Aşı tartışması bir aileyi parçaladı, bir ölüm onları bir araya getirecek mi?

Aşı tartışması bir aileyi parçaladı, bir ölüm onları bir araya getirecek mi

Dünyanın pek çok yerinde aşı karşıtlığı aileleri derinden etkiledi. Aşı gündemi üzerinden başlayan tartışmalar, kavgalara ve hatta ayrılıklara yol açtı. İşte bu şekilde parçalanmış bir ailenin çarpıcı hikayesi...

Haberin Devamı

Dünya genelinde 250 milyondan fazla insana bulaşan, 5 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olan Covid-19 pandemisi tüm yaşantımızı baştan aşağıya değiştirdi. Sosyal ilişkilerimizin, çalışma düzenimizin ve aile yaşantımızın dönüşüme uğradığı bu dönemde, korunma amaçlı geliştirilen aşılar üzerinden yürütülen tartışmalar, bazı ailelerin parçalanmasına neden oldu.

Hangi aşının seçileceği, çocukların aşılanıp aşılanmayacağı, akraba veya aile dostlarının ziyareti gibi pek çok başlık üzerinden anlaşmazlıklar ortaya çıkıyor. En büyük sorun ise aşılanan aile üyelerinin, aşılanmayan yakınlarından duyduğu rahatsızlık oluyor. Ayrıca kesin olmayan bilgilerle artış gösteren aşı karşıtlığı da aile içinde kavgalara ve hatta boşanmalara yol açıyor.

ARAMIZDAKİ FARKLILIKLAR DAHA BÜYÜDÜ

Haberin Devamı

Dünyanın birçok ülkesinde, önemli günlerde ve bayramlarda bir araya gelen aile bireyleri için aşı tartışmaları olağan hale gelmiş durumda. Örneğin, France 24’a konuşan 37 yaşındaki Sarah, sağlık krizinin her şeyi değiştirdiği gibi tartışma kültürünü de değiştirdiğini ve en küçük karşıtlığın içinden çıkılamaz bir hal aldığını söylüyor.

“Aile içindeki aşı oranları adeta ‘şüphe yaratan’ zehirli bir gündem haline geldi” diyen Sarah, “Noel için eve gittiğimde, aile büyüklerimin başlattığı aşı tartışmalarının ortasına düşmüştüm. Aşının yan etkileri sıralanıyor, hükümetin yalan bilgi paylaştığından bahsediliyordu. Aramızdaki farklılıklar aşı gündemi ile topyekûn bir çatışmaya dönüşmüştü” ifadesini kullanıyor.

İskoçya’nın, Glasgow kentinde bir inşaat işçisi olan 37 yaşındaki Paul’de tatil için ailesinin yanına geldiğinde, benzer bir tabloyla karşı karşıya kalıyor. “Kayınbiraderimin radikal bir biçimde aşı olmayacağını açıklaması ve çevresindekileri de bu fikre ikna etmesi karşısında, neden aşı olmak istemediğini sorduğumda öfkelendi” açıklamasında bulunan Paul “Küfür etmeye başladı ve bütün akşamımız berbat geçti” diyor.

‘AŞI OLMAYANLARDAN TEST SONUCU İSTEYİN’

Aşı tartışmalarının en yoğun yaşandığı ülke olan ABD’de ise son haftalarda hızla yükselişe geçen vaka sayıları alarm verirken, Şükran Günü, Noel ve yılbaşı gibi ailelerin birlikte vakit  geçireceği günlerin yaklaşıyor olması ile vaka sayılarının daha da yükseleceği beklentisi endişe yaratıyor. 

The Washington Post’a konuşan Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Fakültesi epidemiyoloji uzmanı Chris Beyrer, vaka artışlarının devam ettiği ABD’de, Şükran Günü kutlamalarında kontrolü sağlamak için bir dizi öneride bulundu.

Haberin Devamı

“Kendinizi ve sevdiklerinizi virüse karşı korumak için en doğru yol aşı. Öngörülen aşıları olan kişiler için uygunsa, hatırlatma dozu yaptırmaları yerinde olur” ifadesini kullanan Chris Beyrer, “Eğer çevrenizde aşı olmak istemeyenler varsa, sizin de onlardan buluşmadan önce test sonucu isteme hakkınız var” dedi.

