Güncelleme Tarihi:

Birleşmiş Milletler’in (BM) yeni raporu, dünya genelinde tatlı su kaynaklarının geri döndürülemez bir eşiği aştığını ortaya koydu. Raporda, insanlığın tatlı su sistemlerini kendini yenileyemeyecek hızda tükettiği ve bu nedenle birçok bölgede kalıcı kayıpların yaşandığı belirtildi.
BM Üniversitesi tarafından yayımlanan raporda, mevcut tablonun artık “su krizi” ya da “su stresi” gibi kavramlarla açıklanamayacak kadar ağır olduğu vurgulandı.
“BU BİR KRİZ DEĞİL, İFLAS”
BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü (UNU-INWEH) Direktörü ve raporun başyazarı Kaveh Madani, kullanılan dilin dahi sorunun boyutunu gizlediğine dikkat çekti.
Madani, “Bu duruma kriz demeye devam ederseniz, bunun geçici bir şok olduğunu ve hafifletilebileceğini ima etmiş olursunuz” ifadelerini kullandı.
Madani’ye göre iflas sürecinde yalnızca mevcut koşulları iyileştirmek değil, aynı zamanda “eskisinden daha kısıtlı olan yeni bir gerçekliğe” uyum sağlamak zorunlu hale geldi.
Raporda yer alan veriler, gelinen son noktayı net biçimde ortaya koydu:
4 MİLYAR İNSAN SU KITLIĞIYLA KARŞI KARŞIYA
Rapora göre, dünya nüfusunun yaklaşık 4 milyarı her yıl en az bir ay ciddi su kıtlığı yaşıyor. Toplamda 6,1 milyar insan, tatlı su kaynaklarının “güvensiz” ya da “aşırı güvensiz” kabul edildiği ülkelerde hayatını sürdürüyor.
Bu durumun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ağır insani sonuçlar doğurduğu ifade ediliyor.
TARIM VE YER ALTI SULARI EN BÜYÜK RİSK ALANI
BM verilerine göre küresel su kullanımının yaklaşık yüzde 70’i tarımsal sulamada gerçekleşiyor. Bu suyun yüzde 40’ı ise kendini yenileyemeyen derin yer altı su havzalarından çekiliyor.
Raporda, bu hızın devam etmesi halinde yalnızca su güvenliğinin değil, küresel gıda sistemlerinin de çökme riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarısı yapıldı.
Rapora göre dünya kara yüzeyinin yaklaşık yüzde 5’inde, su çekilmesine bağlı toprak çökmesi (subsidence) yaşanıyor.
Raporda, büyük şehirlerde “Sıfırıncı Gün (Zero Day)” olarak adlandırılan, su şebekelerinin tamamen işlevsiz hale gelme riskinin hızla arttığına dikkat çekildi. İran’ın başkenti Tahran’da yaşanan su krizi nedeniyle bazı bölgelerin tahliyesi ya da başkentin taşınması gibi olağanüstü senaryoların tartışıldığı hatırlatıldı.
BM’DEN ÇAĞRI: UZUN VADELİ STRATEJİ ŞART
Raporda, acil durum odaklı politikalardan vazgeçilerek uzun vadeli su yönetimi stratejilerine geçilmesi çağrısı yapıldı. Öneriler arasında:
Araştırmacılar, suyun siyasi ayrılıkların ötesine geçebilecek bir konu olarak, “parçalanmış dünyada bir köprü” işlevi görebileceğini vurguluyor.
BM raporu, iklim değişikliğini sınırlamanın hem insanlar hem de ekosistemler için yeterli suyun sağlanmasında hayati önem taşıdığını bir kez daha ortaya koyuyor.