
28/06/2026 tarihi için yeni canlı bloğumuzu buradan takip edebilirsiniz.
HABER İÇİN TIKLAYIN

ABD ordusundan İran’a yönelik son saldırılarla ilgili yeni açıklama geldi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın "M/T Kiku" tankerine düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısına karşılık, Hürmüz Boğazı ve yakınındaki İran’a ait 10 askeri hedefinin vurulduğunu duyurdu. ABD Hava Kuvvetleri ve ABD Deniz Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen saldırılarda savaş uçaklarının kullanıldığı belirtilirken, saldırılara ait görüntüler yayınlandı.

İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından yapılan açıklamada, ordunun deniz ve hava kuvvetlerinin, ABD'nin son saldırılarına "kararlı bir karşılık" verdiği belirtildi. Açıklamada, DMO Deniz Kuvvetleri ile Hava-Uzay Kuvvetlerinin koordineli şekilde gerçekleştirdiği operasyonda, Kuveyt'teki Ali es-Salim Hava Üssü ile Bahreyn'deki Selman Limanı'nda bulunan ABD Beşinci Filosu dahil toplam 8 önemli ABD askeri tesisinin vurulduğu ifade edildi.
Söz konusu operasyonun, Washington yönetiminin İran'a yönelik son askeri saldırılarına misilleme niteliğinde olduğu kaydedildi. Açıklamada, ABD'nin, DMO Deniz Kuvvetlerinin kurallara uymayan bir gemiye yönelik müdahalesini gerekçe göstererek, İran'ın Hürmüz Boğazı kıyısındaki 5 noktasına saldırı düzenlediği aktarıldı.
İran'ın, İslamabad Mutabakat Zaptı uyarınca Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yönetiminden sorumlu olduğu savunulan açıklamada, kuralları ihlal eden gemilere yönelik müdahalelerin daha da sertleşeceği uyarısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca, gelecekte İran'a yönelik herhangi bir saldırının, gerekçesi veya hedefinin niteliğine bakılmaksızın "ezici bir güçle" karşılık bulacağı ifade edildi.
DMO, ateşkesin ihlal edilmesinin İslamabad Mutabakat Zaptı'nın birinci maddesine aykırı olduğunu ve böyle bir durumun devam eden tüm süreçleri durduracağını da vurguladı.

Kuveyt'te füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiği, Bahreyn'de ise olası bir saldırı ihtimali nedeniyle sirenlerin çaldığı bildirildi. Kuveyt ordusunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ülkenin hava savunma sistemlerinin füze ve "düşman İHA saldırılarını" engellemek üzere devreye girdiği belirtildi. Açıklamada, vatandaşların duyabileceği patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin düşman hedeflerini etkisiz hale getirmesi sırasında meydana gelen önleme faaliyetlerinden kaynaklandığı kaydedildi. Yetkililer, halktan ilgili kurumlar tarafından yayımlanan güvenlik ve emniyet talimatlarına uymalarını istedi.
BAHREYN'DE HALKA GÜVENLİ YERLERE GİTME ÇAĞRISI
Öte yandan Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, sirenlerin çaldığı duyuruldu. Açıklamada, vatandaşlar ve ülkede yaşayanlardan sakin olmaları, en yakın güvenli bölgeye gitmeleri ve gelişmeleri resmi kanallar üzerinden takip etmeleri istendi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM, Hürmüz Boğazı'nda İran'ın “ticari taşımacılığa yönelik saldırılarını” gerekçe göstererek, ülkedeki bazı hedeflere saldırılar düzenlediğini bildirmişti.

Kuveyt ordusu, füze ve İHA saldırılarına karşı koymak için hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesi bir kez daha ihlal ettikleri gerekçesiyle İran’ın askeri tesislerine yeni saldırılar düzenlediklerini belirterek, "Artık makul davranamayacağımız ve çok başarılı bir şekilde başlattığımız işi askeri yolla tamamlamak zorunda kalacağımız bir noktaya gelebiliriz. Eğer bu olursa, İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayacak" açıklamasında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’ı hedef alan son saldırılarıyla ilgili açıklama geldi. Truth sosyal medya platformundan yayımladığı mesajda İran’ın varılan ateşkesi bir kez daha ihlal ettiğini öne süren Trump, "Bu nedenle ABD uçakları İran’ın füze ve insansız hava aracı (İHA) depolama tesislerine ve kıyı radar üslerine saldırdı" ifadelerini kullandı. İran’ın yaşananlardan ders almamasının çok muhtemel olduğunu belirten Trump, "Artık makul davranamayacağımız ve çok başarılı bir şekilde başlattığımız işi askeri yolla tamamlamak zorunda kalacağımız bir noktaya gelebiliriz. Eğer bu olursa, İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayacak" uyarısında bulundu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM tarafından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, İran'a yönelik saldırılarla ilgili güncel bilgiler paylaşıldı. Komutanlığın açıklamasında, "CENTCOM güçleri Başkomutan'ın (ABD Başkanı Donald Trump) talimatı doğrultusunda 27 Haziran'da İran'daki çeşitli hedeflere ilave saldırılar düzenledi." ifadeleriyle duyurdu.
İran'ın dün ticari bir gemiye yaptığı saldırılarının ardından ABD'nin karşılık verdiği hatırlatılan açıklamada, İran'a "ateşkes anlaşmasına uyma fırsatı tanındığı" ancak İran'ın bu sabah petrol taşıyan Panama bandıralı bir gemiye düzenlediği yeni bir İHA saldırısı ile "bu yolu seçmediği" kaydedildi. Açıklamanın devamında, "CENTCOM güçleri, İran'ın ticari deniz taşımacılığına yönelik süregelen saldırganlığına doğrudan bir yanıt olarak bugün saldırılar gerçekleştirdi. ABD askeri uçakları İran'ın askeri gözetleme altyapısını, iletişim sistemlerini, hava savunma mevzilerini, İHA depolama tesislerini ve mayın döşeme kabiliyetlerini hedef aldı." ifadeleri kullanıldı. Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemi geçişlerinin devam ettiğinin belirtildiği açıklamada, ABD güçlerinin "teyakkuz halinde, caydırıcı gücü yüksek ve her an harekata hazır durumda" olduğu vurgulandı.
CENTCOM "ABD güçleri, Hürmüz Boğazı yakınlarında tankere yapılan saldırının ardından İran'daki çeşitli hedeflere ek hava saldırıları düzenledi." açıklamasında bulundu.
İRAN DEVLET TELEVİZYONU: İRAN'IN KEŞM ADASI'NA SALDIRI DÜZENLENDİ
Devlet televizyonunun haberinde, İran'ın Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası'nın Mesen köyünün saldırıda hedef alındığı bildirildi.
Diğer yandan, birkaç dakika önce saldırıya uğrayan Sirik kentinde 2 yeni patlama sesinin duyulduğu ve seslerin kaynağının henüz belirlenemediği aktarıldı.

İsrail ordusunun, ateşkese ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine hava saldırıları düzenlediği bildirildi. İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan'ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdü.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları akşam saatlerinde Yukarı Nebatiye beldesini hedef aldı. İsrail’e ait insansız hava araçları da öğleden sonra Yukarı Nebatiye’deki Menzele Mahallesi ile belde meydanına 4 saldırı düzenledi. Öte yandan İsrail güçleri, Bint Cübeyl ilçesine bağlı Beraşit beldesine 3 ses bombası attı.

BAE Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Abu Dabi'nin "İran'ın Bahreyn'e yönelik saldırılarını kınadığı" ve bunları "ülkenin egemenliğinin açıkça ihlali, güvenliğine ve istikrarına yönelik bir tehdit" olarak değerlendirdiği belirtildi.
Açıklamada, "Bahreyn ile tam dayanışma içinde oldukları; güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik tüm önlemleri destekledikleri" ifade edildi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "İran'ın Bahreyn'e yönelik saldırıları uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nı ihlal ediyor ve bölgede güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etmeye yönelik uluslararası çabaları baltalıyor." ifadelerine yer verildi.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Kuveyt'in "İran'ın Bahreyn topraklarına çok sayıda İHA ile düzenlediği saldırıyı şiddetle kınadığı" belirtildi.
Açıklamada, "Bu saldırı, Bahreyn'in egemenliğinin açık bir ihlali, ülkenin güvenliğine, istikrarına ve topraklarında yaşayan halkın güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit ve uluslararası hukuk kurallarının ve BM Şartı'nın açık bir ihlalidir." ifadeleri kullanıldı.
Bakanlık, bölgesel ve uluslararası düzeyde gerilimi düşürme ve tansiyonu azaltma çabalarının sürdüğü bir dönemde bu saldırıların devam etmesinin, "barış ve istikrar çabalarını ciddi şekilde baltaladığı, bölgenin güvenliği ve istikrarını tehdit ettiğini" vurguladı.
Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İran'ın Bahreyn'e yönelik saldırıları "acımasız" olarak nitelendirilerek, kınandı.
Saldırının Bahreyn'in egemenliğinin açık bir ihlali, ülkenin güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olduğu kaydedilen açıklamada, ayrıca söz konusu saldırının tehlikeli bir tırmanış ile uluslararası hukuk ve BM Şartı'nın açık bir ihlali niteliği taşıdığı aktarıldı.
Açıklamada ayrıca, Ürdün'ün Bahreyn ile tam dayanışma içinde olduğu ve Bahreyn'in egemenliğini, halkının güvenliğini korumaya yönelik atacağı tüm adımları desteklediği vurgulandı.
Katar Dışişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, İran'ın Bahreyn'e yönelik saldırılarını kınayarak, bunların Bahreyn'in egemenliğinin ve uluslararası hukuk kurallarının ciddi şekilde ihlali olduğunu belirtti.
Açıklamada ayrıca, Katar'ın Bahreyn ile tam dayanışma içinde olduğu ve egemenliği ile güvenliğini korumaya yönelik alacağı tüm tedbirleri desteklediği yinelendi.

Hizbullah lideri Naim Kasım, ABD-Lübnan-İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmaya ilişkin eleştiride bulundu. Kasım açıklamasında, dün ABD’nin başkenti Washington DC’de imzalanan anlaşmayı kınayarak, bunun yerine ABD-İran arasında yapılan mutabakat zaptının esas alınması gerektiğini söyledi. Kasım, "Washington’daki çerçeve anlaşma küçük düşürücü ve utandırıcıdır, aynı zamanda egemenliğin teslimi anlamına gelmektedir Bu anlaşma geçersiz ve hükümsüzdür. İran-Amerikan mutabakat zaptının hükümlerinin uygulanması gerekmektedir" dedi.
Hizbullah lideri, İsrail’in Lübnan’dan çekilmesinin Lübnan’daki Hizbullah’ın silahsızlandırılması şartına bağlanmasına yönelik önerileri kınayarak, "İsrail’in çekilmesinin Lübnan genelinde direnişin silahsızlandırılmasına bağlanması, tüm kırmızı çizgileri aşan son derece tehlikeli bir öneridir" dedi.
"ANLAŞMAYA RAĞMEN MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ"
Lübnan ile İsrail arasında varılan son anlaşmaya rağmen mücadelelerini sürdüreceklerini söyleyen Kasım, "İşgali yenmek için sahada mücadelemizi sürdüreceğiz. En zor şartlarda bile sahayı terk etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
LÜBNAN YÖNETİMİNİ İSRAİL İŞGALİNİ MEŞRULAŞTIRMAKLA SUÇLADI
Hizbullah lideri Kasım ayrıca Lübnan yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, Lübnanlı yetkilileri İsrail’in "işgaline gelecek yıllar boyunca meşruiyet kazandırmakla" suçladı. Kasım, "Bu durum, söz konusu toprakların siyonist varlığa ilhak edilmesine bile yol açabilir" dedi.
Lübnan makamlarına seslenen Kasım, "Zaman, Lübnan’ı yerle bir eden seçimlerinizden geri dönme zamanı" ifadelerini kullandı. Kasım ayrıca Hizbullah’ın, Lübnan’ın egemenliği, topraklarının özgürleştirilmesi ve İsrail işgalinin sona erdirilmesi yönünde "iş birliği yapmaya ve birlikte hareket etmeye hazır" olduğunu söyledi.
ABD-İRAN ARASINDAKİ MUTABAKATI VURGULADI
Kasım, İran ile ABD arasında yapılan mutabakat zaptının Lübnan’a "güçlü bir koz" verdiğini ve bunun "Lübnan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğini garanti altına aldığını" söyledi.
Hizbullah lideri ayrıca, İran’ın Lübnan’a verdiği desteği memnuniyetle karşıladığını kaydetti. Kasım açıklamasında, İran’ın Lübnan’da ateşkesin sağlanmasındaki rolünü överek, bunu "onur, haysiyet ve güç armağanı" olarak nitelendirdi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ilk saldırılarının üzerinden yaklaşık dört ay geçerken, çatışmaların küresel ekonomide yarattığı belirsizlik bazı sektörler için milyarlarca dolarlık kazanca dönüştü. Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, ticaret akışındaki bozulma ve piyasalardaki dalgalanma; savunma sanayii, petrol ve doğal gaz şirketleri, nakliye firmaları ve Wall Street bankalarının gelirlerini yukarı taşıdı.
EN BÜYÜK KAZANAN: ENERJİ SEKTÖRÜ
Savaş öncesinde dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyordu. Bölgede yaşanan aksaklıklar, ham petrol fiyatlarını hızla yukarı çekerek küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtı.
Bir dönem Brent petrolün varil fiyatı 126 dolara kadar çıkarak son yılların zirvesini görürken, daha sonra savaş öncesi seviyelere yakın 72 dolar bandına geriledi. Yüksek fiyatlar, özellikle üreticiler için ciddi gelir artışı anlamına geldi.
DEV PETROL ŞİRKETLERİNDE KAR PATLAMASI
Suudi Aramco’nun ilk çeyrek kârı yüzde 25 artarak 32,5 milyar dolara yükseldi. Şirketin, Hürmüz Boğazı’nı bypass eden 1.200 kilometrelik Doğu-Batı petrol boru hattı üzerinden günlük 7 milyon varil ihracatını sürdürdüğü ve petrolü daha yüksek fiyatlardan sattığı belirtildi.
British Petroleum (BP) ilk çeyrekte 3,2 milyar dolar kâr açıklarken, bu rakam geçen yılın iki katını aşarak analist beklentilerini geride bıraktı.
Katar’daki Ras Laffan tesisine yönelik saldırıların ardından Shell’in ortak olduğu Pearl GTL tesisinde hasar oluştuğu, onarım sürecinin bir yıl sürebileceği ifade edildi. Buna rağmen şirket 6,9 milyar dolar kâr açıkladı.
TotalEnergies ise Katar, Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki üretim aksaklıklarına rağmen gelirini 4,2 milyar dolardan 5,4 milyar dolara yükseltti. Şirketin, Hürmüz Boğazı’nı aşarak Fujairah Terminali üzerinden ihracata yöneldiği aktarıldı.
LNG VE ABD MERKEZLİ ŞİRKETLERİN YÜKSELİŞİ
Küresel LNG arzının önemli bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden geçmesi nedeniyle Venture Global ve Cheniere Energy gibi ABD merkezli şirketlerin, güvenli tedarik arayışındaki talep artışından kazanç sağladığı belirtildi.
Uzmanlara göre, Orta Doğu’daki yoğun varlığı sınırlı olan şirketler bu süreçten daha avantajlı çıktı.
SAVUNMA SANAYİİNDE SİPARİŞ PATLAMASI
Çatışmaların ardından RTX, Lockheed Martin, Boeing, Northrop Grumman, BAE Systems, L3Harris ve Honeywell yöneticileri Beyaz Saray’da bir araya gelerek üretim kapasitesinin artırılması konusunda mutabakata vardı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in talep ettiği 500 milyar dolarlık savunma bütçesi artışını onayladığı da hatırlatıldı. Şirketlerin mevcut sipariş birikimlerinin milyarlarca dolar seviyesinde olduğu ve yeni siparişlerle daha da büyümesinin beklendiği aktarıldı.
NAVLUN VE SİGORTA PİYASALARINDA TARİHİ SIÇRAMA
Kepler Cheuvreux’e göre Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar tanker filosunun yaklaşık yüzde 7’sini devre dışı bıraktı ve navlun ücretlerini tarihi zirvelere taşıdı.
Savaş riski sigorta primlerinin beş katına çıktığı, bazı durumlarda gemi değerinin yüzde 10’una kadar yükseldiği belirtildi. 100 milyon dolarlık bir tanker için tek seferlik sigorta maliyetinin 1,5 milyon dolara ulaştığı ifade edildi.
Frontline ve DHT Holdings gibi tanker şirketlerinin gelirlerinde ciddi artış yaşanırken, bazı gemilerin günlük kiralama bedellerinin 100 bin doları aştığı kaydedildi.
WALL STREET VE BANKALAR KAZANÇLI ÇIKTI
Petrol, döviz ve tahvil piyasalarındaki sert dalgalanmalar, yatırım bankalarının işlem gelirlerini artırdı. JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup, Morgan Stanley, Goldman Sachs ve Wells Fargo’nun 2026’nın ilk çeyreğinde toplam yaklaşık 48 milyar dolar kâr elde ettiği bildirildi.
JPMorgan kârını yüzde 13 artırırken, Bank of America 8,6 milyar dolara ulaştı. Diğer büyük bankalar da beklentilerin üzerinde performans gösterdi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, İran'ın bu sabah topraklarını bir dizi insansız hava aracıyla (İHA) hedef almasını şiddetle kınadı.
Bahreyn Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'ın bu sabah Bahreyn topraklarını bir dizi İHA'yla hedef aldığı belirtildi.
İran'ın bu saldırılarla Bahreyn'in egemenliğini açıkça ihlal ettiği, sivillerin de hayatını tehlikeye attığı vurgulanan açıklamada, "Sivil yerleri hedef almayı yasaklayan uluslararası norm ve sözleşmelere aykırı bu saldırıları şiddetle kınıyoruz." ifadeleri yer aldı.
Açıklamada, bölgesel ve uluslararası çabaların gerilimi azaltmaya yoğunlaştığı bir dönemde Tahran yönetiminin saldırılarını sürdürdüğü belirtilerek, barış çabalarının baltalanmasından İran'ın tamamen sorumlu olacağı vurgulandı.


İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail güçlerinin Lübnan'dan çekilmesinin ancak Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının ardından mümkün olacağını açıkladı. Netanyahu, İsrail ordusunun varlığını sürdüreceği güvenlik bölgesine ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
ÇEKİLME İÇİN HİZBULLAH ŞARTI
İsrail radyosunun aktardığına göre Netanyahu, İsrail güçlerinin Lübnan'dan çekilmesi konusunda geri adım atmayacaklarını belirterek, bu sürecin Hizbullah'ın tamamen silahsızlandırılmasına bağlı olduğunu doğruladı.
PİLOT BÖLGELER BELİRLENDİ
Netanyahu, pilot uygulama alanlarının Litani Nehri'nin kuzeyindeki küçük bir bölge ile güvenlik bölgesinin kuzeyindeki başka bir alan olarak belirlendiğini ifade etti.
GÜVENLİK BÖLGESİNİN BOYUTU DEĞİŞMEYECEK
İsrail Başbakanı, belirlenen pilot bölgelerin, İsrail ordusunun kalmayı planladığı güvenlik bölgesinin büyüklüğünü etkilemeyeceğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin, Sirik kenti başta olmak üzere İran’ın güney sahillerinin çeşitli noktalarına düzenlediği saldırıları kınadı.
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"İran, terörist ABD ordusunun 27 Haziran 2026 Cuma akşamı İran’ın güney kıyılarındaki çeşitli noktalara düzenlediği hava saldırılarını şiddetle kınamaktadır.
İran’ın kıyı gözetleme tesislerini hedef alan bu vahşi saldırılar, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2. Maddesi'nin 4. Fıkrası'nın açıkça ihlali olmasının yanı sıra 18 Haziran 2026 tarihli Dayatılan Savaşın Sona Erdirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’nın birinci maddesinin de açık bir ihlalidir."
Açıklamada ayrıca, İran’ın ulusal egemenliği ile ulusal çıkarlarını koruma hakkı olduğu ve ABD unsurlarına yönelik karşı saldırıların meşru müdafaa hakkı doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda bir ticaret gemisine yapılan saldırıya karşılık olarak İran'a ait tesislere düzenlenen hava saldırılarını gösterdiğini söylediği görüntüleri yayınladı.
https://t.co/CckXLJSpah pic.twitter.com/NoMQ7cNtN5
— U.S. Central Command (@CENTCOM) June 27, 2026

Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin ülkenin güneyindeki Sirik kentine düzenlediği saldırılara ilişkin yazılı açıklama yayımladı.
Saldırıya karşılık verildiği belirtilerek, "İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, ABD ordusunun İran kıyılarına düzenlediği hava saldırısına karşılık, ABD terörist ordusunun bölgedeki konuşlanma noktalarını vurdu." denildi.
Açıklamada, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda yetkisiz bir rota izleyen gemiye İran tarafından müdahale edildiği bahanesiyle İran kıyılarına hava saldırısı düzenlediği ve Lübnan'da İsrail'in yaptığı gibi ateşkesi ihlal ettiği ifade edildi.
ABD ile varılan Mutabakat Zaptı'nın 5. maddesine göre, Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği İran'ın kontrol edeceğine dair düzenlemelere yer verildiği ancak ABD'nin "çeşitli tarafları kışkırtarak mutabakattaki bu maddeyi ihlal etmeye çalıştığı" savunuldu.
Açıklamada, "Buna gerekli yanıt verilmiştir ve bu durum devam edecektir. Tekrarlanan bir saldırganlık durumunda cevabımız bundan daha kapsamlı olacaktır." ifadelerine yer verildi.

ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndaki bir ticari gemiye düzenlenen saldırıya misilleme olarak İran’daki hedefleri vurmasına Tahran yönetiminden tepki geldi.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, sosyal media hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakerelerin ortasında bir kez daha İran’a saldırdığını belirterek, "Başarısız ABD Başkanı, müzakere veya ateşkes ilkelerine hiçbir bağlılığının olmadığını gösterdi" dedi.
ABD yönetimini uyaran Azizi, "Ateşkesin bu pervasızca ihlali, her zaman olduğu gibi onların geri adım atmasına ve pişmanlık duymasına yol açacaktır" ifadelerini kullandı. Azizi, ABD’nin İran’ı suçlama oyununun artık işe yaramadığını da sözlerine ekledi.

ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndaki bir ticari gemiye düzenlenen saldırıya misilleme olarak İran’daki hedeflerin vurulduğunu duyurmasının ardından, ABD Başkan Yardımcısı James David Vance’ten konuyla ilgili açıklama geldi.
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran’la bir ateşkes anlaşması yapıldığını hatırlatan Vance, "Biz bu anlaşmaya sadık kaldık. Mutabakatın (MOU) uygulanışı konusunda itirazları varsa, telefonu açıp bizimle görüşebilirler" dedi. İran’a şiddet içeren eylemlerde bulunmama uyarısı yapan Vance, "Şiddete şiddetle karşılık verilecektir" ifadelerini kullandı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD ile İran arasındaki mutabakatın ardından dün ilk kez Hürmüz Boğazı’nda bir ticari geminin saldırıya uğramasının ardından bugün Amerikan güçlerinin İran’a yönelik saldırılar düzenlediğini duyurdu.
CENTCOM tarafından konuya ilişkin olarak yayınlanan açıklamada, "ABD uçakları, İran’ın 25 Haziran’da tek yönlü saldırı dronuyla M/V Ever Lovely gemisini hedef almasının ardından, İran’a ait füze ve insansız hava aracı (İHA) depolama noktaları ile kıyı radar tesislerini vurdu. Singapur bayraklı yük gemisi, İran saldırısı sırasında Umman kıyıları boyunca Hürmüz Boğazı’ndan çıkış yapıyordu" denildi.
İran’ın ateşkesi ihlal etmekle suçlandığı açıklamada, "İran’ın tehlikeli davranışı, ticaretin giderek daha fazla aktığı bu hayati uluslararası ticaret koridorunda seyrüsefer serbestisini zayıflattı" denildi. Açıklamada, ABD ordusunun boğazdan geçen gemilere güvenli geçiş koordinasyonu sağlamaya devam ettiği ve İran ile anlaşmanın yürürlükte kalmasını sağlamak amacıyla bölgedeki varlığını koruduğu ifade edildi. İran basını ise askeri kaynaklara dayandırılan haberlerde İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik’te patlama sesleri duyulduğunu aktardı. Haberlerde, sahil kesimindeki bölgeye mühimmatların isabet etmesinin ardından patlamalar meydana geldiği belirtildi.
ABD Başkanı Trump, İran’a yönelik saldırıdan saatler önce, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemiye saldırı ile ilişkili olarak, "İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan gemilere en az 4 kamikaze İHA fırlattı. Bu, ateşkes anlaşmamızın ihlalidir" demişti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş, belirsiz düzenlemeler, paralel güzergahlar veya İran’ın kıyıdaş devlet olarak rolünü dikkate almayan karar alma mekanizmaları altında garanti edilemez" ifadelerini kullanmıştı.


