
22/06/2026 tarihi için yeni canlı bloğumuzu buradan takip edebilirsiniz.
HABER İÇİN TIKLAYIN

ABD ve İran heyetlerinin İsviçre’nin Burgenstock kasabasında yürüttüğü müzakerelerin ilk turu sona erdi. Arabulucular Pakistan ve Katar tarafından yapılan ortak açıklamada, "Luzern Gölü Zirvesi"nin olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştirildiği belirtilerek, "Daha ileri teknik görüşmeler için bir mekanizmanın oluşturulması da dahil olmak üzere cesaret verici ilerlemeler kaydedilmiştir" ifadeleri kullanıldı. Tarafların arabuluculuk sürecine siyasi gözetim sağlayacak bir Üst Düzey Komite'nin kurulması konusunda mutabık kaldığı kaydedilen açıklamada, "Başmüzakereciler, düzenli olarak Üst Düzey Komite'ye rapor sunacak; nükleer meselesi, yaptırımlar, Mutabakat Zaptı'nın etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla oluşturulan izleme ve anlaşmazlık çözüm grubunun yanı sıra diğer konulara odaklanan çalışma gruplarına başkanlık edeceklerdir" denildi.
İLETİŞİM HATTI OLUŞTURULDU
Üst Düzey Komite’nin, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılmasına yönelik bir yol haritası üzerinde uzlaşarak daha kapsamlı teknik görüşmelerin temelini attığı aktarılan açıklamada, "Buna ek olarak, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli bir şekilde geçişini sağlamak amacıyla, kazaların ve iletişim hatalarının önlenmesi için Mutabakat Zaptı’nın 5. paragrafında belirtilen süre boyunca taraflar arasında bir iletişim hattı oluşturulmuştur" ifadeleri kullanıldı. Görüşmelerde Lübnan’daki askeri operasyonların sona ermesine yönelik adımların da ele alındığı belirtilerek, "Taraflar, Mutabakat Zaptı uyarınca Lübnan’daki askeri operasyonların sona erdirilmesini sağlamak amacıyla, taraflar ile Lübnan Cumhuriyeti arasında ve arabulucuların kolaylaştırıcılığında bir çatışma önleme mekanizmasının kurulması konusunda mutabık kalmıştır" denildi.
MÜZAKERELER HAFTA BOYUNCA DEVAM EDECEK
Müzakerelerin hafta boyunca Burgenstock kasabasında devam edeceği belirtilerek, "Arabulucu taraflar, nihai bir anlaşmaya varılması hedefiyle müzakerelerin yapıcı bir atmosferde devamı için ellerinden gelenin en iyisini yapmayı sürdürecektir. Katar ve Pakistan; diplomasiye ve çatışmanın barışçıl çözümüne olan bağlılıklarından ötürü ABD ve İran’a en içten takdirlerini sunar. Arabulucu taraflar ayrıca, devam eden müzakerelere verdikleri kesintisiz destek ve değerli katkılardan dolayı kardeş ve dost ülkeleri takdir etmektedir" ifadeleri kullanıldı.
İRAN'DAN GÖRÜŞME SONRASI AÇIKLAMA
ABD ile İran arasındaki görüşmelerin ilk turu sona erdi. İran Dışişleri, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Müzakere heyetinin çalışmaları bitti, heyetlerin teknik düzeydeki çalışmaları devam edecek. Katar ve Pakistan aracılığıyla genel hatları içeren bir metin yayınlanacak. Bu belge 18 saat süren görüşmede ulaşılan anlaşmaların belgesi olarak kamuoyuna sunulacak. Petrol satışı için gerekli lisansların verilmesi ve İran varlıklarının serbest bırakılması konuları ele alındı. Bu konularda ilerleme kaydedildi.”

Müzakere sürecine yakın bir hükümet kaynağı, AA muhabirine konuyla ilgili açıklamada bulundu.
ABD ile İran arasında İsviçre'de yürütülen görüşmelerin henüz "tamamlanmadığını" belirten kaynak, "Şu an çok geç bir vakit ve herkes yorgun. Bu nedenle görüşmelerin ikinci turunun bugün yeniden başlama ihtimali çok düşük." ifadelerini kullandı.
Kaynak, ikinci turun ne zaman yapılacağına ilişkin ise bilgi vermedi.
Öte yandan, konuyla ilgili bilgi sahibi bir başka kaynak, Pakistanlı ve Katarlı yetkililerin İranlı müzakerecilerle temas halinde olduğunu ve görüşmelerin yeniden başlaması için ikna etmeye çalıştıklarını aktardı.
ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin ilk teknik görüşmeler, Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda, İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında bugün başlamıştı.
Fars Haber Ajansına göre, İran heyeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran, Lübnan'daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta bu sefer daha da sert şekilde. (İran Cumhurbaşkanı Mesud) Pezeşkiyan ağzından çıkanlara dikkat etse iyi olur, yoksa ülkenin geri kalanını da ele geçiririz." ifadelerinin ardından müzakere alanını terk etmişti.
İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Trump'ın İran'a yönelik saldırı tehdidine ilişkin, "ABD'lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz." ifadesini kullanmıştı.
Axios muhabiri Barak Ravid'e konuşan diplomat ise İran heyetinin, mutabakatın uygulanması amacıyla yürütülen müzakere alanını ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırı tehdidinin ardından terk etmediğini ve görüşmelerin devam ettiğini öne sürmüştü.

Pakistan basını, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakata ilişkin görüşmelerin yapıldığı İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında bulunan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in açıklamalarını paylaştı. Şerif, İran lideri Mücteba Hamaney, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin kriz sürecini ‘gerilimi düşürme’ amacıyla yönettiğini söyledi. Tahran yönetiminin ‘son derece dürüst davrandığını’ ve krizi ‘onurlu bir tavır içinde ele aldığını’ belirten Şerif, “Bence İran yönetimi bölgede barışı destekleme konusunda gerçekten samimi. Aynı şekilde ABD Başkanı Donald Trump'ın da öyle olduğunu düşünüyorum. Onun barış adamı olduğu konusunda hiçbir şüphem yok” ifadelerini kullandı.

Axios muhabiri Barak Ravid'e konuşan diplomat, İran heyetinin, mutabakatın uygulanması amacıyla yürütülen müzakere alanını ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırı tehdidinin ardından terk etmediğini ve görüşmelerin devam ettiğini öne sürdü.
Ravid, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın İsviçre'de süren müzakerelere ilişkin haberine yönelik paylaşım yaptı.
Müzakerelere katılan bir diplomattan aldığı bilgiyi aktaran Ravid, "İranlılar ayrılmadı ve ABD ile aralarındaki görüşmeler devam ediyor." ifadesini kullandı.
ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin ilk teknik görüşmeler, Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda, İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında bugün başlamıştı.
Fars Haber Ajansı'na göre, İran heyeti, Trump'ın "İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta bu sefer daha da sert şekilde. (İran Cumhurbaşkanı Mesud) Pezeşkiyan ağzından çıkanlara dikkat etse iyi olur, yoksa ülkenin geri kalanını da ele geçiririz." ifadelerinin ardından müzakere alanını terk etmişti.
İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da Trump'ın İran'a yönelik saldırı tehdidine ilişkin, "ABD'lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz." ifadesini kullanmıştı.

İran müzakere heyeti üyesi Hüseyin Kurbanzade, İsviçre’de gerçekleştirilen İran-ABD görüşmelerinde İran petrolüne ilişkin yaptırımların geçici olarak kaldırılması ile ilgili hazırlanan taslağın nihai hale getirildiğini söyledi. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, Kurbanzade, İran-ABD görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Lübnan'da savaşın sona erdirilmesi konusu kesinleşmedikçe, mutabakat zaptının diğer maddelerinin de uygulama aşamasına girmeyeceğini vurgulayan Kurbanzade, İsviçre’de ana müzakere görüşmelerinin yanı sıra teknik konularda da farklı görüşmeler yapıldığını söyledi.
Kurbanzade, teknik konularda yapılan görüşmelerde İran petrolüne ilişkin yaptırımların geçici olarak kaldırılmasıyla ilgili hazırlanan taslağın nihai hale getirildiğini belirtti.
İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması hususunda da Katar heyeti ile görüşüldüğünü söyleyen Kurbanzade, ikili ve çok taraflı toplantıların en önemli konusunun, mutabakat zaptının 13. maddesi olduğunu dile getirdi.

ABD ile İsviçre’de, mutabakatın uygulanması amacıyla müzakere yürüten İran heyetinin, ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırı tehdidinin ardından müzakere alanını terk ettiği bildirildi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, İran heyeti, müzakere alanından ayrıldı.
İranlı heyet, ABD Başkanı Trump’ın İran’a karşı kullandığı "İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta bu sefer daha da sert şekilde. Pezeşkiyan ağzından çıkanlara dikkat etse iyi olur, yoksa ülkenin geri kalanını da ele geçiririz” ifadelerinin ardından müzakere alanını terk etti.

ABD ile müzakereler için İsviçre’de bulunan, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından ABD Başkanı Trump’a cevap verdi. Ülkesinin tehditlere karşı boyun eğmeyeceğine vurgu yapan Kalibaf, “Tehditleri bir sonuca ulaşsaydı bugünkü çaresizliğe düşmeyeceklerini hiç düşünmüyorlar mı? ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz.” ifadelerini kullandı. Kalibaf, ABD’li yetkililerin açıklamalarına dikkat etmeleri gerektiğini, İran Silahlı Kuvvetleri’nin tehditlere farklı şekilde karşılık vermeye hazır olduklarını belirtti.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 49 artarak 4 bin 106'ya ulaştığını bildirdi.
Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısına dair son verileri paylaştı.
Buna göre, söz konusu dönemde İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 4 bin 106'ya yükseldi, 12 bin 153 kişi de yaralandı.
Bakanlık, dünkü açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 4 bin 57 kişinin öldüğünü bildirmişti.
Hayatını kaybedenler arasında 135 sağlık çalışanı yer alırken, 406 sağlık çalışanı da yaralandı.

Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, İsviçre’de Pakistan ve Katar arabuluculuğunda devam eden İran-ABD görüşmelere, iç istişareler nedeniyle ara verildi.
Tarafların verilen bu arayla birlikte başkentleri ile irtibata geçerek son gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.
Öte yandan, İran Dışişleri ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, görüşmelerin verilen aranın ardandan devam edeceğini ve müzakerelerin Türkiye saati ile 20.00’da bitmesinin beklenildiğini söyledi.

İsrail dış istihbarat servisi MOSSAD'ın eski Direktörü Tamir Pardo, İsrail'in karşı karşıya olduğu en büyük tehdidin İran'ın nükleer programı değil, ülkenin sınırlarının net şekilde belirlenmemiş olması olduğunu söyledi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonuna konuşan Pardo, İsrail'in dünyada sınırları net olarak tanımlanmamış tek devlet olduğuna dikkati çekerek, "İsrail, dünyada topraklarının sınırları bulunmayan tek devlettir. Toprakların sınırlarının olmaması, başka hiçbir şeyin de sınırının olmaması anlamına gelir." ifadelerini kullandı.
Sınır meselesinin kapsamlı bir referandumla çözüme kavuşturulması gerektiğini dile getiren Pardo, İsrail'in 2048 yılına kadar uzanan uzun vadeli stratejik bir vizyon ortaya koyması çağrısında bulundu.

İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye kentine düzenlediği hava saldırılarında bölgede büyük çaplı yıkım meydana geldi.
Saldırılar sonucu Lübnan Merkez Bankası'nın Nebatiye şube binası tamamen yıkılırken, çevredeki çok sayıda yapı da ağır hasar gördü.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Hürmüz Boğazı'nda İran'ın tam kontrolü olduğuna ilişkin açıklamasına yanıt verenABD Başkanı Donald Trump, "Pezeşkiyan ağzından çıkana dikkat etsin. (İran müzakere heyeti) Hürmüz kapanırsa ülkenize dönemezsiniz. Vekil güçlerinizi durdurmazsanız saldırıları yeniden başlatacağım" dedi.

