
İran cephesinden ABD ile yapılacak muhtemel yeni müzakerelere ilişkin açıklama geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesine abluka uygulayarak ve ateşkesi ihlal ederek müzakere masasını bir teslimiyet masasına dönüştürmek veya savaş kışkırtıcılığını meşrulaştırmak istediğini belirterek, "Tehditlerin gölgesinde yapılacak herhangi bir müzakereyi kabul etmiyoruz. Son iki haftadır, savaş alanında yeni kozlarımızı oynamak için hazırlandık" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden İran’a yönelik açıklamalarına devam ediyor. Basın kuruluşlarını hedef alan Trump, İran’la savaşı kazandığını öne sürerek, "Bir savaşı açık ara kazanıyorum. Her şey çok iyi gidiyor. Ordumuz muhteşemdi ve eğer The New York Times gibi başarısız, Wall Street Journal gibi son derece korkunç ve iğrenç ya da artık neredeyse yok olmak üzere olan Washington Post gibi sahte habercileri okursanız, aslında savaşı kaybettiğimizi düşünürsünüz" dedi.
Trump, İran tarafının da kendisinin yalan olduğunu iddia ettiği haberleri okuduğunu ancak söz konusu haberlerin ardından donanmalarının, hava kuvvetlerinin, füze ve hava savunma sistemlerinin ve liderlerinin çoğunun ortadan kaldırıldığı gerçeğiyle yüzleştiğini ifade etti. Trump, İranlı liderlerin çoğunun öldürülmesini ise rejim değişikliği olarak nitelendirdi. Trump, "Belki de en önemlisi, bir ‘anlaşma’ olana kadar kaldırmayacağımız ablukanın İran’ı tamamen çökerttiğini görüyorlar. Günde 500 milyon dolar kaybediyorlar. Bu, kısa vadede bile sürdürülemez bir rakam" dedi.
ABD karşıtı olan medya kuruluşlarının İran’ın savaşı kazanmasını istediğini ancak bunun mümkün olmadığını ifade eden Trump, "Çünkü yönetimde ben varım. Bu vatansever olmayan kişiler seçimde bana karşı sahip oldukları sınırlı gücün tamamını nasıl kullandılarsa, İran konusunda da aynısını yapmaya devam ediyorlar. Sonuç aynı olacak, zaten öyle" dedi.

Pentagon'un, askeri çatışma kayıplarını paylaştığı veri tabanındaki güncelleme ABD'nin İran'a yönelik "Destansı Öfke Operasyonu" sürecindeki kayıplarını ortaya koydu.
Son güncellemeye göre 28 Şubat'ta başlayan saldırılar ve İran'ın misillemeleriyle devam eden "savaşta" şimdiye kadar 415 ABD askeri yaralanırken 13 asker hayatını kaybetti.

İran Dışişleri Bakanlığına ait internet sitesinde dün gerçekleşen telefon görüşmesinin detayları paylaşıldı.
Buna göre Erakçi, Pakistan’ın ateşkes rolü için teşekkür ederken, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve "ABD’nin tehditlerinin diplomatik sürecin ilerlemesini sekteye uğrattığını" vurguladı. Erakçi ayrıca, ülkesinin konunun tüm boyutlarını dikkate alarak sürecin nasıl devam edeceğine karar vereceğini söyledi.
İki bakan görüşmede, bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla istişarelerin sürdürülmesinin gerektiğini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılacak muhtemel anlaşmaya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Trump, İran ile 2015 yılında yapılan Ortak Kapsamlı Eylem Planı'ndan (JCPOA) daha iyi bir anlaşma yapacaklarını belirterek, "İran’la yapmakta olduğumuz anlaşma, yaygın olarak ‘İran Nükleer Anlaşması’ olarak bilinen JCPOA’dan çok daha iyi olacak. Bu anlaşma, Barack Obama ve uykucu Joe Biden tarafından imzalandı ve ülkemizin güvenliğiyle ilgili yapılmış en kötü anlaşmalardan biriydi. Bu, nükleer silaha giden garanti bir yoldu; üzerinde çalıştığımız anlaşmayla bu olmayacak ve olamaz" dedi.
Önceki yönetimlerin İran’a 1,7 milyar dolar gönderdiğini ifade eden Trump, "İran yönetimi, bu parayı dilediği gibi harcadı. Washington DC, Virginia ve Maryland’deki bankalardaki tüm nakit boşaltıldı. Bankacılar bunun gibi bir şey daha önce görmediklerini söyledi. Ayrıca İran’a yüz milyarlarca dolar ödendi. Eğer o anlaşmayı sonlandırmasaydım, nükleer silahlar İsrail’de ve Orta Doğu’nun her yerinde, hatta değerli ABD askeri üslerimizde kullanılmış olacaktı" dedi.
Basını hedef alan Trump, JCPOA hakkında bazı basın kuruluşlarının yalan haberler yaptığını belirterek, "Trump döneminde bir anlaşma yapılırsa, bu yalnızca İsrail ve Orta Doğu için değil, Avrupa, Amerika ve dünyanın tamamı için barış, güvenlik ve emniyeti garanti altına alacak. Bu, beceriksiz ve korkak liderlik nedeniyle katlanmak zorunda kaldığımız yıllar süren utanç ve aşağılanmanın aksine dünyanın gurur duyacağı bir şey olacak" dedi.
Demokratları hedef alan Trump, "Demokratlar, İran konusunda bulunduğumuz son derece güçlü konumu zayıflatmak için ellerinden geleni yapıyor" dedi.
Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı, Kore Savaşı, Vietnam Savaşı ve Irak Savaşı’nın yıllarca sürdüğünü hatırlatan Trump, "İran'ı 6 haftada yeneceğimi vaat ettiğimi söylemeyi seviyorlar. Oysa askeri açıdan bu çok daha hızlı gerçekleşti, ancak ABD'yi olabileceğinden daha kötü bir anlaşma yapmaya zorlamalarına izin vermeyeceğim. Sahte habercilerin benim anlaşma yapmak için baskı altında olduğumu yazdığını okuyorum. Bu doğru değil, baskı altında değilim. Üstelik her şey hızlı bir şekilde gerçekleşecek. Zaman benim düşmanım değil. Tek önemli olan, diğer başkanların cesaret ve öngörüden yoksun olmaları nedeniyle çözüme kavuşturmadığı İran meselesini 47 yıl sonra nihayet çözüme kavuşturmak. Bu işin içindeyiz ve doğru şekilde tamamlanacak" dedi.
Kendisinin yıllarca İran'ın tehlikeli olduğunu ve bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğini söylediğine dikkat çeken Trump, "Şimdi ordumuzun ve Trump yönetiminin başarılarını küçümseyen hain, zayıf ve zavallı Demokratların buna engel olmasına izin vermeyeceğiz. Bu operasyon, Venezuela ölçeğinde mükemmel biçimde icra ediliyor, sadece daha büyük ve karmaşık. Sonuç aynı olacak. Birinci dönemimde ülkemizin gördüğü en büyük orduyu kurdum, Uzay Kuvvetleri'ni de buna dahil ettim. İkinci dönemimde ise bu orduyu, diğerlerinin bize bıraktığı sorunları çözmek için yerinde ve doğru bir şekilde kullanıyorum" dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'li üst düzey yetkililerinin İran’a yönelik açıklamalarına cevap vererek, “Onlar İran’ın teslim olmasını istiyor. İran halkı zorbalığa boyun eğmez.” dedi.
Pezeşkiyan, ABD merkezli X sosyal medya platformundan ABD’ye ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ülkesinde ABD’ye karşı tarihten gelen derin bir güvensizlik bulunduğunu ve ABD’li yetkililerin son zamanlarda yaptığı açıklamaların yapıcılıktan uzak ve çelişkili olduğunu belirten Pezeşkiyan, “Taahhütlere bağlı olmak mantıklı diyalogun temelidir. Onlar İran’ın teslim olmasını istiyor. İran halkı zorbalığa boyun eğmez.” dedi.

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, İran'ın güneyindeki Basra Körfezi'nde bulunan Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nden tüm personelin tahliye edildiğini bildirdi.
TASS haber ajansına göre, Likhachev, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD ile İsrail'in İran’a saldırısında hedef alınan Buşehr Nükleer Enerji Santrali'ndeki duruma ilişkin bilgi verdi.
Santralden tahliye sürecinin sona erdiğini belirten Likhachev, "Tahliyeyi tamamladık. Çatışmaların başlamasından bu yana 600’den fazla kişiyi tahliye edip Rusya’ya gönderdik. Arkadaşlar şimdi dinleniyor ve kendilerine geliyorlar." ifadelerini kullandı.
Santral alanında sadece gönüllülerin kaldığını aktaran Likhachev, Buşehr sahasında 20 kişi, Tahran’da ise 4 kişinin bulunduğunu dile getirdi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında Buşehr Nükleer Enerji Santrali hedef olmuştu. Saldırılarda 1 kişi hayatını kaybetmişti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, saldırıları “yasa dışı ve pervasız” olarak nitelendirerek, Moskova’nın santraldeki durumun tehlikeli bir eşiğe yaklaştığına dair uluslararası toplumun ve dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için çaba gösterdiğini duyurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafının Pakistan’daki görüşmelere katılmayacağı yönünde çıkan haberlere rağmen, "İran ile anlaşma bugün Pakistan'da imzalanacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınına İran’a dair çelişkili açıklamalarda bulundu. İran tarafının Pakistan’daki görüşmelere katılmayacağı yönünde çıkan haberlere rağmen Trump, İran’ın barış görüşmelerine katılmayacağı iddiasını reddederek, "İran ile anlaşma bugün Pakistan'da imzalanacak" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Bloomberg'e verdiği mülakatta Başkan Yardımcısı JD Vance'in bugün ilerleyen saatlerde Pakistan'a gideceğini ve müzakerelerin salı günü başlamasının planlandığını belirtti. ABD Başkanı, İran'la geçici ateşkese dair bir soruya, bu sürede bir anlaşma sağlanamaması durumunda iki haftalık geçici ateşkesi uzatmasının oldukça düşük ihtimal olduğunu kaydetti. Trump ayrıca, anlaşma kesinleşene kadar İran limanlarına yönelik ablukanın süreceğini sözlerine ekledi.

Yarı resmi haber ajansı Tasnim, İran'ın Pakistan’daki müzakerelere katılmama kararında şu ana kadar değişiklik olmadığını belirtti. Haberde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Pakistan’daki müzakerelere katılacağı yöndeki haberlerin İran’ın kararını etkilemediği ifade edildi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nda devam eden deniz ablukası ile ABD’nin aşırı taleplerinin müzakerelerin sonraki turu için engel teşkil ettiği vurgulandı.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran'a yönelik saldırıları konusunda "İsrail’in kendisini ikna etmediğini" savundu. Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. "İsrail’in kendisini İran'la savaşa asla ikna etmediğini" öne süren Trump, "7 Ekim’in sonuçları ve İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki ömür boyu süren görüşünün" etkili olduğunu iddia etti.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ile İran arasında Pakistan'da gerçekleştirilecek müzakerelerde bir ilerleme kaydedilmesi halinde, İranlı üst düzey liderlerle görüşmeye hazır olduğunu belirtti. ABD-İran ateşkesinin sona ermesine 2 gün kala görüşmelerin aciliyet taşıdığına dikkat çekilen mülakatta Trump, görüşmelerde bir ilerleme sağlanması durumunda İranlı yetkililerle masaya oturmaya açık olduğunu ifade etti. Trump, “Eğer görüşmek isterlerse benim için hiçbir sorun yok, çok yetenekli isimlerimiz var ama onlarla görüşmek benim için sorun değil” değerlendirmesinde bulundu.
Müzakerelerin merkezinde tartışmaya kapalı tek bir talebin yattığını vurgulayan Trump, İran'ın nükleer silah elde etme arayışından tamamen vazgeçmesi gerektiğini belirtti. Trump, “Nükleer silahlardan kurtulmalılar. Her şey bu kadar basit. Nükleer silah olmayacak” ifadelerini kullandı. İran'ın bu şartlara uyması halinde potansiyeline ulaşabileceğini belirten Trump, “Harika bir ülke olabilir, gerçekten olabilir” dedi. ABD'nin İran'a ait gemilere el koymak gibi önlemleri artırıp artırmayacağı sorusuna yanıt veren Trump, “Şu an sizinle bu konuya girmek istemiyorum. Ne olabileceğini tahmin edebilirsiniz. Sonuçları pek iyi olmaz” açıklamasını yaptı.

Truth Social hesabından yeni bir paylaşım yapan Trump, İsrail'in kendisini İran'la savaşa ikna etmediğini vurgulayarak, "7 Ekim'in sonuçları, İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki ömür boyu süren görüşümü pekiştirdi. Sahte haber yapan yorumcuları ve anketleri tam bir inanmazlıkla izliyor ve okuyorum. Söylediklerinin yüzde 90'ı yalan ve uydurma hikâyelerden ibaret, tıpkı 2020 Başkanlık seçimlerinde anketlerin de hileli olduğu gibi. Medyanın bahsetmekten hoşlanmadığı Venezuela'daki sonuçlar gibi, İran'daki sonuçlar da şaşırtıcı olacak. Ve eğer İran'ın yeni liderleri akıllıysa, İran'ın harika ve müreffeh bir geleceği olabilir" ifadelerini kullandı.

Fox News'e konuşan ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'la bugün anlaşma yapılacağını söylediği kaydedildi.
New York Post'a da ayrı bir demeç veren Trump, "Vance ve heyeti taşıyan uçak Pakistan yolunda. Birkaç saate varmış olacaklar. İranlılarla görüşmenin gerçekleşmesi gerekiyor. Kimsenin oyun oynadığını sanmıyorum." açıklamasını yaptı.
Trump, "ateşkes biterse bombaların patlayacağını" belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından açıklamalarda bulunarak, "İran dün Hürmüz Boğazı'nda ateş etmeye karar verdi. Ateşkes anlaşmasının tam bir ihlali! Çoğu mermi bir Fransız ve bir İngiliz gemisini hedef aldı. Hoş değildi, değil mi? Temsilcilerim Pakistan'ın İslamabad kentine gidiyor. Müzakereler için yarın akşam orada olacaklar. İran kısa süre önce Boğazı kapatacağını duyurdu, ki bu tuhaf, çünkü bizim donanmamız zaten boğazı kapatmış durumda. Farkında olmadan bize yardım ediyorlar ve boğazın kapanmasıyla günde 500 milyon dolar kaybedenler de onlar! ABD ise hiçbir şey kaybetmiyor. Aslında, şu anda birçok gemi, her zaman “sert adam” olmak isteyen Devrim Muhafızları'nın nezaketi sayesinde, yük almak üzere ABD'ye, Teksas'a, Louisiana'ya ve Alaska'ya doğru yol alıyor! Çok adil ve makul bir anlaşma sunuyoruz ve umarım bunu kabul ederler çünkü eğer etmezlerse, ABD İran'daki her bir elektrik santralini ve her bir köprüyü yerle bir edecek. Artık iyi adam yok! Hızla ve kolayca yıkılacaklar ve eğer anlaşmayı kabul etmezlerse, son 47 yıldır diğer başkanlar tarafından İran'a yapılması gerekeni yapmak benim için bir onur olacaktır. İran ölüm makinesinin sona erme zamanı geldi" ifadelerini kullandı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, eski Washington Büyükelçisi Simon Karam'ın başkanlığındaki bir heyetin İsrail ile müzakerelere başlayacağını duyurdu.
İSRAİL BASININDAN GÖRÜŞME İDDİASI
İsrail basını ise İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile Lübnanlı mevkidaşı Nada Hamadeh Moawad arasında yapılacak doğrudan görüşmelerin ikinci turunun perşembe günü Washington'da gerçekleştirileceğini öne sürdü.

İran'da online uçak bileti satışı yapan internet sitelerine göre, İran’da uluslararası uçak seferleri tekrar başlıyor. İran Sivil Havacılık Kurumu’nun Meşhed Havalimanı’ndan uluslararası uçak seferlerine ilişkin bilet satışına izin vermesiyle birlikte, Meşhed-İstanbul seferinin salı günü yerel saatle 07.00’da gerçekleştirilmesi planlanıyor.
ABD ve İsrail saldırılarına hedef olan İran’dan, uzun bir aradan sonra, Türkiye’ye ilk uçak seferinin yarın gerçekleştirilmesi bekleniyor.

Hizbullah, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde oluşturduğu hattı "direnişle" kıracağını belirterek, İsrail'in geri çekilmesi şartıyla ateşkesi desteklediklerini kaydetti. Lübnan'daki hiç kimsenin grubu silahsızlandıramayacağı vurgulanan Hizbullah açıklamasında, İsrail ile doğrudan görüşmeleri sonlandırmanın Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın "faydasına olduğu" ifade edildi.

İran'ın Moskova Büyükelçisi Kazım Celali, ABD-İsrail'in ülkeye saldırılarıyla başlayan savaşta, Rusya'nın İran'a askeri ve istihbarat yardımı sağladığı iddialarını yalanladı. Moskova'nın Tahran'a istihbarat ve askeri yardım sağladığı iddialarına ilişkin bir soru üzerine Celali, "Bu doğru değil. Batı da bunu kabul etti; bu iddia yanlış." dedi.
Rusya ile önceden belirlenmiş bazı anlaşmalar yaptıklarını ve söz konusu anlaşmaların bu savaştan çok önce imzalandığını söyleyen Celali, "(Yapılan anlaşmalar) Hiçbir şekilde bu savaşla bağlantılı değildir. Şu anda uygulanmakta ve hayata geçirilmektedir. Ancak Rusya'nın bu savaşta özel olarak askeri destek sağladığı iddiası doğru değildir." diye konuştu.

Pakistanlı yetkililer, Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir'in, ABD Başkanı Donald Trump'a "Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınmasının İranlılarla görüşmelerde engel teşkil ettiğini" söylediğini belirtti. Trump'ın buna karşılık "öneriyi göz önünde bulunduracağını" ifade ettiği belirtildi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD ile İsrail'in saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan çatışma nedeniyle gemi trafiğinin büyük ölçüde kesildiği Hürmüz Boğazı'nın olağan seyrüsefere açık olması gerektiğini belirtti.
DİPLOMATİK ÇÖZÜME DESTEK
Şi, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki duruma ilişkin, Çin'in, acil ve kapsamlı bir ateşkesi savunduğunu, anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik araçlarla çözümüne bağlı kalarak barışı tesis etmeye yönelik tüm çabaları desteklediğini vurguladı.
Çin lideri, ülkesinin, bölgedeki ülkelerin iyi komşuluk, kalkınma, güvenlik ve işbirliğine dayalı ortak bir yuva inşa etmesini, kaderlerini ve geleceklerini ellerine alarak bölgede kalıcı barışı ve istikrarı tesis etmesini desteklediğini bildirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in resmi ikametgahı olan Kremlin Sarayı'nın Sözcüsü Dmitriy Peskov iç ve dış siyasete ilişkin açıklamalar yaptı. Orta Doğu'da yaşanan ABD-İran gerginliğine değinen Peskov, "Biz, müzakere sürecinin gerçekten devam edeceğini ve bu sayede askeri bir senaryoya doğru daha fazla tırmanmanın önlenmesini umuyoruz. Aksi takdirde hem bölgedeki güvenlik hem de dünya ekonomisi için çok daha olumsuz sonuçlar doğabilir" dedi.
Moskova'nın şu anda Orta Doğu'daki müzakere sürecinde arabulucu konumunda olmadığını belirten Peskov, "Daha önce de çeşitli seviyelerde defalarca ifade edildiği gibi, barışçıl bir çözüme ulaşılması ve ilgili bir anlaşmaya varılması için gerekli her türlü desteği sağlamaya elbette hazırız" ifadelerini kullandı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, yapılacak müzakerelerin İsrail'in güney bölgelerdeki işgaline son vermeyi ve orduyu uluslararası kabul görmüş güney sınırına konuşlandırmayı amaçladığını belirtti. Ateşkesin korunması ve müzakerelerin başlaması amacıyla Trump ile temaslarının devam edeceğini aktaran Avn, "Müzakere ekibinin hedeflerine ulaşabilmesi için en geniş ulusal desteğin eşlik etmesi gerekmektedir." ifadelerini kullandı.
TRUMP'TAN LÜBNAN'A DESTEK
Lübnan Cumhurbaşkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Avn'ın İsrail'le müzakere sürecinin başlaması konusunda Trump ile yaptığı görüşme hakkında bilgi verildi. Avn, Trump'ın Lübnan'ın talebine tam bir anlayış ve duyarlılık gösterdiğini ve özellikle Lübnan'ın güneyi olmak üzere tüm topraklarında egemenliğinin yeniden tesisine yönelik müzakere sürecinin başlatılması için İsrail nezdinde devreye girdiğini kaydetti.



Haaretz gazetesinin haberinde, İsrail halkının, "her an bir yok oluş tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna ve bu nedenle askeri güç kullanmaları gerektiğine inandığı" ifade edildi. İsrail’de her zaman "yalnızca tam güçle ilerlenirse biraz daha fazlasının başarılabileceğine" dair genel bir inanış bulunduğuna işaret edilen haberde, yapılan tüm anketlerde büyük çoğunluğun İran ile varılan ateşkesten duyduğu hayal kırıklığını dile getirdiği ifade edildi.
'İSRAİLLİLER SALDIRILARIN DEVAM ETMESİNİ İSTİYOR'
İsraillilerin, ölüm tehlikesine rağmen İran'a yönelik saldırıların sürmesini istediği belirtilen haberde, bunun nedeninin güvenlik hissinin ancak düşmanın yeryüzünden silinerek mağlup edilmesiyle tatmin edilebildiği vurgulandı. Haberde, İsrail toplumunda yerleşmiş "savaş ve yok olma korkusunun mu Netanyahu’yu şekillendirdiği, yoksa Netanyahu’nun toplumdaki bu güvenlik kaygısını fark ederek siyasi bir araca dönüştürdüğünün mü?" sorusunun belirsizliğini koruduğu kaydedildi.
'SÜREKLİ YENİ SAVAŞLAR BAŞLATABİLİYOR'
Haberde, Netanyahu’nun sürekli yeni cephelerde savaş başlatabildiği, muhalefet liderlerinin ise en fazla onun seçimleri ertelemeye çalıştığını söylemekle yetindiği ancak savaşlar konusunda kendisini eleştirmekten kaçındığı ifade edildi. İsrail’de her savaşın, ülkenin savaşmaktan başka seçeneği olmadığı düşüncesiyle meşrulaştırıldığına dikkati çekilen haberde, asıl tehlikenin Netanyahu’nun şahsından ziyade, "savaşı kaçınılmaz tek seçenek" gibi sunan bu sürekli döngü olduğu vurgulandı.

Bangladeş resmi ajansı Bangladesh Sangbad Sangsthanın (BSS), Bangladeş Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya dayandırdığı haberine göre, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade ile Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında bir araya geldi.
Görüşmede, Rahman, İran'ın daha önce tanıdığı geçiş iznine rağmen boğazda bekletilen Bangladeş bayraklı "Banglar Joyjatra" adlı geminin güvenli geçişi için İran'dan destek talep etti. Rahman, ayrıca, İran'ın daha önce Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilen ülkeler arasına Bangladeş'i de dahil etmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti.
Hatibzade de İran'daki ilgili makamlara konuyla ilgili gerekli talimatların verildiğini bildirdi. Taraflar, söz konusu duruma ilişkin iletişimi sürdürme konusunda mutabık kaldı.

İran basınında yer alan haberlere göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında bölgesel gelişmeler ve diplomasi trafiğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleştirilmesi öngörülen ikinci tur görüşmelere değinen Bekayi, an itibarıyla Washington yönetimiyle yeni bir müzakere planlarının masada olmadığını bildirdi. ABD'nin söylem ve eylemleri arasındaki tutarsızlıklara dikkati çeken Bekayi, bu tablonun İran kamuoyundaki güvensizliği artırdığını ve Tahran'ın ulusal menfaatleri doğrultusunda hareket edeceğini vurguladı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "savaşın kimsenin yararına" olmadığını, gerilimi azaltmak için her türlü akılcı ve diplomatik yolun kullanılmasının gerektiğini söyledi. Bölgesel ve uluslararası gelişmelere yaklaşımda akılcı bir tutumun önemine dikkati çeken İran Cumhurbaşkanı, "düşmana karşı (ABD-İsrail) güvensizlik ve ilişkilerde dikkatli olmanın da kaçınılmaz bir gereklilik" olduğunu vurguladı.
İSLAM DÜNYASINA YAKINLAŞMA ÇAĞRISI
İslam dünyasında yakınlaşmanın gerekliliğine değinen Pezeşkiyan, "İslam ülkeleri arasındaki birliğin güçlendirilmesi, komplolarla mücadele etmenin ve dış güçlerin suistimalini önlemenin en önemli yoludur. Dayanışma, samimiyet ve ortak katılım sayesinde bu süreç aşılabilir ve ülkenin izzet ve ilerleme yolu sürdürülebilir." ifadelerini kullandı.



Hizbullah, geçici ateşkese yönelik ihlallerini sürdürdüğü gerekçesiyle dün Lübnan'ın güneyinde İsrail ordusuna ait araçları hedef aldıklarını açıkladı. Hizbullah'tan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun 3 gündür devam eden ateşkesi ihlal etmeyi sürdürdüğü ifade edildi.
Açıklamada, dün Lübnan'ın güneyindeki Taybe beldesinden Deyr Siryan beldesinin Sala bölgesine ilerleyen 8 zırhlı araçtan oluşan İsrail ordusu konvoyunun daha önce yerleştirilmiş el yapımı patlayıcıyla hedef alındığı kaydedildi. Saldırının 2 dalga halinde gerçekleştirildiği ve İsrail ordusuna ait 4 Merkava tankının imha edildiği belirtildi.

İsrail ordusu, devam eden ateşkese rağmen askeri faaliyetleri gerekçe göstererek, sınır bölgeleri ve bazı köyler için tahliye emri yayınladı. İsrail ordusu
sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki birçok bölgeyi sıralayarak, sivillerin bölgede kurulan "hattın" güneyine geçmelerinin yasak olduğunu belirtti.

İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı İbrahim Azizi, Tahran yönetiminin ABD ile görüşmelere devam etme kararı aldığını ancak bunun "her ne pahasına olursa olsun müzakere etmek" ve "karşı tarafın uyguladığı her yaklaşımı kabul etmek" anlamına gelmediğini belirtti.
Al Jazeera'ye demeç veren Azizi, İran'ın İslamabad'a bir ekip gönderip göndermeyeceği sorusuna, bunun Tahran'ın olumlu işaretler alıp almamasına bağlı olduğunu yanıtını verdi. İran'ın kırmızı çizgiler belirlediğini vurgulayan Azizi, bunlara "uyulması gerektiğini" kaydetti.

İran güçleri, ABD’nin Umman Körfezi’nde bir İran gemisine ateş açarak durdurmasına misilleme olarak ABD gemilerine insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenledi. Yarı resmi Tasnim ajansının haberine göre, TOUSKA adlı konteyner gemisine ABD güçlerinin müdahalesinin ardından İran’a ait İHA’lar ABD gemilerine yönlendirildi. Ajans, hedeflerin askeri mi yoksa ticari mi olduğuna dair bir bilgi paylaşmadı.
İRAN, TOUSKA'YA SALDIRIYI DOĞRULADI
İran, ABD güçlerinin TOUSKA'yı ele geçirdiğini doğrulayarak, bu adımı, Pakistan’ın arabuluculuğunda sağlanan iki haftalık ateşkesin ihlali olarak niteledi.
Hatemül Enbiya Merkez Karargâhı, ABD güçlerinin geminin navigasyon sistemini devre dışı bırakarak gemiye çıktığını bildirdi. Gemi takip verileri, TOUSKA’nın 12 Nisan’da Malezya’nın Port Klang limanından ayrıldığını gösteriyor.

İran basını, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin açıklama yaptı. Pezeşkiyan'ın görüşmede ABD'nin müzakereler ve ateşkes döneminde taahhütlerini sürekli ihlal ettiğine, zorbalık ve akıl dışı tutumuna dikkat çektiği belirtildi. Pezeşkiyan, ABD’nin sözde İran’a yönelik deniz ablukasındaki kışkırtıcı ve yasadışı eylemlerinin ateşkes mutabakatının açık bir ihlali ve BM Şartı'na aykırı olduğunu belirterek, "Bu tür eylemler, ABD’li yetkililerin İran'a yönelik tehditkar söylemiyle birleştiğinde ABD'nin ciddiyetine duyulan güvensizliği artırmakta, Washington'ın önceki kalıpları tekrarlaması ve diplomasiye ihanet etmek istediğini her zamankinden daha açık biçimde ortaya koymaktadır" dedi.
Pezeşkiyan ayrıca, İran'ın ABD ve siyonist rejimin muhtemel yeni maceraperestliklerine karşı toprak bütünlüğünü savunacağını vurguladı.

İran basını, ABD Başkanı Donald Trump’ın Umman Denizi’nde İran’a ait kargo gemisi TOUSKA’ya el koydukları yönündeki açıklamasını yalanladı. İran basınında yer alan haberde söz konusu geminin adına yer verilmezken, "Umman Denizi çevresindeki sulara konuşlanan ABD terör kuvvetleri, bir İran ticaret gemisini İran karasularına geri dönmeye zorlamak amacıyla ateş açtı. Ancak İran gemisine destek sağlamak üzere Devrim Muhafızları deniz birliklerinin zamanında bölgeye ulaşması ve hızlı müdahalesi sayesinde Amerikalılar geri çekilmek ve bölgeden kaçmak zorunda kaldı" denildi.
"ŞU AN ABD DENİZ PİYADELERİ GEMİNİN KONTROLÜNÜ ELİNDE BULUNDURUYOR"
Trump, "ABD Donanması'na ait güdümlü füze destroyeri USS SPRUANCE, TOUSKA'ya Umman Denizi'nde durması yönünde açık bir uyarıda bulundu. İran mürettebatı bu uyarıya uymayı reddedince donanma gemimiz, makine dairesine açtığı ateşle gemiyi durdurdu" ifadelerini kullanmıştı.
Geminin kontrolünün şu anda ABD deniz piyadelerinde olduğunu ifade eden Trump, "TOUSKA, daha önce gerçekleştirdiği yasadışı faaliyetler nedeniyle ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alıyor. Gemi tamamen bizim kontrolümüzde; şu an içinde ne olduğuna bakıyoruz" demişti.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’a ait yaklaşık 275 metre uzunluğunda ve bir uçak gemisiyle neredeyse aynı ağırlığa sahip olan TOUSKA adlı kargo gemisinin ablukayı geçmeye çalıştığını belirterek, "Bu girişim onlar için iyi sonuçlanmadı. ABD Donanması'na ait güdümlü füze destroyeri USS SPRUANCE, TOUSKA'ya Umman Denizi'nde durması yönünde açık bir uyarıda bulundu. İran mürettebatı bu uyarıya uymayı reddedince donanma gemimiz, makine dairesine açtığı ateşle gemiyi durdurdu" dedi.
Geminin kontrolünün şu anda ABD deniz piyadelerinde olduğunu ifade eden Trump, "TOUSKA, daha önce gerçekleştirdiği yasadışı faaliyetler nedeniyle ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alıyor. Gemi tamamen bizim kontrolümüzde; şu an içinde ne olduğuna bakıyoruz" dedi.

ABD ile İran arasındaki müzakereler çıkmaza girdi. İran basını, İran hükümetinin ABD ile Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması beklenen müzakerelerin ikinci turuna katılmayı reddettiğini öne sürdü.
İran basını, İran hükümetinin söz konusu kararı ABD’nin aşırı talepleri, gerçekçi olmayan beklentileri, sürekli değişen tutumu ve ateşkes ihlali olarak değerlendirdiği devam eden deniz ablukası nedeniyle aldığını belirterek, verimli bir müzakere için umut görüşmediği ifade edildi.
İran basını, daha önce yayınladığı haberlerde İran hükümetinin Hürmüz Boğazı’ndaki ABD ablukası nedeniyle Pakistan’a bir müzakere heyeti gönderme konusunda herhangi bir karar almadığını öne sürmüş, "İran heyeti, Trump'ın İran'a karşı uyguladığı deniz ablukası yürürlükte olduğu sürece müzakere yapılmayacağını vurguladı" ifadelerini kullanmıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ile bir araya geldi. Netanyahu, Milei ile yaptığı ortak açıklamada İran’a yönelik saldırıların "henüz sona ermediğini" belirterek, "Her an yeni gelişmeler yaşanabilir. Yarın ya da yarından sonra neler olacağını kim bilebilir?" ifadelerini kullandı. Netanyahu ayrıca, ABD ve İsrail’in hedeflerine ulaşacağını belirtti.


