İran - ABD - İsrail savaşında son dakika gelişmeler... ABD, İran'da 2. pilotunu kurtardı! Trump'tan flaş açıklama
Güncelleme Tarihi:
ABD Başkanı Trump, İran'ın düşürdüğü F-15 uçağının pilotunun yaralı olarak kurtarıldığını bildirdi. Trump, 'Onu aldık. ABD ordusu en iyi arama ve kurtarma operasyonlarından birini gerçekleştirdi. Yaralandı ama durumu iyi olacak. İki ABD askeri ayrı ayrı kurtarılmış oldu. Tarihimizin en cesur operasyonu.' dedi.
Donald Trump'ın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:
Onu bulduk! Sevgili Amerikalılar, son birkaç saat içinde ABD Ordusu, ABD tarihinin en cesur Arama ve Kurtarma operasyonlarından birini gerçekleştirdi. Kurtarılan kişi, aynı zamanda son derece saygın bir Albay olan değerli mürettebat subaylarımızdan biridir ve kendisinin şu anda güvende olduğunu memnuniyetle bildiriyorum. Bu cesur asker, İran’ın tehlikeli dağlarında, düşman hatlarının gerisinde, saatler ilerledikçe kendisine yaklaşan düşmanlar tarafından aranıyordu. Ancak hiçbir zaman gerçekten yalnız değildi; çünkü Başkomutanı, Savunma yetkilileri ve silah arkadaşları onun konumunu 24 saat boyunca takip etti ve kurtarılması için titizlikle plan yaptı. Talimatım üzerine ABD Ordusu, onu almak için dünyanın en ölümcül silahlarıyla donatılmış onlarca uçak gönderdi.
'YARALANDI, ANCAK İYİ OLACAK'
Yaralandı, ancak iyi olacak. Bu olağanüstü operasyon, dün kurtarılan bir başka cesur pilotun operasyonuna ek olarak gerçekleşti. İkinci kurtarma operasyonunu riske atmamak için bunu daha önce doğrulamamıştık. Bu, askeri tarihte ilk kez iki ABD pilotunun düşman topraklarının derinliklerinden ayrı ayrı kurtarılması anlamına geliyor. Hiçbir Amerikan askerini geride bırakmayacağız! Her iki operasyonu da tek bir Amerikalı hayatını kaybetmeden veya yaralanmadan gerçekleştirmiş olmamız, İran hava sahasında ezici hava üstünlüğü sağladığımızı bir kez daha kanıtlıyor. Bu, Cumhuriyetçi, Demokrat ve herkesin gurur duyması ve etrafında birleşmesi gereken bir andır. Gerçekten de dünya tarihinin en iyi, en profesyonel ve en güçlü ordusuna sahibiz. Tanrı Amerika’yı korusun, askerlerimizi korusun ve herkese mutlu Paskalyalar!

İran'da düşürülen ABD'ye ait F-15E tipi savaş uçağının kayıp pilotunu kurtarmak için düzenlenen operasyonda, ABD ile İran güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandığı iddia edildi.
Katar merkezli Al Jazeera televizyon kanalının ABD hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberde, gece saatlerinde düşen savaş uçağının kayıp pilotunun yerinin tespit edildiği belirtildi.
Haberde, pilotu kurtarmak için başlatılan operasyon sırasında bölgede ABD ile İran güçleri arasında "şiddetli çatışma" çıktığı iddia edildi.
Pilotun İran topraklarından çıkarıldığına ilişkin bilgilerin doğrulanamadığı haberde, bölgede devam eden çatışmalar nedeniyle hem kayıp pilotun hem de kurtarma ekibinin hayati tehlikesinin olduğu ifade edildi.
Sosyal medyada, İran'ın güneybatısında pilota ulaşmak için ABD ile İran güçleri arasında geçtiği iddia edilen çatışma görüntüleri paylaşıldı.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, 'İran saldırısı sonucu bir tesiste yangın çıktı.' açıklamasında bulundu.

Kuveyt resmi ajansı KUNA, Kuveyt Maliye Bakanlığının dün akşam saatlerinde düzenlenen saldırıya ilişkin açıklamasına yer verdi.
Saldırının bakanlık binasında büyük çaplı hasara yol açtığı aktarılan açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı kaydedildi.
Açıklamada, "Bakanlıklar Kompleksi binası, 4 Nisan 2026 Cumartesi akşamı İran'ın menfur saldırısı sonucunda bir İHA tarafından hedef alınmıştır." ifadesine yer verildi.
Alınan tedbirler kapsamında Bakanlıklar Kompleksi çalışanlarının 5 Nisan Pazar günü uzaktan çalışma yoluyla faaliyet yürüteceği belirtilen açıklamada, söz konusu gün randevusu olan vatandaşların kabulünün ertelendiği duyuruldu.

Kuveyt Haber Ajansının (KUNA) haberinde, Kuveyt Petrol Kurumunun ülkenin batısındaki Şuveyh kentinde düzenlenen saldırıya ilişkin yaptığı açıklamaya yer verildi.
Açıklamada, Şuveyh bölgesindeki petrol tesisine yönelik düzenlenen İHA saldırısının ardından yangın çıktığı belirtilerek, "Acil durum ve itfaiye ekiplerinin yangına müdahale etmek için derhal harekete geçtiği" kaydedildi.

Fars Haber Ajansı, İran Yargı Erki tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Ülke güvenliği ve ulusal çıkarlar aleyhine faaliyetlerle mücadele çerçevesinde, ABD ve İsrail ile işbirliği yaptığı veya bunları desteklediği öne sürülen muhalif medya unsurlarına yönelik adli işlem başlatıldığı belirtilen açıklamada, bu kapsamda, aralarında oyuncular, sporcular ve muhalif medya çalışanlarının da yer aldığı yurt dışında bulunan 100'den fazla tanınmış isim hakkında mal varlıklarının tespiti ve el konulması ile banka hesaplarının dondurulmasına yönelik yargı kararı çıkarıldığı kaydedildi.
Açıklamada, ABD, İsveç, Hollanda, Gürcistan ve İngiltere gibi çeşitli ülkelerde ikamet ettikleri ileri sürülen söz konusu kişilerin, 63'ünün Iran International televizyonu yönetici-çalışanı, 25'inin Manoto TV yönetici-çalışanı ve 25 kişinin de sosyal medyada ABD ve İsrail saldırılarına destek verdikleri iddia edilen yurt dışında yaşayan İran vatandaşları olduğu ifade edildi.

Kohgiluye Kaymakamı İyrec Kazımicu, Tesnim Haber Ajansı'na konuya ilişkin bilgi verdi.
Kazımicu, ABD-İsrail'in Kohgiluye ilçesinin Kuhi Siyah bölgesine düzenlediği füze saldırısında 3 kişinin öldüğünü, 2 kişinin de yaralandığını belirtti.
Ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe edildiğini kaydeden Kazımicu, bölgede arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ve yaralıların tedavi merkezlerine sevk edildiğini ifade etti.
"ABD, KAYBOLAN PİLOTLARIN BULUNDUĞU BÖLGEYİ BOMBALIYOR" İDDİASI
Öte yandan, Tesnim'e konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili de ABD'nin İran Silahlı Kuvvetleri tarafından düşürülen savaş uçağının 2 pilotunu kurtarma konusunda umudunu yitirdiğini ve pilotların bulunabileceği Kohgiluye kırsalında bazı yerleri bombalayarak ulaşamadığı askeri personelini öldürmeye çalıştığını öne sürdü.
ABD pilotlarının İran güçlerinin elinde olup olmadığına ilişkin açıklama yapmayan kaynak, "Şu an bu konuda bilgi vermiyoruz. Ancak şu söylenebilir ki ABD’liler, kurtarıldığını iddia ettikleri ilk pilot hakkında da tüm gerçeği söylemiyorlar." şeklinde konuştu.

Kuveyt Haber Ajansı (KUNA), Kuveyt Genelkurmay Başkanlığının ülkedeki güvenlik durumu hakkında yaptığı açıklamayı paylaştı.
Açıklamada, "Kuveyt hava savunması şu anda düşman füze saldırılarına ve İHA'lara karşı koymaktadır." ifadesine yer verildi.
Ülkede duyulan patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin düşman saldırılarını engellemesinin sonucu olduğu vurgulanan açıklamada, yetkili makamların güvenlik ve emniyet talimatlarına uyulması çağrısında bulunuldu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik kısa süre önce yapılan saldırıda "pek çok askeri liderin" öldürüldüğünü bildirdi. Trump, Truth Social'den yaptığı paylaşımda, ABD'nin İran'ın başkenti Tahran'a yaptığı son saldırının görüntülerini paylaştı. ABD Başkanı, video paylaşımının altına, "İran’ın, kendilerini kötü ve basiretsizce yönetmiş olan pek çok askeri lideri, daha pek çok şeyle birlikte, Tahran’daki bu devasa saldırıyla tasfiye edildi!" diye yazdı. Trump, uzaktan çekilmiş karanlık bir görüntüyü paylaşırken, yaklaşık bir dakikalık videonun bir bölümünde bombardıman sesleriyle tepelik bir bölgenin düşen bombanın etkisiyle kısa süreliğine aydınlandığı görüldü. Trump, saatler önce yaptığı diğer bir paylaşımda, ABD'nin İran'a anlaşma yapmak için verdiği sürenin daraldığına işaret etmişti.
"İran'a, ya bir anlaşma yapması ya da Hürmüz Boğazı'nı açması için 10 gün verdiğim o anı hatırlıyor musunuz? Süre daralıyor." ifadesini kullanan Trump, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde açılmaması durumunda Tahran yönetiminin üzerine "kıyametin kopmasının" yakın olduğunu ifade etmişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi ülkelere, ülkesindeki nükleer santrallere yönelik ABD ve İsrail saldırıları hakkında mektup gönderdi. Mektubu, İran’da barışçıl amaçlara hizmet eden nükleer santraller ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetiminde bulunan Buşehr Nükleer Santrali’ne yönelik saldırılara dikkat çekmek için yazdığını söyleyen Erakçi, saldırıların radyoaktif kirlenmeye bağlı olarak insan ve çevre güvenliğini riske attığını belirtti.
Erakçi mektubunda, ülkesine 9 ay içerisinde ABD ve İsrail tarafından iki kez “savaş dayatıldığını” ve bu savaşlarda nükleer santrallerin hedef alındığını belirtti. BMGK’nın ve UAEA’nın, İran’daki nükleer santrallere yönelik saldırıların tekrarlanmaması için çaba göstermediğini öne süren Erakçi, ABD’li yetkililerin özellikle Buşehr Nükleer Santrali’ne saldırıları normalleştirdiğini ve bunun da BMGK ile UAEA itibarını zedelediğini aktardı. Erakçi, Buşehr Nükleer Santrali çevresine sık sık saldırı düzenlenmesinin meydana getireceği tehlikeye dikkati çekti. Abbas Erakçi, mektubun bir kopyasını da UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi'ye iletti.

İsrail ordusu, İran'a son iki günde düzenlediği hava saldırılarında 200 hedefi vurduğunu iddia etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran geneline düzenlenen hava saldırılarında Devrim Muhafızları Ordusu’na ait stratejik hedeflerin vurulduğu ileri sürüldü. Açıklamada, son iki günde düzenlenen hava saldırılarında vurulan 200 hedef arasında balistik füze üretim tesisleri ve depolarının yanı sıra bir silah deposu ile çok sayıda hava savunma sisteminin yer aldığı belirtildi.

İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde petrokimya şirketlerinin bulunduğu sanayi bölgesine yönelik ABD-İsrail saldırılarında 5 kişi hayatını kaybetti. İranlı Öğrenciler Haber Ajansının (ISNA) Huzistan Valiliğine dayandırdığı habere göre ABD-İsrail, Huzistan eyaletinde Mahşehr kentindeki petrokimya tesislerinin bulunduğu sanayi bölgesine saldırı düzenledi. Valilik, saldırı sonucu 5 kişinin yaşamını yitirdiğini, 170 kişinin de yaralandığını duyurdu.

İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, Irak'ın Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamadan muaf tutulduğunu bildirdi. İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı’nın, Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) dayandırarak yayımladığı habere göre Albay Zülfikari, "Irak, Hürmüz Boğazı’nda uyguladığımız kısıtlamadan muaf tutulmuştur." dedi.
Zülfikari, ABD ve İsrail ile bu ülkelere destek sağlayan ülkelerin gemilerine yönelik kısıtlamaların ise devam ettiğini belirtti. Yaşanan gelişmelerin, ABD’nin Irak’taki varlığına son verilmesi için bir fırsat olduğunu söyleyen Zülfikari, "Irak ve İran halkı birlikte ABD ve İsrail’e karşı yürütülen bu savaşı kazanacaktır." ifadelerini kullandı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan atılan füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
Ateşlenen İsrail hava savunma füzelerinin işgal altındaki Doğu Kudüs'te İran füzelerini önlemeye çalıştığı görüldü.
Yedioth Ahronot gazetesi, İsrail’in orta kesimindeki geniş bir bölge ve işgal altındaki Doğu Kudüs’ün yanı sıra güneydeki Ölü Deniz bölgesinde sirenlerin çaldığını bildirdi.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı’ndan yapılan açıklamada ise İran misillemesinde ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan, yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde gerçekleştirilmiş son saldırılara ilişkin bilgi verdi.
Son 24 saatte Kuveyt hava sahasında 8’si balistik füze ve 19 İHA’nın tespit edildiğini aktaran Atvan, hava savunma sistemleri tarafından füze ve İHA’ların imha edildiğini bildirdi.
Atvan, bu operasyon sırasında herhangi bir can kaybı ve yaralanma meydana gelmediği ve çevrede hasar da oluşmadığını kaydetti.
Öte yandan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Busalib de basın bildirisinde gün içinde ülkede 3 kez sirenlerin çaldığını, saldırıların başladığı günden bu yana toplam 167 kez siren çaldığını aktardı.
Ülkede gün içinde vatandaşlar tarafından 20 ayrı şüpheli parça duyurusu yapıldığını bunlara uzman ekiplerin müdahale ettiklerini belirten Busalib, bugüne dek toplam 669 kez şüpheli parça ve şarapnel duyurusu yapıldığını aktardı.

İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, İran’ın kuzeyi hedef alan misillemesinde doğrudan isabetin yanı sıra Safed kentinin pek çok bölgesine füze parçaları ve şarapnel düştüğünü aktardı.
Kanal 12, İran füzesinin isabet ettiği sanayi bölgesinde bulunan bir atölyede oluşan hasarın fotoğraflarını da paylaştı.
Haberde, acil yardım servisi ekiplerinin İran füzesinin doğrudan isabet ettiği endüstri bölgesinde can kaybına yol açıp açmadığına ilişkin tarama çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.
Öte yandan Yedioth Ahronot gazetesi ise İran ve Hizbullah’ın eşzamanlı misillemesi nedeniyle kuzeydeki Kiryat Motzkin yerleşimine bağlı bir mahallede elektrik kesintisi yaşandığını aktardı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı kaydedildi.
İran yaklaşık bir saatte ikinci kez İsrail'in kuzeyini hedef alan misillemesinin ardından başta Hayfa olmak üzere Celile bölgesindeki birçok kentte sirenler çaldı.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, herhangi bir yaralanma raporu almadıklarını, gerekli görülmesi durumunda güncelleme yapılacağını açıkladı.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran misillemesiyle eş zamanlı ve ardından Hizbullah'ın da roketli saldırılar düzenlediği, bu nedenle Lübnan sınırına yakın bölgelerde sık sık siren seslerinin duyulduğunu aktardı.

Yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, ABD-İsrail, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Lenge kentinde bir iskeleye saldırdı.
Saldırıda 1 kişinin yaralandığı belirtilirken bölge sakinlerine ait 2 ticari gemide yangın çıktı.
Kurtarma ve deniz ekiplerinin yangını kontrol altına alma çalışmalarının sürdüğü aktarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'ın 48 saati kaldığını söyledi.
Trump yaptığı açıklamada, "İran'a ya anlaşma yapması ya da Hürmüz Boğazı'nı açması için on gün süre verdiğimi hatırlıyor musunuz? Vakit doluyor. 48 saatleri kaldı. Cehennemi yaşayacaklar" dedi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinin "yabancı müdahalesi olmadan, ikili ve çok taraflı güvenlik anlaşmaları yoluyla çıkarlarını güvence altına alabileceğini" belirterek, "petrol güvenliği" modelinin sona ermesi gerektiğini ifade etti.
Al Jazeera'ya makale yazan Kalibaf, ABD-İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaş ve İran'ın bölge ülkeleriyle ilişkilerini değerlendirdi.
ABD'nin İran'a açtığı savaşı "İsrail'in savaşı" olarak nitelendiren ve Tel Aviv'in "Büyük İsrail" hedefinin bölge güvenliğini tehdit ettiğine dikkati çeken Kalibaf, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması bölgedeki huzursuzluk ve güvensizliğin de bu savaşın bir sonucu olduğu yorumunu yaptı.
Kalibaf, yürütülen savaşın yalnızca İran’a değil aynı zamanda "bölgesel güvenliğe ve İslam dünyasının birliğine karşı olduğunu" ve bölgedeki Amerikan askeri varlığının güvenlik sağlamaktan ziyade istikrarsızlığı artırdığını ifade ederek, bazı üslerin İran’a yönelik saldırılarda kullanıldığını ileri sürdü.
İran’ın komşu ülkelerle ilişkilerini güçlendirme politikasına vurgu yapan Kalibaf, özellikle Suudi Arabistan ile imzalanan Pekin Anlaşması’nın bu yaklaşımın önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Makalede, Kur'an-ı Kerim'den alıntı yaparak, ülkenin savunma kapasitesini artırmasının “meşru ve gerekli” olduğunu vurgulayan Kalibaf, İran’ın güvenlik anlayışının öz yeterlilik ve stratejik bağımsızlığa dayandığını ifade etti.
Bölge ülkelerinin "ortak ekonomik çıkarları içeren ikili ve çok taraflı güvenlik anlaşmaları çerçevesinde ve dış müdahale olmaksızın, bölge için sürdürülebilir bir güvenlik kurabileceğine vurgu yapan Kalibaf, şunları kaydetti:
"Son yılların acı deneyimleri şimdi gözlerimizin önünde ve bunlardan ders çıkarmanın zamanı geldi. 'Petrol güvenliği' modeline güvenme döneminin sona erdiği açıktır; güvenlik satın alınamaz, üretilmelidir. ABD başkanları gelip geçiyor ancak İran bu bölgede varlığını sürdürüyor.
Bu durum, bölgedeki güvensizliğin temel nedenlerini ortadan kaldıran, ABD ve İsrail olmadan güvenliğe doğru ilerleyen gerçekçi bir yaklaşımı gerektiriyor. Sürdürülebilir kalkınma ve kolektif güvenlik hedefine; siyasi, güvenlik, askeri ve ekonomik çıkarlara dayalı karşılıklı yarar sağlayan bir işbirliği yoluyla ulaşılabileceğine inanıyoruz ve İran bu tür bir işbirliğine ve bu fikre tamamen hazırdır."

İran, insani yardım ve temel ihtiyaç malzemeleri taşıyan gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verdi. Tasnim Haber Ajansı’nda yer alan haberde, İran hükümeti ve silahlı kuvvetlerinin onayı doğrultusunda özellikle temel ihtiyaç ürünleri ve hayvansal yem taşıyan gemilerin boğazdan geçişine izin verildiği ifade edildi. Haberde, kararın resmi yazı ile ilgili kurum ve sektör temsilcilerine iletildiği aktarıldı. Bu kapsamda İran limanlarına doğru seyir halinde olan veya Umman Denizi’nde bulunan gemilerin belirlenen protokoller çerçevesinde gerekli taahhütleri yerine getirerek Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabileceği ifade edildi. Geçişe hazır gemilerin listelerinin ise koordinasyon amacıyla ilgili birimlerle paylaşıldığı kaydedildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, savaşın sona erdirilmesine yönelik Pakistan’ın ev sahipliği teklif ettiği görüşmelere ilişkin açıklamada bulundu. Arakçi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran’ın tutumu ABD medyası tarafından yanlış yansıtılıyor. Pakistan’ın çabalarına derin bir minnet duyuyoruz ve İslamabad’a gitmeyi hiçbir zaman reddetmedik. Bizim için önemli olan, bize dayatılan yasa dışı savaşa kesin ve kalıcı bir son verilmesi şartlarıdır" ifadelerini kullandı.
Arakçi ayrıca İranlıların Pakistan bayrakları taşıdığı görüntüleri paylaşarak, Urduca "Pakistan Zindabad" (Yaşasın Pakistan) notuyla Pakistan ve halkına teşekkür etti.

Tahran yönetimi, İranlılara, pilotun yakalanması karşılığında 60.000 dolarlık ödül teklif edilirken, ABD Başkanı Donald Trump, kayıp havacıya zarar verilmesi durumunda ne yapacağı konusunda yorum yapmayı reddetti.
İran’da devlet medyası, Huzistan’da bazı kişilerin kayıp mürettebat üyesini aramak için tüfeklerle dağlara doğru ilerlediğini gösteren görüntüler yayımladı. Daha önce yapılan açıklamalarda “çok sayıda kişinin” bölgeye giderek Amerikalıyı “yakalamaya” çalıştığı belirtilmiş ve İran silahlı kuvvetlerinin halka pilota “kötü muamele etmemeleri” çağrısında bulunduğu ifade edilmişti.
İran televizyonu ayrıca, bölgede yaşayanlara düşman pilotu sağ olarak yakalamaları karşılığında “değerli” bir ödül vaat eden bir açıklama da yayımladı.
WP: EN TEHLİKELİ OPERASYON
F-15 savaş uçağının kaybı, ABD-İsrail’in İran’daki savaşının başlamasından bu yana düşman toprakları içinde mürettebatlı bir Amerikan uçağının bilinen ilk kaybı oldu.
Washington Post gazetesinde yer alan habere göre, mürettebat üyesi için yürütülen arama-kurtarma çalışması şimdiye kadarki en tehlikeli operasyon olarak değerlendiriliyor.
Muharebe arama-kurtarma operasyonları doğası gereği risklidir; çünkü bu görevlerde kullanılan helikopterler ve uçaklar yere daha yakın uçar ve düşman ateşinden korunmak için diğer hava araçlarına bağımlı olmak zorundadır.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Hürmüz Boğazı yakınlarında İsrail ile bağlantılı bir geminin kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) vurulduğunu bildirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığının sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, "İsrail rejimiyle bağlantılı MSC Ishyka gemisine Hürmüz Boğazı menzilinde insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi." ifadeleri kullanıldı.
Saldırıda geminin alev aldığı bilgisi verildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD-İsrail'in bugün Buşehr Nükleer Enerji Santrali'ne ve petrokimya tesislerine düzenlediği saldırılara ilişkin uluslararası toplumun sessizliğini eleştirdi.
(Ukrayna'daki) "Zaporijya Nükleer Santrali yakınlarında yaşanan çatışmalar hakkındaki Batı'nın öfkesini hatırlıyor musunuz?" diye soran Erakçi, "İsrail-ABD, Buşehr santralimizi 4 kez bombaladı. Radyoaktif serpinti Tahran'ı değil, Körfez İşbirliği Konseyi başkentlerindeki yaşamı sona erdirecek." uyarısı yaptı.
İranlı Bakan, "Petrokimya sektörümüze yönelik saldırılar da bu eylemlerin gerçek amaçlarını da açıkça ortaya koymaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Avusturya Başbakan Yardımcısı ve koalisyon hükümetindeki Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) Genel Başkanı Andreas Babler, ülkesinin, ABD'nin askeri uçuşları için hava sahasını kullanmasına izin vermemesine ilişkin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.
ABD'nin askeri uçaklarının, Avusturya hava sahasını kullanması karşısında net bir tutum sergilenmesi gerektiğini belirten Babler, Avusturya'nın tarafsızlığının tartışmaya kapalı olduğunun ve özellikle şu aşamada kararlılıkla korunması gerektiğinin altını çizdi.
Babler, "(İran) Savaş bölgesine doğrudan gitmeyen ancak düşmanlıkları daha da körükleyen uçuşlar da kapsamlı şekilde soruşturulmalı. Biz Trump'ın kaotik politikalarının bir parçası değiliz ve bu konuda bir santim bile geri adım atmamalıyız." ifadelerini kullandı.

İran Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Biriminden Riyad'daki ABD Büyükelçiliği'ne 3 Mart'ta gerçekleştirilen saldırıya ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, "Wall Street Journal gazetesine göre Riyad'daki ABD büyükelçiliğine saldırı düzenlendi. Bu eylemi kınıyor ve bu olayın İran Silahlı Kuvvetleriyle kesinlikle hiçbir ilgisinin olmadığını, bölgedeki Siyonist düşmanın (İsrail'in) stratejisi göz önüne alındığında bu eylemin kesinlikle Siyonistlerin işi olduğunu belirtiyoruz" ifadeleri kullanıldı. İran Silahlı Kuvvetlerinin hedeflerinin açıkça belirtildiği, "bölgedeki Siyonist rejimin fitne faaliyetlerine ilişkin" komşu ve Müslüman ülkelere gerekli uyarıların yapıldığı aktarıldı. Bölge ülkelerinin Amerikan-Siyonist hareketin bölgeyi istikrarsızlaştırma ve yok etme yönündeki kışkırtıcı niyetine karşı teyakkuzda olmaları gerektiğini vurgulandı.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında kritik enerji altyapısı hedef alındı. İran medyasına göre, güneybatıdaki bir petrokimya tesisine düzenlenen saldırılarda en az 5 kişi yaralandı.
Fars haber ajansı, Huzistan Eyaleti Vali Yardımcısı Veliyullah Hayati’ye dayandırdığı haberinde, “Mahşehr Petrokimya Bölgesi’nde patlamalar meydana geldi” ifadelerine yer verdi.
Yetkili, saldırının ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirildiğini ve bölgedeki üç ayrı şirketin hedef alındığını açıkladı.
Tasnim haber ajansı ise saldırı sonrası oluşan hasarın boyutunun henüz netleşmediğini duyurdu. Bölgede incelemelerin sürdüğü bildirildi.
Saldırılarda 5 kişinin yaralandığı belirtilirken, can kaybı olup olmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

İran Atom Enerjisi Kurumu, Buşehr nükleer santralinin yakınlarına bir top mermisi düştüğünü, santralin güvenlik görevlilerinden birinin öldüğünü ve santralin bulunduğı alandaki binalarından birinin hasar gördüğünü açıkladı.

ABD medyası ve İran medyası dün ABD'nin iki uçağının düştüğünü duyurdu.
Dün sabah saatlerinde ikinci bir savaş uçağının vurulduğunu duyuran İran ordusu enkaz görselleri paylaştı
Ardından ABD medyası da ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağı vurularak düşürüldüğünü, pilotların birinin sağ kurtulduğunu diğeri için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü yazdı.
Bunun da ardından Amerikan basını F-15 uçağıyla aynı anlarda Hürmüz Boğazı yakınlarında ikinci bir ABD savaş uçağının (A-10) vurulduğunu paylaştı. Haberlerde pilotunun uçağı Kuveyt hava sahasına yönlendirdiği ve atlayarak kurtulduğu belirtildi.
Amerikan basınında yer alan haberlere göre, söz konusu uçaklar, ABD'nin 23 yıl aradan sonra bir çatışmada kaybettiği ilk uçaklar oldu.
Associated Press'e (AP) konuşan ABD Hava Kuvvetlerinden emekli eski F-16 pilotu Houston Cantwell, ABD'nin en son 2003'te Irak işgali esnasında bir A-10 Thunderbolt uçağı kaybettiğini hatırlattı.

İran, İsrail büyükelçiliklerini hedef alacağı konusunda uyarıda bulundu.
Mehr haber ajansı, Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı'nın şu açıklamayı yaptığını aktardı:
"Siyonistlerin İran büyükelçiliklerine yönelik herhangi bir saldırısı, bölgedeki Siyonist varlığın büyükelçiliklerini meşru bir hedef haline getirecektir"

ABD’nin önde gelen gazetelerinden The Wall Street Journal’ın haberine göre, İran’ın 3 Mart’ta Riyad’daki ABD Büyükelçiliği’ne düzenlediği insansız hava aracı saldırısının etkisi kamuoyuna yansıtılandan çok daha ağır oldu.
Habere göre saldırıda iki insansız hava aracı art arda hedefe yöneldi. İHA’lar, büyükelçilik yerleşkesinin savunmasını aşarak içeri girdi ve doğrudan kritik noktalara isabet etti.
Saldırının, istihbarat personelinin kullandığı alanlar dahil olmak üzere yüksek güvenlikli bölgelere ulaştığı belirtildi.
Patlamaların etkisiyle binanın birçok katında ciddi hasar meydana geldi. Saldırı sonrası çıkan yangının yaklaşık yarım gün sürdüğü ve bazı bölümlerin tamamen kullanılamaz hale geldiği ifade edildi.
Yetkililer, yangının ardından bazı alanların onarılamayacak ölçüde zarar gördüğünü aktardı.
Suudi Arabistanlı yetkililer ilk açıklamalarında saldırının “sınırlı hasara” yol açtığını duyurmuştu. Ancak ABD’li yetkililere göre durum çok daha ciddi.
The Wall Street Journal’a konuşan kaynaklar, saldırının etkisinin küçümsendiğini ve gerçek tablonun sahadaki yıkımın boyutunu tam olarak yansıtmadığını vurguladı.
Habere göre bu saldırı, İran’ın bölgedeki ABD hedeflerine yönelik kapasitesini ve güvenli kabul edilen alanlara dahi ulaşabildiğini bir kez daha ortaya koydu.
Ortaya çıkan yeni detaylar, saldırının sadece sembolik değil, doğrudan operasyonel etki yaratacak düzeyde olduğunu gözler önüne serdi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, dün Tahran genelinde düzenlenen saldırılara ilişkin bilgi verildi.
Tahran genelinde altyapı tesislerine yönelik bir dizi saldırı gerçekleştirildiği kaydedilen açıklamada, Devrim Muhafızları Ordusu'na ait, uçakları hedef almak üzere tasarlanmış füzelerin depolandığı bir hava savunma tesisi dahil İran güçlerine ait hava savunma tesislerinin vurulduğu iddia edildi.
Açıklamada, Tahran yönetiminin silah araştırma ve geliştirme tesislerinin güvenliğini sağlayan askeri bir tesisin, bir balistik füze deposunun ve silah üretim, araştırma ve geliştirme tesislerinin hedef alındığı ileri sürüldü.

ABD ile İsrail'in İran'ın Kerec kentindeki B1 Köprüsü’ne saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 13'e ulaştığı bildirildi.
Elburz Şehitler ve Gaziler Vakfı Genel Müdürü Emir Hüseyin Danışkuhen, ABD ile İsrail'in İran'ın Elburz eyaletine bağlı Kerec kentindeki B1 Köprüsü’ne saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 13'e yükseldiğini açıkladı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), ‘Savunma Kayıp Analiz Sistemi’ başlığı altında İran’a yönelik ‘Destansı Öfke Operasyonu’ adını verdiği saldırılarda ölen ve yaralanan ABD askerleri hakkında resmi paylaşımda bulundu. Savunma Bakanlığı'na ait resmi internet sitesinde yayınlanan verilere göre, 3 Nisan itibarıyla ABD/İsrail-İran Savaşı'nda toplam 13 ABD askeri hayatını kaybetti, 365 ABD askeri de yaralandı. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta yaşamını yitiren 6 ABD askerinin kara kuvvetlerinde, 7 askerin hava kuvvetlerinde görev yaptığı kaydedildi. Savaşta yaralananların ise 247’sinin kara kuvvetlerine, 63’ünün deniz kuvvetlerine, 19’unun deniz piyadelerine ve 36’sının da hava kuvvetlerine mensup olduğu belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, bir televizyon programına telefonla bağlanarak İran ile ilgi açıklamada bulundu. İran'a karşı saldırıları ‘yoğun ve hassas bir askeri operasyon’ olarak değerlendiren Trump, olayın ülkede bazı haberlerde yer alma şeklinden hayal kırıklığı duyduğunu söyledi. Trump, İran tarafından savaş uçaklarının düşürülmesinin Tahran yönetimiyle olası müzakereleri etkilemeyeceğini kaydederek, “Hayır, hiç etkilemeyecek. Bu bir savaş. Savaş halindeyiz” ifadelerini kullandı.

ABD kendilerine ait F-15E savaş uçağının düşürüldüğünü ve bir mürettebatının kayıp olduğunu doğrularken, New York Times, Hürmüz Boğazı yakınlarında F-15 savaş uçağıyla neredeyse aynı anda ikinci bir ABD savaş uçağının (A-10 Warthog) daha düşürüldüğünü, uçağın pilotunun kurtulduğunu yazdı. Öte yandan Mehr Haber Ajansı düşürülen savaş uçağının pilotunu arama çalışmasına katılan ABD helikopterinin vurulduğunu iddia etti.
ABD Başkanı Trump, Basra Körfezi'nde düşürülen iki ABD uçağının akıbetine ve kayıp pilotun durumuna ilişkin İngiliz The Independent gazetesine açıklama yaptı.
Trump, İran semalarında düşürüldükten sonra paraşütle atlamak zorunda kalan bir F-15 pilotunu arama kurtarma çalışmaları devam ederken, pilotun durumuna ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.
ABD Başkanı, kayıp olan pilotun İranlılar tarafından yakalanması veya zarar görmesi durumunda ne yapacağı sorulduğunda, "Bununla ilgili yorum yapamam çünkü umarız böyle bir şey olmaz." yanıtını verdi.
İngiliz Telegraph gazetesinde yer alan bilgilere göre, ABD özel kuvvetleri, düşürülen savaş uçağının mürettebatından birini kurtarmak için Cuma gecesi İran'a girdi.
Elde edilen bilgilere göre iki mürettebat üyesi fırlatma koltuklarıyla uçaktan ayrıldı; bu da mahsur kalan Amerikalı havacıları bulmak için İran ile ABD arasında bir yarış başlattı.
Mürettebattan biri iki ABD askeri helikopteri ve alçaktan uçan yakıt ikmal uçaklarının yer aldığı bir operasyonla kurtarıldı ancak diğerinin akıbeti bilinmiyor. İran kayıp pilotun başına ödül koyarken ABD'nin uçağın pilotunu kurtarmak için Black Hawk helikopteri ve bir C-130 askeri kargo uçağıyla arama çalışmalarına teşebbüs ettiği ancak çabalarının başarısız olduğu ifade edildi.
ATEŞKES TEKLİFİ REDDEDİLDİ
Fars Haber Ajansı, İranlı üst düzey bir yetkiliye atıfta bulunarak, "ABD’nin üçüncü bir ülke aracılığı ile İran’a 48 saatlik geçici ateşkes teklifinde bulunduğunu, İran'ın ise teklifi reddettiğini" öne sürdü.
TRUMP ALIŞILMADIK BİR ÇIKMAZ İÇİNDE: ÇİFTE DARBE
Peş peşe gelen darbeler bugün ABD medyasının bir numaralı gündem maddesi oldu. New York Times gazetesine göre İran bu son gelişmelerle hâlâ saldırı kapasitesine sahip olduğunu gösterdi.
Washington Post gazetesi ise Ortadoğu'daki savaşın etkisinden kurtulamayan Trump'ın alışılmadık bir çıkmaz içinde olduğunu yazdı. Dün yaşanan gelişmeler sonrası Başkan Donald Trump ciddi bir tepki dalgası ile karşı karşıya kalabilir çünkü destekçileri onu maliyetli askeri çatışmalardan kaçınma vaatlerine dayanarak ikinci bir dönem için seçmişlerdi.
The Wall Street Journal gazetesi de son yaşanan gelişmelerin Trump yönetimi için 'çifte darbe' olduğunu yazdı. İran ordusunun zayıfladığı iddialarının tartışmaya açıldığını vurgulayan gazete şu detaylara da dikkat çekti;
-İran'ın Suudi Arabistan'daki ABD Büyükelçiliğine düzenlediği saldırı açıklanandan daha fazla hasara yol açtı .
-Arabulucuların belirttiğine göre, Katar , İran ile olası ateşkes görüşmelerinde kilit arabulucu rolünü üstlenme yönündeki ABD çabalarına direniyor ; zira mevcut anlaşma girişimleri çıkmaza girmiş durumda .
-Fransızlara ait bir konteyner gemisi Hürmüz Boğazı'ndan geçti ; bu, İran'ın su yolunu kapatmaya başlamasından bu yana Batı Avrupa ile bağlantılı bir geminin bilinen ilk geçişi oldu.

ABD-İsrail'in İran'a saldırılarında bugüne dek 24 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiği bildirildi.
Mehr Haber Ajansı'na göre, İran Ulusal Acil Servis Kurumu Başkanı Cafer Miadfer konuya ilişkin bilgi verdi.
Miadfer, 24 sağlık çalışanının ABD-İsrail saldırılarında yaralılara hizmet sunarken öldüğünü söyledi.
Bu kişilerden 3’ünün 115 Acil Servis personeli olduğunu belirten Miadfer, diğerlerinin ise çeşitli bölümlerde çalışan doktor, hemşire ve teknisyenlerden oluştuğunu kaydetti.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE), hava savunma sistemleri tarafından engellenen cismin parçalarının Dubai Marina bölgesinde bir binaya isabet ettiği bildirildi.
Dubai Hükümeti Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada gelişmelere ilişkin bilgi verdi.
Hava savunma sistemleri tarafından engellenen bir cismin parçalarının Dubai Marina bölgesindeki bir binaya isabet ettiği belirtilen açıklamada, olaya müdahale edildiği vurgulandı.
Açıklamada, olayda can kaybı olmadığı ve yangın çıkmadığı kaydedildi.

ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'ın başkenti Tahran'da meydana gelen patlamada 1 kişi hayatını kaybetti. Mehr Haber Ajansı, Tahran'ın kuzeyinde gece saatinde patlama meydana geldiğini duyurdu. Söz konusu ABD-İsrail saldırısında 1 kişinin hayatını kaybettiği belirtilen haberde, patlamanın meydana geldiği mahallede sivil araç ve evlerdeki hasarın görüntüleri de paylaşıldı.


ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının sahadaki etkileri tartışılmaya devam ederken, ABD basını çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. New York Times (NYT) gazetesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre; İranlı ekiplerin, isabet alan yeraltı füze depoları ve silolarındaki enkazı hızla temizleyerek, bunları saatler içinde yeniden operasyonel hale getirdiği öne sürüldü. Amerikan istihbaratının ayrıca, Tahran yönetiminin elinde tahribata uğramamış, önemli miktarda füze ve seyyar füze rampası bulunduğunu değerlendirdiği aktarıldı. NYT'nin haberinde, ortaya çıkan bu tablonun Washington'ın İran'ın füze kapasitesini yok etme hedefine gerçekte ne kadar ulaşabildiği konusunda şüphelere yol açtığı kaydedildi. Öte yandan, İran ordusunun sahte hedefler kullanması nedeniyle, Washington yönetiminin bugüne kadar sahadaki kaç füze rampasının imha edildiğinden kesin olarak emin olamadığına dikkat çekildi.

New York Times (NYT), Hürmüz Boğazı yakınlarında F-15 savaş uçağıyla neredeyse aynı anda ikinci bir ABD savaş uçağının daha düşürüldüğünü yazdı.
NYT'nin konuya yakın iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Basra Körfezi'nde bugün ikinci ABD savaş uçağı daha vurularak düşürüldü.
Uçağın pilotu olaydan kurtuldu.
Öte yandan A-10 Warthog savaş uçağı, Hürmüz Boğazı yakınında F-15 savaş uçağıyla aynı anlarda düşürüldü.
NBC: Pilot sağ kurtuldu
Öte yandan Amerikan NBC televizyonu konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde A-10 tipi savaş uçağının vurulduktan sonra Kuveyt hava sahasına girdiğini belirtti.
İrtifa kaybında pilotun atlayarak kurtulduğu ve uçağın düştüğü kaydedildi.
ABD helikopteri vuruldu
İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, İran tarafından düşürülen ABD savaş uçağının pilotunu bulmak için arama-tarama faaliyetlerine katılan bir ABD helikopterinin vurulduğunu açıkladı.
Vurulan helikopterin fotoğrafları yayımlanırken konuya ilişkin ayrıntılı bilgi verilmedi.
Ne olmuştu?
İran Devrim Muhafızları Ordusu, sabah saatlerinde ülkenin orta kesimlerinde bir savaş uçağını hava savunma sistemleriyle vurarak düşürdüğünü duyurmuştu.
İran basını, ABD'ye ait savaş uçağının pilotunun yakalanarak esir alınmış olabileceğini yazmıştı.
ABD basınına konuşan yetkililer de uçağın düştüğünü doğrulayarak mürettebattan bir kişinin kurtarıldığını, ikinci kişi için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.

İsrail ordusu, Lübnan’ın egemenliğini ihlal eden saldırılarını sürdürüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan’da bulunan Hizbullah’a ait bir roket rampasının vurulduğunu duyurarak, saldırının görüntülerini yayınladı. Vurulan roket rampasının Hizbullah tarafından İsrail’e gerçekleştirilen saldırılarda kullanıldığı öne sürülerek, "IDF, İsrail ve vatandaşlarına zarar verilmesine izin vermeyecek ve Hizbullah’a karşı harekete geçmeye devam edecektir" denildi.





