Son dakika haberi... Beyaz Saray duyurdu: İran ile müzakerelerin yeri ve tarihi netleşti
Güncelleme Tarihi:
NBC News’e röportaj veren ABD Başkanı Donald Trump, İran devletinin nükleer faaliyetlerine ilişkin yeni iddialar gündeme getirdi. Trump, İsrail’in haziran ayında İran’a yönelik yürüttüğü saldırılar ve ABD’nin İran nükleer tesislerini hedef alan operasyonlarının ardından, Tahran yönetiminin yeni bir nükleer tesis kurmayı planladığını öne sürdü.
Tahran yönetiminin ciddi şekilde endişe duyması gerektiğini savunan Trump, İran'ın dini lideri Hamaney'e ilişkin, "Bence çok endişelenmeli, evet endişelenmeli. Bildiğiniz gibi, bizimle müzakere ediyorlar" ifadelerini kullandı.
Trump, İran’ın ülkenin farklı bir bölgesinde yeni bir tesis inşa etmeyi değerlendirdiğini belirtti. Bu durumdan haberdar olduklarını ifade eden Trump, İran hükümetine sert bir uyarıda bulunduğunu dile getirerek, “Bunu yaparsanız, size çok kötü şeyler yapacağız dedim” açıklamasını yaptı.

Amerikan Axios haber platformuna konuşan ve adları açıklanmayan iki ABD'li yetkili, ABD-İran müzakerelerine yeniden dönülmesi sürecini değerlendirdi.
ABD'li yetkililer, bölgeden en az 9 ülke liderinin Beyaz Saray'a "İran'la nükleer müzakerelerin kesilmemesi" yönünde baskı yaptığını ve bu görüşmelerin ardından ABD'nin Umman'da masaya oturmayı kabul ettiğini açıkladı.
Aynı yetkililer, görüşmelerin nerede yapılacağı konusundaki belirsizliğin de ortadan kaldırılarak İran'ın önerisinin ABD tarafında kabul gördüğünü dile getirdi.
Yetkililerden biri, "Söz konusu liderler, görüşmeyi yapmamızı ve İranlıların söyleyeceklerini dinlememizi istediler. Arap ülkeleri ısrar ederse toplantıyı yapacağımızı söyledik. Ancak hala şüphelerimiz var." değerlendirmesini yaptı.

Beyaz Saray, İran'la müzakerelerin 6 Şubat Cuma günü Umman'ın başkenti Muskat'ta yapılacağını açıkladı. ABD'li yetkili, İran'la nükleer müzakerelerin 6 Şubat Cuma günü Umman'ın başkenti Muskat'ta yapılacağını bildirdi.

ABD'nin İran ile planlanan görüşmelerin yeri ve formatını değiştirmeyi kabul etmediği iddia edildi.
ABD basınının iddiasına göre İran ilke nükleer görüşme planı çöküyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile telefonda görüştü.
Trump, görüşmede, ekonomi, savunma, nisan ayında Çin'e yapacağı ziyaret ile Tayvan, Rusya-Ukrayna Savaş, İran, Çin'in ABD'den petrol, gaz ve soya fasulyesi alımı, uçak motoru teslimatları ve diğer birçok konuyu ele aldıklarını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'la müzakerelerin yeri konusunda "halen çalışmaların sürdüğünü" ve müzakerelerin, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarını kapsaması gerektiğini belirtti. Rubio, söz konusu görüşmelerin, Umman'da yapılacağı yönündeki haberleri teyit etmeyerek, "Buluşma yerinin Türkiye'de olacağı şeklinde anlaşmaya varıldığını düşünüyorduk. Ancak dün, İran tarafının buna katılmayı kabul etmediklerini belirten çelişkili haberler gördüm, bu yüzden bu konu üzerinde halen çalışılıyor." diye konuştu.
ABD'li Bakan, İran'la yapılacak görüşmelerde, bazı başlıkların mutlaka masada olması gerektiğini vurgulayarak, "Görüşmelerin gerçekten anlamlı bir sonuca ulaşması için bazı başlıkları içermesi gerekiyor. Bunlar arasında balistik füzelerin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halkına yönelik muameleleri yer alıyor." ifadelerini kullandı.

İran ile ABD arasındaki gerginlik devam ederken başkent Tahran’daki Veliasr Meydanı’na ABD karşıtı dev afiş asıldı.

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ülke genelinde ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protestolarda 6 bin 872 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, 31 eyaletteki 210 şehre yayılan 673 protesto gösterisinde, 11 bin 21 kişinin yaralandığı ve 50 bin 553 kişinin de gözaltına alındığı belirtildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.
Görüşmede İran Dışişleri Bakanı Erakçi, gerilimin azaltılması ve bölgesel istikrarın korunması yönünde bölge ülkelerinin yapıcı ve koordineli rolüne değinerek, Mısır'a diplomatik girişim ve çabalarından dolayı teşekkür etti. Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati ise ülkesinin bölgede barışın korunmasına yönelik her türlü diplomatik çözüme destek vermeye hazır olduğunu vurguladı.

Eski İsrail Savunma Bakanı ve Yisrael Beiteinu Partisi lideri Avigdor Lieberman, İran ile olası bir savaş ihtimaline karşı İsrail’de milyonlarca kişi için güvenli sığınaklar hazırlanması gerektiğini belirtti. İran ile savaşa girme kararının İsrail yönetimine değil, ABD Başkanı Donald Trump’a ait olduğunu kaydeden Lieberman, mevcut süreçte İsrail’in belirleyici bir rolünün bulunmadığını dile getirdi.
Lieberman, ülkede güvenli sığınağı bulunmayan geniş bir nüfus olduğunu belirterek, “Şimdi hazırlık yapmalı ve güvenli sığınağı olmayan milyonlarca insan için güvenli yerler oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.
Lieberman, “İsrail Devleti'nin sakinleşip beklemesi gereken bir aşamadayız. İsrail'in Trump'ı etkileme gücü çok az dedi.
İsrail yönetimi, bölgede ABD’nin askeri yığınağını yakından takip ederken, cuma günü başlaması planlanan ABD ile İran devleti arasındaki müzakerelerin sonucunu bekliyor. İsrailli yetkililer, bu görüşmelerin bölgedeki gerginliğin seyrini belirleyebileceğini ifade etti.

İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Alaeddin Boroujerdi, bölge ülkelerinin Basra Körfezi’nde yaşanabilecek olası bir çatışmanın daha geniş çaplı bir savaşa dönüşmesinden ciddi endişe duyduğunu ifade etti. Boroujerdi, böyle bir senaryonun tüm bölgeyi içine çekebileceğine dikkat çekerek, bu süreçte bölge devletlerinin İran ile ABD arasında arabuluculuk girişimlerini sürdürdüğünü belirtti.
Boroujerdi, özellikle petrol gelirlerine bağımlı ülkeler ile Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz trafiğine bağlı ekonomilerin kaygılarının daha yüksek olduğunu vurguladı. Basra Körfezi’nde yaşanacak bir çatışmanın, enerji akışını sekteye uğratabileceğini ve bölgesel istikrarı doğrudan tehdit edebileceğini dile getiren İranlı yetkili, Tahran yönetiminin de bu risklerin farkında olduğunu kaydetti.
Boroujerdi, İran'ın savunma ve güvenlik konularındaki tutumuna da değinerek, "füze ve nükleer yeteneklerin kırmızı çizgileri" olduğunu bildirdi.

Alman Bild gazetesinin haberine göre, Pehlevi hanedanının son üyesi Rıza Pehlevi, Münih Güvenlik Konferansı’na konuk olarak davet edildi. Bir polis yetkilisi, Rıza Pehlevi’nin konferans süresince düzenlenecek gösterilerde konuşmacı olarak da yer almasının beklendiğini söyledi.
Rıza Pehlevi, 14 Şubat’ı İran halkının “Aslan ve Güneş” ayaklanmasıyla dayanışma ve eylem günü ilan etti. Başta Münih, Los Angeles ve Toronto olmak üzere yurt dışındaki İranlılara sokaklara çıkma çağrısında bulunan Pehlevi, uluslararası toplumu İran halkına acil ve somut destek vermeye davet etti. Münih polisi, Pehlevi'nin çağrısıyla düzenlenmesi planlanan mitingin, son yılların en büyük gösterilerinden biri olabileceğini öngörüyor.

Axios’a konuşan kaynaklar, İran hükümetinin son günlerde yapılan görüşmelerde, daha önce varılan mutabakatlardan geri adım attığını bildirdi. İran'ın taleplerindeki değişimin, çok sayıda ülkenin müzakerelere davet edilmesinin ardından geldiği ifade edildi.
Görüşmelerin İstanbul yerine Umman’da yapılmasını isteyen İran, toplantıların mevcut çok taraflı format yerine yalnızca ABD’nin katılımıyla ikili şekilde gerçekleştirilmesini talep etti. Görüşmelere gözlemci olarak katılacak Müslüman ülkelerin bu yeni formatta yer almasının istenmediği kaydedildi.
Konuya yakın bir kaynak, İran hükümetinin bu talebinin arkasında müzakereleri yalnızca nükleer başlıklarla sınırlandırma isteğinin bulunduğunu belirtti. Aynı kaynak, Tahran yönetiminin füze programı ve bölgedeki vekil gruplar gibi diğer ülkeler açısından öncelikli görülen konuların gündeme gelmesini istemediğini ifade etti.
CENTCOM'DAN 'YANLIŞ HESAP' UYARISI
CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, İran'a gerilimi tırmandırmama çağrısı yapılarak, şu ifadeler kullanıldı:
"İran'ın uluslararası sularda ve hava sahasında devam eden taciz ve tehditlerine müsamaha gösterilmeyecektir. İran'ın ABD güçlerine, bölgesel ortaklara ve ticari gemilere yakın bölgelerde sergilediği gereksiz saldırganlık; çarpışma, yanlış hesaplama ve bölgesel istikrarsızlık risklerini artırmaktadır."
Öte yandan ABD'li bir yetkili, geçtiğimiz gece yaşanan olayları "çok agresif" diye niteledi ve bu eylemler arasında yalnızca 6 saatlik bir zaman farkı bulunduğuna dikkat çekti.

Axios haber platformunun ismini açıklamak istemeyen 2 yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran'ın ABD ile yürütülecek müzakerelerin formatında ve mekanında değişiklik talep ettiği belirtildi. Haberde, İran'ın talebi üzerine 6 Şubat Cuma günü taraflar arasında İstanbul'da yapılacağı iddia edilen görüşmelerin Umman'a taşındığı, ABD'nin de bu talebi kabul ettiği öne sürüldü.
"İstanbul'daki görüşmelere birçok Arap ve Müslüman ülkenin gözlemci olarak katılmasının planlandığına" işaret edilen haberde, İran'ın ise müzakerelerin yalnızca ABD ile ikili formatta yürütülmesini istediği iddia edildi. Tahran yönetiminin söz konusu talebinin nedeninin, "görüşmeleri yalnızca nükleer konularla sınırlandırmak istemesi ve bölgedeki diğer ülkeler için öncelik taşıyan füze programı ile vekil gruplar gibi başlıkları gündeme getirmekten kaçınması" olduğu kaydedildi.

CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy, Wall Street Journal'ın haberinin detaylarını aktardı. Habere göre, İran’a 6 hücum botu, stratejik su yolunda seyreden ABD bayraklı bir petrol tankerini durdurmaya çalıştı. 50 kalibrelik silahlarla donatılmış hücum botları, tankere motorlarını durdurma ve gemiye çıkma emri verdi.

İran’ın durdurma emrine uymayan petrol tankeri, hızını artırarak yoluna devam etti. Olayın yaşandığı bölgede bulunan bir ABD savaş gemisi tankere eşlik etti.

ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te geçici bütçe imza töreninde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
İran'la müzakere sürecinin devam ettiğini dile getiren Trump, Tahran yönetiminin ABD ile anlaşma yapmak istediğini vurguladı.
ABD Başkanı, "(İran'la) bir şeyler yapılıp yapılmayacağını göreceğiz. Bir süre önce anlaşma yapma şansları vardı ama olmadı. Onlar müzakere etmek istiyorlar. Şu anda onlarla (İran'la) müzakere ediyoruz." şeklinde konuştu.
Trump, İran'la görüşmelerin nerede yapılacağı konusundaki bir soruya ise yanıt vermekten kaçındı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan Donald Trump'ın "önce diplomasi" yolunu izlemek istediğini ve Özel Temsilci Steve Witkoff'un İranlı yetkililerle bu haftanın sonuna doğru bir araya geleceğini belirtti.
ABD'li Sözcü Leavitt, Beyaz Saray'ın bahçesinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlarken, İran gündemini değerlendirdi.
Trump'ın Özel Temsilcisi Witkoff ile bugün görüştüğünü ve İran'la görüşmelerin "planlandığı şekilde" gerçekleştirileceğini vurgulayan Leavitt, "Başkan Trump, her zaman önce diplomasi yolunu izlemek istiyor ancak tabii ki bu iki tarafın da işbirliğini gerektirir." dedi. Trump'ın İran konusunda tüm seçenekleri her zaman masada tuttuğunun altını çizen Beyaz Saray Sözcüsü, ABD'nin geçen yıl İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırısını hatırlattı.
Leavitt, "Ancak İran'la bu görüşmeler bu hafta sonuna doğru yapılacak." diye konuştu.

İran tarafından henüz olaylara ilişkin açıklama yapılmadı.

Amerikan Fox News kanalına açıklama yapan CENTCOM yetkilileri, İran'a ait olduğunu belirttikleri İHA'nın F-35C savaş uçağı tarafından "meşru müdafaa" kapsamında düşürdüldüğünü savundu.
CENTCOM Sözcüsü Tim Hawkins de açıklamasında, "USS Abraham Lincoln uçak gemisi, İran'ın güney kıyısından yaklaşık 500 mil (800 km) uzaklıkta Arap Denizi'nde seyir halindeyken, İran'a ait bir Shahed-139 insansız hava aracı gereksiz bir şekilde gemiye doğru manevra yaptı. Abraham Lincoln'den bir F-35C savaş uçağı, kendini savunmak ve uçak gemisini ve gemideki personeli korumak için İran insansız hava aracını düşürdü." ifadelerini kullandı. Söz konusu geminin uluslararası sularda seyrettiğini belirten ABD'li sözcü, İran'la tansiyonun artmamasına yönelik gerekli tedbirleri aldıklarını sözlerine ekledi.