GeriSağlık Çin ve Rus aşılarına yeniden güvenme zamanı!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çin ve Rus aşılarına yeniden güvenme zamanı!

Çin ve Rus aşılarına yeniden güvenme zamanı!

Dünyanın en zengin ülkeleri Covid-19 aşılarını temin etmeyle ilgili sıkıntılar yaşarken az gelişmiş ülkelerde hala aşı yaptırma konusunda endişeler söz konusu. Her iki soruna da bir çözüm önerisi olarak Çin, Rusya, hatta belki de çok yakında Hindistan’dan gelecek olan aşılar yeniden değer kazanacak gibi görünüyor. Dünyaca ünlü tıp dergisi The Lancet’in yayımladığı Sputnik V’nin % 91,6 etkinlik oranına sahip olduğunu gösteren deneme sonuçlarına bakılırsa bu tez doğru şekilde ilerliyor denebilir.

Çin ve Rus aşıları; Moderna, Pfizer-BioNtech ve AstraZeneca aşılarından daha düşük bir etkiye sahip oldukları öne sürülerek Batı ve diğer küresel medyada başlangıçta reddedildi. Bu durumun Çin ve Rusya'nın otoriter devletler olmasından dolayı böyle bir algı yarattığı üzerinde duruldu. Ancak gün geçtikçe bu ülkelerdeki aşıların da işe yaradığına dair kanıtlar birikmeye başladı. Önde gelen tıp dergisi The Lancet bu hafta Rus Aşısı Sputnik V’nin %91,6’lik bir etkinlik oranına sahip olduğunu gösteren son aşama denemelerinin araştırma sonuçlarını yayımladı. Sputnik V’nin Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika’da dağıtımının yapılacak olması bu etkinliği destekler nitelikte.

Çin aşısı için de benzer bir durum yaşandı. Birleşik Arap Emirlikleri; Bahreyn, Mısır, Ürdün, Irak, Sırbistan, Fas, Macaristan ve Pakistan, Çin’in Sinopharm aşısını onayladı. Hatta Ocak ayı ortasında bu aşıdan Birleşik Arap Emirlikleri 1,8 milyon doz almıştı. Bunun yanı sıra Türkiye, Endonezya, Brezilya ve Şili de başka bir Çin aşısı olan Sinovac’ı temin etmişti.

Yaşanan aşı kıtlığı ve teslimat gecikmeleri Fransa, İspanya ve Almanya’yı çaresiz bırakmaya başladı. Öyle ki, önyargılı oldukları Rus ve Çin aşıları yeniden gündemlerinde yer etmeye başardı. Yine de bu aşılara karşı şüpheler devam etmekte. Aslında halkın ve kamuoyunun güvenini kırması Çin ve Rusya’nın yanlış aşı propagandasının bir bedeliydi diyebiliriz. Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz yıl Çin ve Rusya’da 3. doz aşılama, deneylerden edilen etkinlik sonuçları olmadan başlamıştı. Pfizer-BioNTech ve Moderna aşıları, Faz 3 denemelerinden alınan ara sonuçların ardından Amerika Birleşik Devletleri'nde onaylandı. Hindistan, Bharat Biotech tarafından geliştirilen bir aşı olan Covaxin ile aynı şeyi yaptı ve halk tarafından tepki çekti. Haliyle bu durum aşılara ve hükümetlere olan güvenin sarsılmasına neden oldu.

AŞILARIN GÜVENİLİRLİĞİNE DAİR ÖNEMLİ VERİLER PAYLAŞILDI

Şimdilerde Çin ve Rus aşılarının güvenilirliğine dair önemli veriler elde edildi. Covaxin aşısında bunu söylemek için erken olsa da Birleşik Arap Emirlikleri'nde Aralık ayı başlarında yapılan deneme sonuçları Sinopharm aşısının etkinliğini % 86’ya çıkardı, Çin’de ise bu oran %79 şeklinde seyrediyor.

Ülkeler arasındaki etkinlik oranındaki farklılıklar haliyle şüphelerin artmasındaki diğer bir faktör. Hangi aşı kimlerde ölçülüyor, neden bu denli farklılıklar ortaya çıkıyor, bu durum ne anlama geliyor hala merak konusu.

Biraz da Sinovac’ın performansıyla ilgili çelişkili görünen sonuçları ele alacak olursak; aşı Türkiye’deki denemelerde % 91, Endonezya'daki denemelerde %65 ve Brezilya'daki denemelerde % 50,4’lük bir başarı gösteriyor. Ocak ayının sonlarında Butantan Enstitüsü'nde klinik araştırma tıbbi direktörü olan Ricardo Palacios konuyla ilgili yaptığı açıklamada denemelerin kasıtlı olarak bir “stres testi” şeklinde tasarlandığını söyledi. Palacios, farklılıkları “Aşı denemeleri sadece Covid-19 hastalarıyla ilgilenen sağlık çalışanları arasında yapıldı ve enfeksiyona çok daha fazla maruz kalanlara dair denemeleri incelediğinizde, bir aşının daha az performans göstermesi muhtemeldir” şeklinde yorumladı.

Çin ve Rus aşılarına yeniden güvenme zamanı


AŞILAR KONUSUNDA SÜREÇ ŞEFFAF OLMALI

Kuşkusuz, Çin ve Rus aşıları hakkında daha fazla bilgi halka açıklanmalıdır, ancak aynı şey önde gelen Batı aşıları için de geçerli. Pfizer-BioNTech ve Moderna aşılarının denemelerine ilişkin tüm ayrıntılar ve ham veriler araştırmacılarla bile paylaşılmadı. Gerçek şu ki, Covid-19 aşıları olması gereken şeffaflıkta geliştirilmedi. Çin ve Rus aşılarının güvenilir olduğunu gösteren kanıtlar, özellikle dünyadaki tedarik sorunları göz önünde bulundurulduğunda ciddiye alınmalıdır. Çünkü Batı’da üretilen aşıların çoğu zengin ülkeler tarafından satın alındı. Dolayısıyla şimdi yeniden Çin ve Rus aşıları değerlendirilmeye başlandı.

Öte yandan, analiz şirketi Airfinity tarafından elde edilen son verilere göre; Sinovac bu yıl 350 milyon dozdan fazla aşısını 12 ülkeye ihraç etmek için anlaşma imzaladı. Sinopharm, 11 ülkeye yaklaşık 194 milyon doz ve son olarak Sputnik V ise 17 ülkeye 400 milyon doz civarında aşı için el sıkıştı.

Peki, bu aşılar insanların güvenini nasıl sağlayabilir? Bunun alternatif bir yolu aşıların uluslararası bir kuruluş tarafından resmi olarak değerlendirilmesi olabilir. Çünkü hali hazırda akıllarda oluşan soru işaretleri, Dünya Sağlık Örgütü’nün aşıları onaylarken Batılı ülkelerin lehine veriler sunabiliyor olmasından kaynaklanıyor olabilir.

DSÖ’DEN YEŞİL IŞIK

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kalite kontrol için güvendiği denetim kurumlarının bir listesini tutuyor. Avustralya, Kanada, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri dışında tümü Avrupa ülkeleri... Dünyanın geri kalanı için DSÖ ‘ön yeterlilik’ adı verilen bir hizmet yürütmektedir. Teorik olarak, bu, örneğin Çin veya Rusya'dan gelen aşıların Batı'dan gelen aşılarla eşit bir zemine oturtulmasının yoludur. Gerçekte zahmetli ve zaman alıcı bir süreçtir. Bir aşı, DSÖ'nün güvenilen listesindeki bir ülkede geliştirilip onaylandığında, kuruluş hızlı bir şekilde imzalamak için genellikle bu değerlendirmeye güvenir. Ancak başka herhangi bir yerde bir aşı üreticisi ön yeterlilik için başvurduğunda, DSÖ, üretim tesislerinin fiziksel denetimi de dahil olmak üzere sıfırdan tam bir değerlendirme yapar.

DSÖ, Pfizer- BioNTech aşısını üreticiler değerlendirme başvurusunda bulunduktan yaklaşık iki ay sonra 2020'nin sonunda onayladı ve bu ay Moderna ve AstraZeneca aşılarına karar verilmesi bekleniyor. Çin ve Rus aşıları, gözden geçirme süreçleri daha önce başlatılmış olsa da hala sırada bekliyor.

Pfizer-BioNTech aşısının gözden geçirilmesi sırasında, DSÖ, Avrupa İlaç Ajansı ile yakın bir şekilde çalıştı ve EMA'dan (AB Sağlık ve Onay Kurumu) yaklaşık 10 gün sonra onay aldı. DSÖ'nün standartlarını korurken, yerel aşı üreticilerinin inceleme sürecinden geçmesine yardımcı olmak için diğer ülkelerdeki sağlık düzenleyicileriyle de iş birliği yapmamasının hiçbir nedeni yok.

Bazı doktorlar ve aktivistler, Batı'da üretilen aşıların dünya çapında dağıtımını artırmak için önerilerde bulundu. Bu çağrılar iyi niyetli ancak onlar da Batı ülkelerinden gelen aşıları almak veya onları beklemekten yanalar.

Aslında elinizin altında daha basit bir çözüm var: Diğer ülkelerin aşılarına güvenmeye başlama zamanı!

Bu araştırma Achal Prabhala ve Chee Yoke Ling tarafından yapılmıştır. Prabhala, Covid-19 aşılarının daha geniş dağıtımını destekleyen Hintli bir halk sağlığı aktivistidir. Malezyalı bir kamu yararı avukatı olan Chee, Çin'deki ilaçlara erişimi iyileştirmek için on yıl boyunca çalışmıştır. Achal Prabhala, ilaçlara erişim için kampanya yürüten AccessIBSA projesinin koordinatörü ve Shuttleworth Vakfı'nın bir üyesidir. Chee Yoke Ling ise, merkezi Malezya'nın Penang şehrinde bulunan uluslararası bir politika araştırma ve savunuculuk kuruluşu olan Third World Network'ün yönetici direktörüdür.

 
False