GeriDünya Cezayir'de Ramazan’ın birinci günü : 412 ölü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cezayir'de Ramazan’ın birinci günü : 412 ölü

Terör cinnetinin tüm hızla sürdüğü Cezayir'de, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte katliamlar arttı. Ramazan'ın ilk gününde, iftar vakti köyleri basan şeriatçı teröristler, tam 412 kişiyi yine korkunç yöntemlerle katlederek adeta ‘oruçlarını kanla’ bozdular!

Başkent Cezayir'in batısındaki Relizan bölgesinde 4 köyü iftar vakti basan bıçak ve baltalı dinci militanlar, aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu 412 kişiyi öldürdü. Liberte gazetesi, saldırıdan sağ kurtulan görgü tanıklarının ifadelerine dayanarak verdiği haberinde, saldırganların, kurbanlarını boğazlarını, bacakları ve kollarını keserek ve çocukları evlerin duvarlarına vurarak öldürdüklerini duyurdu.

Dinci kasapların, sabahın ilk ışıklarına kadar ölüm makinesi gibi çalıştıkları belirtilirken, adı Ali B. olarak verilen vahşet tanığı, başına gelenleri ‘Canavarlar eşimi ve üç çocuğumu boğazladılar. Kızımı ise, karnını baltayla yararak öldürdüler. Hiçbir şey yapamadık’ diye anlattı.

Cezayir'de son 5 yıldaki Ramazan aylarında 600 sivil teröre kurban gitti.

BARIŞ UNUTULDU

Cezayir'de, 1992 yılında başlayan şeriatçı terörün beş yıldır önünün alınamaması, artık halkın umutlarını da köreltti. ‘Huzurlu bir Ramazan mı? Hayal bile edemiyoruz. Barış için oy kullandık meğer maksat rejimi meşrulaştırmakmış. Şimdi, her birimiz başımızın çaresine bakmak zorundayız. Şanslı olan ‘terör kalıntısı'nın yoluna çıkmaz' diye konuşan kimliği gizli bir Cezayirli, bütün ülkeyi saran karamsarlığı ve kaderciliği böyle özetliyor.

Siyasi çevrelere göre, Cezayir'de rejimin ‘normalizasyonu' tamamlandı. Zerval'in 1995'te cumhurbaşkanı seçilmesinin ikinci yılında ‘sivil barış' sözü tamamen unutuldu. Bir senato gibi çalışacak olan Ulusal Konsey'in açılmasıyla, ‘normalleşme' resmen tamamlandı.

Resmi görüşe göre ise, ülkede ‘terör artık rejim için bir tehdit oluşturmuyor...' Yani iktidar, kendini tehlikede hissetmiyor. Zaten, rejimin ileri gelenleri de, aileleriyle birlikte, çok iyi korunan sitelerde yaşıyor. Çocuklar özel okullara gidiyor, özel marketlerden alışveriş yapılıyor.

Böyle olunca da, dinci terörü ‘küçümseyici' açıklamalar yapılmaya başlanıyor: bir bakan çıkıp ‘bu cinayetler, kudurmuş bir hayvanın, sesini duyurmak için yaptığı vahşetten ibarettir' diyor. Ama, korku içinde yaşayan, kadınlarına tecavüz edilen, kızları dağa kaldırılan, hergün onlarcasının boğazı koyun gibi, canlı canlı kesilen Cezayirlilerin en ağırına giden ise, yine rejimin korkunç teröre taktığı isim: ‘terör kalıntısı...'

Bu arada, Cezayir gazetelerinde ‘dış mihraklı terör' lafı giderek daha sık görülüyor. Le Matin, ‘dış mihrakı' ilk kez adıyla da yazıyor: Fas!

Vahşetin bir yıllık bilançosu

CEZAYİR'de 1992 yılından bu yana meydana gelen şiddet olaylarında 60 binden fazla insan yaşamını yitirdi. Ülkede son bir yılda sivilleri hedef alan büyük katliamlar şöyle sıralanıyor:

4 Nisan 1997: Medea'da 84 sivil katledildi.

22 Nisan: Bugara yakınlarında 93 köylü öldürüldü.

16 Haziran: Dairet mezrasında 50 kişinin boğazları kesildi.

5 Temmuz: Cezayir'in bağımsızlık yıldönümü kutlamalarında, 48'i Medea'da olmak üzere 61 kişi öldürüldü.

13 Temmuz: Kasr el-Bukari'de 44 kişi boğazları kesilerek katledildi.

28 Temmuz: Laarba'ya yapılan saldırıda 51 kişi katledildi.

31 Temmuz: Blida'da ve Ayn Defla'da yaklaşık 100 kişi boğazlandı.

3 Ağustos: Blida ve Ayn-Defla'da 111 kişi öldürüldü.

25 Ağustos: Tlemsen yakınlarında yaklaşık 117 kişi öldürüldü.

26 Ağustos: Beni Ali saldırısında 64 kişi öldürüldü.

29 Ağustos: Sidi Reis'te 200 kişi katledildi.

23 Eylül: Bentalha'da 250'den fazla kişi yakılarak, boğazları kesilerek ve kurşuna dizilerek öldürüldü.

29 Eylül: Cezayir ve Blida'da meydana gelen saldırıda 67 kişi öldürüldü.

24 Aralık: Tiaret bölgesinde 120, öldürüldü.

30 Aralık: Ülkenin muhtelif bölgelerinde 88 kişi katledildi.

31 Aralık: Relizane bölgesinde 412 sivilin katledildiğini açıkladı.



False