
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği bir etkinliğin ardından basın mensuplarının İran gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. İran'ı askeri açıdan "mağlup ettiklerini" savunan Trump, Tahran'la müzakerelerin sürdüğünü ve bu sürecin sonunda İran'ın nükleer silah elde etmesine hiçbir şekilde izin vermeyeceklerini söyledi. ABD Başkanı, "İran'ın Umman ile görüşerek Hürmüz Boğazı'ndan ticari geçişlerde ücret almaya yönelik bir girişimde olduğu" yönündeki haberleri değerlendirdi.
Hürmüz Boğazı'nın uluslararası bir su yolu olduğunu ve tüm ticari geçişlere açık olması gerektiğini vurgulayan Trump, "Bu konuyu inceliyoruz, haberimiz var. Ücretli geçiş istemiyoruz, burası uluslararası bir su yolu. Daha önce de müzakere etmişler, onlarla görüşmüşler, neler olacağını göreceğiz." ifadelerini kullandı. Trump, İran'ın limanlarına yönelik ABD ablukasının tam olarak sürdüğünü ve ablukanın çok etkili olduğunu savunarak "Bizim onayımız olmadan geçebilen tek bir gemi bile olmadı ve donanmamız harika bir iş çıkardı. Bizim onayımız olmadan hiçbir gemi, İran'a girmiyor veya İran'dan çıkmıyor." dedi.
"İRAN'IN ELİNDEKİ ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUMU İMHA EDECEĞİZ"
ABD Başkanı, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ABD tarafından alınıp alınmayacağıyla ilgili soruya "Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu biz alacağız, ona ihtiyacımız yok, muhtemelen aldıktan sonra da imha edeceğiz ama onların elinde kalmasına izin vermeyeceğiz." yanıtını verdi.

Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan yazılı açıklamada, son 24 saatte Donanma'nın koordinasyonu ve güvenliği altında petrol tankerleri, konteyner gemileri ve diğer ticari gemiler dahil olmak üzere 31 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiği belirtildi. Açıklamada, "Terörist Amerikan ordusunun saldırganlığına ve tüm Fars Körfezi'nde, özellikle de Hürmüz Boğazı'nda eşi görülmemiş bir güvensizlik ortamı oluşturulmasına rağmen Devrim Muhafızları Donanması, küresel ticaretin geçişi ve devamı için açık ve güvenli bir rota oluşturmaya çalıştı." ifadelerine yer verildi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Ordu Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi ile kritik bir güvenlik görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ülkenin askeri operasyonel durumu, savunma kapasitesi ve olası tehditlere karşı alınan önlemler masaya yatırıldı.
“ORDU TÜM ALANLARDA HAZIR”
İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Ordu Komutanı Hatemi, Pezeşkiyan’a son operasyonel gelişmeler ve düşman hareketlerine karşı alınan savunma tedbirleri hakkında kapsamlı bir rapor sundu.
Hatemi’nin, İran ordusuna bağlı tüm birliklerin yüksek hazırlık seviyesinde olduğunu vurgulayarak, muhtemel saldırılara karşı ordunun tam kapasiteyle hazır bulunduğunu aktardığı belirtildi.
PEZEŞKİYAN’DAN “SAVUNMA GÜCÜ” MESAJI
Hükümetin resmi internet sitesinde yer alan açıklamaya göre Pezeşkiyan, ABD ve İsrail saldırıları karşısında İran ordusunun “yüksek operasyonel hazırlık, istihbarat üstünlüğü, komuta birliği ve etkili muharebe kabiliyeti” sergilediğini ifade etti.
Pezeşkiyan, silahlı kuvvetlerin savunma kapasitesinin sürekli güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Hükümet, tüm kapasitesiyle silahlı kuvvetlerin yanındadır. Savunma yeteneklerinin geliştirilmesi, lojistik destek, teçhizat modernizasyonu, operasyonel altyapının güçlendirilmesi ve ülkenin caydırıcılık gücünün artırılmasına yönelik stratejik planları destekleyecektir.”
ATEŞKES DÖNEMİ İÇİN YENİ PLAN
İran Ordu Komutanı Hatemi’nin görüşmede, ateşkes sürecinde ordunun hazırlık seviyesinin yeniden güçlendirilmesi ve muharebe verimliliğinin artırılması için hazırlanan planı da Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a sunduğu aktarıldı.
Açıklamada, İran ordusunun operasyonel kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü vurgulandı.
PAKİSTAN TEMASI DİKKAT ÇEKTİ
Pezeşkiyan ile Hatemi arasındaki görüşmenin, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin Tahran ziyareti sırasında gerçekleşmesi dikkat çekti. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in İran’a yapması beklenen ziyaret öncesinde gerçekleşen temas, bölgedeki diplomatik hareketliliği de artırdı.

