
01/05/2026 tarihi için yeni canlı bloğumuzu buradan takip edebilirsiniz.
HABER İÇİN TIKLAYIN

İran basını, başkent Tahran’ın batı, güney ve merkez bölgeleri başta olmak üzere bazı noktalarda hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu. İran basını, başkent Tahran’da hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu. Basında yer alan haberlerde, başta kentin batı, güney ve merkez bölgeleri olmak üzere bazı noktalarda hava savunma seslerinin duyulduğu ve bu durumun insansız hava araçlarına (İHA) karşı hava savunma sistemlerinin devreye girmiş olabileceği şeklinde değerlendirildiği belirtildi. Öte yandan hava savunma faaliyetlerinin bazı bölgelerde sürdüğü bildirildi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Anayasa'nın 60 günlük yasal sınırlandırmasına rağmen İran'la savaşa Kongrenin onayı olmadan devam edilebileceğini savundu. Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile Pentagon’un 2027 mali yılı için rekor düzeydeki bütçe talebiyle ilgili ABD Senato Silahlı Kuvvetler Komitesinde soruları cevaplandırdı. Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi önündeki ifadesi sırasında Orta Doğu'da devam eden savaşa değinen Hegseth, ABD ile İran arasındaki ateşkes nedeniyle Kongrenin onayı olmadan İran'la süresiz savaş halinde kalabileceğini savundu.
Hegseth, 2 Mart'ta başlayan 60 günlük süre konusunda ısrarla yöneltilen sorulara yanıt olarak savaşın ne zaman sona ereceğine ve Kongreden ne zaman yetki alınması gerektiğine dair nihai kararın, "Beyaz Saray'a ait olduğunu" söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ordusuna ve ekonomisine büyük zarar verdiklerini savunarak, "İran bizimle anlaşma yapmak için can atıyor. Ordularını yerle bir ettik ve ekonomileri tam bir felaket. Bakalım ne kadar dayanabilecekler." dedi.
ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir başkanlık kararnamesi imza töreninin ardından İran gündemine ilişkin başlıkları değerlendirdi. İran'la görüşmelerin sürdüğünü ancak içeriği kendisi ve birkaç kişinin bildiğini kaydeden Trump, Tahran yönetiminin anlaşmaktan başka şansının olmadığını iddia etti.
"SAVAŞ DEĞİL ASKERİ OPERASYON"
Trump, İran’a yönelik "askeri bir operasyon" düzenlediklerini vurgulayarak, bu durumu "savaş" olarak nitelemediğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında "savaş" ifadesini kullandı. İranlı liderlerle görüşmelere dikkati çeken Trump, "İran bizimle anlaşma yapmak için can atıyor. Ordularını yerle bir ettik ve ekonomileri tam bir felaket. Bakalım ne kadar dayanabilecekler." değerlendirmesinde bulundu. İran'ın limanlarına yönelik deniz ablukasının çok etkili olduğunu savunan ve bu ablukanın devam edeceğini vurgulayan Trump, bu yolla İran'ın petrol gelirlerinin ciddi oranda azaldığını öne sürdü. ABD Başkanı, ülkede benzin fiyatlarının yükselmesiyle ilgili bir soruya yanıt verirken, "Savaş biter bitmez benzin fiyatları hızla düşecek, ama sonunda İran’ın elinde nükleer silah olmayacak. Buna izin vermeyeceğiz." diye konuştu.
İRAN'DAKİ ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUMUN ÇIKARILMASI
Öte yandan Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumu "öyle veya böyle" ülkeden çıkaracaklarını ifade etti, ancak bunu nasıl yapacakları konusunda yorum yapmadı. Trump, "Bunu ele geçirmek istiyoruz. Öyle ya da böyle alacağız. Ya elde edeceğiz ya da alacağız. Ya bize verecekler ya da biz alacağız. Bu hiç de zor olmayacak." dedi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Ali Hezriyan, Babülmendep Boğazı’ndaki son gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, "Husiler son günlerde Babülmendep Boğazı’nın kapatılmasına yönelik tatbikatlar gerçekleştirdi ve boğazın fiilen kapatılması için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandı" dedi.
İran-ABD arasındaki siyasi ve askeri kriz sırasında Babülmendep Boğazı’nın kapatılabileceğine yönelik iddialar gerilimi artırırken, İran’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Ali Hezriyan, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’ndaki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Hezriyan, Yemen'deki İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı’na yönelik son askeri hazırlıklarına değinerek, "Husiler son günlerde Babülmendep Boğazı’nın kapatılmasına yönelik tatbikatlar gerçekleştirdi ve boğazın fiilen kapatılması için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandı" dedi.
Uluslararası deniz trafiğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Hezriyan, düşman olmayan gemiler için iki seçenek bulunduğunu söyleyerek, "Gemiler ya Babülmendep Boğazı’nı dolaşarak yaklaşık 30 milyon dolarlık ek maliyeti göze alacak ya da Yemenli güçlere 5 milyon dolar ödeyerek güvenli geçiş izni alabilecek" ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin deniz ablukasının askeri operasyonların bir devamı olduğunu ve bu "zalimce yaklaşımın tahammül edilemez olduğunu" belirtti. Pezeşkiyan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı. Dünyanın İran'ın hoşgörüsüne ve barış yanlısı tutumuna tanıklık ettiğine işaret eden Pezeşkiyan, "Deniz ablukası adı altında yapılan şey, yalnızca bağımsızlığının bedelini ödeyen bir halka karşı sürdürülen askeri operasyonların devamıdır. Bu zalimane yaklaşımın devam etmesi tahammül edilemez." ifadelerini kullandı.

