
Hastane yönetimi, ana jeneratörlerin yoğun kullanım ve zorlu koşullar nedeniyle defalarca hasar gördüğünü, bu nedenle hayati bölümlerin kesintisiz çalışmasının tehlikeye girdiğini duyurdu.
Hastanenin şu anda yalnızca “biri orta, diğeri küçük kapasiteli iki jeneratörle” faaliyet gösterebildiği, ancak bunun ameliyathaneler, yoğun bakım ve yenidoğan üniteleri gibi kritik bölümlerin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği açıklandı.
Yönetim, binlerce hasta ve yaralının hayatını kurtarmak için en az 400 kilovolt amper kapasiteli büyük bir jeneratör sağlanması çağrısında bulundu.

İsrail’in i24 kanalı, kentin dış mahallelerinde hava saldırıları ve ağır topçu ateşi eşliğinde şiddetli çatışmalar yaşandığını ve İsrail ordusunun ilerlemeye çalıştığı haberini paylaştı.
Öte yandan sosyal medyada, Gazze Şeridi’nde İsrailli askerlerin ölümüne yol açan bir dizi "zorlu" güvenlik olayı haberleri gündeme geldi.
Söz konusu bilgiler, ordu veya İsrail medyası tarafından resmi olarak doğrulanmadı.
İsrail siyasi çevrelerinde, Filistinli gruplar tarafından 4 askerin esir alınmış olabileceğine dair endişelerin arttığı belirtiliyor.
Yoğun helikopter uçuşları, işaret fişekleri ve çatışma seslerinin ekranlara yansıdığı görüntüler üzerine, ordunun “Hannibal Protokolü”nü devreye sokmuş olabileceği değerlendiriliyor.
İsrail ordusu ve Filistinli silahlı gruplar konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.
Tüm bu gelişmeler, Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın sözcüsü Ebu Ubeyde’nin dün akşamki İsrail’e yönelik sert açıklamalarının ardından yaşandı.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde Filistinlilere yönelik katliamlarına aralıksız devam ediyor.
Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin merkezindeki Vahde Caddesi’nde sivillerin toplandığı bir alana yapılan İsrail bombardımanında 3 Filistinli hayatını kaybetti; kuzeydeki Şeyh Rıdvan bölgesi çevresine de saldırılar düzenlendi.
Ayrıca İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeydoğusundaki Zerka bölgesinde bir eve saldırarak bazı Filistinlileri yaraladı. Kuzeybatıdaki “Zikim” bölgesinde ise yardım bekleyen 9 Filistinli İsrail’in açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.
İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzey, güney ve orta kesimlerine yönelik diğer saldırılarında da 49 Filistinli hayatını kaybetti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, düzenlediği haftalık basın toplantısında AA muhabirinin İsrail'in, Filistinlilerden gasbedilen topraklar üzerinde işgalci yerleşimlerini hedefleyen tartışmalı E1 projesini onaylaması hakkındaki sorusunu cevapladı.
İşgal altındaki Filistin topraklarındaki durumun son derece olumsuz bir şekilde geliştiğine dikkat çeken Zaharova, bu durumun kendilerini ciddi endişeye sevk ettiğini belirtti.
Zaharova, İsrail’in Doğu Kudüs’te 3 binden fazla konut inşa etmeyi öngören E-1 planına ilişkin Rusya’nın görüşlerini, hem ilgili taraflarla ikili görüşmelerde hem de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantılarında dile getirdiklerini hatırlatarak, "Bu planların uygulanması, Orta Doğu meselesinin çözümüne ilişkin bilinen uluslararası yasal çerçeveye uygun olarak, Filistin devletinin varlığının ayrılmaz bir koşulu olan toprak bütünlüğünü imkansız hale getireceği gerçeğinden hareket ediyoruz. 20 yıldan fazla bir süre önce geliştirilen bu proje, dünya toplumunun ezici çoğunluğunun sert eleştirileri nedeniyle defalarca ertelendi. Umarız ki nihayet kaldırılır. Bu da Filistin meselesinde iki devletli bir çözüm olasılığını koruyacaktır.” ifadelerini kullandı.
Gazze'deki katliamlara da tepki gösteren Zaharova, “Gazeteciler de dahil olmak üzere sivilleri mağdur eden, sivil hedeflere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılar da olmak üzere her türlü eylemi uluslararası hukukun ağır ihlali olarak değerlendiriyoruz.” dedi.
Zaharova, Gazze Şeridi'nde derhal bir ateşkesin sağlanması ve Filistin-İsrail ihtilafının çözüm sürecinin mümkün olan en kısa sürede siyasi ve diplomatik kanala geri döndürülmesi yönündeki sarsılmaz duruşlarını yinelediklerini ifade etti.

Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak işlediği suçların cezasız kalmaması gerektiğini vurguladı.
"Netanyahu barış istemiyor, çatışmadan besleniyor" diyen Safedi, Gazze’de açlık ve yıkımın derhal durdurulması gerektiğini belirterek uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti.
Ürdünlü bakan, Netanyahu’nun "çatışmalardan beslendiğini" belirterek, "Gazze’yi yıkıyor, adil barış ihtimalini yok ediyor ve bölgenin tamamını siyasi çıkarları uğruna ateşe atıyor. Hükümetini yönlendiren ideoloji ise nefret temelli, ırkçı ve gayri insani bir ideolojidir. Dünya buna göz yumamaz." dedi.
Safedi, Gazze’de yaklaşık bir milyon kişinin İsrail’in uyguladığı açlık nedeniyle hayatta kalma mücadelesi verdiğini, 1,3 milyon kişinin ise yaşam kaynaklarının tamamen yok edildiğini hatırlatarak, "Bu insanların Netanyahu’nun siyasi hesapları yüzünden daha fazla acı çekmesine izin verilemez. "ifadelerini kullandı.
Ateşkes önerisinin masada olduğunu, ancak Netanyahu’nun süreci tıkadığını belirten Safedi, “Gerçek şu ki Netanyahu barış istemiyor, çatışmanın devamını istiyor. Uluslararası toplum artık bu gerçeği görmezden gelemez." dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan'ın İsrail'in Gazze saldırısı, Filistin halkına uyguladığı soykırım ve zulüm ile kıtlık politikaları ve bölgedeki güncel durumu görüşmek üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu'nu bilgilendirmesinin ardından Hamas'tan yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü soykırıma karşı Türkiye’nin Filistin halkına verdiği desteğin takdir edildiği belirtildi.
Açıklamada, Dışişleri Bakanı Fidan’ın İsrail ile ticari ilişkilerin kesildiği ve uçaklarına hava sahasının kapatıldığına dair açıklamasının da takdirle karşılandığı ifade edildi.
Söz konusu bu tutumların İsrail’in suçlarını ve Filistin halkına karşı süren saldırılarını açığa çıkardığı vurgulanan açıklamada, Türkiye, Arap ve İslam ülkelerine ve dünya devletlerine İsrail’e karşı yaptırımları artırması, tüm ilişkileri kesmesi, yalnızlaştırması ve liderlerinin insanlığa karşı işledikleri suçlardan dolayı yargılanmasının sağlanması çağrısında bulunuldu.

Kassam’ın, Telegram hesabından yapılan açıklamada, İslami Cihad’ın askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri ile birlikte geçen salı Gazze’nin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nin doğusunda İsrail’e ait Eitan tipi bir zırhlı personel taşıyıcısının Kornet tipi güdümlü füzeyle doğrudan vurulduğu ardından yaralı askerleri tahliye etmek için İsrail helikopterlerinin bölgeye indiği belirtildi.
Açıklamada, dün de Cibaliya’nın merkezinde bir Merkava tankı ile iki İsrail zırhlı personel taşıyıcısının Yasin 105 roketleriyle hedef alındığı bildirildi.

Fransa'nın Toulon kentinde Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in katılımıyla Alman-Fransız Ortak Bakanlar Kurulu Toplantısı düzenlendi.
Merz'le Orta Doğu'daki durumu görüştüklerini dile getiren Macron, "Gazze Şeridi'ndeki insani felaketin kabul edilemez olduğunu söylemek istiyorum. Birleşmiş Milletler'in duyurduğu kıtlık durumunun, insani yardımın engellenmesinin bir sonucu olduğu çok açık." ifadelerini kullandı.
Macron, İsrail'in saldırılarının sona ermesi, insani yardımın ulaştırılması ve tüm tarafların dahil olduğu görüşmeyle barışın sağlanması gerektiğini vurgulayarak, "Gazze Şeridi'nde derhal ateşkesin yanı sıra İsrail ve Filistinliler için kalıcı bir barış yalnızca iki devletli çözüm çerçevesinde sağlanabilir." dedi.
Merz'in Gazze'de kullanılma ihtimali olan silahların ihracatını durdurma kararını memnuniyetle karşıladığını belirten Macron, İran'ın nükleer yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi durumunda bu ülkeye karşı snapback mekanizmasını yeniden devreye sokacaklarını kaydetti.

Avusturya Başbakanı Christian Stocker, Der Standard gazetesine yaptığı açıklamada, Avusturyalı 26 eski diplomatın, hükümete İsrail'e yaptırım çağrısı yaptığı mektuba ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başbakan Stocker, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı iki telefon görüşmesinde, Gazze'de sivil halkın acı çekmesi ve yeterli yardım malzemesi dağıtılmamasının "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu açıkça belirttiğini söyledi.
Stocker, İsrail hükümetine, "uluslararası hukuku hiçe sayan bu tutumunun kabul edilemez" olduğunu ve desteklenmeyeceğini vurguladı.
Avusturyalı diplomatların ortak mektubunda yer alan İsrail'e yaptırım çağrısına dair Stocker, "Bu, Filistinli sivil halk için tam olarak neyi iyileştirecek? Hamas'ın elinde. Rehineleri hemen serbest bırakabilir ve silahlarını teslim edebilir." yorumunu yaptı.
Eski Dışişleri Bakanları Benita Ferrero-Waldner ve Peter Jankowitsch dahil Avusturyalı 26 eski diplomat, dün, İsrail'in Gazze'ye saldırılarına ilişkin Viyana hükümetine hitaben mektup yazmıştı.

İsrail ordusundan adı açıklanmayan üst düzey bir yetkili, yerel basına yaptığı açıklamada, dün Yemen'e düzenlenen saldırılara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Saldırılarda, Husilerin sözde Savunma Bakanı Atıfi ve Genelkurmay Başkanı Gamari'nin de aralarında olduğu üst düzey isimlerin hedef alınmaya çalışıldığı ifade edildi.
Açıklamada, saldırıların sonuçlarının"henüz belli olmadığı" belirtilerek bombardımanda Atıfi ve Gamari'nin hayatını kaybedip kaybetmediğine ilişkin bilgi verilmedi.

Aralarında İrlanda ve İspanya'nın da olduğu 6 Avrupa ülkesinin dışişleri bakanları, Filistin'deki duruma ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, "İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Norveç, Slovenya ve İspanya dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'nde başlattığı son saldırıyı ve Gazze şehrinde kalıcı varlık tesis etme kararını şiddetle kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.
İsrail'in askeri operasyonlarını yoğunlaştırmasının, Hamas'ın elindeki esirlerin hayatlarını tehlikeye atacağına dikkat çekilen açıklamada, bu operasyonların, aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu masum Filistinli sivillerin tahammül edilemez ölümlerine neden olacağı belirtildi.
Açıklamada, uluslararası hukukun açık ihlali anlamına gelen Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesinin de kınandığı vurgulandı.
İsrail'in son saldırısının, her iki taraf için de yeni bir belirsizlik ve tahammül edilemez acı dönemi başlattığına işaret edilen açıklamada, "Yerlerinden edilmiş son derece savunmasız siviller için sığınak görevi gören yerler dahil temel sivil altyapının sistematik olarak tahrip edilmesi kabul edilemez. İsrail hükümetini derhal kararını yeniden gözden geçirmeye ve operasyonları durdurmaya çağırıyoruz. Bu şiddet sarmalı sona ermeli." değerlendirmesinde bulunuldu.
"İSRAİL'İ KARARINDAN GERİ DÖNMEYE ÇAĞIRIYORUZ"
Açıklamada, söz konusu ülkelerin, Birleşmiş Milletler'in (BM) desteklediği Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) tarafından yayımlanan ve İsrail'in politikaları sonucu Gazze'de kıtlık yaşandığını teyit eden raporu karşısında dehşete düştüğü aktarıldı.
İsrail'e, uluslararası hukukun gerektirdiği şekilde insani yükümlülüklerini yerine getirme çağrısı yapılan açıklamada, bölgedeki insani durumun kritik olmaya devam ettiği ve derhal ele alınması gerektiği bildirildi.
Açıklamada, BM kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin, insani felaketi hafifletmek üzere insani ilkeler doğrultusunda sahada tam olarak faaliyet göstermelerine izin verilmesi gerektiği vurgulanarak, acil ve geniş çaplı insani yardım faaliyetlerine ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.
Uluslararası hukuka göre yasa dışı olan İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da gasbettiği yerleşimleri genişletmesi kararından derin endişe duyulduğu belirtilen açıklamada, "İsrail'i kararından geri dönmeye çağırıyoruz. Cezasızlıkla hareket ediyor gibi görünen şiddet yanlısı yerleşimcilerin eylemleri bizi daha da endişelendirmektedir." ifadeleri kullanıldı.
"TARAFLARI BARIŞA GİDEN YOLU AÇACAK KALICI ATEŞKES ANLAŞMASINA VARMAYA ÇAĞIRIYORUZ"
Açıklamada, hem Gazze'de hem de Batı Şeria'da devam eden İsrail'in askeri operasyonlarının, kalıcı barışa giden tek yol olan iki devletli çözümün hayata geçirilmesi önünde ciddi engel teşkil ettiği kaydedilerek, şunlar kaydedildi:
"Uluslararası toplum olarak, insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmayacağız ve barış için yoğun şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Arabuluculuk çabalarını desteklemeye devam edeceğiz ve her iki tarafı da barışa giden yolu açacak kalıcı ateşkes anlaşmasına varmaya çağırıyoruz. Ayrıca, tüm rehinelerin derhal serbest bırakılması ve insani yardımların Gazze'nin tamamına hızlı ve engelsiz şekilde girmesi çağrısında bulunmaya devam ediyoruz. Hepimizin bölgeye barış ve istikrarın geri dönmesine ihtiyacı var."

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.
Son 24 saatte Gazze Şeridi'ndeki hastanelere hayatını kaybeden 59 Filistinli ve 182 yaralının getirildiği belirtildi.
İsrail ordusunun ateşkesi bozduktan sonra Gazze'de 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 11 bin 178 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 47 bin 449 kişinin yaralandığı kaydedildi.
Gazze'de son 24 saatte insani yardım için bekleyenlerin hedef alındığı saldırılarda 23 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 182 kişinin yaralandığı aktarıldı.
İsrail-ABD güdümlü sözde yardım dağıtım noktalarında Filistinlilerin hedef alındığı sistematik saldırılarda 27 Mayıs'tan bu yana öldürülenlerin sayısının 2 bin 203’e, yaralananların sayısının da 16 bin 228'e ulaştığı kaydedildi.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten beri düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının ise 63 bin 25'e, yaralıların sayısının 159 bin 490'a yükseldiği bildirildi.
Gazze hastanelerinde son 24 saatte, aralarında çocukların da bulunduğu kötü beslenme ve açlık nedeniyle 5 kişinin yaşamını yitirdiği belirtilirken, açlıktan ölenlerin sayısının 322'ye yükseldiği, bunlardan 121'inin ise çocuk olduğu hatırlatıldı.


Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Ravina Shamdasani, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.
AA muhabirinin "İsrail'in son dönemde Suriye'ye yönelik saldırılarını artırdığını görüyoruz. Bu saldırılar Suriye'nin istikrarını da tehdit ediyor. BM olarak İsrail'in bu saldırgan tutumuna tepkiniz nedir?" sorusunu yanıtlayan Shamdasani, artan şiddet dahil Suriye'deki durumu yakından takip ettiklerini belirtti.
Shamdasani, "İsrail'in Suriye'deki (saldırıları) eylemleri ve Suriye'nin farklı bölgelerindeki etnik gerginlikler dahil ciddi ihlalleri belgelemeye devam ediyoruz. İşlenen ihlaller için hesap verilmesini talep etmeye devam ediyoruz." dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM’deki Gazze gündemli oturumda Genel Kurul’a hitap etti.
'UÇAKLARA VE GEMİLERE İZİN YOK'
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'İsrail'e silah ile mühimmat taşıyan konteyner gemilerinin ülkemiz limanlarına girmesine, uçakların ise hava sahamıza girmesine izin vermiyoruz.' dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz yıl İsrail'in izlediği stratejisinin yalnızca Gazze'yle sınırlı kalmayacağını, bölgenin geneline yayılacak bir ateş dalgası yaratacağını ifade etmiştim. Ne yazık ki bugün öngörülerin maalesef birer birer gerçekleştiğini üzülerek görmekteyiz. Gazze'de soykırım daha da derinleşmiş, İran-İsrail gerginlik 12 günlük bir savaşa dönüşmüş, İsrail'in saldıganlığı Lübnan'a ve Suriye'ye sıçramış, Doğu Kudüs'teki kutsal mekanlara ve özellikle Mescid-i Aksa'ya yönelik provokasyonlar giderek artmıştır. İsrail iki yıldır Gazze’de soykırım suçu işleyerek dünyanın gözü önünde temel insani değerleri hiçe saymaktadır."
HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

TBMM Genel Kurulu, İsrail'in Gazze saldırısı, Filistin halkına yaptığı soykırım ve zulüm ile kıtlık politikaları ve bölgede var olan güncel durumu ele almak üzere olağanüstü toplandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamada "İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki her eylemi uluslararası hukukun ihlalidir, savaş suçudur, soykırımdır. Somut adımların acilen atılmasını, İsrail soykırım politikalarından dönene kadar BM dahil uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınmasını teklif ediyorum" ifadelerini kullandı.

Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Amerikan X şirketine ait sosyal medya platformundaki hesabından, Gazze Şeridi'nin merkezinde yer alan Gazze kentine yönelik işgal hazırlıklarına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Gazze'de Hamas'a yönelik "ağır darbeler indirdiklerini" iddia eden Adraee, "savaşın bir sonraki aşamasına geçmek için çatışmaların sürdüğünü" belirtti.


İsrail ordusu, işgal ve Filistinlileri zorla yerinden etme doğrultusunda Gazze'nin kuzeyindeki saldırılarını yoğunlaştırıyor.
İşgal etmeyi planladığı Gazze kentinin doğusunda saldırılarını artıran İsrail ordusu, bölgede bulunan yaklaşık 1 milyon Filistinliyi zorla yerinden etmeyi hedefliyor.
İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Gazze kentinin Tel Aviv yönetiminin saldırılara verdiği sözde "insani aradan" çıkarıldığı belirtildi.
Açıklamada, işgal edilmesi planlanan Gazze kenti, "tehlikeli savaş bölgesi" olarak nitelendirildi.
Bu kararın ardından İsrail ordusunun Gazze kenti başka olmak üzere Gazze'nin kuzeyindeki saldırılarını daha da yoğunlaştırması bekleniyor.

İsrail Güvenlik Kabinesi, 8 Ağustos'ta bölgenin kuzeyindeki Gazze kentinin işgal edilmesine yönelik plana onay vermişti.
Başbakan Binyamin Netanyahu, kabine toplantısı öncesi verdiği bir röportajda, Gazze Şeridi'nin tamamını işgal etmeyi hedeflediklerini söylemişti.
İsrail basınında yer alan haberlerde de ordunun Gazze'nin geri kalanını işgal etme emri aldığı, ancak bu adımın eylül ayından önce hayata geçirilmesinin beklenmediği aktarılmıştı.
Plana göre ilk aşamada yaklaşık 1 milyon Filistinli güneye kaydırılacak, kent kuşatılacak ve yoğun saldırılar sonrası işgal edilecek.
İkinci aşamada ise büyük ölçüde harabeye dönmüş olan Gazze'nin merkezindeki mülteci kamplarının işgali öngörülüyor.
İsrail, 1967'den 2005'e kadar 38 yıl boyunca Gazze Şeridi'ni işgal altında tutmuştu. Bugün yaklaşık 2,3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi 18 yıldır ağır bir abluka altında bulunuyor.

