Anneannesi ölünce üvey dedesiyle evlendi! Ünlü televizyon yıldızı hakkında şok iddialar...

Anneannesi ölünce üvey dedesiyle evlendi Ünlü televizyon yıldızı hakkında şok iddialar...

Televizyonun en çok izlenen programlarından The Real Housewives'ın ünlü isimlerinden Mary Cosby hakkında ortaya atılan iddialar duyanların dudağını uçuklattı. Cosby hakkında konuşanlardan biri, "O kadın bu dünyaya gelmiş en kötü ruhlu şey" diyor...

Haberin Devamı

ABD'de bir televizyon kanalında yayınlanan ve dijital platformlar sayesinde Türkiye'deki izleyicilerin de takip etme şansını yakaladığı 'The Real Housewives' (Gerçek Ev Kadınları), ülkenin çeşitli şehirlerinde yaşayan birtakım zengin kadınların günlük hayatlarına ve birbirleriyle olan ilişkilerine odaklanan bir reality show. Programın geçtiği yer ister Beverly Hills olsun ister New York, format hep aynı. 5-6 yakın arkadaştan oluşan kadın grubu birbirlerinin arkasından dedikodu yapıyor, incir çekirdeğini doldurmayacak konulardan kavgalar çıkıyor, masalar devriliyor bardaklar çatallar havalarda uçuyor.

Program popüler oldukça, kadınların geçmişte işledikleri suçlar da son dönemde gündeme gelmeye başladı. Program sayesinde tanınmış birçok isim hakkında, kara para aklama, zimmete para geçirme gibi suçlardan soruşturmalar yürütülüyor. Geçmiş sezonlardan hapse girmiş olan 'ev kadınları' bile var. Ancak The Real Housewives of Salt Lake City'nin bu yıl yayımlanacak sezonu daha önce görülmemiş olaylara sahne olacak. Zira programın starlarından Mary Cosby, büyükannesinin kilisesini bir tarikata dönüştürdüğüne dair suçlamalarla karşı karşıya.

Aslına bakılırsa birçok seyirci Cosby'le ilk tanıştığı andan itibaren kadına şüpheyle yaklaşıyor. Bunun sebebi de ünlü tasarımcıların elinden çıkmış giysileri ve eksantrik tavırlarıyla dikkat çeken Cosby'nin geçmişi. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

Haberin Devamı

ANNEANNESİ ÖLÜNCE ÜVEY DEDESİYLE EVLENDİ

Mary Cosby, 1997 yılında anneannesi Rosemary "Mama" Redmon Cosby öldükten çok kısa bir süre sonra üvey dedesi olan Piskopos Robert Cosby ile evlendi. Böylece Mama Cosby'nin milyonlarca dolarlık serveti, birçok şirketi ve Faith Temple Pentekostal Kilisesi'ndeki yönetici pozisyonu torunu Mary'e miras kaldı.

Cosby'nin kiliseyi bir tarikata çevirdiği yönündeki iddialar ilk kez birinci sezonun sonundaki yeniden buluşma bölümünde ortaya çıktı. Programın sunucusu Andy Cohen, Cosby'nin verdiği vaazların sosyal medyaya sızdırılmış ses kayıtlarını yayınladı. Kayıtlarda Cosby, kilise cemaatinden yeterince doğum günü kartı alamamış olmaktan şikâyet ediyor, dinleyicilerini "fakir" ve "cimri" olarak nitelendiriyordu.

Cosby, şaşaalı hayat tarzını sürdürmek için kiliseden para aşırdığı iddiasının zalimlik olduğunu söyledi ve "Kilisemin bana bakıyor olması mümkün değil. Ben Tanrı'dan korkan bir kadınım. Asla böyle bir şey yapmam" diye konuştu.

Haberin Devamı

"HEP İNSANLARIN KUSUR ARAMASI"

Daha sonra Entertainment Tonight programına da açıklamalarda bulunan Cosby, "Ulusal televizyona çıkıp, The Real Housewives'a katılıp bir de tarikat lideri olacak değilim" dedi ve şöyle devam etti:

"Hadi ama yapmayın... Ben kiliseme inanıyorum. Tarikat diye bir şey yok. Cemaatimin üyeleri bunların yalan suçlamalar olduğunu biliyor. Gülünç şeyler bunlar. Bunlar hep insanların kusur araması."

Ancak Cosby'nin bu açıklamaları tartışmaları sona erdirmeye yetmedi. Dizinin ikinci sezon tanıtımında, programın bir diğer tanınmış ismi Lisa Barlow, Salt Lake City'nin merhum topluluk lideri Cameron Williams ile görüşüyor. Williams görüntülerde, tereddütsüz bir biçimde, "Bu bir tarikat mı? Evet. Bu kadın kendine 'Tanrı' diyor mu? Evet" şeklinde konuşuyor. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

Haberin Devamı

KENDİNDEN TANRI GİBİ BAHSEDİP PARA TOPLUYORMUŞ

Daily Beast'e konuşan Faith Temple cemaatinin yedi eski mensubundan altısı da Cosby'nin kiliseyi bir tarikat gibi yönettiğini doğruladı. Anlatılanlara göre Cosby kendinden Tanrı olarak bahsediyor, cemaat üyelerini ailesinin şirketlerinde para almadan ya da asgari ücretle çalışmaya itiyor, kürsüden cemaat üyelerini azarlıyor ve Faith Temple'dan ayrılıp başka bir kiliseye geçmeyi düşünenleri "Sonunuz cehennem olur" diye korkutup yıldırıyor.

Cosby'nin öz dayısı Ernest Walton da yeğenin bir tarikat yönettiğini belirterek, "Annesi hayatta olsa büyük bir hayal kırıklığı yaşardı. Bence bu iğrenç bir şey. Şimdi her şey gün yüzüne çıkıyor ve her şey çöküyor" diye konuştu.

Haberin Devamı

Adının açıklanmasını istemeyen bir başka erkek cemaat üyesi de Williams'ın Barlow'a söylediklerinin kelimesi kelimesine doğru olduğunu söyledi. 25 yıl bu kiliseye gittikten sonra 2018'de ayrıldığını belirten kişi, "Yaptıkları şeyin tarikattan geri kalır yanı yok. Mary Cosby'nin insanları cennete götürecek ya da cehenneme mahkûm edecek gücü olduğuna inandırmak için cemaati manipüle ediyorlar" ifadelerini kullandı.

"BU DÜNYAYA GELMİŞ EN KÖTÜ RUHLU ŞEY"

Çocukluğundan beri Faith Temple üyesi olan ancak 90'ların sonunda 22 yaşındayken kiliseden ayrılan Abby isimli kadın da "İnsanları dehşete düşürüyor. O kadın bu dünyaya gelmiş en kötü ruhlu şey. Tahmin bile edemezsiniz. Bütün o gülücükler vs. hiçbiri gerçek değil" dedi. Abby yakın bir akrabası halen kilise üyesi olduğu için tam adının açıklanmasını istemedi.

Haberin Devamı

Kilisenin eski mensuplarından Ralph Arnold ise Cosby'nin bir tarikat lideri olduğundan "hiç şüphesi olmadığını" söyledi ve kadının öğretilerinin temel Hristiyanlık inancına aykırı olduğunu belirtti. Arnold şöyle konuştu:

"Vaazlarında yeryüzündeki Tanrı olduğunu söylüyor. Kilise bitmiş durumda, çoğu kişi artık gitmiyor bile çünkü Mary'nin vaazlarının hiçbir kutsallığı yok. Cemaate bağırıp çağırıyor ve zihinsel sömürüyle itaat etmelerini sağlıyor. Sürekli beyinlerini yıkıyor, bir yandan da ışıltılı ve ikiyüzlü bir hayat yaşıyor." Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

"TARİKAT DEĞİLLERSE BİLE DOLANDIRICILAR"

Soyadının gizli kalmasını isteyen Rosebud isimli eski cemaat üyesi de "Biz kiliseye dini sebepler için gidiyoruz. Yeni bir yaşam biçimini, Tanrı'yı yüceltmenin yeni bir yolunu öğrendiğimizi sanıyorduk ama gerçek kesinlikle bu değildi. O kilisede çok fazla karanlık iş dönüyor" dedi.

Aile üyelerinden biri hala cemaatin bir parçası olduğundan adını gizleyen bir başka kadın da Cosby'i ve eşini dolandırıcılara benzetti. Kadın, "Sizi korkutuyorlar. Kilise söz konusu olunca gitmekten de gitmemekten de korkuyorsunuz. Gerçekten berbat bir durum. Tarikat değillerse bile kesinlikle cemaat üyelerini tüm paralarını kendilerine vermesi için kandıran dolandırıcılar. Böylece o kalburüstü hayatlarını rahat rahat sürdürebiliyorlar" diye konuştu.

FARKLI DÜŞÜNENLER DE VAR

Daily Beast'e konuşan yedinci kişi Ernest Enoch ise "tarikat" ifadesine karşı çıktı ve kilisenin eski üyelerinin Cosby hakkında konuşmasının kendisini üzdüğünü belirtti. Faith Temple'ın sorunlarının bu şekilde kamuoyu önünde değil kapalı kapılar ardında çözülmesi gerektiğini söyleyen Enoch, Ocak 2021'de kiliseden ayrılmasını ailesi gibi gördüğü bir kişiyle ilişkisine mal olduğunu belirtti.

Enoch, "Beni aptal gibi gösteren bir tarikatın üyesi olduğumu asla söylemem. Bazı şeylere katılmıyorum ama onlar benim fikir ayrılıklarım. Bu meseleler yüzünden şu an insanlar birbirleriyle konuşmuyorlar. Yakın zamanda oğlum gibi gördüğüm biriyle karşılaştım ve kalbim çok kırıldı. Bana bakmadı, benimle konuşmadı bile çünkü artık onlarla ilişkim olmadığını biliyor" ifadelerini kullandı. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

Cosby'nin avukatı da yaptığı açıklamada, "Aralarında Faith Temple Pentekostal Kilisesi'nin de bulunduğu tüm dini kurumlar, cemaatlerinden bağış kabul ederler. Ancak bunu yaparken cemaat üyelerini fakirliğe zorlamazlar" dedi. Avukat, Cosby'nin kendisine "Tanrı" dediği iddiasının da "çok büyük bir hakaret olduğunu ve herhangi bir temeli olmadığını" belirtti. (Programın tanıtım görüntülerinde Mary Cosby, Lisa Barlow'a öfkeli bir tavırla "Ben Tanrı değilim, içimdeki Tanrı'ya tapıyorum" diyor.)

MAMA 1961'DE INDIANA'DAN UTAH'A GELDİ

Faith Temple Pentekostal Kilisesi Cosby'nin büyükannesi Dr. Rosemary Redmon Cosby, tarafından kuruldu. Kilise cemaati kendisini "Mama" (Anne) olarak anıyordu. Kilisenin internet sitesine göre, Mama Ocak 1961'de memleketi olan Indianapolis şehrini terk ederek Salt Lake City'e doğru bir hac yolculuğuna başladı zira Tanrı tarafından buraya çağrıldığına inanıyordu.

Mama Cosby, 1975 yılında kendisinden 20 yaş küçük olan Robert Cosby ile evlendi. Bunun üzerinde Robert, Faith Temple'ın piskoposu oldu. Yıllar içinde Mama kilise ve aralarında restoranların da bulunduğu çeşitli işleri sayesinde önemli bir servetin sahibi haline geldi. Salt Lake City bölgesinde üç evi Zion Summit yakınlarında bir apartman dairesi, St. Cloud, Florida'da da bir yazlığı bulunuyordu.

90'lı yıllar kilisenin zirveye çıktığı bir dönem oldu. Rosebud ve Ralph Arnold'ın dediğine göre, pazar günleri ayinlerde en az 500 kişi sıraları tıklım tıklım dolduruyordu. Rosebud'ın annesi kiliseye o kadar bağlıydı ki Mama'nın peşinden Indiana'dan kalkıp Utah'a gitmişti. Rosebud'ın adı da Mama'nın Rosemary olan ilk adına ithafen seçilmişti.

YEDİ GÜN KİLİSE, GERİ KALAN ZAMANDA EV İŞLERİ

Rosebud annesinin kendisini ve kardeşlerini neredeyse her gün kiliseye götürdüğünü, pazar günleri de gün doğumundan gün batımına kadar kilisede kaldıklarını söyledi. "Hayatımız buydu" diyen Rosebud şöyle devam etti: "Yetişkinlere haftalık planlar verirlerdi. Eğer Mama'nın kilisesine katılıyorsanız haftalık katılım planına uymayı da kabul etmiş oluyordunuz."

Cemaat üyeleri kilisede geçirdikleri zamanın dışında da kilise işleriyle uğraşıyordu. Tam zamanlı bir işi olmayanlar Mama'nın evinde ya da kadının restoranlarından birinde temizlik vb. işlere bakıyordu. Rosebud, yerel bir hastanede çalışan annesinin boş zamanlarında Mama'nın balon ve çiçek satan dükkanında gönüllü olarak çalıştığını ya da kadının evine temizlik yapmaya gittiğini söyledi. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

Abby de Mama'nın restoranlarından birinde çalıştırılanlardı. Kadın, "Açık söylemem gerekirse bana ödeme yapıldığını hiç hatırlamıyorum. Beni seçmiş olduğu için ona minnettardım" diye konuştu.

MAMA ÖLÜNCE MİRASI KIZI VE EŞİNE KALDI

Mama, Ocak 1997'de 64 yaşındayken Florida'daki yazlık evinde kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybettiğinde geriye milyonlarca dolarlık bir servet kaldı. Kızı (ve Mary Cosby'nin annesi) Rosalind Cazares, Mama ölmeden önce sağlığının mükemmel olduğunu söyledi ve ölümünde üvey babasının parmağı olabileceğini öne sürdü. Hatta mahkeme Cazares'in başvurusu üzerine fekk-i kabir ve otopsi yapılması kararı da verdi ancak nihayetinde kadının doğal sebeplerle öldüğü sonucu çıktı.

Cosby, kendisinin üvey dedesiyle Mama'nın arzusu üzerine evlendiğini iddia ediyor. Daha önce yaptığı bir açıklamada, Cosby, "Anneannem onun yerini almamı istediğini bana kendisi söyledi. Robert'ın gençliğini çaldığına inanıyordu bu nedenle ona, 'Eğer bir şey olursa kızlarımdan biriyle evlenmeni istiyorum çünkü onların sana sadık olacaklarını ve senin bana iyi davrandığın gibi onların da sana iyi davranacaklarını biliyorum' demişti" diye konuştu.

Cosby şöyle devam etti: "Gerçekten de Robert'la evlendim. Aslında bunu istemiyordum. Bana tuhaf geliyordu ama anneannem gerçekten evlenmemi istedi, ben de onun dediğini yaptım. Söylediği her kelimeye güveniyordum."

EVLİLİK KİLİSENİN BÖLÜNMESİNE NEDEN OLDU

Cosby evlenmeden önce iki yıl beklediklerini ve bu süreçte hep dua ettiklerini de anlattı ancak o zamanın gazeteleri 25 yaşındaki Mary ile 45 yaşındaki Robert'ın Eylül 1998'de Chicago'da nikah kıydıklarına işaret ediyor. Çift o zamandan beri evli ve yetişkin bir erkek çocukları var.

Bu evlilik Faith Temple kilisesinde bölünmeye yol açtı. Cazares tepki olarak ayrılıp kendi kilisesini kurdu ve 200 kişi civarında bir grup da onunla birlikte kiliseden ayrıldı. Cazares 1997 ve 2007 yıllarında üvey babasına iki ayrı dava açarak annesinin servetini kötü yönettiğini ve kendisini mirastan mahrum bırakmak istediğini öne sürdü.

Cazares'in iddiaları arasında Mama'nın imzasının tapu ve ipotek belgelerinde taklit edildiği gibi detaylar da yer alıyordu. Jürinin Cazares lehine karar vermesiyle Robert Cosby ve Faith Temple'ın para işlerini yöneten Annie Johnson, kadına 1,2 milyon dolar ödeme yapmak zorunda kaldı. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

KÜRSÜDEN CEMAATE AZAR

Cazares'in kiliseden ayrıldığı dönemde Faith Temple'ı terk edenlerden biri de Ralph Arnold'dı.  Arnold evliliği onaylamadığı gibi Mama'nın ya da Cosby'nin Tanrı olduğuna da inanmıyordu. Arnold, "Büyürken sürekli bunları duyuyordum ve ailemdeki yetişkinlerin Mama'ya taptıklarını ve sürekli bundan bahsettiklerini görüyordum. Sadece ailemdeki yetişkinler değil kendisi de aynı şeyi yapıyordu. Vaazlarında bunları söylüyordu. Beynimize ve bilinçaltımıza yerleşmişti" diye anlattı Arnold o günleri.

Bazı kaynaklar Mama'nın yönetim anlayışının da tartışmalı olduğunu ancak Mary'nin idaresinde kilisenin durumunun hızla kötüleştiğini belirtiyor. En korkunç iddialardan biri de Cosby'nin kürsüden insanları parmakla göstererek azarlamasına dair...

Eski bir kilise üyesine göre, Mary ve Robert Cosby çiftinin "tek derdi paraydı." Pazar günleri insanlar bağışlar konusunda saatlerce azarlanıyordu. Daily Beast'e konuşan kaynak, "Akıllarındaki bağış miktarına erişilene kadar oturup para istiyorlar, insanların gitmesine izin vermiyorlardı. Elbette kafanıza silah doğrultmuyorlardı ama kalkıp gitmeye kalktığınızda sizi utandırıyorlardı. Yeterince para vermediğiniz zaman da utandırılıyordunuz. Bu bir çeşit zihinsel manipülasyondu" diye konuştu.

"SİZİ GİDİ YAŞLI FAKİRLER"

Arnold da "Ayrıldıktan sonra birkaç kez kiliseye gittiğimde Mary'nin kıdemli cemaati aşağıladığına şahit oldum. İnsanların bütün cemaatin önünde paramparça edildiği, zihinsel şiddete uğradığı zamanlar oldu. Cemaat üyeleriyle açık açık dalga geçiyor, onlara hakaret ediyordu" dedi.

Cosby, YouTube'a sızdırılan ve yukarıda da bahsi geçen vaazında, "Siz kiliseye bağlı değilsiniz, beni aptal mı sandınız? Buraya gelip beni sömürüyorsunuz. Ben her şeyi yapıyorum ama siz üzerinize düşeni yapmıyorsunuz. 14 doğum günü kartı aldım. Pintiler sizi. Sizi gidi yaşlı fakirler. Çevremde fakir insan istemiyorum ben. Fakirsiniz fakir! Fakir değilseniz de pintisiniz. Tanrı fakir olduğunuzu söyledi" diyordu. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

Birçok inançlı Hristiyan, insanların kazandıkları paranın yüzde 10'unun kiliseye bağışlanması gerektiğine inanıyor. Ancak söylenenlere göre Mama ve Cosby'nin talepleri yüzde 10'un çok üzerinde. Örneğin, Rosebud annesinin 90'lı yıllarda hastanede temizlik yaparak kazandığı paranın (saatte 5 dolar) yarısını Mama zamanında kiliseye bağışladığını söyledi.

İSTEDİKLERİ PARALARA "SEVGİ İKRAMLARI" DİYORLARMIŞ

Ralph Arnold da "Mary ve eşi tüm cemaat üyelerinden aylık bağışların çok üzerinde paralar istiyordu. Bunlara sevgi ikramları diyorlardı" derken bu ödemeler yüzünden ailesinin yoksulluğa ve boyun eğmeye mahkûm olduğunu belirtti.

Rosebud kilisenin Mama tarafından yönetildiği dönemi, "Çoğu zaman eve geldiğimizde elektrikler kesik olurdu çünkü annem faturayı ödemek yerine kiliseye bağışını öderdi ya da ikram tabağına fazla para bırakırdı" sözleriyle anlattı ve ekledi: "Eğer başka birinin kilisesine 2 kuruş bağış yapsanız delirirlerdi. Kürsüye çıkıp oradan sizi azarlarlardı."

Büyükanne, büyükbaba ve annesinin de kilise mensubu olduğunu söyleyen kadın üye de zamanında insanlardan yiyecek karnelerinin bile alındığını söyledi. Kaynak, "Annem çocukluğunda hiç Noel kutlayamamış çünkü ailesi tüm parayı Noel hediyeleri yerine kiliseye veriyormuş. Büyükbabam savaşta yaralanınca devlet kendisine tazminat ödemiş, kilise onu bile almış. Tüm kilise üyeleri yiyecek karneleriyle geçiniyor, faturalarını bile ödeyemiyorlar" ifadelerini kullandı.,

MAMA ŞEFFAFTI AMA MARY VE ROBERT EVLENDİKTEN SONRA…

Erkek üye ise Mama'nın paraların nereye harcandığı konusunda her zaman şeffaf olduğunu söyledi. "Mama insanlara sonsuz saygı duyardı. Her konuda çok şeffaftı; buna kilisenin maliyesi de dahil" diyen üye, Mary ve Robert'ın evliliğinin ardından "birileri daha lüks bir yaşamın bağımlısı oldu, kilise cemaatini inek gibi sağabileceklerini ve bu hayatı yaşayabileceklerini gördüler" yorumunu yaptı. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

Abby, Mary ve Robert'ın Mama'nın işlerinin miras kalması sonucu zengin olduklarını bildiğini ancak Real Housewives of Salt Lake City programını izleyene kadar bu zenginliğin sınırlarına dair en ufak bir fikri bile olmadığını belirtti. Abby, Cosby çiftinin evlerinin programda görgüsüzce sergilenmesinin zor durumdaki cemaatin yüzüne bir tokat gibi çarptığını da sözlerine ekledi.

Mama hayattayken kilise üyeleri onun ve Robert'ın birlikte yaşadığı eve girip çıkıyor, ev işlerini hallediyordu. Ancak Mama öldükten Robert, kilise cemaatine işlerin değiştiğini sert bir dille bildirdi. Abby "Söylediklerini hiç unutmayacağım" dedi ve Piskopos'un şu sözleri söylediğini aktardı: "Hepiniz onu sömürdünüz, tükettiniz, öldürdünüz. Ben öyle olmayacağım. Burnumun dibine giremeyeceksiniz, mahremiyetime izinsiz giremeyeceksiniz, her şey değişecek."

TELEVİZYONDA GÖRÜNCE PARANIN NEREYE GİTTİĞİNİ ANLADILAR

Abby'e göre, Cosby'nin malikanesini ve tasarımcı elinden çıkmış gardıroplarını programda görene kadar kimsenin gerçeklerden haberi yoktu. Kadın, "Hepimiz 'Bütün bu para nereye gidiyor?' diye düşünüyorduk. Çok büyük bir kilise inşa edeceklerini söylüyorlardı. Cidden çok fakirdik. Bunca yıl sonra ilk kez ben sahip oldukları varlıkların miktarını gördüm" diye konuştu.

Mary'nin dayısı Walton da yeğeninin zenginliğini bu şekilde televizyonda sergilemesinin iğrenç bir şey olduğunu söyledi. Kilisenin eski erkek üyesi, "Sabit gelirli onca insanın, ailemizin ve arkadaşlarımızın bu şeyi beslemek için evlerini ipotek ettirdiğini düşünmek mide bulandırıcı" ifadelerini kullandı. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

Abby ise Cosby çiftinin aşırı lüks yaşam tarzlarını finanse etmek için kiliseyi kullanmaya kararlı olduğunu söyledi.

KENDİLERİNİ PEYGAMBER GİBİ GÖRÜYORLARDI

Daily Beast'e konuşanlar, Mama'nın ve Cosby'nin öğretilerinin temel Hristiyanlık inancına aykırı olduğunu da düşünüyor. Rosebud, "Kendilerini İsa Peygamber'le eş tutuyorlardı" derken Ralph Arnold da, "Cosby kendisinin yeryüzündeki Tanrı olduğunu söylüyor" dedi.

Adının açıklanmasını istemeyen erkek üye, "Mary insanları Tanrı olduğuna ya da özel bir aracı olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Tanrı'yla konuşma gücü olduğunu, karşısındaki kişinin Cennet'e mi Cehennem'e mi gideceğine karar verebileceğini söylüyor. Mary kendini peygamber gibi göstermeye çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Adının açıklanmasını istemeyen kadın üye de Cosby'lerin insanları "Bu kiliseye gelmezseniz Cehennem'e gidersiniz" diye korkuttuğunu anlattı. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.

"BEYİNLERİ HÂLÂ BULANIK, GERÇEKLERİ GÖRMÜYORLAR"

Rosebud, The Real Housewives of Salt Lake City'i izledikten sonra kendini sesini yükseltmek zorunda hissettiğini, aksi takdirde kanalın tarikat iddialarını ciddiye almayacağından endişe ettiğini belirtti. Abby ve Rosebud, halen kiliseye gitmekte olan akrabalarının ve diğer cemaat üyelerinin gerçekleri görmesini istediklerini söyledi. Rosebud, "Beyinleri hâlâ bulanık ve hâlâ kiliseye çok bağlılar. Ortada hiçbir sorun görmüyorlar" ifadelerini kullandı.

Ralph Arnold benzer biçimde, "Onlara gözlerini açmalarını ve olan bitene yakından bakmalarını söylemek isterim" dedi ve ekledi: "Tanrı Faith Temple'ın yöneticilerini terk edeli çok zaman oldu."

The Daily Beast'in "Is This ‘Real Housewives’ Star Really Running a Cult? Ex-Church Members Say Yes" başlıklı haberinden derlenmiştir. Bu haber Hurriyet.com.tr'den izinsiz kopyalanarak alınmıştır.