ABD Başkanı Donald Trump, ABD bayraklı iki ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan "başarıyla" geçtiğini duyurdu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pakistan’daki görüşmelerin ilerlediğine dikkati çekerek, ABD'ye "kötü niyetliler tarafından bir kargaşaya çekilme" konusunda uyarıda bulundu.
Erakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformunda Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklama yaptı.
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin, "siyasi bir krize askeri bir çözümün olmadığını açıkça gösterdiği" değerlendirmesinde bulunan Erakçi, "Pakistan'ın özverili çabaları sayesinde görüşmeler ilerlerken, ABD kötü niyetliler tarafından bir kargaşaya çekilme konusunda dikkatli olmalıdır, aynı şekilde Birleşik Arap Emirlikleri de dikkatli olmalıdır." ifadelerini kullandı.
Erakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine ilişkin "Özgürlük Projesi" adını verdiği girişim hakkında da "Özgürlük Projesi, kör düğüm projesidir." ifadesine yer verdi.
BAE Savunma Bakanlığı, İran kaynaklı 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 İHA'ya hava savunma sistemleriyle müdahale edildiğini açıklamıştı ancak İran saldırıyı üstlenmemişti.

ABD’nin İran kıyıları yakınlarında sivil sürat ve yük teknelerini hedef aldığı saldırılarda 5 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Devlet televizyonunun adını açıklamadığı bir ordu komutanına dayandırdığı haberde, ABD'nin İranlı sivil teknelere saldırdığı belirtildi.
Haberde, ABD’nin hedef aldığı 6 sürat teknesinin İran Devrim Muhafızları Ordusuna değil, sivillere ait olduğu ifade edildi.
Yerel kaynaklara dayandırılan bilgilere göre de ABD’nin Umman tarafından İran tarafına yük taşıyan 2 küçük tekneyi hedef aldığı saldırıda 5 sivil öldü.

ABD Başkanı Donald Trump, ABC News'e telefon üzerinden verdiği kısa röportajda, İran savaşındaki güncel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemiler ve Amerikan savaş gemilerine saldırısına değinen Trump, "Yoğun bir ateş açılmadı" ifadelerini kullandı.
Ateşkesin ihlal edilip edilmediği sorusu üzerine Trump, "Size açıklama yaparız. Gemiler hareket ediyor. Dün gece çok fazla gemi, büyük gemiler hareket etti ve ateş açılmadı. Sanırım son zamanlarda biraz oldu. Bunu inceliyorum" dedi.
Trump, İran'ın ateşkesin yürürlükte kalmasını umması gerektiğini söyledi. Trump, "Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır" dedi.
Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaya ilişkin olarak Trump, "Bunu yeni duyduk ve inceleyeceğiz. Olması gereken şey, Güney Kore'nin devreye girmesi. Vurulan bir Güney Kore gemisiydi. Bence eğer bir geminiz vuruluyorsa, hemen birilerini göndermelisiniz" ifadelerini kullandı.
Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılar hakkındaki soru üzerine Trump, bu ülkeyi hedef alan füze ve insansız hava araçlarının "büyük ölçüde düşürüldüğünü" söyledi. Trump, "Bir tanesi geçti. Büyük bir hasar yok" ifadelerini kullandı.
Gelişmelerin savaşın sona erme ihtimali açısından ne anlama geldiği sorusuna Trump, "Durumu kontrol altında tutuyoruz. Bir şekilde kazanırız" cevabını verdi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, X hesabından yaptığı paylaşımda, "sahte bayrak" ifadesini kullandı.
Azizi’nin söz konusu açıklamayı, BAE’ye yönelik saldırılar sonrası yapması dikkati çekti.
BAE, füze ve İHA saldırıları nedeniyle İran’ı suçlarken, Azizi yaptığı "sahte bayrak" paylaşımıyla hangi saldırıyı kastettiğine ilişkin ise detay vermedi.
BAE, İran kaynaklı 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 insansız hava aracına (İHA) hava savunma sistemleriyle müdahale edildiğini açıklamıştı.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "sahte bayrak" ifadesini kullandı.
Azizi’nin söz konusu açıklamayı, BAE’ye yönelik saldırılar sonrası yapması dikkati çekti.
BAE, füze ve İHA saldırıları nedeniyle İran’ı suçlarken, Azizi yaptığı "sahte bayrak" paylaşımıyla hangi saldırıyı kastettiğine ilişkin ise detay vermedi.
BAE, İran kaynaklı 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 insansız hava aracına (İHA) hava savunma sistemleriyle müdahale edildiğini açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump'ta Beyaz Saray'da açıklamalarda bulundu.
İran ile devam eden savaşa ilişkin konuşan Trump "Ekipmanları yok. Hatta İran'ın lideri bile yok. Yönetimini yok ettik. Ama hala nükleer silah istiyorlar. Operasyonumuz başarılı gidiyor." dedi.
Petrol fiyatlarına değinen Trump "Petrol 300 dolar olur diyenler yenildi. Petrol fiyatları düşüyor." diye konuştu.
İran'a ait 159 gemiyi batırdıklarını açıklayan Trump "Şu anda bir savaşımız var. Neden bu kadar uzun sürdüğü konuşuluyor. Vietnam 19 yıl sürdü. Kore 7 yıl sürdü. Burada yanlış bir kişi otursaydı 3. dünya savaşı çıkmış olurdu. Onların donanması yok. 159 gemiyi batırdık. Şu an ellerinde sıfır gemi kaldı. Çok kaliteli gemilerdi. Düşman onları teslim etmek yerine patlattı." ifadelerini kullandı.

BAE Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin hava sahasında tespit edilerek müdahale edilen füze ve İHA'larla ilgili bilgi verildi.
Hava savunma sistemlerinin İran'dan atılan 12 balistik füzenin yanı sıra 3 seyir füzesi ve 4 İHA'ya müdahale ettiği aktarılan açıklamada, söz konusu saldırılar sonucu 3 kişinin orta derece yaralandığı ifade edildi.
Açıklamada, "İran'ın BAE'ye yönelik saldırıları başlattığı ilk günden bu yana müdahale edilen balistik füze sayısı 549, seyir füzesi 29 ve İHA sayısı 2 bin 260'e ulaştı." denildi.
İran kaynaklı saldırılar sonucu BAE'de yaralananların sayısının 227'ye ulaştığı, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 13 olduğu belirtildi.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin bir değerlendirme yaptı.
Trump, "Özgürlük Projesi" olarak adlandırdığı ve tarafsız ülkelerin gemilerinin boğazdan ABD gemilerinin koordinasyonuyla geçişini sağlamak amacıyla başlatılan projeye işaret ederek, İran’ın son saldırısının bu projeye yönelik olduğunu savundu.
ABD Başkanı, "İran, Özgürlük Projesi ile bağlantılı olarak, Güney Koreli bir kargo gemisi dahil konuyla ilgili olmayan ülkelere bazı saldırılar düzenledi. Biz de 7 küçük tekneyi, ya da onların deyimiyle hızlı tekneyi vurduk." ifadelerini kullandı.
Güney Kore'ye ait gemi dışında herhangi bir geminin zarar görmediğini belirten Trump, bu ülkenin artık ABD'ye İran konusunda destek vermesinin zamanının geldiğini ileri sürdü.
Trump ayrıca, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Genelkurmay Başkanı Dan Caine'in 5 Mayıs'ta Washington'da basın toplantısı düzenleyerek Hürmüz Boğazı'na ilişkin son durumu değerlendireceklerini ifade etti.

Amerikan Fox News kanalına konuşan ABD Başkanı Trump, İran ile artan Hürmüz Boğazı gerilimine ilişkin son durumu değerlendirdi.
Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere eşlik eden ABD ordusuna ait gemilere saldırması halinde İran'ın "yeryüzünden silineceğini" savundu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ABD savaş gemileri ile boğazdan geçen ticari gemilere saldırdığını ve buna karşılık İran'a ait 6 botun batırıldığını açıklamıştı.
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, İran'ın saldırısına karşılık ABD ordusunun, "sivil gemileri hedef alan" İran'a ait 6 botu vurarak batırdığını ifade etmişti.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'dan insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırı sonucu Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi bölgesinde yangın çıktığını bildirdi.
Fuceyra Medya Ofisi tarafından yapılan açıklamada, Fuceyra Petrol Sanayi Bölgesi'nin İran kaynaklı İHA saldırısıyla hedef alındığı belirtildi.
Söz konusu saldırı sonucu Fuceyra Petrol Sanayi Bölgesi'nde yangın çıktığı aktarılan açıklamada, "genişleyen yangının" kontrol altına alınması için sivil savunma ekiplerinin müdahalede bulunduğu kaydedildi.
BAE Savunma Bakanlığı, "İran'dan ülkeye yaklaşan 4 seyir füzesi tespit edildi. Bunlardan 3'ü ülkenin kara suları üzerinde başarıyla önlendi, bir tanesi ise denize düştü." açıklamasını yapmıştı.
İçişleri Bakanlığı da kısa süre önce, ülkeye yönelik muhtemel füze tehditlerine karşı cep telefonlarına uyarı mesajları göndermişti.

Güney Kore bandıralı bir geminin, Hürmüz Boğazı'nda alev aldığı bildirildi.
Çıkan yangının ardından gemide patlamanın meydana geldiği aktarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması, Hava Kuvvetleri ve füze savunma sisteminin "yüzde 100 faal" olduğunu vurgulayan bir paylaşım yaptı.
Trump'ın paylaştığı görselde, İran'a ait deniz, hava ve hava savunma yeteneklerinin "yok edildiği" belirtildi ve İran'ın öldürülen dini lideri Ali Hamaney'in görüntüsünün üzerinde kırmızı çarpı işareti ve "ölü" ifadesi yer aldı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
İran'ın Pakistan arabuluculuğuyla ABD'ye ilettiği teklif ve Washington'dan gelen yanıta değinen Bekayi, "Görüşmeler Pakistanlı arabulucu üzerinden şeffaf bir şekilde sürdürülüyor. ABD'nin yanıtını aldık ve şu anda inceliyoruz. Görüşlerimizi, bir sonuca vardığımızda Pakistanlı arabulucu aracılığıyla açıklayacağız" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı'ndaki yeni bir düzene ilişkin tartışmalara da değinen Bekayi, "Ülkedeki tüm karar alıcı ve karar verici kurumlarla istişare halindeyiz. İran deniz alanları yasası, ülkenin dış askeri tehdit veya saldırıyla karşı karşıya olduğu durumlarda ulusal güvenliği korumak için gerekli tedbirlerin alınmasına imkan tanımaktadır" dedi.
Bekayi, "Biz Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf değiliz, ancak uluslararası teamül hukuku gereğince tehdit veya saldırı durumlarında gerekli önlemleri alma hakkına sahibiz. Hem iç hukuk hem de uluslararası hukuk, Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için mekanizma oluşturulmasına imkan tanımaktadır. Bu boğazdaki güvenlik, bizim için herkesten daha fazla önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
"İSRAİL'İ RESMİYETTE TANIMIYORUZ"
ABD ile İran arasında varılan ateşkesin kapsamına ve İsrail'in bu süreçteki rolüne değinen Bekayi, "Ateşkes anlaşması İran ile ABD arasındaydı. ABD'nin resmi açıklamalarına bakıldığında, bu savaşa İsrail adına dahil olduğunu açıkça dile getirdiği görülüyor. Elbette çok sayıda çelişkili açıklama var, ancak şu net. ABD, 12 gün süren savaşta bu rejime çatışmanın başlaması için yeşil ışık yaktı, ardından da sürece bizzat dahil oldu. Son saldırıda da birlikte hareket ettiler. Eğer İran ile ABD arasında ateşkesin sona erdirilmesine dair bir anlaşma yapılırsa, bu durum İsrail'i de kapsamalıdır. İsrail'e ilişkin politikamız değişmedi ve hala resmiyette tanımıyoruz" dedi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE), vatandaşların cep telefonlarına bir uyarı mesajı gönderildi.
İçişleri Bakanlığından gönderilen mesajda, "Muhtemel füze tehdidi koşulları nedeniyle binanın güvenli yerlerinde kalmanız ve pencerelerden uzak olmanız rica olunur." ifadeleri yer aldı.
İçişleri Bakanlığından daha sonra gelen yeni uyarıda, "tehdidin sona erdiği ve durumun halihazırda güvenli olduğu" belirtildi.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, bölgede tehlikeli bir süreçten geçildiğini dile getirdi ve İsrail'in saldırılarının ABD desteğiyle sürdüğünü ifade etti.
"Lübnan'da ateşkes yoktur aksine devam eden bir İsrail-Amerikan saldırganlığı var. Sivillerin, köylerin ve beldelerin hedef alınmasını, yıkımı ve çocukların, kadınların, erkeklerin ve yaşlıların öldürülmesini kınamaya yetecek söz yok. Sabrediyoruz ve direniyoruz." değerlendirmesinde bulunan Kasım, Lübnan'ın saldırıya uğrayan taraf olduğunu ve güvenliği ile egemenliği için güvenceye ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
İsrail'in, kuzeydeki yerleşimlerinin güvenliğini sağlama iddiasına değinen Kasım, Lübnan'ın 27 Kasım 2024 tarihli ateşkes anlaşmasını uzun süre uyguladığını ancak İsrail'in anlaşmayı binlerce kez ihlal ettiğine dikkati çekti.
"Toprakların geri alınması ve özgürleştirilmesinin" temel hedef olduğunu belirten Kasım, bunun "direniş gücü ve iç birlik" ile sağlanabileceğini kaydetti.
Kasım, mevcut aşamanın aşılmasında "direnişin sürmesi, iç uzlaşı, İran ile ABD arasında olası bir anlaşmadan faydalanılması ve uluslararası baskı unsurlarının devreye girmesinin" etkili olacağını ifade etti.
Çözümün "teslimiyet olmayacağını" vurgulayan Kasım, Lübnan'ın zayıflatılmasına yol açacak herhangi bir siyasi ya da askeri düzenlemeyi kabul etmeyeceklerini vurguladı.
İsrail'in Lübnan'a ateşkese rağmen devam eden saldırılarını durduracak diplomasiyi desteklediklerini belirten Kasım, şunları kaydetti:
"Deniz anlaşması ve ateşkes anlaşmasında sonuçlar veren, Lübnan'ın kapasitesini koruyan 'dolaylı müzakere' diplomasisinden yanayız. Doğrudan müzakere ise karşılıksız bir tavizdir, faydasızdır, saldırılar sürerken görüntü ve poz üzerinden zafer resmi çizmek isteyen (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'ya hizmet eder ve ara seçimler öncesinde (ABD Başkanı Donald) Trump'a da hizmet eder."

İran ordusu, Umman Denizi'nde radarlarını kapatarak Hürmüz Boğazı'na yaklaşmaya çalışan ABD donanmalarına uyarıda bulunduklarını açıkladı.
Yapılan açıklamada, "ABD gemileri yakınlarına seyir füzeleri ve insansız hava araçlarıyla uyarı atışları yaptık. Ancak gemiler uyarılımızı dikkate almadı. Hürmüz Boğazı'ndaki tehlikeli eylemlerin sorumluluğu ve sonuçları düşmana aittir."

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) ait "ulusal bir tankerin" Hürmüz Boğazı'ndan geçerken 2 İran insansız hava aracı tarafından vurulduğunu bildirdi. BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı "terör eylemi" diye niteleyerek kınadı. Mürettebatın saldırıda zarar görmediği kaydedildi.
Bakanlığın açıklamasında, "BAE, İran'ın bu hain saldırıları durdurması ve tüm düşmanlıkları sona erdirerek boğazı tamamen ve koşulsuz olarak yeniden açma konusundaki tam kararlılığını sağlaması gerektiğinin altını çizmektedir; böylece bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi ve ticaretin istikrarı sağlanacaktır" dedi.
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi (UKMTO), daha önce BAE'nin Fucayra kentine yakın sularda bir tankere "bilinmeyen cisimlerin" isabet ettiğini açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD bayraklı iki ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan "başarıyla" geçtiğini duyurdu.

İran Meclis Ulusal Güvenlik Komisyonu sözcüsü İbrahim Rezaei, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin şu anda nükleer alanda "düşmanla" müzakere etmediğini ve her senaryoya hazır olduklarını söylediğini aktardı.
Erakçi, Lübnan'da ateşkesin gerekliliğini de vurguladığını sözlerine ekledi.

CENTCOM, 2 geminin boğazdan geçişine yardım ettiğini bildirdi. CENTCOM'un açıklamasında, ABD Donanması'na ait güdümlü füze destroyerlerinin, Özgürlük Projesi'ni desteklemek amacıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçtikten sonra Arap Körfezi'nde faaliyet göstermeye başladığı kaydedildi.
X hesabından paylaşılan açıklamada, "Amerikan kuvvetleri, ticari gemilerin geçişini yeniden sağlamaya yönelik çabalara aktif olarak destek veriyor. İlk adım olarak, ABD bayraklı 2 ticari gemi Hürmüz Boğazı'ndan başarıyla geçti ve yolculuklarına güvenli bir şekilde devam ediyor." ifadelerine yer verildi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupalıların Hürmüz Boğazı'nın yeniden serbest bir şekilde açılmasını kolaylaştırmak için diplomatik, askeri, ekonomik ve mali imkanlar sunabileceğini ifade etti.
ABD ve İran'ın Avrupalılara güvendiğini savunan Macron, "İranlılara karşı saf değiliz ancak onlara karşı savaşta da değiliz. Bu da Hürmüz Boğazı'nın yeniden serbest bir şekilde açılmasını kolaylaştırmak için diplomatik, askeri, ekonomik ve mali imkanlar sunabileceğimiz bir ortam oluşturuyor. Hazırlamakta olduğumuz strateji tam olarak bu." diye konuştu.
'BAĞIMLILIKLARIMIZIN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ'
"Savunma ve güvenlik konusunda ABD şemsiyesinden bahsettiğimizde bağımlılıklarımızın bedelini ödüyoruz." diyen Macron, aynı şekilde Çin'e olan bağımlılıklarının da muhtemelen bir bedeli olacağını belirtti.
Macron, Avrupalıların işbirliklerini çeşitlendirmesi gerektiğini savunarak, "Karşı karşıya olduğumuz başlıca risklerden biri, özellikle Çin ve ABD arasındaki yüzleşmenin hızlanmasıdır." dedi.


İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına konuşan bir askeri yetkili, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı'ndan geçme girişimlerine ilişkin, "İran Hürmüz Boğazı'nda tüm senaryolara hazır. İlk atışlar yapıldı. ABD'liler, İran'ın, Trump'ın zorbalık yapmasına müsaade etmeyeceğini biliyorlar." dedi.
Hürmüz Boğazı'nın İran Silahlı Kuvvetleri'nin kontrolü altında olduğunu söyleyen askeri yetkili, "İran tıpkı 40 günlük savaşta olduğu gibi ABD kuvvetlerine Hürmüz Boğazı'ndan geçiş izni vermeyecek." ifadelerini kullandı.
GEMİLERE 'DERS ÇIKARIN' UYARISI
İranlı yetkili, boğazda bulunan gemilerin ABD ve İsrail ile yaşanan savaştan ders çıkarmaları ve ABD'nin yanlışlarının bedelini ödememeleri gerektiğini söyledi. Söz konusu yetkili son olarak, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan "izinsiz" geçişlere karşı yalnızca füze fırlatmakla yetinmeyeceğini ve ihtiyaç halinde farklı önlemler alacağını dile getirdi.

İsrail ordusu, ülkenin kuzeyinde tespit edilen iki şüpheli hava hedefinin düşürüldüğünü duyurdu. Açıklamada, hava kuvvetlerinin söz konusu hedefleri İsrail hava sahasına girmeden önce engellediği bildirildi. Olayın ardından bölgede güvenlik önlemlerinin artırıldığı kaydedildi.
İsrail’in kuzeyinde “düşman hava unsurlarının sızması” nedeniyle sirenlerin devreye girdiği açıklandı. Kiryat Şimona bölgesinde roket saldırısı ihtimaline karşı uyarılar yapıldığı ve İsrail güçlerinin önleyici füzeler ateşlediği belirtildi.


Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, Hizbullah mensupları ile İsrail askerleri arasında Nebatiye kırsalında Rac Vadisi çevresinde şiddetli çatışmalar çıktı.
Ağır silahların kullanıldığı çatışmaların, halen devam ettiği belirtildi. Çatışmaların yaşandığı bölge, İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği alanlara yakın bir noktada bulunuyor.

İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda kontrol ettiğini öne sürdüğü yeni alanı gösteren dikkat çekici bir harita yayımladı.
Fars Haber Ajansı’nın paylaştığı haritaya göre, İran’ın kontrol alanı batıda Keşm Adası’nın en batı ucu ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin Ümmü el Kayveyn emirliği arasındaki hattan başlıyor.
Doğuda ise sınırın, İran’daki Mübarek Dağı ile BAE’nin Füceyre emirliği arasındaki hatta kadar uzandığı belirtildi.
SINIRLAR NET DEĞİL
İran’ın kontrol altında tuttuğunu iddia ettiği bu alanın daha önceki sınırlara göre genişletilip genişletilmediği ya da değişip değişmediği konusunda ise henüz net bir bilgi paylaşılmadı.
Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda kontrol edilecek alanın sınırları şu şekilde tarif edildi:
- Güneyde, İran’daki Mübarek Dağı ile BAE’deki Füceyre’nin güneyi arasında bir hat
- Batıda, İran’daki Keşm Adası’nın ucu ile BAE’deki Ümmü el Kayveyn arasında bir hat
محدودهٔ جدید کنترل تنگهٔ هرمز اعلام شد
— خبرگزاری فارس (@FarsNews_Agency) May 4, 2026
🔹نیروی دریایی سپاه محدودهٔ جدید تنگهٔ هرمز که توسط نیروهای مسلح جمهوری اسلامی ایران کنترل میشود را بهشرح زیر اعلام کرد: pic.twitter.com/zQIgqeYV4i


Fars Haber Ajansı'nın “yerel haber kaynaklarına” dayandırdığı haberinde, iki füzenin ABD Donanması’na ait bir fırkateyne isabet ettiği belirtildi.
Hürmüz Boğazı yakınlarında meydana geldiği aktarılan olaya ilişkin, "trafik ve gemi güvenliğini ihlal ederek Hürmüz Boğazı'ndan geçme niyetiyle yola çıkan bu fırkateyn, İslam Cumhuriyeti Donanması'nın uyarısını dikkate almadığı için füze saldırısına hedef oldu." ifadeleri kullanıldı.
Fars Haber Ajansı'nda yer alan haberde, saldırının ardından geminin bölgedeki hareket kabiliyetini kaybettiği öne sürülürken şöyle denildi:
"Füzelerin isabet etmesi sonucunda Amerikan fırkateyni rotasına devam edemedi ve geri çekilerek bölgeden kaçmak zorunda kaldı.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail'in Lübnan'a ateşkese rağmen devam eden saldırılarını durduracak diplomasiyi desteklediklerini belirterek, "Deniz anlaşması ve ateşkes anlaşmasında sonuçlar veren, Lübnan'ın kapasitesini koruyan 'dolaylı müzakere' diplomasisinden yanayız. Doğrudan müzakere ise karşılıksız bir tavizdir, faydasızdır." ifadesini kullandı.
Bölgede tehlikeli bir süreçten geçildiğini dile getiren Kasım, İsrail'in saldırılarının ABD desteğiyle sürdüğünü ifade etti. "Lübnan'da ateşkes yoktur aksine devam eden bir İsrail-Amerikan saldırganlığı var. Sivillerin, köylerin ve beldelerin hedef alınmasını, yıkımı ve çocukların, kadınların, erkeklerin ve yaşlıların öldürülmesini kınamaya yetecek söz yok. Sabrediyoruz ve direniyoruz." değerlendirmesinde bulunan Kasım, Lübnan'ın saldırıya uğrayan taraf olduğunu ve güvenliği ile egemenliği için güvenceye ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Fars Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Yardımcısı Hüseyin Muhibbi, Hürmüz Boğazı'nda kuralları ihlal eden gemilerin güç kullanılarak durdurulacağını belirtti. Muhibbi, boğazdaki uygulamalarda herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından belirlenen transit protokollerine uygun hareket ederek koordinasyon içinde belirlenen güzergahı izleyen sivil ve ticari gemilerin güvenliğinin sağlanacağını ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin görüşme teklifini değerlendirdiğini duyurdu. Tahran yönetimi, ABD teklifine yanıtını Pakistan aracılığıyla iletileceğini kaydetti.
Bakanlığın açıklamasında, "Görüşmeler devam ediyor. ABD'nin yanıtını aldık. Pakistanlı arabulucular aracılığıyla yanıtımızı vereceğiz. Washington'ın ateşkes ve savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmaya ilişkin taahhütleri İsrail'i de kapsamalı." ifadelerine yer verildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bölgedeki ABD müttefiklerinin İran'a karşı yürütülen savaşın yasa dışı olduğunu bildiğini kaydederek, savaşa doğrudan veya dolaylı olarak katılan tüm ülkelerin "sorumlu" olduğunu belirtti. Avrupalı liderlerin de savaşın maliyetini kabul ettiğini ifade eden Bekayi, aralarında Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in de bulunduğu liderlerin, savaşın kıta ve dünya için "çok büyük maliyetlere" yol açtığını doğruladıklarını sözlerine ekledi.

Doha Yüksek Lisans Çalışmaları Enstitüsü'nden Profesör Mohamad Elmasry, Trump'ın "Özgürlük Projesi" olarak isimlendirdiği Hürmüz operasyonunun beraberinde bir dizi soru işareti getirdiğini belirtti. Elmasry'ye göre girişim, Trump'ın Hürmüz Boğazı ablukasına karşı "bir şeyler yaptığını" gösterme çabalarının en son örneği olarak görülebilir.
Al Jazeera'ye demeç veren Elmasry, İran'ın olası tepkisine ilişkin "Bu, Trump'ın pazartesi günü piyasaların açılışından önce piyasaları manipüle etme girişimi mi? Yoksa İranlıları topyekün bir savaşa yol açacak bir misillemeye kışkırtma girişimi mi? İran hükümeti bunu önemli bir zafer gerektiren varoluşsal bir mücadele olarak görüyor ve Trump'ın planını bozmak için elindeki her aracı kullanacak" diye konuştu.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları Doğu Zavtar, Beraşit, Dibal, Kana ve Şihur beldelerini hedef aldı. Şihur'daki hava saldırısında 2 kişi yaşamını yitirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, dün Ermenistan'ın başkenti Erivan'da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) Zirvesi öncesi basın mensuplarına açıklama yaparak, Hürmüz Boğazı'nın İran ile ABD makamları arasında koordinasyon sağlanarak açılması çağrısında bulundu.
Macron, iki ülke arasında sağlanan geçici ateşkesin ardından ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüştüğünü belirterek, "Ateşkes, Lübnan'ı ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını kapsamalıydı." görüşünü paylaştı.
ABD'NİN HÜRMÜZ ABLUKASINA ELEŞTİRİ
Paris'te 17 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün tesisine ilişkin konferans düzenlendiğine işaret eden Macron, "Aynı gün ABD'de Hürmüz Boğazı'nda abluka ilan etti" dedi.
'HERHANGİ BİR OPERASYONA KATILMAYACAĞIZ'
"ABD, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya hazırsa bu, çok iyi. Başından bu yana bunu talep ediyoruz ancak bana göre net olmayan bir çerçevede, güç kullanılarak yapılan herhangi bir operasyona katılmayacağız." ifadesini kullanan Macron, boğazın yeniden açılması için bir misyon oluşturduklarını ve bunun askeri planlamasının İngiltere'nin başkenti Londra'da yapıldığını söyledi.

Haaretz gazetesinin haberinde, İsrail ordusunun, işgal altındaki Lübnan toprakları ile İsrail'in kuzeyindeki birliklerine Hizbullah tarafından fırlatılan patlayıcı yüklü İHA'ları durdurmak amacıyla, ağ fırlatma sistemiyle donatılmış dronları konuşlandırmaya başladığı ifade edildi.
"Iron Drone Raider", radar ile önleyici dronları bir araya getirerek tehditleri otonom şekilde etkisiz hale getiren yapay zeka destekli bir savunma teknolojisi. Bu sistem, ABD merkezli Ondas Holdings bünyesinde faaliyet gösteren İsrail menşeli Airobotics firması tarafından geliştirilerek, bölgedeki İHA tehditlerine karşı İsrail ordusunun kullanımına sunuluyor.
İSRAİL'İN TEKNOLOJİSİ HİZBULLAH'A YETMEDİ
Bu sistemler, Hizbullah'ın yoğun İHA kullanımı karşısında devreye alınıyor. Bu İHA'ların bir kısmı, karıştırma (jamming) gibi geleneksel elektronik harp yöntemlerine karşı dirençli olan fiber optik kablolarla yönlendiriliyor. Geçen hafta iki İsrail askeri ve bir Savunma Bakanlığı yüklenicisi dron saldırılarında öldü, 15'ten fazla asker ise yaralandı.
İsrail'in Lübnan'daki işgalinin başlangıcından bu yana çok sayıda İsrail askeri dron saldırıları sonucu yaralandı. İsrail ordusundaki pek çok yetkili, ordunun Hizbullah'ın bu denli kapsamlı saldırı dronu kullanımına karşı hazırlıksız olduğunu son dönemde kabul etti. Bir askeri yetkili, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ordunun mevcut anti-dron teknolojisinin ya bu tehdidi karşılamada yetersiz kaldığını ya da "yeterli teknoloji bulunmadığını" belirtti.

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine hava saldırıları başlattığını duyurdu. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah altyapısını hedef aldığı öne sürüldü.
Lübnan basınında yer alan haberlere göre, Beraşit, Şehhur ve Tulin bedenleri hedef alındı.
Adraee'nın saldırı tehdidinde bulunduğu beldeler, Lübnan'ın güneyinde İsrail işgali altındaki alanların dışında yer alıyor.

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), devam eden askeri operasyonlar nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğine yönelik tehdidin kritik seviyede olduğunu belirtti. UKMTO, bölgedeki ticari gemilerin olası risklere karşı tedbirli olmaları gerektiğini vurguladı.
UKMTO tarafından yapılan açıklamada, denizcilere VHF 16. kanal üzerinden Ummanlı yetkililerle koordinasyon kurmaları tavsiye edildi. Ayrıca gemilerin, ABD'nin gelişmiş güvenlik alanı oluşturduğu Umman karasuları üzerinden rota belirlemeyi düşünmeleri gerektiği ifade edildi.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X hesabından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Kana, Dibal, Kakaiyyet Cisir ve Sıreyfa beldelerini hedef alacağını bildirdi.
Adraee, bölgedeki Lübnanlılardan yaşadıkları yerlerden en az 1 kilometre uzaklaşmalarını istedi. Adraee'nın saldırı tehdidinde bulunduğu beldeler, Lübnan'ın güneyinde İsrail işgali altındaki alanların dışında yer alıyor.

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Ajansı (UKMTO), Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Fucayra şehri açıklarında seyreden bir tankerin saldırıya uğradığını duyurdu.
UKMTO’dan yapılan açıklamada Fucayra şehrinin yaklaşık 144 kilometre kuzeyinde seyreden bir tankerin bilinmeyen bir cisimle vurulduğu belirtilerek, "Tüm mürettebat güvende ve çevresel etki bildirilmedi" denildi.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin çıkışına destek vereceğini duyurmasının ardından, İran ordusu bölgeye yaklaşması halinde ABD Donanması'nı hedef alacağını bildirdi.
Hatem el-Enbiya Karargâhı tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin tamamen İran güçlerinin kontrolünde olduğunu belirtti. Açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin güçlerimiz tarafından denetlendiğini ve boğazdan yapılacak her türlü geçişin her koşulda bizimle koordineli olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini teyit ettik” denildi.
Açıklamada özellikle ABD hedef alınarak sert ifadeler kullanıldı. “Herhangi bir yabancı gücün, özellikle de ABD ordusunun, Hürmüz Boğazı’na yaklaşması durumunda saldırıya uğrayacağı konusunda uyarıyoruz” ifadeleri dikkat çekti.
İran, ticari gemi ve petrol tankerlerine de çağrıda bulundu. Açıklamada, “Ticari gemiler ve petrol tankerleri, güvenliklerinin sağlanması için bizimle koordinasyon kurmadan geçiş yapmaktan kaçınmalıdır” denildi.
İran, olası bir ABD hamlesinin bölgedeki dengeleri daha da bozacağı uyarısında bulundu. Açıklamada, “Amerika’nın herhangi bir saldırgan eylemi, statükoyu istikrarsızlaştıracak ve gemilerin güvenliğini tehlikeye atacaktır” ifadeleri yer aldı.

Devrim Muhafızları Ordusu, 4 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nın "kontrolünü tamamen" ele geçirdiğini açıkladı. Duyuru, ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaş başlatmasından günler sonra gerçekleşti. Tahran, kritik boğazın dünyaya açık ancak İran'ın düşmanlarına kapalı olduğunu belirtti.
İran, boğazda "gişe sistemi" oluşturduğunu duyurdu. Boğazdan geçmek isteyen gemilerin Çin yuanı cinsinden ücret ödemesi gerektiği kaydedildi
ABD ile İran 8 Nisan'da ateşkes konusunda anlaştı. Ancak Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden saldırılarını gerekçe göstererek boğazı kapalı tutma kararı aldı.
Pakistan'daki barış görüşmeleri 13 Nisan'da anlaşma sağlanamadan sona erdi. Görüşmelerin ardından ABD, kendi ablukasını uygulamaya koyarak İran limanlarını kullanan gemilerin hedef alınacağını bildirdi.
ABD ordusu, o tarihten bu yana Umman Körfezi'nde İran bağlantılı en az 49 ticari geminin rotasını değiştirdi. ABD ayrıca Hint Okyanusu'nda İran bağlantılı 2 petrol tankerine el koydu. İran misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı tüm gemilere kapattı ve 2 yabancı ticaret gemisini ele geçirdi.
Trump, 2 Mayıs'ta Hürmüz Boğazı'nda saldırıya uğrayan gemilere eşlik etmek üzere Özgürlük Projesi'nin başlatıldığını duyurdu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
İki bakanın telefon görüşmesinde; bölgesel gelişmeler, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi ve bölgede barışın tesisine yönelik diplomatik çabalar ele alındı. Arakçi ayrıca Pakistan'ın arabuluculuk rolünü takdir ettiğini dile getirdi.

ABC News'ün haberine göre, CENTCOM Sözcüsü Kaptan Tim Hawkins, İran limanlarına uygulanan ablukayı aşmaya çalıştıktan sonra ABD tarafından durdurulan bir geminin, mürettebatıyla birlikte İran'a iade edilmek üzere Pakistan'a devredildiğini bildirdi.
Hawkins, gemideki 6 sivilin de geçen hafta iade için bölgedeki bir ülkeye transfer edildiğini kaydetti. İran devlet medyası, 6 kişinin mürettebat üyelerinden bazılarının aile üyeleri olduğunu açıklamıştı.
ABD Donanması, abluka talimatlarına uymayı reddettiği bildirilen Touska gemisine 19 Nisan'da Umman Körfezi'nde el koymuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald Trump'ın duyurduğu "Özgürlük Projesi" isimli operasyon kapsamında Hürmüz Boğazı'ndan serbestçe geçmek isteyen ticari gemilere destek vereceğini resmen açıkladı. CENTCOM'un X hesabından yaptığı paylaşımda, "CENTCOM güçleri, Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlamak için 4 Mayıs'tan itibaren Özgürlük Projesi'ne destek vermeye başlayacak" ifadelerine yer verildi.
OPERASYONA 15 BİN ASKER KATILACAK
CENTCOM, boğazdan geçen ticari gemilere sağlanacak desteğin detaylarını da paylaştı. Operasyonun güdümlü füze destroyerleri, 100'den fazla kara ve deniz üssü uçağı, çok alanlı insansız platformlar ile 15 bin askeri personeli içereceği kaydedildi.
AMİRAL COOPER: 'HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR'
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, "Bu savunma görevine verdiğimiz destek, bölgesel güvenlik ve küresel ekonomi için hayati önem taşıyor; aynı zamanda deniz ablukasını da sürdürüyoruz" diye konuştu.
ABD VE İRAN GÜÇLERİ KARŞI KARŞIYA GELEBİLİR
Axios haber sitesinin 2 ABD'li üst düzey yetkiliye dayandırdığı habere göre, operasyon ABD Donanması gemilerinin doğrudan ticari gemilere eşlik etmesini içermeyebilir. Bir yetkili, ABD Donanması gemilerinin İran ordusunun boğazdan geçen ticari gemileri hedef almasını önlemek için gerekirse "yakınlarda" bulunacağını ifade etti. ABD güçleri, İran ordusunun gemilere karşı harekete geçmesi durumunda müdahalede bulunacak. Donanma'nın ayrıca ticari gemilere, özellikle İran ordusu tarafından mayınlanmamış güvenli deniz rotaları konusunda rehberlik sağlamayı planladığı belirtildi.

ABD medyası, İran'ın ateşkes öncesi dönemdeki saldırıları sonucunda ABD'nin Orta Doğu'daki en az 16 üssünün zarar gördüğünü belirtti.
CNN International'ın güncel araştırması, ABD ile İran arasındaki tansiyonun bölgedeki Amerikan askeri üslerine etkisini gözler önüne serdi.
BAZI TESİSLER KULLANILAMAZ HALE GELDİ
Haberde, hasar gören bazı yerlerin ciddi operasyonel tahribata uğradığı ve bazı tesislerin kullanım dışı kaldığı aktarılarak, İran'ın saldırılarının büyük ölçüde bölgenin dört bir yanına konuşlandırılmış gelişmiş radar sistemleri, iletişim altyapısı, füze savunma varlıkları ve uçaklara odaklandığı belirtildi.
THAAD BATARYALARI HASAR ALDI
Bildirilen kayıplar arasında Ürdün'deki Amerikan THAAD füze bataryalarına bağlı radar sistemleri ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bazı tesislerdeki radar sistemleri yer aldı.
CNN ayrıca, Suudi Arabistan'daki hava üssüne düzenlenen İran saldırısı sırasında bir Amerikan Boeing E-3 Sentry uçağının da imha edildiğini aktardı.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda denizcilik düzenlemesine müdahalesinin ateşkesin ihlali anlamına geleceğini belirtti.
İranlı yetkili, "Hürmüz Boğazı ve Fars (Basra) Körfezi, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın yanıltıcı paylaşımlarıyla yönetilemez." ifadelerini kullandı.
Azizi, "karşılıklı suçlama oyunu senaryolarına" kimsenin inanmayacağını aktardı.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nda "Özgürlük Projesi" adıyla yeni bir süreci başlatacaklarını duyurdu.
ABD/İsrail-İran gerilimine doğrudan taraf olmayan birçok ülkenin kendilerinden Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerinin çıkarılması konusunda yardım istediklerini belirten Trump, "İran, Orta Doğu ve ABD'nin iyiliği için bu ülkelere, gemilerini bu kısıtlı boğazdan güvenli bir şekilde çıkaracağımızı, böylece işlerine özgürce ve sorunsuz bir şekilde devam edebileceklerini söyledik." ifadesini kullandı.
Trump, söz konusu ülkeleri, "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" olarak tanımladı ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetti.
"TEMSİLCİLERİM İRAN İLE ÇOK OLUMLU GÖRÜŞMELER YAPIYOR"
"Bu süreç, yani Özgürlük Projesi, Orta Doğu saatiyle pazartesi sabahı başlayacak." değerlendirmesini yapan Trump, "Temsilcilerim İran ile çok olumlu görüşmeler yapıyor ve bu görüşmeler herkes için çok olumlu sonuçlar doğurabilir." ifadesini kullandı.
İlgili gemilerdeki gıda stokunun azaldığını ve mürettebatın sağlıklı bir şekilde kalabilmeleri için Hürmüz Boğazı'ndan çıkabilmeleri gerektiğini vurgulayan Trump, bu gemilerin geçişine İran'ın müdahale etmesi halinde kendilerinin de buna sert bir şekilde karşılık vereceklerini kaydetti.















