İran - ABD - İsrail savaşı son dakika | İran'dan Hürmüz'e mayın engeli! Pentagon, İran saldırılarının bilançosunu açıkladı: 14 asker yaralı
Güncelleme Tarihi:
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Gerçek Vaat-4 operasyonları kapsamında düzenlenen 37'nci dalganın, saldırıların başlamasından bu yana en ağır ve yoğun operasyon olduğunu duyurdu.
İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan 30 nolu yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, "Tel Aviv'in güneyindeki uydu iletişim merkezinin ikinci kez hedef alındığı, Batı Kudüs ve Hayfa'daki askeri merkezler, Erbil'deki ABD hedefleri ve bölgedeki 5. Deniz Filosu'nun hedef alındığı 37. operasyon, saldırıların başlamasından bu yana en ağır ve yoğun operasyondu." ifadeleri kullanıldı.
İki ton ağırlığında balistik başlıklı Hürremşehr füzesinin kullanıldığı belirtilen operasyonun, 3 saatten uzun sürdüğü bildirildi.

Kuveyt, hava sahasında 8 insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü açıkladı.

İran devlet televizyonu, "Gerçek Vaat-4" operasyonunun 36. dalgasına ilişkin yapılan açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, "Gerçek Vaat-4 operasyonunun 36. dalgasında Kadr, Hayberşiken ve Emad füzeleriyle ABD ordusunun operasyonel altyapısı imha edildi." ifadeleri kullanıldı.
Operasyonda, ABD Deniz Kuvvetleri'nin Bahreyn'deki 5. Filosu, Katar'daki El-Udeyd, Kuveyt'teki El-Udeyri ve Irak'ın kuzeyindeki El-Harir üslerinin hedef alındığı kaydedildi.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları gece saatlerinde Sur kentindeki Kana beldesi ve Hoş bölgesine yoğun hava saldırıları düzenledi.
Sağlık Bakanlığı, Kana beldesindeki saldırıda 5 kişinin öldüğünü, 5 kişinin de yaralandığını açıkladı. Hoş bölgesindeki saldırıda ise 1 kişi yaşamını yitirdi, 8 kişi yaralandı.
Bakanlık, ayrıca ülkenin doğusundaki Zelaya beldesine yapılan hava saldırısında 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 kişinin yaralandığını bildirdi.

Adını açıklamak istemeyen İsrailli üst düzey güvenlik yetkilisi, İsrail'in Kanal-12 televizyonuna yaptığı açıklamalarda, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattıkları saldırıların hedeflerine değindi.
İsrail'in mevcut savaşın hedefi olarak ilan ettiği İran'da rejim değişikliğinin gerçekçi olmadığını kabul ettiğini dile getiren yetkili, ABD-İsrail'in sürdürdüğü saldırılarla ancak "İran'ın altyapısını yok etme ve rejimi zayıflatmanın daha gerçekçi" olabileceğini söyledi.
İsrail'in Kanal-13 televizyonu haberinde de "İsrailli yetkililer, şu anda İran rejiminin yıkılacağının garantisinin olmadığını kabul ediyor." ifadeleri yer aldı.
Haberde, Tel Aviv'deki siyasi çevrelerin, ABD Başkanı Donald Trump'tan savaşın sonuna yaklaştığına dair hiçbir işaret gelmediğini iddia ettikleri ifade edildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, birçok kez İran halkının rejime karşı sokağa inmesi yönünde çağrılar yapmış ancak İran'da bir karşılık bulmamıştı.

ABD ve İsrail'in saldırılarında, İran'ın kuzeybatısındaki Tebriz kentinde 6 kişinin öldüğü bildirildi. İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Doğu Azerbaycan Eyaleti (Tebriz) Valiliği Kriz Yönetimi Genel Müdürü Mecid Ferşi, 10 Mart Salı akşamı Tebriz'e düzenlenen saldırılara ilişkin bilgi verdi.
Ferşi, "Salı akşamı düşmanın Tebriz ve ilçesi Azerşehr'e yönelik saldırısında 6 vatandaş öldü." ifadelerini kullandı. İranlı yetkili, yaralılarla ilgili bilgiyi daha sonra vereceklerini kaydetti. Öte yandan İran medyasına göre, Kum kentinde patlama sesleri duyuldu. Bu kentteki saldırılara ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

İsrail ordusunun Lübnan'da düzenlediği hava saldırılarında 10 kişinin daha hayatını kaybettiği bildirildi. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları ülkenin güneyindeki El-Ensariye beldesine yoğun saldırılar düzenledi.
İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA), Sur kentinin güneydoğusundaki Hoş bölgesinde bir kafeteryayı hedef aldığı, saldırıda yaralıların bulunduğu ifade edildi. Sağlık Bakanlığı ise bir İsrail İHA'sının akşam saatlerinde Beyrut'un güneyindeki Avzai bölgesinde bir motosikleti hedef aldığı saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Güneydeki Doğu Zavtar beldesinde akşam saatlerinde düzenlenen İsrail saldırısında da 2 kişinin öldüğü kaydedildi. İsrail saldırılarında Nebatiye'ye bağlı Kılaviyye beldesinde 4, Sur kentine bağlı Hinnaviyye beldesinde ise 3 kişi yaşamını yitirdi. İsrail uçakları, akşam saatlerinde Hiyam, Tayba ve Rab Salasin beldelerini de hedef aldı.

İsrail ordusu, ABD ile birlikte saldırdıkları İran'dan yapılan misillemeler nedeniyle toplamda 12 kişinin öldüğünü, 7'si ağır 200 İsraillinin ise yaralandığını duyurdu. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan her gün aralıklarla füze atıldığını, eş zamanlı olarak Lübnan’da bulunan Hizbullah'ın tanksavar ve kısa menzilli füzeleriyle misillemeler yaptığına işaret edildi.
İsrail’e yapılan misillemelerde İran'ın kullandığı mühimmatlara dikkat çekilen açıklamada, ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana İran’ın attığı füzelerin yaklaşık yarısının çok başlıklı olduğu belirtildi. Açıklamada, İran'ın misillemelerinde 12 kişinin öldüğü, 7'si ağır 200 kişinin yaralandığı bildirildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’li yetkililerin “sahte haberler yayarak piyasaları manipüle ettiğini”, bunun onları saldırıların “ekonomik etkilerinden kurtaramayacağını” söyledi. Erakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformunda yayımladığı paylaşımda, ABD-İsrail’in saldırılarının ekonomik etkilerine ilişkin açıklamada bulundu. ABD’li yetkililerin “sahte haberler yayarak piyasaları manipüle ettiğini” ifade eden Erakçi, "Bu durum, onları, Amerikan halkına dayattıkları enflasyonist tsunamiden kurtaramayacak." ifadelerini kullandı.
Erakçi, piyasaların "tarihin en büyük açığı ve uçurumu ile karşı karşıya” olduğunu dile getirerek, “Bu kriz, 1973’teki Arap petrol ambargosundan, 1979’daki İran İslam Devrimi'nden ve 1990’daki Irak’ın Kuveyt işgalinin toplamından da daha büyük.” değerlendirmesinde bulundu.
"İran'ın ABD'ye veya ABD güçlerine önleyici bir saldırı ya da önleyici bir darbe düzenleme niyetinde olduğu iddiası apaçık bir yalandır." ifadesini kullanan Erakçi, mesajını şöyle sürdürdü: "Bu yalanın tek amacı, İsrail tarafından tasarlanan ve sıradan Amerikalıların parası ile finanse edilen ve tehlikeli bir maceracılık olan “büyük hata operasyonunu” haklı çıkarmaktır."

ABD basınının İran'ın Hürmüz Boğazı'na mayın döşediğine ilişkin iddialarının ardından ABD Başkanı Donald Trump, bölgede İran'a ait çeşitli mayın döşeme araçlarının imha edildiğini söyledi. Trump sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Son birkaç saat içinde 10 adet mayın döşeme botunu veya gemisini imha ettiğimizi bildirmekten memnuniyet duyuyorum. Daha fazlası gelecek" ifadelerini kullandı. Trump bir önceki açıklamasında basında yer alan iddialara ilişkin, "İran, Hürmüz Boğazı'na herhangi bir mayın döşediyse bunların derhal kaldırılmasını istiyoruz. Herhangi bir nedenle mayınlar yerleştirilmişse ve derhal kaldırılmazsa, İran'ın askeri açıdan karşılaşacağı sonuçlar daha önce hiç görülmemiş düzeyde olacak. Öte yandan, yerleştirilmiş olabilecek mayınları kaldırırlarsa, bu doğru yönde atılmış büyük bir adım olacak" demişti.

ABD yönetiminin, İran'a yönelik saldırıları birlikte düzenlediği İsrail'den ülkedeki enerji altyapısına ve petrol depolama alanlarına yönelik başka saldırılar düzenlememesini istediği iddia edildi. Axios haber platformunun haberinde, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'tan bu yana saldırılar düzenlediği İran'da enerji altyapısına yönelik saldırılar ele alındı.
Haber platformuna konuşan İsrailli bir yetkili, ABD yönetiminin, İran'daki enerji altyapısının ve petrol depolama alanlarının tekrar hedef alınmaması konusunda İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'e mesaj ilettiğini aktardı. Bir başka İsrailli yetkili de "ABD, ileride İran'daki petrol tesislerine yönelik herhangi bir saldırı öncesinde onları bilgilendirmemizi istedi." dedi.

İsrail ordusu, ABD ile ortak saldırılar düzenledikleri İran'da Tahran yönetimine ait komuta merkezlerini hedef aldığını iddia etti. Ordudan yapılan açıklamada, İran'ın başkenti Tahran ve Tebriz kentine yönelik saldırılara ilişkin bilgiler paylaşıldı. İsrail ordusu, Tahran ve Tebriz'de 10 Mart Salı erken saatlerde düzenlenen saldırı dalgasında, İran silahlı kuvvetlerine ait önemli komuta merkezlerinin hedef alındığını ileri sürdü.
Açıklamada, bu merkezler arasında Tebriz'deki özel birim komuta merkezi, Tahran'daki "İmam Hasan" güvenlik birimi askeri üssü, balistik füze fırlatma ve topçu ateşinden sorumlu güvenlik biriminin komuta merkezi, Maraga'da istihbarat ve genel güvenlik polisi komuta merkezi ve Tebriz'de Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı milis gücüne (Besic) ait üssün yer aldığı iddia edildi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'ın başkenti Tahran ve Tebriz kentine yönelik saldırılara ilişkin bilgiler paylaşıldı.
İsrail ordusu, Tahran ve Tebriz'de 10 Mart Salı erken saatlerde düzenlenen saldırı dalgasında, İran silahlı kuvvetlerine ait önemli komuta merkezlerinin hedef alındığını ileri sürdü.
Açıklamada, bu merkezler arasında Tebriz'deki özel birim komuta merkezi, Tahran'daki "İmam Hasan" güvenlik birimi askeri üssü, balistik füze fırlatma ve topçu ateşinden sorumlu güvenlik biriminin komuta merkezi, Maraga'da istihbarat ve genel güvenlik polisi komuta merkezi ve Tebriz'de Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı milis gücüne (Besic) ait üssün yer aldığı iddia edildi.

Devrim Muhafızları Ordusu Halkla İlişkiler Birimi, İran'a yönelik devam eden saldırılarda düşürülen iHA’lara ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, “Bugüne kadar, aralarında Hermes, Heron, Orbiter, MQ9 modellerinin de bulunduğu 104 insansız hava aracı ülkenin savunma sistemleri tarafından düşürüldü.” ifadesi kullanıldı.
Ayrıca, gelişmiş bir Hermes insansız hava aracının güveli bir şekilde ele geçirildiği belirtilen açıklamada, söz konusu İHA’nın havacılık uzmanları ve mühendislere incelenmesi için verildiği aktarıldı.
İHA’ların yüzde 95’inin silahlı olduğu ve görevlerini tamamlamadan düşürüldüğü bilgisi de paylaşıldı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova yaptığı yazılı açıklamada, Orta Doğu'da devam eden çatışmaların yoğunlaştığını, çok sayıda devletin ve sivil halkın çıkarlarını etkilediğini belirtti.
Bölgede bulunan yabancı misyon temsilciliklerinin de saldırılara maruz kaldığına işaret eden Zaharova, "İsfahan kentinde valilik binasına 8 Mart'ta düzenlenen saldırı sonucu Rus Başkonsolosluğu hasar gördü. Bina ve konutların pencereleri paramparça oldu, birkaç çalışan patlama dalgasından etkilendi." ifadelerini kullandı.
Sözcü Zaharova, saldırı sonucu can kaybının olmadığını aktararak, şunları kaydetti:
"Diplomatik misyon temsilciliklerine yönelik saldırılar, uluslararası hukukun temel sözleşmelerini ihlal ediyor. Tüm taraflardan diplomatik unsurların dokunulmazlığına saygı göstermelerini, personele zarar vermekten kaçınmalarını talep ediyoruz. Tarafları çatışmalara derhal son vermeye ve müzakere masasına dönmeye çağırıyoruz."

İsrail Başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "İran halkı, özgürlük için tarihi bir savaş veriyoruz. Bu, rejimi ortadan kaldırıp özgürlüğünüzü kazanmak için hayatınızda bir kez karşınıza çıkacak bir fırsat" denildi.
ABD ile İran’a yönelik saldırılara devam edildiğini aktaran Başbakanlık, "ABD ile birlikte, Tahran'ın zorbalarına her zamankinden daha sert vuruyoruz. Ali Hamaney artık yok ve onun yerine başka bir tiranın geçmesini istemediğinizi biliyorum. Bu yüzden harekete geçmelisiniz. Bunun için gerekli şartları oluşturuyoruz. Rejimin sayısız hedefini vurduk. Binlerce İran Devrim Muhafızı Ordusu’na bağlı haydutu ve yüzlerce füze rampasını ortadan kaldırdık" dedi.
Saldırılarda sivilleri hedef almadıklarını iddia eden Başbakanlık, "Rejim hedeflerine odaklanıyoruz ve İran halkına zarar vermemek için elimizden geleni yapıyoruz. Biz sizin müttefikiniziz. En iyi müttefikiniz. Egemenliğinize, kültürünüze ve mirasınıza tamamen saygı duyuyoruz" dedi.
İran halkının kendilerinden yardım istediğini öne süren Başbakanlık, "Yardım istediniz ve yardım geldi. On yıllardır sizi terörize eden zorbalara rağmen giderek artan bir güçle saldırmaya devam edeceğiz. Dini liderler ve onların yardakçıları kaçış halindeler, ancak bu korkaklar saklanacak hiçbir yer bulamıyorlar. Önümüzdeki günlerde, geleceğinizin kontrolünü ele geçirmeniz için gerekli şartları oluşturacağız. Hayalleriniz gerçeğe dönüşecek. Zamanı geldiğinde ve o zaman hızla yaklaşıyor, bayrağı size devredeceğiz. Bu ana hazır olun" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınında yer alan, İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın yerleştirmeye hazırlandığı yönündeki iddiaların ardından açıklama yaptı. Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'na herhangi bir mayın döşediyse bunların derhal kaldırılmasını istiyoruz. Herhangi bir nedenle mayınlar yerleştirilmişse ve derhal kaldırılmazsa, İran'ın askeri açıdan karşılaşacağı sonuçlar daha önce hiç görülmemiş düzeyde olacak. Öte yandan, yerleştirilmiş olabilecek mayınları kaldırırlarsa, bu doğru yönde atılmış büyük bir adım olacak" dedi.
ABD basınında yer alan haberlerde, ABD istihbaratının İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın yerleştirmeye yönelik hazırlık yaptığına dair işaretler gördüğü iddia edilmişti.
Hürmüz Boğazı’ndan dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri ve Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri'nden yapılan sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatı gerçekleştiriliyor. Küresel günlük petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'si, yani günde yaklaşık 20 milyon varil Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.

Amerikan basını, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Sean Parnell’in, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılarından bu yana yaralanan ABD askerlerinin sayısını açıkladığını duyurdu.
Parnell açıklamasında, “Destansı Öfke Operasyonu'nun başlangıcından bu yana 10 gün süren saldırılarda yaklaşık 140 ABD askeri yaralandı” ifadelerini kullandı.
Bu askerlerden çoğunun hafif yaralandığını kaydeden Parnell, 8'inin ağır yaralandığını ve yaralıların üst düzey tedavi gördüğünü belirtti. Parnell, 'Yaralanan askerlerden 108'i görevine döndü" dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Leavitt, şunları söyledi: “150 ordu mensubunun yaralandığını teyit edemem, yaklaşık olarak bu kadar olduğunu biliyorum. Net sayı için Pentagon’a yönlendirebilirim. Kara harekatı üzerine hiçbir seçeneği ortadan kaldırmıyoruz. Başkan Trump, İran’da radikaller teröristlerin lider olmasını istemiyor. Destansı Gazap operasyonu bununla ilgiliydi. Bu rejim, ABD’ye ölüm sloganları atıyor ve tüm dünyayı rehin tutuyorlar. Hürmüz Boğazı’ndan enerji geçişinin serbest bir şekilde olmasına izin vermiyorlar. Ordu operasyonu bizim ulaşmak istediğimiz hedeflere ulaşmak için başladı.
Hedeflere ulaşıldığında Başkan Trump operasyonu bitirme kararı alabilir. Gazap operasyonunun hedefleri gerçekleştirdiğinde Başkan Trump, savaşı bitirebilir. İran’ın ABD’ye bir tehdit oluşturmadığında da savaşı bitirebilir. Balistik füze tehditlerimizi tamamen ortadan kaldırdığımızda ve nükleer silah inşa edemediklerinde ve bölgedeki müttefiklerimizi ve ABD’yi tehdit etmediklerinden emin olduğumuz zaman Başkan Trump bu operasyonu bitirebilir. Başkan Trump, İran’ın tehdit etmesine izin vermez. Başkan Trump, bir şey uydurmaz. Bu rejim bir senedir müzakere içindeydi. İran ölüm ve yok ediş yolunu seçti. ABD ordusunu tehdit ediyordu, Başkan Trump buna izin vermedi.”

Amerikan CBS'in haberine göre, İran'ın Hürmüz Boğazı'na gemi geçişini engellemek için mayın döşeyeceğini iddia etti.

İran, Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerini engellemeye devam ederken, ABD Enerji Bakanı Chris Wright, ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’nda bir petrol tankerine eskortluk ettiğini ve tankerin başarılı şekilde boğazı geçtiğini açıkladı.
Wright, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "Başkan Trump, İran'a karşı askeri operasyonlar sırasında küresel enerjinin istikrarını koruyor. ABD Donanması, petrolün küresel pazarlara akışını sağlamak için bir petrol tankerini Hürmüz Boğazı'ndan başarıyla geçirdi" dedi.
Wright, kısa süre sonra söz konusu paylaşımı sildi. ABD basınının adı açıklanmayan yetkililere dayandırdığı haberlerde, Wright’ın paylaşımı yalanlanarak, ABD Donanması'nın henüz Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine eşlik etmediği belirtildi

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’dan atılan füzelerin engellenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
Tehdit altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajlarının gönderildiğine işaret edilen açıklamada, halktan sığınaklara girmeleri istendi.
İran'dan atılan füzeler nedeniyle başkent Tel Aviv dahil ülkenin orta kesiminde ve işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim yerlerinde sirenler çaldı.
İran'ın bugün gerçekleştirdiği 5'inci misilleme nedeniyle Tel Aviv'de şiddetli patlama sesleri duyuldu.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde ise bir füzenin ülkenin orta kesiminde açık alana düştüğü öne sürüldü.
İsrail acil yardım servisleri ise ilk belirlemelere göre, misilleme sonrası yaralı ve maddi hasar tespit edilmediğini iddia etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, telefon görüşmesi yaptı. Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, Putin ile Pezeşkiyan’ın telefon görüşmesinde, "ABD ve İsrail'in İran'a karşı sebepsiz saldırganlığı sonucunda Orta Doğu'da oluşan durum" ele alındı. Putin, görüşmede Rusya'nın, gerginliğin azaltılması ve sorunun siyasi araçlarla çözülmesi gerektiği yönündeki temel tutumunu teyit etti. Pezeşkiyan da Rusya’nın, İran’a desteğinden özellikle de insani yardım sağlamasından dolayı Putin’e teşekkür etti.

İran devlet televizyonuna göre, İrevani, ülkesinin diplomatlarının İsrail saldırısında öldürülmesinin ardından BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi Başkanı'na mektup yazdı.
İrevani, Beyrut’taki otele düzenlenen saldırıyı “ terör eylemi” olarak nitelendirerek kasıtlı yapıldığını, saldırı sonucunda 4 diplomatlarının öldüğünü belirtti.
İsrail’in 8 Mart’ta düzenlediği saldırıda, İkinci Katip Mecid Hasani Kendeseri, Üçüncü Katip Ali Rıza Biyazar, Ataşe Hüseyin Ahmedlu, Misyon Şefi Vekili Ahmed Resuli’nin öldüğü kaydedildi.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, 3 Mart’ta yaptığı açıklamada, Lübnan'daki "İranlı tüm yetkililere" ülkeyi terk etmeleri için 24 saat süre tanıyarak, aksi takdirde saldırılarla hedef alınacakları tehdidinde bulunmuştu.

İsrail ordusunun yeni saldırı başlattığını duyurmasının ardından, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesinde patlamalar meydana geldi. İsrail ordusu halkı evlerini terk etmeye zorladığı Dahiye bölgesine 4 hava saldırısı düzenledi. Saldırıların 2'si Camus Mahallesi'ne, 1'i Burc el-Baracine bölgesine, 1'i ise Leylek Mahallesi'ne gerçekleştirildi. İsrail ordusu ise, Hizbullah alt yapısını hedef aldığını öne sürerek, Beyrut'a saldırı düzenlediğini duyurdu.

İsrail ordusunun İran'dan yeni füze saldırısı başlatıldığını açıklamasının ardından Kudüs semalarında patlama sesleri duyuldu. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan atılan füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devrede olduğu bildirildi. Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları atıldığına dikkat çekilen açıklamada, vatandaşlardan sığınaklara girmeleri istendi. İran’ın misillemesinin ardından işgal altındaki Doğu Kudüs ve İsrail’in orta kesimlerinde sirenler çaldı. İran misillemesini önlemek için devreye giren hava savunma füzeleri nedeniyle Kudüs'te patlama sesleri duyuldu.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İran, en az 6 bin yıllık bir medeniyetin mirasçısıdır. Tarihin zorlu sınavlarından geçerek, hiçbir güç bu tarihi ismi silmeyi başaramamıştır. İran'ı yok etme hayaline kapılan hiç kimse tarih bilmiyor demektir. Saldırganlar gelip geçmiştir; İran ise ayakta kalmıştır” ifadelerini kullandı.

İran Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail'in saldırılarının sivlleri hedef aldığını açıkladı.
Yapılan açıklamada, "Amerikalıların ve siyonistlerin altyapıya yönelik saldırıları ve sivilleri hedef almaları cevapsız kalmayacak" denildi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Tahran'a gece boyunca saldırılar düzenlendiği aktarıldı.
İsrail ordusunun, Tahran yönetimine ait altyapı tesislerine saldırılar düzenlediği kaydedilen açıklamada, saldırılardan birinin DMO tarafından kullanılan bir silah araştırma ve geliştirme kompleksini hedef aldığı ve bu tesiste balistik füzelerin geliştirilmesi ve üretimi ile alakalı testler yapıldığı ileri sürüldü.
Açıklamada, kompleksin DMO'ya yakın İmam Hüseyin Üniversitesi'nin içinde bulunduğu ve acil durumlar için toplanma yeri olarak da kullanıldığı savunuldu.
Söz konusu kompleksin yanı sıra saldırılarda, DMO Kudüs Gücü'nün ana karargahı ve İran'ın çeşitli silah ile savunma sistemlerinin hedef alındığı belirtilerek, saldırıların devam edeceği tehdidinde bulunuldu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füzelerin İsrail'e doğru ateşlendiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri önlemeye çalıştığı belirtildi.
Tehdit altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları atıldığı kaydedilen açıklamada, bir sonraki duyuruya kadar sığınaklarda kalınması talimatı verildi.
Bölgedeki AA muhabiri, başta başkent Tel Aviv olmak üzere, İsrail'in birçok kentinde sirenler çaldığını, bazı bölgelerde hava savunma sistemlerinin ateşlenmesinden sonra gökyüzünden patlama sesleri duyulduğunu aktardı.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı, füze düşüşüne ilişkin herhangi bir ihbar almadıklarını, direkt isabet bulunmadığını açıkladı.
İran'dan ateşlenen füzelerin yanı sıra, İsrail'in kuzey bölgelerinde Hizbullah'ın ateşlediği roketler nedeniyle de sirenlerin çaldığı bildirildi.


İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere güvenli bir şekilde eşlik etmek için farklı seçenekleri değerlendirdiği yönündeki açıklamalara cevap verdi.
Laricani sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, "Hürmüz Boğazı ya herkes için 'barış ve refah boğazı' olacak ya da savaş kışkırtıcıları için 'yenilgi ve acı boğazı' olacaktır" ifadelerini kullandı.

İngiltere'nin ABD'ye ait bombardıman uçakları, İngiltere'nin Gloucestershire bölgesindeki RAF Fairford Üssü'ne indi.
Bu uçakların, 6 Mart Cuma akşamı üssüne gelen bir B-1 Lancer bombardıman uçağı ile 7 Mart Cumartesi günü gelen iki B-1 uçağının ardından RAF Fairford'daki ABD askeri hava araçlarına katıldığı bildirildi.
Son 72 saatte RAF Fairford Üssü'ndeki hava faaliyetlerinde önemli artış olduğu ve ABD'nin ağır bombardıman uçaklarını bölgeye konuşlandırdığı aktarıldı. ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının başlamasının ardından B-52 bombardıman uçaklarının ilk kez İngiltere'de görüldüğüne dikkati çekildi.
Gloucestershire ve Wiltshire sınırında bulunan RAF Fairford Üssü'nün, geçmişte ABD tarafından uzun menzilli ağır bombardıman görevlerinde kullanıldığı kaydedildi.
Üssün, B-1, B-52 ve B-2 gibi bombardıman uçaklarını kullanabilecek sertifikaya sahip Avrupa'daki az sayıdaki üslerden biri olduğu belirtildi.

İran Meclisi Sağlık Komisyonu üyesi Muhammed Cemaliyan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından sağlık sisteminin son durumuna ilişkin bilgi verdi. Cemaliyan, savaşın başlamasından bu yana ülke genelinde yaklaşık bin 400 yaralının hastanelerde tedavi gördüğünü belirterek, hayatını kaybedenler arasında yaklaşık 200 çocuğun ve 200 kadının bulunduğunu söyledi.
Saldırılarda sağlık çalışanlarının da hedef olduğunu kaydeden Cemaliyan, 11 sağlık personelinin hayatını kaybettiğini, 53’ünün ise yaralandığını ifade etti.
DOKUZ HASTANE KULLANILAMAZ HALE GELDİ
Cemaliyan, saldırılarda sağlık altyapısının ciddi zarar gördüğünü belirterek 9 hastanenin kullanılamaz hale geldiğini söyledi. Ayrıca 18 acil sağlık hizmetleri istasyonunun hasar gördüğünü, 14 ambulansın tahrip edildiğini ve 25 sağlık merkezi ile hastanenin saldırılardan etkilendiğini açıkladı.
STRATEJİK İLAÇ STOKLARI 6 AY YETERLİ
Ülkedeki ilaç stoklarına da değinen Cemaliyan, saldırılara rağmen stratejik ilaç, tıbbi ekipman ve sarf malzemesi stoklarının iyi durumda olduğunu söyledi. Cemaliyan, çatışmaların önümüzdeki 6 ay boyunca devam etmesi durumunda bile mevcut stokların tedavi ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ifade etti.

İran devlet televizyonunun haberine göre, Tahran Acil Sağlık Dairesi Başkan Yardımcısı Mehr Suruş, kente düzenlenen saldırılarda yaşanan can kaybına ilişkin bilgi verdi.
İranlı yetkili, ABD ve İsrail'in saldırılarında Tahran'da şu ana kadar 460 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 bin 309 kişinin yaralandığını belirtti.
Yetkili, can kayıplarının yanı sıra saldırılarda 18 ambulans ve 18 acil durum servisinin de hedef alındığını ifade etti.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'a yönelik "en yoğun" hava saldırısını gerçekleştireceklerini açıkladı.
Hegseth, Pentagon'da yaptığı açıklamada, "Bugün yine İran içindeki en yoğun hava saldırılarımızı gerçekleştireceğimiz gün olacak." ifadesini kullandı.
İran'ın okullardan ve hastanelerden füze fırlattığını öne süren Hegseth, "47 yıldır, İran'daki bu barbar vahşiler silah arkadaşlarımızı katletti" iddiasında bulundu.
Hegseth, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney hakkında "Trump'ın sözlerine kulak vermesi akıllıca olur. Sağlık durumuyla ilgili şu an yorum yapamam" dedi.
İran'ın şu anda "çaresiz" ve "panik" durumunda olduğunu savunan Hegseth, şu ifadeleri kullandı:
"İsrail'in bize güçlü ortaklık sağladığını belirtmek istiyorum. İran bölgedeki en güçlü hava kuvvetlerinden birine sahipti. Gidişatı belirleyen biziz. Başkan Trump ne istiyorsa onu yapıyoruz. Biz şu anda hedefsiz bir şekilde bu savaşa para yatırmaya çalışmıyoruz. ABD'liler farklı bir yaklaşıma oy verdi. İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmaya karar verdik.
Şu anda onların füze sistemleri ve hava saunmaları bir faktör değil. Bölgede özgürce hareket edebiliyoruz. Bunu yapabilme kapasitemizi de elimizde tutacağız.
Komşularına saldırarak kim olduklarını gösterdiler. Bunu beklediğimizi söyleyemem ancak bir seçenek olduğunu biliyorduk. İran'ın çaresizliğini gösteriyor. Bize saldırıya geçmek için daha davetkar bir ortam oluşturdular. Körfez ülkeleri bize katılmaya başladı. Trump Hürmüz Boğazı'nın durumunu çok ciddiye alıyor. İran'ın burayı kontrol etmesini istemiyoruz. Bu bizim için büyümesini istediğimiz bir savaş değil. Hedef odaklı ilerliyoruz ve ABD halkı buna güvenebilir. Dünyada hiçbir ülke sivilleri vurmama konusunda bizim kadar önlem almıyor. Bu bence yeterince konuşulmayan bir konu. Elbette bazı olaylar olabiliyor."

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Lübnan Temsilcisi Karolina Lindholm Billing, İsrail'in saldırıları sonucu Lübnan'da son 1 haftada yaklaşık 700 bin kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Billing, saldırılar dolayısıyla Lübnan genelinde ailelerin dakikalar içinde kaçmak zorunda kaldığını ve hayatlarının alt üst olduğunu belirtti.
İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda en az 394 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 1130 kişi yaralandı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, ölenler arasında 42 kadın ve 83 çocuk bulunduğunu kaydetti.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı hedef alan tehditlerine, "İranlılar korkmuyor" diyerek cevap verdi.
Laricani, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, ABD Başkanı Trump'ın "İran'ın yeniden bir ulus olarak inşa edilmesini neredeyse imkansız hale getirecek şekilde saldırılar düzenleyeceği" tehdidine yanıt verdi.
Laricani paylaşımında, "Aşura'daki İran halkı sizin boş tehditlerinizden korkmuyor; Aranızdaki en büyükler bile onu silemedi. Silinenlerden biri olmamak için dikkatli olun." ifadelerini kullandı.

Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dün ABD'li mevkidaşı Donald Trump ile gerçekleştirdiği 1 saatlik görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu.
Peskov, Putin'in İran'daki krizin çözümüne yönelik önerilerini Trump'a ilettiğini söyleyerek, "Şu anda ayrıntılı açıklama yapma şansımız yok, böyle bir niyetimiz de yok. Devlet Başkanı (Putin), bu önerileri muhatabına (Trump'a) iletti. Sürecin nasıl ilerleyeceğini göreceğiz. Putin, bu durumun en başından beri, saldırılar başlamadan bile önce arabuluculuk ve gerilimi azaltmaya yardımcı olabilecek çeşitli seçenekler önermişti. Bu önerilerin çoğu hala masada. Rusya barış sürecini kolaylaştırmaya hazır" diye konuştu.
RUSYA, İRAN'A İSTİHBARAT SAĞLIYOR MU?
Peskov ayrıca Rusya'nın İran'a istihbarat verisi aktardığı iddialarının sorulması üzerine, "Bu konuda hiçbir şekilde yorum yapmıyoruz" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, "İran ile görüşebileceğini" dile getirdi.
Fox News'e konuşan Trump, "İranlıların çok fena konuşmak istediğini duyuyorum. Mümkün. Şartlara bağlı. Baktığında pek de konuşmak zorunda değiliz. Ama gerçekten baktığında mümkün" açıklamasını yaptı.
Trump, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney için "Huzur içinde yaşayacağına inanmıyorum" dedi.

Katar'ın başkenti Doha'da peş peşe şiddetli patlamalar meydana geldiği bildirildi.


Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in saldırılarına hedef olan Lübnan'da son 24 saatte 100 binden fazla kişinin yerinden edildiğini bildirdi.

Irak Sivil Havacılık Kurumundan yapılan yazılı açıklamaya göre, Orta Doğu'daki gerilimin devam etmesi nedeniyle Irak, hava sahasını 72 saat daha uçuşlara kapalı tutacak. Açıklamada, söz konusu sürenin 13 Mart Cuma günü saat 12.00'ye kadar uzatıldığı belirtildi.

Çin, ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan gerilimin enerji tedarikini kesintiye uğratması ve bölgesel kargaşanın küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemesi ihtimaline karşı taraflara çatışmaya son verme çağrısı yaptı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, Çin'in Orta Doğu'daki süregelen çatışmadan derin endişe duyduğunu dile getirerek, "Çin, tüm tarafları askeri operasyonlara son vermeye, gerilimi daha fazla yükseltmekten kaçınmaya, bölgesel kargaşanın küresel ekonomik büyüme üzerinde daha büyük etki yaratmasını önlemeye çağırıyor." dedi.
'DÜNYANIN ORTAK ÇIKARI'
Guo, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki suların, mal ve enerji ticareti için önemli bir uluslararası rota olduğunu, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasının dünyanın ortak çıkarı olduğunu vurguladı.
Enerji güvenliğinin dünya ekonomisi için hayati önemde olduğunun altını çizen Guo, "Enerji tedarikinin kesintisiz sürmesini sağlamak tüm tarafların sorumluluğudur. Çin, kendi enerji güvenliğini sağlamak için gerekeni yapacaktır." ifadelerini kullandı.

Yarı resmi Fars Haber Ajansında yayımlanan habere göre dün ABD-İsrail'in saldırılarında elektrik şebekesi hedef alındı. Haberde, "Düşman saldırıları nedeniyle şebeke tesislerinde meydana gelen hasar sonrasında kesintiye uğrayan Tahran ve Elburz'un bazı bölgelerindeki elektrik, 2 saatten kısa bir sürede yeniden sağlandı." ifadeleri kullanıldı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD-İsrail'in ülkesine açtığı savaşta ateşkes arayışında olmadıklarını belirtti. Kalibaf, X hesabından paylaştığı mesajında, "Biz kesinlikle ateşkes arayışında değiliz, saldırganın ağzına bir yumruk atılması gerektiğine inanıyoruz ki dersini alsın ve bir daha asla sevgili İran'ımıza saldırmayı düşünmesin." ifadelerini kullandı.
İran Meclis Başkanı, şunları kaydetti:
"Siyonist rejim, utanç verici varlığını ve egemenliğini pekiştirmek için savaş-müzakere-ateşkes ve ardından yeniden savaş döngüsünü sürdürüyor. Biz ise bu döngüyü kıracağız."

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in dün yaptığı "İran halkı özgürlük, onur ve kendi geleceğini belirleme hakkını hak ediyor. Bunun savaş sırasında ve sonrasında tehlike ve istikrarsızlıklarla dolu olacağını bilsek bile. Şu anda istenmeyen sonuçları olan bir bölgesel çatışma görüyoruz. Kıbrıs'taki İngiliz askeri üsleri hedef alındı. Kıbrıs'a tam dayanışmamızı yeniden teyit etmek istiyorum" sözlerine İran'dan cevap geldi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Lütfen ikiyüzlülüğü bırakın. Tarihin yanlış tarafında durarak kariyer yaptınız. İşgali, soykırımı ve vahşetleri onayladınız, şimdi de İranlılara karşı ABD-İsrail'in saldırı suçlarını ve savaş suçlarını aklamaya çalışıyorsunuz" dedi.

İran devlet televizyonuna konuşan Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarında yaşanan can kaybı ve hasara dair bilgi verdi.
Muhacirani, "Bu saldırılarda 206 kadın ve çocuk şehit oldu. En küçük şehit 8 aylık bir kız çocuğu, en küçük yaralı ise 4 aylık bir kız çocuğuydu." ifadelerini kullandı.
ABD-İsrail'in saldırılarında 52 sağlık merkezi, 29 tedavi ünitesi, 19 acil servis ünitesi ve 16 ambulansın hedef alındığını aktaran Muhacirani, 4 ambulans ile bir acil durum helikopterinin tamamen kullanılamaz hale getirildiğini belirtti.
Muhacirani, saldırılarda 11 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiği bilgisini verdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD ve İsrail ile süren çatışmalar devam ettiği sürece Körfez'den petrol ihracatına izin vermeyeceğini belirtti. Tahran yönetimine bağlı silahlı kuvvetler, bölgedeki denklemlerin kendi ellerinde olduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı'nı kullanan petrol tankerlerinin, bölgeden konum bilgilerini kapatarak geçiş yaptığı kaydedildi.
İran medyasının yayınladığı Devrim Muhafızları'nın duyurusunda, "İran silahlı kuvvetleri ikinci bir duyuruya kadar bölgeden düşman tarafa ve ortaklarına tek bir litre petrol ihracatına izin vermeyecektir" ifadelerine yer verildi.
‘SAVAŞIN SONUNU BİZ BELİRLEYECEĞİZ’
Açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın neredeyse sona erdiği yönündeki iddiaları da hedef alındı. Devrim Muhafızları, "Savaşın sonunu biz belirleyeceğiz. Bölgenin denklemleri ve gelecekteki durumu artık silahlı kuvvetlerimizin elinde. ABD güçleri savaşı sona erdirmeyecek." dedi.

CNN International'a röportaj veren İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ofisinin dış politika danışmanı Kamal Kharazi, ABD ile diplomasi ihtimalini reddetti ve Tahran’ın Washington ile uzun süreli bir çatışmaya hazır olduğunu söyledi. Kharazi, ABD Başkanı Donald Trump’ın güvenilir olmadığını savunarak İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları sürdürebileceğini ifade etti.
Kharazi, "Artık diplomasi için bir alan görmüyorum çünkü Donald Trump başkalarını aldatıyor ve sözlerini tutmuyor. Bunu 2 kez müzakere sırasında yaşadık. Biz müzakereye devam ederken onlar bize saldırdı. Diğer ülkeler, ABD'lilerin ve İsraillilerin İran'a yönelik saldırganlıklarının sona ermesi için müdahale edecek kadar ekonomik baskı oluşturulmadıkça, diplomasiye yer yok" diye ekledi.
'SAVAŞ DİĞER ÜLKELERE BASKI YARATIYOR'
Savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Kharazi, "Bu savaş, enflasyon ve enerji kıtlığı açısından diğer ülkelere büyük bir ekonomik baskı yaratıyor. Eğer devam ederse, bu baskı daha da artacak ve bu nedenle diğer ülkelerin müdahale etmekten başka seçeneği kalmayacak” dedi.
Röportaj sırasında İran ordusu ve siyasi liderliğinin çatışma konusunda birlik içinde olup olmadığı sorusuna Kharazi, İran’daki askeri ve siyasi yapıların ortak bir tutum sergilediğini belirterek "Evet, kesinlikle" yanıtını verdi.


İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'da "işimiz henüz bitmedi" dedi.
Netanyahu, İsrail Ulusal Sağlık Komuta Merkezi'ni ziyaretinde, "Amacımız İran halkını tiranlığın boyunduruğundan kurtarmaktır; nihayetinde bu onlara bağlıdır. Ancak şu ana kadar atılan adımlarla onların 'kemiklerini' kırdığımıza şüphe yok" diye konuştu.

CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İran'a yönelik saldırıların 10 günlük "özetini" paylaştı. İran'a yönelik 10 gündür yürütülen saldırılarda "acil tehdit oluşturduğu değerlendirilen" noktaların hedef alındığı öne sürüldü. Buna göre, operasyonun ilk 10 gününde 5 binden fazla hedef vurulurken, İran'a ait 50 deniz unsurunun hasar gördüğü ya da imha edildiği belirtildi.
Operasyon kapsamında hedef alınan noktalar arasında komuta ve kontrol merkezleri, Devrim Muhafızları Ordusuna ait karargah binaları ve istihbarat tesisleri, entegre hava savunma sistemleri, balistik füze sahaları, İran donanmasına ait gemiler ve denizaltılar, gemisavar füze mevzileri ile balistik füze ve insansız hava aracı üretim tesisleri yer aldı. CENTCOM, okul ve hastaneler gibi isabet alan sivil yapılara yönelik bilgi paylaşmadı.

Lübnan'da hava ve kara saldırılarını sürdüren İsrail ordusu, saldırı tehdidinde bulunarak Lübnan'da Litani Nehri'nin güneyinde yaşayanlar için sürgün emrini tekrarladı. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından, "İsrail ordusunun Litani Nehri'nin güneyinde şiddetli saldırılar düzenleyeceği" tehdidinde bulundu.
İsrail'in hava saldırılarını sürdürdüğünü belirten Adraee, bölge halkına "evlerini terk etme ve Litani Nehri'nin kuzeyine geçme" uyarısı yaptı. Adraee, Hizbullah mensupları ve tesislerinin yakınında olanların hayati tehlikesinin bulunduğunu, Litani Nehri'nin güneyinde kalanların "hayatının tehlikede olabileceği" tehdidini yineledi.

İran’ın ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırıları sürerken, Suudi Arabistan bir kez daha hedef oldu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ülkenin doğusunu hedef alan 1 balistik füze saldırısının engellendiği bildirildi.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak'taki konsolosluk binasına insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendiğini belirterek, saldırıyı şiddetle kınadı. "Hain terör saldırısı" olarak nitelenen İHA saldırısının şiddetle kınandığı BAE açıklamasında, konsolosluk binasında hasar meydana geldiği ve can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.
Diplomatik misyonların hedef alınmasının başta diplomatik binaların ve personelin tam dokunulmazlığını garanti altına alan Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi olmak üzere, tüm uluslararası kanunların açık bir ihlali olduğu vurgulandı. Saldırının, "tehlikeli bir tırmanış ve bölgesel güvenlik ve istikrara yönelik bir tehdit" olduğuna dikkati çekildi.

Kuveyt Ulusal Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Cadan Fazıl Cadan tarafından sosyal medyadan yapılan açıklamada, önem taşıyan bölgelerde 6 İHA'nın etkisiz hale getirildiğini belirtti. Sözcü Cadan, bu adımın "güvenliği artırma, hayati tesisleri koruma ve olası tehditlere karşı koyma" yönündeki çabaların bir parçası olduğunu ifade etti.

BAE Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "BAE hava savunması, şu anda İran'dan gelen füze ve insansız hava aracı tehditlerine karşı koymaktadır." ifadesine yer verildi.
Ülkenin farklı noktalarından duyulan patlama seslerine değinilen açıklamada, "çeşitli bölgelerde duyulan seslerin, hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri, savaş uçaklarının ise insansız hava araçlarını ve seyir füzelerini imha etmesi sonucu oluştuğunu" söylendi. Öte yandan Bahreyn İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise sirenlerin çaldığı belirtilerek, vatandaşlar ve bölge sakinlerine sakin kalma ve en yakın güvenli yere gitme çağrısı yapıldı.

Hizbullah tarafından yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Hiyam kenti ve Aytarun beldesinin güneyinde İsrail güçleriyle girilen çatışmaların devam ettiği belirtildi. Hizbullah güçlerinin, İsrail'i çatışma alanındaki ölülerini tahliye etmeye çalışırken kurulan "pusu noktasına çektiği" ifade edildi.
Hedef noktasına ulaşılan bir Merkava tankının "doğrudan vurulduğu" kaydedilen açıklamada, bunun çatışmada isabet alan üçüncü tank olduğu ve tankın "öncekiler gibi alev aldığı" bildirildi. Açıklamada, Hizbullah güçlerinin, darbe alan tankları tahliye etmeye çalışan İsrail tahliye ekiplerini de uygun silahlarla yeniden hedef aldığı bildirildi.
Hizbullah, Lübnan'ın güneyindeki Hula sınır beldesine sızmaya çalışan bir İsrail birliğinin füzelerle hedef alındığını, Abbad mevkii yakınlarındaki bir İsrail topçu mevzisinin de vurulduğunu kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlerine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaparak, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışını engellemesi halinde ABD'nin İran'a şimdiye kadarki saldırılardan "20 kat daha sert" karşılık vereceğini belirtti. Trump, "Eğer İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından şimdiye kadar gördüklerinden 20 kat daha sert vurulacaktır." ifadelerini kullandı.
İran'ın bu yönde bir adım atması halinde ABD'nin "kolayca yok edilebilecek hedefleri" vuracağını kaydeden Trump, bunun İran'ın yeniden bir ülke olarak inşa edilmesini neredeyse imkansız hale getireceğini savundu. Trump, ayrıca Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının başta Çin olmak üzere boğazı yoğun şekilde kullanan ülkeler için bir "ABD hediyesi" olduğunu belirtti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Trump'a cevap olarak, İsrail ve ABD büyükelçilerini sınır dışı eden her Arap veya Avrupa ülkesinin bugünden itibaren Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapabileceğini duyurmuştu.

Irak'ta kendisini "İslami Direniş Örgütü" olarak tanıtan grup, Irak ve bölgedeki ABD üslerine son bir günde 37 saldırı düzenlediğini açıkladı.

Erbil kentinden duyulan patlamaya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı, sosyal medyada kamikaze insansız hava aracıyla (İHA) yapılan saldırının Erbil'in kuzeydoğusundaki Korek Dağı'na yapıldığı aktarıldı.
Bir radarın da bulunduğu söz konusu dağdaki telekomünikasyon istasyonu ile gözetleme merkezi Irak için hayati önem taşıyor.
Yayınlanan görüntülerde, söz konusu yerde patlama olduğu ve yangın çıktığı görüldü.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Amerikan PBS kanalının News Hour programında yaptığı konuşmada, Washington yönetimiyle yeni müzakere ihtimali ve İran'da yeni liderden beklenenleri değerlendirdi.
Şubat ayında Tahran-Washington yetkilileri arasındaki müzakerelerde, "Amerikalıların saldırı niyetlerinin olmadığını" söylediklerini kaydeden Erakçi, buna rağmen ABD'nin ülkesinde saldırdığını söyledi.
Erakçi, İran'da yeni lider olarak seçilen Mücteba Hamaney'in ABD ile olası yeni müzakereler hakkında henüz bir yorum yapmamasına yönelik soruya, "Henüz oldukça erken." yanıtını verdi.
Mücteba Hamaney'in göreve gelmesinin "hem süreklilik hem de bir tür istikrar mesajı verdiğini" kaydeden Erakçi, "Hepimiz onun konuşmalarını ve yorumlarını bekliyoruz, bunlar daha sonra gelecek." dedi.
ABD ile görüşmenin "artık gündemlerinde olmayacağını düşündüğünü" belirten Erakçi, "Ancak Amerikalılarla görüşme veya Amerikalılarla tekrar müzakere etme meselesinin masada olacağını sanmıyorum, çünkü Amerikalılarla görüşme konusunda oldukça acı bir deneyimimiz var." ifadesini kullandı.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, katıldığı bir televizyon programında Çin, Rusya, Fransa ve bazı bölge ülkelerinin savaşın durdurulması veya ateşkes sağlanması yönünde İran ile temas kurduğunu söyledi. Garibabadi, "Bu tür talepler bazı ülkeler tarafından dile getiriliyor ancak İran’ın bu konudaki tutumu nettir. Çünkü savaşı ve saldırıyı başlatan taraf İran değildir. Bu nedenle eylemlerin durdurulmasına yönelik bir talep gündeme gelse bile savunmasını durduracak taraf İran değildir. Zira İran saldırgan bir eylemde bulunmamakta, kendisini savunmaktadır" dedi.
İran’ın eylemlerinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamında meşru müdafaa çerçevesinde gerçekleştirildiğini söyleyen Garibabadi, "Bu şartlardan biri, saldırgan eylemlerin yeniden tekrarlanmayacağından emin olunmasıdır. Saldırıya uğrayan bir ülke, bu saldırının tekrar edilmeyeceğinden emin oluncaya kadar savunma tedbirlerini sürdürür" şeklinde konuştu.
Ateşkes ihtimaline ilişkin de açıklamada bulunan Garibabadi, "Eğer bir ateşkes sağlanacaksa ya da savaş durdurulacaksa, İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrar edilmeyeceğine dair bir güvence verilmelidir. Aksi takdirde birkaç ay sonra yeniden bir saldırı gerçekleşirse böyle bir ateşkesin hiçbir anlamı olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump, Miami'de düzenlediği basın toplantısında İran gündemini değerlendirdi. Trump, yaptığı basın açıklamada şunları dedi: “Eğer Gece Yarısı Çekici operasyonu ile İran potansiyelini ortadan kaldırmasak nükleer silahları oldurdu ve şimdiye kadar kullanırlardı. İsrail ortadan kalkmış olurdu. Bunu yapabildiğimiz için şanslıyız. Hiçbir zaman iyi niyetle müzakere etmediler, kabul edilemez seviyede uranyum zenginleştirmesi yapmak istiyorlar. Biz onlara sınırsız uranyum yakıtı önerdik sivil kullanım amacıyla ama kabul etmediler. İran rejimi silah programını farklı tesislerde yeniden başlatmak istedi. Ortadan kaldırdığım 3 tesise dönemediler, şimdi farklı bir tesis üzerine çalışıyorlar. Bu süreci başlattılar. Konvansiyonel balistik füzeleri üslerimizi ve hatta vatanımızı tehdit etmek için inşa ettiler. Bize saldıracaklarını düşündüm, kendi komşularına saldırdılar. İran uzun bir süre bize tehdit olamayacak. Net bir şekilde kazanıyoruz, belirlediğimiz zaman aralığının önündeyiz. İran güçlü bir ülke, biz vurmasak Orta Doğu’yu alacaklardı ve İsrail’i yok etmeye çalışacaklardı. Buna dahil olmaktan gururluyuz, savaş yakın zamanda bitecek. Yeniden başlarlarsa daha sert vururuz. Putin ile Orta Doğu’yu konuştuk, yardımcı olabileceğini söyledi. İran’ın liderleri ortadan kalktı. İlk 2 günde onların tehditlerini ortadan kaldırdık. İran artık tehdit değil. Geri kalanı kararımıza bağlı. Yeni bir nükleer silah inşasına başlamayacakları gün kazandım sayarım. Uzun süre silah geliştirecek kapasiteleri yok."
"ONU ÖLDÜRECEĞİMİZİ SÖYLEMEK İSTEMİYORUM"
Trump, İran'ın yeni dini lideriyle ilgili şunları söyledi: "Onu öldüreceğimizi söylemek istemiyorum ama hayal kırıklığına uğradım. Çünkü aynı sorunları yaşayacaktır ülke. Seçimlerinden memnun olmadım. Yeni lideri hedef alıp almayacağımı söylemek uygun olmaz ama beni hedef aldılar. Bundan bahsetmek istemiyoruz ama yakaladılar suikastçıyı."
“İRAN BUNU YAPMAYA KALKIŞIRSA, ÇOK DAHA SERT BİR ŞEKİLDE KARŞILIK GÖRECEK”
ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da tırmanan gerilim sonrasında yükselen enerji fiyatlarına ilişkin, "Fiyatları düşürmek için petrol ile ilgili bazı yaptırımları da kaldırıyoruz." dedi. Gemi trafiğinin durma noktasına geldiği Hürmüz Boğazı'na ilişkin Trump, "Dünyaya enerji ve petrol akışını sürdürmeye odaklanıyoruz ve terörist bir rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına izin vermeyeceğim. İran bunu yapmaya kalkışırsa, çok daha sert bir şekilde karşılık görecek." diye konuştu.
Trump uzun vadede, İran gemileri, insansız hava araçları, füzeleri ve nükleer tehdidi olmadan petrol tedarikinin çok daha güvenli hale geleceğini savundu. Hürmüz Boğazı'nın güvenli kalmaya devam edeceğini vurgulayan Trump, tehditlere son vereceklerini ve bunun sonucunda Amerikan aileleri için petrol ve gaz fiyatlarının düşeceğini anlattı. Trump, Boğazda gemi trafiğinin aksamasının ABD'den ziyade Çin'in de aralarında olduğu diğer ülkeleri etkilediğini savundu.
“BOĞAZ AÇILANA KADAR YAPTIRIMLARI KALDIRACAĞIZ”
Trump, bazı ülkelere yönelik petrol yaptırımları bulunduğunu anımsatarak, "Fiyatları düşürmek için petrolle ilgili bazı yaptırımları da kaldırıyoruz. (Hürmüz) Boğaz açılana kadar yaptırımları kaldıracağız. Sonra kim bilir, belki de yaptırım uygulamamız gerekmeyecek." dedi. Kaldırılacak yaptırımlara dair sorulan soru üzerine Trump, petrol fiyatlarını düşük tutmaya çalıştıklarını vurgulayarak, fiyatların yapay olarak yükseldiğini kaydetti.

Amerikan CBS News kanalına telefonla mülakat veren ABD Başkanı Trump, İran'la savaşın gidişatına ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la savaştaki hedeflerine büyük ölçüde ulaştıklarını söyleyerek "Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum. Donanmaları yok, iletişim araçları yok, hava kuvvetleri yok." dedi. ABD Başkanı, İran konusunda ilk başta öngörüde bulundukları hedeflere 4-5 haftalık süreden "çok daha erken" ulaştıklarını iddia etti.
"HAMANEY'İN YERİNE GEÇECEK BİRİNİ DÜŞÜNÜYORUM"
Öte yandan Trump, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in yönetime gelmesinden memnun olmadığını dile getirerek "Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok. Hiçbir şey." dedi. Trump, "Hamaney'in yerine geçecek birini düşündüğünü" belirtti, ancak bu kişinin kim olduğuna ilişkin ayrıntılara değinmedi.
"HÜRMÜZ BOĞAZI'NI KONTROL ALTINA ALABİLİRİZ" MESAJI
ABD Başkanı Trump, röportajda, Hürmüz Boğazı'na ilişkin de önemli mesajlar verirken, "boğazın kontrolünü ele geçirmeyi düşündüğünü" belirtti. Trump, İran'a yönelik "Ateş edecekleri her şeyi ateşlediler, şirinlik yapmaya kalkışmasalar iyi olur, yoksa o ülkenin sonu gelir." ifadelerini kullandı.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İran'da yeni lider seçilen Mücteba Hamaney'i de saldırılarla hedef alacakları imasında bulundu. ABD’li yayın kuruluşu CNN televizyonuna röportaj veren Bakan Saar, İran’ın yeni seçilen liderini de hedef alacakları tehdidinde bulunarak “Bekleyip göreceksiniz.” ifadesini kullandı. Bakan Saar, suikast tehdidinde bulunduğu Mücteba Hamaney’in ABD ile birlikte 28 Şubat’ta düzenledikleri hava saldırısında öldürdükleri babası Ayetullah Ali Hamaney gibi "ABD ve Batı karşıtı bir politika sürdürdüğünü” ileri sürdü.
Saar, İran yönetimi içinde görüş ayrılıkları olduğunu iddia ederek Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın İran tarafından saldırıya uğrayan komşu ülkelerden özür dilediğini, ancak İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ABD üslerinin bulunduğu bölge ülkelerine saldırılara devam edecekleri yönünde açıklamalar yaptığını söyledi. Tahran'da "sertlik yanlılarının ipleri elinde tuttuğunu" iddia eden Saar, saldırılar düzenledikleri mevcut İran yönetimiyle müzakere masasına oturmayacaklarını belirtti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin sivilleri hedef aldığını ifade ederek, "İnsanları öldürmenin ve yerleşim merkezlerine saldırmanın kontrol edilemez sonuçları olacaktır. Biz de pervasızca ve acımasızca karşılık vereceğiz." dedi. Kalibaf, sosyal medya platformundaki hesabından "Trump, 'halk gruplarını' hedef aldığını resmen açıkladı. Bu, Amerika'nın terörist hükümetinin resmi bir itirafıdır." mesajını paylaştı.

ABD - İran - İsrail savaşı son dakika haberi... İran'da yeni dini lider olarak Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney atandı. İran ve Hizbullah, İsrail'e yönelik eş zamanlı füze saldırısı başlattı. İsrail, İran'ın misillemesine yanıt olarak Tahran, İsfahan ve güney İran'a geniş çaplı saldırı başlattığını bildirdi. İran füzesinin Tel Aviv'e isabet etmesi sonucu 2 kişinin öldüğü belirtildi. Devrim Muhafızları Ordusu, Kuveyt’te ABD'ye ait Udairi Helikopter Üssü'nü art arda saldırılarla hedef aldığını açıkladı. Trump, verdiği bir mülakatta “Bence savaş büyük ölçüde tamamlanmış durumda.” ifadelerini kullandı. Trump, basına yaptığı açıklamada "Savaş yakın zamanda bitecek. Yeniden başlarlarsa daha da sert vururuz." dedi.








