"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Doğan Hızlan: Cumhuriyetçi ve ılımlı olmanın bedeli

Doğan HIZLAN

Gerçek bir cumhuriyet aydını olan Ahmet Taner Kışlalı bombayla öldürüldü.

Bu tek cümlelik haber; Türkiye'de bilime, düşünceye, hoşgörüye, kültüre iman edenlere, katran beyinlilerin duyduğu hınçın göstergesidir.

O, hiç bir zaman fanatizmin çıkmazına saplanmadı.

O, hiç bir zaman kendisine karşıt olanları karalamadı, onlarla tartışmayı yeğledi.

Ben, Ahmet Taner Kışlalı'yı Kültür Bakanı olduktan sonra tanıdım. Bir kültür adamının siyasete getirdiği kaliteyi gördüm.

Zihnime çöreklenmiş politikacı tipinin ibresini olumsuzdan olumluya doğru çekti.

Mensup olduğu partinin bile, düşüncelerini bir doktrin katılığında sunmadı, onu; hep kültürün, bilimin, çağdaş dünya görüşlerinin terazisinde tarttı.

En uçta olanların inandırıcılıktan uzak mesafede bulunduğunu bilenler, Ahmet Taner Kışlalı'nın kitaplarını, köşe yazılarını okurlardı.

Ilımlı aydınlar karanlıklar için korkutucudur.

Bu yüzden de, Ahmet Taner Kışlalı seçildi.

* * *

KÜLTÜR Bakanlığı zamanında yayın kurulunda çalıştım. Devletin, hükümetin yönlendirici baskısını bir gün olsun üzerimde hissetmedim.

Kitap seçiminde özgürdük. Bakanlığın resmi havasından uzak, özel bir yayınevi ortamı içindeydik.

Ölen dostların ardından anılar ve ölüler resmigeçidi başlıyor. Bugün, sanki gazetedeki odamda değil de, Hades'te yazıyorum yazımı.

Bakanlığın ilk günlerinde vapurla yaptığımız Boğaz gezisinde anlattıklarının, başarmak istediklerinin Türk kültürü için güzelliğini hatırladım.

Sinemadan edebiyata kadar geniş bir tür alanında, çalışıyor, projeler üretiyordu.

Bütün aydınlar onu desteklemişti.

Onunla konuşan herkes, onun çalışmalarına katkıda bulunma coşkusunu duyuyordu. Devleti aydınıyla barıştırmıştı.

Demokrat Türkiye'nin demokrat kültürü için çalışıyordu.

Ilımlı olmak ve cumhuriyetçilik; onu benimsemeyen, onu beynine sindiremeyen insanlar için mücadele edilmesi gereken iki kavramdır.

Kışlalı'yı öldürenler de bu ışıksız mağaranın içinde yaşayanlar takımındandı.

Ahmet Taner Kışlalı, Atatürk'ü, cumhuriyeti bir yaşama biçimi olarak seçtiğinden, okuduğunu, yazdığını hep onun ışığında değerlendirirdi.

Kurul çalışmalarında, başbaşa konuşmalarımda, dost fikir alışverişlerinde ön yargılı bir davranışına tanık olmadım.

Çünkü tepkinin, toptan reddiyeciliğin, aydınlık'la bağdaşmadığını, öğrenmiş/öğretmişti.

* * *

AHMET Taner Kışlalı cinayeti onulmaz acı veriyor bana.



X