ABD ve İran heyetleri ortak basın açıklaması yaptı. Pakistan Başbakanı Şerif, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkür etti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran heyetiyle ilk görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Görüşme tarihi önemde, ilerleme kaydetti. Trump yeni sayfa istiyor. Bölgesel istikrarsızlıktan çıkacağız. Yeni gelecekte herkes birlikte çalışacak. Barışı ve refahı herkes için teşvik edebileceğimiz bir gelecek görüyoruz." ifadelerini kullandı.
'GÖRÜŞMELERDE BÜYÜK İLERLEME KAYDEDİLDİ'
Vance, son birkaç saatte iki ülke arasındaki müzakerelerde büyük ilerleme kaydedildiğini bildirdi.
Trump'ın "birçok soruna diplomatik çözüm bulmaları için kendilerine yetki verdiğini" ifade eden Vance, "Asıl soru, Orta Doğu'daki ilişkileri kalıcı olarak değiştirip değiştiremeyeceğimiz" dedi.
Vance, "Trump, bölgesel çapta tam bir ateşkes sağlanması konusunda kararlı. Bu tür ateşkesler her zaman "biraz karışık" olur. Teknik görüşmeler her anlaşmazlığı çözmeyebilir ancak tarihte ilk kez takımlar halinde bir araya gelmemizi sağlıyor." diye konuştu.

İsrail'in Lübnan'da çeşitli noktalara hava saldırıları düzenlediği kaydedildi.

Israel Hayom gazetesinin ABD ve İsrail kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail krizinin tırmandığını belirterek Washington yönetiminin Tel Aviv'den işgal altında tuttuğu Lübnan'ın güneyinden askerlerini çekmesini istemesinin artık "an meselesi" olduğunu iddia etti. Beyaz Saray'a yakın bir kaynak, bu talep geldiğinde İsrail ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun oldukça zor bir durumda kalacağını vurguladı.
ABD'den gelecek bu talebe hazırlanan Netanyahu'nun yakın çevresi, İsrail üzerindeki Amerikan baskısının arttığına, ABD ile krizin tırmandığına ve iki ülke arasındaki durumun zorlaştığına işaret etti. Haberde, buna karşın İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini söyleyerek "kırmızı çizgi"yi pekiştirdiği ifade edildi.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerde kalmaya devam edeceğini belirtti. Katz, İsrail ordusunun Lübnan'daki saldırılarının sınırlandırıldığı haberlerinin aksine kısıtlama olmadığını savundu. İsrail ordusunun Lübnan'daki saldırıları için bir kısıtlama olmadığını söyleyen Katz, Hizbullah'ın saldırılarına karşılık verdiklerini iddia etti.
Katz, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği "Sarı Hat" bölgesinde kalmaya devam ettiğini ve buradan ülkenin içlerine doğru saldırılar düzenlediğini belirterek, "Başbakan Binyamin Netanyahu ve benim de açıkça belirttiğimiz gibi İsrail, Lübnan'daki güvenlik bölgesinden çekilmeyecektir." dedi.

İsviçre'nin Burgenstock kentine gelen İran ve ABD heyetlerinin ateşkes görüşmelerine başladığı bildirildi. Müzakerelere Katar ve Pakistan heyetleri ile İsviçre'den arabulucular da katılıyor.
Katar Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerin başladığına ilişkin duyurusunda, "toplantıların, Mutabakat Zaptı'nda ele alınan tüm hususları kapsayan kapsamlı ve kalıcı bir anlaşmanın sonuçlandırılmasına yol açmasını arzuladığını" ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, X hesabından yaptığı açıklamada, mutabakat zaptına ilişkin İsviçre’de yürütülen görüşmeler hakkında, “Lübnan dahil bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesi hükmü uygulanmadığı sürece nihai anlaşma için müzakerelerin başlaması mümkün değil.” dedi.
Nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasının mutabakat zaptının beş maddesinin yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirten Bekayi, “Mutabakat zaptının 13. maddesine göre, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlamasının, ABD’nin 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelere dayalı yükümlülüklerinin yerine getirilmesine bağlıdır. Özellikle 1. maddede belirtilen, Lübnan dahil bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesi hükmü uygulanmadığı sürece müzakerelerin başlaması mümkün değil.” ifadelerini kullandı.
İSVİÇRE'DE ELE ALINACAK BAŞLIKLAR
Bekayi, ülkesinin, mutabakat zaptındaki taahhütlerinin hayata geçirilmesi hususunu ciddiyetle takip ettiğini hatırlatarak, İsviçre’deki görüşmelerin odak noktasının, savaşın Lübnan dahil tüm cephelerde sonlandırılması, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması ve İran’ın petrol ihracatı yapabilmesine ilişkin gerekli düzenlemeler olduğunu söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'yle varılan mutabakat metnindeki maddelerin ülkesinin lehine olduğunu belirterek, Katar'da bloke edilen 6 milyar doların İran'a döneceğini söyledi. ABD'yle varılan mutabakat metnindeki maddelerin ülkesinin lehine olduğunu ifade eden İran Cumhurbaşkanı, ABD'nin tek talebinin "İran'ın nükleer bomba sahibi olmaması" olduğunu vurguladı. Pezeşkiyan, bu konunun eski ülke lideri Ali Hamaney tarafından defalarca dile getirildiğini ve bunun zaten İran'ın istemediği bir husus olduğunu yineledi.
Tahran'daki başka bir programda konuşan Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in İran'daki toplumsal birlik ve beraberliği hedef aldığını vurgulayarak, söz konusu toplumsal birliğin ABD'yi müzakereye mecbur bıraktığını savundu.
'EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ BİRLİĞİMİZ'
Pezeşkiyan, "Düşman, halk arasında birlik ve beraberliğin oluşacağına inanmıyordu. Toplumsal birliğimiz ABD'yi müzakereye mecbur etti. En büyük gücümüz halkımızın birliğidir." dedi.
İran'da halkın ekonomik sorunlar nedeniyle sıkıntı içerisinde olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı, "Halkı memnun edememekten ve insanların protesto için sokaklara çıkmasından endişe ediyorum." ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonunun bildirdiğine göre, İran heyetinin Katarlı ve Pakistanlı arabulucularla görüşmeler yapması bekleniyor. Bu görüşmeler, ABD heyetiyle yapılacak müzakerelerin mekanizmasını belirleyecek. İran, arabulucularla Lübnan'daki savaşın durdurulması maddesinin gerçekleşmemesini tartışacak.

İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasında ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin ilk teknik görüşmeler hakkında açıklamalarda bulundu. Bekayi, ilk olarak Pakistan ve Katarlı arabulucular ile görüşeceklerini, öğleden sonra ise ABD-Pakistan-Katar'ın katılımıyla dörtlü toplantının gerçekleştirileceğini açıkladı.
Görüşmelerin odak noktasının savaşın sonlandırılması ve mutabakat zaptının uygulanması olacağını kaydeden Bekayi, İsrail’in Lübnan’da ateşkesi ihlal ettiğini ve bu konunun görüşmelerde ele alınacak en önemli mesele olduğunu vurguladı. Bekayi ayrıca, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusu ve İran'a petrol satışı için gerekli iznin verilmesi meselesinin de görüşmelerde gündeme geleceğini dile getirdi.


İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance başkanlığındaki ABD müzakere heyeti ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığındaki İran heyetinin, Pakistan ve Katar'dan arabulucularla birlikte görüşmelerin yapılacağı Bürgenstock'a geldiğini bildirdi.
Açıklamada, "Taraflar arasındaki görüşmelerin kısa süre içinde başlaması bekleniyor" denildi.

İran'da Devletin Maslahatını Teşhis Konseyi Üyesi ve eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Muhsin Rızai, İran heyetini İsviçre'de ABD'yle mutabakat zaptı görüşmeleri öncesi uyardı.
Washington yönetiminin, "güç yoluyla barış" stratejisiyle Tahran yönetimini teslim olmaya zorladığını, bunu başaramayınca müzakereye yöneldiğini savunan İranlı yetkili, "Düşman (ABD), anlaşma bozucu olduğunu göstermiştir. Dikkatli olunmalı, her türlü iyimserlik, düşmanın suistimaline neden oluyor." ifadelerini kullandı.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulundu. "ABD heyetinin İsviçre'ye gelişini memnuniyetle karşılıyoruz." ifadelerinin yer aldığı paylaşımda, ABD heyetinin, İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasını görüşmek üzere İsviçre'nin Nidwalden kantonuna bağlı Bürgenstock kasabasına doğru yola çıktığı kaydedildi.
Bir diğer paylaşımda ise Pakistan heyetinin İsviçre'ye gelişinin memnuniyetle karşılandığı belirtildi. Paylaşımda, "ABD ile İran arasında imzalanan zaptın arabulucularından biri olan Pakistan heyeti, görüşmelerin bir sonraki aşaması için Bürgenstock'a doğru yola çıktı." ifadesine yer verildi.