İran'da, ekonomik nedenlerle başlayıp rejim karşıtı gösterilere dönüşen geçen aylardaki sokak olaylarında İsfahan'da "emniyet güçlerine ait araca saldırma", devlet ve kamu düzenini yıkma suçlamasıyla idama mahkum edilen Sasan Azadvar'ın cezası infaz edildi.
Mehr Haber Ajansı, yargı makamlarından yapılan yazılı açıklamayı yayınladı.
Açıklamada, Azadvar'ın, Ocak 2026’da çıkan sokak olayları sırasında İsfahan'da emniyet güçleri ve sivillere ait araçlara saldırma, devlet ve kamu düzenini yıkmaya yönelik "Muharebe" suçlamasıyla idama mahkum edildiği belirtildi.
Sanık hakkında verilen idam kararının bu sabah infaz edildiği duyuruldu.

ABD Dışişleri Bakanlığından bir yetkili, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "ABD'nin Hürmüz Boğazı konusunda yeni bir uluslararası koalisyon çabası içinde olduğu" yönündeki haberleri doğruladı. Yetkili, ilk olarak Wall Street Journal (WSJ) tarafından paylaşılan haberi doğrulayarak, "Deniz Yolu Özgürlüğü Birimi (MFC), gemilerin bu sulardan güvenli şekilde geçebilmesini sağlamak için gerçek zamanlı bilgi, güvenlik rehberliği ve koordinasyon sağlamak da dahil olmak üzere güvenli geçişi garanti altına alacak adımlar atacak." değerlendirmesini yaptı.

İran Deniz Taşımacılığı Birliği Konteyner Komitesi Başkanı Kambiz İtimadi, uluslararası ticaretin yüzde 90'dan fazlasının deniz yoluyla yapıldığı İran'da ABD ablukasını kırmak için bu faaliyetin yüzde 40'ının kara ve koridor yollarına yönlendirilebilme kapasitesinin bulunduğunu söyledi. Fars Haber Ajansı'na göre, İtimadi, ABD'nin uyguladığı deniz ambargosuna karşı alınabilecek tedbirleri değerlendirdi.
ABD'nin uyguladığı ablukayla İran'ın denizle bağlantısını kesmeye çalıştığına değinen İtimadi, ülkesinin yıllardır ekonomik yaptırımlarla mücadele ettiğini ve yaptırımları delme konusunda tecrübe edindiğini dile getirdi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, kuzey sınırındaki Shomera yakınlarında bir askeri mevziye, İHA saldırısı düzenlendiği belirtildi.
Açıklamada, Hizbullah'ın saldırısı sonucu 12 İsrail askerinin yaralandığı aktarıldı.
Lübnan'dan fırlatılan İHA'nın, zırhlı bir yük taşıyıcısını vurduğu ve araçta yangın çıktığı paylaşılan açıklamada, bölgedeki bazı top mermilerinin de patladığı kaydedildi.

İran Meclisi Enerji Komisyonu Başkan Yardımcısı Cafer Kadiri, ABD’nin yaptırım uyarısına rağmen Çin, Hindistan ve Japonya gibi farklı ülkelere ait gemilerin, Hürmüz Boğazı'ndan geçmek için ödeme yaptığını ve söz konusu ülkelere petrol ve petrol ürünleri sattıklarını belirtti.
Bütün dünyanın İran tarafında üretilen enerjiye ihtiyaç duyduğunu "çok iyi" bildiği değerlendirmesinde bulunan Kadiri, "Bu ülke (ABD) yetkilileri, kısıtlama, yaptırım ve deniz ablukasına rağmen İran'ın küresel pazarlara petrol ihracatı yaptığına tanık olduğumuzu bilmelidir.” dedi.

İran devlet televizyonuna göre, İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, "Basra Körfezi'nin güvenliğinin, İran hükümeti ve milleti için müzakere edilemez bir konu olduğunu" belirtti.
Körfez'deki güvenliğin ancak bölge ülkelerinin birleşmesiyle ve yabancı güçlerin müdahalesi olmadan sağlanması gerektiğini vurgulayan Arif, "Güney komşularımıza, artık hayal ürünü taktiklerin ötesine geçme ve stratejik hesaplamaları değiştirme zamanının geldiğini vurguluyoruz. Tarih, ABD önderliğindeki bölgesel güçlerin yalnızca sömürgeci çıkarlarını gözettiğini ve zor zamanlarda ortaklarını terk edeceğini defalarca kanıtlamıştır. Güçlü bir İran ile olan bağ, kalıcı barış ve ekonomik refahı garanti eder çünkü kaderlerimiz coğrafya ve din yoluyla birbirine bağlıdır." diye konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşen 1.5 saatlik görüşmenin detayları ortaya çıktı.
Rus basınına göre Trump, "Putin, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemiyor" ifadesini kullanırken Rusya liderinin "İran uranyumunu zenginleştirme" konusunda yardım önerisinde bulunduğunu belirtti.
Rus basınının aktardığı haberde Trump'ın, "Bize bu konuda yardımcı olabileceğini ve İran'daki uranyum zenginleştirme meselesine dahil olmak istediğini söyledi. Ben de ona, Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine katkıda bulunmasını tercih edeceğimi söyledim" ifadesini kullandığı yer aldı.

İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, Ulusal Basra Körfezi Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayarak, ABD’nin bölgedeki utanç verici başarısızlığının ardından Hürmüz Boğazı’nda yeni bir sayfa açıldığını belirtti.
"ABD'NİN UTANÇ VERİCİ BAŞARISIZLIĞI"
IRNA'nın bildirdiğine göre Hamaney, "Bugün, bölgedeki dünyanın en büyük saldırısından ve ABD'nin kendi planındaki utanç verici başarısızlığından 2 ay sonra, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda yeni bir sayfa açılıyor" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’nın geçtiğimiz yüzyıllarda pek çok şeytanın açgözlülüğünü uyandırdığını kaydeden Hamaney, savaşın başından bu yana İranlıların, ülke güçlerinin “kararlılığının, uyanıklığının ve cesur mücadelesinin güzel örneklerini” gördüğünü söyledi.
'KÖRFEZ PARLAK BİR GELECEĞE SAHİP OLACAK'
Hamaney, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın temel nedeni olarak ABD’nin askeri varlığını göstererek, "ABD'nin varlığı olmadan Körfez parlak bir geleceğe sahip olacak. ABD'nin kukla üsleri, kendi güvenliklerini bile sağlayacak güce ve kapasiteye sahip değil; ABD'nin bölgedeki bağımlılarına ve ABD'yi seven insanlara güvenlik sağlayacağına dair herhangi bir umut da yok" dedi.

Bloomberg’in haberine göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a karşı Dark Eagle hipersonik füze sistemini Orta Doğu’ya konuşlandırmak için talepte bulundu. Washington’un talebi onaylaması halinde Dark Eagle ilk kez bölgeye konuşlandırılmış olacak. Talebin gerekçesi olarak İran’ın, fırlatıcılarını Precision Strike Missile füzesinin 483 kilometrelik menzilinin ötesine taşıması gösterildi.
MENZİLİ YAKLAŞIK 3 BİN KİLOMETRE
Uzun Menzilli Hipersonik Silah (LRHW) olarak da bilinen Dark Eagle’ın menzilinin yaklaşık 3 bin kilometre olduğu tahmin ediliyor. Sistemin tam yetenekleri ise gizli tutuluyor. Ses hızından 5 kat daha yüksek hıza ulaşabilen füze, önlemeyi atlatmak için uçuş sırasında yörüngesini değiştirebiliyor.

İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki 3 ayrı beldeye düzenlediği saldırılarda 9 kişi hayatını kaybetti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda yaralanan vatandaşların hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Hedef alınan bölgelerde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

Ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyinde İsrail'in saldırıları sürerken Hizbullah'ın, İsrail'e ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğü bildirildi. Hizbullah, Nebatiye kenti semalarında düşürülen İHA'nın karadan havaya roketle vurulduğunu kaydetti.

Al Jazeera'nin bildirdiğine göre, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyine yeni saldırılar düzenledi. Bölgedeki 3 kasabanın topçu atışlarıyla hedef alındığı kaydedildi. İsrail ordusu ayrıca Srifa kasabasını İHA'larla vurdu. İşgal kuvvetlerinin Toul kasabasını da hava saldırısıyla bombaladığı belirtildi.
Öte yandan, Hizbullah ile İsrail ordusu arasında çatışmalar devam ediyor. Batı Celile'deki Şomera bölgesinde Hizbulah'a ait bir İHA'nın İsrail askerlerini taşıyan bir zırhlı araca hasar verdiği duyuruldu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, ülkenin kuzeyindeki Shomera bölgesinde bir insansız hava aracı (İHA) izi tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, bir önleme füzesinin ateşlendiği ve füzeden düşebilecek şarapneller nedeniyle ülkenin kuzeyinde sirenlerin çaldığı kaydedildi.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, 15 yerleşimde sirenlerin çalmasının ardından Shomera bölgesinde İHA'nın bir araca doğrudan isabet ettiğini ve güçlü bir patlama sesi duyulduğunu aktardı. Haberde, aracın alev aldığı, dumanlar yükseldiği fakat olayda can kaybının bildirilmediği ifade edildi.
Öte yandan Yedioth Ahronoth, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın kullandığı dronlara bir çözüm bulamadığını, bu nedenle askerlerin araçların etrafına ağ örmeye başladığını yazdı.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "Ulusal Fars (Basra) Körfezi Günü" dolayısıyla yayımladığı mesajda, ABD’nin deniz ablukası girişimlerine değindi. Basra Körfezi’nin güvenliğinin yalnızca kıyı ülkelerinin işbirliğiyle sağlanabileceğini aktaran Pezeşkiyan, bölgenin "tek taraflı yabancı müdahalelere açık bir alan" olmadığını vurguladı.
Pezeşkiyan, Basra Körfezi’ni "İran’ın ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası ve ülkenin egemenliğinin sembolü" olarak nitelendirerek, son dönemde deniz ablukası ve ticaret yollarına yönelik kısıtlama girişimlerinin İran’a baskı kurma amacı taşıdığını belirtti.
'ABLUKA BAŞARISIZLIĞA MAHKUM'
ABD’nin deniz ablukası ve deniz ticaret yollarına yönelik kısıtlama girişimlerinin, uluslararası hukuka bölge halklarının çıkarlarına ve küresel barış ile istikrara aykırı olduğunu dile getiren Pezeşkiyan, "Her türlü deniz ablukası ve kısıtlama girişimi başarısızlığa mahkumdur." ifadelerini kullandı.
Basra Körfezi’ndeki güvensizliğin sorumluluğunun ABD ve İsrail'e ait olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, "İran, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin koruyucusu olarak, düşman ülkeler hariç, seyrüsefer özgürlüğü ve deniz güvenliği ilkelerine bağlı kalmaya devam etmektedir ancak bu ilkelerin uygulanması, İran milletine ve egemenliğine saygıyla birlikte olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin telefon üzerinden sürdürüldüğünü belirterek, "Artık her seferinde bir belge görmek için 18 saatlik uçuşlar yapmıyoruz. Görüşmeleri telefonla yürütüyoruz." dedi.
Trump, yüz yüze görüşmeleri tercih ettiğini dile getirerek olası bir anlaşmanın İran'ın nükleer silah edinme hedeflerinden tamamen vazgeçmesine bağlı olduğunu yineledi.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, İran’a uygulanan deniz ablukasını delmeye çalışan 42’nci ticari geminin de başarıyla geri döndürüldüğünü belirterek, "Şu anda İran rejiminin satamadığı 69 milyon varil petrolü taşıyan 41 tanker bulunuyor. Bu, mali olarak İran liderliğinin mahrum kaldığı 6 milyar dolar üzerinde bir gelir anlamına geliyor. Abluka son derece etkili bir şekilde işliyor ve ABD kuvvetleri ablukanın eksiksiz bir şekilde uygulanmasına yönelik kararlılığını sürdürüyor" açıklamasını yaptı.
Cooper, "Bu başarı, Amerikan askerlerinin deniz İran limanlarından deniz ticareti yapılmasını engellemek için sergiledikleri olağanüstü çalışmanın bir yansımasıdır" değerlendirmesinde bulundu.

