Doğum sonrası saç dökülmesi

KADINLARDA doğumdan yaklaşık 2-6 ay sonraki dönemde görülen yoğun saç dökülmeleri sık rastlanan bir şikâyet.

Haberin Devamı

Saç Sağlığı Uzmanı (Trikolojist) Burcu Çayözü, bunun normal bir süreç olduğunu belirterek şu bilgileri verdi; “Doğum sonrası yaşanan saç dökülmesinin sebebi, hamilelik boyunca yüksek seyreden östrojen hormonunun doğum sonrasında normal seviyesine inmesidir. Hamilelik boyunca, östrojen hormonunun yükselmesi sebebiyle saçlar ağırlıklı olarak büyüme evresinde kalır. Çok az saç normal döngüsü olan dökülme evresini yaşar. Hamilelik boyunca dökülmeyen saçlar ise doğumdan sonraki 2-6 ay arasında doğal olan dökülme evresini - toplu halde- gerçekleştirip yenilenir. Dolayısıyla normal koşullarda bu geçici bir saç dökülmesidir ve saçlar zaman içinde aynen geri kazanılır. Ancak hamilelik sonrası döneminin fiziksel olarak da zorlayıcı bir dönem olduğunu unutmamak gerekir. Uykusuzluk, emzirme gibi aktiviteler vücudu zorlar. Bir de saç dökülmesinin yarattığı stres eklenince süreç daha da zorlaşır ve uzayabilir. Bu dönemde annenin kansız kalmamasına önem verilmeli ve başka bir sağlık sorunu olmadığından emin olunmalıdır. Saçın günlük yıkanması ve kaliteli marka şampuanların kullanılması da önemlidir.”

Saç ürünlerine dikkat

Haberin Devamı

Normal koşullar altında doğumdan yaklaşık bir yıl sonra saçların normal haline geri döndüğünü önemle vurgulayan Çayözü, “Ender rastlansa da, bazı kadınlar doğum sonrası saçlarının hiçbir zaman eskisi gibi olmadığını gözlemler. Bu durumun sebebi genellikle sağlık problemleri, stres, saça taşınan besin ve oksijenin azalması veya demir eksikliğine bağlı kansızlıktır. Piyasada satılan ‘saç çıkarır veya dökülmeyi durdurur’ vaadinde bulunan ürünlere bu süreçte fazla güvenmemek gerekir. Saç dökülmesi 4 aydan fazla aynı yoğunlukta devam ederse veya yeni çıkan saçların kalitesi eskisinden farklıysa öncelikle bir uzmandan yardım almak gerekir” diye konuştu.

Arttığı dönemler

Kadınlarda hormonal değişiklik yaşanan dönemlerde saç dökülmesi artar. Burcu Çayözü, bu dönemleri şöyle sıraladı; “Hamilelik, düşük veya kürtaj sonrası. Doğum kontrol hapı kullanıp bırakmak. Hormon terapi replasmanı.”

Haberin Devamı

Kıl dönmesi tedavisini ihmal etmeyin

Yapılan çalışmalar, batı toplumlarında erkeklerde yüzde 1, kadınlarda ise yüzde 0.1 oranında görülen kıl dönmesinin ülkemizde, genç erkeklerde yüzde 10 oranında ve en sık 15-35 yaş arasında görüldüğünü gösteriyor.
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ayhan Erdemir, kıl dönmesi hakkında şu bilgileri veriyor: “Kıl dönmesi, kılların kuyruk sokumunda, iki kaba et arasında, oturma ya da hareket sırasında sürtünme yoluyla, ter bezi deliklerinden deri altına girmesi, yollar açması ve bakterilerin de eklenmesiyle iltihaba neden olması sonucu oluşur. Hastalığa dikkat edilmezse kronik bir hal alır.” Dr. Ayhan Erdemir, kuyruk sokumu başta olmak üzere göbek, yüz, sakal bölgesi, koltuk altı gibi çeşitli bölgelerde görülen ve irinli apselerle ortaya çıkan kıl dönmesinden korunmanın yolunun, yaşam şeklinde değişiklik ve kişisel hijyene özen göstermek olduğunu söylüyor.

Neden olan etkenler

Haberin Devamı

Hastalığın 45 yaşından sonra görülme sıklığının azaldığını belirten Op. Dr. Erdemir, kıl dönmesine yol açan etkenleri ise şöyle sıralıyor: “Vücudun kıllı olması ve dökülen kıl miktarının fazlalığı. Kuyruk sokumunun dar ve derin olması, kıllara uygulanan emici gücün fazlalığı. Dökülen kılların olukta uzun süre beklemesi. Kötü hijyen. Kuyruk sokumunda çatlak, yarık ya da yara izi olması. Uzun süre oturma sonucu oluşan travma. Derinin uzun süre terli ve nemli kalması sonucu batığın kolaylaşması ve şişmanlık.”

Yazarın Tüm Yazıları