
ABD medyasına yansıyan haberlere göre, bir Beyaz Saray yetkilisi, bazı basın mensuplarına verdiği brifingde ABD ile İran arasındaki anlaşma sürecinde gelinen son durumu değerlendirdi.
ABD'li yetkili, söz konusu anlaşmanın bugün imzalanmasını beklemediklerini ve İran'daki onay sürecinden dolayı anlaşmanın tamamlanmasının günler sürebileceğini ifade etti.
Temkinli bir iyimserlikle konuşan yetkili, "Şu an çok iyi bir noktadayız ancak anlaşmanın bozulabilmesi ihtimali halen var." değerlendirmesini yaptı.
Anlaşma metni üzerinde hala bazı detayların müzakere edildiğini aktaran yetkili, "Hala bazı ayrıntılar üzerinde görüşmeler sürüyor. Bizim için önemli olan bazı ifadeler var, onların için de önemli olan bazı ifadeler var." dedi.
İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in anlaşmanın genel çerçevesini onayladığını ancak bunun nihai bir anlaşma metnine dönüşüp dönüşmeyeceğini yakında göreceklerini kaydeden yetkili, sürecin gidişatından ise ümitli olduklarını vurguladı.
NYT'DEN HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN YENİDEN AÇILMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA İDDİASI
Öte yandan New York Times (NYT) gazetesi, ABD'li bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ile İran'ın "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması" konusunda uzlaşmaya vardıkları iddiasını okurlarıyla paylaştı.
Aynı haberde, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu elinden çıkarma konusunda da ABD ile mutabık kaldığı ancak anlaşmanın henüz nihai olarak tamamlanmadığı ifade edildi.
TRUMP'TAN ANLAŞMA HABERLERİNE TEPKİ
Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından açıklama yaparak, henüz kimsenin nihai anlaşma metnini görmediğini ve bu yönde yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Trump, "Bizim anlaşmamızı kimse görmedi ya da ne olduğunu bilmiyor. Henüz tam olarak müzakere bile edilmedi. O yüzden, hakkında hiçbir şey bilmedikleri bir konuyu eleştiren o başarısız kişilere kulak asmayın." ifadelerini kullanarak bazı medya organlarında çıkan eleştirilere tepki gösterdi.
ABD Başkanı Trump, konuyla ilgili önceki açıklamasında, İran'la müzakere sürecinin halen devam ettiğini kaydederek, "Müzakereler düzenli ve yapıcı bir şekilde ilerliyor; müzakerelere katılan temsilcilerime, zaman bizim lehimizde olduğu için anlaşma konusunda acele etmemelerini söyledim." değerlendirmesini yapmıştı.
Trump, cumartesi günü yaptığı açıklamada ise nihai hale getirilmek üzere İran'la "büyük oranda" bir anlaşma üzerinde görüşmeler yaptıklarını ve anlaşmanın kısa sürede tamamlanmasını umduğunu aktarmıştı.

Ürdün Kraliyet Divanından yapılan açıklamaya göre Kral Abdullah, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Kral Abdullah ile Cumhurbaşkanı Macron'un telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeler ele alındı.
Kral Abdullah, İran ile ABD arasındaki ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve bölgesel güvenlik ile istikrarın yeniden tesis edilmesi için uluslararası toplumun daha fazla çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, İran ile bir anlaşmanın büyük bölümünde mutabakata varıldığını, son düzenlemelerin İran ve bazı Orta Doğu ülkeleriyle tamamlanacağını belirtmişti. Trump, anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının da yer alacağını ifade etmişti.

İran basını, ABD’nin İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusu başta olmak üzere bazı maddelerde "engel çıkarması" sebebiyle Tahran ile Washington arasında imzalanması muhtemel mutabakat zaptının geçersiz olma ihtimalinin bulunduğunu öne sürdü. İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansında yer alan haberde, Tahran ile Washington arasında imzalanması muhtemel mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
İran’ın kırmızı çizgilerinden geri adım atmayı reddettiğine yer verilen haberde, ABD’nin İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusu başta olmak üzere bazı maddelerde engel çıkarması sebebiyle imzalanması muhtemel mutabakat zaptının geçersiz olma ihtimalinin bulunduğu belirtildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ile yapılacak muhtemel anlaşmanın "nükleer tehdidi ortadan kaldırması" konusunda ABD Başkanı Donald Trump ile mutabık olduklarını iddia etti. Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Hürmüz Boğazı’nın açılmasına ilişkin mutabakat zaptı ve İran’ın nükleer programı konusunda nihai bir anlaşmaya varılması için yapılacak müzakereler" hakkında ABD Başkanı Trump ile görüştüklerini kaydetti. "İran ile yapılacak her türlü nihai anlaşmanın nükleer tehdidi ortadan kaldırması gerektiği konusunda" Trump ile mutabık olduklarını ileri süren Netanyahu, bunun İran'ın nükleer tesislerinin sökülmesi ve zenginleştirilmiş uranyumun ülkeden çıkarılması anlamına geldiğini iddia etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın da bulunduğu yapay zeka ile hazırlanmış İran temalı bir resim paylaştı. Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "İran asla nükleer silaha sahip olmayacak." ifadesini kullandı. ABD-İran müzakerelerinde anlaşmaya yakın olunduğuna ilişkin sinyaller gelirken Netanyahu'nun İran temalı yapay zekalı resim paylaşması dikkati çekti.Trump ve Netanyahu'nun ABD ve İsrail bayrakları önünde yer aldığı resmin arka planında, üstte uçan savaş jetleri, altta komuta merkezi ve Orta Doğu haritası yer aldı.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ile İran arasındaki anlaşma sürecine ilişkin diplomatik durumu değerlendirdi.
Trump, halihazırda İran'la müzakere ettikleri anlaşmanın, Tahran'ın herhangi bir şekilde nükleer silaha sahip olmasını kesin olarak engelleyeceğini vurgulayarak görüşmelerin sürdüğünü aktardı.
ABD Başkanı, "Müzakereler düzenli ve yapıcı bir şekilde ilerliyor, müzakerelere katılan temsilcilerime, zaman bizim lehimizde olduğu için anlaşma konusunda acele etmemelerini söyledim." ifadesine yer verdi.
İran'la anlaşma sağlanana kadar ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının uygulanmaya devam edeceğinin altını çizen Trump, "Her iki taraf da acele etmemeli ve işi doğru yapmalıdır. Hata yapılmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin İran'la ilişkilerinin "çok daha profesyonel" ve "verimli" bir şekilde ilerlediğini belirten Trump, bununla birlikte İran'ın nükleer silah geliştiremeyeceğini anlaması gerektiğini kaydetti.
ABD-İran diplomasisinde Orta Doğu'daki ilgili ülkelere de teşekkür eden Trump, bazı ülkelerin Abraham Anlaşmaları'na katılabileceğini savunarak "Kim bilir, belki İran İslam Cumhuriyeti de bu anlaşmaya katılmak isteyebilir." yorumunu yaptı.
ABD Başkanı Trump, dün konuyla ilgili yaptığı son açıklamada, nihai hale getirilmek üzere İran'la "büyük oranda" bir anlaşma üzerinde görüşmeler yaptıklarını kaydederek, "Anlaşmanın son unsurları ve detayları şu anda tartışılıyor ve kısa süre içinde duyurulacak." ifadesini kullanmıştı.

İran'da Devletin Maslahatını Teşhis Konseyi üyesi ve eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı’nı yönetmenin İran’ın yasal hakkı olduğunu savunarak, "Hürmüz Boğazı'nı, güvenlik sorunlarının bir daha yaşanmayacağı şekilde yöneteceğiz. Ülkenin güvenliğinin önümüzdeki 50 yıl boyunca sağlanması için gerekeni yapacağız." ifadesini kullandı.
Olası bir savaş durumuna karşı hazır olduklarını ve elleri tetikte beklediklerini söyleyen Rızai, "Deniz ablukasını kırıyoruz. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez bir süper güç olan ABD yeniden çökmüştür. ABD asla geri dönemeyecek." şeklinde konuştu. Rızai ayrıca ülkesinin, Mart 1970'de yürürlüğe giren Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan (NPT) çekilebileceğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile "acele bir anlaşma yapmayacağını" belirtti. Trump, sosyal medya platformundan paylaştığı mesajda, İran ile müzakerelerin "düzenli ve yapıcı bir şekilde ilerlediğini" kaydetti.
Trump dün gece Tahran'la "büyük ölçüde bir anlaşmaya varıldığını" öne sürerek, "Temsilcilerime anlaşmaya acele etmemeleri talimatı verdim ve zamanın bizim lehimize olduğunu söyledim" açıklamasını yaptı.
Ateşkes görüşmelerin "hata lüksü olmadığını" vurgulayan Trump, "Abluka, bir anlaşmaya varılana, bu anlaşma onaylanana ve imzalanana kadar tam yetki ve etkiyle yürürlükte kalmaya devam edecek. Her iki taraf da acele etmemeli ve bu konuyu doğru şekilde ele almalı" dedi.

İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, İran hava savunma sistemleri ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaleti üzerinde İsrail’e ait bir keşif insansız hava aracını düşürdü.
Haberde, imha edilen Orbiter tipi İHA’nın enkazının İran deniz kuvvetleriyle koordinasyon içinde ele geçirildiği belirtildi.
İsrail tarafından düşürülen İHA'ya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

İran devlet televizyonunun, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'ne dayandırdığı habere göre; son 24 saatte petrol tankerleri, konteyner gemileri ve diğer ticari gemiler dahil olmak üzere 33 gemi, donanmanın koordinasyonu ve güvenliği altında Hürmüz Boğazı'ndan geçti.

İsrail basınının, İsrailli siyasi kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD'nin İran müzakerelerine ilişkin gelişmeleri İsrail'e bildirdiği öne sürüldü.
Netanyahu'nun dün Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ile İran anlaşma sağlasa bile İsrail'in Lübnan dahil "tüm alanlardaki tehditlere karşı hareket özgürlüğünü koruyacağı" mesajını verdiği iddia edilen haberde, Trump'ın buna desteğini yinelediği öne sürüldü.
Haberde, ABD Başkanı Trump'ın, İran'ın nükleer programının sona erdirilmesi ve elindeki zenginleştirilmiş uranyumun ülkeden çıkarılması konusunda ısrar edeceğini ve bu şartlar sağlanmadan nihai anlaşmayı imzalamayacağını belirttiği savunuldu.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin nükleer silah üretmeyi hedeflemediğini belirterek, "Dünyaya, nükleer silah peşinde olmadığımıza ilişkin güvence vermeye hazırız." dedi.
Ülkesinin istikrarsızlık ve huzursuzluk meydana getirme taraftarı olmadığını belirten Pezeşkiyan, buna rağmen İsrail’in istikrarsızlığı sürdürmek için her fırsatı değerlendirdiğini ve "Büyük İsrail" hayali peşinde koştuğunu ifade etti. Pezeşkiyan, ancak İranlı müzakere heyetinin ülkenin onuru ve haysiyeti söz konusu olduğunda asla geri adım atmayacağının da altını çizdi.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, bir kısmı ilk kez olmak üzere, Lübnan'ın güney ve doğusundaki birçok beldeye saldırı düzenleyecekleri tehdidinde bulundu. Adraee, İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Bekaa bölgesinde bulunan Mişgara, Kalaya ve Suhmur beldeleri ile güneyindeki Düveyr, Deyr Zehrani, Şarkiyye, Zıbdin, Yukarı Nebatiye, Arabsalim ve Kefr Coz beldelerine kısa süre içerisinde saldırı düzenleyeceğini kaydetti.
Söz konusu bölgelerdeki halkın evlerini tahliye etmesi ve en az bin metre uzaklaşıp açık arazilere çekilmesi gerektiğini belirterek sürgün emri yayınlayan Adraee, Hizbullah'ın ateşkes ihlallerine karşı saldırıların düzenleneceğini savundu. İsrail ordusunun saldırı tehdidi, ABD ile İran arasındaki müzakereler sürerken muhtemel ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamayacağı tartışmaları yaşanırken geldi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile dünden bu yana kamuoyuna yansıyan olumlu gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Ülke içindeki fikir ayrılıklarına değinen Pezeşkiyan, "Toplumda bölünmeye yol açan her açıklama, analiz veya tutum, fiilen düşmanın verdiği zarara su taşımaktır" dedi.
Muhtemel ABD-İran anlaşmasına atıfta bulunan İran Cumhurbaşkanı, "Ülkede hiçbir karar, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi çerçevesi dışında ve Dini Lider'in (Mücteba Hamaney) izni olmadan alınmayacaktır. Ülkenin yönetimi tek bir karar ve kolektif itaati gerektirir" ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, çatışmayı "gerçekten yatıştıracak", Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak ve seyrüsefer serbestisini garanti altına alacak anlaşmaya ihtiyaç olduğunu belirtti. İran'ın nükleer silah geliştirmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydeden von der Leyen, Washington ve Tahran arasında "anlaşmaya varılmasına yönelik ilerlemeyi" memnuniyetle karşıladığını kaydetti.
AB Komisyonu Başkanı, Avrupa'nın, kalıcı diplomatik çözüme ulaşılması, savaşın tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerindeki etkilerini sınırlamak için uluslararası ortaklarla birlikte çalışmaya devam edeceğine işaret ederek, "Ayrıca İran, doğrudan ya da vekilleri aracılığıyla bölgedeki istikrarı bozan eylemlerine ve komşularına yönelik haksız ve tekrarlanan saldırılarına son vermelidir." ifadesini kullandı.