ABD yönetimi, İran ile devam eden gerginlik nedeniyle ticaretin neredeyse durduğu Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini yeniden canlandırmak amacıyla uluslararası bir koalisyon kurmaya çalışıyor.
Wall Street Journal’ın ABD Dışişleri Bakanlığı’nın büyükelçiliklere gönderdiği iç yazışmaya dayandırdığı habere göre Washington, diplomatlardan yabancı hükümetleri “Deniz Özgürlüğü Yapısı” adlı ittifaka katılmaya davet etmelerini istedi. Oluşturulacak yapının, boğazda seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak için bilgi paylaşımı, diplomatik çabalar ve İran'a yaptırımların koordine edilmesini hedeflediği belirtildi.
Yazışmada, büyükelçilerden “Katılımınız, seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etme ve küresel ekonomiyi koruma konusundaki kolektif yeteneğimizi güçlendirecektir” mesajını iletmeleri istendi. Üst düzey bir ABD'li yetkili, koalisyon girişiminin Trump'ın elindeki diplomatik ve siyasi araçlardan biri olduğunu kaydetti.
BOĞAZIN GELECEĞİ MÜZAKERELERİN ODAĞINDA
Girişim, Trump’ın boğazı “Tamamen açık ve ticarete hazır” ilan etmesinden haftalar sonra geldi. Hürmüz Boğazı'nda abluka nedeniyle gemi trafiği büyük ölçüde durma noktasına ulaştı. Boğazın geleceği, kesintiye uğrayan barış müzakerelerinin merkezinde yer alıyor. Trump’ın pazartesi günü yardımcılarına, İran’ın nükleer programını terk etmeyi kabul edene kadar ablukanın uzatılmasına yönelik hazırlık yapmalarını söylediği bildirildi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 gün önce "İran'ın petrol altyapısının havaya uçmasına 3 gün kaldı" yönündeki açıklamasına ilişkin, "3 gün geçti, hiçbir kuyu patlamadı. Bunu 30 güne uzatabilir ve kuyuyu burada canlı yayınlayabiliriz. Bu, ABD yönetiminin Bessent gibi kişilerden aldığı türden saçma bir tavsiyeydi. Aynı kişiler abluka teorisini de destekliyor ve petrolü 120 doların üzerine çıkardılar. Bir sonraki durak 140. Sorun teori değil, zihniyet." değerlendirmesinde bulundu.

İran devlet televizyonu Press TV'ye konuşan ismi açıklanmayan üst düzey bir güvenlik yetkilisi konuya ilişkin açıklama yaptı. ABD'nin deniz ablukasına İran ordusu tarafından yakında "emsalsiz bir eylemle" karşılık verileceği öne sürüldü.
İran Silahlı Kuvvetlerinin şu ana kadar gösterdiği itidalin, diplomasiye bir şans vermek ve ABD'nin, İran'ın savaşı kalıcı olarak sona erdirme koşullarını öğrenmesine ve kabul etmesine olanak sağlamak amacı taşıdığı ifadeleri kullanıldı.
ABD'NİN DENİZ ABLUKASI
İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat'taki ABD-İsrail saldırıları ardından, 2 Mart'ta, Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatıldığını duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını belirtmiş, bu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, 13 Nisan'da İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı.

ABD Donanması'nın 19 Nisan'da el koyduğu İran'a ait Touska adlı kargo gemisindeki mürettebattan 6'sının serbest bırakıldığı bildirildi. Tesnim Haber Ajansına göre, İranlı bir yetkili, Touska kargo gemisinde bulunan İran vatandaşlarının serbest bırakılması için diplomatik girişimlerin sürdüğünü ifade etti. İsmi açıklanmayan yetkili, gemide bulunan 28 İranlı mürettebattan 6'sının serbest bırakıldığını ve İran'a döndüğünü, geride kalan mürettebatın da serbest bırakılması için çalışmaların devam ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin, "Ukrayna ve İran hakkında konuştuk. Çok iyi bir görüşme yaptık. Putin'in bir çözüm görmek istediğini düşünüyorum, bu iyi bir şey. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de İran'ın nükleer silaha sahip olduğunu görmek istemiyor" dedi.




