Güncelleme Tarihi:

Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre, Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a telgraf gönderdi. Mesajda “Ali Hamaney ve aile üyelerinin, insan ahlakı ve uluslararası hukukun tüm normlarının acımasızca ihlal edilmesiyle işlenen suikastı nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. Hamaney, Rusya ile İran arasında kapsamlı stratejik ortaklık kurulmasında muazzam kişisel katkıda bulunan seçkin bir devlet adamı olarak hatırlanacaktır. Lütfen en içten taziyelerimi ve desteğimi Hamaney ailesi ve dostlarına, İran hükümeti ve halkına iletin” ifadeleri kullanıldı.
ZELENSKİ’DEN ABD VE İSRAİL’E DESTEK
İRAN’a yönelik askeri harekata destek veren Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, “Ülkemize saldıran Rusya’ya yardım eden İran yönetiminin kendisi saldırıyı hak etmiştir. Adalet yerini bulmuştur” açıklamasını yaptı. Video mesajında, “Ukrayna, İran’a hiçbir kötülük yapmamış olmasına rağmen bize açılan savaş patlak verdiğinde Tahran yönetimi gönüllü olarak Rusya’ya açıkça destek vermiştir. Ukrayna halkının öldürülmesi için Rusya’ya kamikaze dron teknolojisi vermiştir. ABD ve İsrail’in İran’daki rejimi hedef alan harekâtı haklı ve adaletin yerini bulması anlamına geliyor” ifadelerini kullanan Ukraynalı lider, yayımladığı ikinci açıklamada İran halkına Farsça hitap ederek, “Şimdi önemli olan büyük sivil can kaybı yaşanmadan, savaşın yayılmasına izin vermeden bu harekâtı tamamlamak. İran halkı tarihi şansı değerlendirmeli” şeklinde konuştu.
KAANİ HER SALDIRIDAN KURTULUYOR
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarında öne çıkan bir diğer isim de ülkedeki Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani oldu. Kaani’nin İran dini lideri Ali Hamaney’in hedef alındığı saldırıdan dakikalar önce kendisini ziyaret ettiği ortaya çıktı. Kaani daha önce de Suriye’nin başkenti Şam’da Devrim Muhafızları komutanlarının öldüğü İsrail saldırısından kısa süre önce hedef alınan binadan çıkmış, Lübnan’da Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın öldürüldüğü saldırıdan dakikalar önce vurulan binadan ayrılmıştı. Kaani ayrıca haziran ayındaki 12 günlük savaş sırasında İran’ın üst düzey askeri liderlerinin toplantı yaptığı bina vurulmadan önce de mekândan ayrılmış ve hayatta kalmıştı. Sosyal medyada İranlı komutanın ABD ve İsrail ile irtibatlı ajan olduğu iddia edilse de bunu destekleyen herhangi bir kanıt yok.
ABD’DE MEŞRUİYET TARTIŞMASI
ABD Başkanı Donald Trump, saldırının İran’dan kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırmak için gerekli olduğunu savunsa da uzmanlar İran’ın müzakerelerde taviz vermeye hazır olduğunu belirtirken, saldırıların meşruiyetini sorguladı. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) Ortadoğu Programı Direktörü Mona Yacoubian, Trump’ın açıklamalarının “yakın bir tehdit” iddiasını yeterince desteklemediğini söylerken, Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonu, Cumhuriyetçi Parti içinde yükselen savaş karşıtı MAGA kanadına rağmen geniş siyasi destek gördü. Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, İran’ın “nükleer hedefleri, terör faaliyetleri ve Amerikalıların öldürülmesi” nedeniyle saldırıların haklı olduğunu söyledi. Temsilci Tom Massie, veeski Trump müttefiki Marjorie Taylor Greene gibi isimler eleştirel paylaşımlar yaptı.
‘PRENS SELMAN BASKI YAPTI’ İDDİASI
WASHINGTON Post, ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik operasyon kararında İsrail’in yanı sıra Suudi Arabistan’ın da etkili olduğunu iddia etti. Gazete haberinde, Suudi Veliaht Prensi Selman’ın kapalı kapılar ardında ABD’nin saldırı düzenlemesi için Trump’ı ikna etmeye çalıştığını öne sürdü. Gazetenin haberine göre, Suudi Arabistan’ın saldırı yönündeki baskısı, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’in İranlı liderlerle ülkenin nükleer ve füze programları üzerine müzakereler yürüttüğü sırada geldi. Oysa görüşmeler devam ederken Suudi Veliaht Prensi ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında telefon görüşmesi yapılmış, Riyad’dan Suudi hava sahasının veya topraklarının İran’a yönelik bir saldırıda kullanılmasına izin verilmeyeceğini belirten bir açıklama yayımlanmıştı.