Devrim Muhafızları Ordusu, "24 Mayıs Hürremşehr Kurtuluş Günü" dolayısıyla yayımladığı bildiride, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırıların bir "hibrit savaş" olduğu ancak halkın desteğiyle birlikte İran Silahlı Kuvvetleri'nin "düşmanın hedeflerine ulaşmasını engellediğini" ifade etti.
İran'ın füze ve nükleer alanlardaki ilerlemesinin ABD ve İsrail'i yeniden hesap yapmaya zorladığı belirtilen bildiride, ülkenin tüm askeri unsurlarının yüksek hazırlık seviyesinde bulunduğu kaydedildi. Bildiride ayrıca İran'a yönelik olası yeni saldırıların "bölge dışına taşacağı ve yıkıcı sonuçlar doğuracağı" ifade edildi.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait İHA'lar sabah saatlerinde Nebatiye ve çevresindeki beldelere bir dizi saldırı gerçekleştirdi. Nebatiye-Zefta otoyolunda Nebatiye Belediyesine ait bir aracı hedef alan İHA saldırısında belediye çalışanı Muhammed el-Cevad Fadi Bitar hayatını kaybetti.
İsrail'e ait bir başka İHA ise gece saatlerinde Düveyr beldesinin güney girişine düzenlenen saldırı sonrası bölgede inceleme yapan bir grup genci hedef aldı. Saldırıda Suriye uyruklu bir kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Tul beldesindeki Şeyh Ragıp Harp Hastanesi yakınlarında seyreden bir motosikletin hedef alındığı İHA saldırısında da bir kişi yaşamını yitirdi.
İsrail ordusuna ait İHA'lar Nebatiye kentindeki ticaret merkezini hedef aldı, savaş uçakları da Cebşit, Yuhmur Şakif, Kakaiyet Cisir ve Doğu Zavtar beldelerine hava saldırıları düzenledi.

İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Tahran ile Washington arasında imzalanması muhtemel mutabakat zaptına ilişkin ayrıntıları paylaştı. Haberde, İran'ın mutabakat zaptında nükleer materyalleri ülke dışına çıkarma veya nükleer çalışmalarını 20 yıl süreyle askıya alma gibi bir taahhütte bulunmadığı ifade edildi.
Ayrıca nükleer ile ilgili meselelerin, savaşın sona erdirilmesi ve ABD'nin kendi taahhütlerini yerine getirmesinin ardından, müzakerelerin sonraki aşamalarında ele alınacağı kaydedildi.

İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, patlayıcı yüklü bir dron ile düzenlenen saldırıda 2 İsrail askerinin orta ve hafif derecede yaralandığını yazdı. İsrail ordusunun çözüm bulamadığı Hizbullah'ın dron saldırısında dün yaralanan 2 askerin hastaneye nakledildiği kaydedildi.
Öte yandan, Hizbullah'a ait bir dronun İsrail'in kuzeyindeki Celile bölgesine sızdığı, bölgede bu nedenle sirenlerin çaldığı bildirildi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, tespit edilen dron ile irtibatın kesildiği, olayın sona erdiği ve herhangi bir hasar bildirimi olmadığı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran ile yürütülen müzakerelerde “önemli ilerleme” kaydedildiğini belirterek, “İyi haberler var ancak henüz nihai değil” ifadesini kullandı. Rubio, üzerinde çalışılan taslak çerçevenin hayata geçirilmesi durumunda Hürmüz Boğazı’nın herhangi bir geçiş ücreti alınmadan tamamen yeniden faaliyete geçeceğini söyledi.

