Dünyayı saran K-Pop akımı... Z kuşağının Kore merakı

Dünyayı saran K-Pop akımı... Z kuşağının Kore merakı

İstanbul'da üç kız çocuğunun Kore'ye gitme isteğiyle evden kaçtığına dair iddialar tüm dünyada büyük bir endüstri haline gelen ve milyonlarca hayranı bulunan K-pop gruplarını yeniden gündeme getirdi. Peki nedir bu K-pop? Gençlerin hayatını nasıl bu kadar etkiliyor? Yanıtları yıllardır K-pop üzerine çalışan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nden sosyolog akademisyen Alptekin Keskin anlattı.

Haberin Devamı

İstanbul Hadımköy’deki evlerinden üç gün önce piknik yapmak üzere çıkıp kaybolan ve Avcılar sahilinde geceyi geçirdikten sonra bulundan 11,13,15 yaşlarındaki üç kız çocuğu ailelerine teslim edildi. Üç kızın Güney Kore’ye gitmek istedikleri için evden çıktıkları iddiası dikkatleri yeniden tüm dünyayı kasıp kavuran K-pop akımına yöneltti. Korean Pop’un kısaltması olarak 1990’larda ortaya çıkan K-pop’un akımının tüm dünyada milyonlarca hayranı bulunuyor. Peki müzik grupları ve müzik gruplarıyla gençleri ve çocukları etkisi altına alan bu akımın özellikleri neler? Neden gençleri bu kadar yoğun olarak etkisi altına alıyor? Uzun yıllardır K-pop üzerine çalışan Alptekin Keskin bu gizli dünyayı anlattı.

Güney Kore merkezli akım 1990’lardan itibaren ortaya çıktı Özellikle 2010’lu yıllardan sonra tüm dünyada gençleri etki altına aldı. K-pop ve K-drama (diziler) ile ortaya çıkan bu kültürün geneline Hallyu adı veriliyor. Bu akım Hallyu 1, Hallyu2 ve Hallyu3 olarak dönemlere ayrılıyor. Şu an içinde bulunduğumuz dönem Hallyu 3 ya da post Hallyu olarak adlandırılıyor.

K-pop akımının endüstriel boyutu Güney Kore için çok büyük anlamlar ifade ediyor. Çünkü milyonlarca dolarlık bir endüstri. Bu akımı takip eden sosyal oluşumlar, hayran grupları dev bir akım yaratıyor.

1990’lı yıllarda özellikle rap gruplarıyla tanınmaya başlayan K-pop grupları yaşadıkları olaylara itiraz eden, gençlik problemlerini ele alan şarkılarıyla yavaş yavaş ünlenmeye başlıyor. Şu anda genelde 5-7-9 kişiden oluşan K-pop grupları rap, R&B, elektronik ve popun birleşiminden oluşan bir müzik yapıyorlar. Bu akım önce Güney Kore’nin çevresindeki Asya ülkelerini etkilemeye başladı tüm dünyayı etki altına alması özellikle dizilerle meydana geldi. Diziler Japonya, Çin, Endonezya gibi ülkelerde büyük etkiler yarattı.

Bu akımın en önemli gruplarından olan BTC grubunun kuruluşunu incelediğimizde prodüktörün “gençliğin başını yaslayabileceği bir arkadaş grubu kurmak istedik” açıklamasını görüyoruz. Yani gençlerin dertlerini konuşabileceği, üst perdeden bakmayan bir grup. 2012 yılında kurulan bu grup 12-18 yaş grubunun sorunlarını dile getiriyor. Şarkılarında kimlik sorunu, işsizlik, aile baskısı, sosyal baskı, arkadaş zorbalığı gibi konuları ele alıyorlar. Ergenlik dönemine ait çeşitli psikolojik sorunlar yaşayan gençlere yönelik hem şarkılarıyla hem de günlük hayatlarıyla çeşitli pozitif mesajlar veriyorlar.

Şu anda yüzlerce K-pop grubu var. Ancak en büyüklerinden olan BTC’nin Twitter’da 38 milyon takipçisi var Youtube’da yine aynı şekilde milyonlar onları takip ediyor. Bu gruplar ABD pazarında çok büyük bir egemenliğe sahip. ABD popüler müzik pazarını zorluyor. Şarkılar ABD listelerinde haftalarca bir numarada kalıyor.

Bu grupların hayranlarının bu kadar fazla olmasının en temel sebebi gruptaki kişilerin hayranlarıyla kurduğu ilişki. Sık sık ünlü hayran buluşmaları yapıyorlar. Günlük hayatta 24 saat ne yaptıklarını izleyebiliyorsunuz. Örneğin BTC grubu 7 çok iyi arkadaştan oluşuyor. Hayranlar onların ilişkisine dair her detayı biliyor. Batı tipi starlıkta ünlüyle hayranı arasında bir mesafe var sınırlı bir ilişki var. Ancak k-pop gruplarında hayranlarla grup üyelerinin çok daha interaktif bir ilişkisi var. Pandemi döneminde BTC grubu 3 tane bilet satışı yapılan konser verdi. Birinde 756 bin diğer ikisinde 900 binden fazla kişi canlı olarak konseri izledi. Hayranların mesajları ekrana yansıtıldı. Gruplar tüm etkinliklerde hayran katılımını odak nokta olarak görüyor.

K-Pop akımı Güney Kore tarafından büyük destekler alıyor. Kore’den her yıl dünyaya onlarca k-pop grubu ihraç ediliyor. Hem devlet hem özel sektör hem de bu iş için kurulmuş ajanslar özel eğitimlerle yeni k-pop grupları kurulmasını teşvik ediyor.

Bu akım öyle bir hal aldı ki Güney Kore diplomatik ilişkilerinde de bu müzik gruplarını kullanıyor. Örneğin Japonya ya da Kuzey Kore ilişkilerinde K-pop grupları yumuşatıcı olarak devreye sokuluyor.

Kore gençlik günü diye bir gün yarattılar. Geçen yıl BTC grubu bu günde Güney Kore Devlet başkanı tarafından Kore gençliğinin temsilcisi ilan edildi.

Her grubun bir simgesi var. BTC grubunun sembolü mor rengi ve mor kalp emojisi.

Özellikle muhafazakâr ülkelerde k-popa yönelik büyük bir hayranlık var. Endonezya hem en fazla k-pop hayranı olan hem de aleyhtarı olan ülke. Türkiye’de de muhafazakâr gençler arasında k pop dinleyenler çok fazla. Bu konuyla ilgili akademik tezler yazıldı.

K-pop gruplarına yönelik cinsiyetsizlik eleştirilerini bu akımın hayranları kabul etmiyor. Çünkü bu grupların böyle bir söylemi yok. Bu gruplar sadece “Biz belli bir cinsiyete yönelik müzik yapmıyoruz. Hangi kimlikten olursanız olun bizimle olabilirsiniz.” Diyorlar. Kalıplara karşılar, günümüz gençliğinin özgürleşme isteğine çok iyi geliyor. Z kuşağı bu pozitif özgürlük anlayışını kimliklerinin bir parçası haline getiriyor. Gruplar genel olarak pozitif bir dil kullanıyor ve kimseyi dışlamıyor.

Yapılan eleştiriler k-pop hayranlarını daha çok bu kültüre konsolide ediyor. Birbirlerine daha çok bağlanıyor bu kültürü sahipleniyorlar.

‘EBEVEYNLER YASAKLAMAMALI, ÇOCUKLARI ANLAMAYA ÇALIŞMALI’

Pedagog Elif İpek:

K-pop son yıllarda özellikle ergenlik dönemindeki gençleri etkileyen bir akımdı. Ancak son dönemlerde etki alanı genişledi 8 yaşındaki çocuklarda bile k-pop akımını görüyoruz. Ergenlik süreci bir kabuk değiştirme sürecidir, geri bildirimler onlar için çok önemlidir. 8 yaş civarındaki çocuklar ise arkadaş çevresinin yaşam liderliği dönemini aldığı bir dönem. Bu tip ilgiler ve akımlar çocuklar arasında çok bulaşıcı. Örneğin bir kişi bir şeyden korkarsa bir süre sonra hepsi aynı şeyden korkar olur. Zevkler de aynı şekilde. K pop’taki basit ritimler, güzel insanlar cinsiyet ötesi bir görüntü çocuklar ve gençler üzerinde çok etkili oluyor. Hem kız grupları hem erkek grupları var, dizileri var. Geniş kitleler tarafından sevilen beğenilen kabul edilen akımlar çocuklar için risksiz bir ilgi alanı oluyor. Zaten herkes seviyor ben de bu onaylanmış akımı sevebilirim diye düşünüyorlar. Daha küçük çocuklarda ise Youtube ve benzeri sosyal medya araçları bu tip akımların yayılmasında etkili oluyor. Youtube daha büyük yaştaki çocuklara önerdiği içerikleri daha küçük çocuklara da önerebiliyor. Popüler kültür bu tip akımları pompalıyor. Ergenlik sürecinde çocuklar cinsel kimliği ve görünüşüyle ilgili karmaşalar yaşayabiliyor. Aileler de onları bir kalıba sokmaya çalışınca k pop akımı bir karşı çıkış olarak kendini gösteriyor. Gençler k-pop figürlerinden bir karakterini kendiyle özdeşleştiriyor ve onu örnek alıyor. Aslında çocuğun kendine model olarak seçtiği karakter ebeveynlere çok şey söylüyor. Ebeveynlerin “Niye bunları dinliyorsun, ne biçim insanlar bunlar” gibi bir tavır yerine çocuğun kendisi olmasına müsaade etmesi gerekiyor. Eğer ebeveyn çocuğun kendisi olmasına müsaade ederse çocuk böyle karakterlere ilgi duyar ama sonra kendi özgün karakterini var eder. Ancak baskıcı bir şekilde yaklaşılırsa, yasaklanırsa çocuk reddedilmiş hissiyle ebeveynden uzaklaşır, evden kaçma olayında da gördüğümüz durumlar yaşanır. Çocuğun bu kişilere neden ilgi duyduğuna bakıp kendisinin hangi noktada eksik hissettiğine odaklanmak ve bu eksikliği başka nerelerden tamamlayabileceğine ilişkin rehberlik etmek en doğrusu.

Haberle ilgili daha fazlası: