Güncelleme Tarihi:

Önceki gün federal bürokrasiden seçim sistemine uzanan kritik dosyalarda kararlarını açıklayan mahkeme dün de doğuştan vatandaşlık, trans sporcular ve kampanya finansmanı gibi Trump’ın ajandasının merkezindeki üç davayı gündemine aldı. Kararlar, yalnızca Trump’ın politikalarını değil, ABD’de başkanlık makamının yetki sınırlarını da şekillendirecek bir etki yaratabilir.
HEM GÜÇ VERDİ HEM SINIRLADI
Trump’ın en önemli kazanımı, Mahkeme’nin başkanın bağımsız federal kurumların yöneticilerini görevden alma yetkisini genişletmesi oldu. Yaklaşık 90 yıllık içtihadı büyük ölçüde değiştiren karar, yürütme organının federal bürokrasi üzerindeki kontrolünü önemli ölçüde artırdı. Trump kararı “büyük zafer” olarak nitelendirdi, “90 yıllık emsal kesin biçimde ortadan kaldırıldı, başkanlık yetkisi büyük ölçüde artırıldı” dedi.
Yüksek Mahkeme, Trump ve Cumhuriyetçiler lehine iki önemli karara daha imza attı. Mahkeme, eyaletlerin trans kızlar ve kadınların okul spor takımlarında yarışmasını yasaklayan düzenlemelerini onarken, federal seçimlerde adayların siyasi partileriyle koordineli harcamalarına getirilen sınırlamaları kaldırdı. Buna karşılık Trump’ın en tartışmalı göç politikalarından biri olan doğuştan vatandaşlığı sınırlama girişimine onay vermedi.
Mahkeme Trump’ın bazı taleplerini de geri çevirdi. Fed Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’un görevden alınmasını durdurdu, seçim gününe kadar postaya verilen oy pusulalarının seçimden sonraki beş iş günü içinde ulaşması halinde sayılmasına izin veren yasayı yürürlükte bıraktı. Trump’ın yazar E. Jean Carroll’a 5 milyon dolar tazminat ödemesine hükmeden kararı bozma talebini de incelemeyi reddetti.