Axios’un anlaşma metnine aşina bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, ABD ile İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak ve Tahran’a 60 günlük petrol satış izni getirecek bir ateşkes anlaşması imzalamaya çok yakın. Kısa süre içinde açıklanması beklenen taslak anlaşmanın, taraflara kapsamlı bir anlaşma için 60 günlük süre tanıdığı belirtildi.
HÜRMÜZ BOĞAZI
Taslak mutabakata göre İran, Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları temizleyecek ve gemilerin geçişinden ücret alınmayacak. Karşılığında ise ABD, İran limanlarındaki ablukayı kaldıracak ve Tahran yönetiminin 60 gün boyunca petrol satmasına izin verecek sınırlı yaptırım muafiyetleri çıkaracak. Bir ABD’li yetkili, ekonomik yaptırımların kaldırılmasının önceden değil, İran’ın somut adımlarının ardından geleceğini belirterek düzenlemeyi “performans karşılığı rahatlama” olarak tanımladı.
NÜKLEER TAAHHÜT
Taslakta ayrıca İran’ın nükleer silah edinmeyeceğine dair taahhüdü ile uranyum zenginleştirmeyi durdurma ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu üzerine müzakere taahhüdü yer alıyor. Yaptırımların hafifletmesi ve İran fonlarının serbest bırakılması, ateşkes döneminde görüşülecek ancak yalnızca nihai ve doğrulanmış bir anlaşma sağlanırsa uygulanacak. Bölgedeki ABD kuvvetleri 60 gün boyunca görevlerine devam edecek. ABD ordusu sadece nihai anlaşma sağlanırsa geri çekilecek.
NETANYAHU ENDİŞELİ
Anlaşmanın, İsrail ile Lübnan’daki Hizbullah arasındaki savaşı sona erdirme çabalarıyla da bağlantılı olduğu bildirildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun cumartesi günü Trump ile yaptığı görüşmede bu şarta ilişkin endişelerini dile getirdiği kaydedildi. ABD’li bir yetkili, Hizbullah’ın yeniden silahlanmaya ya da misillemelere kalkışması halinde İsrail’e harekete geçme izni verileceğini söyledi.
ANLAŞMA SAATLER İÇİNDE DUYURULABİLİR
Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Pakistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de dahil çok sayıda ülke, diplomatik arabuluculuk çabalarına destek verdi. Beyaz Saray, kalan sorunların "saatler içinde" çözülebileceğini umuyor. ABD’li yetkililer, İran’ın nükleer müzakerelerde ciddi olmadığı kanaatine varılması durumunda ateşkesin erken sonlandırılabileceğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakere süreci ve taraflar arasında sağlanması beklenen barışa ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Trump sosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve birçok lider ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirtti. "Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Thani ve Katarlı diplomat Ali Al-Thawadi, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Khalifa ile İran ve barışa ilişkin mutabakat zaptıyla bağlantılı tüm konular hakkında oldukça verimli bir görüşme gerçekleştirdik" dedi.
Trump, "ABD, İran ve adı geçen diğer ülkeler arasında, nihai hale getirilmesi gereken bir anlaşma büyük ölçüde müzakere edildi" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de ayrı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirterek, "O görüşme de oldukça olumlu geçti. Anlaşmanın son unsurları ve ayrıntıları şu anda ele alınıyor ve kısa süre içinde duyurulacak" dedi.
Trump, "Anlaşmanın birçok unsurunun yanı sıra Hürmüz Boğazı da yeniden açılacak" açıklamasını yaptı.

İran ile ABD arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda süren müzakerelerin, ABD’nin esneklik göstermemesi halinde başarısızlıkla sonuçlanabileceği bildirildi.
İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’nın, İranlı müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberde, ABD esneklik göstermediği takdirde müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanabileceği belirtildi.
Haberde, İran’ın, nükleer meselelerin müzakerelerin ilerleyen aşamalarında ele alınmasını istediği, İran’a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını ön şart olarak sunduğu ve Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemileri kendi mekanizmasına göre belirleme talebinin görüşmelerdeki başlıca anlaşmazlık konuları arasında yer aldığı aktarıldı.
Ayrıca, bu üç ihtilaflı konu çözüme kavuşmadığı sürece İran’ın müzakerelere katılmayacağı vurgulanan haberde, nükleer konulara ilişkin görüşmelerin de ABD’nin güven artırıcı adımlar atmasına bağlı olduğu ifade edildi.
Haberde ayrıca, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı’nın önceki statüsüne döndürülmesini talep etmesi nedeniyle taraflar arasında bu konuda da anlaşmazlık yaşandığı hatırlatıldı.

ABD Başkanı Trump, CBS News kanalına yaptığı kısa açıklamada, İran ile müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Trump, müzakere sürecinin ne aşamada olduğunu ve olası anlaşmanın detaylarını paylaşmayacağını belirterek, "anlaşmaya çok yaklaştıklarını" ve müzakerelerin "her geçen gün daha iyiye gittiğini" kaydetti.
Öte yandan, CBS News'in aynı haberde yer alan ve müzakerelere yakın bazı kaynaklara dayandırdığı iddiasına göre, güncel anlaşma, ateşkesin uzatılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yabancı bankalarda bulunan bazı İran varlıklarının dondurulmasının kaldırılması ve müzakerelerin devam etmesini içeriyor.