Aşı tartışması bir aileyi parçaladı, bir ölüm onları bir araya getirecek mi

Fotoğraf: Istock

KÜÇÜK BİR MEKÂNA SIĞAN EVRENSEL SORUNLAR

Fakat dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ABD’de de aileler içerisinde başlayan aşı karşıtlıkları bölünmelere yol açıyor. Washington Post’tan Peter Jamison’un kaleme aldığı “Aşı, ailesini böldü; bir ölüm onları tekrar bir araya getirebilir mi?” makalesinde, Laurel Haught ve kızı Sam üzerinden, aşının bir ailenin yaşantısını nasıl etkilediği, aşı karşıtlarının öne sürdüğü argümanları ve yaşanan trajedilerin nedenleri bir araya getiriliyor. Jamison, evrenselleşen sorunları dar bir alanda inceleme fırsatı sunuyor…

Haberin Devamı

ABD’nin Batı Virginia eyaletinde bulunan Charleston şehrindeki yapay bir göl kenarında yaşayan 57 yaşındaki Laurel Haught acılı bir anne. Hayat arkadaşını, 56 yaşında pandemi döneminde kaybeden Laurel, kronik rahatsızlıkları olan, 32 yaşındaki aşı karşıtı kızı Sam'i koronavirüs nedeniyle kaybetmek istemiyor.

Bir taraftan kızı için endişe duyan Laurel, diğer taraftan kendi rahatsızlıkları nedeniyle aşı olmayan kızından ve komşularından olabildiğince uzak durmaya gayret etti. Evinden uzaklaşmak zorunda kalan Laurel’in önündeki sorun, Şükran Günü'nde aşı olmayan aile bireyleriyle yan yana gelip gelmeyeceği. 

Haberin Devamı

'YA AŞI OLACAKSINIZ, YA EVİ TERK EDECEKSİNİZ!'

Chaweva gölü kenarında, yıkık dökük bir dağ evinde eşi Joel, kızı ve kızının erkek arkadaşı Deyontae Richardson ve bakıma muhtaç olan kız kardeşi Aline Lavigne ile yaşayan Laurel Hought, aşı kampanyasının başlamasıyla birlikte ailesinin aşı olması için adeta çırpındı; fakat başarısız oldu.

Eşi Joel, çok fazla risk altında olduğu için aşı olmayı kabul etse de Sam ve Deyontae bir türlü aşı olmaya yanaşmıyordu. Aile içinde giderek büyümeye başlayan bu karşıtlığın iyiden iyiye keskinleşmesiyle, aile son iki yılda parçalanmaktan kurtulamadı.

Haberin Devamı

Koronavirüs vakalarının giderek artış göstermesi ve yüzde 41 ile ABD’nin en düşük aşılanma oranına sahip olan bölgesinde yaşamaları nedeniyle Laurel, kızının aşı olması için çözümü “rest çekmekte” buldu. Laurel kızına, “Ya aşı olacaksınız ya, da evi terk edeceksiniz!” dediğinde büyük ve yıkıcı tartışmalar yaşanmaya başladı. Joel, kızından yana tavır almak zorunda kalınca her şey en başa döndü. Bunun üzerine Laurel’ın tek seçeneği evden ayrılmaktı.

Aşı tartışması bir aileyi parçaladı, bir ölüm onları bir araya getirecek mi
Laurel Hought ve Sam arasında geçen aşı tartışmaları anne-kızın arasının açılmasına neden oldu. Bağışıklık sistemi bozukluğu bulunan Sam, aşı olmayı inatla reddedince, Laurel evi terk etmeye karar verdi. Fotoğraf: Washington Post

Bugüne kadar 47,7 milyon insanın virüse yakalandığı, 770 bin insanın ise hayatını kaybettiği ABD’de acil olarak atılması gereken adımlara karşı, aşı oranlarının çok düşük olması nedeniyle pek çok insan endişe ve korku içinde yaşıyor. Bir psikiyatri kliniğinde hemşire olarak çalışan Laurel, kişisel deneyiminden edindiği tecrübe ile aşı karşıtlarının ne kadar inatçı olabileceğini öğrenmiş.

'NEDEN ANNESİNİN YALVARIŞLARININ BİR DEĞERİ YOK?'

Aşı karşıtlarını bir türlü anlayamadığını söyleyen Laurel, sürekli olarak kızının gerçeklikten nasıl bu kadar koptuğunu sorguluyor. “Neden, Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezleri uzmanlarının uyarılarının ve annesinin yalvarışlarının bir değeri yok?” sorusunu yönelten Laurel, devam ediyor: “Çoğu insanın iyiliği için aşı yaptırması gerektiğini bir türlü anlayamaması beni üzüyor.”

Kızının Otoimmün bozukluğu bulunduğunu, bu nedenle virüse karşı savunmasız olduğunu söyleyen Laurel, bu şartlarda dahi kızının neden aşı olmadığını sorguluyor. Şüphesiz bunun cevabı, Sam’in içinde bulunduğu sosyal çevrede gizli. Yazar Peter Jamison, Laurel’ın yaşadıklarına odaklandığında aşı karşıtların düşünce yapısını yakından tanıma fırsatı buluyor.

Laurel, kızı ve kızının erkek arkadaşının inatçılığı nedeniyle mayıs ayında evden uzaklaşmaya karar verdiğinde, eşi Joel onun bu kararını desteklemiş. Evden ayrıldıktan 6 ay sonra Şükran Günü'nde eve dönmeyi plânladığını eşine söyleyen Laurel, Bancroff şehrinde yaşayan 39 yaşındaki kızı Lisa Underwood’un yanına taşınmış. 

AŞI KARŞITLIĞI NASIL YAYGINLAŞIYOR?

1989 yılından bu yana Chaweva Gölü çevresinde yaşayan Laurel, sıkı komşuluk ilişkileri olan bir topluluğun üyesi olmaktan mutluluk duysa da, çevresindeki komşularının aşı karşıtı olması nedeniyle, dostlarından ayrı durmayı tercih etmiş. Ne yazık ki, kızı Sam’de bu görüşlerden fazlasıyla etkilenmiş.

Peki ama küçük topluluklarda aşı karşıtlığı nasıl yaygınlaşıyor? Charleston gibi küçük bölgelerde aşı karşıtlığını tetikleyenler her yerde. Göl kenarı sakinlerini aşıdan uzak tutan ise dövme sanatçısı Samuel Scott.

ABD Başkanı Joe Biden’ın beynine çip yerleştirildiğini öne süren Scott, internette izlediği videolara atıfta bulunarak, koronavirüs aşılarının tehlikeli olduğunu çevresine yayıyor. Gerçek olmayan bu görüşler ise komşular arasında hızla kabul görüyor. Sam ve 27 yaşındaki erkek arkadaşı Deyontae Richardson’da Scott’ın etkisi altında kalanlardan.

‘AŞININ ZORUNLU HALE GELMESİNİ KABUL EDEMİYORUM’

Scott’ın etkisi altında kalan Sam, aşı konusunda ciddi endişelere kapılmış. Sağlıkçı olan annesinin aşının gerekliliği üzerine anlattıklarını ciddiye almayan Sam, virüsün ve aşıların ilaç şirketleri ve hükümet tarafından çıkartıldığı fikrini taşıyor.

Cilt rahatsızlıkları bulunan ve bağışıklık sisteminde ciddi sorunlar olan Sam, “Çıldıracak gibiyim; virüse yakalanmayı hiç istemiyorum ama aynı zamanda aşının üzerimde bırakacağı olumsuz etkilerden de korkuyorum. Maske takmak konusunda en küçük bir itirazım yok fakat aşının zorunlu hale getirilmesini bir türlü kabul edemiyorum” ifadesini kullanıyor.

KIZINI BIRAKTI, TORUNLARINI KURTARMAYA ÇALIŞTI

Charleston'da oldukça yaygın görülen aşı karşıtlığından bıkan Laurel, aşı olan kızı Lisa’nın yanında güvende olacağını düşünürken, damadının anne ve babasının da fanatik birer aşı karşıtı olduğundan bi haberdi. 

Damadının annesi Katy ve babası Acy Underwood’un torunlarıyla yaptığı konuşmaları dinleyen Laurel ikinci bir şok yaşadı. Aşıların ölümcül olduğunu iddia eden Katy ve Acy, virüsün etkilerini ciddiye almayınca ve torunlarını da bu yönde etkileyince, Laurel torunları Lexi ve Beau’yu korumak için elinden geleni yaptı.  

Ekim ayının gelmesiyle Laurel, her yıl eşiyle birlikte gittikleri Kuzey Karoline’daki Shakori Hills GrassRoots açık hava müzik ve dans festivali için gün saymaya başlamıştı. Uzun bir zamandır hayat arkadaşını göremeyen Laurel için neredeyse her şey rayına oturmaya başlıyordu.

Aşı tartışması bir aileyi parçaladı, bir ölüm onları bir araya getirecek mi
1989'da yerleştiği Chaweva Gölü'ne yeniden dönen Laurel, yağmur sonrasında gölün kenarındaki iskelede hayat arkadaşının yasını tutuyor. Fotoğraf: WP

ACI HABER

Ailesini aşı için ikna edemese de, yeni bir işe başlayan Laurel, arkadaşlarıyla açık havada  buluşmalarında rahat bir nefes alıyordu. Fakat birden rüzgâr tersine esmeye başladı ve ansızın çalan telefon hayatını değiştidi. 34 yıllık hayat arkadaşı Joel’in yaşamını yitirdiğini öğrenecekti.

Cansız bedeni festival alanında bulunan Joel’e otopsi yapmayan doktor, Joel'in ölümünün kalp yetmezliğinden meydana gelmiş olabileceğini söylese de, bu açıklama yakınlarını tatmin etmedi. Joel’in küçük kardeşi Jake, abisinin ölümünün şüpheli olduğunu söylüyordu.

Koronavirüs’e karşı önleyici aşıları reddeden Jake, devletin kamu harcamalarını en aza indirmek için aşılar yardımıyla insanları öldürdüğünü, “ölüm artışındaki” yükselişin de buna bağlı olduğunu çevresinde bulunan insanlara anlatıyordu.

Laurel ise bu iddialara acı acı gülmekle yetindi. “Joel ikinci aşısı nedeniyle ölmedi” diyen acılı kadın, “İkinci aşısını nisan ayında olmuştu. Ayrıca, 34 yıllık evliliğimizde çok nadir olarak doktora gitti. Bununla birlikte, yıllardır yoğun biçimde alkol ve sigara kullanıyor” diyerek eşinin ölümüne açıklık getirdi.

6 AY SONRA YENİDEN…

Laurel, göl kenarındaki evine döndüğünde neredeyse unuttuğu bir gerçekle yüzleşti; evden gitmesine neden olan kızı yeniden karşısındaydı. Vakaların artış gösterdiği bölgede kendini korumak isteyen Laurel, kendisini yatak odasına kapattı. 57 yaşındaki kadın, hayat arkadaşı için son görevini yerine getirmeye karar vererek, tüm yakın dostlarının katılacağı bir cenaze töreni organize etmeye girişti.

Yaşadığı her şeyi yeniden gözden geçiren Laurel, geride kalan iki yılın içinde ailesinden koptuğunu, eşini kaybettiğini, küçük kızı ile arasının giderek açıldığını seyretmek durumunda kalmıştı. Fakat tüm olumsuzluklara rağmen, 6 aydan sonra yeniden bir araya gelen anne-kız birbirlerini anlamaya ve dinlemeye başladı.

Sam, aradan geçen zamanda şüphelerinden tam olarak kurtulamamıştı. Aşının cilt rahatsızlığını olumsuz şekilde etkileyeceğinden korkan Sam’e annesinin cevabı gecikmedi: “Bağışıklığın çok düşük olduğu için aşı olmanı istiyorum; tıbbi olarak aşı olmak zorundasın.” Sam ise tehlikenin farkında olduğunu belirterek, “Aşı olan insanlarla ve bir dermatologla görüştükten sonra karar vereceğim” dese de annesi için bu cevap yeterli olmuyordu.

Aşı tartışması bir aileyi parçaladı, bir ölüm onları bir araya getirecek mi
Joel'in küllerinin koyulduğu küçük bir Vİking teknesi ateşe verildikten sonra, gölün sakin sularına bırakıldı. Fotoğraf: WP

‘VİRÜSE YAKALANMAMAK İÇİN HER GÜN DUA EDİYORUM’

Hayat arkadaşını kaybeden ve kızını da salgın hastalık nedeniyle kaybetmek istemeyen Laurel, göl kenarında uzaklara daldığında kızına, “Virüse yakalanmaman ve bunun hayatına mâl olmaması için her gün dua ediyorum” dedi.

Ertesi gün göl kenarında yaklaşık 100 kişinin katıldığı bir törenle hayat arkadaşını son yolculuğuna uğurlayan Laurel, küçük bir kayığın içine Joel’in küllerini yerleştirdi, ateşe verdiği kayığı gölün sakin sularına doğru bıraktı.

The Washington Post’un "The vaccine tore her family apart. Could a death bring them back together?" ve " How should I handle holiday visits to unvaccinated households?" başlıklı haberlerinden derlenmiştir.

Haberle ilgili daha fazlası: