
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü'nden (UKMTO) yapılan açıklamada, Umman açıklarında seyir halindeki bir kargo gemisine kaynağı belirsiz merminin isabet ettiği belirtildi.
Söz konusu kargo gemisinin köprü kısmında hasar oluştuğu aktarılan açıklamada, saldırıya maruz kalan gemide can kaybı veya yaralanma olmadığı bilgisi paylaşıldı.
Umman açıklarından geçtiği sırada geminin saldırıya uğradığı yönünde ihbar alındığı aktarılan açıklamada, gemide çevre kirliliğine yol açabilecek bir durum olmadığı kaydedildi.
İlgili makamların olayla ilgili soruşturma başlattığına kaydedilen açıklamada, bölgeden geçen gemilere dikkatli olmaları ve şüpheli herhangi bir durumda İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi'ne bildirmeleri uyarısında bulunuldu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Bahreyn'in başkenti Manama'da gazetecilere yaptığı açıklamada, katıldığı Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Toplantısı'nın verimli geçtiğini belirterek, Körfez ülkelerinin endişelerini dile getirdiğini söyledi.
Körfez ülkeleriyle ülkesi arasındaki ortaklığın önemine dikkati çeken Rubio, ABD'nin bölgedeki ortakları için tehdit oluşturacak hiçbir eyleme onay vermeyeceklerini dile getirdi.
Rubio, İran ile anlaşma imzalamaya istekli olduklarına dikkati çekerek, yapılacak herhangi bir anlaşmanın ABD'nin bölgedeki ortaklarının güvenliklerini riske atmayacaklarını vurguladı.
ABD Dışişleri Bakanı, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alınmasını hiçbir Körfez ülkesinin hiçbir şekilde desteklemediğine vurgu yaptı.
Rubio, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçememesinin İran ile imzalanan mutabakat zaptının ihlali anlamına geldiğini, bunun sorun olacağını ve karşılık vereceklerini söyledi.
ABD'nin ev sahipliğinde Lübnan ile İsrail arasında devam eden görüşmelerin sonuçlarının iyi olduğunu belirten Rubio, bugün sürecek görüşmelerde kaydedilen ilerlemenin daha da geliştirilmesini umduğunu aktardı.
Rubio, İran'ın petrol gelirlerini herhangi bir vekil gücü silahlandırmak için kullanması durumunda anlaşmanın yapılmayacağını vurguladı.
İran'ın "radikal din adamları" tarafından yönetilen bir sisteme dayandığını söyleyen Rubio, bu durumun devam ettiğini aktardı.
Rubio, İran yönetimine işaret ederek, "Siyasi kesimlerde daha esnek ve bizimle çalışmaya daha istekli görünen bazı kişiler var. Biz de onlarla görüşmeler yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
ABD ile Umman arasındaki ilişkilerin iyi olduğunu belirten Rubio, Umman'ın da Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için ücret alınmasına karşı olduğunu ilettiğini ifade etti.

İsrail'in güney Lübnan'da bir araca İHA saldırısı düzenlediği kaydedildi. Saldırıda 2 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin dondurulan İran varlıklarının yalnızca Amerikan tarım ürünleri alımında kullanılacağı yönündeki iddialarını yalanladı.
Kalibaf, X platformundaki paylaşımında, "ABD, dondurulan varlıklarımızın onların tarım ürünlerini almak için kullanılacağı yalanını söylüyor. İlginç. Hasat ettiğimiz tek ürün, sizin ektiğiniz şey; on yıllardır süren güvensizlik. Bu organik, bol ve yerli. Ama görünen o ki ABD yalnızca GDO'lu soya fasulyesi, bozuk vaatler ve saçma sapan konuşmalar ihraç ediyor" ifadelerini kullandı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı'na (NNA) göre, İsrail ordusu ateşkesi ihlal ederek Ain Arab köyünde evleri ateşe verdi. Saldırının dün itibarıyla köy sakinlerine yapılan tahliye uyarılarının ardından geldiği belirtildi.
Ain Arab sakinleri, Lübnan ordusunun haftalardır kapalı olan Ain Arab ile El-Mari kasabası arasındaki yolu yeniden açmasının ardından bir gün önce köylerine dönmüştü.

Bahreyn'e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında basına demeç veren ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti veya benzeri bir uygulamaya destek vermediğini belirterek, İran'ın ücret talebine kapıyı kapattı. Rubio, İran için bir yeniden yapılandırma fonunun Körfez ülkeleriyle görüşülmediğini de sözlerine ekledi.
İRAN'A ATEŞKES UYARISI
Rubio, Körfez ülkelerinin endişelerini paylaştığını ifade ederek, "Biz sadece gemilerin geçip geçmediğiyle ilgileniyoruz. Gemiler geçmezse bu, İran'la yaptığımız anlaşmanın doğrudan ihlali olur" dedi. Rubio, Ummanlı yetkililerin Hürmüz'de ücretlendirme sistemine sıcak bakmadığını kaydetti.
ABD'li Bakan, Lübnan için barışçıl bir gelecek istediklerini vurguladı.
"ABD'DEN DAHA BÜYÜK TEHDİT"
Rubio, Avrupa'nın askeri üs kullanımına izin vermemesinin kıta ile ABD arasındaki ittifakı zayıflattığını söyledi. İran'ın, ABD'den ziyade Avrupa için daha büyük bir tehdit olduğunu ifade eden Rubio, bu durumun transatlantik ilişkilerdeki stratejik dengesizliğe işaret ettiğini belirtti.
İran basını, ateşkes anlaşmasına göre ülkeye oluşturulacak yeniden yapılandırma fonuyla yatırım yapılabileceğini duyurmuştu. Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı kullanan gemilerin ücret ödemek zorunda olduğunu bildirmişti. Devrim Muhafızları, Hürmüz'den İran ile koordine olmadan geçmeye çalışacak gemilere müdahale edeceğini açıklamıştı.

Yonhap'ın haberine göre Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının ardından bölgede kalan Güney Kore'ye ait 26 gemiden 13'ünün çıkış yaptığını duyurdu.
Güney Koreli yetkililer, İran ile gemilerinin Hürmüz'den ayrılabilmesi için diplomatik görüşmeler yürütmüştü. İran, Güney Kore ile gemilerin geçişi konusunda anlaşma sağladıklarını duyurmuştu.

Avrupa Birliği, Venezuela'nın deprem sonrası toparlanma çabalarına destek olmak amacıyla uydu izleme sistemi Copernicus'u harekete geçirdi. AB'nin dış yardımlardan sorumlu Komiseri Hadja Lahbib, sosyal medya paylaşımında, "Copernicus devreye girdi. Yardımı artırmaya hazırız" ifadelerini kullandı. Lahbib, AB ülkelerinin Venezuela'da sahada yardım sağlamaya başladığını belirtti.

Birleşmiş Milletler'in (BM) denizcilik ajansı Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) paylaştığı verilere göre, 23 Haziran'da başlatılan BM tahliye planı kapsamında 57 gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Tahliye edilen gemilerde yaklaşık 1100 denizci bulunuyordu.
IMO, 25 Haziran sabahı 12 geminin, 24 Haziran'da 32 geminin ve 23 Haziran'da 13 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini duyurdu. BM'nin tahliye operasyonu, bölgede mahsur kalan yaklaşık 11 bin denizci ile yüzlerce gemiyi kurtarmayı amaçlıyor.

Danimarka Parlamentosu, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasına yönelik İngiltere ve Fransa'nın öncülüğünde kurulan geçici misyona askeri personel ve teknik kapasite göndererek destek vereceğini açıkladı.
Danimarka Parlamentosu, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasına yönelik İngiltere ve Fransa'nın öncülüğünde kurulan geçici misyona askeri personel ve teknik kapasite gönderilmesine ilişkin tasarıyı oyladı.
Oy çokluğuyla kabul edilen tasarı kapsamında Danimarka, 10 subay, bir insansız hava aracı (İHA), tercüman ve siber güvenlik araçlarını Hürmüz Boğazı misyonuna gönderecek. Ulusal basın, Danimarka tarafından atılan bu adımın Hürmüz Boğazı'na destek ve koordinasyon açısından önemli olduğunu ifade etti.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid El Zayani, Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin güvenli geçişi için duyurduğu koridoru memnuniyetle karşıladı. Rubio'nun Bahreyn'i ziyareti sırasında Körfez İşbirliği Konseyi toplantısına başkanlık eden El Zayani, İran'ın bölgeden geçen gemilerden ücret istemesine karşı çıktı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Umman'ın duyurduğu yeni rotayı kullanan gemilere müdahale edeceğini belirtmişti.

Bahreyn ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı üzerinde hiçbir ülkenin kontrol sahibi olmasını kabul etmeyeceklerini söyledi. Rubio, Manama'da Bahreynli yetkililerle yaptığı görüşmede, "Bu kontrole geçiş ücreti ya da bedel diyebilirsiniz, sonuçta hepsi anlam farkından ibaret" ifadesini kullandı.
Rubio, İran'la bir anlaşmaya varmak istediklerini ancak bunun her fiyata olmayacağını vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı, Tahran yönetimiyle yürütülen süreçte ABD'nin temel prensiplerden ödün vermeyeceğinin altını çizdi.

Washington'daki görüşmeler, İsrail'in Güney Lübnan'daki askeri varlığına odaklanıyor. Lübnan, İsrail birliklerinin bölgeden çekilmesini talep ederken, İsrailli yetkililer ABD talebi olsa dahi geri adım atmayacaklarını belirtiyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, görevde olduğu sürece İsrail askerlerinin bölgeden ayrılmayacağını ifade etmişti.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, geri çekilmenin bir süreç dahilinde gerçekleşeceğini ve bir gecede olmayacağını söylerken, ABD'nin Lübnan Büyükelçisi de çekilmenin bugün ya da yarın olmayacağını ancak nihai olarak gerçekleşeceğini vurguluyor. Bu sürecin uzamasının nedenleri arasında bazı bölgelerin Lübnan ordusuna devredilmesi ihtimali bulunuyor; bu durumda Lübnan ordusunun söz konusu alanları temizlemesi gerekecek.
Asıl anlaşmazlık noktası ise Litani Nehri'nin kuzeyindeki Hizbullah altyapısı. Lübnan ordusu ve Hizbullah, düzenlemelerin nehrin güneyinde yapılmasına doğrudan karşı çıkmazken, İsrail ordusu Hizbullah altyapısının nehrin kuzeyinde de ortadan kaldırılmasını talep ediyor. Bu durum, İsrail'in güney Lübnan'daki askeri varlığını Lübnan devletine ve Hizbullah'a silahsızlanmayı kabul ettirmek için bir baskı aracı olarak kullanması sorununa yol açıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Enver Gargaş, Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin İran ile koordine olması gerektiği açıklamasına tepki göstererek, körfez ülkelerine "haince bir saldırıyla" yeni "jeopolitik gerçekler" dayatılamayacağını belirtti.
Gargaş, X platformundaki paylaşımında, "Saldırganlıktan doğan oldubittiyi dayatmak istikrar sağlamaz; aksine, geleceğe yönelik yeni anlaşmazlık ve çatışma tohumları eker. Ve bu, Hürmüz Boğazı için de tam olarak geçerlidir" ifadelerini kullandı.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde yürütülen işgal harekatı sırasında bir komutanın hayatını kaybettiğini duyurdu.
Ölen askerin 32 yaşındaki Binbaşı Basel Suaid olduğu belirtildi. Saldırıda bir İsrail askerinin de yaralandığı açıklandı.

ABD Senatosu, Başkan Donald Trump'ı İran'a karşı askeri operasyonlardan çekilmeye zorlayacak tasarıyı reddetti. 47'ye karşı 50 oy ve bir çekimser oyla reddedilen önergenin, devam eden müzakereleri baltalayabileceği gerekçesiyle Cumhuriyetçiler tarafından engellendiği bildirildi.
Tasarı, Kongre'nin savaş ilan etme anayasal yetkisini vurgulamayı hedefliyordu. Aynı zamanda yönetimin, savaş ilanı ya da özel askeri güç kullanım yetkisi olmaksızın İran'a karşı ABD askeri müdahalesini durdurmasını öngörüyordu.
Trump, Truth Social platformunda oylamayı değerlendirerek Senato'nun İran oylamasında 50-48'den 50-47'ye döndüğünü belirtti. Trump, "Rand Paul ve Bill Cassidy değişti. Lider John Thune, Lindsey Graham, Bernie Moreno ve herkese teşekkürler. Bu oy İran'a bir uyarıdır!" ifadelerine yer verdi.

Hizbullah, İsrail'e ait bir insansız hava aracının Lübnan'ın güneyinde sivilleri hedef almasını, ateşkese "açık" bir ihlal olarak nitelendirdi. İsrail'in "alçakça" saldırılar düzenlediğini kaydeden Hizbullah, şu ana kadar ateşkese bağlılığının sürdüğünü belirtti.
Açıklamada, İsrail saldırısında Nabatiye bölgesindeki Kfer Reman kasabasında iki sivilin hayatını kaybettiği ifade edildi. Hizbullah, bu saldırının İsrail ordusunun 48 saat içinde Lübnanlı sivilleri hedef alan ikinci kasıtlı eylemi olduğunu vurguladı.
Hizbullah, ateşkes anlaşmasına bağlı kalmaya devam ettiğini, aynı zamanda İsrail ihlallerini izleyip belgelediğini bildirdi.

İran Devrim Muhafızları Donanması, Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçmek isteyen gemiler için "geçici deniz koridoru" oluşturduğuna dair haberler üzerine, boğazda geçişe izin verilen tek güzergahın İran tarafından ilan edildiğini gemilerin yalnızca donanmayla koordineli olarak bu güzergahlardan geçiş yapması gerektiğini açıkladı.
Açıklamada, Umman'dan söz edilmeden, "İran ile koordinasyon sağlanmadan, bazı merciler tarafından gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi için yeni bir güzergah açıklandı. Bu kabul edilemez ve tamamen tehlikelidir." ifadelerine yer verildi.
Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için izin verilen tek güzergahın İran tarafından açıklanan güzergahlar olduğu belirtilen açıklamada, "Açıklanan güzergahlar dışındaki her türlü trafiği kesinlikle önlemenizi önemle tavsiye ederiz. Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için İran Devrim Muhafızları Donanması ile 16. Kanal üzerinden koordinasyon gereklidir ve ihlal eden gemilerle ilgili gerekli işlemler yapılacaktır." denildi.

İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’li yetkililerin İran’a yönelik açıklamalarının ardından, “ABD yönetimi mutabakat zaptı ile çelişen yorumlardan kaçınılması gerektiğini dikkate almalı.” dedi.
Bekayi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, ABD’li yetkilileri yaptıkları açıklamalar konusunda uyardı.
ABD’lilerin, mutabakat zaptı ile ilgili yaptığı çelişkili açıklamaların İranlıların ABD konusundaki kuşkularını azaltmak yerine, ABD’lilerin yükümlülüklerini yerine getirmeme konusundaki geçmiş tecrübeleri hatırlatacağını söyleyen Bekayi, “ABD yönetimi mutabakat zaptı ile çelişen yorumlardan kaçınılması gerektiğini dikkate almalı.” ifadelerini kullandı.
Bekayi, ülkesinin iyi niyetle müzakerelere girdiğini vurgulayarak, ABD yönetiminin İran halkına karşı davranışlarında hiçbir zaman samimiyet göstermediğini kaydetti.
Kuveyt'te bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gündeme ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamalarda, Tahran'ın müzakerelerde vereceği taahhütlere uyması gerektiğini, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırımlar gibi çeşitli seçeneklere sahip olduğunu aktarmıştı.

ABD Başkanı Trump, Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle görüşmek üzere gittiği Kongre binasına girişinde basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.
Trump, İran ile müzakerelerin iyi gittiğini söyleyerek, "İran büyük tavizler veriyor, şu an iyi gidiyoruz." ifadesini kullandı.
Daha sonra Trump, Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle öğle yemeği yemek ve gündemdeki konuları değerlendirmek üzere yemek salonuna gitti.
"İRAN, İSTEDİĞİM HER ŞEYE RAZI OLUYOR"
Trump, salondan çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Görüşmenin çok iyi geçtiğini anlatan Trump, iç politika başlıklarından akaryakıt fiyatlarına kadar birçok konuyu ele aldıklarını bildirdi.
ABD Başkanı, İran konusunda ise "İran bize gayet nazik davranıyor, istediğim her şeye razı oluyorlar ve buna mecburlar. Aksi takdirde geri dönüp yapmamız gerekeni yaparız." diye konuştu.
Trump, Fox News kanalına bugün yaptığı açıklamada, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetçileri İran'a zenginleştirilmiş uranyumu bulmak için girdiğinde ABD'li denetçilerin de onlara eşlik edeceğini belirtmişti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la teknik düzeyde yürütülen görüşmeler kapsamında heyetlerin gelecek hafta yeniden bir araya geleceğini belirtti.
Amerikan Fox News kanalının haberine göre, Kuveyt'te bulunan Rubio, gündeme ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Rubio, "Teknik heyetler, 29 ya da 30 Haziran'da yeniden bir araya gelecek. Yanılmıyorsam tekrar İsviçre'de olacaklar. Her halükarda teknik heyet yeniden toplanacak ve sanırım bu tarih 30 Haziran olacak." dedi.
Bakan Rubio, teknik düzeydeki görüşmelere ABD Dışişleri Bakanlığı ve Enerji Bakanlığından yetkililerin de katılacağını kaydetti.
Tahran'ın müzakerelerde vereceği taahhütlere uyması gerektiğini söyleyen Rubio, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırımlar gibi çeşitli seçeneklere sahip olduğunu aktardı.
Rubio, müzakereler konusunda, "bölgedeki müttefiklerinin güvenliğini tehlikeye atacak bir şey yapmayacaklarını" belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın işletilmesine ilişkin mekanizmaya dair soruya ise Rubio, "Bence uluslararası suları kullanmak için ücret talep eden herhangi bir mekanizmaya tüm dünya karşı çıkacaktır." ifadesini kullandı.
RUBİO'NUN KÖRFEZ TURUNDA İRAN GÖRÜŞMELERİ GÜNDEMDE
Bakan Rubio, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn'i kapsayan Körfez turunda ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat zaptını bölge ülkeleriyle ele alacak.
Bahreyn'de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile bir araya gelmesi planlanan Rubio, görüşmeler kapsamında bölgedeki ortak öncelikleri müttefikleriyle istişare edecek.
İRAN-ABD ARASINDA İSVİÇRE'DE MUTABAKAT ZAPTI GÖRÜŞMELERİ
Katar ve Pakistan arabuluculuğunda, İran ile ABD arasında İsviçre'de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turu 21 Haziran'da tamamlanmıştı. Müzakerelerde, 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detaylar ele alınmıştı.
Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan Dışişleri Bakanlıklarının yayımladığı ortak açıklamada, tarafların, imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda "arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek üzere üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaştıkları" bildirilmişti.
Tarafların nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştığı kaydedilmişti.