Lübnan'ın Ulusal Haber Ajansı'nın (NNA) haberine göre, İsrail güçlerinin Lübnan'ın batısındaki Bekaa Vadisi'nde bulunan Sohmor köyüne düzenlediği saldırıda aralarında 1 çocuk, 1 kadın ve 2 yaşlının da yer aldığı 5 kişi hayatını kaybetti.
Lübnan'ın güneyindeki Sur bölgesine bağlı Raşidiye'de Filistin uyruklu 2 kişi daha İsrail saldırılarında öldürüldü.

İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in danışmanı ve yardımcısı Muhammed Mokhbar, Washington'un taahhütlerini tam olarak yerine getirmemesi halinde Tahran yönetiminin kâğıt üzerindeki bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini belirtti. Mokhbar, X platformundaki paylaşımında, ateşkesin tüm cephelerde uygulanması gerektiğini belirterek, "ABD'liler ekonomi ve maliyet-fayda dilini daha iyi anlıyor. Anlaşma sadece kâğıt üzerinde kaldığı sürece Orta Doğu'dan enerji akışı da duracaktır." değerlendirmesini yaptı.
Mokhbar, İran'ın müzakere ekibinin verilen taahhütlerin eksiksiz şekilde yerine getirilmesi ve ulusun haklarının karşılanması dışında hiçbir sonuçtan tatmin olmayacağını vurguladı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın geçişlere açık olduğu belirtildi. 20 Haziran günü itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğinin artarak sürdüğü kaydedilen açıklamada, “Bugün, 55 ticari geminin geçişiyle uluslararası su yolundaki güvenli geçiş imkanı korunurken, bu gemiler küresel pazarlara büyük miktarda kargo ve 17 milyon varilden fazla petrol taşıdı” ifadeleri kullanıldı.


ABD yönetiminin, İsrail'de yaklaşan seçimler öncesi Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükümetin alternatifi olarak görülen muhalefet liderleriyle gayriresmi kanallar üzerinden temas kurmaya başladığı belirtildi.
İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde, aralarında Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen isimlerin de yer aldığı Trump yönetiminden bazı yetkililerin, İsrail'de adı başbakanlık koltuğu için zikredilen bazı muhalif isimlerle ilişkileri geliştirmek amacıyla nabız yoklamaya başladığı aktarıldı.
Haberde, Trump yönetiminin gayriresmi kanallardan temasa geçtiği muhalif isimler arasında Netanyahu’nun en güçlü rakipleri arasında gösterilen eski Başbakan Naftali Bennett ile eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot olduğu belirtildi.
Trump yönetiminin muhalefetle temasa geçme arzusunun ardında üç temel motivasyonun olduğunu belirten haberde, aşırı sağcı bakanların Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetindeki varlığının ABD'de endişeye yol açtığının altı çizildi.
Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılar nedeniyle uluslararası alanda "imajı zedelenen" mevcut İsrail hükümetiyle çeşitli diplomatik süreçlerin ve ajandaların ilerletilememesinin Washington'da rahatsızlık yarattığı da belirtildi.
ABD-İran mutabakatının ardından İsrail hükümeti ile Trump yönetimi arasındaki anlaşmazlık tarafların kamuoyu önünde yaptığı açıklamalara kadar yansıdı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, mutabakatın yürürlüğe girmesinden sonra Washington yönetimine yönelik "Bize kimse ne yapacağımızı söyleyemez." ifadelerini kullanmıştı.
Trump, Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumunu doğru bulmadığını söylemişti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, mutabakata tepki gösteren İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i sert bir şekilde eleştirerek "İsrail'i koruyan silahların üçte ikisinin ABD'de ve Amerikalı vergi mükelleflerinin paralarıyla üretildiğini" ifade etmişti.

ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından kalıcı bir barış anlaşmasına yönelik başlıkların ele alınacağı görüşme için geri sayım sürerken, İran heyeti müzakerelerin yapılacağı İsviçre’ye vardı. İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "İran heyetinin İsviçre’ye varışını memnuniyetle karşılıyoruz" ifadelerine yer verildi. İran heyetinin görüşmelerin yapılacağı Bürgenstock kasabasına gittiği aktarıldı. İran'ın resmi haber ajansı IRNA da gelişmeyi doğrulayarak ABD ile yürütülecek müzakerelerde Tahran’ı temsil edecek heyetin İsviçre'ye geldiğini bildirdi.
İran heyetine İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın liderlik edeceği öngörülüyor. Heyette ayrıca İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin yanı sıra İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri ve İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti gibi üst düzey isimlerin de yer alması bekleniyor.

İsrail basınına göre, ABD, İsviçre'de İran ile yapılması planlanan görüşmeleri baltalamaması adına Lübnan'da herhangi bir askeri tırmanmadan kaçınması için İsrail'e baskı yapıyor.
İsrail'de yayın yapan Kanal 13'ün ismi açıklanmayan İsrailli bir diplomata dayandırdığı haberinde, Washington yönetiminin İsrail'e, İran ile planlanan görüşmeleri baltalayabilecek bir tırmanmadan kaçınılması gerektiğini belirten bir mesaj gönderdiği aktarıldı.
Mesajda, ABD ile ön koordinasyon sağlanmadan İran ile müzakerelerin çökmesine neden olabilecek saldırıların gerçekleştirilmemesi gerektiği kaydedildi.
İsrail ordusunun birliklerini Lübnan'da işgal ettiği noktalarda tutma ve saldırıları "ani tehdit" durumlarıyla sınırlaması için saldırılarını önemli ölçüde azaltma talimatı aldığı hatırlatıldı.
Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İsrail ordusunun Lübnan'da işgal ettiği bölgelerde uygun görüldüğü müddetçe kalma ve herhangi bir saldırıya güçlü bir şekilde karşılık verme talimatı verdiği ifade edildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de başlaması planlanan İran müzakerelerine katılmak üzere Washington'dan ayrılmıştı.
Vance, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Umuyorum ki nükleer meselede ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedebiliriz." demişti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de başlaması planlanan İran müzakerelerine ilişkin "Umuyorum ki nükleer meselede ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedebiliriz." dedi.
Vance, müzakerelere katılmak için Washington'dan ayrılırken uçağa binmeden önce basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.
ABD Başkan Yardımcısı, "Orada sadece bir, iki gün kalabileceğim. Umuyorum ki nükleer meselede ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedebiliriz. Bence odaklanmamız gereken iki önemli konu bunlar. İranlıların da görüşmek isteyecekleri konular olacağına eminim." ifadesini kullandı.
Lübnan'daki çatışmaların diplomatik süreci tehlikeye atıp atmayacağı sorulan Vance, "Manşetlere rağmen orada durum aslında iyileşiyor ve çatışmalar biraz yavaşlıyor. İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu süreci sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi.
ABD Başkan Yardımcısı, "Ateşkesi sürdürülebilir kılmak için çatışmayı yeterince uzun süre durdurmak zorundayız. İşte biz de bunu yapmaya çalışacağız." diye konuştu.
ABD Başkan Yardımcısı Vance'in Basın Sözcüsü Luke Shroeder, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Vance'in uçağa bindiği sıradaki bir görüntüsünü paylaşarak, "Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'ye gitmek üzere Washington'dan ayrılıyor." ifadesini kullanmıştı.
Vance, İran müzakerelerine ilişkin son açıklamasında, görüşmelerin en erken 21 Haziran Pazar günü başlayabileceğini ve kendisinin de gerekli ayarlamalardan sonra görüşmelere katılacağını belirtmişti.