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, savaşın küresel enerji piyasalarında tarihi bir kırılmaya yol açtığını belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Petrol fiyatlarının savaşın başlangıcına göre iki katına çıktığını söyleyen Birol, Hürmüz Boğazı’nın açılmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.
“PETROL FİYATLARI İKİ KATINA ÇIKTI”
Fatih Birol, enerji piyasalarındaki sert yükselişin küresel ekonomi üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Birol, “Petrol fiyatları savaşın başlangıcına kıyasla iki katına çıktı. Bu sorunun en önemli çözümü, Hürmüz Boğazı’nın tamamen ve koşulsuz olarak açılmasıdır” ifadelerini kullandı.
GIDA FİYATLARI İÇİN DE KRİTİK UYARI
Yükselen enerji maliyetlerinin yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, tarım ve gıda sektörünü de doğrudan etkileyebileceğini belirten Birol, yaklaşan ekim sezonuna işaret etti.
“Yaklaşan ekim sezonu, bu krizin yükselen petrol fiyatları nedeniyle gıda fiyatlarında artışa yol açabileceği anlamına geliyor ve bu sadece başlangıç” dedi.
“1973’TEN BERİKİ EN BÜYÜK ENERJİ KRİZİ”
Fatih Birol, mevcut tablonun tarihteki enerji krizlerinden daha büyük sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Birol, “Bu, 1973’ten beri yaşanan en büyük enerji krizi. Bu kriz, tarihte görülen üç krizin toplamından çok daha büyük” değerlendirmesinde bulundu.

ABD istihbarat değerlendirmelerine dayanan yeni bulgular, İran’ın ABD-İsrail saldırılarıyla zarar gören askeri sanayi altyapısını tahmin edilenden daha hızlı yeniden inşa ettiğini ortaya koydu. CNN’in aktardığı bilgilere göre Tahran, ateşkes sürecinde yeniden insansız hava aracı (İHA) üretimine başladı ve bazı askeri kapasitesini aylar içinde geri kazanabilecek seviyeye ulaştı.
İSTİHBARAT RAPORLARI: BEKLENENDEN HIZLI
ABD istihbaratına aşina kaynaklar, İran’ın askeri yapılanmasının başlangıçta öngörülenin üzerinde bir hızla yeniden şekillendiğini belirtti. CNN’e konuşan yetkililer, füze rampaları, üretim tesisleri ve kritik silah sistemlerinin yeniden devreye alındığını aktardı.
Bir ABD’li yetkili ise dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu:
“İranlılar yeniden yapılanma konusunda istihbarat topluluğunun öngördüğü tüm zaman çizelgelerini aştı.”
İHA KAPASİTESİ YENİDEN YÜKSELİYOR
İstihbarat raporlarına göre İran’ın özellikle İHA üretim kabiliyeti, yaklaşık altı ay gibi kısa bir sürede yeniden eski seviyesine ulaşabilecek potansiyele sahip. Bazı değerlendirmelerde ise Tahran’ın mevcut üretim altyapısını daha da hızlandırdığı ifade ediliyor.
Uzmanlara göre bu durum, İran’ın hava ve füze sistemlerindeki kayıplarını kısa sürede telafi etme riskini gündeme taşıyor.
TRUMP VE PENTAGON CEPHESİNDE FARKLI YORUMLAR
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın askeri kapasitesine ilişkin daha sert bir tablo çizerken, “büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini” savundu.
Trump, “Donanmalarını yok ettik, hava kuvvetleri yok oldu, uçaksavarları yok oldu…” ifadelerini kullanırken, CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper ise Kongre’de yaptığı açıklamada İran savunma sanayi altyapısının büyük ölçüde imha edildiğini öne sürdü.
Cooper, “Operasyonlar İran’ın savunma sanayi altyapısının yüzde 90’ını yok etti ve yıllarca yeniden yapılanmalarını engelledi” dedi.
Ancak istihbarat değerlendirmeleri, bu açıklamalarla çelişen bir tablo ortaya koyuyor.
ÇİN VE RUSYA FAKTÖRÜ İDDİASI
CNN’in haberine göre İran’ın hızlı toparlanmasında Rusya ve Çin’den gelen dolaylı desteğin etkili olduğu değerlendiriliyor. ABD istihbarat kaynakları, Çin’in çatışma sürecinde füze üretiminde kullanılabilecek bazı bileşenleri İran’a sağlamaya devam ettiğini öne sürdü.
Çin Dışişleri Bakanlığı ise bu iddiaları reddederek, söz konusu haberlerin “gerçeklere dayanmadığını” açıkladı.
İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİ TAMAMEN YOK OLMADI
Son istihbarat raporları, İran’ın ağır kayıplar yaşamasına rağmen askeri kapasitesini tamamen kaybetmediğini ortaya koydu. Buna göre:
- Balistik füze sistemlerinin önemli bir bölümü hâlâ aktif
- İHA kapasitesinin yaklaşık %50’si korunuyor
- Hava savunma unsurları büyük ölçüde çalışır durumda
Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki kıyı savunma füzelerinin sağlam kaldığı ve bölgedeki deniz trafiği için tehdit oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

İran'da nükleer programa ilişkin yürütülen tartışmalarda dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı. İran'da iki üst düzey yetkili, Dini Lider Mücteba Hamaney'in nükleer silah üretimine yakın seviyede zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına gönderilmemesi yönünde talimat verdiğini bildirdi.
Yetkililer, Tahran'ın uranyumun yurt dışına gönderilmesinin ülkeyi ABD ve İsrail'in gelecekteki saldırılarına karşı daha savunmasız bırakacağı görüşünde olduğunu aktardı.

Hizbullah, güney Lübnan genelinde İsrail ordusuna ait mevzi, asker ve araçlara yönelik eş zamanlı saldırılar gerçekleştirdiğini duyurdu. Grup, saldırıların İsrail’in Dibil, Raşaf ve Hadatha çevresine düzenlediği İHA saldırıları ile “yoğun füze bombardımanının” ardından gerçekleştirildiğini belirtti. Hizbullah'ın açıklamasında, İsrail saldırılarında sivillerin öldüğü ve yaralandığı ifade edildi.
GÜNEY LÜBNAN’DA ÇATIŞMALAR YOĞUNLAŞTI
Grup, Deyr Siryan yakınlarında bulunan İsrail askerlerini topçu atışları ve roketlerle hedef aldığını bildirdi. Hizbullah ayrıca Kouzah bölgesindeki İsrail askerleri ve askeri araçlarına yönelik topçu saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, İran krizinin ancak Tahran yönetiminin çıkarlarını dikkate alan diplomatik bir süreçle çözülebileceğini söyledi. Moskova'nın müzakereler sonucunda alınabilecek kararların uygulanması konusunda İran ve ABD’ye destek vermeye hazır olduğunu belirten Zaharova, uranyum stoklarının geleceğine ise yalnızca Tahran'ın karar vereceğini ifade etti.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir İHA, Furun beldesinde seyir halindeki bir motosikleti hedef aldı. Saldırıda motosiklet sürücüsünün hayatını kaybettiği belirtildi.
Öte yandan İsrail topçuları, güneydeki Kabriha, Beraşit ve Kefer Dunin beldelerini bombaladı. İsrail savaş uçakları da Ganduriyye ve Tulin beldelerine iki hava saldırısı düzenledi.
Sur ilçesinde ise İsrail'e ait İHA'lar Tura ile Cenata beldelerini birbirine bağlayan yolu bombaladı. Ayrıca İsrail savaş uçakları, sabaha karşı Sur ilçesindeki Tura ile Cenata beldeleri arasındaki bölgeye hava saldırısı düzenledi.

İsrail’in, Lübnan’da Tire ve Mercayun bölgelerinde çok sayıda noktaya İHA ve topçu saldırıları düzenlediği bildirildi. Eş zamanlı başlatılan saldırılarda Tora–Jennata yolu, Kabrikha kasabası ve el-Hanniye çevresinin hedef alındığı kaydedildi.
Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre İsrail ordusu, Tire bölgesinde Tora ile Jennata kasabalarını birbirine bağlayan yol üzerinde dron saldırıları düzenledi. Mercayun’da bulunan Kabrikha kasabasının topçu atışlarıyla hedef alındığı belirtilirken, el-Hanniye çevresinde çiftçilerin İHA saldırısına hedef olduğu belirtildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi devlet haber ajansı Nour News'e yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'ın 14 maddelik teklifine yanıt verdiğini belirtti. Bekayi, İran'ın ABD'den yeni teklif aldığını ve şu anda bunları incelediğini söyledi. Pakistan'ın Tahran ve Washington arasındaki görüşmelere arabuluculuk yapmaya devam ettiğini vurgulayan Bekayi, İran'ın sunduğu 14 maddelik teklif temelinde birkaç görüşme turu yapıldığını aktardı.

İsrail güçlerinin Lübnan'ın güneyindeki Tulin kasabasına hava akını başlattığı bildirildi. İsrail savaş uçaklarının güneydeki Khiam kasabasını da hedef aldığı kaydedildi.
Lübnan'ın Ulusal Haber Ajansı (NNA), Khiam'a düzenlenen saldırının geniş çaplı olduğu bilgisini vererek, bölgeden dumanlar yükseldiğini duyurdu.
İsrail, gece saatlerinde Kfar Dounine, Froun, Sarbine, el-Numeyriye ve Tayr Debba kasabalarını hedef almıştı.

İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre Munir, İran ile ABD arasındaki arabuluculuk rolü kapsamında devam eden görüşmeler için bugün başkent Tahran’da çeşitli temaslarda bulunacak.
İran ile ABD arasındaki diplomasi sürecinin arabulucusu Pakistan'ın İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi dün Tahran'da temaslarda bulunmuştu. Nakvi bir hafta içinde ikinci kez ziyaret ettiği Tahran’da, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve mevkidaşı İskender Mumini ile görüşmüştü.

İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, Tahran yönetimi, "ülke güvenliğini bozmak" amacıyla örgüt kurma ve "terör" örgütüne üye olma suçlamalarıyla 2 kişiyi idam etti. Haberde, şahıslar hakkında "suç örgütleri oluşturarak silahlı ayaklanma, ateş açma ve terör grubunun hedefleri doğrultusunda suikast girişimi" iddialarının da bulunduğu belirtildi.

İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberinde, ABD ile İran arasında bir anlaşmaya varılması yönündeki diplomatik çabalara rağmen Tel Aviv'de Trump'ın saldırıları yeniden başlatmaya meyilli olduğu görüşünün hakim olduğu belirtildi. Haberde, bazı Körfez ülkeleri ile yakın çalışma ekibinin İran konusunda atacağı adımlara ilişkin acelesinin olmadığını duyuran ABD Başkanı Trump'a Tahran yönetimiyle anlaşmaya varması yönünde baskı yaptığı öne sürüldü.
'SALDIRI KARARI GELECEK GÜNLERDE VERİLECEK'
Kanal 13'e konuşan ismi açıklanmayan İsrailli üst düzey yetkili, Washington ile Tahran arasında kalıcı uzlaşının ancak Trump'ın taviz vermesi durumunda mümkün olabileceğini iddia ederek, İran'a saldırı seçeneğinin hala masada olduğunu savundu. İsrailli üst düzey yetkili, Trump'ın İran'a saldırılara ilişkin kararını "gelecek günlerde" vereceğini belirterek, İran'la mevcut krizin seyrinin kısa sürede netleşeceğini söyledi.
Tel Aviv yönetiminde tahminlerin aksine Trump'ın yeniden saldırı seçeneğine yönelebileceği görüşünün hakim olduğu kaydedilen haberde, İsrail ordusunun bu değerlendirmeler ışığında en yüksek alarm durumunda olduğu bildirildi.

Hizbullah, son 24 saat içinde güney Lübnan’da İsrail birlikleri, askeri araçları ve mevzilerine yönelik 24 ayrı askeri operasyon gerçekleştirdiğini açıkladı. Saldırıların insansız hava araçları ve roketlerle düzenlendiği belirtilirken, operasyonların İsrail’in ateşkes ihlalleri ile sivillere ve yerleşim bölgelerine yönelik saldırılarına karşılık olarak düzenlendiği ifade edildi.
MERKAVA TANKLARI İMHA EDİLDİ
Hizbullah’ın açıklamasında, saldırıların önemli bölümünün Haddatha kasabasında yoğunlaştığı kaydedildi. Örgüt, bölgede ilerleyen İsrail birlikleri ve zırhlı araçlarla son günlerin en yoğun çatışmalarından birinin yaşandığını öne sürdü. İsrail askerlerinin toplandığı noktalar ve askeri mevziler tekrar tekrar İHA’larla hedef alınırken, ayrı operasyonlarda en az 4 Merkava tankı ile 2 D9 buldozerinin vurulduğu belirtildi.
Hizbullah ayrıca Haddatha yönünde ilerleyen İsrail güçlerine yaklaşık 30 dakika boyunca topçu ve roket atışlarıyla karşılık verildiğini ve orta sektörde bulunan bir Hermes 450 tipi İsrail İHA’sının karadan havaya füze ile hedef alındığını bildirdi.

İran’ın Basra Körfezi Boğaz İdaresi, Hürmüz Boğazı’nda kontrollü bir denizcilik bölgesi oluşturulduğunu kaydetti. ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada, stratejik su yolundan geçecek gemilerin artık geçiş öncesinde kurumla koordinasyon kurması ve izin alması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, yeni kontrol bölgesinin boğazın doğu girişinde İran’daki Kuh-e Mubarak noktasından Birleşik Arap Emirlikleri’nin Füceyre kentinin güneyine kadar uzandığı ifade edildi. Batı girişindeki sınırların ise İran’a bağlı Keşm Adası’nın uç kısmından Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Umm el-Kayveyn bölgesine kadar devam ettiği kaydedildi.

Trump, Connecticut eyaletinde katıldığı bir mezuniyet töreninden Washington'a dönüşünde havalimanında basın mensuplarının İran'la ilgili sorularını yanıtladı. İran'la ilgili güncel durumun ne olduğu yönündeki bir soruya cevap veren Trump, şu anki durumun "tam sınırda" olduğunu dile getirdi. "Eğer bunu başarırsak (anlaşma olursa), çok fazla zaman, enerji ve en önemlisi can kurtarırız" değerlendirmesinde bulunan Trump, "Onlardan doğru yanıt almalıyız, en azından yüzde 10 doğru bir cevap olmalı, aksi durumda işler çok hızlı ilerler." dedi.
Donald Trump ayrıca, İran'da şu anda görüştükleri liderlerin eski isimlere göre daha "mantıklı" ve "makul" isimler olduklarını vurgulayarak, "Size şunu söylemeliyim ki çok iyi insanlarla muhatap oluyoruz. Yetenekli ve zeki insanlar. Umarım herkes için harika olacak bir anlaşma yaparlar." ifadesini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "İran’ı baskı yoluyla teslim olmaya zorlamak, bir hayalden ibarettir" dedi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin İran’a yönelik devam eden ekonomik ve askeri baskısına ilişkin açıklamada bulundu. Pezeşkiyan, "İran, taahhütlerini her zaman yerine getirmiş ve savaşı önlemek için her yolu denemiştir, bizim tarafımızdan tüm yollar hala açıktır. İran’ı baskı yoluyla teslim olmaya zorlamak, bir hayalden ibarettir. Diplomaside karşılıklı saygı, savaştan çok daha akıllıca, güvenli ve sürdürülebilirdir" dedi.


