
Hizbullah, İsrail ordusuna ait hedeflere insansız hava araçları (İHA) ve roketlerle en az 34 saldırı düzenlendiğini açıkladı. Hizbullah'tan yapılan açıklamada, İsrail'e karşı saldırıların sürdürüldüğü belirtildi. Lübnan'ın güneyindeki Hiyam, Nakura, Beyyada, Şema ve Kuzuh beldeleri ile Bint Cubeyl'in doğu kesimlerinde İsrail askerleri ile araçlarının hedef alındığı bildirildi. Siddikin beldesinde İsrail ordusuna ait Hermes-450 tipi İHA'nın düşürüldüğü aktarıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'da gerçekleştirilen İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmenin ardından tüm tarafların karşılıklı olarak kararlaştırılan bir zaman ve yerde doğrudan müzakerelere başlamayı kabul ettiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, ABD'nin arabuluculuğunda Washington'da yapılan ve "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçen görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, görüşmenin "çok verimli" geçtiği, ABD'nin iki ülkeyi tebrik ettiği ve ileriye dönük görüşmeler için bugünkü görüşmenin güçlü bir zemin oluşturduğu belirtildi.
Açıklamada, tüm tarafların karşılıklı olarak kararlaştırılan bir zaman ve yerde doğrudan müzakerelere başlamayı kabul ettiğini vurgulandı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün TSİ 17.00’dan bu yana Hürmüz Boğazı’nda uygulanan ablukaya ilişkin açıklamada bulundu. CENTCOM, "10 bini aşkın ABD denizcisi, deniz piyadesi ve havacı personelin yanı sıra çok sayıda savaş gemisi ve onlarca uçak, İran limanlarına yönelik giriş-çıkışları engellemek amacıyla deniz ablukası operasyonunu yürütüyor. İlk 24 saat içinde hiçbir gemi ABD ablukasını aşamadı ve 6 ticaret gemisi, ABD kuvvetlerinin geri dönme talimatına uyarak Umman Körfezi'ndeki İran limanlarına yöneldi" dedi. Söz konusu ablukanın Basra Körfezi ve Umman Körfezi'ndeki tüm noktalar dahil olmak üzere, İran limanlarına ve kıyı şeridine giren veya buralardan ayrılan tüm ülke gemilerine ayrım gözetmeksizin uygulandığını aktaran CENTCOM, "ABD kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nı kullanarak İran dışındaki limanlara sefer yapan gemiler için seyrüsefer serbestisini ise güvence altına almaya devam ediyor" dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünyada uluslararası hukuka saygının ayaklar altına alındığını belirterek, ABD/İsrail-İran Savaşı için müzakerelere ciddi olarak yeniden devam edilmesi çağrısında bulundu. Guterres, New York’taki BM Genel Merkezi’nde basın mensuplarına açıklama yaptı.
Dünyanın dört bir yanında, özellikle Orta Doğu'da, uluslararası hukuka saygının ayaklar altına alındığını belirten Genel Sekreter, güç kullanımına ilişkin kuralların göz ardı edildiğini, sivillerin dayanılmaz zararlara uğratılarak insani yükümlülüklerin hiçe sayıldığını söyledi.

İsrail'i ziyaret eden ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile bir araya geldiği bildirildi. The Times of Israel gazetesinin haberinde, Cooper ile Zamir'in görüşmede kalıcı ateşkese varılamaması durumunda İran'a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin planları ele alacağı belirtildi.

İsrail ile Lübnanlı temsilcileri bir araya getiren doğrudan görüşmeler, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ev sahipliğinde Washington'da başladı. ABD Dışişleri Bakanlığı binasında gerçekleşen görüşmeler, iki ülke temsilcilerinin yanı sıra ABD'li üst düzey bazı isimleri de bir araya getirdi.
Görüşmenin başında kısa bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio "Bu, tarihi bir fırsat. Bizi bu noktaya ve buradaki fırsata getiren on yıllara dayanan tarih dersleri var. Ateşkesle ilgili sorular sorduğunuzu biliyorum. Bu bölgede 20-30 yıldır süren bu durumun yol açtığı tahribat." değerlendirmesini yaptı.

İtalya'nın önde gelen gazetelerinden Corriere della Sera muhabiriyle telefonda konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni için "İnsanlar ondan memnun mu? Bunu hayal edemezdim. Ona şok oldum. Cesur olduğunu düşünmüştüm ama yanılmışım." ifadelerini kullandı. Meloni'nin, kendisinin Papa 14. Leo hakkındaki sözlerini "kabul edilemez" bulduğunun hatırlatılması üzerine Trump, "Kabul edilemez olan o, çünkü İran'ın nükleer silahı olup olmaması umurunda değil ve fırsat bulsa İtalya'yı iki dakika içinde havaya uçurabilir." yorumunu yaptı.
Meloni ile bu konuları son bir aylık dönemde neden konuşmadıkları sorusuna da Trump, "Hayır... Hayır, uzun zamandır konuşmadık. NATO konusunda bize yardım etmek istemiyor, nükleer silahlardan kurtulmamıza yardım etmek istemiyor. Düşündüğümden çok farklı biri." yanıtını verdi. Başkan Trump ayrıca geçen pazar günü dış politikada "zayıf ve berbat" olarak tanımladığı Papa 14. Leo'ya yönelik eleştirilerini de sürdürerek, "İran’da neler olup bittiğinden haberi yok." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, 2 gün içinde Pakistan'da yeni bir ABD-İran görüşmesi gerçekleşebileceğini söyledi. Amerikan New York Post gazetesine telefonla kısa bir mülakat veren ABD Başkanı Trump, ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pakistan'ın başkenti İslamabad'da geçen hafta sonu başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerin ardından ne olacağı sorusuna yanıt veren Trump, yeni bir tur görüşme yapılabileceğinin sinyalini verdi.
Trump, halen İslamabad'da bulunan New York Post muhabirine, "Gerçekten orada kalmalısınız çünkü önümüzdeki 2 gün içinde bir şeyler olabilir ve biz oraya gitmeye meyilliyiz. Bu mümkün bir şey, neden biliyor musunuz? Çünkü (Pakistan Genelkurmay Başkanı) Mareşal (Asım Munir) harika bir iş çıkarıyor." değerlendirmesini yaptı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasına 10 binden fazla askerin yanı sıra onlarca savaş gemisi ile savaş uçağının eşlik ettiğini açıkladı. CENTCOM, X hesabından yaptığı paylaşımda İran limanlarına yönelik ablukaya ilişkin güncel durum hakkında bazı bilgileri paylaştı. Açıklamada, 10 binden fazla ABD Donanma, Deniz Piyade ve Hava Kuvvetleri mensubu askeri ile onlarca savaş gemisi ve savaş uçağının "İran limanlarına giren ve çıkan gemileri abluka altına alma görevini" yürüttüğü belirtildi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan; Türkiye, İspanya, Çin, Rusya, İtalya ve Mısır'ın, İsrail'in "savaş çığırtkanlığına ve işlediği suçlara karşı duruşlarına" övgüde bulundu. Pezeşkiyan, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, söz konusu ülkelerin savaşa karşı duruşlarının, köklü kültürel ve tarihsel birikimlerinden kaynaklandığını belirtti.
İran Cumhurbaşkanı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Medeniyetlerin niteliği, kritik tarihi dönüm noktalarında kendini gösterir. İspanya, Çin, Rusya, Türkiye, İtalya ve Mısır'ın Siyonist rejimin (İsrail) savaş kışkırtıcılığı ve suçlarına karşı duruşları, derin kültürel ve tarihsel köklerinden kaynaklanmaktadır."

ABD, vatandaşlarının kaçırılması ve çeşitli tesislere yönelik saldırılarla bağlantılı olduğu iddia edilen Irak’taki Ketaib Hizbullah lideri Ahmed el-Himeydavi'nin yakalanmasına yardımcı olacak bilgiler için 10 milyon dolara kadar ödül verileceğini duyurdu. ABD Bağdat Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, Himeydavi’nin yakalanmasına veya yerinin tespit edilmesine yardımcı olacak bilgiler için 10 milyon dolara kadar ödül verileceği belirtildi.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere yönelik deniz ablukasını başlatmasının ilk 24 saatinde Boğaz'dan dört geminin geçiş yaptığı görüldü.
AA muhabirinin anlık gemi takip sistemi MarineTraffic'ten edindiği bilgilere göre, Liberya bayraklı yük gemisi Christianna'nın dün Türkiye saatiyle 20.16'da Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra İran'ın İmam Humeyni Limanı'nda yük boşalttığı ve halihazırda Umman Körfezi'nde bulunduğu görülüyor.
Shanghai Xuanrun Shipping Co Ltd şirketinin sahibi olduğu Rich Starry gemisi de ablukanın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçti.
ABD'nin yaptırım listesinde bulunan petrol/kimyasal ürün tankeri Rich Starry, halihazırda Umman Körfezi'nde bulunuyor ancak geminin bulunduğu noktada tekrar U dönüşü yaptığı görülüyor.
Yaptırım listesinde bulunan bir diğer tanker Murlikishan da ABD ablukasının başlamasının ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler arasında yer alıyor. Cook Adaları bayraklı asfalt/bitümen tankeri, Umman Körfezi'nden Basra Körfezi'ne geçiş yaptı.
Murlikishan'ın fuel oil yüklemek üzere Irak'a doğru ilerlediği tahmin ediliyor.
Panama bayraklı orta menzilli petrol/kimyasal ürün tankeri Peace Gulf ise Umman Körfezi tarafından Hürmüz Boğazı'na giriş yaptı ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Hamriyah Limanı'na doğru ilerliyor.

ABD ile İran arasındaki ekonomik savaş, Hürmüz Boğazı üzerinden kritik bir eşiğe geldi. CNN International'ın analizine göre, ABD ve İran arasında yaşanan “cesaret oyunu” giderek daha riskli bir boyuta taşındı.
Analizde, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukasının yalnızca ekonomik değil, askeri riskleri de ciddi şekilde artırdığı vurgulandı.
Ablukanın devam etmesi halinde hem ABD hem de İran ekonomisinin ağır darbe alabileceği belirtildi.
PETROL FİYATLARI FIRLADI
Ablukanın etkileri küresel piyasalarda da hissedilmeye başladı. Ham petrol fiyatlarının kısa sürede yüzde 8’e kadar yükseldiği belirtilirken, bu durumun özellikle ABD’de zaten yüksek olan benzin fiyatlarını daha da artırabileceği kaydedildi.
Trump ise yaptığı açıklamada, yüksek yakıt fiyatlarının sürebileceğini kabul ederek, “Değişebilir, aynı kalabilir, belki biraz daha yüksek olabilir, ama aşağı yukarı aynı olacaktır” ifadelerini kullandı.
"İRAN DAHA DİRENÇLİ"
Uzmanlara göre İran, geçmişte ağır yaptırımlara rağmen ayakta kalmayı başardı ve benzer bir direnci yeniden gösterebilecek güçte. Analizde, İran’ın günlük yaklaşık 1,8 milyon varil petrol ihracatının risk altında olduğu, ancak alternatif yöntemlerle bu kaybı sınırlayabileceği belirtildi.
RBC Capital Market’ten Helima Croft, “Petrol piyasasındaki bu ‘cesaret oyunu’ giderek tırmanıyor. İki tarafın da geri adım atmaya hazır olduğundan emin değilim” değerlendirmesinde bulundu.
ABD ASKERLERİ TEHLİKEDE
Ablukanın uygulanabilmesi için ciddi askeri güç gerektiği ve bunun ABD birliklerini doğrudan risk altına sokacağı vurgulandı. Özellikle dar ve tehlikeli sularda operasyon yürütmenin, ABD için kayıp ihtimalini artıracağı ifade edildi.
İran’ın ise küçük sürat tekneleri ve insansız hava araçlarıyla bölgedeki gemilere saldırı kapasitesine sahip olduğu hatırlatıldı.
GERİLİM BÖLGEYE YAYILABİLİR
Analizde, krizin yalnızca İran ile sınırlı kalmayabileceği uyarısı da yer aldı. Tahran’ın daha önce Katar ve Suudi Arabistan’daki enerji altyapılarını hedef aldığı hatırlatılırken, benzer saldırıların yeniden yaşanabileceği belirtildi.
Ayrıca İran’a yakın grupların da çatışmaya dahil olabileceği ve Kızıldeniz başta olmak üzere farklı bölgelerde gerilimin tırmanabileceği ifade edildi.
“ZAMAN İRAN’IN LEHİNE İŞLİYOR”
Uzmanlar, İran’ın yaptırımları aşmak için geliştirdiği yöntemlere dikkat çekerek, sürecin uzamasının Tahran’ın lehine olabileceğini vurguladı.
"İran, Trump'a karşı galip geliyor" denilen analizde, “Zaman İran’ın lehine işliyor.” ifadesi dikkat çekti.

İran İçişleri Bakanı İskender Mumini, ülkenin sınır bölgelerinde görev yapan valilere çağrıda bulundu.
Mumini, 16 sınır valisinden, ABD tarafından yöneltilen deniz ablukası tehdidinin etkisiz hale getirilmesi için ilgili bakanlıklarla koordinasyon içinde hareket ederek, temel ihtiyaç maddelerinin ithalatı ve ihracatı konusunda kendilerine devredilen yetkileri kullanmalarını istedi.
Bu yetkileri kullanarak temel ihtiyaçların teminine katkı sağlayan ve sınır ticaretini canlandıran valilere teşekkür eden Mumini, İran'a yönelik yaptırımların ve deniz ablukası tehdidinin sonuçsuz kalacağını söyledi.

İsrail dış istihbarat servisi Mossad Direktörü David Barnea, ABD-İsrail saldırılarının başlamasıyla İran'daki yönetimin devrileceğini söyleyerek ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu yanlış yönlendirdiğine ilişkin eleştirilere yanıt verdi.
İran'a yönelik 40 gün süren saldırılar sonunda önemli kazanımlar elde ettiklerini savunan Barnea, "Bunların en önemlisi, düşmanın ana hedefi olan İsrail'i yok etme planına indirilen darbe oldu." iddiasında bulundu.
Barnea, görevlerinin henüz tamamlanmadığını ve İran konusundaki çalışmalarının saldılar sona erdikten sonra da süreceğini hesapladıklarını ileri sürerek "Taahhüdümüz İran rejimi devrildiğinde tamamlanmış olacak." ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden bir yetkili, İran'ın "gerçekten korktuğunu" iddia etti.
Fox News'e konuşan yetkili, İran'ın korkusunun arkasında ABD ablukasının İran ekonomisini sıkıştırması olduğunu söyledi.
Yetkili ayrıca, "Anlaşmanın tüm unsurlarına sahibiz, ancak henüz her şey tamamlanmış değil." ifadesini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, dün İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Trump ile görüştüğünü ifade etti. Macron, Trump ve Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmelerinde, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılan görüşmelerin yeniden başlatılmasını istediğini bildirdi.
Görüşmede, İslamabad'da askıya alınan müzakerelerin yeniden başlatılmasını, yanlış anlamaların giderilmesini ve gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesini istediğini belirten Macron, "Özellikle ateşkesin tüm taraflarca tam olarak uygulanması ve Lübnan'ı da kapsaması şarttır." ifadesini kullandı. Macron, Hürmüz Boğazı'nın mümkün olan en kısa sürede, kısıtlama veya geçiş ücreti olmaksızın koşulsuz olarak yeniden açılması gerektiğini vurguladı.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin acilen çözülmesi gerektiğini belirterek, kıyıdaş ülkelerin sürece aktif şekilde dahil edilmesi çağrısında bulundu. İran ile ABD arasındaki ateşkesin sürdürülmesinin öncelikli olduğunu vurgulayan Ensari, mevcut sürecin kalıcı hale getirilmesine odaklanıldığını ve bunun bir an önce sağlanması gerektiğini ifade etti.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari
KATAR TEMASLARINI SÜRDÜRÜYOR
Katar'ın, Boğazın yeniden açılması ve olumsuz etkilerin giderilmesi için uluslararası ortaklarla temaslarını sürdürdüğünü aktaran Ensari, hiçbir tarafın Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini tehdit etmemesi gerektiğini ve geçişlerin ön koşulsuz şekilde sağlanmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Bint Cubeyl ilçesinde Paraşütçü Tugayı'na bağlı askerlerin Hizbullah ile çatışmaya girdiği belirtildi. Çatışmada 3'ü ağır 10 İsrail askerinin yaralandığı aktarılan açıklamada, hastaneye kaldırılan 3 askerin durumunun ciddi olduğu 1 askerin orta, 6 askerin ise hafif şekilde yaralandığı kaydedildi.

İran resmi haber ajansı IRNA'nın bir diplomata dayandırdığı haberine göre, Tahran ile Pakistan arasında mesaj alışverişi devam ediyor. Söz konusu kaynak, İran ile ABD arasında İslamabad veya başka bir yerde yeni bir müzakere turunun yapılmasına ilişkin henüz bir anlaşma olmadığını kaydetti.
IRNA’ya konuşan ikinci bir kaynak da yeni bir müzakere turunun herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde gerçekleşebileceğini ancak şu ana kadar bu konuda resmi bir karar alınmadığını söyledi. Pakistan Dışişleri Bakanlığına yakın bir isim ise İslamabad'da başlayan müzakere sürecinin sonraki aşamasının da yine İslamabad'da ya da Ankara veya Cenevre'de gerçekleştirilme ihtimali bulunduğunu iddia etti.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, mevcut durumu göz önünde bulundurarak, İsrail ile savunma anlaşmasının otomatik yenilenmesini askıya aldıklarını bildirdi. Meloni ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'ya yönelik sözlerini "kabul edilemez" bulduğunu da yineledi.
İtalyan ANSA ajansının haberine göre, İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, İtalya-İsrail askeri işbirliği mutabakatını askıya alan mektubu İsrailli mevkidaşı Israel Katz'a gönderdi. Söz konusu mutabakat, iki ülke arasında askeri teçhizat ve teknolojik araştırmaların değişimiyle ilgili savunma işbirliğini kapsıyordu. Mutabakat, daha önce 5 yılda bir yenilenmeyi öngörüyordu ve 13 Nisan 2016'da yürürlüğe girmişti.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz
İTALYAN KONVOYLARINA SALDIRILAR TANSİYONU YÜKSELTTİ
İtalya-İsrail ilişkileri, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) bünyesindeki İtalyan askeri araç konvoylarına, İsrail ordusunca açılan ateşler dolayısıyla son günlerde gerilmişti. 8 ve 12 Nisan’da meydana gelen olaylarda İtalyan askerlerinin de bulunduğu UNIFIL konvoylarına, İsrail ordusunca uyarı ateşi açıldığı basına yansımıştı.
Son olarak Başbakan Yardımcısı Antonio Tajani'nin, dün Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yaptığı ziyaret sırasında, İsrail'in sivilleri hedef alan "kabul edilemez" saldırıları karşısında dayanışma göstermek için Lübnan'a gittiğini ifade etmesi, İsrail'in tepkisini çekmişti. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Tajani'nin sözlerini protesto etmek üzere dün İtalya'nın Tel Aviv Büyükelçisi Luca Ferrari'yi bakanlığa çağırmıştı.

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Ajansı (UKMTO), Umman Körfezi'nde bir yük gemisine kimliği belirsiz 2 merminin isabet ettiğini bildirdi. Saldırı, Umman'ın Ras Al Hadd şehrinin yaklaşık 112 deniz mili güneydoğusunda gerçekleşti.
Sky News'ün UKMTO'nun açıklamasına dayandırdığı haberine göre olayın ardından gemide yangın çıktı. Pakistan donanmasına ait bir gemi, yangına müdahale için yardımda bulundu. Saldırının arkasında kimin olduğu henüz belirlenemedi.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İsrail ile olan savunma anlaşmalarının otomatik yenilenme işlemini askıya aldıklarını duyurdu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın İsrail'i ziyaret ederek Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görüşeceği belirtildi.
İsrail merkezli i24 televizyonunun haberinde, Cooper'ın bugün ilerleyen saatlerde İsrail'e ulaşacağı ve Genelkurmay Başkanı Zamir'in de aralarında bulunduğu İsrailli askeri yetkililerle görüşmeler yapacağı ifade edildi.

Hizbullah'ın, İsrail güçlerinin bulunduğu çeşitli noktalara bir dizi saldırı gerçekleştirdiği bildirildi. Hizbullah, savaşçılarının Bayyada kasabasında yeni kurulan İsrail topçu mevzilerine roket saldırıları düzenlediğini kaydetti.
Hizbullah'ın açıklamasında, Kfar Jaladi karakolunun yakınındaki bir ateş kontrol odasının da saldırı dronlarıyla hedef alındığı, ardından Misgav Am yerleşimine roketlerle saldırı düzenlendiği belirtildi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle çatışmanın tırmandığı Orta Doğu ve Körfez bölgesinde "barış içinde bir arada yaşama" ilkesine bağlılığın, sürdürülebilir güvenlik mimarisinin inşası için gerekli olduğunu belirtti. Şi, "ulusal egemenlik" ilkesine bağlı olmanın önemine işaret ederek, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki tüm ülkelerin egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ve tüm ülkelerin yurttaşlarının, tesislerinin ve kurumlarının güvenliğinin etkin şekilde korunması gerektiğini kaydetti.
"Uluslararası hukukun üstünlüğü" ilkesine bağlı kalınması, uluslararası hukukun otoritesinin sağlanması gerektiğinin altını çizen Şi, dünyanın güçlü olanın dilediğini yaptığı orman kanununa dönmesinin önlenmesi gerektiğini söyledi. Şi, kalkınma ve güvenlik arasında eş güdüm sağlanmasının gereğini vurgulayarak, tüm taraflara Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin kalkınmasına elverişli ortamın oluşturulması için birlikte çalışmaları çağrısında bulundu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, bir askeri aracın devrildiği belirtildi. Açıklamada, askeri aracın devrilmesi sonucu Ayal Uriel Bianco isimli yedek askerin öldüğü, 1 yedek askerin orta, 2 yedek askerin ise hafif derecede yaralandığı ifade edildi.
Yaralı askerlerin tıbbi müdahale için hastaneye kaldırıldığı belirtildi. İsrail'in Lübnan'a saldırılarını genişlettiği 2 Mart'tan bu yana ölen İsrail askerlerinin sayısı 13'e yükseldi.

The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, ismi paylaşılmayan Suudi Arabistanlı yetkililer, Riyad yönetiminin, ABD'nin İran ile müzakere masasına dönmesini istediğini belirtti. Yetkililer, Suudi Arabistan'ın, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukası sonrası Tahran yönetiminin Babülmendep Boğazı gibi diğer uluslararası ticaret rotalarını hedef almasından endişelendiğini, bu nedenle Washington'a ablukayı sonlandırarak müzakere masasına dönmesi konusunda baskı yaptığını öne sürdü.
Suudi Arabistan'da enerji sektöründen yetkililer ise yaptıkları açıklamada, ülkenin, İran destekli Yemen'deki Husilerden "Babülmendep Boğazı'ndan geçen gemilerine saldırmama taahhüdü" aldığını belirtti. Ancak yetkililer, Suudi Arabistan'ın, ABD'ye durumun "belirsiz" olduğunu, Husilerin "daha agresif" karşılık verebileceğini ifade ettiğini ifade etti.



ABD Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ile İsrail'in Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter arasında ABD'de görüşme yapılacak. ABD arabuluculuğunda, İsrail ile Lübnan'ın olası ateşkes ve müzakere tarihinin ele alınması için Washington'da yapılacak görüşmeye, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da katılacak. Görüşmenin ABD yerel saatiyle 11.00'de yapılması planlanıyor.

Hizbullah’ın üst düzey yetkilisi Vafik Safa, "grubun şiddetle karşı çıktığı" ABD’de yapılacak Lübnan-İsrail görüşmelerinden çıkacak hiçbir anlaşmaya uymayacağını bildirdi.
Hizbullah Siyasi Konseyi üyesi Safa, Lübnan ve İsrail’in ABD büyükelçileri arasında Washington’da yapılması beklenen görüşmeler öncesinde konuştu. Diplomatik ilişkileri bulunmayan iki ülkenin temsilcileri, on yıllardır ilk kez yüz yüze bir araya gelecek.
Associated Press'e açıklama yapan Safa, “Lübnan ile İsrail düşmanı arasındaki bu müzakerelerin sonuçları konusunda hiçbir ilgimiz ya da endişemiz yok” dedi.

Lübnan merkezli Al Mayadeen haber kanalının bildirdiğine göre, İran nükleer müzakere heyetinde danışmanlık görevini yürüten ve İslamabad’a giden müzakere heyetindeki Prof. Dr. Muhammed Marandi, ülkeye dönen heyeti taşıyan uçağın tehditler nedeniyle rotasını değiştirdiğini, Meşhed’e indikten sonra heyet üyelerinin tren ve kara yoluyla Tahran’a geçtiğini ifade etti.

Lübnan haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Tibnin beldesine şiddetli saldırılar düzenledi. İsrail saldırıları nedeniyle beldedeki devlet hastanesinde ciddi hasar meydana geldi. Ayrıca İsrail ordusu Nebatiye kentine bağlı Deyr Antar beldesinde bir evi bombaladı. İsrail ordusunun Lübnan'a gece saatlerinden bu yana düzenlediği saldırılarda 16 kişi yaşamını yitirdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Holokost Anma Günü töreninde yaptığı konuşmada Avrupa’yı “derin bir ahlaki zayıflık” içinde olmakla suçladı. Netanyahu, Avrupa’nın iyilik ile kötülük arasındaki ayrımı unuttuğunu ve İsrail’den öğrenecek çok şeyi olduğunu söyledi.
Netanyahu, bazı anların “iyilik uğruna, yaşam uğruna savaşa girmeyi” gerektirdiğini belirterek, “Bugün Avrupa, derin bir ahlaki zayıflığın pençesinde. Bizden öğrenecek çok şeyi var, özellikle de iyilik ve kötülük arasındaki net ahlaki ayrım gibi temel konularda” dedi.
Avrupa'nın kimliğini ve değerlerini savunma yeteneğini kaybettiğini iddia eden Netanyahu, İsrail'in Avrupa'yı ve medeniyeti barbarlığa karşı savunduğunu ifade etti.

Al Jazeera'nin haberine göre, ABD yaptırım uyguladığı tankerlerden Çin'e ait Rich Starry, ABD'nin boğazı ablukaya almasına rağmen Hürmüz'den geçti.

Lübnan'daki Hizbullah'ın dün İsrail'in kuzeyine en az 40 insansız hava aracı (İHA) fırlattığı, bunlar arasında tespiti zor olan gelişmiş optik sistemle donatılmış İHA'nın bulunduğu iddia edildi.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Hizbullah'ın dün gönderdiği en az 40 İHA'dan bir kısmının engellendiği, geri kalanının ise düşerek önemli hasara yol açtığı belirtildi. İHA'lar içinde tespiti zor olan gelişmiş optik sistemle donatılmış bir İHA'nın bulunduğu ve bunun İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Şimona'ya düştüğü kaydedildi.
Söz konusu İHA'nın gelişmiş bir hava silahı olarak kabul edildiği, siber saldırılara karşı korunaklı olduğu ve tespiti ile engellenmesinin zor olduğu aktarıldı. İHA'nın binaların içinde manevra yapabildiği, 5 kilogram patlayıcı taşıyabildiği ve onlarca kilometre menzile sahip olduğu öne sürüldü.
ZIRHLI ARAÇLARA KARŞI KULLANILIYOR
İsrail internet sitesi Globes ise Hizbullah'ın son dönemde Lübnan'ın güneyinde İsrail tanklarını ve zırhlı personel taşıyıcılarını hedef almak için FPV tipi İHA kullanmaya başladığını savundu. Sitenin haberinde, Hizbullah'ın yayınladığı görüntülerin intihar dronlarının havada yüksek hızda manevra yaptığını ve zırhlı araçlara hatta askerlere çarptığını gösterdiği, bunların, gözetleme ve keşif dronlarından farklı olduğu belirtildi.
Bu tür araçların, pilotun, cihaz üzerindeki kameradan gelen canlı görüntüyü gözlükle izleyerek kontrol ettiği, yüksek manevra kabiliyetine sahip İHA'lar olduğu ifade edildi. Bu silahın son günlerde, Ukrayna'daki savaştan esinlenilerek yeni bir geliştirme sürecinden geçtiği, intihar dronunun, fiber optik kabloyla doğrudan çalışma noktasına bağlandığı, bu yöntemin, konum veya radyo sinyallerini engelleyerek düşürme girişimlerine karşı tam koruma sağladığı iddia edildi.

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Fox News kanalına İran’la devam eden gerilim hakkında açıklamalarda bulundu. Pakistan’da yapılan müzakerelerde "büyük ilerleme kaydedildiğini", ancak İran’ın masadan ayrıldığını söyleyen Vance, bunun nedeninin "Orada bulunan İranlı heyetin anlaşamaması ve Tahran’a dönüp ABD’nin şartları konusunda dini lider ya da başka birinden onay almalarının gerekmesi" olduğunu ifade etti.
Daha fazla müzakere olup olmayacağı sorulan Vance, topun İran'da olduğunu belirterek, "Bundan sonra en önemli soru, İranlıların yeterince esnek olup olmayacağı ve işlerin halledilebilmesi için bizim görmemiz gereken kritik hususları kabul edip etmeyecekleridir" değerlendirmesinde bulundu.
'ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYIUMU ÇIKARMALIYIZ'
Vance, bu kritik hususlarla ilgili, "İran'dan zenginleştirilmiş uranyumu çıkarmalıyız. Nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair kesin taahhütlerini almalıyız. İranlılar bu konuda bizimle aynı noktada buluşmaya istekliyse, bu her iki ülke için de çok, çok iyi bir anlaşma olabilir" dedi.
Vance, "İster daha fazla görüşme yapalım, ister nihayetinde bir anlaşmaya varalım, topun İran’da olduğunu düşünüyorum. Çünkü masaya çok şey koyduk" şeklinde konuştu.
TAHRAN'A NÜKLEER ŞARTI
Kırmızı çizgilerini çok açık bir şekilde ortaya koyduklarının altını çizen Vance, "Ayrıca şunu da çok net bir şekilde belirttik: İran’ın normal bir ülke gibi muamele görmesi, normal bir ekonomiye sahip olması, halkının refah içinde yaşaması ve gelişmesi durumunda gerçekten çok mutlu olurduk. Ancak İran’ın ekonomik açıdan normal bir ülke olabilmesi için, nükleer silah peşinde koşmama anlamında da normal bir ülke olması gerek. Terörizm peşinde koşmama anlamında da normal bir ülke olması gerek" diye konuştu. Vance, tüm olumsuzluklara rağmen anlaşmanın mümkün olduğuna dikkat çekerek, "Burada gerçekten büyük bir anlaşma yapılabilir, ancak bir sonraki adımı atmak İranlılara bağlı" dedi. Vance, İran’ın vakit kaybetmeden Hürmüz Boğazı’nı açması gerektiğini belirterek, "Elimizde kozlar var, askeri üstünlüğümüz var ve artık Hürmüz Boğazı’ndan çıkan petrollerine uyguladığımız abluka yoluyla onlara ek ekonomik baskı uyguluyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Rus haber ajansı RIA Novosti'ye konuşan İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, konuya ilişkin bilgi verdi.
ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatı konusunu, İran müzakere heyetinin İslamabad'daki görüşmelerde ve öncesinde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın çeşitli platformlarda önemle dile getirdiğini belirten Muhacerani, ilgili kurumlar tarafından savaştaki saldırıların çeşitli alanlarda verdiği zararlara ilişkin bir ön çalışma yaptıklarını söyledi.
İranlı sözcü, savaş tazminatının ilk belirlemelere göre yalın haliyle 270 milyar dolar civarında olduğunu, kesin rakamın ilgili makamlar tarafından açıklanmasıyla netleşeceğini ifade etti.
Muhacerani, söz konusu tazminatın, zarar gören sivil binalar, iş yerleri ve fabrikalar gibi alanların yanı sıra Minab'daki okula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden kız öğrencilerin haklarını da kapsayacağını kaydetti.
Tahran yönetimi, ABD'yle ateşkesin ilan edildiği 8 Nisan günü, müzakerelerde görüşülecek 10 madde arasında "İran'a verilen zararların hesaplanıp tamamen tazmin edilmesi" şartının da yer aldığını duyurmuştu.


İran devlet televizyonuna göre, Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınan ulaşım hatlarına ilişkin açıklama yaptı.
Sadık: “Şu anda ülkede hiçbir karayolu, demiryolu, otoyol veya cadde güzergahı kapalı değil ve hasar gören güzergahlar mümkün olan en kısa sürede yeniden açıldı.” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla süreç savaşa dönüşmüştü.
ABD ile İsrail İran’ın altyapısına saldırılar düzenlemiş, savaşın son günlerinde yollar hedef alınmıştı.
ABD ile İran 8 Nisan’da geçici ateşkes ilan etmişti.





