
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı başlattıkları savaşa ilişkin, "Erken ayrılıp sorunun yeniden ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz." dedi. Trump, Florida eyaletinin Villages bölgesinde kendisine oy veren seçmenlere yönelik yaptığı konuşmasında, zaman zaman İran'la ilgili açıklamalara yer verdi.
Kendisine yönelik üçüncü suikast girişiminin ardından ilk defa kamuoyu önünde görünen Trump, "(İran'dan) erken ayrılıp sorunun yeniden ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz." diye konuştu. Trump, "İranlılar bize yapmamız gereken türden bir anlaşmayla gelmiyorlar. Bu işi uygun bir şekilde halledeceğiz." ifadelerini kullandı.
İran'ı yönetenlerin "oldukça kötü insanlar" olduğunu ileri süren ABD Başkanı Trump, Tahran yönetiminin "iki haftalık süre içinde 42 bin protestocuyu öldürdüğünü" iddia etti. Trump, İran'ın geçişleri kapaması nedeniyle "400'e yakın geminin" Hürmüz Boğazı'nda mahsur kaldığını vurguladı.
İran'ın donanması hakkında da konuşan Trump, bu ülkeye ait 159 geminin iki hafta içinde batırıldığını söyledi. Trump, NATO'ya "trilyonlarca dolar harcadıklarının", buna rağmen Körfez'de verdikleri mücadelede ABD'nin NATO'dan hiçbir yardım alamadığının altını çizdi.

İran dini lideri Mücteba Hamaney, 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Hamaney mesajında, çalışma hayatının ülke genelinde geniş bir alanı kapsadığını belirterek, işçilerin ekonomik alandaki rolüne dikkat çekti. Çalışma sahasının evlerden iş yerlerine, tarlalardan fabrikalara ve hizmet sektörüne kadar uzandığını ifade eden Hamaney, "Bu geniş alan ne ölçüde çalışkanlık ve bağlılıkla beslenirse, bunların her büyük başarının temel unsurları olmasıyla birlikte, ülkenin ilerlemesi de o ölçüde daha güçlü ve sağlam şekilde güvence altına alınır" dedi.
"EKONOMİK VE KÜLTÜREL ALANDA DA DÜŞMANLAR YENİLMELİ"
İran’ın askeri alandaki kazanımlarına da değinen Hamaney, "İran, 47 yılı aşkın mücadelenin ardından ilerleme ve yükselişine karşı çıkanlara karşı askeri alanda sahip olduğu dikkat çekici kabiliyetlerin bir kısmını dünyaya kanıtlamıştır. İran, ekonomik ve kültürel mücadele aşamasında da düşmanlarını umutsuzluğa düşürmeli ve yenilgiye uğratmalıdır" ifadelerini kullandı.

İran’ın Zencan eyaletinde ABD ve İsrail’in saldırılarında patlamayan mühimmatların infilak etmesi sonucu Devrim Muhafızları Ordusu mensubu 14 askerin yaşamını yitirdiği bildirildi. İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre, Devrim Muhafızları Ordusu mensubu 14 asker hayatını kaybetti. Buna göre, Zencan eyaletinde ABD ve İsrail saldırılarında patlamayan mühimmatlar arama-tarama faaliyetleri sırasında infilak etti. Patlama nedeniyle Devrim Muhafızları Ordusu mensubu 14 asker ölürken 2 asker de yaralandı. Bölgede devam eden arama-tarama faaliyetleri sonucu 15 binden fazla patlamamış mühimmat tespit edilerek imha edildi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşmelerin devam ettiğini ancak Tahran yönetiminin kendisine ulaştırdığı son tekliften "memnun olmadığını" bildirdi.
Trump, Beyaz Saray'dan Florida'ya hareket etmeden önce basın mensuplarına çeşitli konularda açıklamalarda bulundu. Basın mensuplarının sorusu üzerine İran konusundaki gelişmelere işaret eden Trump, "İranlı liderler birbirleriyle anlaşamıyor, son tekliften memnun değilim." dedi.
Trump, "İran müzakereleri şu anda istenen noktaya gitmiyor." değerlendirmesinde bulunarak, bunun sebebi olarak Tahran yönetimindeki fikir ayrılıklarını ve görüşmelerde birden fazla grupla muhatap olmak zorunda kalmalarını gösterdi. İran ile görüşmelerin sadece "telefon üzerinden" ilerlediği bilgisini paylaşan ABD Başkanı, "İran bir anlaşma yapmak istiyor çünkü esasen ellerinde artık bir ordu kalmadı. Bir anlaşma yapmayı arzuluyorlar ancak ben mevcut koşullardan memnun değilim." diye konuştu.
Trump, Hürmüz Boğazı'nı bu süreçte abluka altına almalarının çok etkili olduğunu vurgulayarak, savaş bittiğinde "petrol, doğal gaz ve her şeyin" fiyatının düşeceğini ileri sürdü.

İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği Yarun beldesinde bir manastır ve rahibe okulunu yıktığı bildirildi. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberinde, İsrail ordusunun ateşkese rağmen beldede evleri, iş yerlerini ve çeşitli yapıları hedef alan yıkım faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde bulunan Habuş ve Yahmar el-Şakif kasabalarına saldırı düzenledi.
Al Jazeera'nin aktardığı bilgiye göre İsrail, ateşkeste olduğu Lübnan'a yönelik saldırısında manastır vurdu.

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife, "İran'ın ülkeye yönelik saldırılarını destekledikleri" suçlamasıyla daha fazla kişi hakkında vatandaşlıktan çıkarılma talimatı verdi.

ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinde dikkat çeken yeni gelişmeler yaşandı. Axios’un, konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre Washington, anlaşma metnine yönelik kritik değişiklikler içeren yeni bir teklif sundu.
'NÜKLEER' MADDELERİ YENİDEN MASADA
Habere göre ABD’li yetkili Wittkof, pazartesi günü anlaşma metnine nükleer madde konusunu yeniden dahil etmeyi amaçlayan bir dizi değişiklik önerisini taraflara iletti.
URANYUM TRANSFERİNE ‘DUR’ ŞARTI
Öneriler arasında en dikkat çeken maddelerden biri, İran’ın müzakereler devam ettiği sürece zenginleştirilmiş uranyum transferi yapmayacağına dair taahhütte bulunmasının istenmesi oldu.
BOMBALANAN TESİSLER İÇİN NET MESAJ
Washington yönetiminin ayrıca İran’dan, daha önce bombalanan nükleer tesislerde herhangi bir faaliyete yeniden başlanmayacağına dair açık bir taahhüt talep ettiği aktarıldı.


İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Dışişleri Bakanlığının İran'a saldırıların "meşru müdafaa" kapsamında gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Sözcü Bekayi sosyal medyadan yaptığı paylaşımda açıklamayı alıntılayarak, "Neye karşı 'kendini savunma?' İran tarafından 'meşru müdafaa'yı haklı çıkaracak herhangi bir 'silahlı saldırı' oldu mu? Kesinlikle hayır! Bu kesinlikle 'meşru müdafaa' değildi, İran devletine karşı bir saldırı eylemiydi" ifadelerini kullandı.

ABD ve İran arasındaki ateşkes devam ederken, savaş henüz sona ermedi. Taraflar arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesinin ardından iletişim Pakistan arabuluculuğunda sürüyor.
Katar merkezli Al Jazeera’nın adı açıklanmayan İranlı diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran’ın dün Pakistanlı arabulucularla ABD’ye savaşı sona erdirmek üzere yeni bir teklif gönderdiğini bildirdi.
İran devlet medyası da söz konusu teklifi doğrulayarak, İran'ın savaşı sona erdirmek amacıyla Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ABD'ye son teklifini ilettiği aktarıldı. Teklifin içeriğine dair detay paylaşılmadı.

BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın Danışmanı Enver Gargaş, Hürmüz Boğazında savaş sonrası seyrüsefer özgürlüğüne yönelik devam eden tartışmalara ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Gargaş, "Uluslararası ortak irade ve uluslararası hukuk hükümleri, savaş sonrası dönemde bölgenin istikrarına ve küresel ekonomiye hizmet eden bu hayati geçitte (Hürmüz Boğazında) seyrüsefer özgürlüğünün başlıca güvenceleri olarak öne çıkmaktadır. İran'ın tüm komşularına düzenlediği acımasız saldırganlığının ardından tek taraflı hiçbir anlaşmasına güvenilemez" ifadelerini kullandı.

Yargı Erkine bağlı Mizan Haber Ajansı'na göre İran Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsin Ejei, başkent Tahran’da bir grup yargı erki yetkilisi gerçekleştirdiği toplantıda ABD ile müzakereler ve savaş olasılığına ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD ve İsrail’in İran’a tekrar saldırı düzenleyebileceğini hatırlatan Ejei, “Savaşı hoş karşılamıyoruz ama savaştan da korkmuyoruz. Eğer şerefimiz tehdit edilirse şerefimiz için savaşırız.” ifadelerini kullandı.
'DAYATMALARI KABUL ETMİYORUZ'
Ülkesinin hiçbir zaman müzakere masasını terk etmediğini hatırlatan Ejei, “Akılcı ve mantıklı müzakereleri her zaman memnuniyetle karşıladık. Dayatmaları kabul etmiyoruz. Saldırgan tutumu ve tehditleri ile hedefine ulaşamayan düşman, kesinlikle müzakere masasında da baskıcı ve aşırı talepkar olamaz. Bu hepimizin duruşudur.” diye konuştu.
'SAVAŞ SUÇLARI TAKİP EDİLİYOR'
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarla alakalı hukuk çerçevesinde uluslararası düzeyde çalışmalar yaptıklarını anlatan Ejei, “ABD ve İsrail rejimlerinin İran halkına karşı işlediği savaş suçlarının hukuki ve adli yönleri uluslararası düzeyde takip edilmektedir.” ifadelerini kullandı.
ABD VE İSRAİL YENİDEN SALDIRABİLİR
Ülkesindeki birlik ve beraberliğin zirveye ulaştığını ve bunu korumaları gerektiğini dile getiren Ejei, ABD ve İsrail’in İran'a karşı harekete geçebileceğini belirterek, olası saldırılarına karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini söyledi.
Özellikle müzakereler konusunda farklı düşüncelere sahip insanlar olabileceğini dile getiren Ejei, “Elbette konuyla ilgili olarak iyi niyetli şekilde farklı düşüncelere sahip olanlar bulunabilir. Bu kişiler düşüncelerini, İran milletin çıkarları doğrultusunda ve büyük sistemin politikaları çerçevesinde düzenlemelidir.” uyarısını yaptı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’yi savaşın maliyetini yanlış yansıtmakla suçladı. X platformunda yaptığı paylaşımda Pentagon’un savaşın maliyeti hakkında “yalan söylediğini” belirten Arakçi, ABD'nin askeri operasyonlara 100 milyar dolar harcadığını öne sürdü.
Arakçi, gerçek maliyetin Pentagon'un iddia ettiğinden 4 kat fazla olduğunu vurgulayarak, "Netanyahu'nun kumarı şimdiye kadar Amerika'ya doğrudan 100 milyar dolara mal oldu. Önce İsrail, en son ABD demektir" ifadelerini kullandı.

ABD gazetesi The Wall Street Journal’de yer alan habere göre, Washington’un deniz ablukası İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik üstünlüğünü de zayıflattı.
“İRAN’IN STRATEJİSİ İŞLEVSİZ HALE GELDİ”
Analistler, İran’ın yaklaşık 50 yıldır ABD yaptırımlarını aşmak için kullandığı yöntemlerin artık etkisini yitirdiğini belirtti.
Tahran, savaşın başında Hürmüz Boğazı’nda gemilere saldırarak küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birini riske atmıştı. Ancak ABD, altı hafta sonra İran limanlarından yapılan tüm sevkiyatları bloke ederek karşılık verdi.
GİZLİ PETROL AĞI ÇÖKTÜ
ABD Donanması’nın ablukasıyla birlikte İran’ın petrolü gizlice Çin’e ulaştırdığı “görünmez tanker ağı”nın çöktüğü öne sürüldü.
ABD savaş gemilerinin oluşturduğu kordonun, tankerleri Hint Okyanusu’na kadar takip ederek sevkiyatları engellediği ifade edildi.
Eski Pentagon yetkilisi David Des Roches, “İran piyasa güveninde bir kriz yaratmayı başardı. Ancak kargaşa kontrol anlamına gelmez. ABD ablukasıyla birlikte İran bir hesaplaşmayla karşı karşıya” dedi.
ALTERNATİF YOLLAR YETERSİZ
İran’ın petrolünü demiryolu ile Çin’e ulaştırma ve kara yolları üzerinden ticareti sürdürme çabalarının sınırlı kaldığı belirtildi.
İran Denizcilik Birliği’ne göre ticaretin yalnızca yüzde 40’ı abluka dışına çıkarılabiliyor.
İRAN'IN 'YUNUS' PLANI
Buna karşılık radikal kanadın, petrol fiyatlarını yükseltmek ve ABD üzerindeki baskıyı artırmak için askeri tırmanışı savunduğu öne sürüldü.
Bu kesim, ablukayı “savaş eylemi” olarak değerlendiriyor.
İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, ABD’ye yönelik tehdit içeren "Kötülük yapan yabancılar suyun derinliklerine aittir.” mesajını yayımladı.
İran Devrim Muhafızları’nın, denizaltılardan mayın taşıyan yunuslara kadar alışılmadık yöntemlerle saldırı planları üzerinde durduğu iddia edildi.
Gerilimin artmasıyla birlikte, Hürmüz Boğazı’ndan geçen denizaltı internet kablolarının da hedef alınabileceği uyarısı yapıldı.
Tasnim haber ajansının yayımladığı kablo haritalarının, küresel internet trafiğini kesintiye uğratabilecek bir tehdit unsuru olarak değerlendirildiği belirtildi.

ABD merkezli NBC News’in adı açıklanmayan ABD’li yetkililere dayandırdığı haberde, İran’ın ABD ile devam eden ateşkes süresinde hava saldırıları nedeniyle enkaz altında kalan füze ve mühimmatları çıkarmaya çalıştığı iddia edildi.
ABD yönetiminin, saldırıların yeniden başlaması halinde İran’ın Orta Doğu genelinde saldırılar düzenleyebilmek için insansız hava aracı ve füze kapasitesini hızla yeniden artırmak istediği yönünde değerlendirme yaptığı kaydedildi.

BAE resmi haber ajansı WAM'da yer alan habere göre, BAE Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki mevcut gelişmeler nedeniyle vatandaşların İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesinin yasaklandığını bildirdi. Açıklamada, söz konusu ülkelerde bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak BAE’ye dönmeleri çağrısında bulunuldu.
Bakanlık, vatandaşların güvenliğinin öncelikli olduğunu belirterek, yurt dışında bulunan BAE vatandaşlarının yayımlanan talimat ve uyarılara uyması gerektiğini vurguladı. Ayrıca İran, Lübnan ve Irak'ta bulunan vatandaşlardan, alınan önleyici tedbirler kapsamında BAE makamlarıyla iletişime geçmeleri istendi.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları gece saatlerinde güneydeki Yukarı Nebatiye, Haris ve Tayri beldelerini hedef aldı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırıda 2 kişinin öldüğünü, 10 kişinin yaralandığını açıkladı.

CBS'in konuya yakın bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, ABD'nin İran'a saldırılarının maliyeti kamuoyuna açıklanan rakamın neredeyse 2 katı. Yetkili, Pentagon yetkililerinin bu hafta Kongre'de verdiği ifadelerde operasyonun maliyetini 25 milyar dolar civarı olarak açıkladığını ancak bu rakamın gerçekleri yansıtmadığını kaydetti.
Pentagon yetkililerinin açıkladığı rakamlara, hasar alan ya da kaybedilen ekipmanların maliyetinin dahil edilmediğini belirten yetkili, gerçek rakamın 50 milyar dolar civarında olduğunu aktardı.

İsrail ordusunun, ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde bir sahil restoranını havaya uçurduğu anlara ait görüntüler ortaya çıktı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, İsrail ordusunun Sur kentine bağlı el-Beyada beldesinde sahil kenarındaki gemi görünümlü bir restoranı hedef aldığı görülüyor.
Beldenin sahil kesiminde bulunan Safina isimli restoranın patlayıcılarla yıkıldığı aktarıldı. Ancak İsrail ordusu saldırıya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdikleri yıkımın bir benzerini Lübnan'ın güneyinde yapacaklarını, "Gazze modelini" uygulayacaklarını duyurmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, bölgedeki USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Görev Grubu'nu destekleyen USS Delbert D. Black güdümlü füze destroyerine malzeme yüklendiğini gösteren fotoğraflar yayımlandı.
Açıklamada, denizde gerçekleştirilen bu ikmal çalışmalarının ABD gemilerinin operasyonel kabiliyetlerini sürdürmesi için kritik öneme sahip olduğu belirtildi.

ABD anayasa ve uluslararası hukuk uzmanı ile eski ABD başsavcı yardımcısı Bruce Fein, bir ABD başkanının Kongre onayı olmadan savaşı "yeniden başlatabileceğini" söyledi. İran savaşının yasal boyutuna ilişkin konuşan Fein, 1973’te kabul edilen Savaş Yetkileri Yasası’nın Trump'ı 60 günle sınırladığını ancak metindeki boşluklar nedeniyle bu sürenin yeniden işletilebileceğini belirtti.
Al Jazeera’ya demeç veren Fein, 1973'te Savaş Yetkileri Yasası'nın kabul edildiği sırada hükümette görevli olduğunu ifade ederek, "Açık ve net olan bir yasanın ABD Anayasası'nı geçersiz kılamayacağı; yasa yalnızca Kongre'nin, fiilen saldırıya uğramadığımız sürece, barıştan savaşa geçişi yetkilendirmesine olanak tanıyor" dedi.
'KONGRE YETKİ VERMEZSE SAVAŞ SONA ERER'
Fein, Tahran yönetiminin ABD’ye saldırmadığını vurgulayarak olası bir savaşın "İran’a karşı işlenecek suç niteliğinde bir saldırganlık savaşı" olacağını kaydederek, "Savaş Yetkileri Yasası’na bakarsanız, hiçbir yerde başkanın 60 gün boyunca savaşa girebileceği yazmıyor. Eğer Kongre Trump'a yetki vermezse, savaş sona erer" diye konuştu.
YASADAKİ BOŞLUKLAR
Yasadaki hukuki boşluklara da dikkat çeken Fein, "Bir başkan her an '37 dakikadır bombalama yapmadık. Savaş bitti' diyebilir, bu durumda 60 günlük süre yeniden başlar. Karar metninde, saatin ne zaman başlayacağı ve ne zaman duracağı konusunda herhangi bir hüküm bulunmuyor" ifadelerini kullandı.

Fox News’in haberine göre, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Amiral Brad Cooper, Başkan Donald Trump’a İran’a “son darbe”nin vurulacağı saldırı seçenekleri hakkında bilgi verdi. Cooper, Durum Odası’nda gerçekleştirilen brifing sırasında Trump'ın askeri operasyonları yeniden başlatmaya karar vermesi hâlinde “kısa ve şiddetli bir saldırı dalgası” düzenleneceğini bildirdi.
Trump'ın şu anda abluka uygulamasını başlıca kozu olarak gördüğü, ancak İran'ın müzakerelere yanaşmaması durumunda askeri harekatı değerlendirebileceği ifade edildi.
SALDIRI HEDEFLERİ VE YENİ SİLAHLAR
Fox News’e göre değerlendirilen hedefler arasında İran’ın askeri varlıkları, lider kadrosu ve altyapısı bulunuyor. Pentagon, “Dark Eagle” adı verilen yeni bir hipersonik füze de dahil olmak üzere gelişmiş silah sistemlerini kullanmayı değerlendiriyor.
B-1B BOMBARIMAN UÇAKLARI BÖLGEDE
Dark Eagle sistemi, 3218 kilometre uzaklıktaki hedefleri vurabilme kapasitesine sahip. Sistemin İran'a ait balistik füze fırlatıcılarına karşı kullanılabileceği belirtildi. Ayrıca, 2267 kilograma kadar hipersonik silahlarla donatılabilen B-1B Lancer bombardıman uçaklarının bölgeye gönderildiği kaydedildi.

İran basını, başkent Tahran’ın batı, güney ve merkez bölgeleri başta olmak üzere bazı noktalarda hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu. Basında yer alan haberlerde, başta kentin batı, güney ve merkez bölgeleri olmak üzere bazı noktalarda hava savunma seslerinin duyulduğu ve bu durumun insansız hava araçlarına (İHA) karşı hava savunma sistemlerinin devreye girmiş olabileceği şeklinde değerlendirildiği belirtildi. Öte yandan hava savunma faaliyetlerinin bazı bölgelerde sürdüğü bildirildi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Anayasa'nın 60 günlük yasal sınırlandırmasına rağmen İran'la savaşa Kongrenin onayı olmadan devam edilebileceğini savundu. Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile Pentagon’un 2027 mali yılı için rekor düzeydeki bütçe talebiyle ilgili ABD Senato Silahlı Kuvvetler Komitesinde soruları cevaplandırdı. Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi önündeki ifadesi sırasında Orta Doğu'da devam eden savaşa değinen Hegseth, ABD ile İran arasındaki ateşkes nedeniyle Kongrenin onayı olmadan İran'la süresiz savaş halinde kalabileceğini savundu.
Hegseth, 2 Mart'ta başlayan 60 günlük süre konusunda ısrarla yöneltilen sorulara yanıt olarak savaşın ne zaman sona ereceğine ve Kongreden ne zaman yetki alınması gerektiğine dair nihai kararın, "Beyaz Saray'a ait olduğunu" söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumu "öyle veya böyle" ülkeden çıkaracaklarını ifade etti, ancak bunu nasıl yapacakları konusunda yorum yapmadı. Trump, "Bunu ele geçirmek istiyoruz. Öyle ya da böyle alacağız. Ya elde edeceğiz ya da alacağız. Ya bize verecekler ya da biz alacağız. Bu hiç de zor olmayacak." dedi.
İran'la görüşmelerin sürdüğünü ancak içeriği kendisi ve birkaç kişinin bildiğini kaydeden Trump, Tahran yönetiminin anlaşmaktan başka şansının olmadığını iddia etti.
"SAVAŞ DEĞİL ASKERİ OPERASYON"
Trump, İran’a yönelik "askeri bir operasyon" düzenlediklerini vurgulayarak, bu durumu "savaş" olarak nitelemediğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında "savaş" ifadesini kullandı. İranlı liderlerle görüşmelere dikkati çeken Trump, "İran bizimle anlaşma yapmak için can atıyor. Ordularını yerle bir ettik ve ekonomileri tam bir felaket. Bakalım ne kadar dayanabilecekler." değerlendirmesinde bulundu. İran'ın limanlarına yönelik deniz ablukasının çok etkili olduğunu savunan ve bu ablukanın devam edeceğini vurgulayan Trump, bu yolla İran'ın petrol gelirlerinin ciddi oranda azaldığını öne sürdü. ABD Başkanı, ülkede benzin fiyatlarının yükselmesiyle ilgili bir soruya yanıt verirken, "Savaş biter bitmez benzin fiyatları hızla düşecek, ama sonunda İran’ın elinde nükleer silah olmayacak. Buna izin vermeyeceğiz." diye konuştu.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Ali Hezriyan, Babülmendep Boğazı’ndaki son gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, "Husiler son günlerde Babülmendep Boğazı’nın kapatılmasına yönelik tatbikatlar gerçekleştirdi ve boğazın fiilen kapatılması için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandı" dedi.
İran-ABD arasındaki siyasi ve askeri kriz sırasında Babülmendep Boğazı’nın kapatılabileceğine yönelik iddialar gerilimi artırırken, İran’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Ali Hezriyan, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’ndaki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Hezriyan, Yemen'deki İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı’na yönelik son askeri hazırlıklarına değinerek, "Husiler son günlerde Babülmendep Boğazı’nın kapatılmasına yönelik tatbikatlar gerçekleştirdi ve boğazın fiilen kapatılması için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandı" dedi.
Uluslararası deniz trafiğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Hezriyan, düşman olmayan gemiler için iki seçenek bulunduğunu söyleyerek, "Gemiler ya Babülmendep Boğazı’nı dolaşarak yaklaşık 30 milyon dolarlık ek maliyeti göze alacak ya da Yemenli güçlere 5 milyon dolar ödeyerek güvenli geçiş izni alabilecek" ifadelerini kullandı.











