İnsanlar parça parça satılıyor! Sosyal medyanın “kemik tüccarı”

İnsanlar parça parça satılıyor Sosyal medyanın “kemik tüccarı”

ABD'de yaşayan 21 yaşındaki Jon Pichaya Ferry, kurduğu şirketle TikTok üzerinden insan kemiklerini satılığa çıkartıyor. Her paylaşımı milyonlarca kişi tarafından beğenilen Ferry, yaptığı işi ne kadar masum göstermeye çalışsa da ardındaki gerçek bir o kadar korkutucu. Hazırsanız, 21 yaşındaki gencin, masum bir girişim olarak gösterdiği bu ticaretin ardındaki ürperten gerçeklere bakalım...

Haberin Devamı

Duvarlarda yan yana dizili yüzlerce insan kafatası, omurga iskeletleri, fetüsler, küçük çocuklara ait kafa tasları bulunuyor…

Bu ürpertici ortamda, 500 bin takipçisi bulunan, her video gönderisini 22 milyon kişinin beğendiği Tik Tok hesabının sahibi 21 yaşındaki Jon Pichaya Ferry kedisi Chonk ile mutlu bir girişimci pozu veriyor.

Evet, Ferry bir girişimci… Farklı hayatları paylaşan, birbirini tanımayan insanlara ait iskeletleri kendi internet sitesi üzerinden pazarlayan bir girişimci!

İnsanlar parça parça satılıyor Sosyal medyanın “kemik tüccarı”
Jon Pichaya Ferry ve kedisi Chonk, JonsBones'un satış mazasında... Fotoğraf: JonsBones

Bu alana, 13 yaşındayken babasının kendisine verdiği fare iskeletiyle merak saldığını söyleyen genç adam, 2018'de New York'a taşındıktan sonra kendi markasını oluşturarak insan kemikleri satmaya başladığını açıklıyor. İnternet sitesinde kendi hayatını anlattığı bölümde, küçüklükten itibaren Osteoloji’ye (kemik bilimi) büyük bir merak beslediğini belirten Ferry, ailesi tarafından bu konuda desteklendiğini söylüyor.

New York'taki Parsons Tasarım Okulu'nda okuyan ve kurduğu şirketin 8 çalışanı bulunan 21 yaşındaki genç, “Tıbbi kemik ticaretiyle ilgili daha fazla şey araştırıp öğrendikçe, özellikle tıp öğrencilerinin ellerinde bulunan insan kalıntılarını bir süre sonra kullanmadıklarını keşfettim. Bunları toplamaya başladım. On yıl öncesine kadar tıp öğrencilerinin dolabında kemik iskeletleri bulundurması yaygındı” açıklamasını yapıyor ve kendisini “istenmeyen” kemiklere yeni sahipler bulan birisi olarak gördüğünü söylüyor.

Haberin Devamı

‘KEMİKLER BODRUMDA TOZLANACAĞINA SATILSIN’

Ferry, işe küçük bir dükkânla başlamış. Kullanılmayan kemikleri toplayan genç, her cuma günü New Yok’un meşhur Times Meydanı'nda kartvizitler dağıtmış ve ismini yavaş yavaş duyurmaya başlamış. Sınıf arkadaşları tarafından “kemik adam” lakabıyla çağırılmaya başlanan Ferry, her ay 20 ile 80 iskelet parçası sattığını söylüyor. Sattığı kemiklerin fiyatı ise 20 ile 6 bin dolar (180 TL – 54 bin TL) arasında değişiklik gösteriyor.

Diğer yandan, Ferry'yi TikTok’dan takip eden pek çok kişi bu ticaretin ahlaka aykırı ve hatta yasadışı olduğu görüşünde. Genç girişimci ise kemiklerin bodrumda toz tutmasındansa, bilimsel çalışmalar için satılmasının daha iyi olacağını söyleyerek kendisini savunuyor.

Aslına bakılırsa bu alan hukuken çok belirsiz. İnsan kalıntıları “no property rule” yani “sahipsizlik kuralı” adı altında değerlendiriliyor. Kısacası bu kalıntılar kimin elindeyse sahibi de o oluyor.

Haberin Devamı
İnsanlar parça parça satılıyor Sosyal medyanın “kemik tüccarı”
Ferry, TikTok'ta JonsBones olarak biliniyor... Fotoğraf:@jonsbones

BİLİMSEL ÇALIŞMALAR İÇİN DEĞİL KOLEKSİYON İÇİN ALINIYOR

Fakat uluslararası bir pazar haline gelen bu alanı ilk keşfeden Jon Pichaya Ferry değil. Uzun yıllardır insan kalıntıları ticareti yapılıyor ve bu alana olan rağbet her geçen gün artıyor. 2016 yılında uluslararası satış sitesi e-Bay, platform üzerinden insan kalıntıları ticaretini yasaklamıştı. Bu yasağın ardından sektör hızla Instagram, Facebook ve Tik Tok gibi sosyal medya platformlarına kaydı.

E-Bay’in almış olduğu yasaklama kararı ise satışların artmasına ve fiyatların yükselmesine yol açtı. Örneğin, 2013’te 5 bin 200 dolara (bugün itibariyle 46 bin 855 TL) antika değeri taşıyan insan kalıntıları, 60 bin dolara (540 bin 672 TL) alıcı bulmaya başlamıştı.

Haberin Devamı

Uzmanlar, insan kemiklerini satın alan kişilerin bu parçaları bilimsel çalışmalar için almadığını, koleksiyon değeri biçtiklerini vurguluyor. Öyle ki, bu kemikler çeşitli takılar, ev eşyaları, aksesuarlar için de kullanılabiliyor. Kanada Carleton Üniversitesi Tarih bölümü öğretim üyesi Prof. Shawn Graham, “Peki bu kemikler kimin?” sorusuna yanıt ararken, çarpıcı bir tespitte bulunuyor: “Ne kadar fakir ve güçsüzseniz hiyerarşide o kadar aşağı düşersiniz, kemiklerinizin toplanma olasılığı da o kadar artar.”

Haberin Devamı

‘KEMİKLERE SAYGILI DAVRANIN!’

Ferry, kemiklerin bir kısmını tıp öğrencilerinden aldığını söylese de, bu kemiklerin “tıbbi kökeni”nin bilinmemesi ve bilimsel çalışmalar için bedenini bağışlayan insanlara ait olmaması, mezar hırsızlığı sonucunda ortaya çıkartıldığı şüphesini güçlendiriyor.

Washington Post’un sorularını yanıtlayan 21 yaşındaki genç, “Bu parçaları elde etmek ve doğru amaçlar için kullanıldıklarından emin olmak bizim asıl hedefimiz” açıklamasının ardından, ileriye dönük hedeflerinde kemik ticaretine devam etmek olduğunu söyledi.

Haberin Devamı
 
Kemiklerin “tıbbi kökeni”nin bilinmemesi ve bu nedenle bilimsel çalışmalar için kullanılamayacağına ilişkin görüşlere cevap veren “kemik adam”, tüm insan iskeletlerinin kökeninin tespit edilmesinin mümkün olmadığı görüşünde.

Fakat, tıbbi kemikleri sahiplerinden satın alırken, ellerinden geldiğince “ayırt edici” özelliklerini ve “kökenlerini” öğrenmeye çalıştıklarını da ekliyor. Ferry, “Toplanan bu bilgiler, alıcılar tarafından özel olarak talep edilmedikçe gizli tutuluyor” ifadesini kullanıyor ve kemikleri alan müşterilerden, onlara “son derece saygılı” davranmalarını istediklerini söylüyor.

‘SATILIĞA ÇIKARTILAN İNSAN!’

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Shawn Graham, insan kalıntılarının satışının etik olarak sorunlu bir başlık olduğunu belirtiyor. Özellikle sosyal medya üzerinden satış yapan kişilerin sıklıkla bu kalıntıların, “eğitim amaçlı” kullanılacağını söylemesini, bir tür aklama çabası olarak görüyor.

Prof. Graham, kemiklerin eğitim amaçlı kullanımının mümkün olmadığını, çünkü “tıbbi kökeni”nin bilinmemesi nedeniyle, herhangi bir bilimsel çalışmada referans gösterilemeyeceğini belirtiyor.

Antika eşyaların alınıp satılmasına kimsenin bir itirazının olmadığını belirten Graham, “Burada çok ciddi bir fark var; satılığa çıkartılan insan!” ifadesini kullandı ve ekledi: “Hiçbir insan, bedenin böyle bir muamele görmesini veya bu şekilde alınıp satılmasını hak etmiyor.”

Bu duruma ilişkin bir başka uyarı da Avustralya'daki Queensland Üniversitesi Sosyal Bilimler bölümünde araştırma görevlisi Damien Huffer'dan geldi. JonsBones’un buz dağının görünen yüzü olduğunu belirten Huffer, dünyanın dört bir yanında koleksiyonerlerin ve satıcıların insan iskeletlerinin peşinde olduğunu söyledi.  

İnsanlar parça parça satılıyor Sosyal medyanın “kemik tüccarı”
Fotoğraf: Pxhere

FACEBOOK’TA DA SATILIYOR…

Geçtiğimiz yılın temmuz ayında Newsweek dergisi, insan kalıntıları kaçakçılığını ayrıntılarıyla ele almıştı. 2013 yılında Amerikalı bir koleksiyoner Tunus’ta bulunan ve dünyanın en eski Hıristiyan mezarlığı olarak bilinen “Sousse yeraltı mezarları”ndan insan kalıntılarını çalmıştı. Hemen akabinde, çalınan bu parçaların kapalı bir Facebook grubunda satışa çıkarıldığı tespit edilmişti.

Facebook’ta kurulan kapalı gruplarda sadece insan kemikleri değil, her türlü insan kalıntısı satılığa çıkartılıyor. Yapılan araştırmada, fetüslerin, bebek ve çocuk bedenlerine ait kalıntıların çok fazla alıcısı olduğu saptanmış.

İnsana dair her şeyin satıldığı bu Facebook gruplarındaki alıcılar, en çok çocuk bedenlerini, ceninlere ait kalıntıları ve çocuk organlarını aradığı ortaya çıkmış. Satıcıların, 1700’lerde öldüğünü söyledikleri 6 yaşındaki mumyalanmış bir çocuk kalıntısı için 11 bin Avro (115 bin TL) istediği görülüyor. İlanın üstünde ise kemiklerin nereden geldiği belirtilmezken, “mezar hırsızlığı değildir” ibaresi önemle vurgulanıyor.

İnsanlar parça parça satılıyor Sosyal medyanın “kemik tüccarı”
Fotoğraf: Pxhere

HİNDİSTAN’DAN ABD’YE 60 BİN İNSAN KALINTISI GÖNDERİLMİŞ

Son yıllarda, Müzelerin envanterinde bulunan insan kemikleri için insan hakları savunucuları tarafından büyük eylemler düzenlendi. ABD’de bulunan Pennsylvania Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi, kölelik döneminden (1776-1865) kalan insan kalıntılarını sakladıkları için kamuoyundan özür dilediklerini açıklayarak, envanterinde bulunan 50 insana ait kalıntılar için tören düzenleyeceklerini duyurdu.

Chicago Tribune'de yayımlanan bir rapora göre, 1985 yılında insan kalıntılarının ihracatını yasaklayan Hindistan’ın bir yılda ABD’ye 60 bin insan kalıntısı ihraç ettiği ortaya çıkarıldı. Mezarlardan çalınan kemiklerin dünyanın çeşitli bölgelerine gönderildiği tahmin ediliyor.

Uzmanlar, insan kalıntısı ticaretinin boyutunu belirlemenin imkânsız olduğu görüşünde. Kayıt dışı bir alanda yürütülen bu ticaretin en çok aranan “antika” parçaları ise Amerikan yerlileri, köleleştirilen siyahlar ve ezilen diğer grupların parçalarından oluştuğu belirtiliyor. ABD Anayasası, Amerikan yerlilerine ait kalıntıların kabilelere veya torunlarına iade edilmesi gerektiğini belirtirken, bu satışları yasaklayan bir maddeyi içermiyor.

Wall Street Journal'da yayımlanan "A TikTok bone salesman’s wall of spines reignites ethical debate over selling human remains" ve Newsweek’de yayımlanan“Facebook Investigates Sales of Human Skulls in Private Groups” başlıklı haberden derlenmiştir.

Haberle ilgili daha fazlası: