İran-ABD-İsrail savaşı son dakika... İran müzakere şartını açıkladı! Trump’tan Hürmüz tepkisi: Bu anlaşmaya aykırı
Güncelleme Tarihi:
İranlı müzakere heyetinin Pakistan'ın başkenti İslamabad'a giriş yaptığı yönünde bazı batılı medya organlarında çıkan iddiaların yalanlandığı bildirildi.
Fars Haber Ajansı, ismini açıklamadığı İranlı kaynağın konuya ilişkin açıklamasını yayımladı.
Söz konusu kaynak, İran'ın Pakistanlı yetkililere resmi olarak bildirdiğine göre "Lübnan'da ateşkes sağlanana kadar İslamabad'da ABD tarafıyla barış görüşmelerine katılma planı bulunmadığını" söyledi.
The Wall Street Journal, bir haberde, Washington ile müzakerelere başlamak üzere bir İran heyetinin İslamabad’a ulaştığını iddia etmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmek için yapılacak görüşmelerin, ABD'nin başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde ateşkes taahhütlerine uymasına bağlı olduğunu söylemişti.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı konusunda Tahran yönetimini hedef aldı.
Trump, açıklamasında, "İran, petrolün Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verme konusunda çok yetersiz, hatta bazılarının deyişiyle onursuz bir tutum sergiliyor. Bu, aramızdaki anlaşmaya aykırı." ifadelerine yer verdi.
Donald Trump, konuyla ilgili son açıklamasında, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığına yönelik haberler var. Öyle olmasa iyi olur; ancak eğer ücret alıyorlarsa hemen buna son verseler iyi olur." ifadelerini kullanmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin Lübnan'ı da kapsamasını ilk başta kabul ettiği ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından fikrini değiştirdiği öne sürüldü.
Amerikan CBS News kanalına konuşan ve adı açıklanmayan iki kaynak, Trump'ın, Lübnan'la ilgili tutumunun nasıl değiştiğini aktardı. Habere göre, ABD Başkanı Trump, ilk başta Lübnan'ın da geçici ateşkes anlaşmasına dahil edilmesine onay verdi. Görüşmelere aracılık eden kişiler de Lübnan'ın anlaşmanın bir parçası olduğunu düşündü ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi gibi isimler kamuoyuna bu yönde açıklamalar yaptılar.

ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan heyetleri arasındaki doğrudan görüşmelerin gelecek hafta Washington'da yapılacağını teyit etti. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden AA muhabirine yapılan yazılı açıklamada, iki ülke arasındaki ateşkes müzakerelerine ilişkin doğrudan görüşmelerin gelecek hafta ABD'nin başkenti Washington'da gerçekleştirileceği bildirildi.
ABD medyasına yansıyan haberlere göre, ABD heyetine Lübnan Büyükelçisi Michel Issa başkanlık edecek, İsrail'i Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, Lübnan'ı ise Büyükelçi Nada Hamadeh-Moawad temsil edecek.

ABD-İsrail saldırılarında ağır yaralanan İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Kemal Harrazi'nin (81) hayatını kaybettiği bildirildi. Fars Haber Ajansı, Harrazi'nin öldüğünü duyurdu.
ABD-İsrail'in İran'a 1 Nisan'da yaptığı saldırılarda, Harrazi'nin Tahran'daki konutu hedef alınmış, Harrazi ağır yaralanmış, eşi ise hayatını kaybetmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığı yönündeki haberlere ilişkin Tahran'a, "Öyle olmasa iyi olur, ancak eğer ücret alıyorlarsa buna hemen son verseler iyi olur." çağrısında bulundu. ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerinden ücret aldığına ilişkin haberleri değerlendirdi. Trump, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığına yönelik haberler var. Öyle olmasa iyi olur, ancak eğer ücret alıyorlarsa hemen buna son verseler iyi olur." ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan'da, bazı enerji tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle operasyonların kısmen durdurulduğu, Doğu-Batı petrol boru hattındaki bir pompa istasyonunun hasar görmesi sonucu günlük yaklaşık 700 bin varil petrol akışında kayıp yaşandığı bildirildi. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın Enerji Bakanlığından bir yetkiliye dayandırdığı habere göre, ülkeyi hedef alan son saldırılar sonucu meydana gelen hasar nedeniyle bazı enerji tesislerinde operasyonel süreçlerin durdurulduğu belirtildi.
Kuveyt Ulusal Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Cadan Fazıl Cadan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından bir açıklama yayımladı. Cadan, Ulusal Muhafızlar'a ait bir tesisin İHA ile hedef alındığını ve saldırı sonucu tesiste geniş çaplı maddi hasar meydana geldiğini ancak herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını belirtti. Sözcü Cadan, Ulusal Muhafızlar'a bağlı ilgili birimlerin olayın ardından gerekli güvenlik ve saha önlemlerini derhal almaya başladığını ifade etti.

Amerikan NBC News kanalına röportaj veren ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İran geçici ateşkes anlaşmasını ve İsrail'in Lübnan saldırılarını değerlendirdi. Trump, çarşamba günü İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesine atıfla, "Bibi ile konuştum ve o da bu konuyu biraz daha sakinleştirecek. Bence biraz daha sakin davranmamız gerekiyor." ifadesini kullandı. Bölgede tansiyonun düşmesinin ateşkes anlaşması açısından önemli olduğuna dikkati çeken ABD Başkanı, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını bugün itibarıyla "azalttıklarını" savundu.
TRUMP, GEÇİCİ ATEŞKES ANLAŞMASINDAN ÇOK İYİMSER
ABD Başkanı Trump, aynı mülakatta, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasından dolayı "çok iyimser" olduğunu ve anlaşmanın uygulanacağına inandığını belirtti. Trump, "İranlı liderler, toplantılarda basına yaptıklarından çok farklı konuşuyorlar. Çok daha makul davranıyorlar. Kabul etmeleri gereken her şeye razı oluyorlar. Unutmayın, şu anda askeri güçleri yok." değerlendirmesini yaptı.

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, ABD-İsrail savaşı, Hürmüz Boğazı ve ateşkes ile ilgili açıklamalarda bulundu. Hamaney, "Hürmüz Boğazı'nın yönetiminde yeni bir aşamaya gireceğiz. Ülkemize saldıranları affetmeyeceğiz. Her bir hasar ve hayatını kaybeden için tazminat talep edeceğiz. Biz savaş istemedik ve istemiyoruz ancak meşru haklarımızdan da asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Bekayi, ABD ile varılan geçici ateşkes konusunda gazetecilere açıklamada bulundu.
Bekayi, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını “şiddetle” kınayarak, “Bugün, İran ve Lübnan halkları arasındaki dayanışma ve empati, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar büyüktür.” ifadelerini kullandı.
ABD ile varılan geçici ateşkesin Lübnan’la ilişkisi konusuna değinen Bekayi, “Lübnan'daki savaşın sona ermesi, Pakistan tarafından önerilen ateşkes anlaşmasının ayrılmaz bir parçasıdır ve Pakistan Başbakanı’nın (Şahbaz Şerif) da açıkça belirttiği gibi, ABD, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşı durdurma taahhüdü vermiştir ve bu taahhüde aykırı herhangi bir eylem veya tutum, ABD’nin taahhüdüne uymaması anlamına gelecektir.” dedi.
Bekayi, ABD ile savaşın tamamen sona erdirilmesiyle ilgili müzakerelerin yeri ve zamanı hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Pakistan hükümeti, her iki tarafa da İslamabad'a gitmeleri ve görüşme yapmaları için davet gönderdi. Davet gözden geçiriliyor ve planlanıyor.” ifadesini kullandı.
İranlı Sözcü konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Savaşı sona erdirmek için yapılacak görüşmeler, ABD'nin başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde ateşkes taahhütlerine uymasına bağlıdır.”

İran basınına göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybeden ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in ölümünün 40. günü münasebetiyle mesaj yayımladı. İran’ın "güç yolu ile barış anlayışını reddettiğini ve adil barışla ulusal gücü pekiştirmeyi" takip ettiğini belirten Pezeşkiyan, "Ateşkes kararı yöneticilerin mutabakatı ve liderin onayı doğrultusunda milli çıkarlar gözeterek alınmıştır." ifadesini kullandı.
Pezeşkiyan, İran’a dayatılanın sınırlı bir çatışma değil aksine İran’ın tüm unsurlarıyla hedef alındığı kapsamlı bir savaş olduğunu belirterek, "İran Silahlı Kuvvetleri savaş sırasında dimdik ayakta durduğunu gösterdi." dedi. Savaş sırasında diplomasiye de ağırlık verdiklerinin altını çizen Pezeşkiyan, mesajını şu ifadelerle tamamladı:
"Savaşla birlikte diplomasi de yürütüldü. Konuyla ilgili komşu ve bölge ülkeleri başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle görüşüldü. Hem krizin son bulması hem de İran halkının haklı mücadelesinin dünyaya duyurulması hedeflendi."

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail Başbakanı Binyamin yeniden yargılanmasına ilişkin açıklamada bulundu. Netanyahu'nun yargılandığı yolsuzluk davasının pazar günü yeniden görüleceğine işaret eden Erakçi, şu ifadeleri kullandı: "Lübnan dahil bölgede kapsamlı bir ateşkesin sağlanması, onun hapse girme sürecini hızlandırabilir. ABD, Netanyahu'nun diplomasiyi ortadan kaldırmasına izin vererek kendi ekonomisini çöküşe sürüklemek isterse, bu ABD’nin kendi tercihi olacaktır. Biz bunu ahmakça buluyoruz ancak bunun için de hazırız."
İsrail basınında yer alan haberlere göre, İran ile yaşanan savaş nedeniyle haftalardır olağanüstü kısıtlamalar altında çalışan İsrail yargı sisteminin, geçici ateşkesin ardından yeniden normal işleyişine dönmesiyle birlikte, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun yolsuzluk davası pazar günü yeniden görülecek.

Yemen'deki Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, El-Mesire televizyon kanalında yayımlanan konuşmasında, İsrail'in Lübnan'daki tırmanışı sürdürmesi halinde geniş çaplı çatışmaların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu. İsrail'in saldırılarını yeniden başlatması durumunda Filistinlilere destek amacıyla doğrudan müdahaleye hazır olduklarını söyleyen Husi, "Herhangi bir cephede İsrail'in tek başına hareket etmesine izin vermeyeceğiz." dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün toplanan Güvenlik Kabinesi'ne Beyrut yönetimiyle mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini duyurdu. Netanyahu, doğrudan müzakerelerin Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve iki ülke arasında "barışçıl ilişkiler kurulmasına" odaklanacağını ileri sürdü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Lübnan'da ateşkes yok, Hizbullah'a büyük bir güçle vurmayı sürdürüyor ve güvenliğimizi yeniden tesis edene kadar durmayacağız" dedi.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Suud el-Atvan, son 24 saat içerisinde herhangi bir operasyonel gelişme (saldırı) veya yeni bir durumun kaydedilmediğini belirtti.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'da Hizbullah'a dün düzenlenen ve en az 254 kişinin hayatını kaybettiği açıklanan saldırılarla Hizbullah'a çok büyük darbe vurduklarını ileri sürdü.
Söz konusu saldırılarda 200'den fazla Hizbullah mensubunun öldüğünü savunan Katz, 2 Mart'tan bu yana Lübnan'da 1400'den fazla Hizbullah mensubunun saldırılarda öldürüldüğünü iddia etti.
Katz, Lübnan'ın da ABD-İran arasındaki geçici ateşkes kapsamına alınması için İran'ın baskı uyguladığını belirterek, "İran, İsrail'e saldırırsa İsrail ordusu güç kullanmaya hazır." ifadesini kullandı.
Lübnan'ın güneyindeki İsrail işgali konusunda da bilgi paylaşan Katz, sınırdan Litani Nehri'ne kadar 4 hat oluşturduklarını, bunların sırasıyla sınır hattı, sınıra yakın köyleri içeren ve 15 yerinde İsrail ordusunun konuşlandığı "savunma hattı", Hizbullah'ın tanksavar füzeleri atabildiği "taksavar hattı" ve Litani Nehri olduğunu kaydetti.
Katz, Litani bölgesinde İsrail ordusunun büyük güçle hava saldırıları düzenlemeyi sürdüreceği tehdidinde bulundu.

CBS News'ün haberine göre, Kuveyt'te 6 ABD askerinin öldüğü saldırının düzenlendiği birliğin ismi paylaşılmayan üyeleri, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 2 Mart'ta saldırıya ilişkin ifadelerine tepki gösterdi.
Birliğin "savunmasız bırakıldığını" aktaran ismi paylaşılmayan yaralı askerlerden biri, Hegseth'in, İHA'nın "Sıyrılarak ABD birliğine saldırı düzenlediğini" söylemesini "Bir (İHA'nın) sıyrılarak saldırdığını tasvir etmek yanlıştır. Birliğin kendini savunması için hazırlıksız olduğunu insanların bilmesini istiyorum. Tahkim edilmiş bir durumda değildi." ifadeleriyle eleştirdi.
Hegseth'in ifadelerini eleştiren bir başka asker de "Ordunun ya da Savunma Bakanlığının moralini bozmak ya da kötülemek niyetim yok ancak doğruyu söylemenin önemli olduğunu ve bu hatalar olmamış gibi davranırsak hatalarımızdan ders çıkaramayacağımızı düşünüyorum." yorumunu yaptı.

"SON DERECE GÜVENSİZ VE HEDEF OLDUĞU BİLİNEN BİR YERE GİTTİK"
İsmi paylaşılmayan askerlerden biri, istihbarat raporlarında gönderildikleri tesisin, İran'ın hedef alabileceği noktalar arasında olduğunu gördüklerini ve neden İran'ın füze ve İHA'larının menzili içerisinde kaldıklarını sorguladıklarını ifade etti.
Bu asker, "İran'a yakın, son derece güvensiz ve hedef olduğu bilinen bir yere gittik. Bunun söylenen iyi bir sebebi olduğunu düşünmüyorum." dedi.
Bulundukları karakolun güvenliğinin yeterli olmadığını söyleyen asker, tahkimatın derecesini tanımlaması istendiğinde "Hiçbir kategoriye koymazdım. İHA savunma kapasitesine göre, hiçbir kategoriye (girmez)." değerlendirmesinde bulundu.
Askerler, saldırıların önlenebilir olduğunu düşündüklerini belirtti.
CBS'in haberinde, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları başlamadan önce Kuveyt'teki ABD'li askerlerin, İran'ın füze menzili dışındaki diğer konumlara veya Ürdün ile Suudi Arabistan'a konuşlandırıldığı ifade ediliyor.
Ancak bazı askerlerin, Kuveyt'teki başka küçük bir karakola, komuta merkezine gönderildiği de belirtiliyor.
Pentagon ise olaya ilişkin soruşturmanın devam etmesi nedeniyle askerlerin ifadelerine ilişkin açıklama yapmadı.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social medya hesabından yaptığı paylaşım ile NATO da dahil olmak üzere müttefiklerine sitem etti.
Trump, paylaşımında, "Kendi kuruluşumuz NATO da dahil olmak üzere hiç kimse, üzerlerine baskı uygulanmadıkça hiçbir şeyi anlamadı. Bu durum gerçekten hayal kırıklığı yaratıyor" ifadelerini kullandı.

İran’da ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden eski dini lider Ali Hamaney için binlerce kişi bir araya geldi.
Ülkenin eski dini lideri Ali Hamaney’in ölümünün 40’ıncı günü dolayısıyla düzenlenen anma yürüyüşleri kapsamında, başkent Tahran’daki Cumhuri Caddesi’nde gerçekleştirilen törene binlerce kişi katıldı.
Törende, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başta olmak üzere çok sayıda siyasi ve askeri yetkili de hazır bulundu.
ویدیوی منتشرشده در رسانههای ایران نشان میدهد مسعود پزشکیان در مراسم چهلم علی خامنهای در تهران درحلقهای فشرده از حفاظت و محافظان ماسکدار حاضر شده است. pic.twitter.com/YgjXBhOglh
— ايران اينترنشنال (@IranIntl) April 9, 2026
"MÜZAKEREYE HAYIR, TESLİMİYETE HAYIR"
ABD ve İsrail karşıtı sloganların atıldığı törende katılımcılar, İran ve Hizbullah bayrakları ile Hamaney’in fotoğraflarını taşıdı. Ayrıca, ABD ile sağlanan ateşkese tepki gösteren kalabalık, "Bu son mesajdır, müzakere haramdır", "Kahrolsun ABD", "Kahrolsun İsrail", "ABD ile müzakereye hayır, teslimiyete hayır", "Savaşa devam", "ABD üsleri ya vurulacak ya boşaltılacak" ve "Lübnan’sız ateşkes İslam’a ihanettir" sloganları attı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın, İran'a yönelik saldırılardaki son duruma ilişkin görüntülü mesajı paylaşıldı.
İran'a yönelik saldırılara 50 binden fazla ABD vatandaşının katıldığını belirten Cooper, saldırılarda temel stratejik askeri hedeflere ulaşıldığını aktardı.
Cooper, İran'daki askeri hedeflere 13 binden fazla saldırı düzenlendiğini ve ardından ABD kuvvetlerinin ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes uyarınca saldırıları askıya aldığını bildirdi.
ABD kuvvetlerinin bölgedeki varlığını sürdürdüğünü belirten Cooper, "İhtiyaç duyulduğunda harekete geçmeye hazırız." ifadesini kullandı.
Cooper, ayrıca saldırılar sırasında 13 ABD askerinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Lübnan Enformasyon Bakanı Paul Markus, Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın başkanlık ettiği ve Başbakan Nevvaf Selam’ın da katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında alınan kararları açıkladı.
Markus, ordu ve güvenlik güçlerine "Beyrut'ta devletin tam kontrolünü güçlendirmeye bir an önce başlamaları ve silahları yalnızca güvenlik güçlerinde olacak şekilde sınırlamaları" talimatı verildiğini aktardı. Markus, kararın, halkın güvenliği, emniyeti ve mülklerini korumak amacıyla alındığını belirtti.
Enformasyon Bakanı ayrıca, hükümetin, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) acil şikayette bulunma kararı alındığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Avn ise ülkesinin maruz kaldığı saldırılar karşısında yalnızca kınama açıklamaları görmekten "yorulduğunu" ifade ederek, Lübnan'ın ABD ile İran arasında varılan ateşkese dahil edilmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Avn, "Lübnan'a dost ülkelerle" temas halinde olduklarını belirterek, bu temasların amacının Lübnan'ın da ateşkes kapsamına alınmasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Avn, yalnızca Lübnan devletinin müzakere yetkisine sahip olduğunu ve ülke adına kimsenin müzakere etmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırı tehdidinde bulunarak bölge sakinlerinden evlerini terk etmelerini istedi.
İsrail Ordu Sözcüsü Avihay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Dahiye bölgesinin kırmızı ile işaretlendiği bir harita yayımladı.
Adraee, paylaşımında, Dahiye'nin daha önce sık sık uyarı yayımlanan Hureyk, Gubeyri, Leyleki, Hades, Burc el-Beracine, Tahivita el-Gadir ve Şiyah mahallelerine ek olarak Cinah mahallesine de saldırı tehdidine yer verdi.
Halktan bölgeyi tamamen terk etmelerini isteyen Adraee, bölgeye saldırı düzenleneceği tehdidinde bulundu.

Üst düzey bir İranlı kaynak, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki görüşmeler öncesinde Rus ulusal haber ajansı TASS'a konuştu.
TASS'ta yer alan habere göre İranlı kaynak, "Ateşkes anlaşması kapsamında İran, Hürmüz Boğazı'ndan günde en fazla 15 geminin geçmesine izin verecek" ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD ile varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'a saldırılarını ve ABD yönetiminin ateşkesin Lübnan'ı içermediğine dair iddiasını değerlendirdi.
"Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik tekrarlanan saldırganlığı, ön ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir." ifadelerini kullanan Pezeşkiyan, bunu "aldatma ve varılacak muhtemel anlaşmaya uyulmayacağının tehlikeli bir işareti" olarak niteledi.
Pezeşkiyan, mesajının devamında şu ifadelere yer verdi:
"Bu tür eylemlerin devamı, müzakereleri anlamsız kılacaktır. Parmaklarımız tetikte kalmaya devam ediyor. İran, Lübnanlı kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacaktır."

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X hesabından paylaştığı mesajında, ABD ile varılan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'a saldırılarını ve ABD yönetiminin ateşkesin Lübnan'ı içermediğine dair iddiasını değerlendirdi.
'GÜÇLÜ KARŞILIKLARA YOL AÇAR'
Ateşkese arabuluculuk eden Pakistan'ın Başbakanı Şahbaz Şerif'in, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığına dair açıklamasını hatırlatan Kalibaf, "İnkar ve geri adım atmaya hiç yer yok. Lübnan ve tüm 'Direniş Ekseni', İran’ın müttefikleri olarak ateşkesin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Ateşkes ihlalleri açık maliyetlere, güçlü karşılıklara yol açar. Ateşi hemen söndürün" ifadelerini kullandı.

Der Spiegel dergisinin bildirdiğine göre, ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa müttefiklerinden Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamak için savaş gemileri ve diğer askeri varlıklarını tahsis etmelerini isteyerek, birkaç gün süre tanıdı.
Trump'ın bu talebi NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği toplantıda dile getirdiği bildirildi.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, ABD-İran arasındaki geçici ateşkesin ardından ülkesine ait 26 gemi ile mürettebatının Hürmüz Boğazı’ndan güvenli şekilde geri dönüşü için adım atılması çağrısında bulundu.
Lee, “Orta Doğu’daki savaşın nasıl ve ne zaman sona ereceğinden bağımsız olarak, öncekinden daha farklı ve yeni bir dünyanın ortaya çıkacağını” dile getirerek, yetkililerin gelecek için hazırlık yapmaları gerektiğinin altını çizdi. Hürmüz Boğazı’nın yer aldığı bölgede Güney Kore'ye ait toplam 173 personelin olduğu 26 geminin bulunduğu belirtiliyor.

Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, İran ile geçici ateşkes kararı alınmasına tepki göstererek, "Netanyahu bizi stratejik bir hezimete sürükledi. Şahit olduğumuz şey; kibir, sorumsuzluk ve plansızlığın utanç verici bir karışımıdır. Üst yönetimdeki ihmalkarlık, halkın kaderine terk edilmesi ve Amerikalılara söylenen yalanlar, iki ülke arasındaki güveni yerle bir etmiştir." dedi.
Lapid, Netanyahu'nun İran saldırılarını bir başarı olarak satmaya çalışacağını ve bunun yalan olacağını belirterek, "(İran ile ateşkes) Burada yaşanan, hatırladığım kadarıyla daha önce hiç görülmemiş ölçekte bir diplomatik felakettir. Netanyahu bizi stratejik bir hezimete sürükledi. Daha azı değil." diye konuştu.
'MÜMKÜN OLAN EN KÖTÜ SONUÇ'
Lapid, mümkün olan tüm sonuçlar arasında Netanyahu'nun en kötüsünü sunduğunu dile getirerek, "İran'daki yönetimin yenilmediğini, nükleer tehdidin ortadan kaldırılmadığını ve balistik füzeler ile Hizbullah'ın füzelerinin İsrail'deki her evi hedef almaya devam ettiğini" savundu.
Netanyahu'nun herhangi bir harekatı kazanma yeteneğine sahip olmadığını belirten Lapid, "Başbakan, İsrail vatandaşlarını aldattı, ortaklarını aldattı ve bir dizi tiyatral basın konferansı aracılığıyla halka var olmayan bir stratejik planı sattı." şeklinde konuştu.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas İsrail'in Lübnan'a sürdürdüğü saldırılara ilişkin paylaşım yaptı.
Kallas paylaşımında, "Hizbullah Lübnan'ı savaşa sürükledi, ancak İsrail'in kendini savunma hakkı, bu kadar büyük bir yıkıma yol açmayı haklı çıkarmaz. İsrail'in dün gerçekleştirdiği saldırılarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Bu nedenle bu tür sert önlemlerin meşru müdafaa kapsamına girdiğini savunmak zor" ifadelerini kullandı. Ateşkesin Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini vurgulayan Kallas, "İsrail'in eylemleri, ABD-İran ateşkesini ciddi şekilde zorluyor. İran ateşkesi Lübnan'ı da kapsamalıdır. Hizbullah silahsızlanmalıdır. AB, Lübnan'ın Hizbullah'ı silahsızlandırma çabalarını desteklemektedir" ifadelerine yer verdi.

İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyine geçişlerde kritik öneme sahip Litani Nehri üzerindeki 9 köprüden 8'ini kullanılamaz hale getirmesi, kalıcı işgal endişelerini artırırken ülkenin güneyini izole ediyor. İsrail ordusu, dün hem geçişler hem de ticari ürünlerin taşınması açısından önemli bir nokta olan Litani Nehri üzerindeki Kasımiye Bahri Köprüsü'nü yıktı. Lübnan'ın doğusundan batısına uzanan ve ülkenin güneyini ikiye bölen Litani Nehri üzerindeki köprüler, hem sivil geçişler hem de ticaret için hayati önem taşıyor.
Bölge sakinleri, Lübnan'ın güneydoğusunda kalan son geçiş noktası durumundaki Hasbaya ve Hızzin beldelerini birbirine bağlayan Burguz Köprüsü'ne bağımlı hale geldi. Ancak özellikle Sur kenti ile güneybatıdaki sahil kesimlerinde yaşayanlar için Burguz Köprüsü uygun bir alternatif oluşturmuyor. Köprüye giden yolların hasarlı olması ve İsrail saldırıları nedeniyle tehlike arz etmesi, sivil kullanımını ciddi şekilde kısıtlıyor.

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini paylaşmadığı yetkililere dayandırdığı haberde, Trump'ın ateşkesin bozulmasına yol açabilecek riskler ve İran'ın halen "tehlikeli askeri kabiliyete sahip olduğu" konusunda uyarıldığı belirtildi.
Haberde, ABD'li bir yetkilinin, İran'ın füze rampalarının yarısından fazlasının imha edildiği, ancak önemli bir kısmının çoğunlukla yerin derinliklerinde gömülü olduğu iddiasına yer verildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusunun düzinelerce küçük botu elinde bulundurduğunu aktaran aynı yetkili, bunların Hürmüz Boğazı'nda gemileri "tehdit edebileceğini" ileri sürdü.
Haberde, yetkililer ve askeri uzmanlara göre İran'ın askeri ve nükleer kapasitesinin darbe aldığı ancak bu ülkenin halen önemli bir kapasiteye sahip olduğu aktarıldı.
ABD ve İsrail'in saldırılarına rağmen İran'ın füze ve insansız hava araçlarıyla "komşularını tehdit etme yeteneğini koruduğu" savunulan haberde, Trump'ın "kırılgan ateşkesi abarttığı" ve "İran'ın bölgedeki ABD güçlerine saldırma kabiliyetini muhafaza ettiği" yorumuna yer verildi.

İsrail’in Lübnan’a dün düzenlediği saldırılar 254 sivilin ölümüne neden oldu. Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, İsrail’in dün düzenlediği yoğun bombardıman nedeniyle bugünü ulusal yas ilan etti.
Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, "Bugün, İsrail’in yüzlerce masum ve savunmasız sivili hedef alan saldırılarında şehit düşenler ve yaralananlar için ulusal yas günü olarak kabul edilecek" denildi. Kamu kurumlarının kapatılacağı ve bayrakların yarıya indirileceği aktarıldı.
Salam’ın Ofisi ayrıca, Başbakan’ın İsrail’in katliam makinesini durdurmak için Lübnan’ın tüm siyasi ve diplomatik kaynaklarını seferber etmek amacıyla diplomatik girişimlerde bulunduğunu duyurdu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Lübnan'ın başkenti Beyrut'a dün düzenlenen saldırılarda Hizbullah lideri Naim Kasım'ın sekreteri ve yeğeni Ali Yusuf Harşi'nin öldüğünü iddia etti.
İsrail Başbakanı, geçici ateşkese dahil edilmesi tartışılan Lübnan'a saldırıların süreceği mesajını verdi ve "Gereken her yerde Hizbullah'ı vurmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Tahran Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hamzeh Safavi, İranlı yetkililerin ateşkese derin bir şüpheyle yaklaştığını belirterek, bu durumun yeni saldırıların habercisi olabileceğini ifade etti. Safavi, bazı İranlı yetkililerin ateşkesi aldatıcı bulduğunu söyledi.
CNN International'a demeç veren Safavi, Trump yönetimi ile iki tur müzakere sonrasında ABD tarafının asıl niyetinin müzakere etmek olmadığını fark ettiklerini belirterek, "Daha önce İran'a saldırmaya karar vermişlerdi ve müzakere sadece bir tuzaktı. Bu yüzden bu turda, birçok yetkili 2 haftalık ateşkesin yine bir tuzak olduğuna ve belki de ABD ya da İsrail'in yeniden saldıracağına inanıyor" ifadelerini kullandı.
Safavi, İran ordusunda üst düzey bir komutan olan babasıyla konuşmasına da atıfta bulunarak, "Babamla konuştum ve bence hepsi vatanları için canlarını feda etmeye hazırlar. Bunu bir mücadele ve İran topraklarına, İran'ın haysiyetine ve gururuna yönelik bir işgal olarak görüyorlar. Şu ana kadar, bu savaşta İran'ın üstün olduğunu düşünüyorlar" dedi.

İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İran'a saldırılar başlarken İsrail'in ilan ettiği "uranyumu ele geçirmek, yönetimi devirmek, balistik füzeleri yok etmek ve vekil örgütlere sağlanan finansmanı durdurmak" gibi hedeflerin hiçbirine ulaşılamadı.
İran ise İsrail’in her noktasına dakikalar içinde balistik füzelerle ulaşabileceğini kanıtladı. Öte yandan haberde, ABD Başkanı Donald Trump ve İran arasındaki muhtemel bir anlaşmanın, "İsrail'in gelecekte İran'a saldırmasını engelleyebileceği ve bu durumun Tel Aviv için endişe kaynağı" olduğu öne sürüldü.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın öldürüldüğünü iddia etmişti.
Daha sonra IDF'ten yapılan açıklamada, Kasım'ın yeğeni ve kişisel sekreteri Ali Yusuf Harşi'nin de hayatını kaybettiği öne sürüldü.
Açıklamada, Harşi'ye ilişkin "Kasım'ın ofisinin yönetimi ve güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynadı" ifadesi yer aldı.
🔴ELIMINATED: Ali Yusuf Harshi, the personal secretary to Hezbollah Secretary-General Naim Qassem in Beirut.
— Israel Defense Forces (@IDF) April 9, 2026
A close associate and personal advisor, Harshi played a key role in managing and securing Qassem’s office.
The IDF also struck two key crossings used by Hezbollah to…

İran'ın İslamabad Büyükelçisi Reza Amiri Moghadam, üst düzey isimlerden oluşan İran heyetinin ABD ile görüşmeler yapmak üzere Pakistan'ın başkenti İslamabad'a geleceğini duyurdu. İslamabad, iki haftalık geçici ateşkes sağlanmasının ardından iki ülke heyetleri arasında yapılacak görüşmelere ev sahipliği yapacak. Moghadam, İsrail rejiminin ateşkes anlaşmasını defalarca ihlal etmesine rağmen, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in daveti üzerine görüşmelerin gerçekleştirileceğini belirtti.

Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail uçakları gece saatlerinden bu yana güneydeki Abbasiye, Habbuş, Cebşit, Deyr Zehrani, Düveyr, Kefra, Cumeycime, Safad Battih, Mecdel Silm ve Deyr Antar beldelerini hedef aldı. Abbasiye'deki saldırıda ilk belirlemelere göre 7 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı kaydedildi.
İsrail'in dün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 92'si başkent Beyrut'tan olmak üzere 254'e yükseldiği bildirilmişti.

İran’la varılan 2 haftalık ateşkesin Lübnan’ı kapsamaması bölgedeki güvenlik endişelerini artırırken, Hizbullah’tan İsrail’e yeni misillemeler geldi. İsrail basınında yer alan haberlere göre; Hizbullah’ın Lübnan’dan gerçekleştirdiği yeni roket saldırıları nedeniyle İsrail’in kuzeyindeki sınır kasabası Avivim ve çevresinde sirenlerin çaldığı bildirildi. Hizbullah ise, İsrail’in kuzeyini hedef alan roket saldırıları gerçekleştirdiğini doğrulayarak, saldırıların İsrail'in ateşkes ihlallerine yanıt olarak yapıldığını açıkladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Lübnan Başbakanı Nawaf Salam ile telefonda görüştüğünü belirterek, "İsrail’in Lübnan’a gerçekleştirdiği ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açan ayrım gözetmeyen saldırılar karşısında Fransa’nın Lübnan’la tam dayanışma içinde olduğunu ifade ettim. Bu saldırıları en şiddetli şekilde kınıyoruz. Lübnan, varılan ateşkesin kapsamına tam olarak dahil edilmelidir" açıklamasında bulundu.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada görüşmenin içeriğine değinen Macron, "İsrail’in Lübnan’a gerçekleştirdiği ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açan ayrım gözetmeyen saldırılar karşısında Fransa’nın Lübnan’la tam dayanışma içinde olduğunu ifade ettim. Bu saldırıları en şiddetli şekilde kınıyoruz" dedi.

Truth Social hesabından açklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, “nükleer silahların yasaklanması” konusunda uzun zaman önce anlaşmaya varıldığını belirterek, Hürmüz Boğazı'nın “açık ve güvenli olacağını” taahhüt etti. Trump, ABD ordusunun “silahlanıp dinlendiğini” sözlerine ekledi.
Anlaşmaya uyulmaması halinde İran'a karşı ezici bir askeri yanıt verileceği konusunda uyarıda bulunan Trump, "Aksi takdirde çatışmalar her zamankinden daha şiddetli bir şekilde yeniden başlayacak" açıklamasını yaptı.
Trump, “gerçek bir anlaşma” tam olarak uygulanana kadar ABD'nin İran çevresinde askeri varlığını sürdüreceğini söyledi.

İsrail ordusu, ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkesin ardından İsrail'in kuzey bölgeleri hariç kısıtlamaları kaldırdığını açıkladı.

İsrail'in, ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıları nedeniyle kapattığı Mescid-i Aksa'nın 41 gün aradan sonra Müslümanların ibadetine açıldığı bildirildi.

Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in ateşkes ihlallerini sürdürdüğüne dikkat çekilerek, Hizbullah'ın Lübnan'ı ve halkını savunmak amacıyla Manara yerleşimine saldırı gerçekleştirdiği belirtildi.
Açıklamada, Hizbullah'ın ateşkese uyduğu, İsrail'in ise ihlal etmeye devam ettiğine işaret edilerek, "Lübnan'ı ve halkını savunmak ve düşmanın (İsrail) ateşkes anlaşmasını ihlal etmesine karşılık olarak, İslami Direniş Mücahitleri (Hizbullah), 9 Nisan 2026 Perşembe günü saat 02.30'da Manara yerleşimine roket saldırısı düzenledi." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, "Bu karşılık, İsrail-Amerikan saldırganlığı ülkemize ve halkımıza karşı sona erene kadar devam edecektir." ifadesi kullanıldı.
Söz konusu saldırının, ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra Hizbullah tarafından İsrail'e yönelik gerçekleştirilen ilk roketli saldırı olduğu belirtiliyor.

İran devlet televizyonu, Limanlar ve Denizcilik Kurumu tarafından Basra Körfezi'nde geçiş bekleyen gemilere ilişkin yapılan duyuruyu yayımladı.
Duyuruda, "Denizcilik emniyetinin sağlanması ve olası deniz mayınlarıyla temasın önlenmesi amacıyla, Hürmüz Boğazı'nda İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak, ikinci bir duyuruya kadar aşağıda belirtilen alternatif güzergahların, ekli haritaya uygun şekilde kullanılması gerekmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Boğaza giriş ve çıkış rotası harita eşliğinde anlatıldı.
Giriş rotası, Umman Denizi’nden kuzeye doğru ilerleyerek Larek Adası civarından geçiş ve ardından Basra Körfezi yönünde devam edilmesi olarak belirtilirken, çıkış rotası, Basra Körfezi’nden başlayarak Larek Adası'nın güneyinden geçiş ve ardından Umman Denizi yönünde devam edilmesi olarak bildirildi.

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Macaristan’a gerçekleştirdiği iki günlük ziyaretin sonunda, havalimanında gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
İran’la varılan ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını söyleyen Vance, "İranlılar ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını sanıyordu, ama öyle değildi. Biz böyle bir söz vermedik. Böyle olacağına dair hiçbir zaman bir işaret vermedik" dedi. Lübnan konusunun müzakere sürecini etkilememesi gerektiğini vurgulayan Vance, "İran, kendileriyle hiçbir ilgisi olmayan ve ABD'nin ateşkesin bir parçası olduğunu hiçbir zaman belirtmediği Lübnan yüzünden bu müzakerelerin başarısız olmasına izin vermek istiyorsa, bu nihayetinde onların tercihidir. Bize göre bu aptalca olur, ama onların tercihidir" ifadelerini kullandı.
VANCE İRAN’I VAATLERİNE UYMAYA ÇAĞIRDI
Ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açıldığına dair bazı işaretler gördüklerini aktaran Vance, "Anlaşma bir ateşkes ve bir müzakere sürecini içeriyor. Bizim vaad ettiğimiz şey bu. Onların vaad ettiği şey ise boğazların yeniden açılması. Eğer bunun gerçekleşmediğini görürsek, İranlılar kendi vaatlerine uymazsa, ABD Başkanı Donald Trump da bizim vaatlerimize uymayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
"TÜM KOZLAR BAŞKAN TRUMP’IN ELİNDE"
Müzakerelerde ABD’nin avantajlı pozisyonda olacağını öne süren Vance, "ABD'nin bazı talepleri ve istediği şeyler var. İran bize ne kadar çok şey vermeye istekli olursa, bu müzakerelerden o kadar fazla kazanç elde edeceklerini düşünüyorum. Açıkçası, tüm kozlar ABD Başkanı Donald Trump’ın elinde" ifadelerini kullandı. Müzakerelerde ABD’nin gündeme getireceği konulara da değinen Vance, "İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine sahip olmasını istemiyoruz. Başkan Trump ayrıca İran'ın nükleer silah üretmeye yönelik uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde bulunmamasını ve nükleer yakıt programından vazgeçmesini istediğimizi de belirtti. Müzakereler sırasında taleplerimiz bunlar olacaktır" diye konuştu.
VANCE’DEN İRAN’A GÖZDAĞI
İran’a yönelik yaptırımların son bulması için İran’ın nükleer silah programından kesin olarak vazgeçmesi gerektiğini belirten Vance, "İranlılar nükleer silah geliştirmeye yönelik herhangi bir faaliyeti durdurma konusunda kesin bir taahhütte bulunmadıkça bu gerçekleşmeyecek" şeklinde konuştu. İran yönetimine ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme uyarısında bulunan Vance, "Başkan Trump, ABD'nin bu konuda büyük bir etki gücüne sahip olduğunu açıkça ortaya koydu. Ekonomik etki gücümüz var; askeri etki gücümüz var. Eğer İran anlaşmanın kendi payına düşen yükümlülüklerini yerine getirmezse, ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacak" dedi. ABD’nin gücüne işaret ederek İran’a gözdağı veren Vance, "Bildiğimiz şey şu ki, ABD İran'a önemli ölçüde ek askeri ve ekonomik güç uygulayacaktı. ABD bunu yapma kapasitesine hâlâ sahip" dedi.

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmanırken, boğazın gemi trafiğine tamamen kapatıldığı ve bazı petrol tankerlerinin geri döndürüldüğü belirtildi.
İran basınında yer alan haberlere göre, Hürmüz Boğazı çıkışına doğru ilerleyen "AURORA" adlı petrol tankerinin Umman’a bağlı Musandam Yarımadası kıyıları yakınlarında aniden rotasını değiştirerek 180 derecelik dönüş yaptığı ve tankerin, dönüşün ardından Basra Körfezi’nin iç kesimlerine yöneldiği bildirildi.
KRİTİK NOKTADA ROTA DEĞİŞİKLİĞİ
Haberde, geminin rota değişikliğinin uluslararası deniz taşımacılığı açısından en hassas bölgelerden biri olan İran’ın Lark Adası ile Musandam Yarımadası arasındaki dar geçitte gerçekleştiği, bölgenin yoğun enerji trafiği nedeniyle stratejik önem taşıdığı kaydedildi. Haberde ayrıca, Hürmüz Boğazı ve çevresinde gemilerin yaptığı 180 derecelik dönüşlerin genellikle operasyonel nedenler, idari kararlar ya da denetleyici otoriteler ile İran’a bağlı deniz devriye birimlerinin talimatları doğrultusunda gerçekleştiği belirtildi.
Öte yandan haberde, deniz trafiği izleme verilerine göre Hürmüz Boğazı’nda yalnızca İran ve Çin’e ait birkaç petrol tankerinin seyir halinde olduğunun gözlendiği ifade edildi.

Zakani, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
ABD yönetiminin son saatlerdeki tutumunun, eski ülke lideri Ali Hamaney'in "Büyük Şeytan'a güven olmaz ve onunla müzakere faydasızdır" ifadelerini hatırlattığını dile getiren Zakani, "Hem açık beyanlarında 10 maddelik teklifin tüm maddelerini çiğnedikleri hem de pratikte kendi talep ettikleri ateşkesin hükümlerini birçok açıdan ihlal etmeleri nedeniyle ateşkese bağlı kalmanın bir anlamı kalmamıştır." ifadelerini kullandı.
Zakani, bu nedenle İranlı askerlerin "sert bir intikam alma" konusunda elinin artık serbest olduğunu öne sürdü.
Mehr Haber Ajansı, İran'ın başkenti Tahran civarında saldırı olduğunu duyurmuş ve hava savunma sistemi devreye girmişti.
Ayrıca, Huzistan'da İsrail'e ait olduğu iddia edilen bir insansız hava aracının (İHA) düşürülmesi nedeniyle 1 kişi hayatını kaybetmiş, 6 kişi de yaralanmıştı.
Devrim Muhafızları Ordusu, Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki saldırganlara karşılık verileceğini duyurmuştu.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları hakkında görüş alışverişinde bulundu. İran basınına göre, Pezeşkiyan ve Macron telefonda görüştü.
Görüşmede Pezeşkiyan, Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarının durmasının, ABD ile varılan ateşkes anlaşmasının on şartından biri olduğunu belirterek, Fransa’nın Lübnan’daki önceki ateşkesin garantörlerinden biri olması hasebiyle rolünün önemli olduğunu söyledi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkese Lübnan konusunun dahil olmadığını öne sürerek saldırıları sürdüreceklerini söyledi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD-İran arasında varılan 10 maddelik ateşkes anlaşmasına ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Kalibaf yaptığı açıklamada, ABD'nin söz konusu 10 maddeden 3'ünü halihazırda ihlal ettiğini söyledi. İran'ın ABD tarafına güvenmediğinin altının çizildiği açıklamada, "ABD'ye duyduğumuz derin tarihi güvensizlik, tüm taahhütlerini çeşitli şekillerde tekrar tekrar ihlal etmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu üzücü bir şekilde bir kez daha tekrarlanmıştır" ifadeleri kullanıldı.
Kalibaf söz konusu maddeleri şu şekilde sıraladı:
"Lübnan'da ateşkesle ilgili 10 maddelik teklifin ilk maddesine uyulmaması. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de açıkça ‘her yerde, Lübnan ve diğer bölgeler dahil olmak üzere, derhal ateşkes' olarak belirttiği taahhüt.
İran'ın Fars eyaletindeki Lar şehrinde imha edilen, İran hava sahasına izinsiz giren bir insansız hava aracının (İHA) varlığı, bu da İran hava sahasının herhangi bir ihlalinin yasaklandığı maddeyi açıkça ihlal etmektedir."
Ayrıca Beyaz Saray'ın İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin ABD'nin kırmızı çizgisi olduğu ve bu durumun müzakere edilemeyeceğine yönelik açıklamasına değinen Galibaf, ihlal edilen son maddenin, "Ateşkes çerçevesinin 6. maddesinde yer alan İran'ın zenginleştirme hakkının reddedilmesi" olduğunu söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ile İran arasında ateşkesin Tel Aviv ile "tam koordinasyon" halinde yapıldığını öne sürerek her an yeniden saldırılar düzenlemeye hazır "elleri tetikte beklediklerini" söyledi. ABD ile düzenledikleri saldırılarla İran’ın her zamankinden daha zayıf düştüğünü ileri süren Netanyahu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "ABD ile İran arasındaki süreç son dakikada gelişen bir sürpriz değil, tam koordinasyonun bir sonucudur. Belirlediğimiz stratejik hedeflere ya diplomatik yollarla ya da sahada yeniden başlayacak çatışmalarla ulaşacağız. İsrail ordusu her an savaşa dönmeye hazırdır. Ellerimiz tetiktedir."
ABD Başkanı Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurması sonrası, İsrail muhalefetinden hükümete sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Trump'ın ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes konusundaki kararından Netanyahu hükümetini son anda haberdar ettiği basına yansımıştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ABD ile varılan geçici ateşkesi ihlal ettiğini belirterek, "Top ABD’nin sahasında. Dünya, ABD’nin taahhütlerini yerine getirip getirmeyeceğini izliyor." dedi. Arakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabı üzerinden, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in, İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese ilişkin yaptığı paylaşımı alıntılayarak yeni bir mesaj paylaştı.
İran ile ABD arasında varılan geçici ateşkese dair şartların net ve açık olduğunu belirten Arakçi,"ABD, ateşkes ya da İsrail aracılığıyla devam eden savaş arasında bir seçim yapmak zorunda. İkisini birden seçemez." ifadesini kullandı. Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını kınayarak, bu girişimin ateşkesin açık bir ihlali olduğunu dile getirdi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, "Geri adım atan İranlılar oldu, ABD Başkanı Donald Trump değil. Lübnan ateşkesin bir parçası değil. Bu durum ilgili tüm taraflara iletilmiştir" dedi.
Leavitt, ABD'nin İran'a yönelik "Bir medeniyetin ortadan kaldırılması" yönündeki tehdidine ilişkin, "Bu, sonuç veren güçlü bir tehditti. Bu hiçbir şekilde boş bir tehdit değildi. Pentagon'un dün gece uygulanmaya hazır bir hedef listesi vardı" dedi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail’in Lübnan'a yönelik saldırıları derhal durdurmaması halinde, "pişman edici bir karşılık" vereceklerini bildirdi. İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Ordusu'nun İsrail’in geçici ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a düzenlediği saldırılarına ilişkin açıklamasını yayınladı. İsrail'in ateşkese varılmasının üzerinden birkaç saat geçmeden Beyrut’ta "vahşice bir katliama" başladığına işaret edilen açıklamada, Lübnan’a düzenlenen saldırılar "en şiddetli şekilde" kınandı. Devrim Muhafızları Ordusu, "Lübnan'a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki işgalci saldırganlara pişman edici bir karşılık vereceğiz." tehdidinde bulundu.