GeriDünya Kaddafi’nin sarayı evsiz barınağı oldu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kaddafi’nin sarayı evsiz barınağı oldu

Kaddafi’nin sarayı evsiz barınağı oldu
Abone Olgoogle-news

Libya nüfusunun yarısından fazlasına sahip başkent Trablus çevresindeki çatışmalar on binlerce kişiyi yerinden etti. Durumu olanlar Trablus’un merkezinde kiraya çıktı, inşaatlarda yaşayanlar ve Kaddafi’nin yıkılan devasa sarayına bağlı binalara sığınanlar da var.

2011’de öldürülen Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi’nin yıllarca yaşadığı başkent Trablus’taki Bab-ül Aziziye Sarayı’nın yerleşkesindeki yıkık binalar şimdi Libya’da geçmiş yıllarda yaşanan kaos dönemlerinde ve Trablus çevresindeki savaş nedeniyle evsiz kalan kişileri ağırlıyor. Trablusluların “Eskiden buradan geçerken başımızı kaldırmaya korkardık” diye söz ettiği saray, Kaddafi’nin devrilmesinden sonra yıkılsa da kompleksin çevresinde birçok bina hâlâ ayakta duruyor. Ayakta kalan binalardan bir kısmında Libya’da geçmişteki kaos dönemlerinde evsiz kalan insanlar yaşıyor. Kompleksin içi harap olmuş arabalar, lastikler ve çöp yığınlarıyla dolu... Trablusluların bir kısmı devasa saray kompleksinde silahlı kişilerin olduğu söylentileri nedeniyle kompleksin içine girme cesareti gösteremiyor. Danıştığımız Libyalıların tavsiyesi üzerine demir bloklarla çevrili kompleksin içine bir kilometre kadar girsek de binalara yaklaşmadan harap sarayın çevresindeki yaşam işaretlerini uzaktan görüntüledik. Kaddafi’nin sarayının yağmalanması ve akabinde yıkılması o dönemde ‘Libya’da tiranlığın sonu’ olarak adlandırılmıştı.

Kaddafi’nin sarayı evsiz barınağı oldu

YARIM KALAN İNŞAATLAR

Trablus cephesinin en sıcak çatışma alanlarından Hatba bölgesinden kaçan Nasr ailesi, Trablus’un dört bir yanında göze çarpan bitmemiş inşaatlardan birinde yaşıyor. Hürriyet’e konuşan baba Ömer Ahmed Nasr, 2 yaşındaki astım hastası Seyfülislam’ın sağlığının giderek kötüleştiğini anlatıyor. Ekim ayında sokakta kalan Nasr ailesi bir süre konteynerde yaşamak zorunda kalmış. Ancak kışın gelmesiyle havaların soğuması aileyi soğuktan korunabilecekleri bitmemiş bir inşaatın içine taşınmaya zorladı. Aile, yarım kalan inşaattaki yaşamlarını binadan zorla çıkarılma korkusu içinde sürdürüyor. Baba Nasr, “Yaşadığımız yerde iki taraf da birbirini vuruyor. Hafter’in saldırıları nedeniyle kaçmak zorunda kaldık” diyor. Ailenin bir kat altında yaşayan 27 yaşında Abdulaziz Abdulnasr ise 5 gün önce kız bebek sahibi olmuş; çocuğunun inşaat koşullarında yaşamaması için bir tanıdığının yanına göndermek zorunda kalmış. Abdülaziz inşaatla altlı üstlü yaşadığı Nasr ailesiyle Hatba bölgesinde de komşu olduğunu söylüyor; “Kaderimiz birmiş” ifadesini kullanıyor. Eski komşular yakınlarındaki trafodan binaya elektrik hattı çekilmesini talep ediyor. Kaddafi’nin son döneminde Libya’da başlayan ancak yarım kalan onlarca inşaat halindeki bina şimdi Hafter’in evsiz bıraktığı binlerce insanı ağırlıyor.

Kaddafi’nin sarayı evsiz barınağı oldu

NİSAN SONRASI 150 BİN SİVİL

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin ocak ayı ortasında paylaştığı son sayılara göre, iç savaş nedeniyle toplamda 343 bin Libyalı yerini terk etmek zorunda kaldı. Hafter’in saldırılara başladığı 4 Nisan’dan sonra ise yaklaşık 150 bin sivil evlerini terk etmek zorunda kaldı. Çatışmaların yoğunlaştığı Remle, Selahaddin ve Ayn Zara bölgeleri hayalet kasabalara dönmüş durumda.

Kaddafi’nin sarayı evsiz barınağı oldu

SARAYIN GEÇMİŞİ

Bab el Aziziye, Libya’nın Kaddafi’den önceki hükümdarı Kral İdris tarafından inşa edildi. Saray, 1980’lerde Kaddafi tarafından yenilenip genişletildi. Bab el Aziziye, Kaddafi iktidarından önce büyük bir park olsa da daha sonra 6 kilometre karelik gösterişli bir saray halini aldı. 2011’de NATO bombardımanlarıyla neredeyse yerle bir olan saray isyancılar tarafından yağmalanmıştı. Bölge sakinleri, Kaddafi’den sonra Libya’nın yaşadığı kaos döneminde zaman içinde evsizlere barınak olmaya başlayan saraya bağlı binaların içindeki evsiz nüfusunun arttığını belirtiyor. Kaddafi’nin sarayının 2011’den sonra park ve müze yapılması planlansa da bunlar hayata geçirilemedi.

Kaddafi’nin sarayı evsiz barınağı oldu

SİVİL UÇAKLARI VURURUZ TEHDİDİ

MOSKOVA ve Berlin’de yapılan Libya zirvelerine rağmen Hafter güçlerinin başkent Trablus’ta sivillerin kullanımına açık Mitiga Havaalanı’nı hedef almaya devam etmesi Ankara’nın endişelerini arttırıyor. Dün başkentin dünyaya açılan tek kapısı Mitiga Havalimanı’nı 6 grad füzesiyle vuran Hafter güçleri, son olarak Trablus ve çevresini “uçuşa yasak bölge” ilan ettiklerini açıkladı. Hafter’in liderlik ettiği Libya Ulusal Ordusu’nun sözcüsü Ahmed el-Mismari, bölgeye yaklaşan tüm askeri ve sivil uçakları “meşru hedef” sayacaklarını, hava savunma sistemlerinin uçuş yasağı talimatını uygulamaya başladığını açıkladı.

Son saldırılar havaalanı tesislerinde hasara ve personel zayiatına yol açmasa da, Ankara’da ciddi şekilde rahatsızlık yarattı. Ankara’nın, bu ihlaller nedeniyle BM’nin tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) talebi doğrultusunda TBMM’den geçen tezkere kapsamında, Türkiye’nin müdahale hakkını değerlendirmeye aldığı öğrenildi.

MÜDAHALE HAKKI

Havaalanı saldırısına ilişkin açıklamada bulunan kaynaklar, “Bu ihlaller Türkiye’nin müdahale hakkını beraberinde getirir. Bunun bilinmesi gerekir. Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) desteği olmasa Hafter bu saldırıları yapamaz. İhlaller, Mısır ve BAE’nin masada verdikleri sözlerin hilafı anlamına gelir” yorumunu yaptı. TBMM’de kabul edilen tezkere kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli eğitim ve koordinasyon amacıyla Libya’da bulunuyor. (Uğur ERGAN / ANKARA)

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle