklamada, İran'la anlaşma süreci konusunda nasıl bir takvimi öngördüğü sorusuna, "her şeyin tamamlanabilmesi için 1 hafta" cevabını verdiğini söylemişti.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'e ait savaş uçaklarının ülkenin güneyindeki Sayda kentine bağlı Ensariyye beldesini hedef aldığı belirtildi.
Açıklamada, saldırıda 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin de yaralandığı kaydedildi.
İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda 2 bin 715 kişi hayatını kaybetti, 8 bin 353 kişi yaralandı.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
Ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürerken, Hizbullah da karşılık vermeye devam ediyor.

Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Muhammed Ekberzade, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentinde halka hitaben yaptığı konuşmada, ABD’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ekberzade, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetlerinin olası tüm saldırılara karşı hazırlıklı olduğunu ve “düşmanı” şaşırtacak planlara sahip olduklarını kaydetti.
ABD’nin İran’a yönelik ortaya koyduğu hedeflerini gerçekleştiremediğini vurgulayan Ekberzade, “Trump, İran’da sistem değişikliği, uranyumun çalınması ve Hürmüz Boğazı’na hakim olma gibi tüm eksenlerde yenilgiye uğramıştır.” ifadelerini kullandı.
Ekberzade, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın deniz ve hava kuvvetlerini yok etmek için büyük çaba sarf ettiğini ancak bunda başarılı olamadığını söyledi.
ABD’nin, İran’ın İsfahan eyaletinde “uranyumu çalmak” için gerçekleştirdiği askeri operasyonun başarısızlığa uğradığını belirten Ekberzade, “Hürmüz Boğazı’nı açma ve deniz ablukası planı da başarısızlıkla sonuçlandı.” diye konuştu.

İran resmi haber ajansı IRNA, İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu tarafından yapılan yazılı mesajı yayımladı.
Mesajda, bölge sularında seyreden tüm gemilerin, özellikle İran karasularında ve demirleme alanlarında bulunanların, ihtiyaç duymaları halinde erzak, yakıt temini, sağlık ve tıbbi hizmetler ile gerekli onarım için izinli malzemeler gibi hizmetlerden yararlanabilecekleri belirtildi.
Bu mesajın bölgedeki deniz haberleşme ağları ve VHF sistemleri üzerinden günde 3 kez olmak üzere üç gün boyunca yayımlanacağı kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, 4 Mayıs'taki konuşmasında, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan tarafsız ülkelere ait ticari gemilere eskort sağlamak amacıyla "Özgürlük Projesi"ni başlatacaklarını duyurmuştu. Trump, gemilerde gıda ve temel ihtiyaç sıkıntısı yaşandığını ifade ederek operasyonun "insani amaçlar" taşıdığını savunmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşma konusunda iyimser olduğunu ve sürecin 1 haftada sonuca ulaşmasını beklediğini belirtti. ABD Başkanı Trump, Fox News kanalından Bret Baier'e telefonla yaptığı açıklamada, İran'la anlaşma konusundaki son durumu değerlendirdi. Trump, İran'la anlaşma konusunda iyimser olduğunu vurgularken, aynı zamanda temkinli olduğunu da dile getirdi. Baier, Trump'ın, İran'la anlaşma süreci konusunda nasıl bir takvimi öngördüğü sorusuna, "her şeyin tamamlanabilmesi için 1 hafta" cevabını verdiğini söyledi.
"BİR ANLAŞMAYA VARMAMIZ ÇOK MUHTEMEL"
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının, İran gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.Trump, İran'la devam eden görüşmelerde mesafe katettiklerini vurgulayarak, "Bizimle anlaşma yapmak istiyorlar. Son 24 saatte (İran'la) çok verimli görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel." ifadelerini kullandı.
“BU ANLAŞMA OLACAK, SON TARİH YOK”
Görüşmelerin içeriğine dair bir yorum yapmazken, İran'ın nükleer silaha sahip olmamayı kabul ettiğini öne süren ABD Başkanı, "İran, nükleer silaha sahip olamaz ve sahip olmayacak da, zaten diğer hususların yanı sıra bunu da kabul ettiler." dedi. Trump, İran'ın askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde "ortadan kaldırdıklarını" savunarak, İranlı birçok liderin öldürüldüğünü ve yeni gelen isimlerle görüşmeleri sürdürdüklerini kaydetti. Bir basın mensubunun "Anlaşma için son tarih nedir?" şeklindeki sorusuna Trump, "Bu (anlaşma) olacak, son tarih yok." yanıtını verdi.





