
ABD medyası, İran'ın saldırıları sonucunda ABD'nin Orta Doğu'daki en az 16 üssünün zarar gördüğünü belirtti.
Amerikan CNN kanalının güncel araştırması, ABD ile İran arasındaki tansiyonun bölgedeki Amerikan askeri üslerine etkisini gözler önüne serdi.
CNN'in, uydu görüntüleri, hasar değerlendirme raporları ve ABD ile Körfez kaynaklarına dayandırdığı haberinde, 28 Şubat'tan bu yana İran'ın saldırıları sonucunda ABD ordusunun Orta Doğu'daki en az 16 üssünün çeşitli düzeylerde hasar gördüğü ifade edildi.
Haberde, hasar gören bazı yerlerin ciddi operasyonel tahribata uğradığı ve bazı tesislerin kullanılamaz hale geldiği aktarılarak, İran'ın saldırılarının büyük ölçüde bölgenin dört bir yanına konuşlandırılmış gelişmiş radar sistemleri, iletişim altyapısı, füze savunma varlıkları ve uçaklara odaklandığı belirtildi.
Bildirilen kayıplar arasında Ürdün'deki Amerikan THAAD füze bataryalarına bağlı radar sistemleri ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bazı tesislerdeki radar sistemleri yer aldı.
CNN ayrıca, Suudi Arabistan'daki hava üssüne düzenlenen İran saldırısı sırasında bir Amerikan Boeing E-3 Sentry uçağının da imha edildiğini aktardı.
Pentagon yetkilileri, geçen hafta Kongre'de verdikleri ifadelerde ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının maliyetinin 25 milyar dolar civarında olduğunu açıklamıştı.
Ancak aralarında CNN ve CBS News gibi kaynakların da olduğu birçok Amerikan medya kuruluşu, İran'la savaşın toplam maliyetinin en az 50 milyar dolar olduğunu iddia etmişti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin geçişlerinin sağlanması amacıyla bugün hayata geçecek Özgürlük Projesi'ne destek vermeye başlayacağını ve bu süreçte 15 bin askeri personelin görev alacağını açıkladı.
CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Başkan Donald Trump'ın bugün yaptığı açıklamaya atıfla, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilere ilişkin bir duyuruyu paylaştı.
Açıklamada, "Bu görev, hayati öneme sahip bu uluslararası ticaret koridorundan serbestçe geçiş yapmak isteyen ticari gemilere destek sağlayacaktır." ifadesi kullanıldı.
Bu kapsamda 15 bin askeri personelin yanı sıra 100’den fazla kara ve deniz aracı ve güdümlü füze destroyerleriyle söz konusu sürece askeri destek sağlanacağı belirtilen açıklamada, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın, "(İran'a yönelik) Deniz ablukasını sürdürürken bu savunma görevine verdiğimiz destek, bölgesel güvenlik ve küresel ekonomi için hayati önem taşıyor." ifadesine yer verildi.
ABD Dışişleri Bakanlığından geçen hafta yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğini desteklemek amacıyla uluslararası bir koalisyonun oluşturulmasına yönelik bir adım atıldığı ve Pentagonun da bu sürece destek sağlayacağı belirtilmişti.
Trump, bugünden itibaren, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamıştı.
ABD Başkanı, "İran, Orta Doğu ve ABD'nin iyiliği için, bu ülkelere gemilerini bu kısıtlı boğazdan güvenli bir şekilde çıkaracağımızı, böylece işlerine özgürce ve sorunsuz bir şekilde devam edebileceklerini söyledik." ifadesini kullanmıştı.
Herhangi bir ülke ismi zikretmeyen Trump, söz konusu ülkeler için, "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" ifadesini kullanmış ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetmişti.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda denizcilik düzenlemesine müdahalesinin ateşkesin ihlali anlamına geleceğini belirtti.
Azizi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda yeni denizcilik düzenlemesine yönelik herhangi bir ABD müdahalesinin "ateşkesin ihlali" olarak değerlendirileceğini vurguladı.
İranlı yetkili, "Hürmüz Boğazı ve Fars (Basra) Körfezi, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın yanıltıcı paylaşımlarıyla yönetilemez." ifadelerini kullandı.
Azizi, "karşılıklı suçlama oyunu senaryolarına" kimsenin inanmayacağını aktardı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin geçişlerinin sağlanması amacıyla bugün hayata geçecek "Özgürlük Projesi"ne destek vermeye başlayacağını ve bu süreçte 15 bin askeri personelin görev alacağını duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump da bugünden itibaren, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamıştı.
Trump, "İran, Orta Doğu ve ABD'nin iyiliği için, bu ülkelere gemilerini bu kısıtlı boğazdan güvenli bir şekilde çıkaracağımızı, böylece işlerine özgürce ve sorunsuz bir şekilde devam edebileceklerini söyledik." ifadesini kullanmıştı.
Herhangi bir ülke ismi zikretmeyen Trump, söz konusu ülkeler için, "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" ifadesini kullanmış ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetmişti.

Amerikan CNN kanalının güncel araştırması, ABD ile İran arasındaki tansiyonun bölgedeki Amerikan askeri üslerine etkisini gözler önüne serdi.
CNN'in, uydu görüntüleri, hasar değerlendirme raporları ve ABD ile Körfez kaynaklarına dayandırdığı haberinde, 28 Şubat'tan bu yana İran'ın saldırıları sonucunda ABD ordusunun Orta Doğu'daki en az 16 üssünün çeşitli düzeylerde hasar gördüğü ifade edildi.
Haberde, hasar gören bazı yerlerin ciddi operasyonel tahribata uğradığı ve bazı tesislerin kullanılamaz hale geldiği aktarılarak, İran'ın saldırılarının büyük ölçüde bölgenin dört bir yanına konuşlandırılmış gelişmiş radar sistemleri, iletişim altyapısı, füze savunma varlıkları ve uçaklara odaklandığı belirtildi.
Bildirilen kayıplar arasında Ürdün'deki Amerikan THAAD füze bataryalarına bağlı radar sistemleri ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bazı tesislerdeki radar sistemleri yer aldı.
CNN ayrıca, Suudi Arabistan'daki hava üssüne düzenlenen İran saldırısı sırasında bir Amerikan Boeing E-3 Sentry uçağının da imha edildiğini aktardı.
Pentagon yetkilileri, geçen hafta Kongre'de verdikleri ifadelerde ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının maliyetinin 25 milyar dolar civarında olduğunu açıklamıştı.
Ancak aralarında CNN ve CBS News gibi kaynakların da olduğu birçok Amerikan medya kuruluşu, İran'la savaşın toplam maliyetinin en az 50 milyar dolar olduğunu iddia etmişti.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nda "Özgürlük Projesi" adıyla yeni bir süreci başlatacaklarını duyurdu.
ABD/İsrail-İran gerilimine doğrudan taraf olmayan birçok ülkenin kendilerinden Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerinin çıkarılması konusunda yardım istediklerini belirten Trump, "İran, Orta Doğu ve ABD'nin iyiliği için bu ülkelere, gemilerini bu kısıtlı boğazdan güvenli bir şekilde çıkaracağımızı, böylece işlerine özgürce ve sorunsuz bir şekilde devam edebileceklerini söyledik." ifadesini kullandı.
Trump, söz konusu ülkeleri, "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" olarak tanımladı ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetti.
"TEMSİLCİLERİM İRAN İLE ÇOK OLUMLU GÖRÜŞMELER YAPIYOR"
"Bu süreç, yani Özgürlük Projesi, Orta Doğu saatiyle pazartesi sabahı başlayacak." değerlendirmesini yapan Trump, "Temsilcilerim İran ile çok olumlu görüşmeler yapıyor ve bu görüşmeler herkes için çok olumlu sonuçlar doğurabilir." ifadesini kullandı.
İlgili gemilerdeki gıda stokunun azaldığını ve mürettebatın sağlıklı bir şekilde kalabilmeleri için Hürmüz Boğazı'ndan çıkabilmeleri gerektiğini vurgulayan Trump, bu gemilerin geçişine İran'ın müdahale etmesi halinde kendilerinin de buna sert bir şekilde karşılık vereceklerini kaydetti.


İran Devlet Televizyonuna göre, Bekayi, ülkesinin Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunmuş olduğu 14 maddelik teklifle ilgili açıklamalarda bulundu.
Medyada 14 maddelik teklifle ilgili yer alan hususların gerçeği yansıtmadığını aktaran Bekayi, "ABD tarafı, İran'ın önerdiği plan hakkındaki görüşlerini Pakistan tarafına iletmiştir. Söz konusu görüşler şu anda incelenmektedir." açıklamasında bulundu.
Bekayi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizleyeceği yönündeki iddiaları "14 maddelik önerisi savaşın sona erdirilmesine odaklanmıştır. Önerilen çerçeve öncelikle bir duraklama ve ardından 30 günlük bir süre zarfında ayrıntıların ele alınması üzerine kuruludur. Nükleer mesele bu maddelerde yer almamaktadır. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizlemeyi taahhüt ettiği yönündeki iddialar, medyanın uydurmasıdır." şeklinde yalanladı.
İran'ın, ültimatomla müzakere yürütmeyi temelde kabul etmediğini belirten Bekayi, olası bir anlaşmanın garantisinin ülkesinin sahadaki gücü olduğunu kaydetti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), X hesabından yapılan açıklamada, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının "tam olarak" uygulanmaya devam ettiği belirtildi.
CENTCOM Komutanı Brad Cooper'ın bölgede görev yapan bir ABD gemisini ziyaret ettiği aktarılan açıklamada, "Bugün itibarıyla, ablukaya uymaları için 49 ticari gemi farklı rotalara yönlendirildi. ABD kuvvetleri, ablukanın tam olarak uygulanması konusunda kararlılığını sürdürüyor." ifadelerine yer verildi.
ABD, 13 Nisan'dan bu yana Hürmüz Boğazı'ndaki İran deniz trafiğini hedef alan bir deniz ablukası uyguluyor.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Erakçi ile yaptığım telefon görüşmesinde (İran ile ABD arasında) müzakere yoluyla bir çözümü desteklediğimizi vurguladım." ifadesini kullandı.
Wadephul ayrıca, ABD'nin yakın müttefiki olarak aynı hedefi paylaştıklarını, bunların da İran'ın nükleer silahlardan tamamen ve doğrulanabilir bir şekilde vazgeçmesi ile Hürmüz Boğazı'nın derhal açılması olduğunu belirtti.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu, öğle saatlerinden bu yana ülkenin güneyindeki Maaliyye, Cümeycime, Breyki, Kusaybe, Sureyfe, Safad Battih, Haris, Düveyr, Kefr Dunin, Cebşit, Arabsalim, Şarkiye, Furun ve Deyr Zehrani beldelerini hedef aldı.
Safad Battih beldesine düzenlenen saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti. Sur kentine bağlı Maaliyye beldesine düzenlenen hava saldırısında ikisi Suriye, biri Mısır uyruklu 3 kişi yaşamını yitirdi.
Haris beldesinde insansız hava aracıyla (İHA) bir motosikletin hedef alındığı saldırıda da 1 kişi öldü. Coya beldesinde bir motosiklete düzenlenen İHA saldırısında ise 2 kişi yaralandı. Breyki beldesini hedef alan saldırıda 2, Arabsalim'de ise 1 kişi öldü. Öte yandan güneydeki Mansuri ve Haris beldeleri de İsrail topçularının saldırısına maruz kaldı.

İsrail ordusu, son 24 saat içinde Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait 100'den fazla silah ele geçirdiğini duyurdu. Ele geçirilen silahlar arasında Kalaşnikof tüfekleri, 20 roket, keskin nişancı silahları ve çeşitli askeri teçhizatın yer aldığı bildirildi.
Silahları Lübnan'ın güneyindeki Raşaf bölgesinde düzenlenen operasyonda 401. Tugay güçlerinin el koyduğu belirtildi. 401. Tugay, ocak 2024'te Gazze'de Hind Rajab isimli genç kız ve ailesini öldürmekle suçlanıyor.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, yeni savaş uçağı alımının, askeri kapasiteyi güçlendirmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu söyledi. Katz, ABD yapımı yeni uçakların envantere katılmasının, ülkenin askeri gücünü pekiştireceğini ve otonom uçuş kabiliyetleri ile yeni nesil savunma sistemlerinin entegrasyonunda önemli bir ilerleme sağlayacağını ifade etti. İsrailli bakan, hava gücünü modernize ederek Orta Doğu'daki operasyonlarını artırmayı planladıklarını kaydetti.
İsrail’in halihazırda F35 savaş uçaklarını aktif olarak kullandığını belirten Katz, "F35 ve F15IA alımları, (orduya) kalıcı ve niteliksel bir üstünlük sağlamayı amaçlayan 'İsrail Kalkanı' planının merkezinde yer alıyor. Misyonumuz açık: (ordunun) her yerde, her zaman faaliyet gösterebilmesi için gerekli araçlara, yeteneklere ve güce sahip olmasını sağlamak. Yatırım yapmaya, daha güçlü olmaya ve düşmanlarımızın önünde kalmaya devam edeceğiz; İsrail'in bugün ve gelecekte güvenliğini sağlayacağız" diye konuştu.

Eski Devrim Muhafızları komutanı ve Tahran yönetiminin İstişare Konseyi sekreteri Mohsen Rezaee, ABD askerlerini “korsanlara” benzeterek boğazın ABD uçak gemileri ve askerleri için bir mezarlığa dönüştürüleceğini söyledi. Rezaee, geçen ay bir F-15E uçağının düşürüldüğünü de hatırlattı.
Rezaee, “ABD, dünyada uçak gemilerine sahip tek korsan ülkedir. Korsanlarla mücadele etme yeteneğimiz, savaş gemilerini batırma yeteneğimizden daha az değildir. Tıpkı İsfahan'da uçaklarınızın enkazının geride kaldığı gibi uçak gemilerinizin ve kuvvetlerinizin hazırlayacağı mezarla karşılaşmaya hazırlanın” ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, telefonda görüştü. Görüşmede, bölgesel konular ve ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirme yönündeki diplomatik girişimler ele alındı. Arakçi ayrıca Alman mevkidaşına, İran’ın savaşın sonlandırılması için ortaya koyduğu diplomatik girişimler hakkında bilgi vererek ülkesinin konuyla ilgili tutumunu anlattı.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu, öğle saatlerinden bu yana ülkenin güneyindeki Maaliyye, Cümeycime, Breyki, Kusaybe, Sureyfe, Safad Battih, Haris, Düveyr, Kefr Dunin, Cebşit, Arabsalim, Şarkiye, Furun ve Deyr Zehrani beldelerini hedef aldı.
Safad Battih beldesine düzenlenen saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti. Sur kentine bağlı Maaliyye beldesine düzenlenen hava saldırısında ikisi Suriye, biri Mısır uyruklu 3 kişi yaşamını yitirdi. Haris beldesinde insansız hava aracıyla (İHA) bir motosikletin hedef alındığı saldırıda da 1 kişi öldü. Coya beldesinde bir motosiklete düzenlenen İHA saldırısında ise 2 kişi yaralandı.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde askerlerine tehdit oluşturan 2 Hizbullah savaşçısını öldürdüğünü duyurdu. Bölgedeki binalarda gizlendiği tespit edilen Hizbullah savaşçılarının düzenlenen operasyonla öldürüldüğü kaydedildi.
İsrail, Hizbullah ile çatışmaları durdurmayı amaçlayan Lübnan ile yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen, işgal ettiği bölgenin dışında kalan bazı köyler için yeni tahliye emirleri yayınladı.

İsrail Savunma Bakanlığı, İran ile gerilim sürerken ABD yapımı F-35 ve F-15IA savaş uçaklarından oluşan iki yeni filonun satın alımını onayladı. Bakanlığın açıklamasına göre, Bakanlar Kurulu, dördüncü F-35 filosunun ve ikinci F-15IA filosunun satın alınmasına karar verdi.
Açıklamada, "on milyarlarca" şekel değerindeki anlaşmaların "İsrail Hava Kuvvetleri'ne tam filo entegrasyonu, kapsamlı bakım, yedek parça ve lojistik desteği içerdiği" ifade edildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD Başkanı Donald Trump'ın "imkansız bir operasyon" ile "kötü bir anlaşma" arasında seçim yapmak durumunda kaldığını belirtti.
Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Kurumunun X sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"İran'ın ablukaya karşı Pentagon'a verdiği ültimatom; Çin, Rusya ve Avrupa'nın Washington'a karşı ton değiştirmesi; Trump'ın Kongre'ye gönderdiği pasif içerikli mektup; İran'ın müzakere şartlarının kabul edilmesi hepsi tek bir anlama geliyor: Trump, imkansız bir operasyon ile İran'la kötü bir anlaşma arasında seçim yapmalı."
Açıklamada ayrıca "ABD için karar alma alanının daraldığı" ifade edildi.

İran'da ABD doları, serbest piyasada tarihinin en yüksek seviyesine çıkarak 184 bin tümen seviyesini gördü. Böylece İran'ın yerel para birimi, serbest piyasada rekor seviyede değer kaybetmiş oldu.
ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan önce 1 ABD doları 160 bin tümen seviyesinden işlem görüyordu. Savaşın ilerleyen dönemlerinde ise bir dolar 135 bin tümen seviyesine kadar gerilemişti.

İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları, gece saatlerinden bu yana ülkenin güneyindeki Breyki, Kusaybe, Şehabiyye, Doğu Zavtar, Sureyfe, Cibal Batım ve Kalile beldelerini hedef aldı.

İran Ulusal Tanker Şirketi'ne (NITC) ait "HUGE" adlı büyük ham petrol tankerinin (VLCC), ABD'nin abluka engelini aşarak Uzak Doğu sularına ulaştığı belirtildi.
Fars Haber Ajansı, yaklaşık 220 milyon dolar değerinde 1 milyon 900 bin varilden fazla ham petrol taşıyan tankerin, uluslararası seyir verilerini paylaştı.
Paylaşılan verilere göre, en son Sri Lanka kıyıları açıklarında tespit edilen tankerin, 20 Mart 2026 itibarıyla otomatik tanımlama sistemini (AIS) kapatarak gizlilik taktikleri uyguladığı ve Endonezya'daki Lombok Boğazı üzerinden Riau Takımadaları'na doğru yoluna devam ettiği kaydedildi.

Axios’un haberine göre Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını, ABD’nin deniz ablukasını sonlandırmasını ve Lübnan'da dahil kalıcı ateşkes sağlanmasını içeren bir müzakere takvimi belirledi. İran hükümeti, ABD’ye deniz ablukasının kaldırılması ve İran ile Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesi için bir aylık süre tanıdı.
ZAMAN ÇİZELGESİ BELİRLENDİ
Konuya yakın iki kaynak, önerinin bu başlıklar için net bir zaman çizelgesi içerdiğini aktardı. Ayrıca planın, ilk aşamanın ardından nükleer programa odaklanacak ikinci bir müzakere sürecini de kapsadığı belirtildi.
Perşembe günü Washington’a sunulan 14 maddelik revize çerçeve anlaşmasının, deniz erişimini güvence altına almayı ve taraflar arasında kalıcı bir uzlaşı oluşturmayı hedeflediği ifade edilmişti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a ait gemilere müdahalelerle ilgili "korsan gibiyiz" şeklindeki açıklamalarına ilişkin, "Bu, uluslararası denizcilik seyrine yönelik eylemlerinin suç teşkil eden niteliğine dair doğrudan ve mahkum edici bir itiraftı." ifadelerini kullandı.
Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Trump'ın İran gemilerine ABD'nin müdahalelerine ilişkin "Bir bakıma korsan gibiyiz" şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi.
'DİL SÜRÇMESİ DEĞİL'
"Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, İran gemilerine yasadışı el konulmasını açıkça 'korsanlık' olarak nitelendirerek, 'Biz korsanlar gibi davranıyoruz' diye cüretkarca övünmüştür." değerlendirmesinde bulunan Bekayi, bunun bir "dil sürçmesi" olmadığını söyledi.
Bekayi paylaşımda, şunları kaydetti:
"Uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devletler ve BM Genel Sekreteri (Antonio Guterres) uluslararası hukukun bu kadar bariz ihlallerinin normalleştirilmesini kesin bir şekilde reddetmeli."

ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformundan İran’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik son teklifi hakkında açıklama yaptı.
İran’ın teklifini yakında inceleyeceğini belirten Trump, "Ancak son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemedikleri göz önüne alındığında, bu planın kabul edilebilir olacağını düşünemiyorum" ifadelerini kullandı.

İsrail basını, ordunun, deniz ablukasının bir anlaşma yapılmasını sağlamaması halinde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırı başlatacağını öngördüğünü ve bu yönde hazırlık yaptığını ileri sürdü. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, Tel Aviv yönetiminin, ABD'nin İran'a sınırlı mı yoksa geniş çaplı bir saldırı mı yapacağını bilmediğini, ancak her durumda İran'ın İsrail'e misilleme yapacağını iddia etti.
'ÇOK FAZLA' SİLAH SEVKİYATI YAPILDI
İsrail'in, ABD'nin İran'a saldırması olasılığına hazırlandığı belirtilen haberde, İran'a saldırıların yeniden başlamasına hazırlık amacıyla son günlerde bölgeye "çok fazla" silah sevkiyatı yapıldığı ifade edildi. Haberde, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile koordinasyon için görüştüğü belirtildi.

ABD-İran gerilimi devam ederken, ABD ordusuna ait çoğunluğu nakliye ve yakıt ikmal uçaklarından oluşan hava trafiğinde dikkati çeken yoğunluk gözlendi. Flightradar24 üzerinden yapılan incelemede, 2 Mayıs’ta Avrupa’dan Orta Doğu ülkelerine intikal eden ABD ordusuna ait uçakların sayısında sıra dışı artış olduğu görüldü.
STRATEJİK UÇAKLAR AVRUPA VE ORTA DOĞU SEMALARINDA
Bölgeye gönderilen uçakların çoğunluğunu, yaklaşık 77 ton kargo ve yaklaşık 100 asker taşıyabilen C-17A Globemaster III tipi askeri nakliye uçağı oluşturdu. Öte yandan, yaklaşık 127 ton kargo taşıyabilen ABD Hava Kuvvetlerinin en büyük nakliye uçağı "Lockheed C-5M Super Galaxy" ve Boeing tarafından üretilen havada yakıt ikmal ve stratejik askeri nakliye uçağı "Boeing KC-46 Pegasus"ları da Avrupa ve Orta Doğu hava sahasında gözlendi.
EN AZ 12 UÇAK NAKLEDİLDİ
Orta Doğu'ya doğru hareket eden nakliye uçağı sayısının en az 12 olduğu, bu uçakların bir kısmının Almanya'dan havalandığı gözlemlendi. Orta Doğu'ya hareket eden uçaklar arasında Boeing KC-135R Stratotanker tipi askeri havada yakıt ikmal tanker uçakları da bulunurken, en az 4 yakıt ikmal uçağının da İsrail ve çevresinde hareket ettiği görüldü. Öte yandan, Bahreyn çevresinde ABD'ye ait bir sinyal istihbaratı (SIGINT) keşif uçağı olan "Boeing RC-135W Rivet Joint" uçağı da havada gözlendi.

İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, İran Meclisi'nde Hürmüz Boğazı'ndan yeni geçiş protokolü için çalışma yapıldığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'nın yönetim planı 12 madde olarak düzenlenmiştir. Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek." dedi.
İran Devlet Televizyonu'na göre, Nikzad, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentine yaptığı ziyaret sırasında Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Nikzad, "Hürmüz Boğazı yönetim planı 12 madde olarak düzenlenmiştir. Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek. İran'a düşmanca girişimde bulunan ülkelerin gemilerinin de savaş tazminatı ödemedikleri takdirde geçişine izin verilmeyecek. Diğer gemiler ise İran Meclisi tarafından oluşturulan yasa ve İran tarafından verilecek izin doğrultusunda geçiş yapabilecek." ifadelerini kullandı.
'SAVAŞTAN ÖNCEKİ GİBİ OLMAYACAK'
Hürmüz Boğazı'ndaki haklarından vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Nikzad, "Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, dayatılan üçüncü savaştan önceki gibi olmayacak. Hürmüz Boğazı'nın yeni yönetim biçimi, petrolün millileştirilmesi kadar önemlidir." diye konuştu. Nikzad ile birlikte ziyarete eşlik eden İran Meclisi Bayındırlık Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai ise Hürmüz Boğazı'nı yönetmenin nükleer silah elde etmekten daha önemli olduğuna vurgu yaparak, "Hürmüz Boğazı geçişlerinden elde edilecek gelirin yüzde 30'u silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesine, yüzde 70'i ise halkın yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve kalkınma hamlelerine ayrılacak." değerlendirmesinde bulundu.









